Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: İsrail yardım gemilerini vurdu.  (Okunma sayısı 14125 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Haziran 04, 2010, 04:52:46 öö
Yanıtla #30
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 322
  • Cinsiyet: Bay

Büyük devlet olmak yeri geldiğinde sesini dönemin en güçlü zulümkar devletlerine karşı Devletini ve Milletini savunmaktır.
Hatta gerektiğinde tüm gücünü onlara karşı uygulamaktır. Bu durumda içimizdeki hainlerde ortaya çıkar. Ve bu hainlerin görevi ve bulundukları konum gözetmeksizin asılmalıdır. O pis laflarını dile getirmeden imha edilmelidir.
Yahudilerin tümüyle kimsenin problemi yok. Elbette Yahudi olup dünya da huzur ve barış isteyen insanlar da var ve onlar zor durumda olduklarında 500 yıl önce nasıl yardım ettiyse bu Millet gerektiğinde yine eder. Sorun İsrail devleti ve onu yöneten dünya genelindeki pisliklerdir. Bu elbete düşünce savaşı ile yenilebilir. Mevcut durumda bunlardan çeken devletlerin yok edebileceği yalnızca bunların piyonudur. Devlete düşen bu pislikleri temizleyerek onların oldukları konuma kendimizden hakeden bireyleri koymasıdır. Hiçbir halk onların oyununa kanmasa ve içine sokmasa dünya zaten bu kadar huzursuz bir ortama girmezdi. Onların yaptıkları insanların nefislerini doyurup bencil bir düşünceye sevketmek ama elbet insanlara empoze ettikleri o zehirli düşünce ve yol önümüzdeki yıllarda Hak'kın vadettiği kutsal kişiler ve onların yolundan giden o kutlu insanlarca huzura ve temize çıkarılacaktır.


Haziran 08, 2010, 02:31:10 ös
Yanıtla #31
  • Seyirci
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4170
  • Cinsiyet: Bay

Sır Winston churchıl yahudiler için ilginç bir tanım yapmış paylaşmak istedim.3 yahudi bir araya gelse anında 2 başbakan bir muhalefet lideri çıkaracak kadar siyaseti bilirler.İlginç değilmi.

Yahudi sadece siyaseti bilmezki özellikle dini iyi bilir devletinin varlığını tevratın esaslarına dayandırır.
yahudi için kullanılan bir çok doğru ırksal tanım vardır üzerlerine cuk oturan bence onlardan en ilginci paranoyaları.

Tevrattan yeremya bölümünün 4.ncü kısımını muhakkak okuyun şu an yaşadıkları paranoya ile bir bağ kuracaksınız.

bir insan sadece duyduğu korku paranoyasından ötürü acımasızca ve fütursuzca öldürebilir ve sadece yok etmeyi arzulayabilir.Korku ile yaşayan ve yaşatılan bir toplumun irin ifrit bir görünümüdür aslında bu.Olaydan sonra yakalanan askerin altına kaçırmasıda bu korku paronayasıdır.

Bence üzücü olan israilin acil klinik yardıma ihtiyacı olması.
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Haziran 08, 2010, 07:48:54 ös
Yanıtla #32
  • Ziyaretçi

sayın karahan Sır Winstonun yorum dogru.siyaseti iyi bililer.fakat paranoya konusuna gelince çok haklılar siz yüzyıllarca saklanarak yaşamanın ki buna yaşam demek komik olacak var olmanın çocugunu korumanın gece oh be bugünü de atlattık yarına allah kerim diyerek yataga girmenin vatansız olmanın ne demek oldugunu.yapılanlar dogrumu hayır.ki biz bunları yaşadık gördük bizlerte yapılanlarını başkalarına yapmak niye.bizlerde bu sorulara cevap arıyoruz.ama ne aptalız ne korkagız.acımasız hiç olmadık.klinik yardıma ihtiyacımız olduguda dogru .bu yüzden psikoloji ve hukuk egitimi sürekli alıyoruz.bizlerde şiddetle yapılanları kınayıp bu topraklarda yaşadıgımız içinde kınamalarımızı sizlerden çok agır vurguluyruz .ama bunu yaparken seviyemizi de koruyarak yapıyoruz .iyilikle kalın .


Haziran 12, 2010, 03:21:00 ös
Yanıtla #33
  • Seyirci
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4170
  • Cinsiyet: Bay

sn.günbil

Anlatmak istediklerinizi çok anlayamadım bağışlayın beni sanırım anladığım tek şey yahudi bir vatandaş olduğunuz.

Aslında anlatmak istediklerim oldukça açık,Uzun  bir müddet yahudilikle ilgili kitaplar okudum her bakış açısına görede anlamaya çalıştım,bu platformdada bir çok başlık açarak şu sorunun cevabını aradım hep.Dünya üzerinde neden yahudiler var oldukları her ülkede hep nefret edilen,aşağılanan zaman zaman darmadağın edilen ve hep hiç sevilmeyen bir topluluk olmuşlar.

