Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Ünlü Masonlar...8: Adolphe Cremieux  (Okunma sayısı 2371 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kasım 17, 2016, 09:19:55 ös
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Bu kez ünlü masonun adını vermiş olmakla başlayalım...
Kuşkusuz Fransa'da bir devlet adamı olarak da ünlüydü.
Konumuzla bağlantısı olmadığı için ayrıntılara girmeyelim.
Listeler veren antimasonik yayınlarda onun adını göremeyebilirsiniz. Kim bilir, belki de özellikle söz etmemek istemişlerdir.
Fransa Süprem Konseyi'nin gran komadörüydü. Ancak nasıl her büyük üstat aradan zaman geçince ardında başka bir iz brakmadıysa bir ünlü mason sayılmazsa, bir gran komanör (büyük amir) de öyledir.
Fakat Adolphe Cremieux gran komadörlüğü sırasında öyle bir iş etti ki, Masonluk açısından bu hiç de iyi bir iş olmasa da, sonraki dönemlerde onun bir ünlü mason olarak anılmasına yol açtı.
Neydi o konu? Ne yapmıştı?
Bunu da Forumu izlemekte olan bir başka üyemiz söylesin.
« Son Düzenleme: Kasım 17, 2016, 09:24:36 ös Gönderen: ADAM »
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Kasım 17, 2016, 09:50:36 ös
Yanıtla #1
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3189
  • Cinsiyet: Bay

Alıntı
Uzun süredir üyesi olduğu Mason cemiyetinde aktif görevler aldı. Ancak 1860’lı yıllarda üyesi olduğu Grand Orient Locası’ndan ayrılıp Fransa Yüksek Şurası’na katıldı. Bu kurumun başkanlığına kadar yükseldi. Masonluk bünyesinde reformlar gerçekleştirdi. Uluslararası bir toplantı düzenleyip masonluğun geleceği ve modernleştirilmesi çalışmalarına önayak oldu.


ALINTI


Bu kadar kısıtlı bilgi bulabildim . :(

KAYNAKLAR:

• Encyclopedia Judaica

• Assemblée Nationale : base des données historique des anciens députés

• Historique de L’Alliance Israélite Universelle

• Wikipedia – Décret Crémieux

• Des Interventions d’Adolphe Crémieux en Algérie – Richard Ayoun

- See more at: http://www.salom.com.tr/haber-76113-tgu_dunyanin_her_kosesindeki_yahudilerin_yanindaki_insan_isaac_jacob_adolphe_crmieux_2.html#sthash.cAfhzVa1.dpuf
« Son Düzenleme: Kasım 17, 2016, 10:28:22 ös Gönderen: NOSAM33 »
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Kasım 17, 2016, 10:10:57 ös
Yanıtla #2
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Niyet iyi ama bu bilgi değil kısıtlı, kırıntı bile sayılmaz.
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Kasım 17, 2016, 11:25:49 ös
Yanıtla #3
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 886
  • Cinsiyet: Bay

Cremieux un yaptığı bu yaptığı iş sebebi ise masonluk yönetimsel anlamda bir takım değişikliklere de gitmiş miydi?


Kasım 17, 2016, 11:56:15 ös
Yanıtla #4

Cezayir savaşında Adalet Bakanı olarak Crémieux Decree diye bilinen kanunla 'Jewish' lerin derhal Fransız vatandaşlığına geçmesine müsaade ederken bir yandan Müslüman Arap ve Berberilerin ikinci sınıf olarak kalmasını sağlayan, Dolayısıyla bana göre Mason olsa bile MASONLUĞU  hiç anlamamış ve özümsememiş bir kişidir.

Bununla birlikte döneminde iyice ateşlenen Siyonizmin Masonluk içinde de etkinleşerek Masonluğu emelleri doğrultusunda kullanmasına kesinlikle karşı çıkmış,Masonların öncelikle ülkelerine bağlı olması gerekliliğini savunmuş ve belkide özgürlükçü ve ulusalcılığın bayrağını taşımıştır.

