Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: İnsanlar ne istiyorlar ?  (Okunma sayısı 3306 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aralık 17, 2012, 01:02:32 öö
  • Ziyaretçi

Merhaba arkadaşlar,

Bahsetmek istediğim bir konu var. Günlerdir uzun ve dikkatli bir biçimde insanların davranışları üzerine incelemelerde bulunuyorum. İnsanlar garip ve anlaşılmaz bir ruh hali içerisindeler.

Farkettiniz mi bilmiyorum, artık sokakta kimse birbirine selam vermiyor, "teşekkür ederim" cümlesini bile zorla duyar hale geldik. Sokaktaki insanlar birbirlerine, sanki on dakika sonra bıçaklanacakmış gibi bakıyorlar.

Küresel bir ruhsal bunalım mı yaşıyoruz ? Bu ne garip ve anlamsız bir akım... Aslına bakarsanız, bu bir nevi vahşilik. Yalnızca bedensel olarak birbirini parçalamak değil, ruhsal olarak da bir yıkım içerisindeyiz. Fiziksel saldırılara gelirsek, hala "bana neden öyle baktın ?" diyerek saldırganlaşıp karşısındakini öldürebilen insanlar var.

Bunun yanında, üretilen sanata, inşa edilen bir binaya bile saldırgan bir bakış açısı ile bakılıyor. "Bu ne işe yarayacak ?", "Ne saçma.", "Ne gerek vardı." gibi cümleler üretiliyor.

İnsanlar artık bir şeylerin üretilmesini istemiyorlar mı ? Bir yerde gelişim söz konusu olacaksa üretimin, bir şeyler yaratmanın gerekliliğinin farkında değiller mi ? Yoksa yalnızca saldırgan bir bakış açısı ile şartlandırıldıkları için etrafta bulunan her şeyi bir "tehdit" olarak mı algılıyorlar anlayamıyorum.

Milyon yıllık insan medeniyeti. Etrafta hala birbirlerine karşı en azından "saygı" bile göstermeyen insanlar. Ve bunların sayısı, şiddetin ve "saldırgan beğenmezliğin" sayısı her geçen gün artıyor. Ben bir kitap yazarıyım, kitabıma karşı bile gelen 10 eleştiriden 9'u yıkıcı. Hatta bazıları yıkıcı olmaktan öte, yok edici.

Bana kalırsa toplumumuz büyük bir çöküşe doğru ilerliyor. Sanattan başlayarak. Kendi adıma konuşursam, artık kimse bir şey üretemiyor.  Çünkü sanat takdir edildikçe zirveye çıkar. Modern Avrupa'da görebileceğimiz gibi... Yıkıma uğratıldığı sürece çöküş başlayacaktır. Akabinde felsefe de bitecektir...

Sizler ne düşünüyorsunuz ?
İnsanların birbirlerinden istedikleri nedir ? Neden bu kadar saldırgan ve sinirli ? Neden bu kadar yıkıcı ve saygısız bir toplum ile karşı karşıyayız ?


Aralık 17, 2012, 11:12:39 öö
Yanıtla #1
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3169
  • Cinsiyet: Bay

Duyarsız , kıskanç , onda var bende neden yok vb. sebeblerden dolayı en önemlisi ise yıllar içinde ÖTELENEN ileride daha iyi olur masallarıyla aldatılan bir halk .
Ne yazıkki bu halk uyanıyor , Uyanması güzel lakin olumsuz yönde uyanıyor . Bir yazar olarak tespitiniz çok doğru tabi bu duruma gelmemizdeki en büyük etken ise doymak bilmeyen hırs içindeki zengin zumrenin toplumu sömürme isteği .
Nerden çıkardığıma gelince bu toplumda Paparazi adı altında mankenlerin çocukça davranışlarını bizlere bir erdem gibi gösterdiler , yetmedi bazı tv kanalında zengin pardon elit kesimide  aynen manken gibi gündeme taşıdılar ve taşıyorlar benim elitimde resmen bu komediye ortak oluyor .Çatla Patla mantığı ve toplumda onda var bende neden yok' tan HUSUMET başlıyor.Şu anki dönem kuluçka dönemi ...
Saygılar
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Aralık 18, 2012, 07:34:05 öö
Yanıtla #2
  • Ziyaretçi

Sayın NOSAM33,

Bir de insanlarda oluşan "başkası yapar" mantığının etkisi ile birlikte, hiçbir şey üretilmez oldu. Sokakta bir çeşme açık kalmış, onlarca kişi geçiyor önünden. Kimse kapatmıyor. Çünkü başkası kapatır.

