Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Bülent Arınç  (Okunma sayısı 35629 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mayıs 06, 2009, 03:24:26 ös
Yanıtla #10

Sn amurdad,

Size çok samimi olarak sormak isterim başta Bülent Arınç olmak üzere takım arkadaşlarının gerçekten demokrasi aşığı olduklarını ve demokrasi adına çalıştıklarını düşünüyormusunuz? Hatta daha ileri gideyim bu birbirinden değerli zatların Türk kimliğini benimsediklerini,kendilerini Türk olarak gördüklerini düşünüyormusunuz?

Burada açıkça belirteyim kimsenin sırf bir ülkede doğduğu için kendini zorla Türk olarak hissetmesi zorunluluğu olduğunu düşünmüyorum.Ancak samimiyetin çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Ayrıca alaylı uslubun şahsınıza karşı değildir bizimle alay ettiklerini düşündüğüm zatlara karşıdır.

Saygılarımla,
Omnia mors aequat


Mayıs 06, 2009, 03:30:33 ös
Yanıtla #11
  • Ziyaretçi

Bülent Arınç.veya gaf adam

TBMM Başkanı Bülent Arınç, resmi bir ziyaret için bulunduğu Moskova'da Sovyet Devrimi'nin lideri Vladimir İlyiç Lenin için 'kendisini ölü görmek çok güzel' dedi.12,07,2006


ARINÇ'IN GAFLARI: ŞEYİNİ ŞEY ETTİĞİMİN ŞEYİ

3 Haziran 2003: (Tokyo Camii'ni ziyaretinde) Umarım Japonlar da İslamiyeti tanıdıkça, bu camiye gelip ibadet edenleri gördükçe, hak dinini intisap edeceklerdir. (Sonra yazılı açıklama yaptı, "Cami imamı, İslamiyet üzerinde araştırma yapan bazı Japonların kendi istekleriyle Müslüman olduklarını ve sayılarının da giderek arttığını bana ifade etti. Ben de bunu ifade ettim" dedi).

14 Nisan 2004: (23 Nisan resepsiyonu davetiyelerine eşinin adını neden yazdırmadığını soran gazetecilere) Bunun karşılığı şeyini şey ettiğimin şeyidir. Bunu bana tekrar niye soruyorsunuz?

2 Ağustos 2004: (Toplu Konut İdaresi'nin (TOKİ) milletvekilleri için site yapması girişimiyle ilgili bir soru üzerine) TOKİ moki diye bir şeyler çıkarmayın. Bakın TOKİ moki derken, adamın (Hürriyet yazarı Bekir Coşkun) Pako'su öldü.

4 Aralık 2004: (Avrupa Parlamentosu Başkanı Josep Borrell'le yaptığı ortak basın toplantısında Kıbrıs koşuluyla ilgili sorular üzerine) İspanyolca'da "palavras" var. Bizde de "palavracı" diye bir tabir vardır. Bunlar olayları olduğundan biraz daha farklı gösterirler. Bizim medya da biraz öyledir.

20 Haziran 2005: (Manisa Dericiler Sitesi Başkanı Hüseyin Akdede'nin "Sayın Başkanım size ağabey olarak hitap etmek isterim" diye izin istemesi üzerine) Bülent Ersoy deme de ne dersen de!

17 Mayıs 2006: (Danıştay'daki silahlı saldırının ardından) Şu anda hastanede bulunan Sayın Bayan Ayfer Hanım'ın da bu karara çekince koyduğunu hepimiz biliyoruz. Yani bu saldırgan o karardan (türban kararı) infial duyarak bu karara imza atan kişilere karşı bir eylem düşünmüşse, bu karara muhalif kalan bir insana silahını boşaltmaması gerekirdi.


Mayıs 06, 2009, 03:37:56 ös
Yanıtla #12
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1741
  • Cinsiyet: Bay

Bu konunu açılmış olması vesilesi ile,duyduğum bir anıyı paylaşmak isterim.



Menemen vahşeti duyulur duyulmaz,yaverleri koşarak Atatürk'e haber vermek isterler.

Atatürk alkollüdür ve yeni uyumuştur ama mecburen uyandırırlar.