Benim  ISAAC-JACOB Crémieux için söyleyeceklerim bundan ibaret. (Tüm Dünyayı Osmanlıya karşı mücadeleye çağırmasına vs girmiyorum)
Alterius non sit qui suus esse potest


Kasım 18, 2016, 02:28:19 öö
Yanıtla #5
  • Seyirci
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4170
  • Cinsiyet: Bay

Sn.adam in yazı dizisini tamamlamak lazım aslında.
Doğru olanda bu sanırım sn.adam in işaret ettiği masonları irdelememiz lazım sn.anorshasa güzel başlamış soru bu insanlar masonmudur?mason ülküsü ne göre masonmudur?
Değilse masonlar bunlara ne gözle bakıyor?
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Kasım 18, 2016, 09:26:13 öö
Yanıtla #6
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 736
  • Cinsiyet: Bay

Victor Hugo ile birlikte Sion Protokollerini kaleme alan kişi. Bugün bile komplo teorilerinin en popüler konularından birisidir.

Ayrıca kişisel tahminim bir Illuminati üyesi olduğu yönündedir. Tabi ki 1785'de kapatılan Illuminatiden bahsetmiyorum.
« Son Düzenleme: Kasım 18, 2016, 09:42:42 öö Gönderen: Spock »
Live long and prosper.


Kasım 18, 2016, 01:14:32 ös
Yanıtla #7
  • Seyirci
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4170
  • Cinsiyet: Bay

Masonluk için önemli bir okadar da zarar vermiş anlaşılan.
Protokolleri 3 defa okudum buradada irdeledik ,hatırlıyorum o zaman reddedilmisti.
Nasılda aklıma gelmemiş bu protokol leri hazırlayan kişi bir mason.

Dolayısı ile masonlugu acayip ilgilendiren bir konu.
Hakikaten mason olmak zormuş.
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Kasım 18, 2016, 05:48:21 ös
Yanıtla #8



Alıntı 1: Sayın ADAM,
-----------------------
İzninizle şu “Siyon Protokolleri” konusu üzerinde ben de bir şeyler yazayım.

Daha önce bu konuyla bağlantılı birtakım sözler etmiştim; onları yinelemek istemiyorum.

Bu anlaşmanın genel ve özgün başlığı “Protocoles des Sages de Sion” biçimindedir yani "liderlerin" değil "bilgelerin" protokolü.

Şunu özenle ve üzerine basa basa yinelemek isterim ki, bu adla anılan belgeler, Victor Hugo ile Adolphe Crémieux tarafından imzalanmış bir anlaşmadır. Başka bir şey değil. Her ne kadar Sayın amerbach karşı çıkacak olsa da, dolayısıyla bu belgeler Priéure de Sion ile Eski ve Kabul Edilmiş İskoç Riti Fransa Yüksek Konseyi arasındaki bir anlaşma metni olmaktadır.

Bundan ötürü Masonluğun Eski ve Kabul Edilmiş İskoç Riti yüksek konseyleri 1875 yılında İsviçre’nin Lausanne kentinde bir toplantıya çağrılmış ve bu toplantıda o tarihte Fransa Yüksek Konseyi’nin başındaki Adolphe Crémieux sert eleştirilerle karşılaşmıştır. Nitekim bundan ötürü bu toplantıda ritin 1786 tarihli olduğu benimsenen anayasası üzerinde birtakım değişiklikler yapılarak, 33. derecedeki masonların daha önce çok geniş olan yetkileri kısıtlanmıştır.

Buna neden olan da bu protokollerin en sonundaki şu cümledir:

“Siyonun 33. derece temsilcilerince imzalanmıştır.”

Bu belgeler 1897 yılında kurulmuş olup 20. yüzyıl başlarında gelişme gösteren Dünya Siyonist Organizasyonu Antisemitist cephelerde endişe uyandırmaya başlayınca, kapsamı tam olarak anlaşılamadığından “Dünya yüzünde Yahudilerin hain emellerini açıkça ortaya seren kanıtlar” olarak nitelendirilmiştir ama bir tek şu yukarıdaki tümce bile bunun Yahudilik ile değil, Masonluk ile bağlantısının bulunduğunu ortaya koyar.

Bu protokollerin bütününü okuyacaksak, bunu Fransızca yapmamız gerekir. Üstelik bu okuma Fransız dilini filoloji düzeyinde çok iyi bilen bir kişi tarafından yapılmalıdır. Sıradan bir Früansız bile bu bağlamda yetersiz kalabilir. Bu nedenle de herhangi bir çevirmen tarafından başka bir dile çevrilince yanlışlık söz konusu olabilmektedir. Hele Fransızcadan İngilizceye çevrilmiş olup sonra biz bunu İngilizceden Türkçeye çevirmeye girişirsek, bu yanlışlığın katlanması kaçınılmazdır.

