Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Uyanıkların parasını ödeyen biz kerizler.......  (Okunma sayısı 1670 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mart 21, 2015, 06:38:25 ös
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 307
  • Cinsiyet: Bay

Sevgili okuyucularım, şimdi gözlerinizi kapayın ve şöyle bir tabloyla karşılaştığınızı
düşünün.

Markete gidip alışveriş yaptınız. Kasadaki hanım fişinizi verdi, borcunuzun 50 lira olduğunu söyledi.
Ama paketinizi alabilmek için 10 lira daha vermeniz gerektiğini bildirdi.
10 liranın ne olduğunu sorduğunuzda “Yan dairelerde oturan komşularınızın taktığı borç, onu da siz ödemek zorundasınız. Aksi takdirde kara listeye alınır ve bir daha hiçbir marketten alışveriş yapamazsınız”
dedi.
Bu saçmalığa karşı isyan ettiniz ama derdinizi anlatmanız mümkün olmadı.
Başkalarının taktığı borcu niye siz ödeyeceksiniz…
Yörede başka market yok… İstenilen haracı ister istemez ödemek zorunda kaldınız. Sadece o gün değil, alışveriş yaptığınız her gün…

Türkiye’deki “Kaçak elektrik” olayı işte böyle bir şey. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da hemen herkes bol kepçe elektrik kullanıyor.
Evler ve işyerleri elektrikle ısınıyor…
Sıcak su için elektrikli şofbenler kullanılıyor.
Geceleri üşümemek için yatağın altına elektrikli battaniyeler seriliyor.
Evlerin ve işyerlerinin ampulleri sabaha kadar yanık bırakılıyor.
Tüp gazlı değil elektrikli fırın tercih ediliyor…
Ve bu çılgın tüketimin maliyeti sıfır!
Elektrik dağıtım şirketleri onlardan bir kuruş para alamıyor.

Doğu ve Güneydoğu’daki dağıtım şirketleri bu durumda ağlaşmaya başlıyor ve devlete başvuruda bulunuyor:
“Para tahsil edemiyoruz, batmak üzereyiz. Aman bize acele yardım edin…”
Devletin durumu ise üç nedenle karışık!
İlki, Doğu ve Güneydoğu’da sözü geçmiyor. Tamamen aciz, çaresiz ve zavallı durumda.
İkincisi, özellikle seçim öncesinde bölgede yaşayan ahalinin üzerine gidip kaçağı önlemesi mümkün olmuyor, elektrik parası isteyemiyor. Burada oy hesabı öne çıkıyor… Kaçak kullanılan elektriğe göz yummak zorunda kalıyor.
Üçüncüsü, PKK ahaliye bastırıyor:
“Sakın ola ki T.C. devletine elektrik parası ödemeyin.”

İyi de, hazıra dağ dayanmaz.
Oralarda yaşayan milyonlarca uyanığın yarattığı bu tablo dağ gibi büyümüş durumda. Dağıtım şirketleri ağlaşıyor.
Onlar zarar ettikçe, ya da gelirleri düşünce vergi geliri düşüyor, bu kez devlet zarara uğruyor.
AKP iktidarı bunun da pratik çözümünü buldu:
Türkiye’nin dört bir yanındaki elektrik abonelerinin faturalarına bir başlık eklendi:
“Kayıp kaçak bedeli!”

Tablo karşımıza böyle çıkıyor. Bu durumda Doğu ve Güneydoğu’da elektriği tümüyle beleş kullanıp çılgınca tüketenlerin parasını, Türkiye’nin dört bir yanındaki vatandaşlar ödemek zorunda kalıyor.
İstersen ödeme, iki ay sonra elektriğini keserler ve ortalıkta kalırsın!
Van, Diyarbakır, Şırnak, Cizre vesaire ödemiyor…
Onların beleş tüketiminin bedelini Ankara, İstanbul, İzmir, Yozgat, Antalya, Trabzon vesaire (tıkır tıkır, şıkır şıkır) ödüyor.

Bu elektrik hırsızlığı dava konusu olmuştu. Vatandaşlar, kendilerinden haksız yere alınan kayıp-kaçak bedelinin iadesi için dava açıp kazandılar. Yargıtay mahkemelerin bu kararlarını onadı:
“Hırsızlık yoluyla tüketilen elektrik parasının dürüst aboneden alınması hukuka aykırıdır. Alınmış olan paraların da iade edilmesi gerekir.”
Bu karar sonrasında binlerce dava açıldı. Dini imanı para olan hükümet açısından iş kötüye gidiyordu…
Şimdi ne yaptılar biliyor musunuz!..
Meclis’e yeni bir kanun tasarısı gönderdiler.
 Bu tasarı önümüzdeki günlerde AKP’li kelle çoğunluğu tarafından kabul edildikten sonra şunlar olacak:
– Yargı kararları geçersiz sayılacak, vatandaşın dava açma hakkı elinden alınmış olacak.
– Kayıp kaçak bedeli yasal kılınacak ve faturalara yansıyacak.
– Böylece elektrik ücretlerine ortalama yüzde 15 oranında gizli bir kayıp kaçak zammı yapılmış olacak.

Türkiye’de yaklaşık 37 milyon elektrik abonesi var.
Bunların çoğu faturasını düzenli ödeyen kerizler!
Tahminlere göre, yaklaşık 5 milyon kadar da uyanık var.
Bunların bir bölümü kayıtlarda abone görünüyor ama bir kuruş tahsil edilemiyor. Diğerleri abone olma zahmetine bile katlanmamış, yatağına serdiği elektrikli battaniyenin keyfini sürüyor, elektriği tümüyle beleş kullanıyor.
Hükümet ise işin kolayını bulmuş, uyanıkların ve hırsızların üzerine gitmek yerine onların yükünü biz kerizlere bindiriyor!
Hırsızların borcunu hiç gözümüzün yaşına bakmadan kanun zoruyla tahsil edecekler.
İşin ilginç yanı, bizim gibi kerizlerin çoğu da seçim zamanı gidip oylarını AKP’ye veriyor! Yeter ki onları camide görsünler…
Çünkü dünyadan haberleri yok.
Dönen dümenlerin, nasıl soyulduklarının farkında bile değiller.
İnsanın bazen “Oh olsun” diyesi geliyor ama… ( Emin ÇÖLAŞAN )


IŞIK ve SEVGİ ile KALIN.......
Işık, sadece ışık ama daha fazla ışık.......


Mart 22, 2015, 11:08:00 ös
Yanıtla #1
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1838

Bir insan irkci vede fasist oldumu ancak böyle bir yazi yazar.
Hele hele birde Cölajani oldumu.
Acaba bu Cölajani ismini verdigi bölgelerde kac tane elektiriksiz köy ve mezra hatta ilce oldugunu biliyormu? Hatta akp denilen partiye gülmüstük gecen senelerde " Elektiriksiz köye buzdolabi dagitiyor" diye.
Acaba bu Cölajani Erzerum gibi , ki Dogu Anadolu Bölgesi´nin baskentidir, bir sehirde, hele hele kisin, kac günde bir, hatta gün asiri da olabiliyor, elektirik kesildigini ve saatlerce mum isiginda yasandigini biliyormu.( Kendim Erzurum´lu oldugum icin iyi bilirim.)
Aslinda yazilacak okadar cok sey varki.
Ama sayin Cölajani´nin merami bir cümlede gizli, o da su.


Alıntı
Devletin durumu ise üç nedenle karışık!
İlki, Doğu ve Güneydoğu’da sözü geçmiyor. Tamamen aciz, çaresiz ve zavallı durumda.


Evet sayin Cölajani hala kana doymamis anlasilan, illahi genclerin kani aksin istiyor.
Belki hesaplamaniza yardimci olur diye bir alinti paylasayim.

Alinti.
Türkiye'nin Bölgelere Göre Nüfus Dağılımı


Ege Bölgesi
2008 sayımına göre bölgenin nüfusu 9,299,322 milyondur. Nüfus yoğunluğu km²’ye 96 kişidir. Bu Türkiye ortalamasına biraz üstündedir. En yoğun nüfuslu ikinci bölgedir. Kentsel nüfus daha fazladır (% 61). %65 olan Türkiye ortalamasına yakındır. Nüfus kıyılarda, alüvyal ovalarda yoğunlaşmıştır. İç kesimlere gidildikçe yükseltinin artması ve iklimin setleşmesi nedeniyle nüfus yoğunluğu azalır. Buralarda da nüfus maden işletmelerinin çevresine ve ovalara toplanmıştır. Kıyıda Menteşe Yöresi de dağlık alan olması nedeniyle az nüfuslanmıştır. Nüfus artış hızı binde 16’dır. (Türkiye binde 18,3).

İç Anadolu Bölgesi
Nüfus ve yerleşme:İç Anadolu Bölgesi, 1997 nüfus sayımına göre yaklaşık 10,5 milyon kişilik nüfus büyüklüğüyle Marmara Bölgesi'nden sonra ikinci sırayı alır. Bu bölgenin nüfus yoğunluğu 64 kişi/km² dir. (1997 yılına göre, Türkiye'nin ortalama nüfus yoğunluğu 81 kişi/km²) İç nüfusu, bölgenin doğal koşulları¬nın etkisine bağlı olarak, daha çok komşu bölgelere yakın yerlerdeki dağ eteklerinde yoğunlaşır. Bunun nedeni, sözü edilen kesimlerin daha yağışlı olması ve su kaynaklarının bol olmasıdır.
Bölgedeki ovaların aldığı yağışın az olması, nüfuslanma ve yerleşmeyi engellemiştir. Düz ovalık ke¬simde nüfus yoğunluğu dağ eteklerine göre azdır. Toplu köy niteliğindeki kırsal yerleşme birimleri ile kentler dağ etekleri boyunca dizilidir. Bölge nüfusu¬nun %62'si, nüfusu 10.000'den fazla olan ve kent sayılan yerleşme birimlerinde yaşamaktadır. Tarım alanları geniş olmasına karşın nüfusun %38,44'ü kırsal kesimde yaşar. Tarım alanlarının geniş olması, tarımsal nüfus yoğunluğunun düşük olmasına yol açar. Nüfusun dağılışı, yağış dağılışına benzerlik gösterir.
Bölgede en fazla nüfuslanmış bölüm, Yukarı Sakarya'dır. Bu bölümün yoğun nüfuslanmasında, endüstri faaliyetleri ile Ankara'nın başkent olması önemli rol oynar. Konya ve Tuz Gölü civarları nüfus yoğunluğunun az olduğu yerlerdir.

Akdeniz Bölgesi Nüfus ve Yerleşimi
1990 nüfus sayımı sonuçlarına göre Akdeniz bölgesinde 8 milyona aşkın insan yaşamaktadır. Nüfus yoğunluğu km²’de 74 kişidir; bu da km²’de 73 olan Türkiye ortalamasına çok yakındır. Bölge nüfusunun %54’e yakın kısmı il ve ilçe merkezlerinde, %46'sı ise bucak merkezi ve köylerde yer alır

Karadeniz Bölgesi Nüfus Dağılımı
Gerçek alanı olan 1651Km2 ile Türkiye topraklarının %18’ini kaplar. Alan bakımından 3. Büyüklükteki bölgemizdir. Bölge Doğu-Batı doğrultusunda 1400 km, Kuzey-Güney doğrultusunda 100-200km ile bir şeride benzer. Nüfusu 2000 sayımına göre 8.4 milyondur. Nüfus yoğunluğu Km2’ye 59 kişidir. Bu Türkiye ortalamasının altındadır. Nufusu en yüksek olan il 1.228.959 kişilik toplam nufusuyla(2007 sayımı) Samsun ilidir

Doğu Anadolu Bölgesi Nüfus Dağılımı
Türkiye'nin nüfus yoğunluğu en az olan bölgemizdir. Bunda bölgenin yüz ölçümünün büyük olması başlıca etkendir. 2000 yılındaki nüfus sayımına göre bölgenin nüfusu 6 milyon 100 bin kişi civarındadır.
Diğer bölgelere göçün fazla yaşandığı bölge olan Doğu Anadolu Bölgesinde kırsal nüfus kent nüfusundan fazladır.
Bazı İllerin Nüfus Artışı (1990-2000 arası)
Ağrı %19,03 Erzurum %10,52 Erzincan %5,38 Bingöl %2,51 Bayburt -%9,75 Kars -%8,43 Artvin -%10,33 Ardahan -%20,22 Türkiye’deki coğrafi bölgeler arasında nüfus miktarı ve yoğunluğu yönünden önemli farklar bulunmaktadır. Bu farkların oluşmasında fiziki faktörler (iklim özellikleri, yerşekilleri, toprak özellikleri) ve beşeri faktörler (sanayileşme, tarım, yeraltı kaynakları, turizm, ulaşım) önemli rol oynarlar.
Bölge yüzölçümünün %10'unda ancak tarım yapılabilir. Yer şekilleri ve iklimin olumsuz etkisinden dolayı tarımsal faaliyet gelişmemiştir. Bölgedeki tarım etkinlikleri en çok bölgenin güneyindeki çöküntü ovalarında (Elbistan, Malatya, Elazığ ve Muş ovaları) yoğunlaşır.

Marmara Bölgesi
Marmara Bölgesi'nin nüfusu 23 milyondan fazladır. (2009 sayımında.) Kilometrekareye 250 kişiden daha fazla insan düşer. Nüfusun yarısından fazlası İstanbul il sınırları içersinde bulunur. Aşağıda iller ve nüfusları verilmiştir *
İstanbul 13.304.000
Bursa 2.979.234
Kocaeli 1.561.000
Balıkesir 1.276.347
Sakarya 893.000
Tekirdağ 691.549
Çanakkale 464.975
Edirne 402.606
Kırklareli 328.461
Bilecik 216.475
Yalova 213.908

Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Nüfus Dağılımı
Türkiye nüfûsunun % 11.5’i bölgede yaşamaktadır. 1990 nüfus sayımına göre bölge nüfûsu yaklaşık 4.909.000 olup, km2ye yaklaşık 86 kişi düşer. Nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasından yüksektir. Bölge nüfusunun % 48’i kırsal kesimde, % 52’si ise on bin ve daha fazla nüfuslu şehirlerde yaşar. Yüzey şekilleri ile nüfus yoğunluğu arasındaki ilişki diğer bölgelerden biraz daha farklıdır. Meselâ engebeli olan Mardin-Midyat Eşiği çok kalabalıkken,Diyarbakır Havzasının orta kesimleri seyrek nüfusludur.Nüfûsun en yoğun olduğu kesim Gaziantep’tir.



Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/turkiye-cografyasi/419036-turkiyenin-bolgelere-gore-nufus-dagilimi.html#ixzz3V9Qmlj65
« Son Düzenleme: Mart 22, 2015, 11:10:57 ös Gönderen: Tij »


Mart 22, 2015, 11:39:02 ös
Yanıtla #2
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1838

 BOĞAZİÇİ

SATIN ALINAN TOPLAM ENERJİ: 21.282.489.965         

BRÜT SATIŞI:18.947.580.656         

KAYIP KAÇAK ORANI:%10.97

http://www.sabah.com.tr/fotohaber/ekonomi/en_cok_akcak_elektrik_kullanan_iller?tc=81&page=26

Hic sevmedigim halde bu gazeteden alinti yapmak zorunda kaldim.
Istanbulda kacak kullanilan elektirik, yukarda ismi gecen il ve bölgelerde kullanilan kacak elektirikten daha fazla.

Allah kimseyi Kürt düsmani yapmasin.


Mart 23, 2015, 12:06:24 öö
Yanıtla #3
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2145
  • Cinsiyet: Bay
    • Masonluk ve Masonlar

Doğuda sadece Kürt değil Türk olarak da kaçak elektrik kullananlar var. Sorun Türk veya Kürt olması değil. Sorun doğu olması ve devletin ilgisiz kalması. He, elbette polisin giremediği, molotof yağmuruna tutulduğu, elektrik sayacını bile mühürleyemedikleri mahalleler var, yok değil ancak bunun Kürt veya Türk olmakla bir ilgisi yok. Kelimelerimizi daha dikkatli seçelim. Bu devletin elektriğini, suyunu çalan, hak yiyen Türk'de olsa Kürt'de olsa benim gözümde eş değer birer vatan hainidir. Gerçekten ihtiyacı olan, elektriğini, suyunu ödeyemeyecek halde olan insanlar varsa ben, onlarınkine destek olmaya razıyım. Ancak düğünlerde burma burma bilezikleri, altınları, euroları takıp, elektriğe gelince ( ırkları tenzih ederim ) 'Foşik dövlet!' diyorsa bir kişi, kalleşin, vatan haininin ve namussuzun önde gidenidir.
Gnothi Seauton

Yaşamak, kendini adam etmektir. Zeka ve bilgiyi kullanarak, etinden, kemiğinden kendi heykelini yapmaktır. - Goethe


Mart 24, 2015, 01:28:32 ös
Yanıtla #4
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 307
  • Cinsiyet: Bay

Yukarıda paylaşılan Emin Çölaşan'ın yazısının neresinde kürt kelimesi geçiyor : görebilen var mı ? Bazıları kendi histerik duygu ve düşüncelerini ifade etmişler.

GÜNEYDOĞU'DA PARASI ÖDENMEDEN TÜRKİYE ORTALAMASININ 3.2 KATI ELEKTRİK TÜKETİLİYOR

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Türkiye ortalamasının 3.2 katı elektrik tüketildiği, ancak tüketilen elektriğin parasının ödenmediği belirtildi.

Güneydoğu illerinden Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Siirt ve Şırnak’ta elektrik tüketimi geçtiğimiz yıl abone başına 1.234 kWh oldu. Meskenlerde aylık elektrik tüketimi ise abone başına 418 kWh düzeyi ile Avrupa ülkelerine yakın seviyeye çıktı. Ancak, kullanılan elektriğin bedelinin ödenmediği bildirildi. Türkiye’de ortalama bir abone 131 kWh elektrik tüketip, karşılığında 43 liralık faturasının 42 lirasını öderken, bölgede 418 kWh elektrik tüketen abone, 138 TL’lik faturasının ancak 15 TL’sini ödüyor. Güneydoğu illerindeki Kaçak elektrik kullanımının boyutu, 2013 yılına ait verilerin ortaya çıkmasıyla oldukça çarpıcı bir boyut kazandı. Söz konusu verilere göre, Dicle Elektrik Bölgesi’nde yer alan Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Siirt ve Şırnak’ta abone bazında yıllık düzeyde Türkiye ortalamasının 2.2 katı daha fazla elektrik kullanılıyor. Elektrik tüketimi meskenlerde ise aylık bazda Türkiye ortalamasının 3.2 katına ulaşırken, neredeyse ‘Avrupa düzeyinde’ elektrik kullanan bölgede, aylık ödemenin ise sadece 15 TL olduğu belirtildi. Bu da bölgedeki kaçak kullanımın ciddi boyutta olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

KAÇAK ELEKTRİKTE AŞIRI İSRAF

Dicle Bölgesi’nde elektrik kullanımın Türkiye ortalamasının çok üzerinde olmasının temel sebebinin, ‘Kaçak elektrik kullanımı nedeniyle yaşanan aşırı israf’ olduğu ileri sürülüyor. Veriler de bu durumu açıkça ortaya koyuyor. 2013 yılı verilerine göre, Türkiye genelinde bir abonenin yıllık elektrik tüketimi 556 kWh. Bunun karşılığı ise 200 TL. Dicle Elektrik Bölgesi’ndeki 6 ilde abone başına yıllık ortalama elektrik tüketimi 1.234 kWh. Bunun bedeli de 444 TL. Bölgede kullanılan elektriğin sadece 296 kWh’lik kısmı, diğer bir deyişle 106 TL’lik bölümü faturalandırılabiliyor. Geri kalanı kaçak olduğu için kayıt altına alınamıyor. Türkiye genelinde abone başına faturalandırılan elektrik kullanımı 473 kWh, bu da 170 TL ediyor.

Bu illerde kaçak kullanım bir yana, faturalandırılan elektriğin bedeli dahi ödenmiyor. Aylık tahsilat verilerine göre, Türkiye ortalamasında bir abone 43 TL değerinde 131 kWh elektrik tüketirken, karşılığında 42 TL ödeme yapıyor. Ancak Dicle Elektrik Bölgesi’ndeki bir abone, 138 TL değerinde 418 kWh elektrik tüketmesine karşılık, sadece 15 TL elektrik parası ödüyor.

2012 yılının verilerine göre ise, kayıp ve kaçağın Türkiye ortalaması yüzde 15 dolayında iken, bu Dicle Elektrik Bölgesi’ndeki 6 ilde yüzde 75.85 düzeyinde bulunuyor. Yapılan hesaplamalara göre, bölgede en fazla kaçak elektrik kullanımı yüzde 82,82 ile Mardin’de gerçekleşti. Mardin’i sırasıyla yüzde 79,60 ile Şırnak, yüzde 76.01 ile Batman, yüzde 74.95 ile Diyarbakır, yüzde 73.99 ile Şanlıurfa ve yüzde 42.83 ile Siirt izledi. Öte yandan, özelleştirme sonrasında Dicle Elektrik Bölgesi’ndeki elektrik tüketiminin, Türkiye ortalamasına kıyasla yüzde 1.4 oranında daha fazla artış gösterdiği öğrenildi. Bu artışın, yaz ve kış aylarında daha fazla hissedildiği, bölgedeki tarımsal sulama nedeniyle Temmuz ve Ağustos aylarında en üst seviyeye ulaştığı belirlendi. ( İHA )


IŞIK ve SEVGİ ile KALIN.......
Işık, sadece ışık ama daha fazla ışık.......


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
7 Yanıt
6942 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 20, 2015, 09:09:10 ös
Gönderen: Eagle35
0 Yanıt
1486 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 06, 2013, 07:27:00 ös
Gönderen: Tij