Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Feramuşhane  (Okunma sayısı 16280 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 04, 2021, 08:39:32 ös
Yanıtla #20
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 342
  • Cinsiyet: Bay

Masonluk bence İran'ın içerisine yeterince işlememişti. Eğer işleseydi emin olunuz ki Masonluğu farklı bir boyuta taşırlardı.
Zaten bu başlık altında verilen ana bilgi bunu pekiştiriyor. Öyle bir kültürleri var ki, dışarıdan giren çok güçlü etkenleri bile uzay-zaman bükülmesi gibi kendilerine göre müthiş bir şekilde yordamlayabiliyorlar. Zamanında Dünya'yı altına üstüne getiren Moğollar'ın Çin kültürü altında eriyip yok olması gibi.
İslamiyet'i bile kendisine göre yordamlayan İranlılar, Masonluğu hangi noktalara götürürlerdi tahmin etmesi güç. Kendilerine özgü rit oluştururlardı herhalde.
Gazneliler, Selçuklular 100 yıl içerisinde İranlaşmamış mıydı? İran'ı son 1000 yıl boyunca yöneten Türkler olsa bile kültürleri hep İran kültürü olmuştur.

Batı ülkeleri İran masonlarını harcadılar. Çoğu idam edildi. Masonları idam edecek Humeyni'ye Paris'te teyp bantları ile İslam Cumhuriyeti'nin kurulması için propaganda yapmasını sağlıyorlardı. 20 yıldır FETÖ liderini koruyan ABD'nin yaptığı gibi işte. İstedikleri şey Fethullah'ın tıpkı Humeyni gibi Türkiye'nin başına geçmesini sağlamaktı. Türkiye'de rejimi değiştireceklerdi ve sizleri de burada tıpkı İran masonlarının akıbeti gibi fetö'nün radikallerine harcatacaklardı.

Bu batı ülkeleri İran ve Türkiye'deki masonları, kendi amaçlarına uğruna harcanması makbul diyet olarak gördüler bence ;D
Bu konularda Masonlar hiç kafa yoruyorlar mı merak ediyorum. Malumunuz, Masonlar'ın içerisine sızdıklarını da görmüştük.

Çok Doğru Gerçek ve Açıklayıcı bir tespit ...
Ben de katılmadığımı ifade etmek istiyorum. Çok siyasi bir tartışma olma ihtimali nedeniyle uzatmak da istemiyorum.
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine...


Ekim 03, 2021, 12:12:43 öö
Yanıtla #21
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 326
  • Cinsiyet: Bay

Orhan KOLOĞLU'nun İslam Aleminde Masonluk kitabını okuyordum. Faramuşhane kelimesini gördüm. Bilmediğim için internetten aratırken forumdaki başlığa denk geldim. Forum üyesi biri olarak açılan başlığa katkı koymak adına kitabın bu sayfasının fotoğrafını sizlere gönderiyorum.

Selamlar.
İnsanı ayakta tutan iskelet ve kas sistemi değil prensipleri ve inançlarıdır.   A. Einstein


Ekim 03, 2021, 02:37:16 ös
Yanıtla #22

Sayın burakc bu paylaşımınız için teşekkürler, zira araştırdığınızı gösteriyor. Orhan Koloğlu değerli bir araştırmacıdır. Mason olmamakla birlikte konu üstünde değerli çalışmaları vardır.

Yalnız altı çizili yerlerdeki sahte Masonluk terimine şerh koyacağım.

Masonlukta bir deyiş vardır: "Özgür locada özgür Mason"

Yedi üstat mason bir araya gelerek bir loca kurabilir. Burada gelenekleri ve yöntemleri kullanarak çalışmalar yapabilirler. Bir loca, locaların federasyonu denebilecek bir obediyansa "dilerse" katılabilir. Bu durumda o obediyansın kabul ve işleyişlerine, yöntemlerine bağlılık gerekecektir. Her loca bunu yapmak durumunda değildir. Bunu yapmamak da kimseyi sahte yapmaz. Yüz ve hatta bin yıllardır bir usta masonun kendini başka kardeşlere tanıtma yolu yöntemi bellidir. Bu yöntemlerde dernek kimliğine bakayım, benim üye olduğum obediyansa sorayım, tanıdıkları bir dernek üyesi mi ona göre "kardeş" ve "mason" sayayım diye bir uygulama yoktur.

Kaldı ki 1858 tarihi gördüm.  Bu tanınma, muntazamlık olaylarına en takıntılı kurum UGLE bile kriterlerini 1929 da deklare etti yanlış hatırlamıyorsam.

O bakımdan böyle büyük cümleler beni her zaman düşündürür. Birine sahte demek için ben gerçek miyim diye sorgulamak gerekir ki, her zaman dünyada bir diğerine şu veya bu sebeple sahte diyecekler bulmak mümkündür.
Alterius non sit qui suus esse potest


Ekim 03, 2021, 06:26:41 ös
Yanıtla #23
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1817
  • Cinsiyet: Bay

         Gerçekten önemli bir ifade. Şimdi bu 'sahte" ibaresine ben de biraz takıldım.  Hiçbir obedisyan  tarafından tanınmıyorsa sahte olarak mı kabul edilmesi gerekir?. Şayet öyle ise, bildiğim kadarı ile Özgür Masonlar Büyük  Locasi da tanınmamış bir loca. Onlar da "sahte" olarak tanımlanabilir mi?.
       Saygılar -sevgiler.
"Vur ama dinle beni"


Ekim 03, 2021, 06:32:20 ös
Yanıtla #24
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 326
  • Cinsiyet: Bay

Sayın burakc bu paylaşımınız için teşekkürler, zira araştırdığınızı gösteriyor. Orhan Koloğlu değerli bir araştırmacıdır. Mason olmamakla birlikte konu üstünde değerli çalışmaları vardır.

