Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Masonlar Büyük Üstad-ı Muhteremi Prof. Dr. Orhan Alsaç ile bir söyleşi  (Okunma sayısı 9852 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ekim 18, 2006, 02:08:56 öö
  • Administrator
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 9553
  • Cinsiyet: Bay
    • Masonluk, Masonlardan Öğrenilmelidir

Masonlar Büyük Üstad-ı Muhteremi Prof. Dr. Orhan Alsaç ile bir söyleşi
Masonluk yaşlandı mı?
Röportaj: Ayşe ÖNAL
Masonluk bugüne kadar üzerinde müthiş tasarımların, spekülasyonların geliştirildiği gizemli bir isim olarak sunulmuştur. Gerek cemiyete katılanlar, gerekse dışardan ilgiyle izleyenler, bu esrarlı perdenin altındaki gizi aramanın her türlü serüvenini yaşamışlardır. Oysa "Masonluk", dernekler yasasına göre çalışan, sadece toplantılarında izlediği ritüel ve simgeler sistemi ile farklılık gösteren, ancak ritüellerindeki kapalılık nedeniyle perde arkasında kalan bir sosyal örgütlenmedir.

Efsanesi Hiram'a, Sultan Süleyman'a dayandığı ve 1600'lü yıllarda "Duvarcı ustalarının" mesleki örgütlenmesi ile başlayan ve sonraları ağırlığını en çok Fransız İhtilali sırasında hissettiren bir siyasi ve fikir örgütü haline dönüşen Masonluk, ülkemizde de 1900'lü yılların başından bu yana temsil edilmektedir.

SABAH "En Muhterem Büyük Üstat" olan Prof. Orhan Alsaç'la söyleşti.
Masonluk, yüzyıllardır son derece güçlü bir örgüt olarak varlığını gerek siyasi alanda, gerekse sosyal alanda hissettirmiş olmakla birlikte, artık daha kendi halinde bir örgüt gibi görünüyor. Bunu Masonluğun yaşlanmasına yorumlayabilir miyiz?
Derebeyleri kendi yaptırdıkları yapıların inşaası için kendi sınırları içerisinde çalışan duvarcı ustalarına serbest dolaşım hakkı veriyorlar. Hür Mason denmesinin sebeplerinden bir tanesi budur. Çırak kalfa ve usta kademelerinde ayrı ayrı bu seviyeye ulaşıp ulaşamadığını belirtecek semboller kullanılıyor.

Daha sonraları, hür Masonlar aralarında noksan olduğuna inandıkları düşünürleri de aralarına alıyorlar ve onlara da kabul edilmiş Mason diyorlar. Böylece Masonluk bir meslek örgütünden bir fikir örgütü haline dönüşmüş oluyor...

Masonluğun yaşlandığı gibi bir tezi kabul edemeyiz. Çünkü insanlığın yüce idealleri nasıl hiç yaşlanamıyorsa, bu yüce idealler çerçevesinde insan yetiştirmek amacı taşıyan bu örgüt de yaşlanamaz.

Ama, Fransız ihtilali sırasında Robespiyer'le, Danton'la Masonluk nerdeyse çağa damgasını vurmuş. Oysa şimdilerde derin bir sukünet görülüyor?"
Büyük insanlar kolay yetişmiyor. Bizde de çok önemli fonksiyonları olmuş büyük insanlar var. Namık Kemal gibi, Şinasi gibi. Ama bu saydığınız insanlar Mason olarak bu işleri yaptık demiyorlar. Onlar kendi düşünceleri doğrultusunda eylemlerini gerçekleştiriyorlar. Ama, elbette düşünce yapılarında Mason olmlarının büyük payı vardır.

Yaşadığımız çağda da Kızılay kurumunun kurulması, İnsan Hakları Bildirgesi'nin hazırlanması gibi bir çok soylu eylemin altında imzası olanlardan pek çoğunun Mason olduğunu biliyoruz.

Ülkemizde Galatasaraylı, Mülkiyeli ve bir de Mason olursanız sırtınız yere gelmez derler. Neden?"
"Bizim prensiplerimizden birisi insana yardım etmektir. Bu yardımı evvela çok tabii olarak kardeşlerimize yapıyoruz. Başkalarına yardım yapmıyoruz anlamında değil bu. Üniversitelerde çocuk okutuyoruz, örneğin. Ama yine çok önemli bir sözümüz vardır, bu doğrultuda yapıyoruz. Yardım, yapanı mağrur, yapılanı mağdur etmemeli diye...

Kimbilir, bu söz de, bu anlamdaki bir yardımlaşmanın bir sonucu olarak kullanılıyor olabilir.

Masonluk kurulduğu çağlarda büyük bir baskıya uğradığı için üyeleri birbirlerini bir dizi simgeler ve işaretler aracılığı ile tanımak zorundaydı. Ancak artık bu baskılar çok gerilerde kaldığına göre niçin hâlâ bu teatral hava devam ediyor, ritüeller, törenler sürüyor. Artık bunların çağdaş dünyaya uygun biçimde sadeleşmesi gerektiğine inanıyor musunuz?
En azından çağdaş olmadığını kabul etmiyoruz. Deneyimlerimiz bize gösteriyor ki, semboller sözden daha etkilidir. Her an gözümüzün önünde olan sembol bize ifade ettiği pek çok şeyi hatırlatıyor, iyi insan yetiştirmek töresine hizmet ediyor. Semboller geleneklerimize sadık bir topluluk olduğumuz için de ayrıca halen devam ediyor.

