Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Hazar Türkleri Nasıl Musevi Oldu?  (Okunma sayısı 11 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Bugün, 09:52:31 ös
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3230
  • Cinsiyet: Bay

https://www.kampustenevar.com/upload/Hazar_Tgrkleri_Nasil_Musevi_Oldu_58293.jpg



Batılı tarihçiler tarafından Hazar Barış Çağı olarak nitelendirilen çağa ev sahipliği yapan 600 yıllık Osmanlı Devleti'nin siyasi yaşam süresine paralel yaşam süresine sahip bu Musevi Türk devletinin yolculuğunu ve Türklerin, Yahudilik inancıyla tanışmasını sizler için derledim!

HAZARLARIN YAHUDİLİĞE GEÇİŞİ
Hazar orduları Arap diyarından gelen ordulara yenilince Hazar Kağanı kendini adeta bir çukurun içinde bulmuş oldu. Bunun üzerine kağan hem Doğu Romalılar hem de Araplar arasında sıkışmış olduğu bu durumdan bir denge unsuru belirleyerek çıkacağını düşünmeye başladı ve bu denge unsurunun din olacağını belirledi. Zaten Hazar diyarında Tengricilik'e ilaveten budizm,şamanizm gibi inançlar olsada kağan bu jeopolitik denge unsuruna ihtiyaç duyduğu konusunda diretti. Hazarlar bu durum karşısında Yahudilik inancını benimsedi. Bu benimseme olgusu şu şekilde gerçekleşmeye başladı.

Anlatılanlara göre Bulan, Şaman olan semavi dinleri kağanına tanıtmak amacıyla her dinden bir temsilci çağırdı ve kağanına sundu. Kağan önce gelen Hristiyan elçiye sen dinini en gerçek din olarak kabul ediyorsun peki senden sonra en gerçeğe yakın din hangisidir diye sordu. Bunun üzerine temsilci Yahudilik dedi. Ardından Müslüman elçiye döndü ve peki senin dininden sonra sana en yakın gerçek din hangisidir dedi. Müslüman da Yahudilik olarak belirtti. Ardından Yahudiye döndü ve sen ne diyorsun dedi bunun üzerine Yahudi hakikat olan din benim dinimdir dedi ve Hazar Kağanı, Musevi inancını devletin dini olarak belirledi.

8.yüzyıla gelindiğinde devlet erkanını oluşturan kişi ve kurumların büyük bölümü Museviliği benimsemişti.Ardından Hazarların ılımlı siyaseti ve barış çağı neticesinde islam ve bizans topraklarından kaçan Yahudiler Hazar topraklarına sığınmaya başladı ve  Musevi inancının etki alanı artmaya başladı. Bu geniş topraklara ve nitelikli siyasete sahip devletin bu kadar çabuk ve anlamsız bir şekilde dinini değiştirmesi günümüzde de İbrani, Bizans ve Arap kaynaklarında görülmektedir. Çağdaş Macar Tarihçisi Anthal Bartha yazdığı Macar devletinin tarihi kitabında o dönemde Macarlar Hazarların himayesinde olmasına rağmen Macarların Musevilikle olan ilişkisine neredeyse hiç değinmedi. Bu durum Macarların bu durumdan ne kadar hoşnut olmadığının bir göstergesidir.

Ayrıca Musevilik gibi bir inancın İslamiyet ve Hristiyanlık gibi inançlara nazaran o dönemde daha güçsüz bir durumda bulunması ve Hazarlar gibi siyasette önemli bir devletin bu güçsüz duruma karşın nasıl bu inancı benimsediği tarihçiler arasında halihazırda tartışılan bir durumdur.

