Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Işık hızı  (Okunma sayısı 13292 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kasım 18, 2014, 03:07:28 ös
Yanıtla #10
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7217
  • Cinsiyet: Bay


Işık hızı olarak nitelenen hız, bildiğimce (yanlışsa düzeltilsin), günümüzde bilimin doğada saptayabilmiş olduğu en yüksek hızdır.

Buna belki foton hızı da denilebilir.

Doğada foton benzeri başka maddeler bulunduğu da saptanmıştır. Onların da şimdilik ışık hızıyla hareket ettiği varsayılmaktadır. Ola ki belki hızları daha da yüksektir. Bilim bir gün bunu da saptayacaktır.

Aslında bunlara hiç gerek olmayabilir de... Çünkü zaten kitapta hepsi yazılıdır.
 
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Kasım 18, 2014, 09:30:41 ös
Yanıtla #11
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 718
  • Cinsiyet: Bay

Sn. Propolsion'a açık ve net bir soru sormak istiyorum.

Bir nesnenin klasik anlamda kendi içinde bulunduğu lokal referans çerçevesinde ışık hızına ulaşması şeklinde değil de, varsayımsal Alcubierre Drive (Star Trek'deki adıyla Warp Drive) (bkz. http://en.wikipedia.org/wiki/Alcubierre_drive ) tekniğinde teorik olarak öngörüldüğü üzere, kendi önünde bulunan uzayı daraltması ve arkasında bulunan uzayı genişletmesi şeklinde ışık hızına ulaşmayı başarması durumunda, kütle yine enerjiye dönüşür mü dönüşmez mi? Çünkü Alcubierre Drive ile eğer yanlış anlamıyorsam, aslında ışık hızına klasik anlamda ulaşmıyorsunuz ama ulaşıyorsunuz!  :)  Video:
Warp Theory in 2 minutes


Şu anda NASA'da Dr. Harold White ve ekibi düşük bütçeli bir proje ile bu konunun teorik yönünü araştırmaktalar. Bunu yaparken de kendilerince yıldızlararası yolculuk yapabilecek olası bir gemiye ait tasarım çıkarmışlar. Üç boyutlu çizimlerini burada görebilirsiniz: http://sploid.gizmodo.com/holy-crap-nasas-interplanetary-spaceship-concept-is-fr-1589001939 Adına da IXS Enterprise demişler. Gemi tasarımının Star Trek gemilerine ne kadar benzediğini söylememe gerek yoktur herhalde. Adının Enterprise olması da ayrı...

Bu çalışma tabi ki sadece teorik... Çünkü bunu teorik olarak kanıtlasalar bile, gerçekleştirmek için bir madde-antimadde reaktörüne ihtiyaç olacak, fakat anti-maddenin reaksiyona sokulmasını geçtim, yakalanıp depolanması bile günümüzde mümkün değil.

Ama ben yine de başta sormuş olduğum sorunun cevabını merak ediyorum. Varsayımsal Alcubierre Drive ile ışık hızına ulaşan bir geminin kütlesi, Einstein'ın klasik analizinde öngördüğü üzere enerjiye mi dönüşür, yoksa böyle bir şey olmaz mı? Eğer bu sorunun cevabı "geminin bütünlüğünün korunabileceği" şeklinde ise, o zaman en azından bir umut ışığı var demektir.
« Son Düzenleme: Kasım 18, 2014, 09:47:08 ös Gönderen: Spock »
Live long and prosper.


Kasım 18, 2014, 09:47:32 ös
Yanıtla #12
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 107
  • Cinsiyet: Bay

Burada ışık hızına ulaşılmasından daha ziyade bir cisminn ışık hızına ulaştıktan sonra yeniden ilk formuna dönüşebilmesi konuyu ilgi çekici kılıyor olmalı.
Çünkü ışık hızına her madde enerji dönüşümüyle ışık üretildiğinde ulaşılıyor demektir zaten. Isı vererek ve ışıyarak madde kütle kaybediyor. E=mC2 kütlesi olan her şeyin enerjisini veriyor.
Burada mesele ışık hızına ulaşan madde ışığa dönüşüyor, peki daha sonra tekrar aynı maddeye dönüşebilir mi? Hatta bu madde bilinci olan canlı bir varlık olarak ışık hızını aşıp sonra tekrar aynı bilinci ile aynı canlıya dönüşebilir mi? Böylece zaman kavramının aşıldığı bir ortama bilincli olarak gidilip dönülebilir mi?
Sanırım ışık hızı ile ilgili asıl merak konuları bunlar olsa gerek.
Uç bir örnek verirsek Örneğin bir uçak ışık hızına ulaşmadan epey önce sürtünme ile ısınır ve tutuşmaya sonra korlaşmaya sıvı metale, metalin kaynama noktası gibi yüksek sıcaklıklara ulaşır. Daha ötesi halen hareket edebiliyor ise ışık yayarak kütlesini kaybeder.  Bu arada yolcularda çoktan buharlaşmış olur.
Peki bu uçak sürtünmesiz bir ortamda (vakumda) hareket etse bu kadar çok ısınmadan ışık hızına ulaşabilirmiydi?  diyerek bitireyim...