Doksanlı yıllara baktığımızda üye profili olarak yirmi yıl öncesine göre daha mazbut ve maddi olarak daha az güçlü insanların bulunduğunu görüyoruz. Daha bir halktan insanlar mı Mason olmaya başladı?
Bunu tespit etmek mümkün değil. O dönemin ve şimdiki üyelerin profilini almak gerekli. Bunu toplantılarımızda kardeşlerimizle tartışıyoruz. Acaba böyle miyiz, diye. Bunu birkaç misalle anlamak mümkün değil. Bir oran elde etmek lazım. Bu oran ancak bir araştırma ile anlaşılabilir.

Biz, ekonomik durumu dikkate alarak, üye almıyoruz. Bizim için önemli olan insanlığın yararına olması ve biraraya geldiğimizde konuştuklarımızı anlayacak düzeyde olması. Aksi halde bizim aramızda canı sıkılır.

Bütün insani örgütlere insan yetiştirdiğiniz iddiasındasınız. Bunu gerçekten yerine getirebiliyor musunuz?"
Masonluk görevi hiçbir zaman bitmeyecek, ikiyüzelli seneden beri bir sürü çağ değişimine rağmen kalıcı olmasını böyle ispatlayan bir cemiyettir.

Gelenekler, prensipler dışardan görüldüğü kadar sıkı değildir. Kabul ettiğimiz prensipler yeni çağa uyan prensiplerdir. İnsan sevgisi yirmibirinci yüzyılda da yirmiikinci yüzyılda da mutlaka korunması gereken, korunamaması halinde çok vahim sonuçlar yaratacak kutsal bir prensiptir. Biz birbirimize bunu öğretmeye çalışıyoruz. Bunu öğretirken de iyi insan olmayı öğreniyoruz.

Kadınlar iyi insan olamaz diye düşünüp mü aranıza almıyorsunuz?"
Biz, hemşirelerimizi daima aramızda telakki ediyoruz. Zamanla cemiyete doğrudan üye alınırlar mı, alınmazlar mı, bilemiyorum ama bu bizim geleneklere bağlılığımızın bir sonucudur. Tasvip etsek de, etmesek de uymaya mecburuz.

Zaman zaman üyeleriniz arasında çok önemli isimlere rastlanıyor. Gücünüz konuşuluyor. Bir örnek var ki, şaşırtıcı, Fatin Rüştü Zorlu bir Masondu. Ancak cemiyetiniz bir Masonun idam edilmesinde gücünü kullanmadı veya kullanamadı."
Biz kardeşlerimize teker teker idamın bir insanlık suçu olduğunu söyleriz ancak dernek olarak politikanın içinde asla olmayız. Her konuda tavrımız böyledir. Ayrıca Fatin Rüştü'nün kardeşimiz olup olmadığını bilmiyorum."

Bu kadar çok dayanışma ve kardeşlikten bahsettiğiniz halde niçin iki ayrı örgüt olarak faaliyetinizi sürdürüyorsunuz? Zannederim, ayrılmanız kitlelerin gündemine Süleyman Demirel'in Mason olup olmadığı tartışmasıyla sunulmuştu"
Ayrılma, bahsettiğiniz olaydan iki sene sonra olmuştur. Sanki ilgili gibi gösteriliyor. Bu iki kuruluşun arasındaki farklardan biri, onların ateistleri kabul etmeleri, bizim ise asla kabul etmememizdir. Bir de felsefi dereceler dediğimiz Masonluğun felsefesi ile uğraşan bir görüşün ayrılığıdır."

Cemiyetinizden ayrılmak mümkün müdür?"
Bütün derneklerde olduğu gibi bizde de bir istifa müessesesi vardır. Maddi ve diğer mükellefiyetlerini yerine getirmiş kardeşlerimiz aramızdan ayrılabilirler."
- Sahsima ozel mesaj atmadan once Yonetim Hiyerarsisini izleyerek ilgili yoneticiler ile gorusunuz.
- Masonluk hakkinda ozel mesaj ile bilgi, yardim ve destek sunulmamaktadir.
- Sorunuz ve mesajiniz hangi konuda ise o konudan sorumlu gorevli yada yonetici ile gorusunuz. Sahsim, butun cabalarinizdan sonra gorusmeniz gereken en son kisi olmalidir.
- Sadece hicbir yoneticinin cozemedigi yada forumda asla yazamayacaginiz cok ozel ve onemli konularda sahsima basvurmalisiniz.
- Masonluk ve Masonlar hakkinda bilgi almak ve en onemlisi kisisel yardim konularinda tarafima dogrudan ozel mesaj gonderenler cezalandirilacaktir. Bu konular hakkinda gerekli aciklama forum kurallari ve uyelik sozlesmesinde yeterince acik belirtilmsitir.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
28 Yanıt
69012 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 03, 2017, 08:24:27 ös
Gönderen: ADAM
5 Yanıt
23729 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 30, 2008, 08:54:38 ös
Gönderen: dogudanesen
0 Yanıt
6930 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 11, 2010, 10:59:39 öö
Gönderen: Mozart
4 Yanıt
18983 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 30, 2012, 08:30:46 öö
Gönderen: java
36 Yanıt
78461 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 20, 2013, 01:02:24 ös
Gönderen: Melina
2 Yanıt
6772 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 17, 2010, 01:59:44 ös
Gönderen: sundance
57 Yanıt
30582 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 02, 2013, 07:49:46 öö
Gönderen: ADAM
16 Yanıt
9918 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 05, 2020, 06:40:14 öö
Gönderen: night manager
3 Yanıt
3577 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 03, 2015, 11:21:05 öö
Gönderen: Risus
0 Yanıt
3281 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 26, 2015, 09:56:22 ös
Gönderen: Risus