Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Çamur ve Yaradılış  (Okunma sayısı 9652 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Haziran 02, 2012, 12:29:35 öö
Yanıtla #30
  • Ziyaretçi

Din kitaplarinin birer metaforlar butunu oldugunu tekrar hatirlatmak geregi hissettim sayin Adam'in mesaji sonrasinda...

Tekrar soyluyorum, Tanri insani camurdan yaratmamistir, camurdan yaratilma metaforu insanin dunyadan ve daha da onemlisi materyal bir yapidan oldugunu vurgulayan ve spirituel eksikligini gosteren bir metafordur.

Ornegin Adem ile Havva, kitaplara gore yaratilan ilk insanlardir. Oysa ki bu da bir metafordur. Adem ile Havva metaforu, evrim sonrasi olusan ilk insanlara isaret eder. Adem ile Havva gercekte var olmuslardir, o ayri, fakat onlarin yaratilisi bahsettigim yonde bir basitlestirme ve ayni zamanda gizlilestirme yontemiyle metafor halinde anlatilmistir.

Ayni metafor Gilgamis destani icin de gecerlidir bu arada...

Elbette bunlar benim gorusurum, dini kitaplar bunlarin hepsi metafordur demez cunku onu da gizliden soyler. Ben size bunu kanitini saglayamam elbette.

Son sorunuza aciklik getirmis olmak icin soyleyeyim: Diger canlilar evrim sonucu ortaya cikmislardir. Evrimin tohumunu ise elbette ve elbette Tanri atmistir. Yaratis, baslatma ve yonlendirme onun eseri...

Bu gidisle basligin yonu yine farkli yerlere varacak. Ayrica sayin Adam yanlis anlamasin fakat ben onun bu sorularini tamamen bilgi edinme amacli degil de, koseye sikistirma amacli goruyorum. Eger yanlis algiliyorsam, kusuruma bakmayin, ozur dilerim.

Tanri inanci, aciklamalarla ve rasyonel dusunceyle maalesef kazanilabilecek bir sey degil. Bu bir inanc meselesi ve umarim benim oldugum gibi zamani geldiginde tum Ateistler Tanri inancina kavusurlar. Gerci Tanri kesin vardir demekle kesin yoktur demek arasinda pek bir fark da gormuyorum, o ayri tabii... Ama iste mesele inanc meselesi oldugu icin Tanri'nin varligina inaniyorum demekle Tanri kesinlikle palavradir demek arasinda hem boyut farki hem de saygi farki vardir.

Esenlikler,

Laus Deo!

Sayın Laus Deo, yazınızı okuduktan sonra aklıma birkaç soru takıldı.

Çamurdan yaratılmanın insanın dünyevi yapısını göstermesini anladım. Ancak bunun insanın spiritüel eksikliğini hgösterdiği fikrini nereden edindiniz? Bunları zıt yapıda kavramlar değil denge unsurları olarak görmemiz gerekir.  ;)

Adem ile Havva'nın evrimle ilgili metaforlar olduğunu söylediniz. Havva'nın Adem'in kemiğinden yaratıldığı söylenir. Metafor olarak ele aldığımızda Havva'nın kadınlar Adem'in erkekler olduğu sonucunu elde ediyoruz. O zaman bu erkekler kadınlardan önce de vardı demektir. Bu cinsiyetlerin evrimine aykırıdır ama şu soruyu soralım, Havvalardan önce Ademler nasıl çoğalıyordu?

Ve son olarak, eğer Tanrı'nın varlığı bilgisi rasyonel düşünmeyle kazanılamayacaksa ne ile kazanılacak. Maalesef rasyonel düşünme dışında benim bildiğim tüm kapılar boşluğa çıkıyor. 

Saygılar  :)


Haziran 02, 2012, 01:16:50 öö
Yanıtla #31
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 229

Alıntı
Sayın Laus Deo, yazınızı okuduktan sonra aklıma birkaç soru takıldı.

Çamurdan yaratılmanın insanın dünyevi yapısını göstermesini anladım. Ancak bunun insanın spiritüel eksikliğini hgösterdiği fikrini nereden edindiniz? Bunları zıt yapıda kavramlar değil denge unsurları olarak görmemiz gerekir;)

Adem ile Havva'nın evrimle ilgili metaforlar olduğunu söylediniz. Havva'nın Adem'in kemiğinden yaratıldığı söylenir. Metafor olarak ele aldığımızda Havva'nın kadınlar Adem'in erkekler olduğu sonucunu elde ediyoruz. O zaman bu erkekler kadınlardan önce de vardı demektir. Bu cinsiyetlerin evrimine aykırıdır ama şu soruyu soralım, Havvalardan önce Ademler nasıl çoğalıyordu?