Bir noktadan sonsuz doğru geçer. İki noktadan ise bir doğru geçer. Senin koordinatlarını diğer noktalarla çizdiğin doğrular belirler.


Kasım 18, 2014, 09:52:38 ös
Yanıtla #13
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 718
  • Cinsiyet: Bay

Peki bu uçak sürtünmesiz bir ortamda (vakumda) hareket etse bu kadar çok ısınmadan ışık hızına ulaşabilirmiydi?  diyerek bitireyim...

Sanırım Sn. Gezdirici'nin vakum dediği şey, benim Warp Bubble dediğim şeye tekabül ediyor, yanılıyor muyum? Yukarıdaki video aynen Sn. Gezdirici'nin parmak bastığı noktayı açıklamaya çalışıyor.
Live long and prosper.


Kasım 18, 2014, 10:23:26 ös
Yanıtla #14
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 107
  • Cinsiyet: Bay

Aynı anda yazmmışız sanırım.  :)  Vakumda sürtünme olmaması örneğin atmosfer dışında bir aracın formunu kaybetmeden ışık hızında hareket edebilmesine olanak tanıyabilir. Tabii bu durumda yakıt ve aracın nasıl bir şey olacağı konuları var.
Birde Heisenberg belirsizlik prensibi var. Işık hızında hareket eden bir cismin yerini belirlemek istediğinizde hızını; hızını belirlemek istediğinizde yerini belirleyemezsiniz. Cismin aynı anda birden fazla yerde olması yada aynı anda bir yerde birden fazla adet olması gibi açıklanması zor durumlarla karşılaşırız. Zaman ve Mekan kavramı ortadan kalkar.
Bir noktadan sonsuz doğru geçer. İki noktadan ise bir doğru geçer. Senin koordinatlarını diğer noktalarla çizdiğin doğrular belirler.


Kasım 18, 2014, 10:35:01 ös
Yanıtla #15
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 718
  • Cinsiyet: Bay

Birde Heisenberg belirsizlik prensibi var. Işık hızında hareket eden bir cismin yerini belirlemek istediğinizde hızını; hızını belirlemek istediğinizde yerini belirleyemezsiniz. Cismin aynı anda birden fazla yerde olması yada aynı anda bir yerde birden fazla adet olması gibi açıklanması zor durumlarla karşılaşırız. Zaman ve Mekan kavramı ortadan kalkar.


Star Trek'de bu sorun yine günümüz için varsayımsal olan Heisenberg Dengeleyicileri ile çözülmekte ama bu cihaz Warp hızında giden gemiyi dengelemek için değil, ışınlama ünitesini dengelemek için kullanılmakta... Aksi takdirde ışınlanan bir kişi birkaç kopya olarak ortaya çıkabilir ki bir veya iki bölümde spesifik olarak bu konu işlenmişti. Bkz. http://en.memory-alpha.org/wiki/Heisenberg_compensator
Live long and prosper.


Kasım 18, 2014, 11:03:05 ös
Yanıtla #16
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 107
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Spock paylaştığınız videoları daha önce izlememiştim ve henüz tamamını da izleyemedim. Ayrıntılı bir şekilde inceleyeceğim. Doğrusal bir yolda ışık hızı ile hareket etmek olası ve akla yakın geliyor. Ancak bir cismin eksenel veya yörüngesel bir yolda ışık hızıyla hareket etmesi bazı paradoksları doğuruyor. Helezonik bir yolda, örneğin galaksinin yada güneş sisteminin ekseninde ve  dönüş yönünün tersine bir hareket ile geçmişe  yada   tam tersi sistemin dönüş yönünde hareket ile geleceğe gitmek de olası...Peki geçmişe giderse cisim kendisi ile karşılaşır mı? Yahut Geleceğe giderse kendisini bulabilir mi? Bunlarda ayrı paradokslar. Ayrıca Vakum ortamda da olsa  ışık hızında hareket eden bir cismin başına neler geleceğini de tam olarak henüz bilemiyoruz.
Bir noktadan sonsuz doğru geçer. İki noktadan ise bir doğru geçer. Senin koordinatlarını diğer noktalarla çizdiğin doğrular belirler.


Kasım 19, 2014, 01:35:27 öö
Yanıtla #17
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 402
  • Cinsiyet: Bay

Işık hızına ulaşılabilir mi? Veya geçilebilir mi?  Günümüz bilgisiyle bunların imkansız olduğunu söylemek yanlış olmaz. Hatta Sayın Spock’un paylaşımında da bahsi geçen ve birazdan kısaca anlatmaya çalışacağım Miguel Alcubierrie’nin modelinde de söylendiği gibi şu an için günümüz bilgisiyle ışık hızına ulaşma ve geçme konusu kurgusal/varsayımsal ön kabulden ibarettir. O halde söyleyeceklerimiz için varsayımsal ve kurguya dayalı tasarımlardır demek yanlış olmaz
 
Sayın Spock’un paylaşımında da belirtildiği gibi “Alcubierre drive” konusu kurgusal bir tasarım (http://www.princeton.edu/~achaney/tmve/wiki100k/docs/Alcubierre_drive.html). 