Aslında bu sorunun cevabı kuranda oldukça geniş şekilde açıklanmış.Bir ayette tanrı yahudiler için onları yeryüzünde her nerede bir kavim ve topluluk varsa aralarına yerleştireceğim ve bu toplulumların işledikleri günahların bedellerini yahudilerle ilişkilendireceğim böylelikle her yerde hep nefret edilen halk olacaklar.

Yahudi halkı ırkçı ve siyonist söylemlerini bırakmadan yeryüzündeki halkların yaşam haklarına ekonomik güçleri ile müdahele edip onların huzurunu bozmayı bırakmadan bu halk yeryüzünde barışı bulamayacaktır.

İçlerinde yaşadıkları paranoya binlerce yıldır yaşadıkları korkudan kaynaklandığı apaçıktır korkularını ise sadece yokederek ve öldürerek arındırabiliyorlar.

Şimdiki hallerini dahi geçmişin sapkın teoremleri üzerine kurmaktan vazgeçmeyen dini ve siyasi liderler bu yahudi halkına sadece geçmişte olduğu gibi sadece korku ve zulüm verecektir.Tanrının kendilerine bahşettiği eğer musa,ya uyar onun sözlerini dinlersiniz size vatan verip yerleşim vereceğim müjdesini bir mükafat olarak algılamayıp kendilerini üstün halk ve ırk yoluna sokan zavallı ideologlarının ne yazıkki her dönem kurbanları olmuş.

Yaşadıkları her ülkede aslında başta krallar olmak üzere bu sapkınlık dehşet yarattığından bu halka insanlık hiç iyi gözle bakamamış son 2 yüzyıla kadar.

ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Haziran 12, 2010, 10:30:18 ös
Yanıtla #34
  • Skoç Riti Masonu
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 3741
  • Cinsiyet: Bay

Su ayeti yazar mısınız tam olarak hangi sure hangi ayet??


Haziran 14, 2010, 04:57:10 öö
Yanıtla #35
  • Ziyaretçi

Müsadelerinizle ben de bu konudaki kendi tahlilimi ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum, anti parantez olarak farklı konulara değinirsem de mazur görün...

Aşağı yukarı, başlangıçtan sonra iç politikada da, dışarıda da takip edenlerin ve ulusşararası ilişkilere meraklı olanların tahmin ettiği şekilde olayların gerçekleşmeye devam ettiğini düşünüyorum; çok istisnai bir sürpriz olmaz ise...

Öncelikle, Rafeal Sadi'nin haberi ve yaklaşımı ile başlamak istiyorum.  Kendisi İsrail penceresinden bir haber yayınlamış, Türkiye'de  de uzun süre yaşadığından ve bu ülkeyi de sahiplendiğinden olsa gerek, İsrail penceresinden bakarken, Türkiye'nin izlemesini istediği politikalara da değinmiş, Bu ülkede yaşayan herkes gi bi onun yaklaşımına da saygı duyuyorum, hatta siyasi olarak mevcut iktidar partisi karşıtı duruşuna da *en az her Türk vatandaşı kadar * hakkı olduğunu düşünüyorum. Anca Voltaire'in dediği gibi düşüncesini savunma hakkını sonuna kadar savunmakla birlikte düşüncesine ve yaklaşımına katılmıyorum.

Zira, ancak ve ancak, İsrail terörle beslenmiyor olsa idi, El-Fetih ile bir şekilde anlaşabilse idi ve sürüncemede kalan Filistin Halkı da Hamas'ı iktidar yapmasa idi, El-fetih'i ve Hamas'ı terörist ilan ederek tüm görüşme yollarını tıkamasa idi (Tony Blair bile uluslararası platformlarda bu yanlışlığa işaret etmişti, takip edenler bilir...), İsrail uluslararası hukuk ve kurumlara saygılı ve onların bir parçası olsa idi, tekrarlıyorum; İsrail Hamas ve Hizbullah terörü ile beslenerek insanlık dışı saldırılarda bulunmasa idi (Ankara'nın bir ilçesi kadar ancak olan bölgeye savaş uçakları ile fosfor bombaları atacağı yerde güçlü(!) istihbarat ve kara operasyonları ile tüm terör sorumlularını etkisiz hale getirse idi, abluka da en temel ihtiyaç maddelerini bile yasak kapsamına almasa idi, inşaat malzemelerine *savunma yapıları yapılması ihtimali* nedeni ile yasak koymasa idi, ..... Yerden göğe kadar kendisine katılabilirdim. Ancak bunların hiçbiri olmadı.

