Masonlar.org - Harici Forumu

 

Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 7 8 9 10
1
Turkiye`de Masonluk / Ynt: Neden Mason olmak istiyoruz
« Son Gönderilen: Gönderen: FCS Mayıs 17, 2022, 11:58:32 ös »
gerçek öğretiye ulaşmak ve bizlere bahşedilen şu kısa hayatı daha iyi bir insan olarak yaşamak için diyebilirim. Çünkü bu hayatı herkes gibi yaşayıp bir şey öğrenmeden sıradan biri gibi ölüp gitmek gerçekten bu yaşama ihanettir.
2
Şöyle bize, foruma ve üzerinde çalıştığımız konuya yaraşır yaklaşımlar ve paylaşımlar olunca ne kadar seviniyorum. Onca "noise" arasında belki birilerine kıvılcım olacak bir sözcük bile çıkması, işte bunun için burada değil miyiz?

Sevgili Midyad. Kılıç meselesine çok derinlemesine girmeyeyim. Ancak hangi elde olduğunun simgesel bir anlam içerdiğini belirtmekle geçeyim.  Ve hatta kimi yerlerde ne yöne doğru tutulduğu, neresinden tutulduğu vs. de... Ancak Masonik bilgidir.

Fakat ben kökenleri hep teoloji ve mitolojide arama taraftarıyım. Örneğin sadece düz bir kılıç kullanılmaz ki şövalyelikle ilgili olsun. "Alevli kılıç" diye bir şey var misal. Bu nereden gelir?

Hemen bakarsınız Tevrat'a:

Yaratılış 3;24: "Onu kovdu. Yaşam ağacının yolunu denetlemek içinde Aden bahçesinin doğusuna Keruvlar ve her yana dönen alevli bir kılıç yerleştirdi."


Neymiş, koruyormuş! Nereyi? O zaman dışarıda bununla korunan bir yer, neyi simgeler ki?


Neyse uzatmayalım. İkinci kısma bakalım. Operatif Masonlukta yok muydu yani hiç bu teknikler (Art of Memory vb.)

Masonlar arasında dahi - bence çok yazık şekilde- adı neredeyse hiç duyulmayan ama Mimarinin babası sayılan Vitruvius (Evet Rozkrua Büyük Üstadı Da Vinci'nin Vitruvian Man'inde ki ) Vitruvius Pollio. Julius Sezar ve İmparator Agustus'un mimarı. Masonluk için bu kişi mutlaka incelenmeli.

Mesela üç sütun kavramının kökeni bu kişi olabilir. Ne diyor?

Mimaride olmazsa olmaz üç durum olarak “Utilitas, Firmitas, Venusta” yani ‘‘Kullanışlılık, Sağlamlık, Güzellik” öne sürüyor bunları da mimarinin üç temel sütunu iyon, dor ve korint ile özdeşleştiriyor.

Başka ne diyor?


“Geometri mimaride çok işe yarar. Bize cetvel ve pergelin faydalarını, gönye, düzeç ve şakulü doğru kullanmayı öğretir.”


Başka ne diyor?

"İyi bir yazar, Geometriye hakim, müzikten anlayan, tarih bilen, filozofları dikkatle takip eden, ilaçlar ve tıp konusunda bilgiye sahip ve astronomi ile tanışık olması gereken Mimar, ancak böylece kalıcı eserler verebilecektir."

[İngilizce tam metin: The architect should be equipped with knowledge of many branches of study andvaried kinds of learning, for it is by his judgement that all work done by the other arts is put to the test. This knowledge is the child of practice and theory. Practice is the continuous and regular exercise of employment where manual work is donewith any necessary material according to the design of a drawing. Theory, on theother hand, is the ability to demonstrate and explain the productions of dexterity onthe principles of proportion. It follows, therefore, that architects who have aimed at acquiring manual skillwithout scholarship have never been able to reach a position of authority tocorrespond to their pains, while those who relied only upon theories and scholarship were obviously hunting the shadows, not the substance. But those whohave a thorough knowledge of both, like men armed at all points, have the sooner attained their object and carried authority with them... Let [the architect] be educated, skilful with the pencil, instructed in geometry, know much history, have followed the philosophers with attention, understand music, have some knowledge of medicine, know the opinions of the jurists, and be acquainted with astronomy and the theory of the heavens.] (Kaynak : The Architecture of Marcus Vitruvius Pollio in Ten Books, London, 1874 (https://warburg.sas.ac.uk/pdf/kfh125b2128022.pdf))

Yani görüleceği gibi MÖ 80 li yıllarda bile meslek erbabı hiçbir zaman salt operatif olmaya yönlendirilmemiştir. Bu Roma Kolejlerinde de, Diyonisos İşçilerinde de böyledir.
3
Oncelikle emeginiz icin tesekkurler.
Sorunuz bana sayin Adam'in bir sozunu hatirlatti. Onun icin ben de ona dayanarak bir fikir yurutme yapacagim.

