Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Dinlerin Kötüleşme Fenomeni ve Şeytan'ın Sözü - 1  (Okunma sayısı 3104 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mart 10, 2016, 09:15:50 ös
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 234
  • Cinsiyet: Bay

Dinlerin ilk yüzyılları görkemli ve güzel geçerken devamında faciaya dönüşmeleri son günlerde oldukça üzerinde durduğum bir konu. Yahudilik ve İslam üzerinden konuya yaklaştığımı başta belirteyim ki "Hıristiyanlık nerede, öteki dinler nerede?" gibi yorumlar gelmesin.

İlk olarak konuyu İslam özelinde ele alacağım, sonrasında Yahudilik özelinden değerlendireceğim. Bilmemiz gereken ilk konu "İslam'ın Altın Çağı".

Fakat bunu anlatmadan önce birçok kutsal metne, sayısız yazarın eserine konu olan şeytan ile Tanrı'nın arasındaki iddiaya değinmek gerekiyor. Dolayısıyla konu uzun olacak ve bölümler halinde yazacağım.

Kur'an üzerinden bu iddialaşmaya ya da daha doğru bir tabirle konuşmaya bakalım:

Hicr Suresi'nin 28-43 ayetlerini okuyalım;

  -Hani rabbin meleklere demişti ki: "Ben şekillenebilir özlü balçıktan, (şekil verilip) kurutulmuş çamurdan bir insan yaratacağım" demişti.

  -"Onun şeklini tamamladığım ve ona ruhumdan üflediğim vakit siz de hemen onun için secdeye kapanın."

  -Bunun üzerine meleklerin hepsi secde ettiler.

  -Yalnız İblîs hariç; o, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçındı.

  -Allah, "Ey İblîs! Secde edenlerle birlikte hareket etmeyişinin sebebi nedir?" diye sordu.

  -Dedi ki: "Ben, şekillenebilir özlü balçıktan, (şekil verilip) kurutulmuş çamurdan yarattığın bir insana asla secde etmem!"

  -Allah, "O halde çık oradan, dedi; artık kovuldun!"

-Kıyamet gününe kadar lânetlenmiş bulunmaktasın!"

-"Rabbim! Öyleyse insanların yeniden diriltileceği güne kadar bana mühlet ver" dedi.

-Allah, "Vakti (katımızda) bilinen bir güne kadar mühlet verilmiş olanlardansın" buyurdu.

-İblîs, "Rabbim! Benim sapmama imkân verdiğin için yemin olsun ki ben de yeryüzünde onlara (günahları) şirin göstereceğim ve -aralarından senin samimi kulların hariç- onların topunu kesinlikle yoldan çıkaracağım."

-Allah da buyurdu ki: "İşte bana varan doğru yol budur (hâlis kulların yolu).

-Şüphesiz, sapmışlardan sana uyacak olanlar dışında kullarım üzerinde senin hâkimiyetin olmayacaktır."

-"Kuşkusuz cehennem, o sana uyanların tamamının buluşma yeri olacaktır."

     Bu kısımda anlatılanlara tarihi bir fenomeni ekleyerek devam etmeliyiz. Tarih boyunca bir çok din ortaya çıkmıştır, işin garip yanı ise bu dinlerin ilk dönemleri ile sonraki dönemleri arasındaki inanılmaz farktır. 3 kutsal dinle birlikte pek çok mitolojik kabul edilen inanç bu duruma örnektir. Mesela Mayaların inancı incelendiğinde, ilk dönemdeki hayvan kurban etme geleneğinin sonraki dönemlerde bakire kız kurban etmeye dönüştüğü görülür. Bu şekilde nice örnek bulabiliriz.

     Şimdi başta söylediğim noktaya geri dönelim. Günümüzde İslam'ın Altın Çağı olarak nitelenen dönem, aklımızın almayacağı bir dönemdir. Öylesine garip bir dönemdir ki halifeliğe sahip olan Abbasiler, savaş ve siyaset nazarında zayıflamayı umursamamış ve sadece daha iyi bir dünya oluşturma çabası içine girmişlerdir. Araplar dışındaki müslümanlara da eşit davranmışlar ve halkın takdirini kazanmışlardır. Yani siyasi entrikalar ve ordu kurmakla uğraşmaktan daha ziyade pozitif ve manevi bilim açısından gelişmişlerdir.

