Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Regiusun Noktaları ve Mason Töresi … 11  (Okunma sayısı 2629 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ocak 15, 2013, 11:49:04 öö
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay



On birinci noktaya geldik…


On birinci nokta sağduyuyla ilgilidir,
Bunu gerekçesiyle bilmeniz gereklidir;
Bir mason, eğer bu zanaatı tam bilirse,
Bir kardeşini taş yontmaktayken görürse,
Ve o bozmak üzereyse elindeki taşı,
Yapabilirse hemen düzeltmeli yanlışı,
Ona da öğretmeli ki yanlışı onarsın,
Böylelikle lordların işleri bozulmasın,
Ve ona öğretin ki olsun kolay onaran,
Onun iyiliği için yukarda duran
Tanrı’nın size ödünç verdiği güzel dille,
Tatlı sözler kullanıp yeşertilen sevgiyle.



Eveeet!... İşte şimdi bu çok ilginç. Günümüzdeki Masonluğa uyarlanabilir mi (elbette simgesel dille), uyarlanabilirse nasıl uyarlanabilir? Yoksa tamamen ters mi?

« Son Düzenleme: Ocak 15, 2013, 11:53:33 öö Gönderen: ADAM »
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ocak 18, 2013, 01:25:34 ös
Yanıtla #1
  • Ziyaretçi

Gülhaçlılarda, ilk aşama olan postulant'tan sonra, sırasıyla neophyte ve initiate aşamalarıyla, kişilerden öğretiler hakkında izlenimlerini ve edinimlerini yazmalarını rica ederler. Ne hissettiğinizi, ne anladığınızı, bunların ne işe yaradığını ve bunlar gibi her şeyi yazıp sunmanız mümkün.

Peki ben bunları niye anlattım?

Masonların da, tahminime göre buna benzer ödevleri olur, mason oldukları süre boyunca felsefi-bilimsel araştırmalarını tez-makale vb. şeklinde kardeşlerine sunabilirler diye düşünüyorum. Örneğin çıraklıktan kalfalığa geçerken, kalfalıktan ustalığa geçerken vs. Benim yaptığım bir analoji, yani yanlış olabilir. Her neyse...

Ben bu süreci operatif dönemdeki taş yontmaya benzetirim. Günümüzde de masonlar, kardeşlerinin üzerinde çalıştığı tezlerde bir yanlışlık vs. görürse yardımcı olabilir. Böylece düzeltmeyle hem iki kardeş arasındaki sevgi-saygı gelişir, hem de sunumda olası bir yanlışlığın önüne geçilir.

Bunlar benim varsayımlarım, tamamen ters de olabilir. Sayın ADAM'a göre bu nokta "çok ilginç" olduğuna göre, ondan da bir şeyler duymak isteyenler vardır sanırım, benden başka.


Ocak 18, 2013, 04:56:29 ös
Yanıtla #2
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Sayın Caius Keyes, sağolsun, bu başlık altındaki çalışmaları hiç boş bırakmaz.

Ancak burada belirtmiş olduğu şu Gül+Haç örgütündeki derecelenme dizgesi, bunun Masonluk ile benzerliği, o örgütteki bir çalışma yöntemi, bunun Masonluktaki benzerliğinin sorgulaması, her ne kadar çok çok ilginç bir konu ise de, bu başlığımızın da çok dışında kalır.

Acaba Sayın Cais Keyes'ten bu konuyu bir başka başlık altında açmasını rica etsem, açarsa ben de bildiğim kadarıyla katkıda bulunacağımı söylesem yanlış bir iş mi yapmış olurum?

Bu başlıktaki anlatıma gelince...

Ben burada günümüzdeki Masonluk ile açık bir çelişki görüyorum aslında. İlginç deyişim de ondan.

Taş kesme ve yontma işini de içeren eski inşaatçılık mesleği ve zanaatında, elbette işlenecek o taşların somut olarak bir binanın bir yerinde kullanılması söz konusu olacağından, bunu işleyenlerin de bir maliyeti söz konusu olduğundan, yanlış ya da kötü işlenmiş bir taşın oluşumuna izin verilemez, göz yumulamaz ve hemen müdahele edilerek gereken düzeltmenin yapılması gerekirdi.

Bu meslek ve zanaata sonradan Operatif Masonluk denmiş. Günümüzdeki şu çağdaş nitelikli Masonluğa da Spekülatif sıfatı yakıştırılmış.

Spekülatif Masonluğun öğretisi oluşturulurken simgelere çok önem verilmiş ve Operatif Masonluktaki öğelerden birçoğuna simgesel anlamlar yakıştırılmış.

Belki de tersine...  Spekülatif Masonluğun öğretisi kapsamında yer alması öngörülen kimi öğeler simgelere bağlanırken bunların çoğu Operatif Masonluk'tan alınmış.

Taş da bunlardan biri. Ham olarak giriyor, küp olarak çıkması öngörülüyor.

Her masonun bir hamtaşı var. Mason onu yontuyor.

Hiçbir mason bir diğer masonun hamtaşını yontmasına karışamıyor. Onun hamtaşını alıp işleyemiyor. Belki ona hamtaşını yontmada nasıl bir yol izlemesi gerektiğini, çekici ve keskiyi nasıl tutup, yontu darbelerini hangi açıdan ve ne şiddetle yerleştirmesi gerektiğini, bilgisel olarak gösterebilir; önerebilir. Fakat işte hepsi o kadar.
 
Bu konu üzerinde daha çok durulabilir. Uzatmayalım. Bu kadarı yeter. Masonlukta her masonun kendi hamtaşını sadece kendisinin yontabileceği söylenir.

Bu kadarı bile Regius'un 11. noktasının ancak o koşullar altında ve o kültürde geçerli olduğunu, bunun günümüzdeki Masonlukta geçerli tutulamayacağını gösterir.

Ben böyle düşünüyorum. Farklı düşünenler de olabilir.


ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
4 Yanıt
3479 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 05, 2012, 07:15:33 ös
Gönderen: Caius Keyes
7 Yanıt
3938 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 05, 2012, 08:50:13 ös
Gönderen: Caius Keyes
2 Yanıt
2881 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 24, 2013, 12:54:43 ös
Gönderen: ADAM
4 Yanıt
2700 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 25, 2013, 10:58:37 öö
Gönderen: Samuray
2 Yanıt
2422 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 27, 2012, 11:03:13 öö
Gönderen: ADAM
3 Yanıt
2585 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 30, 2012, 01:56:55 ös
Gönderen: ADAM
4 Yanıt
2786 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 24, 2013, 01:03:13 ös
Gönderen: ADAM
2 Yanıt
2390 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 09, 2013, 03:15:31 ös
Gönderen: Caius Keyes
2 Yanıt
2527 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 13, 2013, 07:09:11 öö
Gönderen: ceycet
4 Yanıt
2529 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 14, 2013, 04:14:40 ös
Gönderen: ADAM