Soyle diyordu:

Bir Mason atolyesindeki asili ucgenin icinde olan goz sag mi yoksa sol gozmu? diye bir soru sormustu sonrasinda soyle cevapliyordu kendi sorusunu:

'Farketmez, alin elinize bir kalem ve cizin bir goz diye' soruyordu. Eskiden solaklara a-normal diye bakiyorlardi. Bu kilic meselesi de herhalde bir korunma esnasinda kilicin sag ele alinmasi gerekir diye dusunuyorum onun disinda mala sag elle tutulur, G. Washington' nin da masonik portrelerinde mala heb sag elinde cizimistir/yapilmistir. Bu konuda fazla kaybolmadan burda birakayim.

Su art of memory konusu... Schaw' in bu teknigi Masonluga dahil etme konusu...

Gecen yillarda ben de bu teknigi kullandim ve bayagi kullanisli aslinda. Bu onceden Operatif Masonlukta yokmu idi? yoksa baska bir turunu mu dahil etti, o halde bu teknigin farkli teknikleri de olabilir mi. Operatif Masonlarin bu teknige gereksinimi niye olsun ki? Yani neye ihtiyac olarak buna gereksinim duyulmustur?

Bu bir ezberleme teknigi degil mi? o halde aslinda retorikanin da bir alt basligi da diye dusunebilirmiyiz...

4
Hiristiyanlik / Ynt: Mahşerin Dört Atlısı (Vahiy Kitabı)
« Son Gönderilen: Gönderen: smyrnali Mayıs 13, 2022, 04:45:07 ös »
1.DÜNYA savasında  beyaz at geldi,bizim kurtarıcımız  olarak  tüm Dünyaya diz kırdırdı.
Şu anki döngüde kurtarıcı görünmüyor ama her ulusun deccali mevcut.
Büyük bir oyunun içindeyiz.Medya bilinçleri yonlendiriyor.
Medyayı tekelinde tutan güçlerin izlettigi filmin içinde olan ve olmayan bilinçler var .
!9 lar denen bir yıkım programı vardır. Bu yıkım döngüsü eskiyi süpürür yeniyi inşa etmeye başlar ..Dünyayı etkileyen bir sürectir bu.!
 19 nisan 1919 kazım karabekirin Anadoluya hareketi ,19 mayıs 1919 Mustafa Kemalin hareketi  vs Osmanlının yıkılışı ve cumhuriyetin ilanı süreci gibi .
Dünya yine böyle bir yıkıma corona virus dalgasıyla girdi .sürec devam ediyor.

 Zelensky  konusunda hissiyatınız sizi yanıltmış. Malesef ülkesini yıkıma sürükledi .Kendi donanımlı ordusu yerine paralı askerleri toplaması ,yagma, talan ,tecavüz vs hepsine kapı açtı ,bunda etken olan  güçler vs baslı basına ayrı baslıkta degerlendirilir.

5
Insan / Ynt: İnsan
« Son Gönderilen: Gönderen: smyrnali Mayıs 13, 2022, 04:22:23 ös »
Epeydir forumdan uzagım,sn M filozofu forumda güzel esintiler yapmışsınız,katılım yapamadan duramadım.

İnsan hatalı bir varlıktır,
Bu sözünüze katılmıyorum.
İNSAN muhtesem bir yaratım..
 Canlılarda ana karnına düşüp ,doğum, gelişim, yaşlanıp ölüm döngüsü bile muhteşem bir programdır .
İş insana gelince insana verilmiş olan ,akıl,mantık,vicdan,irade ,şuur gb nimetler önemli .
Varlık bunların farkında olup ,bilinçli kullanmayı  geliştirip üst akıla ulaşıyor  İNSAN oluyor...
İradesini teslim edenler köle olarak süreci tamanlıyor.
Bunların farkında olmadan ,  ot gibi yaşayan varlık sadece insanın suretini kullanıyor
 Basit  bir tabir ile erdemlere ulaşamayan KUT alamıyor KUT alamayan  halifeliği  kazanamıyor.Göklerden mahkum kalıyor..topragın varlığı olarak toprak oluyor.
Sevgiler.
6
Islami Ezoterizm / Ynt: Hâkikat ve Marifet
« Son Gönderilen: Gönderen: smyrnali Mayıs 13, 2022, 02:55:57 ös »
.

