Ay: Mayıs 2011

Hacamat, Popperist, sahnesarsan Roportajı

Category : Kişisel Bloglar

Bu hafta forumumuzun harici üyelerininden bazıları ile roportaj yaptım. Forumumuzun çok sesliliğini göstermesi açısından benim için çok özel bir roportaj oldu umarım siz de beğenirsiniz… Buyurun , forumumuzun yarattığı gökkuşağının en güzel renklerinden bazıları…Karşınız da sayın Hacamat, Popperist ve sahnesarsan.

 

Eğitiminiz nedir?

Hacamat-  Lise mezunuyumm

Popperist-Universite

sahnesarsan- Aöf radyo ve tv programcılığı ile, bir vakıf üniversitesinin tiyatro bölümünde okumaktayım

 

Mesleğiniz Nedir?

Hacamat- Tekstil

Popperist- Diş hekimi

sahnesarsan- 7-8 yıldır tiyatro sanatı ile uğraşmaktayım, bu sanatın çeşitli kademelerinde görevler aldım, şu an öğrenciyim

Neden bu foruma üye oldunuz?

Hacamat- ”Öğrenmek ve sınamak için” diye bilirim kısaca

Popperist- Kaliteli olduğunu umduğum oluşumlara üye olurum. Burası da kaliteyi umduğum yerlerden biri olarak üyeliği cezbetti.

sahnesarsan-forma üye olmam tamamen tesadüf sonucu oldu, daha önceleri mason.org sitesini ziyaret ederdim, bir gün bilgisayarımda adres çubuğuna mason yazarken kullanmış olduğum chrome programı sayesinde lar eki kendiliğinden geldi bende tıklayınca bu forum karşıma çıktı. Buradaki bilgileri okurken de hem reklam görmemek adına hemde cevap yazma adına üye oldum

Masonluğa bu ilginizin nedeni nedir?

Hacamat- Hayatı bir bütün olarak değerlendirdiğimde, bu hayatta Masonlar önemli bir yer teşkil ediyor. Sanırım ilgim bu yüzden.

Popperist- Masonluğa değil, ezoterik geleneğe bir ilgim var. Masonluk da bu kapsamda ilgimi çekiyor.

sahnesarsan- forma üye olmam tamamen tesadüf sonucu oldu, daha önceleri mason.org sitesini ziyaret ederdim, bir gün bilgisayarımda adres çubuğuna mason yazarken kullanmış olduğum chrome programı sayesinde lar eki kendiliğinden geldi bende tıklayınca bu forum karşıma çıktı. Buradaki bilgileri okurken de hem reklam görmemek adına hemde cevap yazma adına üye oldum

 

Bu foruma nasıl ulaştınız?

Hacamat- Sanırım siğirli cümleyi arama motoruna yazdım.

Popperist- Google ile.

sahnesarsan- çocukluğumdan beri çevremde düşüncelerine ve birikimlerine değer verdiğim bir çok kişi, masonların kendini iyi yetiştirmiş, birikimli ve entelektüel kişi olduklarını söylerlerdi, bu da beni zamanla masonları ve masonluğu araştırmaya yönlendirdi

Bu forumdan ne bekliyorsunuz?

Hacamat- Forum bir paylaşımdır, dolayısıyla insanlar fikirlerini paylaşır ve sorular yöneltir birbirlerine. Bu forum da bu olmuyor. Sorduğunuz soru ya havada kalıyor, yada ”www.masonlar.org da yazılı bak’ deniyor. ”Samanlıkda iğne ara” durumunda bırakılıyorsunuz. Düzeliceğini umut ediyorum.

Popperist- Forum birçok kişinin iletişim kurduğu bir alan. Amacı araç olan, yani iletişim ortamı sağlamak olan bir ortam. Dolayısıyla forumun kendisinden bir şey beklemiyorum. Forum, kendi başına, özel bir hedefe varmak isteyen bir kurum değil.

sahnesarsan- açıkcası forumdan büyük bir beklentim yok, çünki çok iyi tasarlanmış ve konularının uzmanları tarafından kurulmuş ve yönlendirilmiş bir site, bilim , kültür , sanat v.b. konularda yüzlerce başlık var oku oku bitmez , adeta e-library gibi görüyorum siteyi, dolayısıyla belki bizim foruma katacaklarımız olur. Eğer site yönetimi de izin verirse kültürel ve sanatsal konularda daha çok başlık açabilir ve bilgi içerikli konuların daha çok okunmasını sağlayabilirim

Masonluk sizce nedir? Şimdiye kadar bu konuyla ilgili neler öğrendiniz?

Hacamat- Masonluk bitmek bilmez bir puzzledir.
18.yy’ da Avrupa’da kurulduğunu öğrendim.

Popperist- Masonluk hakkında bilgim yok. Masonların kendileri bile kendilerine ortak bir tanımlanabilir yol biçemiyor. Hal böyleyken benim masonluğun ne olduğunu bilmem mümkün değil. Ben, sadece masonluğa kafamda oluşturduğum bir şablonda rol biçiyorum. Gerçekten öyle mi bilemem. Bu, benim masonluğa bakınca gördüğüm belirsizliği çözmek için kendi kendime otomatik olarak oluşturduğum bir şablon. Bilinmeyen her şey için bir rol biçilir. Komplo teorileri de bu şekilde işler. Benim masonluğa biçtiğim rol, inanç bağlamında geleneksel dinlerle tam olarak korelasyon göstermeyen bir tanrıya yakınlıktır. Örneğin bence, kitabına uygun bir mason, herhalde, geleneksel dinlerden tatmin olmamış, tek bir yola saplanmaktan da korkarak, insanlığın tüm inanç ve düşünce birikimini de analiz etmeyi kendine görev biçmiş, ve sonunda elde ettikleriyle hakikati bulacağını veya yaklaşacağını uman biridir. Tarihte çıkmış ve insanları etkilemiş sıradışı din veya düşünce sistemlerinin, hiç nedensiz çıkmadığına, burada da bir ipucu olacağına inanarak bunları gündemine alan, çağdaş pozitivistler gibi, metafizik olan her düşünceyi bir kenara itmeyen biridir. Bu insan, doğaüstü ile doğayı bir arada sentezlemeye çalışıyor. Dolayısıyla, metafizği bir kenara atan, katı pozitivist akademisyenlerden, ve onun tam karşıtı tek bir yolda yürüyen dogmatik bir dinciden ayrılıyor. Aslında hem pozitiviste, hem de dinciye bazı konularda hak veriyor. Ve bu kadim iletişimsizlik içinde bir köprü oluşturuyor. Burada, eğer masonlar gerçekten böyleyse şayet, kaydadeğer bir yol üzerinde yürüdüklerini söyleyebilirim. Bu benim kafamda biçtiğim, “herhalde böyledirler, bu yolda ilerliyorlardır” diye düşündüğüm, masonluğun belirsizliğine karşı kendi çözümüm. Masonluk, bu amaçtan tamamen farklı yollarda da olabilir. Robespierre gibi bir diktatör de aslında bu amaçtaydı fakat sonunda kendi bağnazlığından başka bir şeye ulaşamamıştı. Hatta masonluk, tamamen tırt bile olabilir. Gelenekten kopmuş olabilirler. Çağın paradigmasına yenilmiş, sıradan bir akademisyen tipinde bir yola girmiş olabilirler. Veya, masonluk, hayatlarında hiçbir değişiklik yapmayan bir entelektüel kıraathanesi de olabilir. Olabilir de olabilir. Bilmiyorum. Hatta şunu da söyleyeyim, düşük dereceden olan bir masonun da masonluk tanımını kabul etmiyorum. Belki yukarılarda tamamen farklı şeyler dönüyor olabilir. Masonluk, benim açımdan bir muammadır. Yukarıdaki kendi çözümüm, masonluğa yapıştırılan komplo teorileri arasında herhalde en olumlusu en iyisi oldu. Ama bu iyi komplo teorisine bile doğrudur diyemiyorum. Masonlar, kendilerini açmıyorlar. Açmayınca da iyi veya kötü , üzerlerine yapışacak her tür teoriye kapı aralıyorlar.

sahnesarsan- bir harici olarak tam tanım yapmak bana düşmez , siteden öğrendiklerim ve okuduklarımdan çıkardığım kadarıyla ; iyi bir dünya inşa etme sürecinde iyi insanları daha iyi hale getirerek ve onlara bu süreçle ilgili bazı sorumluluklar yükleyip , iyi bir dünya inşa etme sürecini sürekliliğin değişkenliğini istikrarlı muhafaza ederek sonsuz hale getirmek, böylece ileriye ve daha da ileriye idesinin sürekliliğini mümkün hale getirmek

Masonluğa kabul edilmek istiyor musunuz? Evet ise neden? Hayır ise neden?

Hacamat- Bakın! ben hayatın içinde var olan birisiyim. Dolayısıyla hep güzellikler olsun isterim ve güzel olan şeyin yanında dururum. Hayatım boyunca hiç bir taraf olmadım ( hatır işleri müstesna ). Taraf olmak insanın kimyasını değiştirdiğini, bozduğuna inanıyorum. İnsanlığın tek bir tarafı olmalı O da insanlık tarafı. Dünya içerisinde nekadar faliyet yapan kurum varsa, hep insandan yana kurulduklarını söyler. Biraz içlerine girdiğinizde farklılıkları fark edersiniz. Masonluk da denilenlere baktığınızda çok müsbet,hatta fazla müsbet. Eğer insan tarafında durup, önce insan diyorlarsa evet . İnsanı unutup farklı şeylere meğil ediyorlarsa Hayır.

Popperist- Hayır. Bilmediğim bir kuruma üye olmam. Neye hizmet ettiğini bilmediğim bir kuruma üye olmam. Belirsizliği ve ketumiyeti kendisine şiar edinmiş bir kurum, olsa olsa merakımı cezbedebilir. Ama merakımla yola çıkmam. Biri çıksa, “evet biz entelektüel kıraathanesiyiz” dese, o zaman üye olmak isterdim. Kültürlü, eğitimli insanların birbirleriyle planlı bir iletişim içine girmek istemeleri tamamen doğal, yararlı ve iyi bir ihtiyaçtır. Ben bu açıklamaya bile razı olurdum. Fakat bu bile söylenmiyor. Hala ketumiyet devam ediyor. Ben, bu ketumiyetten ve esrarengizlikten etkilenecek tipte bir adam değilim. Fakat tam aksine, çoğu insanı da bu esrarengizlik cezbediyor. Daha önce Aytunç Altındal’dan yaptığım alıntıda olduğu gibi, “belki de en büyük sır, aslında ortada hiçbir sırrın olmadığıdır”

sahnesarsan- daha donanımlı ve bu nedenle de toplumuma daha faydalı olmak adına hemen hemen herkesin isteyebileceğini, istemesi gerektiğini düşünüyorum, ancak sanırım sadece istemekle olmuyor, kişinin hayatında belirgin somut ilerlemeler , çalışmalar ve yeniliklerin de bu süreçte etkili olduğunu düşünüyorum

Bu forumu amacına uygun ve yeterli buluyor musunuz? Bir harici olarak daha neler bekliyorsunuz?