Yalnız altı çizili yerlerdeki sahte Masonluk terimine şerh koyacağım.

Masonlukta bir deyiş vardır: "Özgür locada özgür Mason"

Yedi üstat mason bir araya gelerek bir loca kurabilir. Burada gelenekleri ve yöntemleri kullanarak çalışmalar yapabilirler. Bir loca, locaların federasyonu denebilecek bir obediyansa "dilerse" katılabilir. Bu durumda o obediyansın kabul ve işleyişlerine, yöntemlerine bağlılık gerekecektir. Her loca bunu yapmak durumunda değildir. Bunu yapmamak da kimseyi sahte yapmaz. Yüz ve hatta bin yıllardır bir usta masonun kendini başka kardeşlere tanıtma yolu yöntemi bellidir. Bu yöntemlerde dernek kimliğine bakayım, benim üye olduğum obediyansa sorayım, tanıdıkları bir dernek üyesi mi ona göre "kardeş" ve "mason" sayayım diye bir uygulama yoktur.

Kaldı ki 1858 tarihi gördüm.  Bu tanınma, muntazamlık olaylarına en takıntılı kurum UGLE bile kriterlerini 1929 da deklare etti yanlış hatırlamıyorsam.

O bakımdan böyle büyük cümleler beni her zaman düşündürür. Birine sahte demek için ben gerçek miyim diye sorgulamak gerekir ki, her zaman dünyada bir diğerine şu veya bu sebeple sahte diyecekler bulmak mümkündür.

Anladım. Teşekkür ederim sayın ANARCHOSA. Bende sizin gibi düşünüyorum. Her bilgiyi kesin doğru kabul etmeden araştırıp sonuca gitmek gerekiyor.
İnsanı ayakta tutan iskelet ve kas sistemi değil prensipleri ve inançlarıdır.   A. Einstein


Ekim 03, 2021, 07:40:41 ös
Yanıtla #25

         Gerçekten önemli bir ifade. Şimdi bu 'sahte" ibaresine ben de biraz takıldım.  Hiçbir obedisyan  tarafından tanınmıyorsa sahte olarak mı kabul edilmesi gerekir?. Şayet öyle ise, bildiğim kadarı ile Özgür Masonlar Büyük  Locasi da tanınmamış bir loca. Onlar da "sahte" olarak tanımlanabilir mi?.
       Saygılar -sevgiler.

Sayın Alşah, tecrübeli bir forum üyesi ve iyi bir araştırıcı. İki cümleyi peşpeşe kullanırken başkaları tarafından yanlış anlaşılabilir bir durum ortaya çıkmış.

Konu ÖMBL değildi. Yine de hiçbir obediyans tarafından tanınmıyorsa denildikten sonra ÖMBL ismi zikredilmemelidir. Zira ÖMBL Anglosakson Mason Dünyası ve onun kökenindeki UGLE tarafından tanınmıyor ve böyle bir talebi de bildiğim kadarıyla yok. Ancak çok daha geniş uygulama alanı ve coğrafyaya sahip Özgür (Liberal) Masonluk dünyasında Küba'dan Belçika'ya Fransa'dan Yunanistan'a kadar pek çok ülkeden onlarca, yüzlerce kurumla kardeşlik ilişkisi içindedir.  CLIPSAS gibi uluslararası Mason birliklerinde etkin görevler almaktadır.

İlgili bilgileri kurumsal websayfasından inceleyebilirsiniz.
https://mason-mahfili.org.tr/uluslararasi-iliskilerimiz/dunyadaki-masonluk-ve-yerimiz/

Burada konu ÖMBL değildi, zira böyle köklü kurumların ve üyelerinin sahte veya "mason mu değil mi" gibi tartışmaları abesle iştigal olur.

HKEMBL deki kardeşlerimizin de böyle bir iddiası yoktur, bilakis.

Ancak mason olmadan masonluğun detaylarını anlamaya çalışan kişiler Masonik düzen ile UGLE gibi kurumların kendi uygulamaları olan muntazamlık meselelerini karıştırıyorlar. Bunlar başka konulardır.

Bu bakımdan genel bir sözle toparlayayım: "Masonluk Mabette yapılır."
Alterius non sit qui suus esse potest


Ekim 04, 2021, 01:19:24 ös
Yanıtla #26
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1817
  • Cinsiyet: Bay

      Sayın ANARCHOSA'ya aydınlatıcı bilgilendirmesinden dolayı teşekkür ederim. Aslında, Sayın burakc'nin aktardığı yazıdaki ibareye takılmıştım. Tekrar teşekkür ederim.
      Saygılar-sevgiler.
"Vur ama dinle beni"