Bu şekilde devam ederse, kimse bir şey üretmezse ve başkasından beklerse, sonumuz filmlerdeki gibi olmayacak. Gökten bir süper kahraman inip hepimizi kurtarmayacak...

Bir diğer konu da, bahsettiğiniz gibi, "onda var bende neden yok" mantığı. İnsanlar hazıra o kadar alıştılar ki, başkasında olan ve kendilerinde de olmasını istedikleri şey için çabalamak yerine, "bende yoksa onda da olamaz" diyorlar ve elde etmiş kişinin varlığını da yıkmaya yöneliyorlar.

Kuluçka dönemi sonunda ne olur bilemiyorum. Ama bana kalırsa hiç iyi şeyler olmayacak. Çözüm konusunda da en ufak bir fikrim yok. İsyan edip insanları kendine getirme ihtimalini düşünüyorum, bir avuç insanın isyanı bir işe yaramayacaktır. Arkadaşlık, dostluk kavramları desek onlar da giderek çürüyor. Elimde olsa, belli bir olgunluk seviyesine erişmiş insanları ayrı bir şehre alarak, huzurlu bir ortamda hep beraber yaşamayı isterdim  :)


Aralık 19, 2012, 07:53:30 öö
Yanıtla #3
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3169
  • Cinsiyet: Bay

Alıntı
Bir de insanlarda oluşan "başkası yapar" mantığının etkisi ile birlikte, hiçbir şey üretilmez oldu. Sokakta bir çeşme açık kalmış, onlarca kişi geçiyor önünden. Kimse kapatmıyor. Çünkü başkası kapatır.

En sinir olduğum konu , ne yazıkki dayanamıyıp ben kapatıyorum. Başkası kapatır mantığında acaba kendi evindeki çeşme , elektrik vb şeyleride başkasını beklediğini hiç sanmam .Sonuç itibari ile  kapatırın altında , HAİNLİK mantığı yatıyor .

Alıntı
Bir diğer konu da, bahsettiğiniz gibi, "onda var bende neden yok" mantığı.
Yanlış bir mantık , kendini bilen böyle demez sorun Emek sahibinin emeğinin karşılığı TAM OLARAK verilmemesi sonucu
Alıntı
Bir diğer konu da, bahsettiğiniz gibi, "onda var bende neden yok" mantığı. İnsanlar hazıra o kadar alıştılar ki, başkasında olan ve kendilerinde de olmasını istedikleri şey için çabalamak yerine, "bende yoksa onda da olamaz" diyorlar ve elde etmiş kişinin varlığını da yıkmaya yöneliyorlar.
alıntıdaki saptamalar başlıyor . Hep aynı nakarat Fakirlik edebiyatı insanlara empoze ediliyor .Nedense bu fakirlik HİİİÇÇÇÇ zengine uğramaz , HİİİÇÇÇ SİYASETÇİYE UĞRAMAZ neden acep .

Alıntı
"bende yoksa onda da olamaz" diyorlar ve elde etmiş kişinin varlığını da yıkmaya yöneliyorlar.
Katılmıyorum bu Millet asil bir Ulustur , onurludur lakin bu İnsanları resmen 3 kuruşa muhtaç edip köleleştirdiler .Adına da İstikrar ve enflasyon PALAVRASIYLA Toplumu uyutma taktiği .YAZIK hakikaten YAZIK bu Millete . Elbette her toplumda olan ŞEREFSİZ insanlar vardır ve sistem onları cezalandırır.
SORUN ŞU Kİ BİZDE BAŞTACI YAPILIYOR BAZILARI TARAFINDAN .