Hacamat- 6. soruda yanıtladım sanırım.

Popperist- Forum iletişim ortamı olduğu için, amacı iletişim ortamı sağlamaktır. Server’ları sağlam olduğu sürece forum amacına uygun işler. Bir forumun bundan başka da amacı olamaz. Aksi takdirde üyelere görev verilmesi ve kontrol etmesi vb. lazımdır. Amacı olan bir forumda üyelik kapalı sistemde alınır.

sahnesarsan- bir harici olarak tam tanım yapmak bana düşmez , siteden öğrendiklerim ve okuduklarımdan çıkardığım kadarıyla ; iyi bir dünya inşa etme sürecinde iyi insanları daha iyi hale getirerek ve onlara bu süreçle ilgili bazı sorumluluklar yükleyip , iyi bir dünya inşa etme sürecini sürekliliğin değişkenliğini istikrarlı muhafaza ederek sonsuz hale getirmek, böylece ileriye ve daha da ileriye idesinin sürekliliğini mümkün hale getirmek

Forumumuz da Mason üyeler de var. Onlarla iletişiminiz veya onların konulara katkıları. paylaştıkları, yazdıkları,…vb. Bütün bunları göz önünde bulundurarak Masonluk hakkında ne düşünüyorsunuz? Masonluk tanımı Masonlar da nasıl tezahür ediyor? Sizce bir çelişki var mı?

Hacamat- Yorum yok.

Popperist- Bu sorulara cevabımı 7. Ve 8. Sorularda verdim. Çelişki de, sorun da orada.

sahnesarsan- açıkcası net bir çelişki görmedim , ama bazen forum da yazdıkları yorumlardan masonlukla ilgili veya herhangi bir konuda, bizlere eğitici bilgiler vermek yerine , bilgi açısından eksik olmanın ne kadar zavallı bir durum olduğunun, bir iki takılma ve kısa cevap ile altı çiziliyor, sanırım bilgisizliğin ne denli yıkıcı ruha ve tahammülsüz kişiliğe dönüşebileceğinin altı çiziliyor.

Bize kullanıcı adlarınızı açabilir misiniz? Neden bu isimleri kullanıyorsunuz?

Hacamat- ”Hacamat” fazla (bozulan) kanı dışarı atar ve bu sayede vücuttaki kan akışını düzenler. Tarafsız bir insanım dolayısıyla fazlalığa odaklanmam kolay oluyor. Bu sebepten nicim Hacamat. Okulda da lakabım Hacamat dı Gülümseme

Popperist-Kullanıcı adım, Karl Popper’dan kaynaklanıyor. Kendisi, özgürlük neferi düşünürlerin sonuncularından biridir. Bilim felsefesine büyük katkılarda bulunmuştur. İnsanların düşünme biçimlerindeki hataları göstermiştir. Yanlışlanamayan her tür teorinin saçma olduğunu ortaya koymuş, aslında en büyük komplo teoristlerine en büyük şamarı indirmiştir. Kendisi, pozitivist değildir. Pozitivizmin katı yollarından nefret eder. Kolektivist değildir. Her tür biçimlendirmeden, bireye yönelik her tür “çağdaşlaştırma-bağnazlaştırma”dan nefret eder. Bence 20.yy’ın tartışmasız en büyük filozofudur.

sahnesarsan-  vakti zamanın da bir gün, tiyatro ile ilgili kuramsal kitaplardan birini okurken William Shakespeare in soyadının türkçe karşılığının sahne sarsan anlamına geldiği ile ilgili gerek etimoljik gerek tarihsel ve gramatik yönden incelenmiş hayli uzun bir akademik çalışma okumuştum , makale yazarı yazısın da, bu tezinin kesin olmadığını fakat kesine çok yakın olduğunu, kendisinin de buna inandığını çeşitli belge ve anlatımlarla ispatlamaya çalışıyordu, doğru yada yanlış enim de hoşua gittiği için yıllardır bu niki kullanırım

Kendinizden biraz bahseder misiniz? Hobileriniz, ilgi alanlarınız, vb.

Hacamat- Herkez ne yapıyorsa onu yapıyorum. Özellikle ”şunu yapıyorum’ diyecek bir şeyim yok. Okuyan birine göre az okurum,TV seyreden birine göre daha az izlerim. Spor yapan birine göre az spor yaparım. Film,müzik vs Sanırım herşeyden var ama az. Ezberlemeyi sevmiyorum,ezbere konuşmayıda sevmiyorum.
Farklı olarak genelde haberlerin sesini tam kısıp izlerim. Gördüğümü yorumlamada yardımcı oluyor.Bu.

Popparist- Yalnız kalmak, okumak, insanların yaptıklarına, düşündüklerine bakmak, spor yapmak, bir de lüks iç mekan dekorasyonları hoşuma gidiyor.

sahnesarsan- tiyatro başta olmak üzere sanatsal tüm kitapları okumaktan keyif alırım, mümkün olduğu kadar tüm tiyatro ve diğer sahne sanatlarını izlerim, kendi projelerimle yoğunlaşırım, yazmakta olduğum iki oyun var onları tamamlamak istiyorum, ayrıca bilim, eğitim ve spor vede sağlıkla ilgili gelişmeleri yakından takip ederim, okulumuzda bir klüp kurduk ana odak noktaları bunlar, umarım kendimizi daha da geliştirme adına iyi işler yaparız. Ayrıca sigara kullanmam içki belki yılda bir iki kez bir kadeh şarap,
ekonomiyi ve buna bağlı iktisadi değişimleri ve gelişimleri yakından takip ederim , birde müzik le uğraşmak gibi hobim var , enstruman çalarım, harmonica ve piano, çok iddialı yemek yaparım ve bir çok yemek kültürünü bilhassa yakından takip ederim, bir diğer hobim doğa ve çevre, en az ayda bir orman gezisi yaparım birde arkadaşımın arazisinde hobi amaçlı organik tarım yaparız

Forumumuz da yönetici yetkileriniz olsa, neleri değiştirir, neleri eklerdiniz?

Hacamat- Sitenin adını değiştirirdim ilk. Aklıma fazla bir şey gelmiyor bu konuda.
Sanırım gerekenleri yapıyorlar, iyi bir kadro var bence.

Popperist- Hiçbir şeyle oynamazdım. Şu andaki yöneticiler, yönetim konusunda beni ikiye katlarlardı. Ben de bir süre bir forumda yönetici olmuştum, ve tamamen salıverdim. Sanırım yöneticilik benim harcım değil.

sahnesarsan- hiç düşünmedim

Sizce Masonlar gerçekten neyi amaçlıyorlar? Kendilerini anlatırken ne kadar samimiler?

Hacamat-  Masonlar özellikle çırak Masonlar dahi Masonluğun neyi amaçladığı noktasında, en ufak fikirleri olduğunu sanmıyorum bence. Filmin sonunda neyi amaçladıkları çıkacak. Bana sorarsanız bekledikleri bir şey var sanki.

Popperist- Tamamen Bil-mi-yo-rum. Bunun hakkında sadece teoriler kurabilirim. 7. Soruda söylediğim gibi;
a. Ya kapsayıcı bir deizm içinde bir birlik oluşturma yolundadırlar. (Bu olumlu humanist çabadır)
b. Ya dışlayıcı bir deizm içinde bir birlik oluşturma yolundadırlar. (Ki bu, klasik anti masonik argümanın ta kendisidir, ve iş satanizme varır)
c. Ya , a veb şıklarındaki amaçlar umurlarında değildir, ve sadece entelektüel kulübü olarak işlev görüyorlardır.
d. Ya da tamamen gelenekten gelen bir kurumdan güç almak için oradadırlar.
Masonların çoğunun c ve d olduğunu tahmin ediyorum. A veya b, bu işin felsefesine giren masonlar için söylenebilir. Onlardan birine de rastladığımı gösteren bir işaret hiç göremedim.

sahnesarsan- gerçekten neyi amaçlıyor diye sorulunca, sanki yazılanların dışında da bir şey amaçlıyorlarmış gibi algılanıyor , ama anladığım kadarıyla iyi bir dünya inşa edilmek isteniliyor, bunun dışında başka amaçları varsa onu ben bilemem , algılayamam da

Öğrendiğiniz bilgiler ışığında, kendinizi potansiyel bir Mason olarak görüyor musunuz?

Hacamat- Ben site içerisinde belirttim ”ben potansiyel bir Musonum” Gülümseme Şaka bir yana dediğim gibi ben hiç bir taraf olamıyorum. Dediğim gibi Masonluk eğer insandan yanaysa, potansiyeli bırak zaten Masonmuşum geniş açıdan.

Popperist- Ben kendi kendimin, kendi aklımın masonuyum.

sahnesarsan- öğrendiklerimle daha yolun başında olduğumu düşünüyorum , ancak sadece mason olmak için daha çok öğrenmek ve daha disiplinli olmak veya daha çok çalışmak , akademik kariyer yapmak , geniş kitleler tarafından kabül görmüş sanatsal yaratılara imza atmak v.b. bir çok olay gerçekleştirmez diye düşünüyorum, insanın bu saydıklarımı yaptıktan sonra veya bu süreçte zaten belirli bir noktaya doğalında geleceğine inanmaktayım , masonluğun ise bu nokta da ki iyi insanı daha iyi insan yapacağına inanmaktayım

Masonluğu biraz incelemiş, en azından bu siteye üye olacak kadar onunla ilgili kişiler olarak. günlük hayatınız da Masonluğun izlerine rastlıyor musunuz? Yani , bir logo, bir bina, bir yayın, bir haber…vb. Masonluğun izlerini nereler de görüyorsunuz?

Hacamat- Dediğim gibi, Hayatı bir bütün olarak değerlendirdiğimde, bu hayatta Masonlar önemli bir yer teşkil ediyor. Dolayısıyla izlerini görmek mümkün.