Bu nedenle de protokollerin bütünü üzerinde değil de can alıcı bazı noktaları üzerinde durmak istiyorum.

Bu protokollerin bir yerinde şöyle bir anlatım geçiyor:

“Yeni bir dünya düzeni kurmak üzere belli bir grup insan seçilecektir. Bu grup her şeye egemen olacaktır. Yürürlükteki politik rejimlerin bir bölümünün yıkılması için karışıklık ve anarşi çıkarılacaktır. Masonluk ve benzeri kuruluşlar, Batı dünyasının ekonomik, politik ve sosyal kurumlarını ele geçirmek için kullanılacaktır.”

İşte bu bile bu belgelerin bir Yahudi yazımı olmadığını kanıtlar. Çünkü Yahudiler zaten kendilerini “seçilmiş insanlar” olarak görür. Bu onlara Tanrı tarafından verilmiş bir niteliktir. Hiçbir zaman yeni bir dünya düzeni kurmak gibi bir düşünceleri de olmamıştır. Yürürlükteki politik rejimleri yıkmaya kalkışmak gibi bir eylemsel planları da söz konusu olmamıştır. Burada hedef Fransa’daki imparatorluk rejimidir.

Nitekim Maurice Joly’nin 1864 tarihli hicivleri de doğrudan sonradan 3. Napoléon adını almış olan Louis Bonaparte’ı  hedeflemektedir. Ancak bu arada Maurice Joly ile Victor Hugo’nun çok yakın dost olduklarını belirtmek de gerek. Burada hedefi gösteren asıl kişi Victor Hugo’dur. Nitekim, sıkı bir Fransız edebiyatçısı Maurice Joly’nin hicivlerini karşılaştırmalı olarak incelerse, burada Victor Hugo’nun kendine özgü üslubunu çıkarmakta güçlük çekmez.

Baştan sona sosyal ve politik bir nitelik taşımakta olan bu protokollerin hiçbir yerinde “cumhuriyet” ya da “imparatorluk” sözcüklerinin geçmemekte oluşu da pek dikkate değer. Çünkü amaç Fransa'daki yeni rejimi yıkıp, eskiden olduğu gibi krallık yani monarşi düzenine geri dönülmesini sağlamaktır.

Bu arada “masonik krallık”, “Siyon kanının kralı” gibi birtakım ilginç terimler de geçer. Açıkça gelecekteki kralın Hz. Davut’un soyundan olacağı belirtilmiştir. Ardından gelen cümle ise belki de en ilginç olanıdır:

“Gerçek papa, Yahudilerin kralıdır.”

Kimdir bu Yahudilerin kralı?...

Gerçek papanın Yahudilerin kralı olduğu söylenir ama bir de şu eklenir:

“Gerçek papa, uluslararası bir kilisenin babası olacaktır.”

Yuhudilikte böyle bir şey var mı?

Dikkat edilmesi gereken nokta “İsrail kralı” ile “Yahudilerin kralı” terimlerinin aynı şey olmadığıdır. .

“Yahudilerin kralı” denilen kişi, öncelikle İsa’dır. Bu bağlamda lütfen Yuhanna İncili’nin 18., Matta İncili’nin 27., Markos İncili’nin 15. ve Luka İncili’nin 23. baplarını okuyun. Özeti şu: Pontius Pilatus, İsa’ya “Sen Yahudilerin kralı mısın?” diye sormuş. İsa da ona “Öyle diyorsan öyledir.” tarzında bir yanıt vermiş.

İsa’nın İsrailoğullarının kral ailesinden gelme olduğu biliniyor. Bakire Meryem öyküsü sadece bir alegoridir; gerçek bir olay değil. Ardından İsa’nın bir de “Balıkçı Kral” niteliğini taşıyışı var ki, o da apayrı bir konu…

Siyon Protokolleri “Kapitalist Yahudilerin kötü niyetini sergileyen belgeler” olarak da nitelendirilmiştir ama kapsamları dikkatle incelenecek olursa ekonomik eğilimi bakımından Marksizm ile bağdaştığı görülür. Çünkü Adolphe Crémieux sıkı bir Karl Marx yandaşıdır. Her ne kadar 1860 yılında Fransa’da kurulmuş olan Alliance Israélite Universelle (Evrensel İsrail Birliği) adlı örgütün başkanlığını yapmışsa da, aslında hiç de iyi bir Yahudi değildir. Nitekim Karl Marx da Yahudi asıllıdır; ne olmuş yani!

