Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Son Devrimci " Fidel Castro "  (Okunma sayısı 5234 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Şubat 23, 2008, 10:41:51 ös
  • A.A.O.N.M.S.
  • Şrayn Masonu
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 976
  • Cinsiyet: Bay

Son Devrimci " Fidel Castro "

2006 yılının Temmuz ayında geçirdiği bağırsak ameliyatından bu yana ortada görünmeyen Küba’nın efsane lideri Fidel Castro, 49 yıl önce komünist devrimle oturduğu başkanlık koltuğunu bıraktı.

Castro’ya vekalet eden 76 yaşındaki kardeşi Raul Castro’nun pazar günü resmen devlet başkanı seçilmesi bekleniyor. Castro ise Komünist Parti’nin birinci sekreteri olarak kalacak.

İNGİLTERE Kraliçesi İkinci Elisabeth ve Tayland Kralı Bhumibol Adulyadej’in ardından dünyada en uzun iktidarda kalan üçüncü lider olan Küba Devlet Başkanı Fidel Castro, 49 yıldır en renkli simalarından biri olduğu dünya siyaset sahnesinden resmen çekildi. 81 yaşındaki Castro, çekilme kararını dün gece yarısı Komünist Parti gazetesi Granma’ya yazdığı bir mektupla açıkladı.

Castro, "Geçtiğimiz günlerde beni parlamentoya seçerek bana büyük bir onur veren sevgili vatandaşlarıma teşekkür ederim" diye başladığı açıklamasında, hastalığınının artık devlet başkanlığı ve başkomutanlık görevlerini yapmasına elvermediğini belirtti.

Castro, Meclis’te gelecek hafta yapılması planlanan Devlet Konseyi seçimiyle ilgili olarak, "Konsey’in, başkanının ve başkan yardımcısının seçilme zamanı gelmiştir" dedi.

20 Ocak’ta seçilen yeni Küba meclisinin pazar günü yapacağı oturumda, Castro’ya hastalığı boyunca vekalet eden 76 yaşındaki kardeşi Raul Castro’yu resmen devlet başkanı seçmesi bekleniyor. Castro, Komünist Parti’nin birinci sekreteri olarak kalmayı sürdürecek. 18 ay önceki rahatsızlığından bu yana kameraların önüne pek çıkmayan Castro, Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez’den sonra ilk kez geçen ay Brezilya lideri Luiz Inacio Lula da Silva’yla konuşurken görüntülenmişti.

ABD Başkanı George Bush, Castro’nun emekliye ayrılma kararının Küba’da demokratik dönüşümün başlangıcı olacağını umduğunu söyledi. İngiltere Başbakanı Gordon Brown da, Castro’nun devlet başkanlığından vazgeçmesinin ülkeyi çoğulcu demokrasiye götürmesi gerektiğini söyledi.

Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen ise, Castro’nun gidişinden memnun olduğunu belirttiği açıklamasında, "siyasi sahnede onu özlemeyeceğini" ifade etti.

ABD Başkanı Bush, Castro’nun çekilme kararı üzerine "Umarım, demokratikleşme süreci başlar. Özgür ve adil seçimler yapılır" dedi. Küba ile yolları pek kesişmeyen Danimarka’nın Başbakanı Rasmussen ise "Onu siyaset sahnesinde özlemeyeceğim" diye açıklama yaptı.

Şimdi herkesin aklında, 1959’da devrimci ordusunu Havana sokaklarında yürüttüğünden beri önderlik ettiği Küba’da Castro’dan sonra ne olacağı sorusu var. Küba’daki diplomatlar Fidel Castro’nun yerine pazar günü resmen devlet başkanı olacak kardeşi Raul Castro’nun da prostat kanseri ve karaciğer hastası oluşu nedeniyle iktidarının fazla uzun olmayacağı görüşünde. Bazı diplomatlar ise liderliğin bir kuşak atlayarak el değiştireceği ve 56 yaşındaki Devlet Başkanı Yardımcısı Carlos Lage Davila’nın seçilebileceğini savunuyor. Ayrıca Castro hanedanı sonrası devlet başkanlığı için Meclis Başkanı Ricardo Alarcon (69) ve Dışişleri Bakanı Felipe Perez Roque’nin adı geçiyor.

