Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: İhanet yolunda sınır yok.......  (Okunma sayısı 2843 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ocak 12, 2013, 04:59:21 ös
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 307
  • Cinsiyet: Bay

İmralı canisi ile yapılan görüşmeler ve varılan uzlaşmaların ayrıntıları ortalığa saçılıyor. Şu ana kadar yazılan ve söylenenlerde bizi şaşırtan bir şey yok. Bir bölücü terörbaşı ile yapılan pazarlıktan ülke ve millet menfaatine bir sonuç beklemek, saflıktan öteye geçmez. Bebek katili ile aynı masaya oturursanız, sizden isteyeceği şey, yaptıklarına haklılık kazandırmak ve kendi geleceğini garanti altına almak olacaktır. Nitekim, şu ana kadar ortalığa saçılanlar görüşmelerin de varılan uzlaşmanın da bu yönde olduğunu gösteriyor.

Terörle mücadele

Terörü sonlandırmanın iki yolu vardır. Birincisi terörle mücadele etmek ve sonunu getirmektir. İkincisi de teröre teslim olmak ve istediklerini vermektir. Dünyanın her yerinde geçerli olan birinci yoldur. Bu hainleri inlerinde yok etmek ve teslim olmaya zorlamaktır. Sonra da hukuk neyi gerektiriyorsa onu yapmak ve hesap sormaktır. Bu verilen şehitlerin, harcanan kaynakların bir anlam ifade etmesinin de gereğidir. Aynı zamanda daha sonra teröre niyetlenenler için de bir caydırıcılıktır. İhanet yolunu seçenler, nasıl bir kararlılıkla karşılaşacaklarını, bunun sonunda başlarına neler geleceğini görmeli ve bilmeliler. Türkiye, AKP öncesinde bunu yaptı ve sonuç aldı. Terörle adam gibi mücadele verdi. Elebaşını bir şekilde yakaladı ve yargıladı. Dağdaki uzantıları büyük bir moral bozukluğu içine girdi ve geri çekildiler. Vazgeçtiler veya vazgeçme noktasına geldiler. Ülkeye huzur ve sükûnet geldi.

Aldıkça azdılar

AKP’ye terörü yenmiş, huzuru sağlamış bir ülke teslim edildi. Yapılması gereken bu kararlılığı sürdürmek, yeniden teşebbüslere asla izin vermemek ve anında söndürmek, bunun yanında sosyal ve ekonomik tedbirlerle kaynağı tamamen kurutmaktı. Tam tersini yaptılar. Tedbir almadıkları gibi terörün yeniden yeşereceği ortamlar oluşturdular. İhanet güruhunun ufak ufak yoklamalarına seyirci kaldı ve yeniden harekete geçmelerine cesaret kazandırdılar. Kuzey Irak’ı dokunulmaz bir konuma getirerek, terör yuvasına dönüştürdüler. İçerideki uzantılarına her türlü imkanı sağlayıp siyaset yolunu sonuna kadar açtılar. Bunun sonucunda terör ülkenin en önemli ve ivedi meselesi haline geldi. Ocaklar sönmeye, tabutlar taşınmaya başladı. Siyasi uzantılar coştukça coştular. İstedikçe aldı, aldıkça azdılar.

Millet aklıyla alay ediyorlar

Önce sıfırlanmış terörü yeniden azdırdı ve ülkenin başına bela ettiler, sonra da hiç utanmadan çıkıp “30 yıldır silahı denedik, olmadı. Başka şeyler yapmak gerekiyor” diyerek, bu milletin aklıyla alay ettiler. Başka şeylerden ne kast edildiği, adına açılım dedikleri yıkım projesine start vermeleriyle ortaya çıktı. Bütün bunlar AKP’nin nasıl projelendirildiğinin, niye iktidara taşındığının, terörün niye azdırıldığının, BOP Eşbaşkanlığının ne olduğunun ve Türkiye’ye nasıl bir gelecek öngörüldüğünün de çok acı ve çok çarpıcı belgesidir.

Gelinen nokta

Hiçbir şey tesadüf değil. Düzenin buna göre kurulduğunu, her şeyi terörün istediklerini vermek için bilerek ve isteyerek yaptıklarını şimdi çok daha iyi anlıyoruz. Teröristle müzakere yönteminde, ancak onların istediğini verirseniz terörü bitirirsiniz. Gelinen nokta budur. Bir terör başıyla aynı masaya oturuyor ve dağdaki katillerini indirmesi için ne istediğini soruyorsanız, zaten en baştan kaybetmişsiniz demektir. Sadece bu kadarı bile teslim olduğunuz anlamındadır ki, karşınızdakilerin bunu fark etmemesi ve taleplerini buna göre şekillendirmesi artık kaçınılmazdır. Nitekim, ortalığa saçılanlar İmralı canisinin istediği her şeyi aldığını gösteriyor. Başbakan da, “bazı şeyler açıklanmaz. Uygulamada ortaya çıkarak” diyerek, bunu doğrulamıştır. Bu sözü söyledikten sonra, İmralı canisinin ev hapsine çıkarılmayacağını, serbest bırakılmayacağını söylemeniz artık bir anlam ifade etmez. Kaldı ki, siciliniz bugün söylediklerinizin ertesi gün nasıl tam tersini yaptığınıza bütün dünyanın şahit olduğu örneklerle doludur.