Yaverlerden birisi,"Paşam Menemen'de gericiler isyan çıkarmış ve bir Teğmenimizi başını kesmek suretiyle şehit etmişler.Ne emir buyurursunuz "der.

Atatürk,yarı uykulu bir vaziyette"Menemeni yakın"der.Ve yeniden uykuya dalar.

Şaşıran yaverler kendi aralarında tartışmaya başlarlar.İçlerinden birisi"Paşa alkollü olduğu için böyle bir emir verdi;koca Menemen yakılırmı,sabah kalkınca hatırlamayacak bile"dediği için,Atatürk'ün emrini yetkililere iletmezler.

Sabah olur;Atatürk uyanır,yüzünü yıkarken yaverine ilk sorusu,"Menemeni yaktınız mı"olur.Artık sonrasını sizler tahmin edebilirsiniz....Nur içinde yat büyük Atam...



Saygı ve sevgilerimle...
Ben"O"yum,"O"ben değil...


Mayıs 06, 2009, 03:40:37 ös
Yanıtla #13
  • Ziyaretçi

Türkiye uygarlaşma yolunda,demokrasi yolunda çok şehit vermiştir.Kubilaylar,Uğur Mumcular,Taner Kışlalılar,Bahriye Üçoklar,Muammer Aksoylar ve daha birçoğu.Gerekirse de vermeye devam edecektir.Gericilerin hiç kuşkusu olmasın ki Ülkemiz; cemaatlerin,yobazların,karanlık zihniyetin eline geçmeyecektir.Birgün geldikleri gibi gidecekler.
Türkiye LAİKTİR,LAİK KALACAK.


Mayıs 06, 2009, 05:15:54 ös
Yanıtla #14
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1665
  • Cinsiyet: Bay

Bay Amurmad

Siz demokrasi aşığı bir insansınız ne güzel yazmışsınız, Bülent Arınç gibi düşünenlerin hatta tüm görüşlerden insanların bir ülkenin meclisinde bulunması gayet güzel birşey. Ancak bu güzel düşüncelerin oturması, sizin dediğiniz düşündüğünüz kadar kolay değil. Türkiye çok yeni bir ülke ve insanlarımız Atatürk'ü anlayabilme seviyesine daha gelemediler, ben de gelemedim, Atatürk'ün düşünceleri de bence sonsuzluğu ifade ediyor, çünkü gelişmek durağan birşey değildir.

Konumuza gelirsek, Atatürk'ü anlamayan insanlarımız derken hangi kitlelerden söz ettiğimi biliyorsunuz, B.A.' da bu kitleden sadece biri. Siz belki demokrasi aşığı biri olarak derseniz ki demokrasi sadece Atatürk'ün düşüncelerini benimsemekle mi oluyor. Bizim ülkemizin bir kuruluş felsefesi var ve bu felsefenin unsurlarından biri de uygar toplum seviyesinin üstüne çıkmaktır. Benim düşünceme ve Atatürk'ün zamanın da uyguladığı uygulamalara baktığınızda bu uygar toplum seviyesinin üstüne çıkma yolunda bütün engeller ve kişiler demokrasi ve görüş unsuru olamazlar. Atatürk İstiklal Mahkemelerini neden kurdu dersiniz, insanları idam edilmesi hoş birşey olarak mı görüyordu, Atatürk gaddarmıydı. İstiklal Mahkemelerinde idam edilenler uygar, çağdaş toplum seviyesinin üstüne çıkmada engeldiler ve kendi iplerini kendileri çektiler. Ben demiyorum ki şimdi tek tek asalım, ama bu kutlu yolda belli bir seviyenin altında olanların söz hakkı kamusal tüm alanlarda olmaması gerekir
Nihat Genç nediyor, kümesdeki hayvanlardan oy herkez alır,
Aysun Kayacı nediyor, dağdaki çobanla benim oyum eşit mi.

Şimdi bu iki cümlenin ortak anlamını alınız ama kişilerde takılı kalmayınız, ne demek istediğimi anlamışsınızdır, ayrıca demokrasi belli kurallar içinde geçerlidir.