     Bu bilgiler ışığında şu soruyu sormak farz oluyor: Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?! Günümüzde bize anlatılan akla zarar hadisler, sünnetler ve dinin katı kuralları o dönemde uygulanmıyor muydu? Uygulanması durumunda böylesine bir altın çağ yaşanması imkansız. Yoksa o dönemde bizdeki bilgiler bilinmiyor muydu? Veya daha doğru bir tabirle o dönemde böyle bir anlayış uydurulmamış mıydı? Ortada bir anormallik olduğunu sezen tek kişi değilim sanırım.

     Bize günümüzde ulaşan İslam (Mushaf'ta buna dahildir), sanki gelişme düşmanı, insanlık düşmanı bir yapıymış gibi gözüküyor. Sakın yanlış anlaşılmasın, bu şekilde gözükmesinin sebebi İslam'a karşı olan kişiler falan değil bizzat İslam'ı temsil ettiğini düşünen kişiler. İmamlar, hacılar, hocalar ve daha niceleri.

     Gerici bir din anlayışını savunanların ağzından düşmeyen söz ise "Peygamber dönemi" tanımıdır. Hz. Muhammed dönemini öylesine putlaştırırlar ki, Allah'a değil de sanki 600lü yılların Hicaz geleneklerine tapar hale gelirler. İşin garip yanı, Muhammed Peygamber'in döneminde yapılan her işi mübah görmeleridir. Yani o dönemde yaşayan birisi kızına tecavüz ettiyse ve Muhammed'in bu konu üzerine yaptığı bir kınama günümüze ulaşmadıysa, kızınıza tecavüz etmek caizdir derler. Onların mantığına göre Muhammed'in engel olmadığı bir davranış, Muhammed tarafından uygun görülmüştür.

     Konuya mantık açısından bakacak olursak, İslam peygamberi Muhammed gibi bir insan değil Kraken gibi devasa bir yaratık bile olsa, toplumda olup biten her şeyi denetleyemez, her şeyden haberi olamaz ve haberi olan her şeye dair nutuk çekemez.

     Ne yazık ki bu akıl dışı anlayıştan Kur'an'da nasibini almıştır ve Mushaf tahrip edilmiş bir rivayetler bütünü olarak, binbir çeşit hadisle birlikte günümüze ulaşmıştır. Günümüzde yanlış bir tabirle Kur'an dediğimiz Mushaf'ın içerisinde gerçek Tanrı sözleri olduğu gibi dönemin insanlarının yanlış eklentileri ve hatalı aktarımları da bulunmaktadır. Yani İslam'dan geriye kalan tevhid dışındaki her şey, diğer İbrahimi dinler gibi bozulmuştur. Peki bunun sebebi nedir?
“Tehlikeli bir dönemde yaşıyoruz, insan kendine hükmetmeyi öğrenmeden doğaya hükmetmeyi öğrendi.” Albert Schweitzer


Mart 11, 2016, 01:46:39 öö
Yanıtla #1
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1091
  • Cinsiyet: Bay

Soru çok güzel. Tespitleriniz de gayet yerinde ve bu sorularınıza cevap vermek isterim.

Şeytan Hz.İbrahim'in hanif dinini yani diğer isimleriyle nitelendirirsek Hristiyanlık, Yahudilik ve İslam'ın ilk safhasını dünya üzerinden neredeyse sildi. Ayrıca söylemek isterim ki farklı isimlerle bahsettiğim bu dinler Allah'ın tek teslim dinidir. Aslında dinler demem bir bakıma da yanlıştır. Çünkü bir birlerinden farksızdır ve Kuran Ayetleriyle bunu ayrıca ispatlayabilirim fakat şuan için ayrı bir konu.

Nedir bu ilk safha?
Allah'a ulaşmayı kalpten dilemek. İncil, Tevrat ve Kuran'ın Mutabık Yönleri - I - konusunda Allah'a ulaşma dileğiyle ilgili 3 kitap'tan farklı ayetler verdim, inceleyebilirsiniz.

Bu safha o kadar önemlidir ki bu kadar basit bir dilekle bahsettiğiniz her yanlış öğretinin üstesinden gelir ve dinle ilgili yalan, yanlış, sahte herşeyi tek bir bakışta tespit edersiniz. Neden? 