(Sufi felsefesine göre, hâkikat ve marifet kapıları arasındaki ana farkları merak etmekteyim.

Bazı sitelerde marifet için gayb bilgisi alabilme, ledün ilmi vs. gibi şeyler söyleniyor, bu aşamaya gelenlerin şeyh vs. olduğu söyleniyor.(ama çoğu tarikat ve şeyh böyle değildir, orası ayrı)

Sanırım hâkikat doğru bilgiyi, gerçeği öğrenme, marifet ise zamanın akışına müdahale etme ve ya zamanı inceleme ve yahut gerçeği(bilgiyi) değiştirme, hükmetme gibi birşey olabilir, Marifet belki de batı felsefesindeki büyü (maji) de olabilir. Bilemiyorum.)




Hakikat tektir .Doğru gibi degişken göreceli degildir .Hakikate ulasan bilinçler,artık marifet sahibi oluyor .O bilgiden nasipleniyor ,yetkin oluyor.Ledün denilen ilmi gönülden acıyor..
Ermişler  de deninlen bu dostlar belli  hedeflere ulaştıklarından kısaca böyle anılırlar, onları bulmak için gönül gözü lazım ,farkındalık lazım.
 Marifet sahipleri artık eski devirlerde ki aşikar olmuyorlar .Malum o mertebelere erenlerin çoğu katledildi. ilimin deriniğine ulaşanları sığ bilinçler anlıyamıyor .katliamıda en çok dine tutanan tayfa yapar .Allah adıyla Allahçılık oynadıgının farkında bile degildir. 
 Günümüzde şeyhlik vs adıyla şarlatanlarda  bundan iyi nemalanıyor. mürşit uçmazsa da mürit  uçurur  malesef ..
7
Inanc Uzerine / Ynt: Ruh hakkında bir soru
« Son Gönderilen: Gönderen: smyrnali Mayıs 13, 2022, 02:20:15 ös »
Sn Mandra filazofu  merhabalar ,
O devre  cok keyifliydi başımızda sayın ADAM ile ...Bilinç ve duygu fırtınaları yasanırdı .O güzel dostların hepsine selamlar .
 Konuya bakarsak, Prometheus burada  yasadıgı deneyimi tarif ederken,beden yoğunluğunda ve kısıtlı bilinç alanında deneyim de olup etkilenen ve tesirlerde yıpranan bizim duygusal bilincimiz,biyolojik bedenimiz, bunu fark etmiş.
 Dünyada tekamul ise prgram bunu bilinç yapıyor ..
Yasam kaynagı nefes kesilince  bedenin bilinçli enerjisi bedeni terk ediyor .. sonrası olay öte dünya denen enerjisel boyutlarda geciyor..
Ölüm sonrası insanlar Arafa giderken ruh Berzaha gider. Ruh insanlardan bagımsız bir kavram. Buraya gelen  varlık  nirvana yapmak için yukselip  ruha ulaşmak zorunda .. Bunlar da benim görüm :))
8
Evrensel Masonluk / Ynt: Avrupa Ülkelerindeki Düzenli Loca Logoları
« Son Gönderilen: Gönderen: Caliper Mayıs 12, 2022, 08:23:51 ös »

Sayin Caliper, belki onemsiz sayilir cunku neticede yurtdisinda olan bir locayi ziyaret etmek isteyen uye kendi sekreterliginden bir belge almasi gerekir o zaman ona, ziyaret etmek istedigi locanin durumu kendi BL tarafindan taninmiyorsa bildirilir.

Fakat benim (UGLE ile karsilikli taninmisligi olan bir BD' na ait) listeme gore Italya Buyuk Dogusu muntazamdir, yani bu muntazam BD tarafindan taniniyor. Websitelerindeki (IBD) "Identity" basligina baktigimiz zaman 1929 kriterlerine uyuyor. Dahasi HKEMBL gibi daha bircok muntazam BL da Italya BD' unun listesinde vardir, ne yazik ki HKEMBL nin websitesinde bir iliski listesi yoktur.

