Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: MASONLUKTAKİ “EŞİTLİK” ANLAYIŞI - 1  (Okunma sayısı 4135 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ekim 18, 2010, 12:18:13 ös
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay




Masonluktaki eşitlik anlayışını irdelemek, özgürlük anlayışını işlemek kadar kolay değil.

Dünya yüzünde çeşitli kültürlerde bu bağlamda birtakım çapraşık ya da çelişkili tutumlar var; bunların bir bölümü pek genel olarak Masonluğa da yansımış durumda.

Hani Masonluk öğretisiyle ve masonlar aracılığıyla toplumları ve kültürleri etkiler diye düşünülüyorsa da, aslında toplumlardan ve kültürlerden etkilendiğini söylemek daha doğru olabilir.

Bu da kendini en çok şu “eşitlik” anlayışında ortaya koymuş gibi görünüyor.

Nasıl bir eşitlikten söz ediyoruz?... Elbette insanın insana eşitliğinden.

Ancak her insanın herhangi bir diğerine mi, yoksa birinin tanımlanmış nitelikleri olan ötekine mi? Hangi düzeyde ve nasıl bir eşitlik?

Sorun burada.

Eşitlik söz konusu olduğunda hep George Orwell’in “Hayvanlar Çiftliği” adlı ünlü yapıtındaki hicvi anımsarım. Bunu bu forumda sanırım birkaç kez anlatmışımdır. Bir kez daha anlatmayıp sadece son sözünü aktarayım: “Bütün hayvanlar eşittir ama bazıları daha eşittir.”

Dolayısıyla şunu görüyoruz ki insanların eşitliğinden söz edildiğinde, bu kavram, birbiriyle çelişen değişik biçimlerde tanımlanabiliyor. Bunun nedeni de, eşitliğin baştan bir kavram olardan ela alınmayışı, önceden belirlenmiş amaç ve görüş şekli ya da konuya bakış açısı üzerine tanımlanışı.

Dolayısıyla, çeşitli kültürlerde ve politik rejimlerde olduğu gibi, “eşitlik” kavramının Masonlukta yapılan tanımı, başka tanımlarla uyum içinde olmayabilir.

Bu bağlamda Masonluğun kendi içindeki çelişki ya da uyuşmazlıkları bir yana koyalım, -ona sonra geliriz- Masonluğun eşitlik konusuna genel bakışı, bu kavramın başka tanımlarından farklı olabilir. Belki kısaca şöyle diyebiliriz: “Bir insanın bir diğer insan ile aynı düzeyde sayılıp, aynı haklara sahip olması”.

Masonluktaki bu tanım, “insanların tümünün her bakımdan birbirleriyle eşit olması” anlamını taşımaz. Öyle bir anlayış ancak birtakım doktrinlerde görülebilir. Üstelik o doktrinler de, uygulamaya konduğunda, “Hayvanlar Çiftliği”ndeki gibi bir olguyu ortaya çıkarıyor. Masonluktaki anlayış ise, insanlar arasında her türlü farklılıklarından ötürü ayırım ve ayrıcalık güdülmemesi anlamını taşıyor.

İnsanlar arasında ayırım ve ayrıcalık güdülmesine neden olmaması gereken bireysel ya da toplumsal farkların bence en belli başlıları şunlar: Ulus, zümre, ırk, soy, aile, cinsiyet, din, mezhep, inanç, sosyal sınıf, ekonomik düzey, gelenek, töre, dil, eğitim ve bilgi düzeyi, yetenek ve beceri.

Çok mu saydım?... Yoksa birtakım eksikler mi var?

Saymış olduklarım çoksa “İnsanlar arasındaki şu fark ayırım ya da ayrıcalığa neden olmaz.” diye işaret edin. Eksik varsa lütfen ekleyin.

Herhangi bir yerde “eşitlik” kavramının üzerinde özenle duruluşu ve insanların eşitliğinin savunularak bunun sağlanmasına çalışılması, “eşitsizlik olgusu”nun varlığını gösterir. Eşitliğin sağlanması ise, yalnızca benimsenmesiyle, eşitlikten yana olmayla gerçekleştirilemez; eşitliğe karşı çıkan, eşitliği bozan ya da bunu yozlaştıranlarla savaşımı da gerektirir.

Dolayısıyla, eşitlik uğruna yapılacak bir savaşım, önce eşitsizliği yaratan etkenlerin iyi bilinip anlaşılmasını, bunların zayıf noktalarının saptanmasını gerektirir. Jean-Jacques Rousseau, bu nedenle doğrudan “İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı” diye, çok önemli ve değerli bir yapıt vermiş. Gerçi onun yaşam dönemi Avrupa’daki Aydınlanma Çağı (18. yüzyıl ikinci yarısı);  elbette o günden bugüne toplumlarda çok şey değişti ama saptamalarının bazısı günümüzde bile geçerliğini sürdürüyor.



Burada duralım. Bu konunun ötesine sonra devam ederiz.


ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ekim 18, 2010, 01:23:38 ös
Yanıtla #1
  • Seyirci
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 647
  • Cinsiyet: Bay

Saymış olduklarınız çok :)
Yazınızın devamındaki bi açıklama zaten çok olanları işaret ediyor.
Alıntı
eşitliğe karşı çıkan, eşitliği bozan ya da bunu yozlaştıranlarla savaşımı da gerektirir.
Eğitim veBilgiyi, yetenek ve beceriyi insanlardan savaşsanız bile alamazsınız.
Ve eşitsizliği doğuran bazı sebepler varsa, ya eşitlikten vazgeçeceğiz yada eşitliğin tanımını yeniden yapmamız gerekecek.
Bir yere ait olmayı hiç istemedim. Ya kendim olurum yada başkalarının arkamdan övgüleri ile ölmüş olurum.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
4 Yanıt
9766 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 26, 2018, 07:23:40 ös
Gönderen: Tık-Tik-Tak
0 Yanıt
3709 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 02, 2010, 01:18:08 ös
Gönderen: ADAM
21 Yanıt
25811 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 29, 2018, 11:36:20 ös
Gönderen: Ramazan
5 Yanıt
7183 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 15, 2012, 06:27:12 ös
Gönderen: akcanmd
3 Yanıt
5445 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 05, 2013, 07:51:59 öö
Gönderen: ADAM
1 Yanıt
4682 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 09, 2010, 02:18:57 ös
Gönderen: ceycet
3 Yanıt
5437 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 08, 2014, 10:04:32 ös
Gönderen: mbulut
4 Yanıt
12902 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 16, 2013, 04:17:55 ös
Gönderen: Spock
8 Yanıt
6927 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 15, 2013, 12:32:29 ös
Gönderen: ABCDEF
0 Yanıt
4570 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 14, 2010, 08:49:09 öö
Gönderen: ADAM