Bakara Suresi 7

Allah onların kalplerinin üzerini ve işitme (sem’î) hassasının üzerini mühürledi ve görme (basar) hassasının üzerine gışavet (perde) çekti. Onlar için azîm (büyük) azap vardır.

Allah'a ulaşmayı kalpten dilendiği taktirde bu görme ve işitme engeli kalkar. Şeytan işini o kadar iyi biliyor ki savaşını verdiği ana cephe burası. Çünkü insan bu dileği dilediği taktirde Allah kişiyi kendisine ulaştıracaktır.(Ölmeden evvel ruhun Allah'a teslimi.)

Şura 13

(Allah) dînde, onunla Hz. Nuh’a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi Sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).

Allah'a ulaşmayı kim dilerse Allah onu kendisine seçer ve onu kendisine ulaştırır. Bu dilekten sonra Allah mutlakla kişiye hanif dinini kendisine anlatacak ve onun nefs tezkiyesini sağlamasına yardımcı olacak mürşidi karşısına çıkacaktır. Hangi dinde olursa olsun. Çünkü Kuran'da Allah her kavime o kavimin dilini konuşan elçiler gönderdiğini beyan etmiştir.

Şeytan bu dileği Kuran'daki meallerin hemen hemen hepsinden silmeyi başarmış ve Allah'ın bu dinini 5 şarta indirgeyerek bu yolda araç olarak kullanılan farz 5 şartı amaç haline getirmiştir. İbadetlerin amacı Allah'a teslim olmaktır ve asıl amaç budur.

Çok basit örneklendirebilirsek; arabayı namaz olarak düşünün ve gitmek istediğiniz yeri de teslim olmak. İnsanların amacı sadece o arabaya binmek. Amaçlarında herhangi bir yere gitmek yok. Günde 5 defa arabaya biniyorlar ve amaçsızca. Eğer nereye gittiğinizi bilmeden veya sadece arabaya binmek için o arabaya binerseniz ne olmayı veya hangi sonuca ulaşabilirsiniz? Hiç.

Şeytanın bu noktadaki harikulade oyunu aracı amaç haline getirmek.
« Son Düzenleme: Mart 11, 2016, 01:48:41 öö Gönderen: sun »
''Kızıl elmada buluşalım''


Ocak 09, 2018, 09:44:27 ös
Yanıtla #2

Konu itina ile seçilmiş ve içerisinde etkili cümleler ve paylaşımlar mevcut..Allah'ın varlığı dahi tartışılırken şeytan soyut bir kavram olduğu için şeytanın varlığı şüpheli değil mi?Kainat yoktan var olmuşsa şeytan da mitolojik kavrama girmez mi?.. Saygılarımla.
Üyeliğimin iptalini talep ediyorum!Aksi taktirde dava edecem! Formda zorla kayıtlı tutuluyorum.Defalarca üyelik iptali talep ettim..Formda kayitli üye olarak bulunmak istemiyorum.Bu form zaman kaybı!


Ocak 09, 2018, 11:59:41 ös
Yanıtla #3
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1795
  • Cinsiyet: Bay

        Aslında bu konuya benzer bir konu başlığı açmıştım yakın geçmişte.
        Mesele şu; dinler tamamen inanışlara dayandırılan soyut kavramlardır.  Bir dinin kutsalı, diğer bir dinde hiç bir anlam ifade etmediği gibi aşağılayıcı bir ifade ile anılabilir. Mesela , bir inanca göre inek çok kutsal bir varlıktır. İnsanlar o ineğin (afedersiniz) gül desteleri bağlayıp sonra o ineğin kıçını öpmek için sıraya girip öptükten sonra büyük bir huşu içinde olduklarına inanırlar.
        Burada söylemek istediğim konu başlığı  ŞU RUHBANLARDAN ÇEKTİĞİMİZ idi. Dediğim gibi, din nihayet bir inancın kabulüdür. Esas mesele bu dinleri hurafelerle yozlaştıran ruhbanlardır.  Bu ruhban sınıflar (hangi dinde olursa olsun) hurafeleri dinin önüne öyle bir  çıkarırlar ki;   asıl dinin dışında ap ayrı bir inanış çıkar ortaya. Sonra bu ruhbanlar ne kitap ne de ilim dinlerler, sadece din unsurunu kullanarak toplumları zehirleyip kanlarını emerler. Dikkat edilmesi gereken husus dini inançlar değil, ruhbanların uydurduğu hurafe dinlerdir. Günümüzde yani 21. yüzyılda bile ne yazık ki bu ruhban denen güruhun uydurmaları, dinlerin önüne geçmiştir.
        Saygılar-sevgiler.
"Vur ama dinle beni"