Ve son olarak, eğer Tanrı'nın varlığı bilgisi rasyonel düşünmeyle kazanılamayacaksa ne ile kazanılacak. Maalesef rasyonel düşünme dışında benim bildiğim tüm kapılar boşluğa çıkıyor. 

Saygılar  :)

Oyle mi gerekir sayin VforVictory? Kusura bakmayin, bundan sonra oyle yapmaya calisirim.

Su ve toprak arasindaki iliski olsun, genel olarak 4 element arasindak iiliski olsun, metafor sayisi bu belirttigimle bitmiyor. Fakat dunyadaki dualite hem bir zitligi hem de bir birlikteligi gosterir, hem de bir dengeyi yani... Fakat dunyada hersey dengelidir anlamina gelmez bu. Insan'da baskin olan ne olursa olsun materyal olandir, ortada bir denge falan yoktur. O bahsettiginiz dengeyi olusturmak zaten bizim gorevlerimizden biridir. Bilmem anlatabildim mi?

Kaburga olayi da aslinda bir metafordur ve orda soylenen aslinda kaburga degil baska birseydir fakat ben bunu burda paylasmayacagim. O baska bir "sey" de Adem ile Havva'nin arasindaki iliskiyi anlatmak icin kullanilan bir metafordur yine. Yani oncesinde erkekler var, sonrasinda da kadinlar yaratilmis degil. Havva, Adem'den sonra dogmus, bu dogru... Ama nasil ve ne baglamda... Iste bu konudaki inancimi aciklamayacagim.

Rasyonel dusunce tek tarafli olmaz mi sayin VforVictory, hani boyle bir denge durumu ariyorsunuz ya, ahenk getirsin diye, benim de size onerim, biraz rasyonel dusunceyle inanci karistirdiniz mi, sirtiniz bir daha yere gelmez.

Bu yazdiklarimin tamamen benim sahsi gorus ve inanclarimi temsil ettigini belirtmek isterim.

Esenlikler,

Laus Deo.
YY & Y


Haziran 02, 2012, 03:24:15 öö
Yanıtla #32
  • Ziyaretçi

Sayın Lous Deo'nun dini kaynaklara metafor kavramınyla yaklaşımı bana da mantıklı geliyor. 

Eğer dini kaynakları metafor olabilir şeklinde düşünebilse insanlar dini verileri dogmalaştırmaktan uzak daha doğru bir çizgide ilerleyebilirler. Çünkü bu metinlerden çıkardıkları sonuç doğruyu yansıtmayabilir endişesi taşımak lazım. Aynı yaklaşımı ateistler de sergileyerek dini kaynakları bilimden uzak saçma olarak nitelemekten uzaklaşabilirlerdi. Kavgalaşma da böylece son bulabilirdi.

Elle tutulur bilimsel kaynaklarla ispatlanamamış bir şeye inanmak veya inanmamak karşılaştırılınca inanmamak daha mantıklıdır. Fakat  bilimin de sınırları var her şeye anlam veremiyor. Bu yüzden dini verilere inanan insanlara bilimsel arenada anlamlandırılamıyor diye  aptal muamelesi yapılması haksızlıktır.

Fizik ilminden hiç anlamadığım için net bir bilgi birikimim yok konu başlığıyla alakası olduğundan dolayı şuna biraz değinmek ve fikirlerinizi almak istiyorum, bazı fizikçilerin dünyanın aslında var olmadığını sanal bir gerçeklik olduğu neticesine vardıklarını iddia etmeleri, yaratılışın dini kaynaklarda yoktan var edilmesine yokluğa  atıfta bulunulması da bu paralallikte gibi duruyor. Yani aslında yumurta mı tavuktan çıktı, tavuk mu yumurtadan sorusunun cevabını aramak gayretine girişip neticede aslında tavuk ve yumurtanın sanal olduğu varlığının olmadığı gibi bir şey adem ve havva vb. mevzusunu buna benzetiyorum.

Saygılarımla.
« Son Düzenleme: Haziran 02, 2012, 04:02:05 öö Gönderen: Masor1976 »


Haziran 02, 2012, 01:19:04 ös
Yanıtla #33
  • Ziyaretçi

Alıntı
Sayın Laus Deo, yazınızı okuduktan sonra aklıma birkaç soru takıldı.