Popperist- Hmm. Abd 1 doları. Fransız evrensel haklar bildirisi parşömeni. Frig başlığı vb. olan zaten herkesin bildiği şeyler.

sahnesarsan- açıkcası çok dikkat etmiyorum sokakta yürürken, ancak bilinçli olarak bazı yapıları veya merkezleri gezerken uzun uzun incelerim

Onu anlamaya ve tanımaya çıktığımız bu yol da ( bunu bu forumun üyesi olduğuz için soruyorum) kendinizi Masonluğa karşı nere de görüyorsunuz? Karşısında? Yanın da? Tarafsız? Ön yargılarınız var mı?

Hacamat- Ben arkasında görüyorum kendimi. İnsanlığa yapacağı güzellikler noktasında hertürlü arkalarındayım. İnsanlığa yapıcakları kötülükler noktasında her türlü karşılarındayım. Dediğim gibi Hacamat taraf tutmaz, dikkat edin taraflı insanlarda ”ön yargı” olur.

Popperist- Tarafsız olduğumu düşünüyorum. Masonluk deyince de şudur diye gösterbileceğim bir nesne yok. Öyle masonlar var ki, günahım kadar sevmiyorum. O adamdan humanist olacaksa ben tanrı olurum diyorum. Masonluğu böyle insanlar temsil ediyorsa kesinlikle onun karşısındayım. Ama öyleleri de olabilir ki düşüncem tamamen değişebilir. Ben bunun bir kurum sorunu olduğunu değil, insan sorunu olduğunu düşünüyorum.

sahnesarsan- her zaman paralelinde görüyorum, bir gün mason olup olmamam önemli değil, ben doğuştan bir şeyler yapmak için dünyaya geldiğine inananlardanım ve bu uğurda ölene kadar elimden geldiğince elimden geleni yapmaya çalışacağım

Ben sormamış olsam da, iletmek istediğiniz bir mesaj, anlatmak istediğiniz bir konu var mı?

Hacamat-

Teşşekkür ederim. Herşey güzel olsun.
Karanlıktan aydınlığa bizi bilim taşımaz, sadece hayatımızı kolaylaştırır. Bizi karanlıktan aydınlığa çıkaracak şey güzelliklerdir.

 

Popperist-

Size teşekkür ediyorum.

 

sahnesarsan- çok teşekkür ederim

Bana zaman ayırdığınız için ben her birininize ayrı ayrı teşekkür ederim.

Bu hafta ki roportajım da bura da bitiyor, bir sonraki roportajım da buluşmak üzere mutlu kalın.

Saygılarımla.

 


MYSTICPROVOCATEUR ROPORTAJI

Category : Kişisel Bloglar

Sayın üyeler , değerli ziyaretçilerimiz,
Bu hafta sayın MYSTICPROVOCATEUR  roportajı ile karşınızdayım. Benim için bu roportajın bir özelliği var; şimdiye kadar gerçekleştirdiğim bütün roportajlardan keyif aldım ve yapmış olmakdan büyük bir mutluluk ve onur duydum. Fakat bu roportajı farklı kılan şu oldu; ben çok mutlu geçen bir akşamın sonun da eve gelip bilgisayarımı açtığım da sevgili MYTICPROVACETEUR’un yanıtlarını okudum. Siz de okuyacaksınız , çok samimi ve içten verilmiş cevaplar hepside…Fakaat roportaj öyle güzel bitiyor  ki ( benim için tabi)… İşte bu roportajı benim için farklı kılan da bu… Acele yook! Okuyun ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Buyurun karşınız da sayın MYSTICPROVOCATEUR.

enelsır-Eğitiminiz nedir?

MYSTICPROVOCATEUR-Üniversite

enelsır-Mesleğiniz nedir?

MYSTICPROVOCATEUR-Meslek olarak Dilbilimciyim ancak Uluslarası bir bir kargo firmasında çalışıyorum.

enelsır-Kullanıcı adı olarak kullandığınız isim… Osho’ dan bir esinlenme gibi duruyor. Açıklar mısınız?

MYSTICPROVOCATEUR-Doğru…Çok uzun zamandan beri (hatta kendimi bildim bileli) mistik felsefeye ilgi duyuyorum.Aslında Masonluğa ilgimde bu sebep yüzündendi.Neden okadar mistik varken Osho diye sorarsanız;Mistik felsefeler aynı köktendir ,aynı şeyi anlatmaya çalışırlar ancak bazen farklı şekilde tezahür ederler.Bunun sebebi sembolizma kullanımıdır.Örnek olarak bir Budist mistik hayatı boyunca inzivaya çekilerek belirli bir disiplin içerisinde belli bir takım hedeflere ulaşmaya çalışır.Bu tarz anlayış Budistlerdeki kadar uç noktada olmasada bizim tasavvuf dada vardır.Benim  spirituel veva mistik felsefeye bakış açım Osho ile  örtüstüğünden dolayı seçtiğim bir nick name dir.Yani derinleştirmeden kısaca özetlersek bir amaca ulaşmak için her şeyden kaçıp inzivaya çekilip ibadetle vakit öldürmek yerine dünyevi her olayın içerisinde olup bu olayların,sınavların anlamlarını çözmek veya özümsemek hatta mümkün olursa manipule dahi edebilmek üzerine kurulu bir felsefe dir bu.Böylesi bir bakış açısı spiritüel anlamda bazen –yapılabilecek olası hatalar sebebi ile- kötü karmaya sebebiyet verse bile hatalardan alınan dersler eşittir  bilgi tatbiki  ki oda eşittir hızlı tekamül şeklinde formule edilebilir.Zaten ruh varlığının da tek amacı budur.

enelsır-Masonluk ilk nerede karşınıza çıktı?

MYSTICPROVOCATEUR-Aslında karşıma çıkmadı.Zaten hep oradaydı.Yetiştiğim aile entelektüel olarak belirli bir seviyede olduğundan yanliş yollara sapmam pek mümkün olmadı.Tabii bu cümleden Pakistan lı veya İranlı bir ailede yetişseydim odama kapanıp MC Donalds ı nasıl havaya uçaracağının planlarını yapan fanatik bir tip olurdum anlamı çıkmasın.

Not: Cevapları bazen sulandırabilen tarzımdan dolayı okuyucular lütfen kusuruma bakmasın Gülümseme

enelsır-Ne zaman incelemeye başladınız?

mYSTICPROVOCATEUR-Yapım gereği bir yere gitmeden veya bir şeye başlamadan önce detaylı inceleme hatta o konuya ilişkin dosya oluşturma gibi garip bir takıntım vardır.Zaten asgari müşterekte  belli bir takım fikirlerim olan bu dernekten teklif geldiğinde hiç düşünmeden kabul ettim.Zaten teklif gelmeseydi de muhtemelen ben kapıyı çalardım GülümsemeSonuç olarak teklif geldikten bende kabul ettikten sonra bu tekinsiz adamlar! beni araştırırlarken başladım bende detaylı olarak onları araştırmaya.

enelsır-Bir Mason’un olmazsa olmaz denebilecek en büyük özelliği nedir? Ne olmalıdır?

MYSTICPROVOCATEUR-Tabiî ki  keskin ve güçlü bir vicdan duygusu. Vicdan sesini dinleyip dediklerini uygulayabilen hayatı hatasız tamamlar.Tabii bu o kadar kolay değildir.İçgüdülere güvenerek mayın tarlasında yürümekten pek de farklı değildir.

enelsır-İlk teklif geldiği günü ve o gün hissettiklerinizi bize anlatır mısınız?

MYSTICPROVOCATEUR-Oh be dedim sonunda bende dünyayı yöneten kadronun içinde olabileceğim Gülümseme
Şaka bir yana tabiî ki çok mutlu oldum ancak teklif gelmesi demek giriş bileti cepte anlamına gelmediği için bilet elime ulaşana kadar geçen süre stresli oldu.Neyse ki çok uzamadı.

enelsır-Masonluğun temeli ritüeller midir?

MYSTICPROVOCETAUR-Ritüeller çok önemli olsalar da bence Masonluğun temeli insan dır. Tabii erkek olanı Gülümseme Ritüelleri temel olarak nitelemek pek mümkün değil çünkü Masonluğun yazılı olan kadar yazılı olmayan kuralları da vardır.Öğretiyi doğru şekilde idrak edebilecek ve yorumlayabilecek ve de tatbik edecek haricilerin bulunup öğretiye (ritüeller) dahil edilebilmesidir.

enelsır-Masonluktaki kardeşlik ilişkileri sizce nasıl yürüyor? Bu durum iyi, güzel ve yeterli mi? Değilse nasıl olmalı?

MYSTICPROVOCATEUR-Bu sizin gerçekten doğru kişi olup olmadığınızla son derece bağlantılı bir cevaba sahip olacak bir soru.Şöyle ki ; girdikten sonra içeride bir müddet izlenirsiniz.Doğru kişi iseniz bundan sonraki hayatınız gerçekten muhteşem geçecek demektir.Övünmek gibi algılanmasın ancak kendimden örnek vereceğim çünkü röportaj benimle yapılıyor sonuçta.Şahsen harici hayatımda belli bir sosyal çevresi olan ancak bunu bilinçli olarak minimal düzeyde tutan birisiydim.Ancak içeri girdikten kısa bir müddet sonra öyle bir çevrem oluştu ki şaşırdım.Sadece forumumuzdan örneklemek gerekirse harici iken üye olduğum masonlar.org da bazıları 1 defa dahi yüz yüze görüşmediğim kardeşlerim olmasına rağmen saki çocukluk arkadaşıymışız gibi sıkı ve sağlam ilişkilerim olan kardeşlere sahibim.Bu yaşamadan kolaylıkla algılanabilecek bir şey değil.Tabii sayıları az olmakla birlikte bu güzelliği tadamayan kardeşlerde yok değil.Ama bu kişinin kendisi ile ilgili bir olay.

enelsır-Masonluğa kabul edilmiş fakat bunu hak etmediğine inandığınız biri oldu mu ?

MYSTICPROVOCATEUR-Teklif süreci doğru işlerse bu soruya çok zor evet yanıtı verilebilinir ancak içinde insan faktörü olan her şeyde hata payı olabilmekte. Cevabım evet ancak neyse ki istisna sayılabilecek orandadır bu.

enelsır- Locanızda herhangi bir göreve seçildiğiniz oldu mu? Bu size ne kazandırdı, ne kaybettirdi?

MYSTICPROVOCETEUR-Üstad olur olmaz ilk seçimde bir loca görevine layık görüldüm. Kazandırdığı manevi olarak bakılırsa ritüele daha fazla dikkat edebilmek ve hakim olabilmek,maddi olarak ise çok iyi maaş bağlıyorlar. Gülümseme Buda şakaydı tabii… Maddi yönü görev aldığınızda masonik kariyer yapabilme olanağınız doğar. Üstadı Muhterem,Pek Muhterem v.s. gibi.Kaybettirdiği bir şey yok belki zaman açısından biraz sıkıntı yaratabilmekte.

enelsır-Masonluk , ülküsü göz önünde bulundurulduğunda , bunu gerçekleştirmek adına ne kadar başarılı? Bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?

