Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: BÖYLE KATLİAM GÖRÜLMEDİ +21  (Okunma sayısı 8548 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kasım 10, 2009, 07:07:11 ös
Yanıtla #10


Yakın tarihlerde elim değerse "Batı'nın İlki Yüzü " adlı bir seri kitabı gündem konusu edecek ve o kitaplardan aktarımlarda bulunacağım.

Elbette kapsamları hep bu konuyla bağlantılı değil ama bağlantılı olanları da var.

Bakalım katliam(lar) nasıl olurmuş? Doğululara "barbar" diyen Batılılar neler yapmış!

Sevgiler.


Yaşasın :) sabırsızlıkla beklicem.
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


Kasım 10, 2009, 07:37:29 ös
Yanıtla #11


Bakalım katliam(lar) nasıl olurmuş? Doğululara "barbar" diyen Batılılar neler yapmış!


Evet, maalesef Batılıların yapmış olduğu katliamlar ortada.. Ancak Doğuluların da yaptıkları ortada..

Batı, kendini çok aşmış, özünü kaybetmiş ve hatta iş çığrından çıkmış bir hal almıştır. Doğu ise, fazla gerici kalmış ve bu cehaletin bir getirisi olarak ise birbirlerine yaptıkları, diğer Insanlara yaptıkları herşey maalesef yenilir, yutulur değil. Tabi ben Ülkemizdeki Doğu-Batı için konuşmuyorum. Dünya geneli için belirtiyorum. Burada bir hatırlatma yapayım da yanlış anlaşılmalara yol açmiyayım.

Aslında Sayın skullG beni anlamadılar ya da ben tam olarak anlaşılamadım. Önemli olan içkilerden hırsı çıkarmak değil, sadece kendine hakimiyetle de bu sorun pekala çözülebilinir. Sorunu içkide aramak başkadır, kendinde arayıp da işi kökünden halletmek ise bambaşkadır. Ancak söylediğim gibi, Batı bunu çoktan çözmüş, halletmiş ancak aşırıya kaçmakla bu sefer de Insani hasletlerden yoksun kalmış, Doğu ise, hala çözüm bulamamış, hala gerilerde sayıklamaya mahkum bırakmıştır kendini..

İkisinin ortası nasıl olur acaba :)

Saygılar,  
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


Kasım 10, 2009, 09:01:14 ös
Yanıtla #12

Fars yazdığına göre burası İran olmalı.

Allah Kuran'da devlete bir sorumluluk yüklüyor mu acaba? Allah Kuran'da bireye hitap ediyor ve ona "içki içme" diyor. Eğer bireye değil de topluluklara seslenseydi "içkiyi yasaklayın" demez miydi?

O halde, Allah, içki içilmeye müsait bir yaşam alanı tasavvur ediyor. Böyle bir alanı düşünerek bireye sesleniyor. Bu nedenle devletlerin Allah adına "günahları yasaklama" yaptırımlarını hoş bulmuyorum açıkçası. Çünkü karelerde de gördüğümüz gibi, isteyen adamını buluyor ve o içkileri karaborsadan bir şekilde ediniyor. İsteyen üstüne çarşafı çekip kız arkadasının evinde serbest cinsel ilişkiye girebiliyor. Yani bu tür insan eylemlerini yasaklamanın alemi yok gibi geliyor bana.

Gerçi Kuran zinayı cezalandırın diyor ama, bunu da 4 şahitle yaptırıyor. Hatta bu 4 şahide rağmen taraflar yemin ederek yapmadım derse dünyevi ceza da gelmiyor. Yani son tahlilde, bu cezalar "olmazsa olmaz" değil. Nihai karar mercii belli.

Ters giden bir şeyler var İslami Devletin ceza yasalarında.

