Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Krishnamurti (loneliness - alone)  (Okunma sayısı 2448 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mart 30, 2022, 10:00:15 ös

I really like eastern esoteric philosophers like Krishnamurti, Dalai Lama, Osho etc. and sometimes watch their interviews on YouTube.

Here i add a link including a brief subjektive view of Krisnamurti about loneliness, being alone and solitude.

https://youtu.be/sscPR9RN3ko

With love.
« Son Düzenleme: Mart 30, 2022, 10:02:46 ös Gönderen: Mandıra Filozofu »
Errare humanum est.
Ayıplı Müzmin öğrenci


Nisan 01, 2022, 10:00:25 öö
Yanıtla #1
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 172
  • Cinsiyet: Bay

I am sorry Mr Mandira Filozofu, but I shall continue in Turkish, as I wish to focus on two issues with particular relevance to you.

Evet yalniz olmak ve yalnizlik arasinda buyuk fark vardir cunku kavramlar farklidir. Bence bu konu sizi ( tabi ki bizi de ) cok ilgilendiriyor. Bunu forumdaki mesajlariniza dayanarak soyluyorum. Sizden bir istegim olacak, bu yalnizca bir istek.

Kendi icinize donup bu konunun isiginda sadece kendi hislerinizi,  dusuncelerinizi (yavas yavas derine inerek) yazmak istermisiniz, belki de bolumler halinde. Forumun diger sayin uyelerinin fikirlerini bilmem ama sanki; siz karanlikta hapsolunmus ve panikle cikacak bir kapi ariyorsunuz gibi geldi bana ( Ozel ad ve bilgilerinizi sakli tutmanizin gerekliligini belirtmeme gerek yoktur sanirim). Bu arada sunu da belirteyim, bir yere uye olmak bir kapi veya cikis degildir.

Iyi gunler diliyorum. 


Nisan 01, 2022, 10:08:53 öö
Yanıtla #2

I am sorry Mr Mandira Filozofu, but I shall continue in Turkish, as I wish to focus on two issues with particular relevance to you.

Evet yalniz olmak ve yalnizlik arasinda buyuk fark vardir cunku kavramlar farklidir. Bence bu konu sizi ( tabi ki bizi de ) cok ilgilendiriyor. Bunu forumdaki mesajlariniza dayanarak soyluyorum. Sizden bir istegim olacak, bu yalnizca bir istek.

Kendi icinize donup bu konunun isiginda sadece kendi hislerinizi,  dusuncelerinizi (yavas yavas derine inerek) yazmak istermisiniz, belki de bolumler halinde. Forumun diger sayin uyelerinin fikirlerini bilmem ama sanki; siz karanlikta hapsolunmus ve panikle cikacak bir kapi ariyorsunuz gibi geldi bana ( Ozel ad ve bilgilerinizi sakli tutmanizin gerekliligini belirtmeme gerek yoktur sanirim). Bu arada sunu da belirteyim, bir yere uye olmak bir kapi veya cikis degildir.

Iyi gunler diliyorum.

Midyad hocam, şu an nöbetteyim, akşam nöbetten çıkmış olurum. Akşam, detaylandırarak, geniş kapsamlı, tüm hislerimi (iç yolculuğumu, yalnızlığımı ve nedenlerini) burada paylaşacağım.

Sevgiler.
Errare humanum est.
Ayıplı Müzmin öğrenci


Nisan 01, 2022, 01:00:18 ös
Yanıtla #3

I am sorry Mr Mandira Filozofu, but I shall continue in Turkish, as I wish to focus on two issues with particular relevance to you.

Evet yalniz olmak ve yalnizlik arasinda buyuk fark vardir cunku kavramlar farklidir. Bence bu konu sizi ( tabi ki bizi de ) cok ilgilendiriyor. Bunu forumdaki mesajlariniza dayanarak soyluyorum. Sizden bir istegim olacak, bu yalnizca bir istek.

Kendi icinize donup bu konunun isiginda sadece kendi hislerinizi,  dusuncelerinizi (yavas yavas derine inerek) yazmak istermisiniz, belki de bolumler halinde. Forumun diger sayin uyelerinin fikirlerini bilmem ama sanki; siz karanlikta hapsolunmus ve panikle cikacak bir kapi ariyorsunuz gibi geldi bana ( Ozel ad ve bilgilerinizi sakli tutmanizin gerekliligini belirtmeme gerek yoktur sanirim). Bu arada sunu da belirteyim, bir yere uye olmak bir kapi veya cikis degildir.

