Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Masonluk bir “gizli örgüt” sayılabilir mi?  (Okunma sayısı 6783 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ekim 30, 2009, 02:04:18 ös
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay




Hayır!... Masonluk kesinlikle bir “gizli örgüt” değildir; “kapalı” bir kuruluştur. Mason örgütleri kendilerini gizlemez; birtakım gizli saklı işler yapmaz ama “mason” olmayanlar mason kuruluşlarının çalışmalarına katılamaz. Bunun yalnızca üye olanların girebildiği birçok derneğin çalışmalarına üye olmayanların alınmayışından pek farkı yoktur.

Bir kurumun “gizli örgüt” sayılabilmesi için, onun gerek üyelerinin, gerek çalışma yerlerinin ve çalışma biçiminin gerekse kurumsal yapısının hiç kimse tarafından bilinmemesi, bunların toplumdan saklı tutulması  gerekir. Bunlar Masonluğa hiç de uymamaktadır.

Fakat bunu anlamayan ya da anlayamayanlar Masonluğun bir gizli örgüt olduğunu sanmışlardır. Bunun böyle sanılmasında, Masonluğa çeşitli bakımlardan saldırılarda bulunan ve Masonluğu kötü ve zararlı bir kurum gibi göstererek yıpratmak isteyenlerin, “gizli örgüt” savını da kullanmış olmalarının etkisi vardır.

Bur karşıt soru: «Mason örgütleri birer sivil toplum kurumu ya da “kamu yararına çalışan kurum” niteliğini taşır mi?»

Bunu söyleyebilmek zordur…

Çünkü bu nitelikteki dernek, örgüt ya da kurumların toplum içinde doğrudan kurumsal olarak gösterdikleri bir etkinlik vardır. Mason örgütlerinin etkinlikleri ise, -pek ender olan birtakım istisnalar dışında- kurumsal değildir. Etkinlikler, içe dönük olarak kurumun çatısı altında yürütülür. Topluma yönelik etkinliklerde bulunulması, masonların bireysel girişimlerine bırakılmıştır.

Gerçi Masonluktaki çalışmalar sonunda kamu yararına yöneliktir; ama bu durum bir mason örgütünün bu niteliği taşımasına yetmez.

Kuşkusuz Masonluğun bir sivil toplum kurumu olmayışı bir mason örgütünün de kamu yararına çalışan bir dernek statüsünü kazanmış olmayışı Masonluğun değerini azaltmaz. Masonluğun bu tanımlarla uyumlu olmayışı, kendine özgü örgütlenme ve çalışma sisteminden ileri gelir. Keşke Masonluk tam anlamıyla bir sivil toplum örgütü olabilseydi. Belki o zaman çalışmalarını da çok rahat yürütür, topluma ve insanlığa da pratikte gerçekten hizmet üretirdi.


ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ekim 31, 2009, 02:45:08 ös
Yanıtla #1
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 353
  • Cinsiyet: Bay




Hayır!... Masonluk kesinlikle bir “gizli örgüt” değildir; “kapalı” bir kuruluştur. Mason örgütleri kendilerini gizlemez; birtakım gizli saklı işler yapmaz ama “mason” olmayanlar mason kuruluşlarının çalışmalarına katılamaz. Bunun yalnızca üye olanların girebildiği birçok derneğin çalışmalarına üye olmayanların alınmayışından pek farkı yoktur.

Bir kurumun “gizli örgüt” sayılabilmesi için, onun gerek üyelerinin, gerek çalışma yerlerinin ve çalışma biçiminin gerekse kurumsal yapısının hiç kimse tarafından bilinmemesi, bunların toplumdan saklı tutulması  gerekir. Bunlar Masonluğa hiç de uymamaktadır.

Fakat bunu anlamayan ya da anlayamayanlar Masonluğun bir gizli örgüt olduğunu sanmışlardır. Bunun böyle sanılmasında, Masonluğa çeşitli bakımlardan saldırılarda bulunan ve Masonluğu kötü ve zararlı bir kurum gibi göstererek yıpratmak isteyenlerin, “gizli örgüt” savını da kullanmış olmalarının etkisi vardır.

Bur karşıt soru: «Mason örgütleri birer sivil toplum kurumu ya da “kamu yararına çalışan kurum” niteliğini taşır mi?»