Eski ve Kabul Edilmiş İskoç Riti Yüksek Konseylerinin 1875 yılında Lausanne’de yapmış oldukları toplantıda bu işin foyası ortaya çıkınca, Victor Hugo ister istemez Masonluğun bu kanadından caydı ve arkadaşı Maurice Joly’nin de üyelerinden olduğu Mizraim Riti’ne yöneldi. Ancak gerek bu mason ritinin Fransa’da zaten çok zor koşullar altında oluşu nedeniyle bu girişiminden bir sonuç alamadı ve bir kez de genelde “Martinizm” olarak anılan mistik nitelikli Masonluğa benzer ezoterik örgütleri denedi. Belki bundan ve sonrasından da söz edilebilir ama konu artık Masonlukz dışında kalmış olduğu gibi Siyon Protokolleri başlığının da dışına çıkar.

Siyon Protokolleri üzerinde bilimsel nitelikli araştırmalar yapmış olan dil bilimcilerin şöyle bir görüşü var: “Bu protokoller bir özgün yazılım değildir. Birtakım başka yazılılardan yararlanılarak düzenlenmiştir. Bunların bir bölümü de Masonluğun Eski ve Kabul Edilmiş İskoç Riti’nin bazı derecelerinin ritüelleridir.”

Eğer bu doğruysa, Siyon Protokolleri’nin Yahudilik ile hiç değil ama Masonluk ile bağlantılı olduğunu söylemek yanlış sayılmaz. Ancak burada söz konusu olan Masonluk genel ya da evrensel değil, 19. yüzyılın ikinci yarısındaki Fransız Masonluğudur.

http://masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=7857.0

Alıntı 2: Sayın ADAM,
-----------------------
Sayın Alşah'ın okumuş olduğu yazılarda acaba Adolphe Crémieux adılı bir adamın adı hiç geçiyor mu? Kim olduğunu ve bu konuyla bağlantılı nasıl bir patırtıya yol açtığını biliyor musunuz? Victor Hugo'nun sadece Türkçesi "Sefiller" olan ünlü romanın yazarı olduğıunu mu sanıyorsunuz? "Prieuré de Sion" diye bir terimi hiç duydunuz mu? (Belki Dan Brown'un romanlarını okumuşsunuzdur. O da bundan söz eder biraz. Fakat o roman... Daha iyisi Türkçeye de çevrilmiş olan "The Holy Blood and the Holy Grail" (Kutsal Kâse ve Kutsal Kan) adlı araştırma yapıtını okumaktır.)     

Bunları bilmeden burada yapılan ileri sürüşler, bir zamanlar Masonluğu yıpratabilmek amacıyla çevrilmiş bir entrikanın izini sürerek, onlara güvenerek, işin aslını astarını bilmeden edilen boş lâflar.

https://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=16801.0

Alıntı 3: Sayın ADAM;
----------------------
Benzer bir örgüt daha önce Fransa’da Alliance İsraelité Universel adı altında kurulmuş ve başarılı bir çalışma yapamadan dağılmıştı. İşin ilginç yanı, Siyon Protokolleri’nin taraflarından biri olan Adolphe Crémieux adlı kişinin, o örgütün de başında bulunmasıdır. Bu işin içinde çok ince nüanslar vardır. Olayların gelişimini anlayabilmek için, bu Adolphe Crémieux adlı kişinin kim olduğunu, 19. yüzyıl ortalarında Fransa’daki politika sahnesinde ve devlette ne gibi görevleri bulunduğunu, bir yandan Karl Marx diğer yandan Edmond Rotshild ile ne gibi bir ilişkisi olduğunun irdelenmesi gerekir.

https://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=16801.20

Not: Konu linkleri ve yorumlar okunur ise, mevzu daha net bir şekilde anlaşılabilir.
Sen Özelsin


Kasım 18, 2016, 09:38:02 ös
Yanıtla #9
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Teşekkür ederim.
Bunları böylesine ayrıntılı bir şekilde anlatmışım demek ki. Unutmuşum.
Fakat salt benim anlatıma güvenmek de doğru olmaz.
Bu konuların, ardındaki gerçekler ve yanı başında çevrilmiş entrikalarla birlikte irdelendiği, ciddi araştırma yapıtları var.
Ancak bu başlığın yanıtı alındı; konu bitti.
Eksik bir şey kaldıysa, bilen tamamlayabilir.
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.