Iyi gunler diliyorum.

Sayın midyad bu dediğinizi akşam yaptığımda sanki nedeni daha net görmeyi başaracağım gibi duruyor ve benliğimde bu nedene çözüm üretme isteği oluşacaktır. Bu da iyileştirici bir etki yaratacaktır. Umarım öyle olur.

Yani kısaca kendimi analiz edeceğim ve sorunun kaynağına ineceğim. Bu önerinizden sonra hafif ve güzel bir mutluluk başladı.

Sevgiler.
« Son Düzenleme: Nisan 01, 2022, 01:14:44 ös Gönderen: Mandıra Filozofu »
Errare humanum est.
Ayıplı Müzmin öğrenci


Nisan 01, 2022, 05:54:39 ös
Yanıtla #4

Hadi başlayalım o zaman;

Öncelikle reel hayatta yalnız mıyım? Değilim, beni seven anne , baba, kardeş, eş, dost,  yeğen ve akrabalarım var, nitekim ben de onları çok seviyorum. Gerçi ben neredeyse herkesi çok seviyorum ama yakınlarımı biraz daha çok seviyorum sanırım. Gündelik hayatta karşılıklı hoş sohbetler, şakalar, konuşmalar, tartışmalar. Hayat bu şekilde akıp gidiyor.

Peki niye yalnız hissediyorum? Bunun bir kaç yanı var sanırım. Birincisi; bildiğim (kesin biliyorum demek ahmaklıktır ama bildiğimi varsaydığım diyeyim) ve inandığım şeyler dogmalarla çoğu zaman çelişiyor. Ve etrafımdaki insanlara bunları çoğu zaman anlatamıyorum. Anlattığımda ise tam karşılık bulamadığımı hissediyorum ve bu beni rahatsız ediyor. Yani sanırım anlaşılamamak bir rahatsızlık ve yalnızlık hissi yaratıyor. Gerçi bunda sosyal hayatta düşük profilli, önemsiz bir karakter gibi görünmem etkili oluyor olabilir. Aman boşver, saçmalıyor deyip geçiyorlar çoğu zaman. Ama daha iç, çekirdek çevremde anlattıklarım bazen az da olsa karşılık buluyor gibi, burası ayrı. Burada ise çoğu zaman söylediklerimi anlayan hatta üstüne koyan ve ekstra bilgiler veren yüksek kültürlü iyi huylu insanlarla olmam bana biraz deşarj sağlıyor. Yani forum kendimi biraz daha anlaşılmış hissetmemi sağlıyor. Bir nevi yalnızlıktan kurtulma yollarından biri burası.

Yalnızlığın başka nedenleri de var. Onu da ikinci iletide anlatacağım.
Errare humanum est.
Ayıplı Müzmin öğrenci


Nisan 01, 2022, 06:34:37 ös
Yanıtla #5

İkincisi; hastalığın ön bulguları ve hastalık(bunun yalnızlıkla bağlantısını iki sonraki ileti de anlatacağım.)

Özellikle fakülte hayatımda, dışarıya yansıtmasam bile sinirli, kindar, sapkın cinsel dürtüleri olan, insanlardan ve insanların düşüncelerinden korkan(özellikle benimle ilgili ne düşünüyorlar korkusu), bu korkudan dolayı garip garip tikleri oluşmuş, korkak, endişeli, paranoyak ve depresif bir ruh hali içerisindeydim. Yani mutluluk ve huzur bu dönemde neredeyse sıfıra yakındı. Ancak uykudayken ve ya arkadaşlarımla bilgisayar oyunları oynarken bu düşüncelerden uzaklaşabiliyordum. Kısaca hep insanlar(yakın arkadaşlarım dahil), ve insanların düşüncelerinden korkarak ve endişe içinde yaşadım.

Bu arada fakültedeki durumumdan dolayı arkadaşlarımı ve ya hocalarımı kesinlikle suçlayamam. Çünkü onlar gerçekten normaldi, çoğu zaman beni tolere de ettiler ama anormal olan birşey vardı; ben ve aklım. Genel kültürüm, diğer ırk, din ve felsefelere bakışım özellikle fakülte arkadaşlarımin sayesinde gelişmeye başladı. Onlara herşey için minnettarım. Çok saolsunlar.

