Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Yumurta Sembolü  (Okunma sayısı 5907 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Temmuz 19, 2013, 03:41:02 öö
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 856
  • Cinsiyet: Bayan



I- Genel Anlamda Yumurta Sembolizmi
 
Yumurta sembolü; ayrıştırılmamış bütünsellik, potansiyel güç, tüm yaratılışın tohumu, kaosun ilk ve anaerkil dünyası, evreni kapsayan büyük yuvarlak, varlığın saklı kökeni ve gizemi, kozmik zaman ve mekan, başlangıç, rahim, tüm tohumsal varoluş, ilk anne baba, birleşen zıtların mükemmelliği, durağan haldeki organik madde, diriliş, yenilenme, yeniden doğum, bahar mevsimi ile ve umut ile ilişkilendirilen ve çok çeşitli toplumlarda, tradisyonlarda yerini bulan bir semboldür. Yumurtanın sembolik bakımdan önemi çeşitli özelliklerle belirlenir; kolay kırılabilirdir, genelde beyaz renklidir, yeni bir hayatın zengin kaynağıdır. Yumurtada hareketsiz halde bulunan yeni hayat yaşam enerjisi ile birleşmekte ve bu da şifa ve doğurganlık ritüellerinde yumurtanın önem kazanmasına ve ölülerin defnedilirken ötealemdeki yolculuklarında onları beslemesi için yumurta gömme adetinin de ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Kadim Tradisyonlarda, Güneş ve ay, aynı zamanda göksel altın ve gümüş de yumurtayla ilişkilendirilir. Altın yumurta güneş sembolü ile özdeşleştirilir ve ikisinin de aynı anlama geldiği düşünülür. Genel olarak yumurta, dünyanın kendisinden doğacağı ilksel bir embriyonik formu sembolize eder. Bir kabuğun içinde kapalı halde bütünselliğin imajı olarak yumurta, yaratılışın en başından beri planlı olarak gerçekleştiğini ifade eder.

İçsel bir çabanın, dolayısıyla bir hareketin sonunda dışa görünür biçimde ve yaşam üreterek yansıması, tezahürü, kendisinden çıkacak varlığın tüm unsurlarını bünyesinde taşımayı en iyi ifade eden sembollerden biridir. Yumurta, kökenin, kaynağın sembollerinden biridir. Biçiminin elips oluşu, gezegenlerin kozmik dolanımlarının biçimi ile paralellik göstermektedir.



Çeşitli Tradisyonlarda, Toplum Yaşayışında Yumurta Sembolü



Yumurta sembolü toplum yaşayışlarında incelendiğinde pek çok yerde doğanın ve bitkilerin yenilenmesiyle ilgili simgelerde yeralır. Yeni yıl ağaçları olarak adlandırılan mayıs ağaçları, Aziz Yuhanna ağacı vb, yumurtalarla ve yumurta kabuklarıyla süslenir. Bütün bitki ve yeni yıl simgeleri dönemsel yaratılış mitini ortaya koyarlar. Ağaç sonsuz yenilenmeyi ve doğayı simgeler ve ağaca eklendiğinde yumurta tüm bu kozmogonik değerleri ve ayrıcalıklarını doğrular. Yumurtanın Doğu’daki yeni yıl törenlerinde oynadığı rolü incelediğimizde de yeni bir canlanışın simgesi olduğunu görürüz. Paskalya bayramında dağıtılan kırmızı yumurtalar da buna benzer bir törendir ve maksat baharın gelişini kutlamaktır. Paskalya yumurtası doğurganlığın, doğanın uyanışının sembolü olurken aynı zamanda da yeniden dirilişle de ilişkilendirildiği, ölümsüzlüğün simgesi olarak da kabul edildiği görülür. Bir paskalya geleneği olan “danseden yumurta” tradisyonu, Krappe’ye (1) göre kökenini yılın o zamanında güneşin gökyüzünde dansettiği inancından almaktadır

Yumurtanın pek çok toplumda tarım ayinlerinde kullanıldığını, özellikle tohum ekme dönemlerinde toprağa yumurta gömme, havaya yumurta atma ya da o dönemde yumurta yeme gibi ritüellerin yeraldığını görüyoruz. Bütün bu ritüellerde yumurtanın önemi ilk eylemin tekrarlanmasını yani canlılara yaşam veren yaradılışın tekrarını sağlamaktır. Yumurta yaradılışın tezahürü, kozmogoninin sembolüdür.