MYSTICPROVOCATEUR-Burada başarılı olabilecek olan Masonluk ülküsü değil Masonların kendileridir.Masonluk sonuçta ezoterik -kapalı -bir öğreti yani 2+ 2= 4 değil.Bilmeceyi çözebilen hem kendi adına hem insanlık adına başarılı olur.Çözemeyen ancak çözmeye uğraşan hedefe yaklaştığı veya çaba sarfettiği için başarılıdır.Bilenler vardır belki çaba ve cehit yasası diye bir yasa vardır.Daha önce verdiğim örnek gibi bir yere kapanıp etliye sütlüye karışmamaktansa bir şeylere kafayı yormak zorunda kalmak insana ve insanlığa çok şey katar.

enelsır-Masonluktaki yüksek dereceler zorunlu mu ya da yararlı mı? Yüksek derecelerde çalışarak neler kazandınız? Artan yükümlülükleriniz oldu mu?

MYTICPROVOCATEUR-Zorunluluk yoktur. Tercih meselesidir. Zamandan yana problem yoksa bence katılmak gereklidir. Yararlımıdır? Ziyadesi ile… Yüksek dereceler mevzuya daha derinlemesine girer. Artan yükümlülükler tabiî ki olur.Daha fazla zaman ayırmak en önemlisidir.Burada kastettiğim orada geçen zaman değil oranın gereklerini layıkı ile yerine getirebilmek için dışarıda çalışılması gereken zamandır.

enelsır-Masonluğa kabul edilmenin size kattığı en önemli şey nedir?

MYSTICPROVOCATEUR-Girmezden öncede ezoterik terminoloji üzerinde çalıştığım için bilgilerimin bir nevi sağlaması oldu.Üzerine kattıklarım oldu.Ama bence en önemlisi sevgi oldu.Kardeşin kardeşe gösterdiği sevgi ve saygı.Bu her düzeyde insana gösterilebilecek olgunluğa ulaştığında ki bu yazıldığı kadar kolay değildir , İnsan oldunuz demektir.Şu anda sadece şekil olarak insanız bu kavramın içi tam manası ile dolmuş değil.

enelsır-Yaşayan bütün insanların Mason olduğunu hayal edin. Nasıl bir dünya da yaşıyor olurduk?

MYSTICPROVOCATEUR-Yakasına rozet taktığı için sakallı bir tip tarafından öldürülme veya hakarete uğrama riski olmayan bir dünya güzel olurdu tabii Gülümseme Bir önceki soruda yazdığım gibi sevgi dolu bir dünya nasıl olursa öyle olurdu. Tekamül hızlanırdı.Ama bu şeklen mümkün değildir.Masonlar bile Mason olmaya çalışırlar ve olamazlar eğer olunabilirse zaten masonluk diye bir müesseseye de gerek kalmaz.

enelsır-” İyi bir insanı , daha iyi bir insan yapmak”… Biz bundan Masonluğun kötü insanları iyileştirmek, hatta daha da iyileştirmek için uğraşmadığını, bununla vakit kaybetmek istemediğini mi anlamalıyız?

MYSTICPROVOCATEUR-Buna politik bir cevap vermeyeceğim.Evet öyle anlamalısınız.Masonluk kurum olarak bir rehabilitasyon yada yardım kuruluşu değildir.Kötü olduğunu bir anda kafasına çakan bir şimşek ile fark eden bir insan varsa ki olduğunu zannetmiyorum gideyim masonların kapısını çalayım da beni bir adam etsinler demeyecektir.Masonlarda oturup kötülük avına çıkmayacaklardır.Kötü olanı islah edecek kurum masonluk değil hapisanedir.

enelsır-Biz hariciler dışarıdan bakarken ,Masonluğu içine girilmesi çok güç, sadece belli bir zümrenin girebileceği bir kurum olarak algılıyoruz. Bize şimdiye kadar gördüğünüz , en alt ve en üst seviyedeki Mason örneğini anlatır mısınız? Bunu ,sosyal, ekonomik, kültürel, eğitim vb…açılardan soruyorum.

MYSTICPROVOCATEUR-Doğru bir algı ancak insani meziyet açısından bakıldığında doğru…Galiba Mahsun Kırmızıgül ün bir şarkısında vardı.Ne insanlar gördüm üzerinde elbise yok,ne elbiseler gördüm içerisinde insan yok :)Masonluk üzerinde elbise olmayan insanı bulup takım elbise giydirme kurumudur diyebiliriz Gülümseme Belki garip gelecektir ancak arabeski de klasik müzik kadar severim.Her şeyden tad almasını bilmek ruhu yüceltir.

enelsır- Ben sormamış olsam da anlatmak istediğiniz bir konu, iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?

MYSTICPROVOCATEUR-Var… Fenerbahçe nin şampiyon olmasını istemiyorum Gülümseme Gördüğünüz gibi ona lolo buna lolo ama günün sonunda bir arpa boyu yol gidememişim Gülümseme Herkese sevgiler…

İşte değerli okuyucular size başta bahsettiğim hoşluk tam bura da karşıma çıktı. Ben az önce okuduğunuz satırları ilk okuduğum da, bir dostumun evinden  Fenerbahçenin şampiyonluğunu ilan ettiği maçı seyretmiş ve henüz dönmüştüm. Zaten mutlu geçen bir geceyi bu hoş tesadüfle daha da güzelleştirdiği, ve ayrıca benimle bu roportajı yapmayı kabul ettiği için sevgili MYSTICPROVOCATEUR’ a bir kez daha teşekkür eder, hoş görüsüne sığınarak şöyle bitirmek isterim: KANARYAM ŞAMPİYOOOOOON! OLEYYY!

Bir sonraki roportajım da buluşmak üzre mutlu kalın.


ADAM ROPORTAJI

Category : Kişisel Bloglar

Sayın forum üyeleri ve ziyaretçilerimiz, 
    
   Her topluluğun kendi içinden, kültürleri ve  eğilimleri doğrultusunda  bir  ” yıldız” çıkarması kaçınılmazdır. Masonluğu anlamak ve öğrenmek için bu siteye üye olmuş bizlerin de , bizimle paylaştıkları , onun sayesinde öğrendiklerimiz göz önünde bulundurulduğunda, kendi içimizden çıkardığımız en parlak yıldızlardan biri şüphesiz sayın ADAM dır. Kendisine teklifimi kabul ettiği ve sorularıma samimiyetle yanıt verdiği için teşekkürü bir borç sayarım…Buyurun! Karşınızda yıldızımız ADAM.

  enelsır– Öncelikle forum da kullandığınız adınızla başlayalım isterseniz. Neden ADAM?

  ADAM– Bu sorunun yanıtını sanırım foruma ilk üye olduğum da vermiştim. Ama bir kez daha söylemenin zararı olmaz: Piyasa da bir zamanlar ”ADAM OLMAK” diye bir kitap vardı; Türkiye’deki tanınmış masonlardan Murat Özgen Ayfer’in yapıtı. ”ADAM”  terimini ilginç bir yöntemle incelemişti. O kitaptan bazı alıntılar yapmış, sonra forumda özetini de vermiştim. İşte ora da geçen  ” adam” betimlemesi beni pek etkilemiş olduğu için onu seçtim ama ille de büyük harflerle ADAM biçiminde yazılmak üzere. İsterseniz buna bir özenti diyelim.

  enelsır– Eğitiminiz nedir?

  ADAM– Mühendislik eğitimi gördüm. İki ayrı fakülte bitirdim ama öncekinden diploma alamadım. Onun da ilginç bir hikayesi var. Zaten bu yüzden ikinciye geçtim ve MS de yaptım. Sonra belli bir branşta uzmanlaşma yolunu tuttum ve yurt dışında doktora yaptım.

  enelsır– Mesleğiniz nedir?

  ADAM– İşte bu yanıtlaması  biraz zor bir soru… Sıradan sorulduğun da ” mühendis” deyip geçebilim. Ancak ne gibi mühendislikler yaptığım, ne gibi branşlarda ne işler de çalışmış olduğum pek bir karmaşıktır. Bir odal da , o yürümeyince bir başkasında. Aslında keşke bir ünüversite de öğretim üyesi olabilseydim. Zaten doktora da o yüzden devreye girmişti ama sonradan para kazanmak da gerektiği için yürümedi.

  enelsır– Halen aktif olarak yapıyor musunuz?

  ADAM– Hayır. Artık tam emekliyim.

  enelsır– Masonluk’ a bu ilginizin nedeni nedir?

  ADAM– İlgiye değer hatta ilgi gösterilmesi gereken bir konu da ondan… Aslında benim ilgi alanım, eğitim gereği mesleki uygulamalarımı bir kenara bırakırsak, tarih, edebiyat, genel de sosyal bilimler ve felsefe üzerinedir. Özellikle tarih ve edebiyatla ilgilenişim de sıkı bir eğitime dayanır ama ötekilerin gerekçesi sanırım hep teknik ve bilimden uzaklaşıp biraz da insana yönelme gereksinmesiduymuş olmamdır.Masonluk da işte bunların arasında devreye girer. Bu forum masonlar sitesi olduğu için öncelikle üzerinde yoğunlaşıyorum ama sitenin başka alanlarında da yazdıklarım oldu.

  enelsır– Ailenizde Mason var mı?

  ADAM– Aile deyince bunu geçmişe yönelik almak gerekir değil mi?… Baba ailem de mason yok bildiğimce. Ancak anne ailem de vardı.

  enelsır– Tanıdığınız bir Mason var mı?

  ADAM– Hiçolmaz mı? Bir değil çok olduğunu bile söyleyebilirim.

  enelsır– Bu kadar bilgiye ulaşmak sanırım epeyi bir zamanınızı almıştır. Ne zamandır Masonluk hakkında araştırma yapıyorsunuz?

  ADAM– Masonluğu diyer tüm araştırma ve çalışmalarımdan kopararak alırsak, sanırım 1958 ya da 1959 yılından bu yana… O tarihinde ilginçbir öyküsü vardır. İsterseniz anlatırım. Ancak o henüz bir çocukluk dönemi olarak da nitelenebilir. Sonra üniversite dönemi giriyor ve bu arada yoğun olarak tiyatro çalışmalım da var. Dolayısıyla assıl asıl araştırmaya başladığım tarihin 1969 sonrası olduğunu söyleyebilirim. Bir diğer deyişle üniversiteden ayrıldıktan ve profesyonel yaşama atıldıktan sonra.

  enelsır–  O ilginç dediğiniz öyküyü bizimle paylaşır mısınız?