Çamurdan yaratılmanın insanın dünyevi yapısını göstermesini anladım. Ancak bunun insanın spiritüel eksikliğini hgösterdiği fikrini nereden edindiniz? Bunları zıt yapıda kavramlar değil denge unsurları olarak görmemiz gerekir;)

Adem ile Havva'nın evrimle ilgili metaforlar olduğunu söylediniz. Havva'nın Adem'in kemiğinden yaratıldığı söylenir. Metafor olarak ele aldığımızda Havva'nın kadınlar Adem'in erkekler olduğu sonucunu elde ediyoruz. O zaman bu erkekler kadınlardan önce de vardı demektir. Bu cinsiyetlerin evrimine aykırıdır ama şu soruyu soralım, Havvalardan önce Ademler nasıl çoğalıyordu?

Ve son olarak, eğer Tanrı'nın varlığı bilgisi rasyonel düşünmeyle kazanılamayacaksa ne ile kazanılacak. Maalesef rasyonel düşünme dışında benim bildiğim tüm kapılar boşluğa çıkıyor. 

Saygılar  :)

Oyle mi gerekir sayin VforVictory? Kusura bakmayin, bundan sonra oyle yapmaya calisirim.

Su ve toprak arasindaki iliski olsun, genel olarak 4 element arasindak iiliski olsun, metafor sayisi bu belirttigimle bitmiyor. Fakat dunyadaki dualite hem bir zitligi hem de bir birlikteligi gosterir, hem de bir dengeyi yani... Fakat dunyada hersey dengelidir anlamina gelmez bu. Insan'da baskin olan ne olursa olsun materyal olandir, ortada bir denge falan yoktur. O bahsettiginiz dengeyi olusturmak zaten bizim gorevlerimizden biridir. Bilmem anlatabildim mi?

Kaburga olayi da aslinda bir metafordur ve orda soylenen aslinda kaburga degil baska birseydir fakat ben bunu burda paylasmayacagim. O baska bir "sey" de Adem ile Havva'nin arasindaki iliskiyi anlatmak icin kullanilan bir metafordur yine. Yani oncesinde erkekler var, sonrasinda da kadinlar yaratilmis degil. Havva, Adem'den sonra dogmus, bu dogru... Ama nasil ve ne baglamda... Iste bu konudaki inancimi aciklamayacagim.

Rasyonel dusunce tek tarafli olmaz mi sayin VforVictory, hani boyle bir denge durumu ariyorsunuz ya, ahenk getirsin diye, benim de size onerim, biraz rasyonel dusunceyle inanci karistirdiniz mi, sirtiniz bir daha yere gelmez.

Bu yazdiklarimin tamamen benim sahsi gorus ve inanclarimi temsil ettigini belirtmek isterim.

Esenlikler,

Laus Deo.

Çamuru metafor olarak ele alalım. Bu metaforun insanın dünyevi yapısına işaret etmesine itirazım yok. Ancak bunu spiritüel yapısıyla zıtlık içinde değerlendirmenin yanlış olacağını düşünüyorum. İnsanın hava ile canlanması, ateş ile şekillendirilmesi, çamurun toprak ve su karışımı olması daha ziyade dört elemente işaret eder. Bunlar da insanın maddi bedeninde olan, olması gereken veya olup da istisnai durumlarda bozulan bir dengeye işaret ettiği açıktır.

Aslında biraz olsun Hermetizm ile ilgilenmiş biri burada hem antik tıp uygulamalarına hem de elementlerin kullanımına ilişkin işaretler görebilir. Simya'da özellikle Vaughan'ın eserlerinde yine görebilir ama onların antik bilgilerle ilişkisi tartışmalı.

Ben temel olarak olayı açıklamakta kullandığınız anahtarın bu kilide uymadığı görüşündeyim.

Ruh (esir), ateş, toprak, su ve hava elementlerini toplamına bir karşıt olarak değerlendirilmez. Dört elemente eklenen beşincisi olarak düşünülür. İlk defa sümerlerin kullandığı pentacle bu anlamlarda kullanılırdı.

Yani biz esiri geliştirmesek bile insan bedeninde bir denge mevcuttur. Bu denge bozulduğu zaman hastalıkların ortaya çıktığı düşünülür ve ona göre müdahale edilirdi. Her yiyeceğin element karşılığı vardı. Bunlara göre ilaçlar düzenlenirdi ve eksik olan elementin eksikliği giderilmeye çalışılırdı. Bu müdahaleler uygun ritüellerle desteklenirdi.

Yine beşinci elementi geliştirmenin bir görev olduğunu düşünmek yanlıştır. Bu daha ziyade bir tercih olarak ele alınır.

Adem-Havva meselesinde inancınızı açıklamayacaksanız o zaman o konuda benim söyleyeceğim bir şey yok.
 


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
2075 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 14, 2008, 04:03:27 ös
Gönderen: akasya
0 Yanıt
1619 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 08, 2011, 09:55:54 ös
Gönderen: Hacamat