Karanlıklar prensi bir beyefendidir. W.Shakespeare


Kasım 10, 2009, 09:36:33 ös
Yanıtla #13
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1091
  • Cinsiyet: Bay

Yapma yaaa !! :D hiç gülüceğim yoktu harika :D
''Kızıl elmada buluşalım''


Kasım 10, 2009, 10:04:53 ös
Yanıtla #14
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1741
  • Cinsiyet: Bay


Sayın popperist;

herzaman olduğu gibi "sadece kendime has inançlarımı" aktarmaya çalışacağım.Sizin de söylediğiniz gibi,Kur-an sadece ve sadece bireye hitap eder.Bazılarına iddialı gelebilir;ama,Kur-an dan her birey,içinde bulunduğu durum ve zamana göre farklı mesajlar alabilir.Bu mesajlar da görecelilik olması gayet doğaldır.Aksi taktirde,sadece yaşadığı dönemin sorunlarına yönelik çözümler üretiyor olması gerekirdi ki,buda Kur-an'ın evrenselliğine ve sosuzluğuna aykırıdır.

Kur-an'dan alınmaya çalışılan tavsiyelerin içeriği hususunda tereddüte düşüldüğünde,başvurulabilecek en meşru referans kaynağı bireyin vicdanıdır.Samimiyetle sorduğunuzda vicdanınızın vereceği yanıt "Allah"tan gelmektedir.İnananlar arasında mutabakat gerektiren husus iman dır.İmanın gereği olarak düşünülen teferruatlar bireye göre değişiklik gösterebilir;buna ibadetde dahildir.Dolayısıyla,bireylere Allah adına sınırlar koyabilen kendi kendini görevlendirmiş erklerin uygulamaları Kur-an'a göre meşru olamaz;meşru sınırları,ancak bireylerin kendi vicdanları koyabilir.


Saygılarımla
Ben"O"yum,"O"ben değil...


Kasım 10, 2009, 10:20:29 ös
Yanıtla #15
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 879
  • Cinsiyet: Bay

Guzelmiş, ya valla yazık okadar içkilere :D


Kasım 11, 2009, 06:22:27 ös
Yanıtla #16
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1667


Yukarıdaki sözleriniz Bir alkoliğin karşılaştığı manzara karşısındaki şok halini yansıtıyordu.

Hocam alkolik degildir, dolayisi ile bir alkoligin sozlerini yansitmasi mumkun degil..!


Kasım 12, 2009, 04:22:54 ös
Yanıtla #17
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 204
  • Cinsiyet: Bayan

Yorumlarınız çok ilginç gerçekten izleyince şaşırdım.
Gül bahçesinde geçen aşk sırrını bir gül bilir, bir de ağlayan bülbül!


Kasım 13, 2009, 05:30:18 ös
Yanıtla #18
  • Ziyaretçi

o katlitama ugrayan,  maddeler meyhanelere dışardan bakan kisiler  öyle çirkin , öyle pis öyle kötüdürki içeri giresin gelmez.  içeri girince içersi öyle hoş, öyle güzel, öyle  hezih ,öyle hoşturki dışarı çıkasın  gelmez. (  melekmisin şeytanmısın nesin bilmem bu maddeler)...


Aralık 17, 2009, 03:49:14 ös
Yanıtla #19
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1091
  • Cinsiyet: Bay

Sn. Erdal şöylede diyebiliriz;

Önce ruh size meyhanenin ne kadar çirkin bir yer olduğunu söyler sonra ise nefsiniz tam tersini. Nefsinize tabi olursanız içeri girerek; ruhun konuşmalarını, yani vicdanınızın sesini bastırmış olursunuz. Artık tamamen nefsinize tabi olmuş olursunuz meyhaneye adım atarak. Sonuç olarakta size meyhanenin güzel manzarası kalır.

Bu işlem devam ettikçe şeytana yaklaşırsınız ve işlediğiniz günahlar gittikçe size normal gelmeye başlar.  Ruh un çığlıkları ise duyulmamaya başlar.
« Son Düzenleme: Aralık 17, 2009, 03:51:17 ös Gönderen: alaaddin »
''Kızıl elmada buluşalım''