Diğer bir konu da B.A. yurdunu sevmesi; yurdunu sevmek demek taşını toprağını sevmek demek değildir ya da Mehmet Akif Ersoy'un şiirlerine ağlamakla olmuyor, neden bu tip insanlar sadece Mehmet Akif Ersoy'u severler. Bunu da bir düşünmek gerekir.
Sizin demokrasi anlayışınıza ben de katılıyorum ancak dediğim gibi demokrasi demek çoğulculuktur ama belli bir seviyenin üstüne gelen ülkeler sizin demokrasi anlayışınıza sahip olurlar.

B.A. belli bir oy seviyesine güvenerek ileri geri konuşuyor ama bilmiyor ki ona oy veren kişiler bugün ona yarın başkasına oy verirler. Ülkemizdeki bu tip insanlar TSK'nın hakkında birşey konuşurken iki kere düşünmeleri gerekiyor. Çünkü TSK sizin düşündüğünüz gibi meclise müdahale eden bir kurum değildir ancak ülkemizin kuruluş felsefesine karşı yapılan her türlü yıkıcı bölücü faaliyetlere dur deme hakkına sahiptir. Sizin ya da B.A.'ın düşündüğü gibi TSK meclise müdahale eden bir parti olsaydı, şuan DTP denilen parti meclisde olmazdı.

Merakımı bağışlayın ama siz demişsiniz ki "her mezhebin ve etnik grubun ağırlıklı olarak oy verdiği partiler vardır"  ben bir mezhebe sahip değilim ben kime oy vereceğim merak ediyorum. Ama illa ki bir mezhep gerekiyorsa ben İnsan mezhebindenim.

saygılarımla
« Son Düzenleme: Mayıs 06, 2009, 05:29:57 ös Gönderen: M.Akyol »


Mayıs 06, 2009, 07:24:19 ös
Yanıtla #15
  • Ziyaretçi

Çok basit bir örnek :  Yılanın yavrusu da yılandır , torunu da yılandır. Yılandan ceylan çıkmaz ...

Yok ya bunun dedesi yılandı ancak kendisi vatanını çok seviyor , çok iyi yetişmiş bir birey vatana millete

hayırlı olsun deyip , ceylanların arasına koyarsak ne olur ?  O yılan büyür ve tüm ceylanları yutar...

Yurtdışında suikaste kurban giden bir devlet büyüğü , veya terörist bir saldırı  olduğunda , o eylemcinin

ailesi, akrabaları , çocukları , eşi , dostları  yakınında kimler varsa , yakın markaja alınır , takip

edilir uzun yıllar ...Aynı mantık devam ediyor mu diye... Ondan dolayıdır ki Sayın Dino ' nun anlatmaya

çalıştığı  ''ırkçılık''   değildir.


Benim şahsi fikrim B.A. ; şuandaki Türkiye Cumhuriyeti ' ni sevmiyor ,yetiştirildiği gibi ....Kendisi

hayallerini kurdukları Arap kölesi olan İslam Cumhuriyetini seviyorlar...Bu bağlamda düşünürsek ,ben

vatanperver olduklarını düşünmüyorum...



Saygılarımla


Mayıs 06, 2009, 07:58:03 ös
Yanıtla #16
  • Seyirci
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4170
  • Cinsiyet: Bay

Sayin Amurdad,

Oncelikle saygi duydugunuz icin tesekkur ederim, duygularimiz karsilikli.

Laiklik ve Ataturkculuk konularinda kati demeyelim de oldukca hassasim diyelim. Hassaslik bazen katidan da katidir... Niye hassasim, onu da soyleyeyim; Kubilay'in basini kesecek kadar insaliktan nasibini almamis, bu eylemi yaparken de temeli Yuce dinimize baglayan gericilerin karsisinda dimdik durabilmek icin. Allahin verdigi cani alacak yine Allah'tir, O'nun yolundan gittigini iddia eden gerici beyinsizlerin degil...

Beyefendi, lutfen bu konu basligi altinda yazdiklarimi tekrar okuyunuz: Ben B. Arinc'i dedesinden dolayi elestirmiyorum, dedesinin yolundan giden ve bunu Allah adina yaptigini iddia ettigi icin elestiriyorum.

B. Arinc gibiler elbette siyaset yapsin, konussun. Konussun ki bu Yuce Millet neyin dogru neyin yanlis oldugunu anlasin ve bir cok mecrada tartissin, bu forumda bizim tartistigimiz gibi. AKP'den onceki beyanlarina baktiniz mi hic; seriat isteyen, AB'ye kesinlikle karsi olan, laikligin yikilmasini isteyen bu ve yanindaki donekler degil miydi? Ben mi yanlis hatirliyorum yoksa? Simdi demokrasi ve AB asigi kesildiler, ne buyuk istikrar, ne buyuk istibdat degil mi?

Kubilay olayindan, ya da daha dogru tabirle Cumhuriyet Rejiminin, 1925 tarihli Seyh Sait ayaklanmasindan sonraki ikinci onemli IRTICA olayindan sonra Mustafa Kemal Pasa, 28 Aralık 1930’da orduya gonderdigi bassagligi mektubunda soyle diyordu:

"Murtecilerin (gericilerin) gosterdigi vahset karsisinda Menemen’deki ahaliden bazilarinin alkislarla tasvipkar bulunmalari butun cumhuriyetci ve vatanperverler için utanilacak bir hadisedir."

Ben bu yuzyilda tekrar utanmak istemiyorum.

Umarim anlatabilmisimdir.


Not: Ben bu konuda kimseye kitap tavsiye etmedim. Yazarin ruh hastasi, komunist ya da dinsiz olmasi beni ilgilendirmez. Beni ilgilendiren, katledilen Kubilay'in basini kesen zihniyetin halen ortalikta olusudur...

 
Saygilarla,


sevgili dino

Kubilay olayında senle şöyle bir bilgiyi paylaşmak isterim.Hassasiyetlerimiz aynı senle ama biraz yolum farklı oda şu bilimde şüphecilik vardır,bu tez aslında sadece bilimde değildir  nerde okuduğumu hatırlayamayabilirim yanlışta kaynak vermek istemem ama sanırım yalan söyleyen tarih utansın kitbın adı.Yazarıda Mustafa MÜFTÜOĞLU,dur.Şehit Kubilay olayını anlattığı bölüm şu idi Kubilay yobaz kılığındaki insanlar tarafından öldürüldü ve olayın nedenlerini ozamanki devrin inceliğine göre anlatıyor.Komplo olabileceğinide düşünerek yorumlamak daha doğrudur sanırım.Yine aynı kitapta yanılmıyorsam 1.İnönü muharebesinin aslında hiç yapılmadığı ama yeni kurulan cumhuriyete itibar kazandırmak için tezgahlandığını anlatıyordu.Ben aynı yorumu prof.Yalçın Küçüktende aynı şekilde duydum.Komplo ise bayağı etkili,değilsede değil zaten.Olaylar ve anlatılanlar bazen görüldüğü gibi olmayabiliyor.
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Mayıs 06, 2009, 09:02:41 ös
Yanıtla #17
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1665
  • Cinsiyet: Bay

Bay  karahan

Mustafa Müftüoğlu(gerçek ismi: Mustafa Hayreddin Tatlısu) ve Yalçın Küçük'ün kim olduklarıyla ilgili açıklama yapmama gerek var mı?


Mayıs 06, 2009, 10:53:46 ös
Yanıtla #18
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 353
  • Cinsiyet: Bay

Sayin Karahan,

Bu dunyada her sey mumkun, olabilir. Ama derdimi anlamis degilsiniz. B.Arinc, dedesi, amcasi farketmez. Farkeden ve derdim olan konu su; kolay kurulmayan bu ulkede, din kisvesi altina saklanip, ulus devlet yapisini sarsmaya calisan yobaz arap hayranlari. Varolduklarindan beri dunyaya hicbirsey verememis, ustelik bizleri de arkadan vurmus kiralik zihniyetli araplara nasil hayran olunabiliyor, su kucucuk zihnim almiyor.

Gecmiste ne olduysa oldu ya da olmadi. Onemli olan bugundur. Bekamizi devam ettirmek bize, bu toplumun her ferdine bagli. Ben Turk'luk kavramini kabul etmiyorum, ummetcilik en hakiki yoldur diyenlerin karsisinda durmazsak, arkalarina aldiklari emperyalist guclerle beraber bizleri goturebilecekleri sonu dusunebiliyor musunuz?

Septik dusunce yapisinin ya da supheciligin de bir siniri vardir, Turkiye Cumhuriyeti vardir ve bunda suphe var midir? Yoktur. Bu memleket Ataturk'un felsefi ile ilelebet var olacak midir? Bunda da suphe yoktur, devam edecektir. Dahili ve harici bedhahlar her daim olacaktir ama bu ulke dunya var oldukca hayatini surdurecektir.

Umarim sonunda anlatabilmisimdir.

Saygilarla,
Bakmak yetmez, gormek gerek...


Mayıs 07, 2009, 12:22:38 öö
Yanıtla #19
  • Ziyaretçi

Sayin Amurdad,

Oncelikle saygi duydugunuz icin tesekkur ederim, duygularimiz karsilikli.

Laiklik ve Ataturkculuk konularinda kati demeyelim de oldukca hassasim diyelim. Hassaslik bazen katidan da katidir... Niye hassasim, onu da soyleyeyim; Kubilay'in basini kesecek kadar insaliktan nasibini almamis, bu eylemi yaparken de temeli Yuce dinimize baglayan gericilerin karsisinda dimdik durabilmek icin. Allahin verdigi cani alacak yine Allah'tir, O'nun yolundan gittigini iddia eden gerici beyinsizlerin degil...

Beyefendi, lutfen bu konu basligi altinda yazdiklarimi tekrar okuyunuz: Ben B. Arinc'i dedesinden dolayi elestirmiyorum, dedesinin yolundan giden ve bunu Allah adina yaptigini iddia ettigi icin elestiriyorum.

B. Arinc gibiler elbette siyaset yapsin, konussun. Konussun ki bu Yuce Millet neyin dogru neyin yanlis oldugunu anlasin ve bir cok mecrada tartissin, bu forumda bizim tartistigimiz gibi. AKP'den onceki beyanlarina baktiniz mi hic; seriat isteyen, AB'ye kesinlikle karsi olan, laikligin yikilmasini isteyen bu ve yanindaki donekler degil miydi? Ben mi yanlis hatirliyorum yoksa? Simdi demokrasi ve AB asigi kesildiler, ne buyuk istikrar, ne buyuk istibdat degil mi?

Kubilay olayindan, ya da daha dogru tabirle Cumhuriyet Rejiminin, 1925 tarihli Seyh Sait ayaklanmasindan sonraki ikinci onemli IRTICA olayindan sonra Mustafa Kemal Pasa, 28 Aralık 1930’da orduya gonderdigi bassagligi mektubunda soyle diyordu:

"Murtecilerin (gericilerin) gosterdigi vahset karsisinda Menemen’deki ahaliden bazilarinin alkislarla tasvipkar bulunmalari butun cumhuriyetci ve vatanperverler için utanilacak bir hadisedir."

Ben bu yuzyilda tekrar utanmak istemiyorum.

Umarim anlatabilmisimdir.


Not: Ben bu konuda kimseye kitap tavsiye etmedim. Yazarin ruh hastasi, komunist ya da dinsiz olmasi beni ilgilendirmez. Beni ilgilendiren, katledilen Kubilay'in basini kesen zihniyetin halen ortalikta olusudur...

 
Saygilarla,


sevgili dino

Kubilay olayında senle şöyle bir bilgiyi paylaşmak isterim.Hassasiyetlerimiz aynı senle ama biraz yolum farklı oda şu bilimde şüphecilik vardır,bu tez aslında sadece bilimde değildir  nerde okuduğumu hatırlayamayabilirim yanlışta kaynak vermek istemem ama sanırım yalan söyleyen tarih utansın kitbın adı.Yazarıda Mustafa MÜFTÜOĞLU,dur.Şehit Kubilay olayını anlattığı bölüm şu idi Kubilay yobaz kılığındaki insanlar tarafından öldürüldü ve olayın nedenlerini ozamanki devrin inceliğine göre anlatıyor.Komplo olabileceğinide düşünerek yorumlamak daha doğrudur sanırım.Yine aynı kitapta yanılmıyorsam 1.İnönü muharebesinin aslında hiç yapılmadığı ama yeni kurulan cumhuriyete itibar kazandırmak için tezgahlandığını anlatıyordu.Ben aynı yorumu prof.Yalçın Küçüktende aynı şekilde duydum.Komplo ise bayağı etkili,değilsede değil zaten.Olaylar ve anlatılanlar bazen görüldüğü gibi olmayabiliyor.
Pek vatan perver olmayanlardan birisi de istiklal savaşı olmamıştır diye kanal kanal geziyordu bunu da hatırlatmak isterim. Aydın insanlar şu dönemde gözlerini herzamankinden daha fazla açmalı. Eğer hala "bırakın yahu adamın dedesi yapmış, dedesi bu yolun yolcusuymuş, kendine karşı neden tedirgin olalım" kafasıyla devam edersek ne hale geleceğiz.. Bunun karşılığı asla olgunluk değildir. Ozaman bu yumuşak düşünceli insanlar, yumuşak olmalarının karşılığını çok güzel alacaklar.

Ben bir konuda daha hatırlatma yapmak istiyorum; AKP yanlısı kadrolaşmalar; tarikat ve cemaatlerin şuan geldikleri nokta haddinin üzerinde güçlü ve bu güç doğrultusunda ivme kazanmış durumda. Artık kendi İş adamları, medyası, sanayisi, eğitim ve öğretim departmanları vs.. hatta kendi sosyeteleri dahi var.. Dikkatinizi çekerim cebinize paranızı koyun yada koyduğunuzu var sayın. İstanbul yakınlarında Şileye yada yatırıma müsait herhangi bir yere gidin. Yapacağınız yatırımı belirlerken cebinizdeki paradan önce hangi tarikattan, hangi cemaatten olduğunuzu soracaklar size.

Şuan bir senaryo döküyorum ortaya; Aydın örgütlenmeler ve ordu ne vaziyette? Akp yönetimi ve kadrolaşmasının, dışarıda kalan, içinde aydın kesimin de bulunduğu kadroya; yeni bir düzende ihtiyacı var mıdır yada kalmış mıdır? Akp hükümeti bu gece kendi tasarladığı olası yeni rejimi yürürlüğe koyarak bir devrim yapsa.. Karşı koyabilecek tek vucut, tek beyin ve istikrarli bir güc var mıdır yada kalmışmıdır?  Bunu sadece düşünün bu bir senaryo, bir hayal ürünü. Sadece düşünün.

Bugüne dek yapılanların karşılığı; "vatan perver olmamak" diye nitelendirilemez. Anlatmak istediğim; eğer söz konusu Vatansa tüm yumuşak düşünceli arkadaşlarımdan özür diliyorum ben sizin kadar yumuşak düşünemiyorum. Bunun tek karşılığı "vatan hainliğidir" eğer vatanını soymak, milletini kör etmek, milletine eziyet etmek, milletini hiç olmadığı bir millete dönüştürmeye çalışmak ve Ulu önderin düşüncelerinin, ilke ve inkilaplarının kuyusunu kazmak sizce affedilebilirse buyurun meydean sizin.



 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
7114 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 26, 2006, 06:49:29 öö
Gönderen: MASON
4 Yanıt
3496 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 28, 2008, 06:28:57 ös
Gönderen: blossom
3 Yanıt
12721 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 12, 2009, 04:59:09 ös
Gönderen: hewal73
0 Yanıt
2410 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 19, 2011, 02:23:08 ös
Gönderen: 418
0 Yanıt
2010 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 02, 2012, 07:32:00 ös
Gönderen: 418
0 Yanıt
1932 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 27, 2012, 12:40:32 ös
Gönderen: 418
3 Yanıt
2429 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 13, 2013, 11:43:40 öö
Gönderen: Etimolog
4 Yanıt
5877 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 14, 2015, 05:30:31 ös
Gönderen: Risus