Bunu söyleyebilmek zordur…

Çünkü bu nitelikteki dernek, örgüt ya da kurumların toplum içinde doğrudan kurumsal olarak gösterdikleri bir etkinlik vardır. Mason örgütlerinin etkinlikleri ise, -pek ender olan birtakım istisnalar dışında- kurumsal değildir. Etkinlikler, içe dönük olarak kurumun çatısı altında yürütülür. Topluma yönelik etkinliklerde bulunulması, masonların bireysel girişimlerine bırakılmıştır.

Gerçi Masonluktaki çalışmalar sonunda kamu yararına yöneliktir; ama bu durum bir mason örgütünün bu niteliği taşımasına yetmez.

Kuşkusuz Masonluğun bir sivil toplum kurumu olmayışı bir mason örgütünün de kamu yararına çalışan bir dernek statüsünü kazanmış olmayışı Masonluğun değerini azaltmaz. Masonluğun bu tanımlarla uyumlu olmayışı, kendine özgü örgütlenme ve çalışma sisteminden ileri gelir. Keşke Masonluk tam anlamıyla bir sivil toplum örgütü olabilseydi. Belki o zaman çalışmalarını da çok rahat yürütür, topluma ve insanlığa da pratikte gerçekten hizmet üretirdi.




Sayin ADAM,

Son derece aciklayici ve gercekleri yansitan yaziniz icin kendi adima tesekkur ederim.

Elbette Masonluk gizli bir orgut degildir. Ulkemizde Dernekler Tuzugune bagli bir DERNEK'tir. Dolayisi ile amaclari ve uyeleri sabit ve devletin ilgili organlarinca da bilinmektedir. Ama Masonluk kapali degil KETUM bir kurulustur.

Sevgi ve Saygilarimla,
Bakmak yetmez, gormek gerek...


Ekim 31, 2009, 03:54:22 ös
Yanıtla #2
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Kimi zaman kavramlar üzerinde uyuşmazlık yaşayabiliyoruz. Bu nedenden ötürü Sayın Dino sakın alınması ama bir kuruluş "ketum" olamaz. Çünkü "ketum" sözcüğünün Türkçesi "ağzı sıkı"dır. Bu, bireye özgü bir sıfattır ve bir kuruluş için kullanılamaz. Ben Masonluk için "kapalı" sıfatını kullanmışsam, bu bir bakıma "ezoterik" sıfatının karşılığıdır. Çalışmalarına katılmak bakımdan herkese gelişigüzel açık olmadığı anlamındadır. Öyle değil midir?   Elbette aslında Masonluğun gizli olmayışı en azından şuradan bellidir: Ülkemizde bile birçok mason derneğinin kapısının üzerinde bir levha vardır. Burasının ne olduğu bellidir. Fakat gene birçoğunun kapısının hemen arkasında "Üye Olmayan Giremez" yazılıdır. Bu elbette sırf mason derneklerine özgü değildir ve aslına bakılırsa oraya üye olmayanlar da girebilir; girir de... Zaten bir kuruluşun kapalı oluşu, kaapısından içeriye kimsenin giremeyişiyle ölçülebilir de değildir. Bu kapalılık, loca ve benzeri birimlerin çalışmalarına özgüdür.

Bu konu Masonluğun gizli olup olmadığnailişkin bir soruı üzerine açıldı. Gizli değilse nedir? Apaçık mıdır?

Özür dilerim ama "ketum" sıfatını kurum ve kuruluşlara yakıştıramadım.

Sevgiler.

 
 
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Kasım 01, 2009, 07:57:20 ös
Yanıtla #3
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 353
  • Cinsiyet: Bay

Ne diyebilirim, siz de haklisiniz...
Bakmak yetmez, gormek gerek...


Kasım 02, 2009, 01:41:44 ös
Yanıtla #4
  • Seyirci
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4170
  • Cinsiyet: Bay

Selam

Kapalı ile gizli arasındaki fark anlamını bozmaz bence.Türkiye cumhuriyeti dernekler yasasına uygun kurulmuş olması ülkemizin yapısı düşünüldüğünde şu cümleden öte gitmez ben kanuni bir kuruluşum her şey yasaya uygun.Tamamda sorunda tam burda çıkıyor ülkemde denetim yokki herhangi bir konuda.Kapalı olmak halka açık olmamak bile gizeminin bir parçasıdır bence.Toplantılarında aldığı kararlar dernek tüzüğünde denetime açıkmı değilmi gibi konular üyelerin takibi gibi konular kapalımı gizlimi sorularına cevaptır bence.Masonluk temelde gizemi kendine en önemli ilke seçmiş insanı sadece ve sadece bilinmeyen ve giz etkiler ve korkutur.Mesela herhangi bir aylık dergide mason locası bu ayki toplantısında şu kararları almıştır yada şu projeleri hayata geçirecektir diye başlayan bir makale göremeyiz.Her şeyi kendi içinde yaşayan bir dernek bence .
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Kasım 02, 2009, 01:58:55 ös
Yanıtla #5
  • Skoç Riti Masonu
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 3741
  • Cinsiyet: Bay