20. yüzyıl devrimcisi Fidel Alejandro Castro Ruz, Küba’nın doğusundaki Biran’da İspanyol göçmeni, zengin ve toprak sahibi bir ailenin beş çocuğundan ikincisi olarak doğdu. İki erkek ve üç kızkardeşi var.

1950’de Havana Üniversitesinden hukuk fakültesinden mezun oldu.

1948’de evlendiği Mirta Diaz Balart’tan bir oğlu oldu. 1955’te boşandı. Ardından Dalia Soto del Valle ile evlendi, ondan da beş oğlu oldu. Sayısız evlilik dışı çocuğu olduğu iddia ediliyor.

1993’te ABD dolarına yasağı kaldırdı.

1998’de Papa 2. Jean Paul’ü ağırladı.

2000 yılında bir gemi kazasında Amerikan sahil güvenliği tarafından kurtarılan Elian Gonzalez adlı 6 yaşındaki çocuğun ülkesine iadesi için büyük bir kampanya başlattı. Elian sonunda Küba’ya iade edildi.

Castro’yu alt edemeyen 10 başkan

D. David Eisenhower

John F. Kennedy

Lyndon Johnson

Richard Nixon

Gerald Ford

Jimmy Carter

Ronald Reagan

George Bush

Bill Clinton

George W.Bush

EFSANE DEVRİMCİ Mİ YOKSA DİKTATÖR MÜ

638 suikast atlattı

10 ABD başkanı eskitti

DEVRİM

ABD’nin "dibinde" komünist bir devlet kuran, 10 ABD başkanının 638 devirme girişimini boşa çıkaran Fidel Castro kimilerine göre bir efsane kimine göre bir diktatördü. Castro, 1953’te Batista diktatörlüğüne baş kaldırmasıyla dünya sahnesine çıktı. Başarısız girişimin ardından 3 yıl hapis yattı, afla serbest kaldı, Meksika’ya geçerek devrim için çalışmaya başladı. 1956’da yanında Che Guavera ve 81 kişilik bir grupla Granma adlı yatla Küba’ya döndü; gerilla savaşı verdiler, 12’si sağ kalabildi. Birçok engele rağmen 1959 yılının ilk günü iktidarı ele geçirdiler.

DEVLET

Kardeşi Raul yardımcısı, Che Guevara üç numaralı liderdi. 1960’ta Küba’da ticaret ve sanayi kurumları devletleştirildi. Amerikan şirketleri sınırdışı edildi. 1961’de Küba Batı Yarımküre’nin ilk komünist devleti oldu. ABD önce diplomatik ilişkilerini kesti. Ardından CIA "Domuzlar Körfezi" harekatıyla Castro’yu devirmeye çalıştı. ABD ajanları, bini aşkın Kübalı muhalifi örgütledi; ancak Domuzlar Körfezi Çıkarması fiyaskoyla sonuçlandı.

FÜZE KRİZİ

1962 yılındaki füze krizi ise, dünyayı bir nükleer savaşın eşiğine getirdi. Zira Küba’ya Sovyet füzelerinin konuşlandırılması için iki ülke arasında gizli bir anlaşma imzalandığı ortaya çıktı. Nükleer başlık taşıyan Sovyet füzeleri, 145 kilometre uzaklıktaki ABD’ye, Amerikan füzeleri de Küba’ya çevrilmişti. Sovyetler’in füzeleri geri çekmeyi kabul etmesiyle savaşın eşiğinden dönüldü ama ABD ile Küba arasındaki kavga, günümüze kadar süregeldi.

