Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: GÖRELİLİK VE BİLGİ - 1  (Okunma sayısı 12951 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Eylül 18, 2009, 10:01:03 öö
Yanıtla #20
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Başkalarının düşüncelerinden yararlanmak:

Bu ise görsel ve deneyimsel bilgiyi edinmekten sonraki bir aşama… Burada artık bilgiyi geliştirmek, olgunlaştırmak söz konusu… Bilgi geçici olarak bir son aşamaya gelmiş; açıklama başlamış. Elbette kişi başkalarının açıklamalarından da yararlanacaktır. Bu aşamada çok dikkat edilmesi gereken konu, onlara olduğu gibi kapılmamak, öz doğal yeteneğini yani aklını da kullanmasıdır.

Bu aslında öyle pek de soyutlanmış bir olgu değildir. Tümdengelim tarzında olursa evet ama tümevarım amacıyla ilerlenirse soyutlanmış olarak kalmaz.

Bilginin yaşama geçirilmesinden söz ettiğimizde ise, bir bakıma önceki aşamaya dönmüş oluruz. Gözlemin sınamaya vurulması, bilginin pratiğe uyarlanması. Eğer uyarlanabiliyorsa, o bilgi somut ve nesneldir. Uyarlanamıyorsa, soyut ve öznel düzeyde kalmış demektir. Soyut ve öznel düzeyde kalmış olan bilgi ise, henüz yetirince olgunlaşmamıştır.

Bu bağlamda Sayın Isabell ile bir noktada ayrılıyorum. Bilgi insana huzur ve mutluluk verebildiği gibi huzursuzluk ve mutsuzluk da verebilir. Böyle olumsuz bir sonuç ile karşılaşma tehlikesi var diye bilgi edinmekten kaçınmak ise insanı edinilmiş bilgilerin tutsaklığına, giderek bağnazlığa sürükler. Tersine, insan ne kadar çok bilgi edinirse o kadar çok huzursuz ve mutsuz olacaktır; Dr. Faust gibi… Ancak yeter ki daha çok, daha çok bilgi edinebilmek uğruna bu kez ruhunu yitirmesin. (Mephisto’nun Faust’u teslim alışı genellikle dinsel bir görüş açısıyla bakılarak yanlış yorumlanmıştır; bu baştan sona çok güzel bir alegoridir.)

ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Eylül 18, 2009, 10:01:46 öö
Yanıtla #21
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

DNA’larda bilginin var oluşu:

İşte bu çok derin bir konu… Her şeyden önce şunu söylemeli: Diyelim ki öyledir; o zaman bunun sınırı vardır; bilimsel olarak genetik aktarma ile kısıtlıdır. Benim anan-babam az bilgi sahibi insanlar idiyse, o zaman bana az bilgi aktarılmış demektir. Bu bağlamda bir önceki kuşağa geçmek söz konusu olamaz çünkü önceki kuşak çok bilgili idiyse onların benim anama ve babama aktarılmış olması gerekirdi.

Bu işi DNA, dolayısıyla genetik aktarım konusuna değil, bir başka konuya bağlamak çok daha doğru olabilir. DNA yoluyla olmaz demiyorum; onun sınırlı bir ölçüde kalacağını söylüyorum. Bir başka açıdan bakmanın ille doğru olduğunu da iddia etmiyorum; olabilir diyorum. O da kısaca “ortak bellek hipotezi”dir. Ben bir başka başlık altında birtakım irdelemeler yaparak bu konuya da girecektim; bir aksaklık çıktı ve olmadı, bıraktım. Devam etmeyişimin bir nedeni de zaten pek ilgi çekmeyişiydi.

http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=7574.new#new

Konu, bilimsel nitelikli bir açıklama bakımından ister istemez “kuantum”a dayanacaktır. O zaman “reenkarnasyon” kavramı da “ruhun ölümsüzlüğü” düşüncesi de, panteist inançlar da farklı bir boyut kazanır. Belki bir gün bu konuya döner ve dağarcığımda bulunanları ortaya sererim.

ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Eylül 18, 2009, 10:02:36 öö
Yanıtla #22
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Eski uygarlıklar…

İşte bu çok önemli bir konudur.