KİTAB-AL-KHAZARİ veya KUZARİ
Hazar yazışması olarak bilinen bu kitap Hazarların Musevilik inancına geçişiyle alakalı elimizde bulunan en somut kaynaklardan birisidir. Dili ibranicedir. Endülüs Emevi Devleti Halifesi'nin bakanının ve o dönemki Hazar Kağanının arasındaki mektuplaşmayı konu alır. Mektuba göre Bakan Hasdai İbn-Chaprut Horasan'dan ve İran'dan gelen tüccarlardan bağımsız bir Yahudi Devleti'nin varlığını duyar ve buna çok şaşırır. Bizans ile ilişkisinden oluşan diplomat dostlarına danışan Hasdai, bu devletin varlığını öğrenmekle kalmayıp devlet hakkında çok detaylı bilgiler öğrenir. Hatta o dönemki kağanın adının Jozef olduğunu duyar ve çok şaşırır. Hemen bir mektup yazar ve Hazar Kağanına Filistin'den giden 12 kabileden hangisine mensup olduğunu ve devletinin detaylarını sorar. Yahudilik kökenine sahip olmadığından Jozef bu durum karşısında 200 yıl önce atasının başına gelen bir durumu anlatır. Duruma göre Şaman Bulan bir ülkesinden putperestler ve büyücüler kovulduktan sonra bir uykuya yatar ve rüyasında bir melek görür. Bu melek ona tek tanrılı bir inanca iman etmesini bu sayede onun ve halkının kıyamete kadar bu topraklarda hüküm süreceğini, düşmanlarına da asla kazanma şansı vermeyeceğini söyler. Buraya kadar olan kısımda görüyoruz ki Hazarlar Tevrat'ın Tekvin bölümünden esinlenerek kendilerini seçilmiş halk olarak saymışlar. Bulan yaradana hizmet etmeyi bir borç bildiğini söyleyerek meleğe ülkesinde tek tanrılı bir dine inancın mümkün olmayacağını ancak Büyük Prens de buna benzer bir rüya görürse mümkün olacağını söyler. Bunun üzerine Büyük Prens de buna benzer bir rüya görür ki büyük prensin de aslında Bulan olduğu düşünülmektedir. Bunun üzerine büyük prens durumu kağana anlatır ve kağanın yaptığı tenkitten sonra yahudilik inancı benimsenmeye başlar.

Bu yazışmadan çıkan sonuç Hazarların bu vakayı Yahudiliğe kademeli bir geçiş olarak nitelendirdikleri, hatta Kutsal Kitap olan Tevrat'ın sadece lafzi kısmının ele alındığı dini tefsir ve edebiyata girilmediği görülmektedir. Ancak bağımsız bir Yahudi devletinden haberdar olan Musevilerin uğradıkları haksızlıklardan kaçmak amacıyla bu devlete sığındıkları, bu sayede bu kademeli geçişin nitelik olarak hızlandığı gözler önündedir. Ayrıca Hazarların Musevilik inancını benimsemesi İslam ordularının Doğu Roma'ya kadar uzanmasında bir set görevi görmüştür. Bu sayede Roma varlığını sürdürmüştür. Eğer Hazarlar olmasaydı bugünki Hristiyan ve İslam dünyasının konumu ve tarihi çok daha farklı olacaktır.


https://dergi.salom.com.tr/uploads/images/29520211Lh-MN.jpg


Alıntı ...

Not : Ticarette zenginleşen bir millet oldular . Bu dinden mi kaynaklandı yoksa ; buralara zulümden kaçan Yahudiler sayesindemi oldu zenginleşme ?
SİZCE   ???
Saygılar

« Son Düzenleme: Bugün, 09:57:43 ös Gönderen: NOSAM33 »
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Bugün, 10:22:31 ös
Yanıtla #1

Paylaşım için teşekkürler, Hazarların 600 yıl varlığını sürdürdüğünü bilmiyordum  :).

---

Bence kaçan Yahudiler sayesinde oldu çünkü kendileri (bildiğim kadarıyla) zaten ticarette bilgili insanlardı ve zaten diğer imparatorluklarda da ticaret genelde onların elindeydi.

Tabi yine de Hazar'a gelmelerinden önceki ve sonraki dönemlere bakarak daha doğru bir sonuca varabiliriz bence.
ᛋ Sól er landa ljóme ᛋ Lúti ek helgum dóme