SUİKASTLAR

Fidel Castro’ya göre ABD ajanları ve ABD’nin desteklediği Kübalı muhalifler, kendisine yönelik 638 suikast girişimi düzenledi. Ancak Sovyetler Birliği’nin çöküşüyle sarsılan, büyük ölçüde yalnız kalan Küba’yı 21. yüzyıla taşımayı başardı.

AHBAPLARI

Küba ile üçüncü dünya ülkelerine ilham veren, ülkede sağlık ve eğitim hizmetlerinin ücretsiz olmasını sağlayan, yazar Ernest Hemingway, U2’nun solisti Bono ve Arjantinli futbol yıldızı Diego Maradona gibi modern figürleri dost edinen Castro, halkıyla kendi arasındaki duvarları kaldırmayı ve yüzbinlerce Kübalının 3-4 saat süren uzun konuşmalarını zevkle dinletmeyi başaran ender liderlerden biri oldu.

www.hurriyet.com.tr

Beni cok etkileyen bir felsefe ile gerceklestirdiler bu devrimi. Fidel bir hukukcu, El Commandante Che ise zengin Aristokrat ailenin cocugu. Maddiyati hice sayarak Küba halki icin mücadele ettiler ve birer efsane oldular.

Hasta la Siempre!
Ambassador Emirat Shriners of Heidelberg Germany


Şubat 23, 2008, 11:01:32 ös
Yanıtla #1
  • Skoç Riti Masonu
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 3734
  • Cinsiyet: Bay

Başkomutandan mesaj:

Sevgili yurttaşlar,

Geçen Cuma, 15 Şubat'ta, bir sonraki değerlendirmemde pek çok yurttaşı ilgilendiren bir meseleyi ele alacağım sözünü vermiştim. Bu kez bir değerlendirme yerine bir mesaj yayımlıyorum.

Devlet Konseyi'ni ve Başkanını, Başkan Yardımcılarını, Sekreterini aday gösterme ve seçme vakti geldi.

Uzun yıllar boyunca Devlet Başkanlığı makamında bulunmanın onurunu yaşadım. 15 Şubat 1976'da Sosyalist Anayasa özgür, doğrudan ve gizli oyla, seçme hakkına sahip halkın yüzde 95'inden fazlasının onayıyla kabul edildi. İlk Ulusal Meclis aynı sene 2 Aralık'ta kuruldu; sonra da Devlet Konseyi'ni ve Devlet Başkanı'nı seçti. Öncesinde ben 18 yıldır Başbakanlık görevini sürdürmekteydim. Her zaman halkın ezici çoğunluğunun desteğiyle devrimci çalışmayı ilerletecek yetkilere sahip oldum.

Sağlık durumumun hassasiyetinden haberdar olan bazı denizaşırı ülkelerden yabancılar, 31 Temmuz 2006'da Devlet Konseyi Başkanlığı'ndan geçici istifamın ve bu görevi Birinci Devlet Başkan Yardımcısı Raul Castro Ruz'a bırakışımın nihai olduğunu düşündüler. Ancak kişisel becerilerinden dolayı Silahlı Kuvvetler Bakanı olan Raul ile Parti ve Devlet liderliğinin diğer kadroları, kötü sağlık durumuma karşın beni kamu yaşamının dışında görmek istemiyorlardı. Benden kurtulmak için her yolu denemiş olan hasmımın karşısında olan benim için bu zor bir durumdu ve buna uymak konusunda isteksizdim.

