Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Beşinci Temel Kuvvet Üzerine Yeni Kanıt  (Okunma sayısı 459 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 09, 2021, 10:02:38 ös
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 224
  • Cinsiyet: Bay

[...] Fizikçilere göre, doğadaki 5. temel kuvvete ilişkin 'güçlü kanıtlar' ortaya çıktı.

ABD'de bilim insanları, yapılan bir deneyde küçük bir atom altı parçacığın bilinen fizik yasalarına uymadığını açıkladı. Fizikçiler bu durumun doğadaki beşinci temel kuvvetin kanıtı olduğunu söylüyor...

Fizikçiler, söz konusu deneylere ait sonuçların, kozmosun doğası ve evrimi için hayati önem taşıyan, henüz bilim tarafından bilinmeyen madde ve enerji formlarını işaret edebileceğini öne sürüyor ve deneylerin ispatlanması durumunda fizik yasalarının tamamen değişebileceğini ifade ediyor [...]

Haberin devamı: BBC Türkçe, https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-56673648
« Son Düzenleme: Nisan 09, 2021, 10:05:45 ös Gönderen: Zennn »
no one


Nisan 09, 2021, 10:26:55 ös
Yanıtla #1

Sevgili Zennn bu değerli haberler için teşekkürler.

Bu bana bir yerlerde ettiğim bir iki sözü hatırlattı.

Masonlar olarak sık kullandığımız sözdür "dogma ve bağnazlıktan arınmak".

Yalnız bu söz önyargılı zihinlerde tarafgir oluyor. Mesela kimileri sadece yobaz olan dindarların (Tanrının değil de insanların, kralların egemenlerin uydurduğu dinlerin köleleri)  dogmalara sahip olduğunu düşünür.

Oysa bilimin de dogması vardır. Daha doğrusu bilim insanlarının çoğunun.

Mesela bilim ve deha deyince ilk akla gelen Einstein!

Herkes Einstein'ın nobel ödülünü başka konulardan örneğin görelilik kuramından aldığını sanır. Oysa ki fotoelektrik konusunda almıştır.

Einstein o dönem yaygın olarak herkesin inandığı evrenin sabitliği ilkesine inanıyordu. Hatta bunu kafa patlatarak formüle etmişti. Çok alkışlandı. Sonunda biri matematikle yani bilimle bunu kanıtlamış, denkleme dökmüştü!

Oysa pek çok  insanın yaptığı gibi görmek istediğine kılıf uydurmuştu. Her şeyi bildiğine inanıp diğerlerini dinlemeyi kesmişti. Hem bir bilim insanı olan hem de rahip olan Georges Lamaitre onunla konuşmaya aksini anlatmaya çalıştı. Randevu bile alamadı. En son bir kongre sırasında parkta bankta yanına oturarak 5 dk da derdini anlatmaya ve evrenin genişlediği fikrini aktardı. Bağnazlık gözünü kapamış olsa gerek ki, din adamı olarak gördüğü kişiyi duydu ama dinlemedi! Neden sonra Hubble kızılötesine kayma yoluyla evrendeki cisimlerin uzaklaştığını yani evrenin genişlediğini kanıtladı. Einstein evrenin sabit kalması fikrinin en büyük hatası olduğunu kabul etti. Bu sefer de nasıl genişlediğini formüle etti.

Bu bir örnek. Diyeceğim biz elimizdeki bilgi ile çok çok sınırlı bilgi ile her şeyi bildiğimizi düşünüyor ona göre de formüle edip sonra bu kesindir diyoruz. Demeyelim.

Doğada 5 kuvvet vardır diye çok önceden bazı bilgeler söylemiş. Aether demişler. Gerçi diğerlerine de hava toprak su ateş demişler. Ancak bunlara tahta diyerek espri katıyoruz. Oysa ki simgesel olarak başka şeyler ifade ediyor da olabilirler!

Bildiğimizi dondurmamak, her ne yöne olursa olsun önyargı, dogma ve bağnazlıklarla  kendimizi bağlamamak en iyisi. Siz ne dersiniz.

Yoksa aramayı kesmek gerekir. Oysa hep ne deriz, aramayan bulamaz.

Sevgiler

Alterius non sit qui suus esse potest


Nisan 09, 2021, 11:14:02 ös
Yanıtla #2
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3185
  • Cinsiyet: Bay

   
Alıntı
Bildiğimizi dondurmamak, her ne yöne olursa olsun önyargı, dogma ve bağnazlıklarla  kendimizi bağlamamak en iyisi. Siz ne dersiniz.


Bu sınav sürecimde ; şunu kesin öğrendim ki ,  Çalışmayana bu dünyada ekmekte yok,  bilgide ...

Saygılar
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Nisan 09, 2021, 11:32:52 ös
Yanıtla #3
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 224
  • Cinsiyet: Bay

Sevgili Zennn bu değerli haberler için teşekkürler.

Bu bana bir yerlerde ettiğim bir iki sözü hatırlattı.

Masonlar olarak sık kullandığımız sözdür "dogma ve bağnazlıktan arınmak".

Yalnız bu söz önyargılı zihinlerde tarafgir oluyor. Mesela kimileri sadece yobaz olan dindarların (Tanrının değil de insanların, kralların egemenlerin uydurduğu dinlerin köleleri)  dogmalara sahip olduğunu düşünür.

Oysa bilimin de dogması vardır. Daha doğrusu bilim insanlarının çoğunun.

Mesela bilim ve deha deyince ilk akla gelen Einstein!

Herkes Einstein'ın nobel ödülünü başka konulardan örneğin görelilik kuramından aldığını sanır. Oysa ki fotoelektrik konusunda almıştır.