Evet Italya Buyuk Dogusu UGLE tarafindan taninmiyor, fakat bu onu gayri-muntazam yapmiyor.

İtalya Büyük Doğusu, 1993 yılından itibaren, UGLE ve HKEMBL tarafından, mafya ile ilişkileri ve yolsuzluk nedeniyle muntazam olarak tanınmamaktadır.

Yani bir Büyük Locanın veya Büyük Doğunun, "ben muntazamım demesi" ile muntazam olmuyor veya 1929 kriterlerini karşılaması da yeterli değildir.

9
Evrensel Masonluk / Ynt: Avrupa Ülkelerindeki Düzenli Loca Logoları
« Son Gönderilen: Gönderen: midyad Mayıs 12, 2022, 02:32:31 ös »
Sayin Mandira Filozofu,

Muntazam Ispanya, Irlanda ve Iskocya Buyuk Localarinin logolarinda hac yoktur. Ayrica Muntazam Italya Buyuk Dogusunun logosunda Ahit Sandigi yoktur. Her ulkenin kendi tarihi ve gecmislerine gore logolarinin olusturuldugu bir olgu degildir, Avrupa'daki bircok Buyuk Loca veya Buyuk Dogusunun logolarinda buna dair bir isaret yoktur.

Sayın midyad'ın gönderisine bir düzeltme /ekleme yapmak istiyorum.

Paylaştığınız İtalya Büyük Doğusuna (Grand Orient of Italy) ait bir Büyük Loca sembolüdür. Grand Orient Of Italy, 1993'ten itibaren gayrimuntazamdır. Günümüzde İtalya'daki tek Muntazam Büyük Loca Regular Grand Lodge of Italy'dir.

Regular Grand Lodge of Italy'nin Sembolünde haç yoktur.

Sayin Caliper, belki onemsiz sayilir cunku neticede yurtdisinda olan bir locayi ziyaret etmek isteyen uye kendi sekreterliginden bir belge almasi gerekir o zaman ona, ziyaret etmek istedigi locanin durumu kendi BL tarafindan taninmiyorsa bildirilir.

Fakat benim (UGLE ile karsilikli taninmisligi olan bir BD' na ait) listeme gore Italya Buyuk Dogusu muntazamdir, yani bu muntazam BD tarafindan taniniyor. Websitelerindeki (IBD) "Identity" basligina baktigimiz zaman 1929 kriterlerine uyuyor. Dahasi HKEMBL gibi daha bircok muntazam BL da Italya BD' unun listesinde vardir, ne yazik ki HKEMBL nin websitesinde bir iliski listesi yoktur.

Evet Italya Buyuk Dogusu UGLE tarafindan taninmiyor, fakat bu onu gayri-muntazam yapmiyor.
10
Cevap bekleyen soruyu doğru anladıysam "Operatif dönemde Kılıç var mıydı?"

Ben bu ayrımı doğru bulmuyorum. Zira bana göre Spekülatif Masonluk Operatif Masonluğun devamı değildir. Sadece "çatısını" kullanmıştır. İkinci olarak ne zamanı Spekülatif ne zamanı Operatif kabul edeceğiz? William Schaw sonradan birleşik krallığın başına geçerek I James adını alacak olan İskoç Kralı James VI'nın İmar Nazırıydı ve "Master of Works" sıfatını taşıyordu. Bu kişinin en azından bölge için ilk kanunları oluşturduğuna dair elimizde yazılı kaynak var ve iki adet. Biri 1598 diğeri 1599'dan kalma. Bu kişi aynı zamanda Giordano Bruno gibilerle bağlantılı biridir ve Alşimistlerin/Rozkruaların kullandığı Art of Memory gibi tekniklerin Mason Localarında da kullanımını teşvik ederek "operatif olmayan yani düşünsel" konuların da localarda çalışılmasının yolunu açtığı bilinmektedir. (Bknz Philippa Faulks ve Robert L. D. Cooper, “The Masonic magician: The life and death of Count Cagliostro and his Egyptian rite”) Yani bu dönemi de operatif mi sayacağız? Ve İngilizlerin söylememizi istediği gibi Masonluk İngiltere'de kurulmuştur. 1717'de mi diyeceğiz?