Daha sonraki zorunlu istirahat dönemimde aklımın tam kontrolünü geri kazandığım gibi, çokça okumak ve dinlenmek için de vaktim oldu. Saatlerce yazı yazabilecek fiziksel gücü toparladım, aynı zamanda dinlenme ve iyileşme programlarını uyguluyordum. Sade mantık bu işi yapmanın benim için mümkün olduğunu gösteriyordu. Öte yandan sağlığımdan bahsederken umutların yeşermesini önlemek konusunda fazlasıyla dikkatliydim, çünkü bunun aksi bir son, savaşın ortasındaki halkımız için yaralayıcı olurdu. Bu nedenle ilk görevim halkımızı siyasal ve psikolojik olarak bunca yıllık mücadelenin ardından yokluğuma alıştırmaktı. “İyileşmemin hala riskler taşıdığını” söylemeye devam ettim.

Dileğim görevlerimi son nefesime kadar sürdürebilmekti. Ancak elimden gelen bu kadar.

Devrimimizin kaderi üzerinde belirleyici önem taşıyan pek çok kararın alınacağı parlamentoya beni vekil seçerek onurlandıran çok sevgili yurttaşlarıma; Devlet Konseyi Başkanlığı ve Başkomutanlık görevlerine asla talip olmayacağımı ve bu görevleri kabul etmeyeceğimi söylemek istiyorum. Tekrarlıyorum; asla talip olmayacağım ve bu görevleri kabul etmeyeceğim.

Ulusal Televizyon'da yayımlanan Yuvarlak Masa programının yönetmeni Randy Alonso'ya yazdığım ve benim isteğim üzerine kamuoyuyla paylaşılan kısa mektuplarda, her ne kadar bu mektupların alıcısı bile amacımın farkında olmasa da, bugün yazdığım bu mesajın ipuçlarını belli etmeden verdim.

Aşağıda 17 Aralık 2007'de Randy'ye yazılmış mektuptan kimi paragraflar var:

“Ortalamada 12 yıllık eğitim seviyesine ve bir milyon üniversite mezununa sahip olan ve tüm vatandaşlarına hiçbir şekilde ayrımcılığa uğramadan eğitim alma olanağını gerçekten sunan Küba toplumunun güncel sorunlarına verilecek yanıtların, her somut soru için bir satranç oyunundakinden daha fazla değişken gerektirdiğini düşünüyorum. Tek bir ayrıntıyı bile görmezden gelemeyiz; eğer devrimci toplumdaki bir insanın aklı içgüdülerinin önüne geçecekse, bu kolay bir yol değil.”

“Benim temel görevim, makamıma yapışmak ya da genç insanların önünü kesmek değil; mütevazı değeri, içinde yaşadığım olağanüstü dönemden kaynaklanan deneyim ve fikirleri aktarmaktır.”

"Niemeyer gibi, ben de kişinin sonuna kadar tutarlı olması gerektiğine inanıyorum." 8 Ocak 2008 tarihli mektuptan:

"...Birleşik oy sisteminin sıkı bir destekçisiyim (bu, görmezden gelinen erdemlerini koruyan bir ilkedir), çünkü bu bize eski sosyalist blok ülkelerinde uygulanan yöntemi -tek aday sistemi dahil- kopyalama eğiliminden kaçınma olanağı sağladı. Sosyalizmi kurmaya dönük bu ilk girişime derin saygı duyuyorum; biz de onun sayesinde seçtiğimiz yolda ilerleme şansını elde ettik.” Ve bu mektupta tekrarladım: “...Asla unutmayın ki, tüm dünyanın şanı bir mısır tanesine sığar.”

Bu nedenle fiziksel olarak sunabileceğimden daha fazla hareket ve zaman gerektiren bir sorumluluğu kabul etmek vicdanıma ihanet olurdu.

Neyse ki, Devrimimiz hâlâ eski tüfek kadrolara ve sürecin ilk aşamalarında çok genç olanlara güvenebilir. Kimileri dağlardaki savaşa katıldıklarında çok gençti, neredeyse çocuktular ve daha sonra kahramanca performansları ve enternasyonalist görevlerdeki başarılarıyla ülkelerine zafer kazandırdılar. Onlar bu görev değişikliğini gerçekleştirecek yetkiye ve deneyime sahip. Ayrıca karmaşık ve neredeyse imkansız olan devrimi örgütleme ve yönetme sanatını bizimle beraber öğrenen ara kuşak da var.