  ADAM– Bu biraz uzun bir anlatım gerektirir. Bir de dinleyenin Ankara’ nın eski durumunu bilmesini gerektirir.
                 O yıllar da Ankara’da akşamları ” piyasa” alanı , Kızılay ile Sıhhiye arasıydı. Atatürk Bulvarı’nın karşılıklı ikikaldırımında piyasa yapılırdı ama bir yanında daha çok gençler, öteki yanında daha çok büyükler… Tuna Caddesi’nin bitiminde solda İş Bankası, ötekinde mağaza gibi bir görünümü olan ama perdeleri kapalı bir lokal… Okaldırım da akşamları kimi melon kimi silindir şapkalı, kapkara ve şık giyimli, bir elinde genellikle aksesuar olarakbaston ya da şemsiye taşıyan beyler gidip gelir,birbirlerine şapka çıkararak selam verir, kimisi ara sıra o lokale girer çıkardı.

  İş Bankası’nın müdürü Rıza Amca’nın evi bankanın üzerindeydi, iki pekin köpeği vardı; erkek olanın adı Tarçın, dişi olanın Biber. Babamın dayısının Zafer Meydanı’nın alt köşesinde işlettiği bir butik otel vardı: Gül Palas. Onun av köpekleri vardı Puanter ama bir de Pekin; adı Cin. Ben Cin’i alır ara sıra Rıza Amcaya giderdim, köpekler oynaşsın diye.Bunun da bir gerekçesi vardı ama o ayrıntıya girmeyelim. Özeti şu ki, Rıza AMca ile iyi tanışırdıki

  Akşamları o karşı kaldırımdaki üst düzey izlenimi veren beyler hayli dikkatimi çekmişti. Bir gün Rıza Amca’ya sordum onları gösterip ” Bu adamlar kim Rıza Amca .?”
Rıza Amca sorumu boş geçirmeyip şöyle demişti:
” Onlar mı?… Onlar mason.”
”Mason ne demek Rıza Amca?”
”Onu şimdi ben sana ne kadar anlatsan olmaz. Büyüyünceöğrenirsin.”
”Fakat çok hürmete şayan kişiler gibi.”
”Evet öyledirler. Cemiyeimizin en müstesna kimseleridir.”

Ben de ” Demek onlar gibi olmalı ” diye düşünmüştüm.
Elbette Masonluk öyle giyim kuşamla, bulvar piyasasında boy göstermekle olmaz. Üstelik Rıza Amca’nın onlar için söylediğine denli doğru, orası da kuşkulu. Çünkü ben orasını bir Mason lokali sanmıştım ama çok sonra öğrendiğime göre değilmiş.

  enelsır– Bu konuya bu kadar hakim bir harici olarak, Msonluk sizce nedir?

  ADAM– Bu konu üzerinde forum da sanırım çokça yazdım. Burada özet bir yanıt vereyim: İyi ve güzel birşeydir.

  enelsır– Bazı konularda yazarken forum kuralları uyarınca bir oto sansür uyguladığınızı görüyoruz, bizimle paylaştıklarınızdan daha fazlasını bildiğiniz sonucuna varabilir miyiz?

  ADAM– Elbette… Ancak bu oto sansür dediğiniz , çoğunlukla forum kurallarından ileri geliyor. Kuşkusuz akla yatkın bir gerekçeye dayanarak bu forumda paylaşılması uygun görülmemiş konular var. Örneği localar da uygulanan ritüellerin ayrıntılarına girilmesi yasak. Bu gibi kurallar beni de biraz kısıtlıyor amaçaresiz. Ancak bu kısıtlama elbette tüm forum üyeleri için geçerli.

  enelsır– Bir harici olarak bu kadar detaylı bilgiye ulaşmak nasıl mümkün oldu?

  ADAM– Çok kitap okudum. Üstelik okuduklarımdan notlar çıkardım ve bunları sistematik bir şekilde biriktirdim. Neyazık ki bu işlerin çoğunluğu şu bilgisayar olanaklarının böylesine gelişmesinden önceydi. Doğal olarak bu birikimin en azından bir bölümünü elektronik ortama aktarmak da hayli zamanımı aldı. Ardından bir de internet çıktı ki , o bambaşka bir derya. Öğrencilik yıllarım da şunu denemişve çok yararını görmütüm: Ders çalışırken okuyarak değil, okuduğunu yazarak çalış; o zaman öğrenirsin. Eh, ben de yaza yaza neredeyse yazdıklarımı ezberlemişgibi oldum. Ancak bimediklerim hep bildiklerimden çoktur.

  enelsır– Forumumuzda zincirin diğer halkaları diye bahsi geçen ( Lions, Rotary, vb.) başka kuruluşlardan herhangi birine üye misiniz?

  ADAM– Hayır. O tür kuruluşlardan hiçbirinin üyesi değilim. Ancak istek üzerine o derneklerin bazılarında zaman zaman konuşma yaptım.

  enelsır– Forum da aktif olduğunuz süre göz önüne alındığında neredeyse bir forum yöneticisinden bile fazla zaman ayırdığınız görülüyor. Bunun sebebi nedir?

  ADAM–  İki nedeni var.B irncisi hoşuma gidiyor; emekliolunca bir tür hobi oldu bu forum benim için. İkincisi de bildiklerini paylaşmazsan değeri olmaz; ;üstelik bilgi paylaşımı hem ortak yarar sağlar hem bunu yapana mutluluk verir.

  enelsır– Üyesi olduğumuz bu site ile ilgili neler düşünüyorsunuz?

  ADAM– Ohooo… Çok şey düşünürüm. Her ne kadar masonluk açısından benim görebildiğim kadarıyla en güzel site ise de bana göre çok daha güzelleştirilebilir. Bu bağlamda önerilerde de bulınabilirim ama korkarım bu yönetimin pek işine gelmez.

  enelsır– Bunu biraz açar mısınız?

  ADAM– Bunu burada açıkça belirtmenin uygun olmayacağı görüşündeyim. Eğer forum yönetimi isterse , onlara özel olarak aktarabilirim. Üstelik açıkça belitmek bazı forumüyelerini de rahatsız edebilir; örneğin ” güncel” ve ” benim şiirlerim” gibi bazı bölümlerin kaldırılması gibi.

  enelsır– İletilerinizde ( özellikle edebiyat bölümünde yayınladıklarınızda) sembolik bir anlatım görüyoruz. Bu ,masonluk hakkında bu kadar kafa yormuş biri olarak , otomatik gelişmiş bir özellik mi, yoksa blinçli olarak mı böyle bir anlatım yolu seçiyorsunuz?

  ADAM– O dediğiniz sadece bir çalışma için geçerli aslında. Alegori çok güzel bir anlatım tarzıdır. Zamana ve kültüre bağlı kalmaz. O nedenle sadece forum için yaptığım bir çalışmayı alegoriler üzerine kurdum. Ancak diğer çalışmalarımın hepsi öyle değil.

  enelsır– Kendinizi ideal mason adayı olarak görüyor musunuz?

  ADAM– Yok öyle bir şey…

  enelsır– Nasıl yani? İdeal mason adayı diye mi bir şey yok?

  ADAM– İdeal mason adayı diye bir şe olamaz bence…Belirli ve gerekli nitelikleri bulunan bir kişi ister de masonluğa girebilecek olursa , bundan sonra ideal bir mason olma yolunda ilerleyebilir.Bunun dışında ideal mason adayı ancak o belir ve gerekli nitelikleri taşıyan kişidir. Üstelik bir çok kişi aynı an da masonluğa alındığından , bunların arasında ” şu ideal”, ” şu değil” diye bir ayırım da yapılamaz. Önceleri kim bilir, kimilerinin ” bu çocuk çok iyi mason olur.” diye düşündüğü bir aday aslında hiçişe yaramaz ve boşuna yer dolduran bir mason olmaya dönüşür, öte yandan pek umut vermeyez gibi görünen bir mason adayı ileride kendi kendisini çok iyi eğterek yetiştirip ilerleyebilir.

  enelsır– Mason olmak istediniz mi?

  ADAM– Bu bireysel ve pek özel bir soru. Yanıtlamasam hoş görürsünüz umarım.

  enelsır– Size bu yön de bir davet geldi mi? Geldiyse olaylar nasıl gelişti?

  ADAM– Bu soru da öncekinin devamı oldu. Şu klasikleşmiş yanıtı vereyim: Yorum yok.

  enelsır– Kendinizi masonluğa uygun biri olarak görüyor musunuz?

  ADAM– Böyle bir değerlendirmeyi ben yapamam ki…

  enelsır– Bir harici olarak ”gönlünde mason olmak” deyişinden ne anlıyorsunuz?

  ADAM– Bu kimilerinin forum da kullanmı olduğu bir deyim… Ben ise ” önlüsüz mason olmak” terimini yeğliyorum. Kimileri bir masonun taşıması gereken nitelikleri taşır ya da bunları edinmek ve bir masonun toplum içindeki görevlerini yerine getiemek bakımından da bir çaba gösterir. Bunun için mason olmak gerekmiyor.

  enelsır– Bu konuya bu kadar hakim bir harici olarak , masonluğu anlamak ve belki mason olmayı uman haricilere öğüt vermeniz istense bu ne olurdu?

  ADAM– Öğüt gençleri rahatsız eder. Öneri diyelim, daha iyi. İ leride mason olmayı uman ya da bu bağlamda bir girişimde bulunmayı öngören bir harici bence masonluğu bir güzel inceleyip öğrenmeli. Bunun için kitaplar var , internet var , hele bu sitenin üyeleri açısından çok geniş olanaklar var…. Üstelik hem masonluktan yana hemde masonluk karşıtı yayınları incelemeli. Bu kurumakarşı kendi öz yargısını oluşturmalı. Kendisinin bireysel nitelikleri bakımından masonluğa tam elverişli olup olmadığına pek de fazla önem vermemeli; buna geek yok. Çünkü öyle yaoarsa , bu kez masonluğa girdikten sonra düş kırıklığına uğrayabilir.
Ancak mason olunca mutlaka ilgili kurumun yükümlülüklerini yerine getirebilecek durum da olmalı. Yani toplantılara düzenli katılma ve ödentileri rahatça karşılayabilme olanağı. Bunlar olmayınca aktif masonluk yapılamaz.
Masonluktan belirli bir şey beklenmemeli; orada varsa o zaten kendisine gelecektir ama masonluğa ne gibi katkı da bulunacağını, orada neler yapabileceğini düşünmeli.Çünkü masonluk bir paylaşım ortamıdır; öyle ” Rab bene , hep bana” olmaz. Ancak bundan sonra böyle bir işe girişmeye gönüllü ise masonluğa girmeye karar vermeli.

  enelsır– Son olarak eklemek veya forum üyelerine iletmek istediğiniz bir konu var mı?