Çin’de ve İran’da

Çin tradisyonunda yumurta doğurganlığın simgesidir ve aynı zamanda da bütünselliği temsil eder, yumurtanın sarısı gökyüzü, beyazı ise dünyadır. Çinliler, ilk insanın gökyüzünden Tien (Tanrı) tarafından ilksel suların üzerinde yüzmek üzere bırakılan bırakılan bir yumurtanın içinden çıktığına inanırlar. İran tradisyonunda ise yumurta yaratılış ve hayat prensibinin sembolüdür ve İran’da renkli yumurtalar özel yeni yıl hediyeleridir, bu hediye geleneği günümüze kadar “kırmızı yumurtalar bayramı” adı altında devam etmiştir.

Avrupa’da



Bir Avusturya tradisyonunda, katoliklerin ayak yıkama ayini gününde yumurtlanan bir yumurta önce kutsanır ve kötülüklerden korunmak adına gömülür. Bazen bir çatıdan aşağı fırlatılıp düştüğü yere de gömüldüğü olur, bu da o evi yıldırım düşmesinden korumak için yapılır. Rusya’da ve İsveç’te bulunan pek çok mezarda topraktan yapılmış yumurtalar bulunmuştur, bunlar o mezarlara ölümsüzlüğün simgesi olarak bırakılmışlardır.

Yunan Mitolojisi’nde

Yunan mitolojisinde Zeus’un ikiz çocukları (The Dioscuri), yumurtadan Zeus ve Leda tarafından çıkarılmışlardır ve yumurtanın iki yarısını tepesi sivri birer şapka misali taşımaktadırlar. Boetica mezarlarında bulunan Dionysos heykelleri ellerinde yaşama geri dönüşün simgesi olan bir yumurta tutarlar.



Simya'da

Simyada, yumurtadan beyaz çiçeğin (gümüş), kırmızı çiçeğin (altın) ve mavi çiçeğin (bilgelik) filizlendiği görülür. Yumurta, aynı zamanda içinde büyük çalışmanın tamamlandığı mühürlenmiş hermetik vazodur. Filozofların yumurtası ise yaratılışın sembolü olmaktadır. Simya sembolizminde felsefe yumurtası, kendini sonradan felsefe taşına dönüştürecek olan ‘ilk maddeyi’ temsil eder. Bu yumurta olgunlaşmak için kendisine gereken her şeyi embriyonik formu içinde barındırır, yumurtanın sarısı ise ileride dönüşülecek olan altını andırmaktadır. Simyacılar ona açıkça şu anlamı da yüklemişlerdir: Yumurta madde ve düşünce için bir kaptır.

Mısır’da

Yumurta sembolüne en çok Mısır’da rastlanmıştır. Cirlot’a göre; Mısır natüralizmi, yani Mısırlıların yaşam fenomenine olan doğal merakı, gizli olanın (okült ya da varolmayan her şey) aktif bir şekilde varolabileceği gerçeğini bulduklarında buna benzer şekilde gizemli bir hayvanın büyümesinin kapalı bir kabuğun içinde gerçekleşebileceğinin de farkına varılmasıyla tetiklenmiş olmalıdır. Mısır ritüelinde evren, “İkili güçten Büyük Olan’ının saatinde döllenmiş yumurta” olarak tanımlanır. Mısır Kazı’nın kuluçkaya yattığı kozmik yumurtadan Güneş, yani Ra çıkmıştır: “O büyüdü ben büyüdüm, o yaşadı ben yaşadım” (Ölüler kitabı). Tanrı Ra, yumurtasının içinde parıltılı bir biçimde gösterilir.  Yılan Kneph de aynı zamanda Logos’u sembolize eden kozmik yumurtayı ağzından çıkarmıştır.


Kricher-Oedipus Aegyptiacus

Bir papirüsteki resimde (Kircher’ın Oedipus Aegyptiacus’unda III, 124) bir mumyanın üzerinde yüzen bir yumurta gösterilmektedir, resim bu haliyle öldükten sonra da bir yaşamın olduğu umudunu göstermektedir. Mısır hiyerogliflerinin dilinde yumurtanın belirleyici işareti potansiyelliği, üreme tohumunu, hayatın gizemini temsil eder.

Dinlerde

Hıristiyan dünyasında kabuğunu kıran civciv İsa’nın ölümden dirilişini, yeniden yaratılma ve umut kavramlarını sembolize ettiği gibi bakireliği temsil ettiği de görülebilmektedir. Kabuğun beyaz rengi saflığın ve mükemmelliğin simgesidir.

