Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: El Emeği ve Düşünce  (Okunma sayısı 5903 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ocak 04, 2020, 03:08:22 ös
Yanıtla #20
  • ÖMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1508
  • Cinsiyet: Bay

Evren baz alındığında belli ölçüler ve yasalar dahilinde sayısız kısır kalmış pratikler göze çarpar.Teori elsiz kalmış pergel gibi spiraller çizerken pratik onu gönye gibi sabitleyerek sütunlara oturtur.Bu altın oranda ki birleşim sayısız hatalı yaratımın ardından insanın zihninde ardından elinde birleşmiştir.Bu boyutsal evrenin mevcut yasaları insan zihnini iki çaprazlama düşünen tarafla var etmiştir. O yüzden Pratikler içinde teoriyi,teoriler içinde pratiğin evrensel ve eksik tekrarını biz devraldık.Yarattığımız her şeyin içinde yaratılışımızın eksiklerini taşırız.


Süleyman tapınağının, Ademin taşları yerleştirip,Havva nın tanrı yı çağırmasına da benzetebiliriz,iki kadim tarafın birlikte çalışmasına da.
İki tarafın olması evrensel boyutla alakalıdır.Boyut çoğaldıkca taraflarda çoğalıcaktır.Bu içinde bulunduğumuz 4.boyut
un var ettikleri daha üst boyutlara ulaşmak içindir.

Sevgiler

Ben yazdıklarınızdan bir şey anlayamadım.

Bir sürü tanıdık kelime var ama hiçbiri arasında bir ilgi, ilişki yok.

Bazen basit yazmak en güzeli...
Alterius non sit qui suus esse potest


Ocak 04, 2020, 06:29:35 ös
Yanıtla #21

Evren baz alındığında belli ölçüler ve yasalar dahilinde sayısız kısır kalmış pratikler göze çarpar.Teori elsiz kalmış pergel gibi spiraller çizerken pratik onu gönye gibi sabitleyerek sütunlara oturtur.Bu altın oranda ki birleşim sayısız hatalı yaratımın ardından insanın zihninde ardından elinde birleşmiştir.Bu boyutsal evrenin mevcut yasaları insan zihnini iki çaprazlama düşünen tarafla var etmiştir. O yüzden Pratikler içinde teoriyi,teoriler içinde pratiğin evrensel ve eksik tekrarını biz devraldık.Yarattığımız her şeyin içinde yaratılışımızın eksiklerini taşırız.


Süleyman tapınağının, Ademin taşları yerleştirip,Havva nın tanrı yı çağırmasına da benzetebiliriz,iki kadim tarafın birlikte çalışmasına da.
İki tarafın olması evrensel boyutla alakalıdır.Boyut çoğaldıkca taraflarda çoğalıcaktır.Bu içinde bulunduğumuz 4.boyut
un var ettikleri daha üst boyutlara ulaşmak içindir.

Sevgiler

Ben yazdıklarınızdan bir şey anlayamadım.

Bir sürü tanıdık kelime var ama hiçbiri arasında bir ilgi, ilişki yok.

Bazen basit yazmak en güzeli...

Anlamadıysanız, ben yanlış düşünüp anlamışım demektir.

Saygılar
Sen Özelsin


Ocak 04, 2020, 10:31:01 ös
Yanıtla #22

Eski zamanlarda, bilim ve fikir insanları el emeğini hor görmedi. Galileo, teleskobunu kendi elleriyle yaptı. Newton, çalışmalarında kullandığı aletlerin ve merceklerin büyük kısmını kendisi yaptı. Leibnitz, makineler, yel değirmenleri ve atsız çekilen makineler ilgili çalışmalar yaparken, aynı zamanda matematik ve felsefe ile uğraşıyordu.

Hacı Bektaş’ın yetiştirdiği dervişler el emeği ile geçinmeye yani toprağı işlemeye ve el sanatlarına yönlendirilmiş kimselerdir. Müderrislik görevinde bulunması, bilim ve tasavvufu birleştiren bir sufi olmasına rağmen, Hacı Bektaş’ın kendisi de el emeği ile geçinmeyi kendisine düstur edinmiştir.
Yunus Emre ise şiirlerini el emeği olarak görürdü. Emek vermekten öte, şiirlerinde estetik bir duyarlılık olması gerektiğini düşünürdü.

Mantıksal ve matematiksel çıkarımlar yapıp, pragmatik sonuçlar çıkaran sol beyin lobumuz ile, sezgiselliğe, duygusallığa, görselliğe ve yaratıcılığa önem veren sağ beyin lobumuzun koordineli çalışmasıdır aslında buradaki olay.
 
Söz ettiğimiz el emeği, orijinal olanı, eşsiz olanı yapmaktır, zaten yapılmış olanı taklit etmek veya seri üretmek değildir. Ortaya çıkan eserin, önceden bilinen olmaması, insanlar tarafından incelenmeye, keşfedilmeye açık olması gerekir.

Sayın Caliper;

"El",eril ve tanrısal bir kelime,"emek" dişil ve çoğul bir kelime.Sol beyin eril,sağ beyin dişil düşünür fakat vucudun tam tersi taraflarını yönetirler.Tüm var olmuş nesne ve düşüncelerin eril ve dişil özelliği vardır.Sizin "el emeği" derken demek istediğiniz, bunu dengelemiş insanların mı yaratıcı olduğu? Ya da el ile emeği dengeleyenler doğru düşüne biliyor demek istediniz.

Bu durumda el, pratik; teori de emek oluyor sanırım.
El (eril),işlenen nesne(cocuk),emek(dişil) 4.Zanaatkar(yaratıcı) gibi.
El(geçmiş),işlenen nesne(an),emek(gelecek),4.Zanaatkar(zaman).
El,(1),işlenen nesne(10),emek(0),Zanaatkar (101)

Bence bu şekilde 4 sütun ile etkileşimler sonsuza kadar devam ettirilebilir.

Hatalı isem kusuruma bakılmasın lütfen.

El/Saygılar - Sevgiler/emek  :) :) :) :)


Sen Özelsin