Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KORUYUCUSU OLARAK DEVLET...  (Okunma sayısı 3604 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aralık 10, 2009, 07:05:09 ös
  • Seyirci
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4170
  • Cinsiyet: Bay

Devletsiz bir toplum olabilir mi? Ya da devlet olmaksızın birey ve toplum var olabilir mi? Daha doğrusu devletsiz bir toplumda "kaos" olmaksızın "düzen" içinde  yaşamak mümkün olabilir mi? Tabii ki, hayır!.. Devlet, en başta insanların mal ve can varlıklarını korunması için gereklidir ve rasyonel bireyler, devleti kendi hak ve özgürlüklerini korumak için oluşturmuşlardır.

Onları (vatandaşları) yabancıların istilasından koruyabilmenin, birbirlerine zarar vermekten engellemenin, kendi sanayilerini ve yeryüzünün meyvelerini güvence altına almanın yolu bütün gücü ve kudreti bir tek insan ya da insanların meclisine vermektir... (Toplumda yaşayan) insanlar birbirlerine ‘ben haklarımdan vazgeçiyorum ve tüm haklarımı bu insana ya da insanların meclisine veriyorum’ demelidirler. Böylece bütün güç ve kudret tek bir insanda toplanır. Bu DEVLET ya da Latince CIVITAS olarak adlandırılır. Bu büyük LEVIATHAN‘ın doğması demektir.”

Thomas Hobbes

 HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİ İHLAL EDEN BİR KURUM OLARAK DEVLET...

Önceleri biz insanların hak ve özgürlüklerini korumak için oluşturulan devlet, zamanla büyüdü...Bireyi korumak için oluşturulmuş olan devlet, birey üzerinde tiranlık kurmaya başladı. Güya "iyiliksever devleti" temsil eden krallar, imparatorlar, sultanların baskı ve zulmü altında insanlar ezildi... Yaşam hakkı, özgürlük hakkı, mülkiyet hakkı hiçe sayıldı... Asırlar "despot devlet"in izlerini taşıdı... Ekonominin gelişmesine paralel olarak devlet faaliyetleri de genişledi... Faaliyetleri genişledikçe harcamaları arttı. Harcamaları arttıkça daha fazla vergilemek zorunda kaldı. Bu da yetmedi, sınırsızca ve sorumsuzca borçlandı... Para basma yetkisini kötüye kullandı... Sonuçta ekonomide hastalıklar ortaya çıkmaya başladı.  İsraf ve savurganlıklar çoğaldı. Devlet, asıl varlık nedenini unuttu. Ve devlet, sosyal faydasından çok sosyal maliyeti olan bir kurum olmaya başladı.


 "Devlet büyüdükçe, özgürlük de o oranda küçülür."

Jean Jacques Rousseau

 ÖZGÜR BİR TOPLUM İÇİN SINIRLI DEVLETE DOĞRU...

"Devlet gerekli midir? sorusu ütopik libertarianların ya da anarko-kapitalistlerin "entellektüel fantezi"lerinden başka bir şey değildir. Dolayısıyla "devlet gerekli midir?" sorusu değil, "devlet, ne kadar gereklidir." sorusu realiteye uygundur. Bugün için sorulması gereken soru da budur...

 Devletin toplumun güvenliğini sağlama ve muhafaza etme niyetine rağmen, onun sahip olduğu gücü kötüye kullanmaya eğilimli bir kurum olduğuna tarihin hemen her sayfasında şahit olunabilir."

John C. Calhoun

Saygılarımla.
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Aralık 10, 2009, 09:22:58 ös
Yanıtla #1

Sayın Karahan

Paylaşımınız bana kalırsa hoş ve lezzetli tartışım ve teatrileri başlatacak, benimde konuyla ilgili bir kaç sözüm olacak;

Öncelikle Thomas Hobbes, kendi sorusuna "Devletsiz bir toplum olabilir mi?" kendisi "Tabi ki, hayır" diyerek cevap verse de, halen daha bu kanıtlanmış ya da denenmiş bir şey değildir.

Jean Jacques Rousseau'nun sözlerininse doğruluğu tarih boyunca defalarca  kanıtlandı.

"Devlet gerekli midir? sorusu ütopik libertarianların ya da anarko-kapitalistlerin "entellektüel fantezi"lerinden başka bir şey değildir. Dolayısıyla "devlet gerekli midir?" sorusu değil, "devlet, ne kadar gereklidir." sorusu realiteye uygundur. Bugün için sorulması gereken soru da budur..."

Bu ise acımasız bir yorum olmuş,  Siyasal düşünceler ve düşünürler tarihi incelendiğinde, Proudhon, William Goodwin, Baquinin, Emma Goldman ve Ursula K. Leguin gibi yazar ve düşünürler Anarşist yaşam ve toplum düzeni üzerine yaptıkları yorum ve ürettikleri düşüncelerde ayrıca ortaya koydukları ütopyalarında böyle bir yaşamın olabilitesini ortaya koymuşlardır.

Şu anda aklıma gelen böyle bir ütopyaya değinmem gerekirse Ursula K. Leguin'in Mülksüzler adlı eseri bu ideolojiye örnektir.

Devlet ve Toplum Sözleşmesi insanları bir arada tutan tek şey değildir, anarşist düşünürler böyle bir toplumu bir arada yaşatacak yegane ögenin ahlak olduğunu öne sürmüş ya da ima etmişlerdir.


SAYGILARIMLA...
Ben, ben olanım


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
3352 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 15, 2007, 01:41:56 öö
Gönderen: Supeluta
0 Yanıt
3513 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 10, 2009, 12:34:51 ös
Gönderen: karahan
90 Yanıt
40094 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 12, 2016, 12:35:19 ös
Gönderen: oasis
2 Yanıt
7190 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 29, 2011, 07:48:06 öö
Gönderen: TUTMOS
5 Yanıt
16003 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 05, 2012, 03:54:44 öö
Gönderen: mavisezer
12 Yanıt
6834 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 15, 2011, 09:57:58 ös
Gönderen: 418
1 Yanıt
3005 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 29, 2012, 01:18:49 öö
Gönderen: Alşah
6 Yanıt
3454 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 12, 2013, 12:57:34 öö
Gönderen: Etimolog
9 Yanıt
7671 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 30, 2014, 02:02:19 öö
Gönderen: Alşah
6 Yanıt
2705 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 31, 2014, 08:59:10 öö
Gönderen: mbulut