Ocak 10, 2018, 12:50:05 öö
Yanıtla #4
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3234
  • Cinsiyet: Bay

audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Ocak 10, 2018, 02:47:35 öö
Yanıtla #5
  • Seyirci
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4031
  • Cinsiyet: Bay

Aslında konuyu anlamak çok basit,öncelikle bu cevaplar yaşar nuri öztürk 'ün kitaplarında var iyi bir okuyucu bulur onları.
Sn.kurt un belirttiği yazıda en başta bakmamız gereken şeytan ile Allah arasındaki anlatı.

Hocanın 3 ciltlik Hallac-ı mansur isimli kitabi tavsiye ederim.
Hallaç bu konuda şöyle diyor ,
Allah ey iblis neden secde etmedin  diye sorunca şeytan
Rabbim şüphesiz dilese idin secde ettirirdin.

Olay bu kadar basit şeytanın secde etmeyeceğini bilmeyen tanrı olurmu?

Şeytan sadece bir sembol tüm varlığı bundan ibaret.
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Ocak 10, 2018, 06:59:19 ös
Yanıtla #6
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 342
  • Cinsiyet: Bayan

Bence biraz sorgulamak lazım..
insan madem yüce ..madem akıllı onu kullanmalı..

-Allah, "Ey İblîs! Secde edenlerle birlikte hareket etmeyişinin sebebi nedir?" diye sordu.

  -Dedi ki: "Ben, şekillenebilir özlü balçıktan, (şekil verilip) kurutulmuş çamurdan yarattığın bir insana asla secde etmem!"

Buradan inceliyelim..şeytan haklı degilmi? insandan önce yaratılmış...kendini yaradanı biliyor.Neden yaradanın yarattıgına secde etsin. bu şirk olmaz mı?
çatır çatırda pazarlık etti...

İblîs, "Rabbim! Benim sapmama imkân verdiğin için yemin olsun ki ben de yeryüzünde onlara (günahları) şirin göstereceğim ve -aralarından senin samimi kulların hariç- onların topunu kesinlikle yoldan çıkaracağım."
 Dikkat ederseniz sapmama imkan  verdigin için diyor ......
oysa ona uyanlarda sapmış oluyorsa ....milletin çoğu sapmış durumda ..gelipte bizi kandıran bir iblis yok......bu secimi biz yapıyoruz..kendi irademizle...
o  iblis biziz....dünyayı cehenneme cevirdik..
soyut bilgileri somuta indirirsek ,herşeyi kendimizde buluruz.



Ocak 10, 2018, 07:44:59 ös
Yanıtla #7

 Şeytan kavramından soyutlaşmış doğru ve iyi kavramlar da mevcuttur: Bilgi,geçmişi iyi bilmek,bilim,rasyonellik,gerçekci olma,pozitif düşünce,haklı olarak güc kullanımı becerisi ve ardından olumlu olarak soyutlaşan sonsuz-sayısız kavram.

 Daha farklı anlayışa sahip kişiler içinde birşeyler karalamak isterim:  :)
 
 Kendi bedeninden sonra gelicek ve sonsuzluğa doğru gelişecek bedenler için çalışırsan, şeytan'ı kendi esaretinde hizmetkar edersin.Tek kendi bedenin için çalışır isen; şeytan'ın hizmetine girersin.Bedenden öte olan ben dediklerin için çalışırsan, yalancı allahlarla avunursun.Bedenden öte olan herşey icin herkes uğruna cabalarsan kim bilir belki allaha kavuşursun.Bunda bir denge kurdu isen,4'düncüyü görebilirsin ve Ardından yükselen tüm basamakları...

İlk bedenini genç iken zayıflat ki, bilinç O nu sarabilsin; ve ardından bir hayvandan yükselen tanrısallığın gücüne tüm evren şahit olabilsin.

Sevgiler
Sen Özelsin