Ben de X üniversitesi Y fakültesi Mezunları Derneğinin geçen ay yaptığı toplantıda aldığı kararı veya hangi projeleri hayata geçireceğini bilmiyorum. Bu Dernek, her aldığı kararı kamuoyuna duyurmuyor ki duyayım.

Bu X Ünv. Y. Fak. Mezunları Derneği, ayın zamanda lokaline üye olmayanları almıyor. Girişte üye kimliğinizi göstermenizi istiyor.  Bir üye tanıdığım var onunla beraber gittiğim de sıkıntı olmuyor. Derneğin sosyal aktivitelerine katılabiliyorum. Lokalinde çok güzel yemekler çıkıyor, ama o arkadaş olmazsa girip yiyemiyorum.

Hele hele Toplantılarına hiç bir biçimde beni almıyorlar. Üye olan arkadaşla gitsem dahi kapıdan içeri giremiyorum. Bu arkadaşıma sordum ya siz içeride ne yapıyorsunuz da beni almıyorsunuz diye. İşte konuşuyoruz falan dedi. Çok gizemli geldi bana.

Tahminimce bunlar yahudi egemenliğinin tesisi için çalışıyorlar. Zeitgeist, yeni dünya düzeni, sion protokolleri, siyonizm, kesin biriyle ilişkilendirilebilirler.

Sonra birden -niyeyse- şu soruları sordum kendime:

İyi de Derneklerin toplantılarını, kararlarını, projelerini kamuoyuna duyurmak gibi bir görevleri mi var?

Kimin o derneğe üye olduğundan başkasına ne? Zaten Dernek üyeleri ilgili yerlere yasal zorunluluk olarak bildiriliyor. Benim bilip bilmememin ne önemi var?

Toplantılarında ne yaptıkları ne ettikleri beni niçin bu kadar ilgilendiriyor ki?

Tüm Dernekler kendi içinde yaşamıyorlar mı? X Ün. Y. Fk. Mez. Derneği niçin her şeyini kamuyla paylaşmak zorunda olsun ki?

vs. vs...

cevaplar verdim kendime her cevabım yooo ile bbaşlıyordu.

Sevgi ve Saygılarımla.


Kasım 02, 2009, 03:08:47 ös
Yanıtla #6
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Sayın SkullG çok güzel yazmış. (Bir tek oradan şu Siyon Protokolleri konusunu çıkarsak derim.)

Benim hissedarı olduğum bir anonim şirket var. Hiç kimse yönetim kurulu toplantısına katılamaz. Kolluk güçleri bile katılamaz; ellirinde savcılıktan o yönetim kurulu toplantısını izleme yetkisini gösterir belge getirmeleri gerekir. Hiç kimse bizim yönetim kurulunda neler görüştüğümüzü bilemez. Bunların sadece gerekli olanları resmi belgelere işlenir; yazılır. Böyle olmazsa şirket çalışamaz. Böylesi ancak faşist rejmlerde söz konusu olabilir.

Sayın SkullG'nin dediği gibi diğer dernekler de aynı durumdadır. Onların bu özelliklerini de yasalar korur.

Ben istersem sizin bir aile meclisi toplantınıza girebilir miyim? Arkadaşlarızla bir araya geldiğinizde neler konuştuğunuzu sorarsam, bana ya da bir başkasına açıklamak zorunda mısınız?

Konuyu sulandırmak istemem. Mason derneklerinin toplantıları kamunun yetkili organlarının denetimine açıktır. Nitekim işin ilginç yanı bu yıl yaz aylarında Türkiye'deki tüm mason dernekleri İçişleri Bakanlığı'nın müfettişlerince denetlenmiş,   bu denetleme işi her dernekte günlerce sürmüş ve hepsi aklanmıştır. (Belki bu denetimlerin şu günümüzde pek popüler olan konularla bir bağlantısı vardı ya da bir bağlantı var mı, yok mu diye araştırıyorlardı, orasını bilemem.)

Mason dernekleri ile loca ya da benzeri birimlerin çalışmalarını birbirinden ayrı tutalım. Loca ya da birim çalışmaları dernek çalışmaları değildir. Bunlar kişilerin özel çalışmalarıdır. Ritüelik çalışmalardır ve her birinin belii kuralları, yöntemleri vardır. Bu kural ve yöntemleri, ritüelleri içeren kitapçıklar vardır. Bunlar basılıdır ve kamunun yetkili organları bunları bilir.

Tüm bunlara karşılık masonların yaptıkları çcalışmalar ezoterik ortamda yürütülür. Ezotarik ortamnda yapılan çalışmaların mason olmayanlara kapalı tutuluşu, ezoterik yöntemin sadece bir kuralıdır. Diğer kuralların neler olduğu üzerine "Ezoterizm" başlığı altında bir dolu yazı yazılmıştır.

Ezoterizmin ne olduğunu bilmeyenler ya da bilmezden gelenler bunu gizlilik ile bir tutar. Gizli olan her şeyin ardında bir kötü niyet olduğunu ileri sürerler. O zaman bu dünyada her kim basına, medyaya, kamu oyuna açık olmayan bir toplantı yapıyorsa bunun ardında bir kötü niyet aramak gerekecektir. Böyle bir şey Osmanlı'nın istibdat döneminde bile yoktu; onun bile sınırı, ölçüsü vardı.

Bütün bu hezeyanları kim ileri sürer?... Masonluğa şu ya da bu nedenle karşı olanlar... Diğer başlıklar altında şunu tartışıyoruz: "Masonluğun toplumu ve insanlığa bir yararı dokunuyor mu?" Burada ise soruyu tersine alabiliriz: "Masonluğun topluma ve insanlığa zararı var mı?"

Evet var.

Masonluk insanın kafasını kurcalıyor. İnsanı dogmalardan, batıl inançlardan uzaklaştırıyor. İnsanları bilime, akla, özgür düşünceye, iyiliğe, doğruluğa, tolaransa, eşitliğe, kardeşliği, birlik ve beraberliği yöneltiyor. Bunlar dayanılabilir şeyler midir?

Masonluk, ırk, soy, din, cinsiyet, milliyet, ekonomik düzey. sosyal sınıf ayımıszılığı yapıyor ve masonları da bu doğrultuda yetiştiriyor. Buna göz yumulabilir mi?

Masonluk bizim pençemize almış olduğumuz ve sırtlarından geçindiğimiz bilgisizlerin gözlerini açmaya, onları uyanık olmaya çağırıyor, sosyal adaleti savunarak insanları haklarını aramaya yöneltmak için uğraşıyor. Bunları yok etmemeli de ne yapmalı?

Ben sözümü yine her zamanki gibi bitireyim:

Sevgiler.

     


 







   
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Kasım 02, 2009, 03:39:38 ös
Yanıtla #7
  • Seyirci
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4170
  • Cinsiyet: Bay

Selam

Zaten sözlerimde öyle bir amacım yok toplantılarında neler konuşuluyor neler yapılıyor bilmek gibi bir derdim yok olmamalıda.Bir köy derneğide beni ilgilendirmiyor add toplantılarında ne konuşulduğuda benim işim özde sorun özde.Bu konuda yazılmış bir yığın makale bir yığın kitap var ister istemezde bu kadar yayın olunca ve okuyunca ve bu bilgileri günlük yaşam ile örtüştürünce bir takım sorulardan başını alamıyorsunuz.Okadar bilginin karşıtlığında bir tarafta cevap vermediğinde sorular uzayıp gidiyor.Gerçi masonluğun özünde böyle bir kaygı olduğunu sanmıyorum.Ama ben cidden masonluğu anlamak istiyorum ülkemle ilgili hayırlı faaliyetleri hakkında bilgim olsun istiyorum.Her ülkede bağımsız olarak kurulduğunu düşündüğüm masonluğun en sonunda tek elde bir başka ülke masonluğuna bağlı olmasının nedeninide merak ediyorum neden gerek duyarlar onu anlamak istiyorum.Bu bağlılık sisteme uluslararası kimlik katmıyormu uluslararası olan bir oluşumu ülkem adına kontrol altına almak türk masonluğu için nasıl oluyor açıkçası merak ediyorum.Sn.skullg  sözlerinize harfiyen katılıyorum bunların özde bir anlamı yok ama yüzyıllardır konuşulan bir dernek ise diğrelerindende kusura bakmayın ama farklı oluyor.Burda konuştuğumuz masonluk köy derneği değil konuya ilgisi olan herkesin yalan yanlışta olsa uydurukta olsa bir fikri bir beyanı var o yüzden masonluk istisnai bir kuruluştur uluslararası olması sebebi ile ulusal bir olay diye bakıyorum ben.Sn Adam Masonlukla ilgili yazısına katılıyorum kafa kurcaladığı merak uyandırdığı için insanlar böyle sorular sorabiliyorlar.
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Kasım 02, 2009, 03:53:06 ös
Yanıtla #8
  • Skoç Riti Masonu
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 3741
  • Cinsiyet: Bay

Sn. karahan,

ilk olarak Türk Masonluğu herhangi bir başka ülke Masonluğuna bağlı değil. Başka ülkelerdeki Mason örgütleriyle tanınma ve kardeşlik ilişkileri söz konusu. HKEMBL, düzenli bir Mason teşkilatı olarak tanınmıştır ve HKEMBL başka ülkelerdeki Mason teşkilatlarından kimisini düzenli saymaktadır. Birbirleri arasında astlık-üstlük ilişkisi yoktur.

Diyelim ki bir Mason işi gereği, Almaya'ya gitti ve orada AFuAMvD'ye bağlı olan bir Locanın çalışmasına katılmak istedi. Tanınma kuralları orada işe yarıyor işte. Siz eğer HKEMBLe bağlı bir Locanın aktif üyesi iseniz AFuAMvDye bağlı bir Locanın çalışmasına katılabiliyorsunuz. Ya da Localar arasında ilişkiler tesis edilebiliyor. Mesela bir Loca o ülkedeki bir başka Locayı ziyarete gidebiliyor vs.

Dolayısıyla ortada uluslararası veya ulusalüstü bir oluşum söz konusu değildir. Her ülkede masonluk ulusaldır. Bir Büyük Locanın diğerlerinden üstünlüğü yoktur. Herhangi bir Büyük Loca en üst karar alma merkezi değildir. Başka bir ülkedeki Büyük Locaya herhangi bir Büyük Loca direktif gönderemez, emredemez.

Çıkarsamalarınızın en başına koyduğunuz uluslararası olma düşüncesi yanlıştır. Mason Teşkilatları uluslararası değildir. Masonluğun ilkeleri de uluslararası değildir, Masonluğun ilkeleri ; Evrenseldir.


Kasım 02, 2009, 03:57:07 ös
Yanıtla #9
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Karahan'ın yazdıklarından acaba şöyle sorular çıkarabilir miyiz?

Soru Masonluğun Türkiye için hayırlı/yararlı etkinlikleri var mı? Varsa, bunlar nelerdir? Yoksa niçin yok?

Soru: Masonluk bir başka ülkeden tek elden mi yönetiliyor? Öyleyse neden? Öyle değilse, uluslararası ilişkileare iniçin gereksinme duyuluyor?

Soru: Niçin başka dernekler hakkında değil de Masonluk hakkında bu kadar çok laf ediliyor; kitaplar yazılıyor?

Bu soruları doğru mu anladım?

Yoksa başka türlü mü? Çıkaramadığım sorular var mı?

Sayın Karahan'ın soruları bunlarsa, teyit ederse, birer başlık açalım. Ancak isterse kendi soru başlığını kendisi açar. Yanıtlanacağına da güvenebilir.

Sevgiler.




 
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
28 Yanıt
57798 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 03, 2017, 08:24:27 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2203 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 13, 2010, 10:53:23 öö
Gönderen: ADAM
1 Yanıt
2474 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 14, 2010, 11:42:36 öö
Gönderen: ceycet
0 Yanıt
7175 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 07, 2010, 05:22:52 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
5764 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 08, 2010, 11:34:29 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1890 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 12, 2010, 08:18:51 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2439 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 13, 2010, 09:21:03 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2040 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 14, 2010, 05:06:25 ös
Gönderen: ADAM
1 Yanıt
2488 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 18, 2010, 10:34:35 öö
Gönderen: amerbach
0 Yanıt
2339 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 17, 2010, 08:12:22 öö
Gönderen: ADAM