  ADAM– B u forum da çok güzel yazılar ve çalışmalar yayınlanıyor. Ancak forum üyeleri sadece yararlanmakla yetinmemeli. Anlatımları güçlü olmasa ve yazamasalar, kendi yazdıklarını beyenmeseler, bir dünya dil bilgisi hatası yapsalar bile, mutlaka katkıda bulunmalılar. Bu bağlamda ben forum üyelerinden çoğunu ne yazık ki eleştiriyorum. Katkıda bulunanlar pek az geliyor bana . Öte yandan bireysel çekişme ve atışmalara kesinlikle son verilmeli. Bir eleştiri olacaksa , bu kişinin kendisi değil, görüş ve düşünceleri ya da yazdıkları olmalı. Her konunun bir başlığı var… O başlığa sadık kalınmalı.

  enelsır– Sayın ADAM bu roportajı benimle yapmayı kabul ettiğiniz ve bana zaman ayırıp sorularımı yanıtladığınız için size çok teşekkür ederim.

  ADAM– Bir katkımolduysa mutlu olurum.Ben teşekkür ederim.

    Sayın forum üyeleri ve ziyaretçilerimiz , umarım zevk alarak okuduğunuz yararlı bir roportaj gerçekleştirebilmişimdir. Bir sonraki roportajımda buluşmak üzere. Mutlu kalın.


THOTH ROPORTAJI

Category : Kişisel Bloglar

 Bu haftaki roportaj konuğumun çok ilginç bir yönü var . Hem Masonluğa yeni kabul edilmiş, hem de henüz bir harici iken de forumumuzun bir üyesi olduğu için siz değerli üyeler tarafından kendisin de oluşan farklılık (eğer varsa) daha iyi gözlemlenebilir.
 Çok güzel bir roportaj oldu… Buyurun karşınız da Thoth.

enelsır-Eğitiminiz nedir?

Thoth-Üniversiteyi, Sinema Tv bölümünde okurken, maddi sebeplerden dolayı 3. sınıfta bırakmak zorunda kaldım..Lise mezunuyum..Sanırım bu verdiğim cevap şu ana kadar birçok kereler forumda gündeme gelmiş olan maddiyat ve eğitim konuları için değişik bir emsal teşkil edecektir.

enelsır-Mesleğiniz nedir?

Thoth-Reklam sektöründe Art Director olarak çalışıyorum.

enelsır-Masonluk’la ilk tanışmanız nasıl oldu?

Thoth-Lise yıllarımda felsefe ve tarih konularında yaptığım araştırmalarım sonucunda ailemde yer alan büyüklerime sorduğum sorular ve aldığım cevaplar sonrasında ilgilenmeye başladığımı söyleyebilirim.

enelsır-Kaçıncı derece Masonsunuz?

Thoth-Çırak derecesinde çalışmaktayım.

enelsır-” Bir kişinin Masonluğa girerken ondan ne alabilirimi değil, ona ne katabilirimi düşünmesi gerekir” . Bu önermeye göre siz Masonluğa nekattığınızı veya ne katabileceğinizi düşünüyorsunuz?

Thoth-Masonluk “tek insan” ile “bütün” ü emsalsiz bir biçimde biraraya getirmiştir.Bütün, parçalarından herhangi birisinde, ve parçaların her biri de bütünde kendilerini görebilmelidirler. Bu bağlamda her durumda Masonluğa yakışır şekilde örnek davranışlar sergilemek bence bir Masonun Masonluğa kattığı önemli unsurların başında gelir.

enelsır– Masonluk kendi dışındaki dünyayı ” harici alem” olarak tanımlıyor. Bize Masonik alemi anlatır mısınız?

Thoth-Çok farklı hayat şartlarına, yaşlara ve hayat görüşlerine sahip insanlar bir araya gelip fikir alışverişinde bulunurlar.Burada söz hakkı kutsaldır.Fikir alışverişi eşine zor rastlanır bir rahatlık, samimiyet,hürriyet ve hoşgörü içerisinde gerçekleşir. Bu ortamdaki sevgiyi ve kardeşlik hissiyatını tarif etmem zor , daha once harici alemde yaşamadığım bir his.

enelsır-Dünya da ve ülkemiz de süre giden sosyal adeletsizliğe Masonluk nasıl bakıyor. Bu konu da neler düşünüyorsunuz?

Thoth-Masonluğun toplumla olan ilişkisi , toplumun temel birimi olan fert vasıtasıyladır.Ferdin aydınlanması,etik değerlerle donanması, kamil insan olması yolundaki yolculuğunda etrafına saçtığı ışık ile toplumdaki yerini alması , toplumun genel seviyesinin yükselmesinde fert bazında önemli rol bir oynar. İster kardeş ister harici olsun tüm insanlara sevgi ile yaklaşan bir Mason, adaletsizliğin hiç bir dalı ile aynı safta yer almaz.

enelsır-Bize özel hayatında ki Thoth dan söz eder misiniz?

Thoth-Özel hayatında ailesi ile beraber vakit geçirmekten hoşlanan, aynı zamanda hobi olarak bestekarlık ile ilgilenen, her boş vaktinde kitap okumaya çalışan bir insanım.

enelsır-Masonluğa kabul edildikten sonra ruhsal dünyanızda ki değişimleri bizimle paylaşır mısınız?

Thoth-Daha huzurlu bir insan oldum diyebilirim. Eskiden iş hayatım veya sosyal yaşantımda karşılaştığım herhangi bir problem karşısında çabuk sinirlenen bir yapıya sahiptim. Kendim hakkında farkettiğim ilk değişiklik tolerans göstermek konusunda daha istekli olmam.

enelsır– Anti Masonik bir yazı okuyorsunuz. Bu yazı hakaretler, aşağılamalar, lanetlemelerle dolu. Neler hissediyorsunuz?

Thoth-Bu cevabı üç bölümde cevaplamak isterim , ilki , Masonluk hakkında yaptığım araştırmaların başlangıcı dönemi olsun.Bu dönemde zaten karşıma çıkanlar ağırlıklı olarak anti Masonik kaynaklardı.Açıkçası konu hakkında tamamen objektif ve ansiklopedik bilgiler aradığımdan, yorumlar ve anlatılanlar ile hiç ilgilenmedim diyebilirim.

İkinci periyod olan, teklif edilmemden sonraki dönemde okuduğum anti Masonik yazılar , teklif sürecinde olduğum için benim çok daha fazla ilgimi çekiyordu..Bazen geceleri sabahlara kadar araştırmalar yapıp çeşitli kaynaklardan bulabildiklerimi birbirleriyle karşılaştırıyordum. Sonuç itibariyle birbirinden bağımsız gibi görünen bu anti masonik yazıların çoğunda kullanılan cümlelerin bile bire bir aynı olduğunu farketmem uzun sürmedi.

Üçüncü bölüm olan Tekris edilmemden sonraki süreçte okuduğum bu tarz yazılara sadece gülüyorum..Harici olduğum dönemde okuduklarımın hiç birisinin gerçek olmadığını gördüm.

enelsır-Bir önem sıralaması yapacak olsanız bu nasıl olurdu? Aileniz, Masonluk, işiniz,..vb.

Thoth-Masonluk yolunda bir Mason’a yakışır şekilde ilerleyebilmek için hem ailenin hem de iş hayatının önem düzeyinin eşit olduğunu düşünüyorum. Masonluğun kendisi de bir ailedir bu yüzden birbirimize kardeş ve eşlerimize de hemşire deriz.Sanırım bu da ailenin Masonlukta ne kadar önemli olduğunun bir göstergesidir. İş hayatımızdaki düzenimiz de , ailemiz içindeki huzurumuzu temin etmemiz ve sorumluluklarımızı yerine getirmemiz konusunda yardımcıdır. İş hayatımızda yaşayacağımız maddi/manevi olumsuzluklar öncelikle ailemizi etkileyebilir ve dolayısı ile Masonluk yolundaki çalışmalara daha az vakit ayırmamıza sebep olabilir.

enelsır-Bize bir Mason’un iç dünyasını anlatır mısınız? Mason olmak size neler hissettiriyor, neler düşündürüyor?

Thoth-Sevdiğim bir sözü vurgulamak isterim , “Masonluk , kimsenin sizi görmediği bir anda bile doğru olanı yapmaktır” . Bu düşünce yapısıyla hareket etmeye gayret ediyorum. Dinlemeye daha çok vakit ayırıyorum. Hayatın içerisinde nereden gelip nereye gittiğimi , sorumluluklarımı eskiye oranla daha fazla düşünüyorum.

enelsır-Forumumuz hakkında neler düşünüyorsunuz? Motto’sunun hakkını veriyor mu?

Thoth-Forumu takip etmeye bir harici iken başladım. Bu kadar fazla doğru bilgiyi Türkçe olarak internet üzerinde başka bir yerde bulmak imkansız.

enelsır-Fikirlerinizin uyuşmadığı, bir arada olmaktan haz etmediğiniz, özel hayatınız da görüşmeyeceğiniz bir ”kardeş”iniz var mı?

Thoth-Masonlar, Masonik ilke ve erdemler dışında , hiçbir konuda birbirleri ile aynı düşüncede olmak zorunda değildirler. Düşünce farklılıkları olsa bile birbirlerini severler ve birbirlerinin yardımına koşarlar. Kardeşlik; din, dil, ırk, milliyet ve düşünce farkı gözetilmeksizin evrenseldir. Masonlukta taassup ve düşmanlık fikri yoktur.

enelsır-” Masonluk var olduğu için bu var” veya ” Masonluk olmasaydı bu olmazdı” diyebileceğiniz bir olay , durum var mı?

Thoth-Masonluğun temelinde birey olduğu için en temel cevap insanın kendisi olacaktır. Bütünü oluşturan “tek” tir

enelsır-Gelecek için planlarınız nelerdir? Hem özel hem Masonik anlamda soruyorum bunu.

Thoth-Özel hayatımdaki mesleğim yani reklamcılık konusunda kendimi geliştirmek için şimdiden planladığım bazı eğitim programları var. Masonik anlamda da önümde çok uzun bir yol var..

enelsır-Ben sormamış olsam da anlatmak istediğiniz bir konu, iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?