Taliban noktasına vurgu yapmış sayın İsis, -ki hakikaten söylenmeyen ama kelimenin tam anlamı ile *bam teli*ne dokunma noktasında bir vurgu yapmış... Özetle söylemek gerekirse, tepki olarak *sokağa dökülmek* kavramı ile Türkiye'nin toplumsal/sosyal yapısından, Sol akımlar ile Fİlistin arasındaki bağa kadar uzar açıklaması... Ama içiniz ferah olsun, benim tanıdığım bazı bilinçli müslüman yahut sizin daha tabirinizle *İslamcı* insanlar taliban'nın zulmüne de dünyanın herhangibir yerinde zulüm görenlere de İsrail'de, Afganistan'da, Çin'de, haksız yere hayatını kaybeden siviller için gözyaşı dökmekle kalmayıp ellerinden geleni(gelirse) esirgemezler... Acı ama gerçek genele baktığınızda azınlıkta bu tanıdığım insanlar.... En önemli faktörlerden biri de, medyadır ki, son zamanda bile,  şehit düşen askerler ve aileleri geri planda kalıyor, yozlaşma siyasette de medyada da had safhada zati!!!

Ayrıca da, Amerikan karşıtlığının da yükselişte olduğu bir ortamda, Amerika'nın düşman ilan ettiği bir grubun öldürdüklerine sahip çıkmak bu aralar *out*!!! (kara mizahı mazur görün ancak başka bir açıklaması yok)

Ülke olarak en azından Pakistan Taliban ile savaşmakta -terörü kendi topraklarını da etkilediği ve Amerika'nın zorlaması da olsa- Türkiye, Nato kapsamında göstermelik de olsa orada askeri varlığını yerel ülke askerlerini eğiterek de olsa göstermekte... Anti-Amerikancılar, işbirlikçi demesinler bana, derlerse de canları sağolsun......

Rafeal Sadi'den gene referans alarak, hükümetin teşvik ettiği veya desteklediği varsayımı doğru da olabilir yanlış da olabilir. Ancak unutulan bir şey var, aylar önceki Mısır kafilesinde Mısır yetkilileri tüm katılımcıları tutuklamış ve uluslararası tepkiler geldiğinde ancak zorla geçişe ve geri dönüşlerine izin vermişti. Hatta Türk bayrakları ile yardım kafilesinin geçmesine izin vermemişti, ve o da apayrı bir tartışma konusuydu....

Burada ne olursa olsun bu bir protesto idi, katılırsınız katılmazsınız. Ancak hükümetin tepkisine ve desteğine baktığımda, ben burada yazılanlardan da genel yorumlardan da kısmen farklı düşünüyorum. Çünki, bugün öyle veya böyle tutuklu yargılanan Doğu Perinçek, İsveç'te saçma sapan bir sebepten tutuklandığında, aynı hükümet tüm diplomatik kanalları kullanmıştı. Hükümetin bu olaydaki yaklaşımı, en baştan beri, açıklamalarda maksimum sertlik olmasına rağmen, savaş açmak yahut ilişkilerin tamamen kesilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı yönünde idi, hatta ilişkilerin kesilmesi bir yaptırım olarak dillendirilmişti.... Ayrıca, hükümeti bir kenara bırakın *tüm meclis* ortak kınama bildirisine imza koydu.... Ben genel olarak yaklaşımı doğru buluyorum, hatta Ortadoğu politikasına baktığımızda, söylendiği ve yazıldığı gibi *Kasımpaşalı* üslubu değildir uygulanan, Davutoğlu'nun dış politika stratejisidir. ki bakan ve danışman olmadan, siyasetle hiç ilişkisi olmadan, ders almış ve birlikte çalışmış tanıdıklarım olmuştu, her dış politika sohbetinde ekol olarak ismi geçerdi... Başarılı olur mu olmaz mı onu zaman göstericek... Hatta bir nokta da var, kimse değinmemiş ona, Recep bey/Tayyip bey/Erdoğan, nasıl sıfatlandırırsanız artık, barış ortamının oluşabilmesi için el-fetihin de hamasında *acı ilacı içmek* zorunda olduğunu açıkca vurguladı. Bu yaklaşım ortadoğuda kimsenin işine gelmeyen, ve benim anladığım hiçbirşekilde salt israil karşıtı olmayan, Filistin idarecilerini de sorumluluğa iten bir söylemdir...  dediğim gibi tutar yahut tutmaz onu zaman gösterir...

Bugün, şu sonuçta netleşmeye başlamıştır artık, Ortadoğu halkları ve idarelerinin ne kadar farklı görüşte olduğu, İsrail'in uluslararası hukukta ve politikada kendisini nasıl yanlızlaştırdığı artık aşikardır.