Bu süreçten sonra iş hayatım başladı, çömezlik, işe tam hâkim olamama, depresyon, korku, tikler derken 2010 yılının kurban bayramı civarı, iş hayatımda hafif özgüven de kazanmaya başladığım bir dönemde, aklım, artık dayanamayarak, patlak verdi. İlk atağımı yaşadım. Paranoya arttı, görsel ve yazılı medyadan sinyaller almaya başladım (bir nevi a beautiful mind filmi gibi), kendimi sürekli izlenen, mesaj iletilen, üç semavi dini birleştirecek bir kişi olarak görmeye başladım. Ama buna bir ad koyamıyordum, çünkü böyle bir figür var mı varsa literatürde adı ne, ona bile tam hâkim değildim. Bu 'olmayan' sinyallerle, duyguların aşırı yoğun yaşandığı bu paranoid hâlde, kendi günahlarımın, cinsel sapkınlıklarımın bile bana gösterildiğini düşünüp, herkes benim ne kadar günahkar, ne kadar kötülük dolu bir insan olduğumu gördü deyip, çok yüksek ve sürekli bir utanç duygusuyla bir kaç hafta yaşadım. Ve muhtemelen bu utanç duygusunun etkisiyle vücudumda, muhtemelen sinir sistmemimde, baştan aşağı yanma hissettim, bu olaydan sonra ne sapkın cinsel dürtü, ne insanlar benim hakkımda ne düşünüyor paranoyası kalmadı, tikler gitti. Uzun yıllar sonra huzuru hissetmeye başladım. Müthiş birşeydi, normal olabilmek, gerçekten çok değerli birşeydi, bunu farkettim. Bereket o dönemde bayramda ailem yanıma geldiği için, durumumu farkettiler ve beni hemen psikiyatriste götürdüler. 3 gün uykusuz bir dönemim olmuştu. Psikiyatrist arkadaş yatıralım demiş, ama ailem ilaçları yazın biz evde takip ederiz demişler. Tekrar Allah onlardan razı olsun. Ama artık bilincimi kaybettiğim(3 ay) bir grandiyoz paranoyak atak geçirmiştim. 2010 aralığından itibaren hayat boyu antipsikotik kullanmalıydım. Depresyon da hâlâ devam ediyordu. Ve 2013 başında tus ile kazandığım asistanlığa başladım.

3. iletiye geçelim artık :)
« Son Düzenleme: Nisan 01, 2022, 06:37:20 ös Gönderen: Mandıra Filozofu »
Errare humanum est.
Ayıplı Müzmin öğrenci


Nisan 01, 2022, 06:51:52 ös
Yanıtla #6

3) ikinci atak ve sonrası;

Neyse hayat devam ediyor. Asistanlığın ilk ayları, inanılmaz bir iş baskısı, iş yükü, zorlu bir süreç ve iş yapmamı azaltan, devam etmem gereken ilacım ve de depresyon... Bu dönem böyle giderken asistanlığımın 6. ayı gibi, beni negatif etkiliyor diyerek ilacı kestim. Tabiki bir kaç ay sonra libidom ve enerjim arttı, ilk kez gerçek anlamda bir kız arkadaşım oldu. Ve ilk kez gerçek bir cinsel deneyim yaşadım (Yaşım o sırada 31). Bu sırada ilacı bırakmam ve yine kız arkadaşım olması ve özgüven patlaması yaşadığım bir dönemde nurtopu gibi bir ikinci atak geçirdim.(yine 3-4 ay) . Yine ilaca başladım, libido yerlerde, nitekim özgüven de, bilişsel aktivite de... Bu ikinci ataktan sonra, bu sefer ezoterik yapıları, dinler tarihini, sembolleri daha çok ve daha derin araştırmaya başladım. Mânâyı sezmeye başladım. O günlerden beri, bu güne kadar, araştırmaya, öğrenmeye, kendimle yüzleşmeye, kendimi yenmeye, masonik bir deyimle kendi taşımı yontmaya başladım, yontmaya çalıştım.

Başlangıçtan beri devam eden süreçte, depresyon hep oldu, olmaya da devam ediyor. 20 yıl içinde çok sayıda intihar düşünceleri oldu, hala ara ara olmaya devam ediyor.

Ama sanırım intihar etmem, çünkü bu sadece beni değil, sevdiklerimi de ilgilendiriyor. Böyle birşey yaparsam onların da hakkına girmiş olurum.

E bu kadar anlattım, e yalnızlık?