Saygılar ;Sayın Munir
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Aralık 31, 2012, 04:36:15 ös
Yanıtla #4
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 864
  • Cinsiyet: Bayan

Kent yaşamının getirdiği yoğunluk, koşuşturmaca, çeşitli nedenlerden dolayı meydana gelen stres gibi bezdirici faktörlerin üzerine bir de güvensizlik eklenince sözünü ettiğiniz gibi negatif bir tablo çıkıyor ortaya. Bu anlamda, özellikle büyük şehirlerde artan bireyselleşmenin de getirilerinden söz edebiliriz. İnsanı zorla bireyselleştiren toplum yapısından,aile düzeninde koparmaya çalışan mekanizmaların varlığına ( ki bu faktörlerden biri de teknolojik faaliyetlerin artmasıdır  )  Bir diğer tezim ise, içinde yaşadığımız toplumun giderek,  ' Bana dokunmayan yılan bin yaşasın. ' atasözü ile bütünleştiğidir.
Adequatio intellectus et rei


Aralık 31, 2012, 09:39:32 ös
Yanıtla #5
  • Ziyaretçi

Peki bu durum ne kadar iyi, ne kadar kötü sayın Melina ?


Ocak 01, 2013, 09:37:53 öö
Yanıtla #6
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 864
  • Cinsiyet: Bayan

Bence bu durumun iyi yanı çok şeffaf; Teknoloji'nin ilerlemesi tabi ki pozitif bir gelişme fakat teknolojinin insanları bireyselleştirip kimi değerlerden uzak tutması durumunu iyi bulduğumu söyleyemeyeceğim ( buna ben de dahil olmak üzere) Bir de şu durum var ki Sayın Munir, teknoloji 'yararlı' anlamda kullanıldığı takdirde, getirileri de bizim için 'pozitif' olacaktır.

Kentsel yaşamın stresi, yoğunluk gibi faktörlerde iyi bir taraf göremiyorum aslında.. Fakat burada durum apayrı; Çünkü kişinin yaşamını kazanması söz konusu. Dolayısı ile bunun da bir gereklilik olduğunu  eklemek isterim.
Adequatio intellectus et rei


Ocak 01, 2013, 12:32:16 ös
Yanıtla #7
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1741
  • Cinsiyet: Bay


Geçmişin korku ve pişmanlıkları ile geleceğin endişeleri  kaygısının,birey bilincinden toplumsal bilince sıçraması sebebiyle butür olumuz tavırlarla daha sık karşılaşır olduk diye düşünüyorum.

İnsanların daha da bencilleşmesi,erdemlerin gözardı edilmesi tehlikesi giderek yaygınlaşıyor.Malesef,gelecek nesiller de ebeveynlerinden elde ettikleri kazanımlarla yetişiyorlar.

Geleceğin endişeleri kaygısı giderek yoğunlaşıyor ve ben,fazla umutlu değilim.


Saygılarımla
Ben"O"yum,"O"ben değil...


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
2452 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 06, 2008, 05:12:15 ös
Gönderen: newyork
20 Yanıt
22743 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 24, 2012, 02:10:35 ös
Gönderen: hypatia
5 Yanıt
4363 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 15, 2012, 04:08:50 ös
Gönderen: hypatia
0 Yanıt
2133 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 16, 2012, 08:33:23 ös
Gönderen: Ares
19 Yanıt
6286 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 03, 2017, 05:37:34 ös
Gönderen: Hacamat
2 Yanıt
2563 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 10, 2014, 02:59:23 ös
Gönderen: VARLIK
1 Yanıt
2300 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 24, 2014, 09:22:13 ös
Gönderen: davut
23 Yanıt
4476 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 03, 2017, 10:40:38 ös
Gönderen: Tık-Tik-Tak
3 Yanıt
2390 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 05, 2016, 09:20:18 ös
Gönderen: Surgeus
3 Yanıt
2204 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 27, 2015, 04:05:38 ös
Gönderen: hyperbolic metamaterial