Thoth-Sorularınız için çok teşekkür ederim.

enelsır- Bana zaman ayırıp sorularımı cevapladığınız için ben size teşekkür ederim.

 

 

 Bu haftaki roportaj konuğum da sayın Thoth’du. Umarım beğenmişsinizdir. Bir dahaki roportajım da buluşmak üzere mutlu kalın.


BİLGE ADAM

Category : Kişisel Bloglar

 

 

 

Meslekler. Sujesinde insan barındığı için her yerde, binlerce dalda. Eskiden çocuklara sorulduğunda  alınan cevaplar doktor,polis,öğretmenle sınırlıyken; şimdilerde tasarım mühendisliği,mekatronik,moda  gibi cevaplar alınıyor. Dünya değiştikçe iş alanlarının değişmesi kaçınılmaz elbet. Üniversiteler yaygınlaştıkça bölümler de çoğalıyor. Üniversite mezunu olmayan kalmasın diye kalkan bir tren var ne kadar garip görünse de. Her yer üniversite mezunu dolu. Artık üniversitesi olmak bir kısas değil.Uzmanlaşmak, yapılan işte en iyi olmak kaçınılmaz son. Tüm bunlar yetmezken, bir çok kesimin eleştrisi de özel üniversitelere. Eğitim hakkının gaspından tutunda, parayla diploma gibi mottolarla yola çıkıyor insanlar. Kim haklı kim haksız orası bizi – en azından beni- ilgilendirmiyor. Hele ki günümüz şartlarından değil insanların; savunduklarını ideolojilerin bile bir diğerine saygısı yokken.

İnsan yaşamak denen sanatı ifa ediyor. Meslekler de bu koşuda bir durak neticede.Doktoru, polisi, hakimi hepsi hayatımızda bir köşetaşı. Oturduğumuz evin, giydiğimiz kıyafetlerin hepsi bir emeğin, bir mesleğin ürünü. Hiç dikkat eder misiniz bilmem. Binaları dikkatle incelerseniz, hepsinde bir imza vardır aslında. Tasarımı, malzemesi farklıdır hepsinin. Kimi estetiktir, kimiyse sade ve durağandır. Mühendisinin, mimarının kişiliğini yansıtır. Mükemmelliği, estetik hazzı size nasıl yaşatmak istiyorsa  öyle yansıtılır yapıtlara düşünceler. Zihinde oluşan izlenimleri yaşarız. “İnception” filminde yaratılan düşsel gerçeklik gibidir hayat. Sadece binalar mı öyle dersiniz? Bir şairin,yazarın yapıtı da aynıdır.Sözcüklerle binalar inşa ederler hayatımıza. Bir hukukçunun kararı, doğurduğu sonuçlar da aynıdır.Hayatımıza yön verecek  keşifler çıkar bilim adamlarının zihinlerinden.  Hepsi bir öncekine bir şeyler katan, sürekli ekleyen bir  yapıya sahiptir.Malum sebepten ötürü, hayat koşusunun bitiş çizgisi yoktur.Aksine yapıtlarınızın, yaşantınızın insanlar nezdindeki eleştirisi  ancak öldüğümüz  zaman anlam kazanır.

Etrafımıza baktığımızda bazı insanlar diğerlerinden farklıdır.Bunu bilmek için onları tanımak, keşfetmek gerekmez. Onlar her yönleriyle vizyon ve yaşama dair bir misyon edinmiş olanlardır. Hayatları, yaşayışları örnek olmakla kalmaz, toplumu etkilerler. Yaptıkları işler, meslekleri de bu yöndedir.Yaptıkları işten, yaşamaktan mutludurlar. Hayata, yaşama dair inançları vardır.Sorgularlar; ama sorgulamanın temellerine hiçliği değil varlığı oturturlar. Binlerce insan binlerce fikir arasından sıyrılırlar. Bu sadece fikir açısından değildir.Belli tarzları, münhasıran onlara has özellikleri vardır.  Kendi geleceklerini,hayatlarını inşa ederken malzemeleri bol koyarlar. Çok yönlü ve mütevazidirler. Böyle anlatırken başka dünyalara ait gözükseler de onlar her gün içimizde  olan insanlardır. Sadece nasıl bakmak gerektiğini bilmek gerekir.

Duygu ve düşüncelerden bir elbise taşır insan.Nereye giderse gitsin, kimle olursa olsun.Bu mesleklere kadar uzanır.Yaptığımız iş her an, her saniye bizimledir.Kararlarımızın sebebi ve sonuçlarıdır. Kişilik özelliklerimizin temelini oluşturur. İşte böyle bir insanla küçük bir sohbet etmek fırsatına eriştim.O,  belki de hayatta herkesin yapması gereken mesleği ifa ediyor:Etrafına ışık saçıyor.Gerek Masonluk, gerekse insana dair her konuda fikri olan bir adam. Etrafını iyi gözlemleyen, hayata yorum katan yaşamak sanatını yerine getiren birisi. Meşhur bir bilgisayar seminerinin mottosunu hepimiz biliriz: Bilge Adam. İşte onu tam olarak bu kelimelerle nitelemek  yerinde olacaktır.

Hayat denen uzun koşunun,  yorgunluğunu hiç üstünde göstermeyen bir edayla Merhaba dedi bana. Bazen insanların yüzlerine baktığınızda çıkarımlarda bulunma ihtiyacı hissedersiniz.Onun gözlerine baktığınız  zaman hissedeceğiniz ilk şey: Etrafına yaydığı derin enerji. Bir bilgi hazinesini tüm ömre yaymış bir insan olmak hiç kolay değildir elbet.Sormaya bile gerek yok binlerce kitap, binlerce hayat sığdırmıştır o, hayatın her anına, her saniyesine. Belki de onun hakkında söylenmesi gereken en önemli şey, kim olduğunun ya da nasıl birisi olduğundan önce, onun insan olmak kavramını hayatının köşetaşı olarak kabul etmekte olduğunu söylemeliyim.Konuşması kendinden emin ve bir o kadar da etkileyici. Sözleri sanki ustalıkla işliyor.Tıpkı bir duvar örüyor her sözcüğe bir tuğla vasfı yükleyip. Ya da uzun yollar inşa ediyor düşünceleriyle.Sizi de o yola sokmasını o kadar ince bir şekilde yapıyor ki; bir hikayenin büyüsüne kendinizi kaptırıyorsunuz. Bir satranç oyunun oyuncuları gibisiniz onunla iletişim halindeyken, ama amaç kazanacağınız maç değil.Bu oyunda bir ustanın hamlelerinden birşeyler öğrenmek.Bunu yaparken kafa yormak, sorgulamak.

Kısacası, o bir ışık. Kendisini insana, insanlığı aydınlatmaya adamış. Açtığı yoldan hepimizin nasibini alması temennimle. Soracak olursanız o kim diye, cevabım kısa ve öz olacak:

Adam gibi bir Adam.

 

 

O’na ithafen,

Adam Olmak

Çevrende herkes şaşırsa,
Bunu da senden bilse,
Sen aklı başında kalabilirsen eğer,
Herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır,
Hem kendine güvenirsen eğer,
Bekleyebilirsen usanmadan,
Yalanla karşılık vermezsen yalana,
Kendini evliya sanmadan
Kin tutmayabilirsen kin tutana,
Düşlere kapılmadan düş kurabilir,
Yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer,
Ne kazandım diye sevinir, ne yıkıldım diye yerinir,
İkisine de vermeyebilirsen değer,
Söylediğin gerçeği eğip büken düzenbaz,
Kandırabilir diye safları, dert edinmezsen,
Ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz,
Koyulabilirsen işe yeniden,
Döküp ortaya varını yoğunu,
Bir yazı turada yitirsen bile
Yitirdiklerini dolamaksızın dile
Baştan tutabilirsen yolunu
Yüreğine, sinirine dayan diyecek
Direncinden başka bir şeyin kalmasa da,
Herkesin bırakıp gittiği noktada,
Sen dayanabilirsen tek
Herkesle düşüp kalkar erdemli kalabilirsen,
Unutmayabilirsen halkı, krallarla gezerken
Dost da düşman da incitmezse seni
Ne küçümser ne büyültürsen çevreni
Her saatin her dakikasına
Emeğini katarsan hakçasına
Her şeyi ile dünya önüne serilir
Üstelik oğlum, adam oldun demektir…

Rudyard Kipling
( 1865-1936 )

Çeviren: Bülent ECEVİT


TruvaBet Casino İncelemesi

Category : Kişisel Bloglar

TruvaBet Casino İncelemesi

Bu kumarhanenin harika bir hoş geldin bonusu ve müşteri desteği vardır. Bu casinoda oynamakla ilgileniyorsanız, özellikleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için okumaya devam edin. Bu, en popüler çevrimiçi oyun sitelerinden biridir. Kumarhanenin oyunları, hoş geldin bonusu ve müşteri desteği hakkında bilgileri burada bulabilirsiniz.

TruvaBet Casino Realtime Gaming tarafından desteklenmektedir

TruvaBet Casino, yakın zamanda Amerika Birleşik Devletleri’nden oyunculara hizmetlerini başlatan bir çevrimiçi kumarhanedir. Realtime Gaming yazılımı tarafından desteklenmektedir ve oyuncularının finansal bilgilerini korumak için güvenli SSL/TLS teknolojisini kullanmaktadır. Kumarhane çok çeşitli kumarhane oyunları sunar ve oyuncular kazançlarını çeşitli yöntemlerle çekebilirler. Ayrıca günlük promosyonlara katılabilir ve %225’e varan bonus kazanabilirler.

TruvaBet Casino’nun tasarımı, düzgün bir şekilde organize edilmiş içeriğiyle moderndir. Ana sayfa menüsü mevcut tüm oyunları listeler ve yüklenmesi sadece birkaç saniye sürer. İster çevrimiçi blackjack ister rulet oynamayı seçin, düzinelerce oyuna erişebileceksiniz. Buna ek olarak, TruvaBet Casino, çeşitli bahis limitleri ile canlı oyunlar sağlayan canlı krupiyeler sunmaktadır.

TruvaBet Casino, uzun yıllardır piyasada olan Realtime Gaming tarafından desteklenmektedir. Video slotlarından masa oyunlarına kadar çok çeşitli oyunlara sahiptirler. Slotlara ek olarak, özel sürümleri, canlı krupiye oyunları ve diğer casino oyunları da vardır. Oyuncular, paralarını yatırıp yatırmayacaklarına karar vermeden önce TruvaBet Casino’da tüm bu oyunları ücretsiz oynayabilirler.