Yol her zaman zor olacak ve herkesin akıllı çabalarını gerektirecek. Mazaretler uydurmanın, ya da bunun antitezi olan kendini suçlamanın kolay görünen yoluna güvenmiyorum. Her zaman olabileceğin en kötüsüne hazır olmalıyız. Başarılıyken mütevazı olduğumuz kadar, güç durumdayken de sağlam durma ilkemizi unutamayız. Yenmemiz gereken hasmımız fazlasıyla güçlü; ancak yarım yüzyıl boyunca kendimizden uzak tutmayı başardık.

Size veda etmiyorum. Tek dileğim fikirler savaşında bir asker olarak çarpışmak. “Fidel Yoldaşın Değerlendirmeleri” başlığı altında yazı yazmaya devam edeceğim. Elinizin altındaki silahlara bir yenisi daha eklenmiş olacak. Belki sesimi duyarlar. Dikkatli olmalıyım.

Teşekkür ederim.

Fidel Castro Ruz

(Fidel’in Granma Gazetesi’nde yayımlanan veda mektubu)



HASTA LA VICTORIA SIEMPRE!



UM HASTA SİEMPRE FIDEL!


Şubat 23, 2008, 11:04:48 ös
Yanıtla #2
  • A.A.O.N.M.S.
  • Şrayn Masonu
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 976
  • Cinsiyet: Bay

Sayin SkullG,

El Commandante Che'nin BM önündeki konusmanin türkcesini ariyorum. Paylasiminizi bekliyorum. :)

Sevgi ve Saygilarimla

dipnot: Bu yazilari okuyunca mutlaka bir kadeh Cuba Libre icmenizi tavsiye ederim!
Ambassador Emirat Shriners of Heidelberg Germany


Şubat 23, 2008, 11:27:30 ös
Yanıtla #3
  • Skoç Riti Masonu
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 3734
  • Cinsiyet: Bay

Sayin SkullG,

El Commandante Che'nin BM önündeki konusmanin türkcesini ariyorum. Paylasiminizi bekliyorum. :)

Sevgi ve Saygilarimla

dipnot: Bu yazilari okuyunca mutlaka bir kadeh Cuba Libre icmenizi tavsiye ederim!

Sayın Anatolic,

yazı foruma eklenmiştir.  türkçesi, ingilizcesi ve youtube görüntüsü mevcuttur.

Sevgi ve Saygılarımla.


Şubat 23, 2008, 11:37:40 ös
Yanıtla #4
  • A.A.O.N.M.S.
  • Şrayn Masonu
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 976
  • Cinsiyet: Bay

Sayin SkullG,

cok tesekkür ederim.

Sevgi ve Saygilarimla
Ambassador Emirat Shriners of Heidelberg Germany


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
6 Yanıt
11157 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 04, 2009, 10:45:25 öö
Gönderen: hewal73
34 Yanıt
45583 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 09, 2015, 03:38:15 ös
Gönderen: Ati
1 Yanıt
11249 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 23, 2008, 08:49:51 öö
Gönderen: enes34
65 Yanıt
37529 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 17, 2018, 03:34:26 ös
Gönderen: 38
2 Yanıt
4161 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 22, 2007, 08:58:35 ös
Gönderen: Ittihatci
7 Yanıt
8966 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 03, 2009, 11:34:13 ös
Gönderen: hewal73
5 Yanıt
5077 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 06, 2008, 01:35:11 ös
Gönderen: Original Life
0 Yanıt
3847 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 15, 2008, 12:11:04 öö
Gönderen: Isis
21 Yanıt
10271 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 17, 2009, 05:09:02 ös
Gönderen: baris
0 Yanıt
2026 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 23, 2008, 05:45:37 ös
Gönderen: Isis