Nedir peki “Alcubierre drive”? 

1994 yılında Miguel Alcubierrie tarafından önerilen bu modelde, öncelikle bir metric tanımlamış ve bu metric ile yardımıyla oluşturulan bu kurgusal modelin teorisi ışıktan daha hızlı gidilebileceği üzerine oturtulmuş ve devamında acaba ne olabilirdi sorusu üzerinde durulmuştur.

Model, Sayın Spock’un sunduğu videoda da gösterildiği gibi uzayda hareket eden uzay aracının ön kısmında uzayın büzülebileceğini arka tarafta ise genişleyeceğini söyler. 

Bu sayede sanki uzay aracıyla hareket eden biraz asimetrik bir kabacık oluşur.

Bu kabarcıkla beraber hareket eden gemi aslında lokal olarak o bölgedeki ışıktan daha hızlı hareket etmez der bu kurgusal teori (yada ışık o bölgede gemiden hızlı hareket der).

Kabarcığın dışına (hemen büzülmenin dışına) kıyasla bakıldığında ise uzay aracı ışıktan daha hızlı hareket eder der.


O halde bu kurgusal/varsayımsal teoride lokal olarak Sayın Spock’un vardığı sonuca varılabileceği söylenebilir.

Paylaşımımın başında da söylediğim gibi ışık hızından daha yüksek hızla da gidilebileceği varsayımı üzerine oturtulmuş bu kurgusal/teorik modeller elbette ki sadece hipotetiktirler. İnsan beyninin sınırlarını zorlayan bu tip düşünüşler/modeller/kurgular dimağını da açmaktadırlar. Ve bence kesinlikle bu tip teorilerin üretilmesinin sürmesi/durmaması gerekmektedir. 


« Son Düzenleme: Kasım 19, 2014, 02:05:42 öö Gönderen: propulsion »
Nosce te Ipsum


Kasım 21, 2014, 11:17:01 ös
Yanıtla #18
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 76
  • Cinsiyet: Bay

Şuan gezegenlerin çekim alanlarını kullanarak saatte 800,000 km hıza ulaşabileceğimiz biliniyor.fakat asıl soru şu.neden ışık hızı eğer amaç seyahatse bu kadar hızın dünyada gezinmek için çok çok fazla olduğu tartışılmaz,evrende gezinmek içinse çok basit bir mantıkla şunu söyleyebilirim güneşten sonraki en yakın yıldız binlerce ışık yılı uzakta ise zaten o yıldızın orada olup olmadığını bile idea edemeyiz belki yüzlerce yıl önce yok oldu bizim gördüğümüz sadece yansıması.yok ama ışık hızı zamanda yolculuk içinse,makul bir fikirdir,fakat bizim teknolojimiz bunun için çok çok geridedir.fakat dünya üzerinde bunu gerçekleştirmiş 2 şahsiyet vardır.yaklaşık 3 aydır bu konuyu araştırıyorum ayrı bir konu olarak kısa bir süre sonra sizlerle de tüm bildiklerimi paylaşacağım.saygılarımla.
Sır Bekcisi


Şubat 21, 2016, 10:26:05 ös
Yanıtla #19
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1795
  • Cinsiyet: Bay

      Sayın Perseus, hiç bir şeyi merak etmedim de "bu işi başaran 2 şahsiyeti " gerçekten merak ettim. Paylaşırsan sevinirim.
       Saygılar-sevgiler.
"Vur ama dinle beni"


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
9 Yanıt
6706 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 01, 2014, 12:02:42 öö
Gönderen: propulsion
Ot Hızı

Başlatan akasya Siirler ve Sairler

0 Yanıt
1907 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 17, 2008, 01:01:51 ös
Gönderen: akasya
2 Yanıt
5008 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 24, 2009, 09:38:10 öö
Gönderen: ceycet
4 Yanıt
9320 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 28, 2010, 12:28:36 ös
Gönderen: Prometheus
0 Yanıt
3259 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 03, 2011, 04:55:47 ös
Gönderen: shaGrot
0 Yanıt
4182 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 12, 2011, 07:59:00 ös
Gönderen: Waldow
0 Yanıt
2063 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 21, 2013, 07:58:13 ös
Gönderen: karahan
1 Yanıt
2489 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 16, 2014, 07:01:20 ös
Gönderen: Kadim
5 Yanıt
5547 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 12, 2015, 12:27:10 ös
Gönderen: ADAM
3 Yanıt
16305 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 22, 2015, 03:17:57 öö
Gönderen: Risus