TruvaBet Casino ayrıca sitesinin bir mobil versiyonunu da sunmaktadır. Bu, oyuncuların hareket halindeyken ve çeşitli taşınabilir cihazlarda en sevdikleri oyunları oynayabilecekleri anlamına gelir. Web sitesinin mobil versiyonu hızlı, duyarlı ve küçük ekranlar için tasarlanmıştır. Bu, kumarhanenin hareket halindeyken kullanımının kolay olduğu anlamına gelir.

İster gerçek parayla oynamayı ister ücretsiz oynamayı seçin, TruvaBet Casino yüksek düzeyde güvenlik sunar. Kumarhanenin oyunları rastgele sayı üreteçleri kullanır ve oyuncular yüksek düzeyde gizlilikle korunur. Aldıkları tüm bilgiler iletim sırasında şifrelenir. Ayrıca, TruvaBet Casino, sorularınızı yanıtlamak için hazır bir müşteri hizmetleri ekibine sahiptir.

Hoş geldin bonusu sunuyor

TruvaBet Casino yeni oyunculara bir hoş geldin bonusu sunar. Bu bonusun miktarı oyuncu tarafından kullanılan ödeme şekline bağlıdır. Bonusu yalnızca bir kez talep edebilirsiniz. Bonus kodları yalnızca yeni oyuncular için geçerlidir. Site, bu bonusların hüküm ve koşulları konusunda çok nettir.

TruvaBet Casino’daki hoşgeldin bonusu, yeni üyelere ücretsiz nakit para sunduğu için yeni oyuncular için iyi bir seçimdir. İlk beş para yatırma işleminiz için iki yüz elli dolara kadar kazanabilirsiniz. Bu bonus beş gün boyunca geçerlidir ve minimum 10 $ veya 20 $ depozito gerektirir. Para yatırmak için kredi kartı kullanmak istiyorsanız, minimum tutar 30 $ ‘dır.

TruvaBet Casino’da para yatırmak ve çekmek için Visa, MasterCard, American Express ve Discover’ı kullanabilirsiniz. Casino ayrıca Bitcoin’i de destekler, böylece bu yöntemi kullanarak para yatırabilir ve çekebilirsiniz. Bu seçenek daha düşük ücretler ve daha hızlı işlem süreleri ile ilişkilidir. Para yatırmak ve çekmek için kimliğinizi doğrulamanız gerekir.

TruvaBet Casino’daki yeni oyunlar bonusu, en yeni oyunları denemek için iyi bir yoldur. Bu bonus düzenli olarak değişir ve size para harcamadan önce yeni slotları deneme fırsatı verir. Buna ek olarak, Bitcoin veya Neosurf ile para yatırırken %25’lik bir destek talep etmek de mümkündür. Paranızı yatırmadan önce TruvaBet Casino’daki müşteri yorumlarını okuyabilirsiniz.

TruvaBet Casino’daki bir başka hoş geldin bonusu da ayın oyunu promosyonudur. Ayın oyunu için oynarsanız, her gün ücretsiz bir dönüş alırsınız. Ancak, kazancınızı çekmeden önce bahis şartlarını yerine getirmeniz gerekecektir.

Geniş bir oyun yelpazesi sunar

TruvaBet Casino, oyuncuların eğlenebileceği geniş bir oyun yelpazesine sahiptir. Sitede 5 makaralı kategorisindeki oyunlar da dahil olmak üzere çeşitli modern slotlar bulunmaktadır. Bu kategorideki popüler oyunlara örnek olarak Gemtopia, Fantasy Mission, Lucha Libre 2, Kung Fu Rooster ve Asgard verilebilir. Bu oyunların birçoğu, yüksek ödeme şansını artırmak için özel özelliklere sahiptir. Bunlar arasında, bir bahsi kaybettiğinizde ücretsiz dönüşleri garanti eden garanti özelliği de bulunmaktadır.

Oyunlar iyi organize edilmiştir ve oyuncuların favori oyunlarını hızlı bir şekilde bulmalarına olanak tanır. Site ayrıca navigasyonu kolaylaştıran şık bir tasarıma sahiptir. Oyunlar türe ve türe göre uygun bir şekilde gruplandırılmıştır. Örneğin, blackjack masa oyunları kategorisinde olabilirken, video poker slotlar kategorisinde olabilir. Site ayrıca bir arama çubuğu sunarak aradıkları başlığı bulmayı kolaylaştırıyor.

Kumarhane ayrıca kuruşlu slotlar ve düşük limitli masa oyunları da dahil olmak üzere birçok ücretsiz oyun sunmaktadır. Çevrimiçi kumar oynamaya yeni başlayanlar, paralarını oluşturmak ve deneyim kazanmak için ücretsiz demo oyunlarla başlayabilirler. Kendilerini rahat hissettiklerinde, gerçek paralı oyunlara geçebilirler. Ayrıca, ücretsiz döndürme ve kayıt bonusları da dahil olmak üzere bir dizi farklı bonus sunarlar.

Oyuncular TruvaBet Casino’da blackjack’in birkaç popüler versiyonu da dahil olmak üzere çeşitli masa oyunları arasından seçim yapabilirler. Bu popüler oyunun Amerikan, Avrupa ve Karayip versiyonları bulunmaktadır. Blackjack’e ek olarak, casino Avrupa Pokeri, Pai Gow ve Deuces Wild gibi diğer oyunları da sunmaktadır. Ayrıca Bonus Poker ve Aces and Eights gibi kazı kazan kartları ve poker oyunları da bulunmaktadır.

Kumarhane ayrıca 100’den fazla gerçek para slotu sunmaktadır. Çeşitlilik, klasik casino favorilerini ve yeni sürümlerin yanı sıra aşamalı jackpot oyunlarını içerir.

Bir müşteri destek ekibi sunar

TruvaBet Casino, oyunculara sitede oynarken karşılaşabilecekleri her türlü sorun veya soruda yardımcı olmak için bir müşteri destek ekibi sunmaktadır. Bu temsilciler size yardımcı olmak için günün her saati hizmetinizdedir. Onlarla telefon, e-posta veya canlı sohbet yoluyla iletişime geçebilirsiniz. Canlı sohbet, onlarla iletişim kurmanın uygun bir yoludur çünkü gerçek zamanlı olarak bir konuşma başlatabilirsiniz.

TruvaBet Casino’ya kaydolduğunuzda, süreç hızlı ve kolaydır. Web sitesinin sağ üst tarafındaki kayıt formunu kullanarak bir hesap oluşturmanız yeterlidir. Bir hesap oluşturduktan sonra para yatırabilir ve bonus talep edebilirsiniz. Bonuslarınızı almak için bonuslar sekmesi altında bulabileceğiniz bir promosyon kodu girmeniz gerekecektir.

TruvaBet Casino’daki destek ekibine telefon veya e-posta yoluyla 7/24 ulaşılabilir. E-posta sorguları 24 saate kadar sürebilirken, telefon görüşmelerinde kısa bir bekleme süresi olabilir. Ayrıca canlı sohbet desteği de sağlarlar. Dahası, TruvaBet Casino mükemmel bir müşteri deneyimi sunar. Oynamak için yeni bir yer arıyorsanız, bugün TruvaBet Casino’ya kaydolabilirsiniz!

TruvaBet Casino en büyük çevrimiçi kumarhane değildir, ancak özellikle kaliteli bir oyun ortamı arayanlar için en güvenilir çevrimiçi kumarhanelerden biridir. Herhangi bir çevrimiçi kumarhanede hayati önem taşıyan yüksek düzeyde güvenlik ve adalet sunar. Dahası, operatör her ay RTP (oyuncuya geri dönüş) oranını yayınlar, bu da güveninize değer olduklarını kanıtlar.

TruvaBet Casino, ilk para yatırma işleminizde 40 $ ‘a kadar depozitosuz bonus sunar. Bu bonusu kullanmak için hesabınızı doğrulamanız ve 45GIFT bonus kodunu girmeniz gerekir. Hesabınız doğrulandıktan sonra, ücretsiz nakit aktarılacaktır. Maksimum nakit çıkış tutarı 120 $’dır, bu nedenle nakit para çekmek istiyorsanız en az 40 $ yatırmanız en iyisidir.

Bir mobil web sitesi sunuyor

TruvaBet Casino mobil web sitesi, masaüstü sürümüyle aynı harika özellikleri sunar. Oyunları daha hızlı yükler ve bir casinodan beklediğiniz tüm içeriği korur. Buna ek olarak, mobil kullanıcılar için büyük bir artı olan herhangi bir indirme veya uygulama gerektirmez. Mobil sürüm ayrıca banka kartı ödemelerini de destekleyerek mobil oyuncuların para yatırmasını ve nakit çekmesini kolaylaştırır.

TruvaBet Casino’nun mobil web sitesinde gezinmek kolaydır ve dinamik görünür. Köpek temalı illüstrasyonları göz alıcı çekiciliğine katkıda bulunur. Navigasyon, bir hamburger menüsü ve oyun menüleri ile basittir. En son promosyonları ve oyunları bulmak da kolaydır. Casino ayrıca hareket halinde olanlar için yararlı olan bir canlı sohbet seçeneği sunar.

TruvaBet Casino’nun mobil web sitesi, iGaming endüstrisinin önde gelen yazılım platformlarından biri olan RealTime Gaming tarafından desteklenmektedir. Ayrıca şık bir tasarıma ve temiz bir düzene sahiptir. Bir hesap oluşturmak zorunda kalmadan içeriğine kolayca göz atabilir ve favori oyunlarınızı kolayca arayabilirsiniz.

TruvaBet Casino’daki kayıt işlemi, kayıt işlemi sırasında can sıkıcı sorular olmadan basittir. Ancak, kazancınızı çekmek için kimliğinizi vermeniz gerekecektir. Bununla birlikte, kumarhanedeki en son bonusların ve kazı kazan kartlarının keyfini her zaman ve her yerde çıkarabilirsiniz. Ayrıca 7/24 müşteri desteğinden yararlanabilir ve herhangi bir güçlük çekmeden kaydolabilirsiniz.

TruvaBet Casino’nun mobil versiyonu Android, iOS ve Windows telefonlar için kullanılabilir. Masaüstü web sitesi ile aynı oyun içeriğine sahiptir. TruvaBet Casino ayrıca bir dizi farklı bonus seçeneği sunar. Örneğin “Ayın Oyunu” casino bonusu, ilk para yatırma işleminizde %225 bonus garanti eder. Buna ek olarak, TruvaBet Casino, hesabınıza para yatırmak için Bitcoin veya Neosurf kullandığınızda ekstra% 10 bonus da sunar.


Haberdar ol

Yeni yazilardan haberdar olmak icin email adresinizi girin

YAZI ARŞİVİ

Son Yorumlar