Acaba şu henüz bitirmemiş olduğu “Coğrafyada Geometri” başlığı altında anlattıklarım bu bağlamda bir sezdirme veriyor mu?... Az kaldı, bitirdiğimde verdiğini göreceğiz; hele Languedoc Pentagramları konusunda bakalım bir açıklama yapan olacak mı?

Olmazsa ben okuduklarımı aktaracağım çaresiz.
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Eylül 18, 2009, 10:03:18 öö
Yanıtla #23
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Isabell’e bir soru: Büyük Londra kütüphanesinin yaktırılması konusu nedir? Tarihte çok kitaplık yaktırılması olayı var ama bunu ya bilmiyorum ya da başka bir bağlantı olmalı. Lütfen bilgilendirir misiniz?
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Eylül 18, 2009, 10:04:08 öö
Yanıtla #24
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Bilinmeyenlere doğru yol almak…

Bilimsel yöntemin uygulanmasıyla gerçeklerin araştırılması da aslında bilinmeyenlere doğru yol almaya çalışmaktır. Fakat bu bağlamda elbette şöyle bir görüş de var: “Bilimsel yöntem, o bilinmeyenleri bilinir kılamaz.”

Bu görüşün ne denli doğru olduğu pek tartışmalıdır. Bilimsel yöntemin uygulanmasıyla ille de doğru yönde gidilmeyebilir. Tek bir örnek bunu açıklamaya yeter sanırım: Şayet atomun yapısının gezegenlerin yapısına benzer olduğunda diretilmeye devam edilmiş olsaydı, bilim bugün değil kuantum mekaniğine basit bir atom analizine bile girememiş olurdu. Bugün alternatif bilim adamlarının üzerinde uğraşmakta olduğu dalgalar mekaniği bakalım gelecekte bize neler gösterecek?

Sevgiler,

ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Eylül 18, 2009, 04:34:44 ös
Yanıtla #25


Sayın Isabell bu konu üzerine kendi bilgi, görüş ve değerlendirmelerini uzun uzun yazmış; teşekkür ederim.

Bunların üzerine benim hiçbir şey yazmadan geçmem olmazdı doğrusu.

Ancak Sayın Isabell öyle değişik noktalara değinmiş ki, benim de bunlar üzerinde ayrı ayrı birkaç söz etmem gerekecek. Bunları burada tek bir ileti altında toplarsam ya karmakarışık ya da kopuk kopuk olur. Bu nedenle birbiri ardınca birkaç ileti yazıp her birine bir alt başlık vereceğim.


Rica ederim, asıl ben Teşekkür Ediyorum:) Çünkü Sizinle bu denli Değerli bir Paylaşım içersinde bulunabilmek ve her ne kadar kendimi Sizinle kıyaslayamasam da en azından Tarafınızdan dinlenilmem benim için büyük Şereftir.

Görüşlerinizi ilgiyle takip ediyorum. Benim için çok önemli olduğu için bana Işık tutmanız itibariyle Sizi sürekli Takdir ettiğimi ve gıptayla karşıladığımı bilmenizi isterim:)

Saygı ve Sevgilerimle,
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


Eylül 18, 2009, 04:38:08 ös
Yanıtla #26

Sayın Isabell’e bir soru: Büyük Londra kütüphanesinin yaktırılması konusu nedir? Tarihte çok kitaplık yaktırılması olayı var ama bunu ya bilmiyorum ya da başka bir bağlantı olmalı. Lütfen bilgilendirir misiniz?

Özür dilerim sanırım gene her zamanki gibi hızlı davranmamdan dolayı böyle bir durumu hemen açıklama yönünde bir yanlış yaptığımı farkettim. Dilerseniz özelden Size ayrıntılı bilgisini verebilirim.

Saygılarımla,
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


Eylül 18, 2009, 04:56:11 ös
Yanıtla #27

Bilinmeyenlere doğru yol almak…

Bilimsel yöntemin uygulanmasıyla gerçeklerin araştırılması da aslında bilinmeyenlere doğru yol almaya çalışmaktır. Fakat bu bağlamda elbette şöyle bir görüş de var: “Bilimsel yöntem, o bilinmeyenleri bilinir kılamaz.”