Terör ve Pkk benzetmelerine gelince, hamas ile pkk kıyaslaması bence yanlıştır, hamas eleştirilir ancak siyasi olarak zaten çok saçma sapan bir durum söz konusu ona da girersem çok daha uzun sürer...Kısaca, nasıl ki devletimizin yanlış politikaları, Pkk'nın destek bulmasına ve daha da saldırganlaşmasını güçlenmesini sağlamışsa, İsrailin politikaları da Hamasın radikalleşmesini ve Filistin halkında da daha fazla kaosa ve çözümsüzlüğe yol açmıştır...  Komplo bile dense, pkk İsrail ilişkisi vurgulaması pek yapılmamış... Ancak bir benzetme illa ki gerekiyor ise, Taliban ile İsrail kıyaslanabilir. Zİra her ikisi de kendi dinlerine ihanet etmiştir!!!

Bana katılana da katılmayana da saygı duyarım, hatalı olduğumu düşündüğünüz bir vurgu yaparsanız da yakın zamanda cevaplayamayabilirim, zira sınavlarım ve yetiştirmem gereken iki konferans bildirisi nedeni ile ziyadesi ile yoğunum....

saygılar

« Son Düzenleme: Haziran 14, 2010, 05:11:08 öö Gönderen: cardiffmonster »


Ağustos 08, 2010, 12:42:26 öö
Yanıtla #36
  • Ziyaretçi

Zannederin bu aralar kılıcın keskin ucunu tutma zamanı geldi,

Çok ilgi çekmesede artık  Kılıçdaroğlu'nun yerli yersiz İsrail çıkışları ve Dışişlerinin de işin rutin sınırları dahilinde açıklamalara başlaması gidişatın baştan beri belli olan yola girdiğini gösteriyor...

Ancak BM'nin komisyon kurma ve İsrailin de bunu kabul etmesi oldukça olumlu bir gelişme, keza suçlu bulunsa bile İsrail; herkes herhangibir yaptırımın uygulanabilirliğini -mucize ayarında bir gelişme olmazsa- tahmin eder.

Şimdi gelelim bunun siyasi malzeme yapılmasına, başlangıçtaki tüm grupların ortak dış politika tepkisi vermesinin yanında bu saatten sonra ölen insanların siyasi malzeme yapılması en büyük terbiyesizliktir. -hükümet ve muhalefet için-

Ayrıca umarım Uluslararası komisyon, İsraile karşı objektif ve adil bir yaklaşım sergilerken mavi marmara gemisine alınan 1,5 yaşındaki bebeğin ve annesinin de durumunu dikkatle inceler. En iyi ihtimalle tutuklanması kesin olan yardım gönüllülerinin ve organizatörlerinin nasıl olup da bu çocuğu gemiye kabul ettiklerini merak ediyorum... Umarım sorgulanır...

Çok çeşitli yorumlar olsa da , bu konu ile kısmen ilişkili eksen konusunda da özellikle eksen kayması konusunda hemen hemen aynı zamana denk gelen İran ve Suriye ile ilişkilerin gelişmesine değinmek istiyorum. İran konusu başından beri ABD tarafından bir diplomasi kapısının açık tutulması çabası -aşikardır- Suriye ise , aslında AB nin Kuzey Afrika ve Ortadoğu politikalarına karşıt bir şey söz konusu değil.. Dileyenler örnek olarak Suriye ve diğer Kuzey Afrika ülkelerine yapılan AB hibe ve desteklerini araştırabilir ilgili özel anlaşmaları inceleyebilir...
saygılar


Mart 06, 2013, 12:05:46 öö
Yanıtla #37
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3181
  • Cinsiyet: Bay

Sıkıysa hesap SOR ey devletin başı SORDA sana secereni eline versinler ...
ÖZÜR DİLEYECEKLERDİ duyan varmı ????
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
5 Yanıt
4336 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 31, 2007, 10:09:10 ös
Gönderen: shemuel
5 Yanıt
4823 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 14, 2012, 02:20:52 ös
Gönderen: Tij
32 Yanıt
11609 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 22, 2008, 04:14:28 ös
Gönderen: paragon
0 Yanıt
2604 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 10, 2009, 01:58:44 ös
Gönderen: karahan
7 Yanıt
4873 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 22, 2010, 10:50:52 ös
Gönderen: MASON
2 Yanıt
5361 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 20, 2011, 01:19:35 ös
Gönderen: cardiffmonster
0 Yanıt
1456 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 15, 2015, 02:48:29 öö
Gönderen: Risus
0 Yanıt
1473 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 17, 2015, 05:05:53 öö
Gönderen: Ali Genetic
14 Yanıt
4202 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 10, 2015, 12:54:45 ös
Gönderen: Melina
4 Yanıt
2050 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 16, 2015, 03:41:43 ös
Gönderen: BuZ