Budizm’de yumurta kabuğu “cehalet kabuğu”dur ve onu kırmak da ikinci doğum, aynı zamanda aydınlanmaya erişmek, zamanın ve mekanın ötesine geçmek anlamındadır. Zerdüştlükte gökyüzü, bir parlak metalden yumurta formunda yaratılmıştır.

II- Kozmik Yumurta Sembolizmi ve Yaratılış Efsaneleri



Dünyanın bir ilksel yumurtadan meydana geldiği efsanesi yaratılışa ait sadece Orfik öğretinin mitlerinden biri (2) olmakla kalmayıp aynı zamanda Mısır, Polinezya, Japon, Peru, Hindistan, Fenike, Çin, Finlandiya, Orta Amerika, Fiji ve Slav tradisyonları için de geçerlidir. Pek çok kahramanın da doğum yoluyla değil, yumurtadan çıktığı söylenir, örneğin Dioscuri Castor, Pollux ve Güney Kore’nin kadim bir efsanesinde olduğu gibi.

Bazı adalarda ilk insanın bir kuş yumurtasından çıktığı söylenir. Sümero Semitik tradisyonda kozmik yumurta yaratılışı meydana getirmiştir. Yumurtayı saran yılan ise Ouroboros’tur. Devekuşu yumurtası ya da tapınaklarda, Kıpti kiliselerinde ve camilerde asılan büyük porselen yumurta yaratılışı, hayatı, yeniden doğuşu ifade eder ve bazen mezarlarda da görülür. Yumurta zaman zaman dört elementi içerir şekilde tasvir edilir.

Kozmik yumurta Keltler’de yılan yumurtası veya dikenleri temizlenmiş deniz kestanesiyle, bazı Maya tabletlerinde çevresinde çöreklenmiş yılan olan yumurtalarla, İnkalar’da oval bir altın plaka ile ve bazı kavimlerde kuş yumurtası ya da yumurta biçimli bir taşla temsil edilmiştir.

Kozmik yumurta, aynı zamanda küre ile sembolize edilir ve “hayat prensibi” olarak tanımlanır. Hindu, Mısır, Çin ve Grek sembolizmlerinde kozmik yumurta, evrenin kökeni olarak birden çatlayıp açılır. O ana dek, bir bütün halindeki yumurta kendi içindeki varolan ve potansiyel haldeki her şeyi kabuğunun sınırlı alanının içinde barındırmıştır. Yaratılış sırasında kozmik yumurta ayrılıp açılır ve iki yarısı dünyayı ve gökyüzünü meydana getirirler.

Yumurta sembolü incelendikçe yumurta kavramından “Dünyanın Yumurtası”  kavramına bir geçişin gerçekleştiği görülür. Dünyanın Yumurtası, Hint ve Druid tradisyonları gibi pekçok tradisyonda yeralan kozmik bir semboldür. Gökkubbe yumurta olarak nitelendirilmeye başlanmış ve bu yumurtanın da yedi katmandan oluştuğu kabul edilmiştir ki bu da Greklerin yedi göğünü ya da küresini temsil etmektedir.

Hindu Tradisyonunda

Hindu tradisyonunda İlahi Kuş kozmik yumurtaya ilk suların üzerinde kuluçkaya yatmıştır. Brahma yaratılışın altın yumurtasında fışkırmış ve yumurtanın iki yarısı gökyüzünü ve dünyayı oluşturmuştur.


Skarabe

Brahma’nın içinden çıktığı altın yumurta, merkezinde bir nokta bulunan Pisagor Dairesi’ne eşdeğerdir. Kanatlı yumurta ve küresini ittiren Skarabe de benzer imaları içermektedir. “Elementlerin meydana getirdiği suların üzerinde duran dev yumurta, Vişnu’nun mükemmel doğal evidir ve Vişnu orada kavranılabilir bir forma bürünmüştür. Bu yumurtada kıtalar, denizler, dağlar, gezegenler ve evrenin bölümleri, tanrılar, şeytanlar ve insanoğlu yeralır” (Vishnu Purana). Kozmik yumurta Brahma’nın yumurtasıyla eşdeğerdir ve üç bölgeye ayrılır; duyular gerçekliği, gök katları ve şekilsiz dünya. Kozmik ağaç bazen kaosun suları üzerinde yüzen Kozmik Yumurta’dan büyürken tasvir edilir.

Çin’de, Druidler’de ve Güney Kore’de

Çin tradisyonunda mitin, özellikle Güney Çin’de yaratılış efsaneleriyle de ilişkilendirildiği görülür. Güney Çin’de dünyanın ve yaratılan her şeyin kaynağı olan bir yumurta olduğu varsayılır. Büyük tufandan sonra sadece bir ağabey ve kızkardeşi hayatta kalmışlardır. İnsanoğlunun soyunu nasıl devam ettirecekleri bir sorun oluşturunca kadın içinden çok sayıda çocuğun çıktığı bir yumurta yumurtlar.

Kurucu büyük kahramanlar kimi zaman dokuz katlı bir kulede (kozmik kule) kuluçkaya yatırılmış olan yumurtalardan doğmuşlardır. Bir Güney Kore efsanesi, içinde bir bebeğin yattığı bir yumurtayı bulan bir kişiden sözeder. Çocuk büyür ve dünyanın tüm halklarının önderi olur. Hun-tian astronomi okuluna bağlı olanlar göğün yumurta şeklinde olduğuna inanırlardı. Yeryüzü kabuğun içindeydi, üstü kabuk tarafından tamamen örtülüydü ve yumurtanın sarısı gibi yumurta akının üzerinde durmaktaydı. Kuluçkaya yatansa gökyüzüydü. Druidler’de, kozmik yumurta “yılan yumurtası”dır ve deniz kestanesi fosili ile temsil edilir. Yunan’da Orfik Öğreti’de yumurta; hayatın gizemidir, yaratılış ve yeniden diriliştir.

Güney Denizi Adaları’nda 

Araştırmacı James Churchward’ın aktardığı, uzak bir geçmişte kadim Mu Uygarlığının bulunduğu Güney denizi adalarından günümüzdeki Sandwich Adaları’ndaki (Hawaii) bir tradisyona göre başlangıçta sudan başka hiçbirşey yoktu, ta ki yükseklerden süzülerek inen büyük bir kuş denize bir yumurta bırakana dek. Sonra yumurta çatlamış ve Hawaii doğmuştu.

Bir diğer kozmogoni miti olan Cemiyet Adaları Mitinde tüm tanrıların atası ve evrenin yaratıcısı Ta’aroa’nın, ezelden beri kabuğunun içinde karanlıkta oturduğu anlatılır. Kabuğu sonsuz uzayda dönüp duran bir yumurtaya benzemektedir. Okyanusya’da insanın bir yumurtadan doğduğuna inanılır, yani evrendoğum, insanoğlunun ortaya çıkışına model oluşturmaktadır ve insanın yaratılışı kozmosun yaratılışını taklit eder ve tekrarlar.



Eski Mısır’da

Eski Mısır tradisyonlarında kozmik yumurta ile ilgili görülen başlıca ilahlar Geb, Thoth, Ptah ve Ra’dır. Eski Mısırlılar’a göre tanrı Ptah Yaratıcı Baba, Büyük Sanatçı idi. Ptah resimde çömlek çarkında kendi ruhunu içeren ve yine kendisinin yarattığı güneş ve ay yumurtaları ile birleştirdiği dünya yumurtasını biçimlendirirken tasvir edilmiş.

Eski Mısır’ın tüm tradisyonlarında yaratılış konusunda ortak olan bilgi şudur: Başlangıçta engin, süptil bir okyanus vardı. Bu okyanus ilah Nun ile kişileştirilmiştir. Bir tradisyona göre ilah Geb kozmik yumurtayı ilah Nun ile üretmiştir. Dünya ve üzerindekiler bu yumurtadan meydana gelmişlerdir. Simgesi kaz olan ilah Geb başında bir kaz figürü taşır. Bu, kozmik yumurta ya da tohumun içinde gizli halde bulunan Ra idi. Ra, bu kaz yumurtasından bir kaz ya da şahin biçiminde çıkar, suların üzerinde uçmaya başlayarak göğün karanlıklarını aydınlatır, ilahları, bitki, hayvan ve insanları yaratır, yeryüzünü canlandırır.

Mısır’ın Hermapolis metinlerinde ise yumurta Geb’e dayandırılmaz. Yaradan’ın hediyesi olarak ilksel sulardan (Nun) bir tepe yükselir ki üzerinde çatlayıp açılan yumurtadan spiritüel bir Güneş (Ra) doğar. Her şey cennetlerin üstündeki bu güneşin doğuşundan sonra yaratılır. Mısır tradisyonuna göre insanları biçimlendiren, embriyonları meydana getiren ilah yumurtadan çıkan modelci Khnum’dur.



Mısır tradisyonlarında kozmik yumurta ile ilişkilendirilen bir başka ilah Osiris’tir. Osiris de Brahma gibi yumurtadan çıkmıştır. Osiris’in eşi ve kızkardeşi İsis’in bir diğer adı da kaz yumurtasıdır. Mısır rahipleri İsis’le de ilgili gördükleri yumurtayı asla yemezlerdi. Osiris ilk maddenin oğlu olarak bilinir. Geb, Dünya’nın sevk ve idaresini oğlu Osiris ile eşi ve kızkardeşi İsis’e bırakmıştır.



Dogonlar’da

Kozmik yumurta sembolünün en çok önem taşıdığı ve en ayrıntılı biçimde işlendiği tradisyon Dogon tradisyonudur. Kozmik yumurta sembolünün kullanıldığı pek çok kozmogonide Dünya’nın yaratılması ile sınırlı kalınırken Dogon kozmogonisinde bu sembolde Dünyanın meydana gelişinden çok kainatın meydana gelişi açıklanır. Dogon ve Eski Mısır tradisyonlarında da olduğu gibi birçok tradisyonda iki yaratılıştan söz edilir, bunlardaki ortak tema şudur: Birincisinde Tanrı, cevherleri yoktan var eder; ikincisinde ise tezahürler alemi ya da kozmik kainatın meydana getirilmesi söz konusu olur. Dogonlar’a göre Amma Yaradan’dır. Her şeyden önce, kökende Amma vardı. Amma hiçbirşeye bağlı olmadan, kendi kendine var olandır. Her şeyin yaratılmasından önce Amma’nın kainat yumurtası mevcuttu. İleride ortaya çıkacak her şey bu yumurtanın içinde öz olarak vardı. Amma’nın yoktan var etme eylemi zamansızlık ve mekansızlık içinde aşama aşama gerçekleşmiştir. Amma önce bu kainat yumurtasının, yani rahminin içinde tohumları yarattı. İlk yaratılışta dört unsuru üst üste koydu; bu unsurlar toprak, hava, su, ateş idi. Birinci yaratılışın sonucunda birinci kainat, ikinci yaratılışın sonucunda ise spiral yıldız alemlerinden (galaksilerden) oluşan ikinci kainat, ya da madde kainatı meydana gelmiştir.

 Amma önce rahminin, kainat yumurtasının içine yeni bir kainatı resmetti. Amma’nın ilk çıkarttığı Po tohumudur. O, tohumların ilki ve en küçüğüdür. İkinci yaratılışta başlangıçtan itibaren en önemli rolü oynayan öğe Po tohumudur. Po, Amma’nın ikinci yaratılışı gerçekleştirmesinden önce meydana getirdiği tohumların en önemlisidir. Amma’nın yaratıcı iradesi Po tohumuna yerleşmiştir. Po tohumu bir düşünceden çok bir kelam, ilahi ışığın bir kelamıdır. Çünkü bir insan bazen Po’yu içinde, vicdanında işitebilir. O, her şeyin başlangıcının imajıdır. Amma’nın yarattığı her şey Po tohumu gibi küçük başlar. Amma’nın rahminde spiral çizen Po tohumu, O’nun kelamını tüm mahlukata aktarmak üzere koruyacaktır. Po tohumunun bu spiral hareketi Amma’nın İlahi Muratları’nı ifade eder. Po tohumu, Amma’nın kendisine zerk ettiği kelamı salmada özgür bırakışına kadar kelamı muhafaza edecek, özgür bıraktığında da onu yaratılış bütününe aktaracaktı. Amma’nın Po tohumuna verdiği vazife, kelamı tüm mahlukatına nakletmektir. Po, kainatta Amma’nın kelamının canlı halinin temsilcisi olacaktı.

Rüzgardan meydana getirilmiş ve havayı temsil eden Po tohumunun en yüksek gök katındaki ifade edicisi, temsil edicisi ve kopyası Sirius B yıldızıdır (Po yıldızı). Sirius B tüm yıldızların ilkidir. Alemdeki her şey onda mevcuttur. O tüm alemin dayanağı, yıldızların direğidir. Alem Sirius B tarafından dönmektedir. Dünyaya Sirius B yıldızından Nommo’nun Gemisi (3) ile aktarılan tohumlar yalnızca dünya üzerinde değil, yaratılan tüm üst üste alemlerde çimlenip çoğaldılar.

Tohumların gerçekleşmesinden sonra Amma *Nommo Anagonnoları (*Yüksek İdare Mekanizması Organizasyonları’nı) yaratacaklardı ve onlar Amma’nın eserini tamamlamakla vazifeli işçiler olacaklardı.



Amma’nın Yumurtası ya da Amma’nın Rahmi sembolizminde ifade edilenler, tek olan Mutlak Allah’ın her biri ruh ve madde gibi birer asli cevher olan tüm asli cevherleri, antiteleri yoktan var etmesinin ve ardından ruhun madde cevherine tesir ederek maddi evreni oluşturmasının sembolik bir açıklamasıdır.

Yumurta’nın evrendoğum açılımı ile ilişkilendirilen bir diğer sembol de böcek skarabe’dir. Skarabe, oluşturduğu bir küreye yumurtalarını bırakır. Sözkonusu sembol bazı yerlerde bu, yaratıcı gücün evrendeki kozmik cisimleri oluşturmasını simgelediği öne sürülürken bazı yerlerde de sözkonusu bilgi; kürenin tohumlarını Sirius sisteminden alan Güneş’i, Güneş Sistemini simgelediği olarak yorumlanmaktadır.

Yumurta sembolü yaratılışı ifade eden anlamıyla Orfe öğretisinde de yerini bulmaktadır. Bu öğretide de Yüksek İdare Mekanizması tarafından Dünya’nın en süptil halinden, yani ilk esiri maddeden başlanarak giderek yoğunlaşacak şekilde meydana getirilişi anlatılmaktadır. Burada yumurta, henüz fiziksel olarak yoğunlaşmamış dünyanın sonradan ortaya çıkacak tüm olanakları içeren “ilk esiri hali”ni simgeler.

Dipnotlar

(1) Mitoloji uzmanı, etnolog, yazar.
(2) Bu öğretiye göre siyah kanatlı gece, rüzgar kendisine kur yaptığında bir bir yumurtayı ortaya çıkarmış, bu yumurtadan ise Eros veya Phanes doğmuştur
(3) Dogon tradisyonunda Sirius yıldız sisteminden Dünya Gezegeni’ne gönderilenleri ifade eden bir terimdir.
 

 
Kaynakça

· ELIADE, Mircea; Dinler Tarihine Giriş; Kabalcı Yayınları; İstanbul2003
· SALT, Alparslan; Semboller; RM Yayınları; İstanbul 2006.
· CHURCHWARD, James; Kayıp Kıta Mu; Ege Meta Yayınları; İzmir 2000
· EBERHARD, Wolfram; Çin Simgeleri Sözlüğü; Kabalcı Yayınları; İstanbul 2000.
· CIRLOT, J. E. ; A Dictionary of Symbols; Dover Publications; New York 2002.
· COOPER, J.C.; An Illustrated Encyclopedia of Traditional Symbols; Thames&Hudson ; Slovenia, 2008
 


http://www.astroset.com/bireysel_gelisim/sembol/s18.htm
« Son Düzenleme: Temmuz 19, 2013, 03:43:46 öö Gönderen: Melina »
Adequatio intellectus et rei


Temmuz 19, 2013, 04:16:29 öö
Yanıtla #1
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 426
  • Cinsiyet: Bay

Baykuşun yumurtasıydı sanırım. her ölüm daha bilge bir doğumu hak eder.zümrüdüanka kuşu tasviri baykuşa dayanır.rüyada zihnin kaldıramıyacağı olgular beyaz bir baykuş şeklinde biçimlenir.
Saygılar
« Son Düzenleme: Temmuz 19, 2013, 04:26:09 öö Gönderen: GOASISG »
ܚܠܐ -ܕܡܐ- -ܩܪܒܐ


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
4 Yanıt
4297 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 19, 2013, 04:27:46 öö
Gönderen: GOASISG
15 Yanıt
20190 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 30, 2011, 05:48:55 ös
Gönderen: bilGe
0 Yanıt
10600 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 20, 2013, 04:43:45 öö
Gönderen: Melina
3 Yanıt
5769 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 22, 2014, 12:47:24 öö
Gönderen: davut
0 Yanıt
4431 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 05, 2015, 05:54:56 öö
Gönderen: Risus