İnsanlar, Toplumlar ve Boşalmış Beyinler

  • 4

İnsanlar, Toplumlar ve Boşalmış Beyinler

Category : Kişisel Bloglar

Toplumlar mı insanları var eder; yoksa insanlar mı toplumları?

Bu konu üzerinde uzun bir süredir kafa yoruyorum. Elbette kökü İlkel Komünal toplumlara kadar gidiyor.Net bir tarih veremiyor hiçbir kaynak ancak ben anaerkil toplumdan ataerkil topluma geçis donemıne mülk kavramının ortaya cıkmasına dayandıgını düşünüyorum. İlk toplumsal kurallar ahlak kavramı hepsi aynı döneme dayanıyor.

Önce toplum oluşuyor ardından gayri resmi kuralları koyuluyor insan kendi kurallarının tutsagı oluyor sonunda.Düşünün bu ülkede etek giyen bir erkek dışlanırken iskoçyanın geleneksel kıyafetidir bu etek! Peki doğru olan hangisidir? eğer bu ülkede yaşıyorsanız giymemek değil mi? ankara universitesinde bi prof tanıyorum sanırım edebiyat bölümünde okula eşinin montu ve tokalı bir şapkasıyla gidiyor kendine bir amaç belirlemiş ”toplumun önyargısını kırmak” . Bu adamı sokakta görse deli der çoğumuz ancak adam çok zeki! işte toplum bize bunu yapıyor aptal bir adama zeki bir dehaya aptal diyoruz. önyargılar zincirler oluştururken bu zincirlerin esiri hatta koruyucusu oluyoruz. Hayat ışıktı bizim için oysa kutsal olan bilgiydi toplumsal kurallar değil!! W. reich diyor ya dinle küçük adam kitabında küçük büyük adamlarınızı yarattınız oysa sizin için çabalayanları katlettiniz diye o adam prof olmasaydı akıl hastahanesınde olurdu!

Toplumsal kurallarla savaşmak isterdim ancak bunun bir yolu yok. topluma ragmen hiçbirsey yapamazsınız ancak bu gün kendiniz için birşey yapın ve zincirlerinizi düsünün sadece 10 dakıkanızı ayırın buna faydasını goreceksınız…

Teknik olarak insanlar toplumları vareder gibi görünüyor ancak toplumlar insanları yokeder.yani insan kendi eliyle kendini yok etmiştir. gelenekler konusulmayan kurallar ayıplar kadın erkek eşıtsızlıkleri işte bunlar insanı insan olmaktan uzaklaştıran zincirlerdir.

Zincirsiz bir yaşam dilerim.


4 Comments

İbrahim CİVAKNAS

06/07/2013 at 9:20 pm

Ön Yargıları Yıkmak,Atomu Parçalamaktan Zordur. Albert Einstein

Aslında her şeyin suçlusu dış görünüştür.

Toplumları eleştirirken yapıları, ideolojileri, inançları ve kültürleri gözardı etmemeliyiz. Toplumsal kurallarla savaşmak, 10 dakika da ancak düşünmekle/tahlil etmekle ancak kendimizi kandırabiliriz. Toplumları bu günlere getiren zamandır.

Hele özellikle doğu toplumları değiştirmek irade ister. Değiştirmiş sanırsın, menfaatler çeliştiği anda yapayalnız kalırsın.

Toplumların değişmesi için yürekte olanların değişmesi lazım. Bu yüreği ortaya koyan İsa’dır Musa’dır Muhammed’dir.
Mahabharatada Krişma’dır,
Ramayana’da Rama’dır.
Teslimiyette ve İffet’te Meryem’dir.

Yani toplumlara yön veren insan iradesidir.
Zamana mana veren İnsan iradesidir.

Toplumları şekillendiren irade olmadığı zaman, Zaman tarafından insanları yutulmuş olacaktır. Tıpkı Meryem’e iftira edenlerin yok oldukları gibi.

Zelam ZANA

14/07/2013 at 6:25 pm

İsa inanlısında hiçbir şey tasadüfi değil.
Tanrı insanlara izinverdiği ölçüde irade kullanabilirler
Yalnız insanlar kendi kaderlerini tain etme hakkına sahip değiller.

İbrahim GÖK

10/02/2014 at 8:43 pm

Tabiki İnsanlar Toplumları var eder ..! İbrahim kardeşim çok güzel yazmışsın , aynen katılıyorum sana doğru yazmışsın , SAYGILARIMLA ..!

Gökhan GÖKÇEDAĞ

25/01/2016 at 11:58 am

Diyelimki, kutsal bir öğreti var.Bu soy öğrendiklerini kademe kademe sadece secilmişlere öğretiyor.Bu secilmişlerden en yükseğe ulaşabilenler direk varlıktan msj alabilir hale geliyor.(Musa, İsa, Muhammed vb)
En taban halklada 3 perdeli şekilde bu bilgileri paylaşması gerektiğini hissediyor.Bu inisiye olmuş 3 büyük peygamber ,3 perdeli şekilde kadim msjları iletiyor.Ezoterik eğitimin yardımıyla Göğe dokuna bilmiş bu nadir kişiler, Toplumlarında ufakta olsa ışık yoluna girmesine vesile olmaya çalışmışlar.Yakın mısırda Musa,Ezoterik mısır dininin halka acıklanması sonucu, oluşan toplumsal sarsıntısının başlangıcıdır aslında.
Bahsettiğiniz çaba bu yazdıklarım olabilir.

Leave a Reply

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

Haberdar ol

Yeni yazilardan haberdar olmak icin email adresinizi girin

YAZI ARŞİVİ