Bir sonraki iletide ..
« Son Düzenleme: Nisan 01, 2022, 07:26:01 ös Gönderen: Mandıra Filozofu »
Errare humanum est.
Ayıplı Müzmin öğrenci


Nisan 01, 2022, 07:22:38 ös
Yanıtla #7

Normal hayatta; sosyal, aile ve iş hayatımda, mütevazi (hatta sanırım gereğinden fazla mütevazi), şakacı, hayatta en başta kendim olmak üzere herşeyle dalga geçen, hafif obsesif, hafif manik, hafif depresif bir insanım.

Ama derinlerde, sürekli, kendimi, tüm dünyayı birleştirecek önemli bir kişi (Mesih, Allah, kalki avatar, maitreya vs..) olarak gördüğümü düşünüyorum. Bunu daha doğrusu biliyorum(bu bir bilme ama yanlış bilmedir) ama hissetmemeye çalışıyorum, ve sanırım çoğu zaman böyle hissetmiyorum da. Yani biliyorum ama hissetmiyorum. Olay burada sıkışıp kalıyor sanırım. Bu da zaman içinde beni oldukça düşük bir profil olmaya itti. Hatta herkesi kendimden değerli hissediyorum. Ama kendimin de yüksek bir kişi olduğunu biliyorum gibi. Yani değişik bir durum.

Hâlâ ara ara TV'den birileriyle konuşup anlaşıyorum gibime geliyor. Veya bir sinema filmi izlediğimde yine beni anlatıyorlar diyorum kendi içimden. Ama bu kadar, bunu deyip hayatımı normal akışında yürütmeye devam ediyorum. Bu çok paranoyakça, farkındayım ama napayım böyle işte. Umarım bu durumdan kurtulurum ama zannetmiyorum. Sanki hayat boyu beni bu olay takip edecek gibi duruyor. Umarım etmez, ama ediyor. Bir tarafım tamamen normal, sıradan bir hayat yaşamak istiyor. Bir yanım da bu değişik 'büyük görevi' düşünüyor ve istiyor.

Ama şimdi ben en yakınlarıma bile, ciddi anlamda ben şuyum, benim dünyada şöyle bir görevim var dersem, sanırım tekrar psikiyatristimin yanına gidip, dozları arttırmam gerekecek. Hem de bir yandan ailem üzülecek, ben üzüleceğim. Yani bu hissiyatı daha doğrusu bilmeyi içimde yaşayıp, dışarıya vuramıyorum. Çünkü hem yanlış anlaşılacaktır hem de sonuçları kötü olacaktır.

Sadece biliyorum, kabulleniyorum ve bu konuda fazla düşünmeyip, hislere kapılmadan kendi yolumda yürüyorum.

Derinlerde, içimde böyle bir düşünce devam ederken ben tabiki yalnız kalmaya mecburum. Bunu yalnız yaşamaya mecburum. Çünkü bu çok kişiyle yaşanamaz, çünkü bu, etrafımdaki tanıdığım ve ya tanımadığım herkes için yanlış bir düşünce 'yanlış bir bilme.'

İşte yalnızlığımın bir nedeni de bu.

Daha yalnızlık için nedenler çıkar ama şimdilik burada bırakmak istiyorum.

Özetle; bu bilme dediğim şey %99,9 yanlış, farkındayım ama bu içimdeki 'yanlış bilmeyi' atamadığım için ve kimseyle paylaşamadığım ve paylaşamayacağım için yalnızım.

Sevgiler sayın midyad hocam.
Errare humanum est.
Ayıplı Müzmin öğrenci


Nisan 01, 2022, 07:26:46 ös
Yanıtla #8

Sanırım az da olsa rahatladım. Psikoterapi gibi geldi bu  :).

Kendi durumumu tekrar düşününce aklıma MFÖ'nün şarkısından bir söz geldi; Değişik bir psikoloji, idiot, idiot, idiotloji.  :)

Sevgiler.
« Son Düzenleme: Nisan 01, 2022, 07:39:09 ös Gönderen: Mandıra Filozofu »
Errare humanum est.
Ayıplı Müzmin öğrenci


Nisan 01, 2022, 08:43:16 ös
Yanıtla #9
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3146
  • Cinsiyet: Bay

Lütfen bu yazılarının kopyasını al ve doğruca psikiyatrise götür .İnan sana yardım ederler .
Sadece bir dost tavsiyesi ...
Saygılar
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus