Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Asimilasyon (Özümlenme) ve Karışık Evlilikler  (Okunma sayısı 2504 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 08, 2007, 09:59:50 ös
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3123
  • Cinsiyet: Bay

Asimilasyon (Özümlenme), bir toplumun başka bir toplumun içinde erimesidir. Bu olay, Yahudi tarihi boyunca da çeşitli dönemlerde görülmüştür. Örneğin Makedonya egemenliği altında Yahudiler, Helen Medeniyeti zamanındaki ihtişamın etkisi altında kaldılar. Yunan kültürü, Ptolemeler zamanında daha da etkili oldu. Yahudiler İbranice’yi de konuşmaz oldular, kendilerini sportif etkinliklere kaptırdılar; hatta sünnet bile uygulanmaz oldu. Makabiler döneminde bu gelişmelere seyirci kalamayan dindar Yahudiler’in tepkileri Antiokhos II tarafından zorbalıkla batırıldı. Bu tür özümleyici baskılar; Romalılar tarafından Bar Kohba isyanından sonra, daha sonra Bizanslılar tarafından, 15. Yüzyılda da Engizisyoncu İspanya Krallığı tarafından uygulandı. II. Dünya Savaşı’ndan evvel de Almanya ve bazı Avrupa ülkelerinin Yahudileri’nin çoğu da bu ülkelerin medeniyetlerinin etkisinde kalmışlar ve yüksek oranda karışık evlilik gerçekleştirilmişlerdir. Günümüzde de baskılar olmamakla beraber Diaspora’daki birçok ülkede karışık evliliklerin oranı %50’lerin üzerine çıkmıştır.
Geçen yüzyıldan beri Yahudi kimliğinin tanımı tartışmalara neden olmaktadır. Bu durum, Yahudiler’in 18. yüzyıldan beri Avrupa’daki özgürleşme akımarı içerisinde vatandaşlık haklarına kavuşup özümlenme sürecine girmesiyle başladı. Ancak bu durum her zaman böyle değildi. Örneğin Ortaçağ Yahudileri, "Yahudi Kimliği" aramadı. Topluluğun sınırlarını geto duvarlarının fiziksel engelinin yanısıra, dinsel yasaların, dilin, eğitimin, kültürün, hatta yemek adetlerinin ve takvimin de oluşturduğu bir çevre çiziyordu. Bu olgular sorgulanmıyordu. Çünkü başka seçenek yoktu.
Ancak özgürleşme (emansipasyon) ile birlikte çok önce kurulmuş durağan bir sistemin temeli çöktü ve yerine de birşey konamadı. Çünkü vatandaşlık hakları Yahudiliğin dinsel kökenli ulusal niteliği ile çelişiyordu. Hatta bazı Yahudiler, bu rahatsız edici ikilemden kurtulmak için vaftiz olarak Hıristyanlığı seçtiler ve cemaatleriyle bağlarını kopardılar. Sosyalizmin evrensel çekiciliği de Yahudiliğin reddini kolaylaştırdı. Lenin’in yakın arkadaşları Yahudi kökenli komünistlerdi.
Ne var ki, Ortaçağ önyargılarında yatan köklü antisemitizm, bütünleşme çabalarını boşuna çıkardı. Özümlenen Yahudiler, zaten toplumlarını terketmenin vicdan azabını duyarken, Yahudi olmayan toplum tarafından döneklikle aşağılanıyor ve karmaşık hislere kapılıyorlardı. Ayrıca ideolojik nedenlerden ötürü Yahudiliğe de karşı çıkıyorlardı. Özümlenme olgusu, Nazi soykırımı ile iflâs etti. Naziler, özümlenmiş, hatta ikinci kuşaktan Yahudiler’i dindar Yahudiler’le beraber ari olmayanların sınıfına dahil edip yok ettiler.


Nisan 08, 2007, 10:00:34 ös
Yanıtla #1
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3123
  • Cinsiyet: Bay

Öte yandan, günümüzde de özellikle birçok ülkede Yahudiler’e sağlanan özgürlüklerin ortamında Yahudiler özümlenmeye daha çabuk kaymaktadır. Yabancılarla evlilik bunun sonucudur ve ecdadından herhangi birisi Yahudi olmakla beraber Yahudi kimliği belirsiz ve Yahudi cemaatlerine katılması sorusal olan kişilerin sayısı giderek artmaktadır. Bu gruplara Yahudi eğitimi yetersiz olan aileler ve çocukları da eklenirse özümlenmenin boyutları büyümektedir. Özellikle küçük cemaatlerde özümlenme daha fazla olmakta, büyük toplumlar nisbeten kimliklerini daha iyi koruyabilmektedirler. Gene de günümüzde diaspora ülkelerinin çoğunda karışık evliliklerin oranı %50’yi geçmektedir. (Bak: yazarın “Yahudi Tarihi”, “104 Yahudi Cemaati bölümü”, Gözlem, 2002) 1990’da CJF’in (Couneil of Jewish Federations) yaptığı kapsamlı bir anketin sonuçlarına göre, Amerikalı Yahudiler’in 1985 yılında yaptığı karışık evliliklerin oranı %52’dir, 185.000 Amerikalı Yahudi dinine girmiş, 210.000 kişi Yahudilik’ten ayrılmıştır. Karışık evlilikleri kıyan Reform Rabileri’nin sayısının artışı, bu durumu daha da körüklemektedir… ABD’de karışık evliliklerin diğer bir nedeni de, otuzlu yıllarının ortalarında olmalarına karşın Amerikalı Yahudiler’in bekârlık oranının %38 gibi yüksel oluşudur. Bu konuda birçok Yahudi sosyal örgütü ve yayın organı "çöpçatanlık" görevine soyunmuştur. CJF’in anketleri, dini öğrenimden ziyade örneğin, bayram kutlamaları gibi etkinliklerin gündemde olduğunu ortaya koymuştur. Sinagoga bağlı olma durumu kadar oranı da aynı sürede %61’den %41’e düşmüştür. Karışık evlilikler Yahudi kimliğinin sonunu getirmeye yöneliktir: 1970’de %5 olan boşanma oranı, 1980’de %14’e çıkmış, boşanma ile sonuçlanan vakaların karışık evliliklerle ilgili olanlarının %14’ünde "get" (dini boşanma ilanı) sağlanabilmiştir. Kültürel entegrasyon olumsuz sonuçları da getirmektedir, örneğin Amerikalılar’da yaygın olan alkolizm, Yahudiler arasında da %5’e ulaşmıştır.
Herman Wouk, "This Is My God" adlı eserinde özümlenmiş Yahudiler hakkında şöyle demektedir. "Bu insanlar… Yahudilik’ten kaybolmuşlardır, hepsi bu kadardır; Hitler’in terörünün dahi yuttuğu Yahudiler’den daha fazlasını yutan bir yolda kaybolmuşlardır… Karışık evlilik konusunda ısrarlı olan bir Yahudi’nin önce özgün Yahudiliği ve Yahudi tarihini etüt etmeye başlaması ve gerekli incelemeyi yaptıktan ve entellektüel açıdan kendini geliştirdikten sonra Yahudiliği reddetme seçeneğini ele alması gerekir…"


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
63 Yanıt
18081 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 26, 2019, 01:03:00 öö
Gönderen: peacewings
6 Yanıt
4142 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 11, 2012, 08:54:17 ös
Gönderen: NOSAM33