Einstein o dönem yaygın olarak herkesin inandığı evrenin sabitliği ilkesine inanıyordu. Hatta bunu kafa patlatarak formüle etmişti. Çok alkışlandı. Sonunda biri matematikle yani bilimle bunu kanıtlamış, denkleme dökmüştü!

Oysa pek çok  insanın yaptığı gibi görmek istediğine kılıf uydurmuştu. Her şeyi bildiğine inanıp diğerlerini dinlemeyi kesmişti. Hem bir bilim insanı olan hem de rahip olan Georges Lamaitre onunla konuşmaya aksini anlatmaya çalıştı. Randevu bile alamadı. En son bir kongre sırasında parkta bankta yanına oturarak 5 dk da derdini anlatmaya ve evrenin genişlediği fikrini aktardı. Bağnazlık gözünü kapamış olsa gerek ki, din adamı olarak gördüğü kişiyi duydu ama dinlemedi! Neden sonra Hubble kızılötesine kayma yoluyla evrendeki cisimlerin uzaklaştığını yani evrenin genişlediğini kanıtladı. Einstein evrenin sabit kalması fikrinin en büyük hatası olduğunu kabul etti. Bu sefer de nasıl genişlediğini formüle etti.

Bu bir örnek. Diyeceğim biz elimizdeki bilgi ile çok çok sınırlı bilgi ile her şeyi bildiğimizi düşünüyor ona göre de formüle edip sonra bu kesindir diyoruz. Demeyelim.

Doğada 5 kuvvet vardır diye çok önceden bazı bilgeler söylemiş. Aether demişler. Gerçi diğerlerine de hava toprak su ateş demişler. Ancak bunlara tahta diyerek espri katıyoruz. Oysa ki simgesel olarak başka şeyler ifade ediyor da olabilirler!

Bildiğimizi dondurmamak, her ne yöne olursa olsun önyargı, dogma ve bağnazlıklarla  kendimizi bağlamamak en iyisi. Siz ne dersiniz.

Yoksa aramayı kesmek gerekir. Oysa hep ne deriz, aramayan bulamaz.

Sevgiler

Bu haberi paylaşırken aklımdan şimdi Sizin yaptığınız uyarıyı düşünüyordum Sayın @ANARCHOSA tam da bunlar geçiyordu aklımdan...

Bilimin bu gün geldiği, gelebildiği düzeyin evrenin tüm fenomenlerini açıklayamadığı bir gerçek. Hatta fenomenlerin çoğunu eminim daha bilmiyoruz, karşımıza çıkmadılar...

Hakkınız var kesin olmayan, eksik bir veri setiyle yapılan analizin mutlaklığını iddia etmek budalaca.

Bilimsel yöntemin metodolojisi ve ilgi odağının olanaklarının sınırlılığını/sınırlandırıcılığını artık ben de kabul ediyorum. Yine de "keşifler" bilimi dolambaçlı sokaklarda kaybolmaktan kurtarabiliyor. Benim gibi körlerin gözlerini ve kulaklarını açıp Hakikate doğru bir adım daha yaklaştırabiliyor.

En içten Saygılarımla.
no one


Nisan 10, 2021, 06:52:27 öö
Yanıtla #4
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 342
  • Cinsiyet: Bay

Yoksa bu madde uzaydaki "karanlık madde" denilen madde mi acaba? Evrenin hamuru bir ise çoğu gezegende bulunan maddelerin dünyada da bulunması normal sanırım. Bilim olmasaydı ya bir öküzün boynuzunda ya da baklava tepsisinin içinde dümdüz duruyor olabilirdik. 😀

Güzel bilgilendirmeler için teşekkürler.
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine...


Nisan 10, 2021, 11:20:09 öö
Yanıtla #5
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 224
  • Cinsiyet: Bay

Yoksa bu madde uzaydaki "karanlık madde" denilen madde mi acaba? Evrenin hamuru bir ise çoğu gezegende bulunan maddelerin dünyada da bulunması normal sanırım. Bilim olmasaydı ya bir öküzün boynuzunda ya da baklava tepsisinin içinde dümdüz duruyor olabilirdik. 😀

Güzel bilgilendirmeler için teşekkürler.

Öküzün boynuzu ya da baklava tepsisi aslında gerçekliği açıklamaya çalışan iki hipotez (tabi ezoterik başka yorumları olmadığını varsayıyorum). Bu iki hipotez doğru olmadıkları anlaşıldığında terk edildiler. Tıpkı Einstein in Hubble'ın kesin kanıtları karşısında yanıldığını kabul etmek durumunda kaldığı  gibi. Bugün Bilimi ayırt eden kullandığı yöntemdir. Ancak bir bilim tarihçisinin sözleriyle "bilim adamları doymuş kaz gibidir" bu nedenle yeni fikirlere çoğunlukla açık değildir. Bu durum bilimde dogmanın yolunu açar.
Saygılarımla.
no one


Nisan 10, 2021, 11:45:59 öö
Yanıtla #6
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 342
  • Cinsiyet: Bay

Benim bildiğim bu bahsi geçen iki "hipotez" dini temellere dayanıyor, bilime değil. Aksini iddia etti diye "yakılan" kişileri de düşününce dogmaların ne kadar tehlikeli olduğu aşikâr. Einstein'ın yanıldığını kabul etmesi ile aynı olduğunu düşünmüyorum.

Bilimsel dogma da ilerlemeyi engeller ama dini dogmalar geriye götürür. Zira bilimle ortaya koymanız bu tarz saplantı içinde olanları asla ikna etmez.

Saygılar.
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine...


Nisan 10, 2021, 12:04:43 ös
Yanıtla #7
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 224
  • Cinsiyet: Bay

no one