Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Hz. İsa-Baba-Oğul karmaşasına Ruhsal Celseler ile yanıt  (Okunma sayısı 8384 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ağustos 15, 2010, 03:12:09 ös
  • Ziyaretçi


           Türkiye'de parapsikoloji ve metapsişik araştırmaların başlangıcı olan Sayın Dr.Bedri Ruhselman 'ın onayıyla ve Ergun Arıkdal'ın medyumluğu ile yapılan ve celselerinin ilk bölümü celse varlıklarının isteği üzerine yakılan dünyada da güvenilirliği en fazla kabul gören celselerden biri Sadıklar Planı Celsesi..
            Zaman zaman seçtiğim bazı belli konuları celselerden seçtiğim bölümler eşliğinde aktarmak istiyorum artık.Yapılan tüm celseler 4.boyut varlıklarıyla(yani bir sonraki evrim aşamamız) yapılmıştır.

            Hristiyanlıkta Hz. İsa'nın 'oğul' olması ve 'baba' diye seslenmesi gibi konular çok çelişkili,özellikle İslam'da kesinlikle kabul edilmeyen bir durum.Bu konuyla ilgili ruhsal celselerden alıntılara baktığımızda aslında parapsikoloji ve spiritüalizm ile az çok ilişkili olan kişilere çok yabancı olmayan tanımlamalar ve mantıklı açıklamalar olduğu görülecektir.

SADIKLAR PLANI:  “İsa’nın Baba veya Rab diye çağırdığı şüphesiz Vicdan Planı’dır. Vicdan Planı bir Mekanizma’dır. Evrenin pozitif, ışık, hayır, yücelik ve iyilik tarafıdır. Bu yüzden İsa tamamen bu tesirlerle doluydu. Tesirlerin zayıfladığı anda kendi ruhsal potansiyeliyle hareket edebiliyordu, çünkü öyle istenmişti.”(26. 3. 1966)

SADIKLAR PLANI: “Baba ile oğulluk şu demektir: Bir varlık, hayatının belirli bir noktasında öyle bir istek ve öyle bir açlık içerisinde bulunur ki belirli bazı tesirlere hak kazanır. Yani onlar belirli bir Tesir Planından, bir üstün Tesir Planından tesir alabilecek ve o tesirle eylemde bulunabilecek ve bu eylemiyle de o Tesir Planı’nın bir organı (oğlu) haline gelebilecek varlıklardır.”(9. 4. 1966)

SADIKLAR PLANI:  “İsa’yı, insan olarak anlattığımız ideal varlığa yakın, yüksek nitelikte bir ara model olarak kabul edebilirsiniz. Şu şartla ki, kendini İsa olarak tanıtan varlık bir Evrensel İdare Mekanizması’nın unsuru idi. Bağlı bulunduğu sistemin kendine vermiş olduğu görevi yerine getirmek için yine kendi seçmiş olduğu bir araç ve kanalla yeryüzüne inmiştir. Siz İsa’yı babasız olarak bilirsiniz. O, yeryüzünde fizik olarak kendisine baba olacak herhangi bir kimseyi bulamazdı! Bu yüzden onun babası kendisidir ve bu yüzden baba olarak kendi Plan’ını seçmiştir, Semavi Baba deyimi bu kasıtla söylenmiştir. O oğuldur, çünkü kendi Plan’ının bir ilkahıdır!”(17. 4. 1970)


Bunları bazı diğer Rehber Ruh dediğimiz varlık celselerinin de sözleriyle desteklersek

Rehber Ruh SİLVER BİRCH’ün görüşleri :  “Hz. İsa, Yüce Ruhun misyonunu yerine getirmek için dünyanıza gelmiş bir haberciydi. O yeryüzündeki misyonunu yerine getirmiştir, ama misyonun geri kalan kısmı henüz tamamlanmış değildir, misyon devam etmekte ve ruhlar dünyasından yönetilmektedir. Hıristiyanların yaptığı gibi İsa’ya tapınmak yanlıştır, çünkü ibadet sadece Yüce Ruha yöneltilmelidir, O’nun habercilerine değil. Bu ruh o zamandan bu yana bin kez çarmıha gerilmiştir!”

DR. RADHAKRİŞNA’nın görüşü : “Tanrı dünyayı öylesine sevdi ki yegane oğlunu verdi ifadesi, sevmenin ıstırap çekmek olduğu sezgisinin şiirsel bir anlatımıdır. Ne kadar çok seversek ıstırabımız da o kadar artar, sonsuz sevgi sonsuz ıstıraptır. Bu görüşe göre Hz. İsa salt bir din adamı davranışından çok daha yüksek bir ahlak öğretmiştir bize. O, insan haline gelen Tanrı olmaktan ziyade Tanrı haline gelen bir insandır. Hz. İsa’yı anlamak için İsa’nın zihnine sahip olmalıyız.”


Ağustos 15, 2010, 06:38:35 ös
Yanıtla #1
  • Ziyaretçi

sevginin ıstırap olduguna katılmıyorum ama bedri ruhselamın isaya yükledigi imajisasyon dogru olabilir.


Ağustos 15, 2010, 09:10:28 ös
Yanıtla #2
  • Ziyaretçi

     Dr.Bedri Ruhselman'a ait değildir bu açıklamalar.Dördüncü boyut varlıkları tarafından medyumluk aracılığıyla ulaştırılan bilgilerdir.Bedri Ruhselman'ın onayından geçmiştir sadece..
     Sevmenin ıstırap olması da Radhakrishna nın bir görüşü..Evet nereden bakıldığına göre değişir aslında,göreceli bir ifade.Ancak burada kullanılan anlamıyla galiba ıstıraba biraz daha yakın.


Ağustos 16, 2010, 06:42:31 öö
Yanıtla #3
  • Ziyaretçi

Peki burada celseye katılan ruhani varlığın subtal-mental olmadığına nasıl karar verildi. Kişinin algılarının hüküm sürdüğü mental bir celsenin ilizyonu ile mantığa oturtmaya çalışmak yerine başka metotlar (invikasyona maruz bırakmadan hiç bir şeyi) daha doğru olmaz mıydı? Tartışılır.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
Ceza ve Odul

Başlatan Hamlet « 1 2 » Felsefi Sorular

13 Yanıt
15654 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 01, 2007, 11:49:55 ös
Gönderen: SublimePrince
5 Yanıt
4431 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 27, 2007, 07:29:12 ös
Gönderen: SublimePrince
5 Yanıt
7127 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 02, 2007, 11:14:07 öö
Gönderen: Prenses Isabella
Tıkandı Baba

Başlatan blossom Diger Konular

2 Yanıt
4417 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 31, 2008, 05:03:33 ös
Gönderen: blossom
14 Yanıt
8960 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 21, 2010, 11:32:26 öö
Gönderen: Prenses Isabella
1 Yanıt
3371 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 21, 2008, 11:12:36 öö
Gönderen: amurdad
1 Yanıt
4333 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 03, 2008, 11:47:36 öö
Gönderen: Fraternis
7 Yanıt
6126 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 05, 2013, 08:44:02 ös
Gönderen: evvah
0 Yanıt
1894 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 27, 2015, 06:49:47 ös
Gönderen: Ömercan
4 Yanıt
6951 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 14, 2015, 05:30:31 ös
Gönderen: Risus