Elbette ama şu da bir gerçektir ki, Bilim alanında yapılan Teknolojik devrimle Planetimizin de Teknolojik olarak bir hayli yükseltilmesi amaçlandığı için maksimum düzeye doğru yol alınabilinmektedir, diye biliyorum. 
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


Eylül 18, 2009, 04:59:18 ös
Yanıtla #28

DNA’larda bilginin var oluşu:

İşte bu çok derin bir konu… Her şeyden önce şunu söylemeli: Diyelim ki öyledir; o zaman bunun sınırı vardır; bilimsel olarak genetik aktarma ile kısıtlıdır. Benim anan-babam az bilgi sahibi insanlar idiyse, o zaman bana az bilgi aktarılmış demektir. Bu bağlamda bir önceki kuşağa geçmek söz konusu olamaz çünkü önceki kuşak çok bilgili idiyse onların benim anama ve babama aktarılmış olması gerekirdi.


Buna ben de pek ihtimal veremiyorum açıkçası böyle birşeyi mantıklı bulmuyorum. Ama söylediğiniz gibi olayın başka bir yönü ve bağıntısı bulunmaktadır. İşte bizim de bunu bulmamız gerekiyor.  

DNA’larda bilginin var oluşu:

Bu işi DNA, dolayısıyla genetik aktarım konusuna değil, bir başka konuya bağlamak çok daha doğru olabilir. DNA yoluyla olmaz demiyorum; onun sınırlı bir ölçüde kalacağını söylüyorum. Bir başka açıdan bakmanın ille doğru olduğunu da iddia etmiyorum; olabilir diyorum. O da kısaca “ortak bellek hipotezi”dir.


Ama en azından düşünmek ve üzerinde çalışmak gerekir dimi.. Bir başka mantıklı açıklaması elbette vardır ve bize düşen de bunu biraz kafa yorma metoduyla bulabilmek :)


Ben bir başka başlık altında birtakım irdelemeler yaparak bu konuya da girecektim; bir aksaklık çıktı ve olmadı, bıraktım. Devam etmeyişimin bir nedeni de zaten pek ilgi çekmeyişiydi.



Yanılıyorsunuz, bir yerlerde mutlaka dikkat uyandırıcı yazılarınızı anlamaya çalışanların olduğunu asla unutmayın derim:)


Konu, bilimsel nitelikli bir açıklama bakımından ister istemez “kuantum”a dayanacaktır. O zaman “reenkarnasyon” kavramı da “ruhun ölümsüzlüğü” düşüncesi de, panteist inançlar da farklı bir boyut kazanır. Belki bir gün bu konuya döner ve dağarcığımda bulunanları ortaya sererim.


Buna en çok ben Sevinecem.. Paylaşımda bulunabilmek dileğiyle,

Saygılarımla,

« Son Düzenleme: Eylül 18, 2009, 05:04:28 ös Gönderen: Isabell »
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


Eylül 18, 2009, 05:09:58 ös
Yanıtla #29


Fakat bilgi paylaşınca bölünmez; sadece katlanır.


Kesinlikle aynen düşünüyorum. Bunun nedeni de; 

 

 Siz gözlem ve deneyim yoluyla edinmiş olduğunuz bilgileri bana aktarırsanız, şimdi ben hem sizinkileri hem kendi gözlem ve deneyimlerime edinmiş olduklarımı bilir duruma geçerim. Böylece sizden daha bilgili olurum. Bu bağlamda şayet ben size aynı karşılığı vermezsem, görsel ve deneyimsel bilgi bakımından sizi daha alt bir düzeyde kalmaya tutsak ederim.


Belirtmiş olduğunuz gibi Mantıklı Açıklamanız:)

(Eyvah! Buradan başka bir açılıma gideceğiz; iyisi mi duralım.)

:)
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
1 Yanıt
3015 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 09, 2008, 03:55:27 ös
Gönderen: MYSTICPROVOCATEUR
1 Yanıt
2394 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 01, 2009, 02:53:01 ös
Gönderen: martı
5 Yanıt
4160 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 07, 2009, 04:44:51 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1986 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 16, 2009, 09:58:38 öö
Gönderen: ADAM
3 Yanıt
2824 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 19, 2009, 02:46:46 ös
Gönderen: Prenses Isabella
15 Yanıt
6347 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 17, 2014, 07:53:05 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1667 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 24, 2011, 07:48:20 ös
Gönderen: karahan
0 Yanıt
2302 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 06, 2012, 07:53:40 ös
Gönderen: karahan