Aa yok İlk Büyük Loca'dır İngiltere'deki mi diyelim? Kimileri 1275'te Strasbourg Katedralinin yapımını üstlenen Locanın diğerleri tarafından Haupthütte (Baş Loca) sayıldığını ve diğerlerinin onun obediyantı olduğunu söyler... (Bknz 1396Bruderschaftsbuch der Steinmetzen) O da ayrı bir tartışma konusu o halde.

Zaten 1717'de kurulmuş olan UGLE değildir. UGLE 1813 tarihinde Ancients'lar ile Modern'lerin birleşmesi ile oluşmuş yanlış hatırlamıyorsam Anayasasını 1815'te yayımlamıştır. 1717 de kurulmuş olan İngiltere Büyük Locası'da değildir. Yalnızca Londra ve Westminister (o dönem yakın ama iki farklı yer imiş) Büyük Locasıdır.

Velhasılı kelam, "SEN ÖNCE ŞUNU BİR KABUL ET DE SONRA KONUŞMAYA DEVAM EDEBİLİRİZ" diye dayatılanları da sorgulamadan düşünen kişiler Mason olamaz.

İkinci olarak Mason kimdir? Taş Ustası mı sadece? Hayır, o dediğiniz "Stone Mason". O zaman Bizansın eserlerini yapan "Brick Mason" lar ne olacak? Köprülerin yapımından sorumlu "Bridge Mason"lar ne olacak. Siz Masonlar sadece Mabet mi yapıyor sanmıştınız? Roma Kolejlerindeki inşaat ile ilgili tek kolej Taş Ustaları mı yani?

Konuya salt Masonluk açısından bakıldığında, “Collegium Latomorum” (Taşçılık Koleji), “Collegium Caementarium” ya da “Collegium Fabrorum” (Bina Yapıcılığı Koleji), “Collegium Artificum” (Mimarlık Koleji) ile “Collegium Pontificum” (Yol ve Köprü Yapıcılığı Koleji) öncelik taşır.

Ya askerdeki İstihkamlar da Mason mu? İlle bugün değil, Tapınak Şövalyelerin içerisinde ilk grup şövalyeler, ikinci grup rahipler üçüncü grup ise "hizmetçi kardeşler" di. Hizmetten kasıt işleri yapanlar, bunlar arasından alınan yerlerde kale, mabet, şehir duvarı vb. inşaatları yapmakla görevli olan Masonlar vardı. Zaten sonra Tapınakçılar çökünce kaçanların bu Masonların localarına "Kabul Edilmiş" olarak sığındıklarını söylerler! E bu adamlar operatifti ama savaş bölgelerinde inşaat yapıyorlardı, tıpkı bugünkü istihkam sınıfı gibi. Elleri silahsız mı olsalardı?

Bunlar akıla soru işareti düşünmek için olan kısım.

Şimdi gelelim sorunun cevabına. Araştırmayan, araştırmayı nerede yapacağını bilemeyen hamster gibi aynı çarkta döner durur. Söyleyecek de başka sözü yoktur. Oysa bu işin kökeni neresidir diye bakmalı. Operatif Masonluk hikayelerinin dışına taşıyan ilk iddia 1737'da Şövalye Ramsay'ın söylevidir. Oradan alıntıyla:

"Filistin'deki Haçlı seferleri zamanında, birçok Prens, Senyör ve vatandaş bir araya gelerek Kutsal Topraklarda Hıristiyan Mabetlerini inşa etmek ve bunların mimarisini ilk esaslarına (uygun bir hale) getirmek hususunda taahhütlere girdiler. Keza Müslümanlardan gizlenerek birbirlerini tanımak için, dinin esaslarından çıkarılan eski işaret ve sembolik kelimeleri kullanmakta da anlaştılar. Bu işaret ve kelimeleri, çok kere mihrabın önünde bunları asla açıklamamak vaadinde bulunanlardan gayrısına bildirmemekte idiler. Bu kutsal vaad, denildiği gibi nefret edilecek bir yemin olmayıp, bütün milletlerdeki Hıristiyanları tek bir kardeşlik içinde birleştirmeye yönelik saygıdeğer bir bağ idi. Bir müddet sonra, kuruluşumuz Kudüs St John Şövalyeleriyle birleşti. O tarihten beri Localarımız St John Locaları adını taşırlar. Bu birleşme, ikinci mabedi inşa ettikleri zaman İsrailoğullarının yaptıklarına çok benzemekte idi. Çünkü onlar da bir ellerinde mala ve harç tutarlarken, diğer ellerinde de kılıçla kalkanı taşımakta idiler. Krallar, Prensler ve Senyörler Filistin'den ülkelerine döndüklerinde, çeşitli Localar kurdular. Son Haçlı seferlerinden sonra Almanya, İtalya, İspanya, Fransa ve Fransızlarla İskoçyalılar arasındaki sıkı bağlılık sebebiyle, İskoçya'da birçok loca kuruldu. İskoçyalı Steward Lordu James (Jacques), MCCLXXXVI yılında İskoçya'nın batısındaki Kilwinning'de, İskoçya Kralı Üçüncü Alexander'in ölümünden bir ay sonra ve John Baliol'un tahta çıkmasından bir yıl önce kurulmuş olan bir locanın Büyük Üstadı olmuştu. Kendisi biri İngiliz diğeri de İrlandalı olan Glocester ve Ulster Kontlarını Özgür Masonlar olarak Locasına kabul etmişti. Zamanla localarımız ve törenlerimiz, birçok yerde ihmal edilmeye başlandı. Bu sebepledir ki, kurumumuzdan bahseden tarihçiler sadece İngilizlerdir. Çünkü kurumumuz bütün haşmetiyle İskoçyalılar arasında yaşadı ve krallarımız (Fransız Kralları) yüzyıllar boyunca kendi kutsal şahıslarının korunmasını onlara emanet etti."

Bir ellerinde mala tutarken bir ellerinde kılıç ve kalkan tutarlardı diyor... Burada da bir başka yere atıf yapıyor. İkinci Mabedin inşasına.
Bilindiği gibi - eğer vardıysa- Süleyman mabedi 976 MÖ gibi yıllarda yapılmış olmalı ama çok ayakta kalamadan ayaklanmaları üzerine Babil kralı Nabukadnezar tarafından yıkılmıştır (MÖ 586), Yahuda krallığı ile birlikte. Yahudiler'de meşhur Babil sürgününe tabi tutulmuştur. Neden sonra çok adil bir kral olduğu söylenen, tek tanrıya inandığı bilinen ve kimileri tarafından Kur'an'da ismi geçen Zülkarneyn olabileceği iddia edilen Cyrus,Koreş, Kureş, Keyhüsrev tarafından Zerubabel (Yahudi prens) liderliğinde Yahudiler azad edilerek memleketlerine dönüşlerine izin verilmiştir. İşte döndüklerinde ilk yaptıkları iş İkinci Mabedin yapımına başkamaktır. Ancak Tıpkı Musa ile gelenlerlin yaptığı gibi, yeniden Filistindeki Kenanlılardan topraklarını geri almaya çalışmışlardır. Bir yandan inşa süreci devam ederken bir yandan da savaş ve savunma yapmak durumunda kalmışlardır. İşte bir ellerinde mala bir ellerinde kılıç ve kalkan bulunması sebebi de bundan ileri gelir. Şimdi bu kişiler Spekülatif Mason mu? Sanmam. Öyle ise Operatif dönemde Kılıç simgesi var mıydı? Öyle gibi görünüyor. Ezoterik topluluklarda kimileyin iç koruyucu görülse de hepsinde dış koruyucu bulunur. Bunların elinde ne tuttukları değişebilir.

Eh ben kendi bildiğimce katkımı verdim. Şimdi ben de düşünülecek bir cümle ile bitireyim. Kılıç hep aynı elle mi tutulur? Değiyorsa ne zaman hangi elden diğerine alınır?!

(Not: Her şeyi Masonik sır zanneden harici ve dahi Masonlar var, bunlar Masonluğun sırrı değil, ilgilisinin ve dahi teoloji ve tarih araştıranların bildiği tarihi gerçeklerdir. Masonluk sadece kimi erdemlerin ve mesajların aktarımı için bu hikayeleri alır ve kullanır. Nitekim Simgesel Masonluğun da değil, "İleri ve Yüksek derecelerin" ve hatta onların da "Şövalye dereceleri" denen kısmının konularıdır bunlar. Masonluk zaten üç derecedir, daha ilerisine gerek yoktur diyenler için bu kısım bir masaldan ibarettir.)
Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 7 8 9 10