Şehit ailelerini alet ediyorlar

Şimdi asıl mesele, teröre teslimiyeti Türk milletine hazmettirmektedir. Bu uğurda yanaşma ve beslemelerin gayretini zaten biliyoruz. Ancak, şehit ailelerinin de buna alet edilecekleri hiç aklımıza gelmezdi. Nasıl ikna edildiklerini bilmiyoruz, ama bazı şehit ailelerinin televizyonlara çıkarılıp, bu ihanet sürecine destek verdiklerini söyletmek, nasıl bir tuzakla karşı karşıya olduğumuzu ve hedefe ulaşmak için istismar edemeyecekleri hiçbir değerin bulunmadığını ibret veren biçimde bir defa daha gözler önüne sermiştir.......


IŞIK ve SEVGİ ile KALIN.......
Işık, sadece ışık ama daha fazla ışık.......


Ocak 12, 2013, 06:48:34 ös
Yanıtla #1
  • Ziyaretçi

Kırılma veya incinme nedeniyle bir kolu alçıya aldığınız taktirde aynı vücuttan beslendiği halde alçı çıkartılınca diğer koldan daha zayıf olduğu görülür. Türkiye insanının, aydınından bilim adamına, halkından siyasetçisine  kadar kısacası her kesimi bir alçı içindeydiler. Yani olağan üstü hal, sokağa çıkma yasağı, darbe vb. yasaklamalar kısıtlamalar nedeniyle özgür düşünebilme yeteneği kaybolmuştu. Doğal olarak düşünme, arge vb. konularda olması gerektiğinden daha zayıf ve güçsüz kaldılar. Bu yeteneğini kaybetmiş insanları yanlış yere yönlendirmek de zor olmazdı.

Ayrıca İsmet paşa'nın ve ekibinin Rus devrimini örnek alarak dini ve dindar nesli yok etmeye çalışması da devlet ile millet kavramını karşı karşıya getirmiştir. Her sokak başına anlamsızca halkca cami yaptırılması da bu bilinç altındaki devlete olan tepkidir denebilir. Yani solcular gibi ayaklanıp cam çerçeve kırarak eylem yapmaktansa cami yaparak içsel bir tepki koyuyorlar. Benzer şekilde aynı ekibin Kürt kökenlileri ezmek için asimilasyon yapma gayretini görmek mümkün.

Demek istediğim müslümanlar dağa çıkmadılar fakat Kürtler dağa çıktılar. Burda dağa çıkan veya çıkmayan kesimin ihanetle suçlanmasından ziyade ben devletin halkını bu şekilde sindirme dövme ve bilinç altına zorla şekil verme politikasını ihanet olarak algılıyorum. Devletin yaptığı hayati hatalar yüzünden hala yine devlet bu yaptığı hataları telafi etmek için yüzbinlerce insanını ve trilyonlarca dolarını feda etti ve edecek gibi de duruyor.

İhanet kavramının boyutunu henüz söylenti kalıbını aşamadığı için ordu mensubu ile pkk mensuplarının ortaklaşa yaptığı uyuşturucu ticareti gibi kavramları dile getirmiyorum. Benzer şekilde sivil kanatta da polis ile mafyanın birlikte hareket ettiği söylentileri de mevcut. Nedense  sayin oasis vb. sadece bu olumsuz tabloda arada kalmış ve dayak yiyen kesimi eleştiriyorlar. Devleti kimse eleştiremiyor.

Benzer şekilde 19 yaşındaki çocukları silahlı çatışmaya sokan orduyu hiç kimse eleştiremiyor. Başlarda da dediğim gibi alçıda kalmış bir kafa yapısı gelişemiyor. Bir sineğin cama çarpıp dışarı çıkmaya çalışması gibi bir durum bizim terörle mücadele vb.

Saygılarımla.
« Son Düzenleme: Ocak 12, 2013, 06:59:41 ös Gönderen: Masor1976 »


Ocak 12, 2013, 07:10:22 ös
Yanıtla #2
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 307
  • Cinsiyet: Bay

Fransa’da önceki akşam kullandıkları büroda kurşunlanarak öldürülen 3 PKK’lı kadınla ilgili olarak gazete ve televizyonların yoğun bir yayın yarışına girişmesi tepkilere sebep oldu. Paris’te infaz edilen PKK’lılar için yapılan yorumlara tepki geldi.

Bu çok yoğun ilgi PKK teröründen ve hükümetin PKK’ya bakış açısından rahatsız olan vatandaşlar sosyal medyada bu rahatsızlığı çeşitli şekillerde ifade ediyor.

YAHYA KARAKAYA VE MURAT ÖZKOZANOĞLU...

Yahya Karakaya ve Murat Özkozanoğlu isimleri sizin için ne ifade ediyor? Daha önce bu isimleri hiç duymayanlar dahi olabilir. Yahya Karakaya ve Murat Özkozanoğlu, 5 Temmuz 2011’de Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde işlerine gitmek üzere evlerinden çıkarken PKK’lı hainler tarafından güpegündüz şehit edilen iki uzman çavuş…

 
Bu yiğitleri hatırlayan var mı, belki de çoğumuz isimlerini ve kim olduklarını hiç duymadık.

İktidar da dahil olmak üzere pek çok siyasetçi, Paris’te, biri örgütün kurucularından olan 3 kadın PKK’lı kadının cinayete kurban gitmesinden duyduklar 'derin' üzüntüyü anlattı.

KAMUOYUNUN TEPKİSİNİ ÇEKTİ

Ancak şehir merkezinde ve çarşının orta yerinde, ve de herkesin gözleri önünde kahpece şehit edilen uzman çavuşlar için hiç bir iktidar mensubunun bu şehitlerimiz için acıklı açıklamalar yapmaması kamuoyunun tepkisini çekti. Paris’te infaz edilen PKK’lılar için yapılan yorumlara tepki geldi. Özellikle sosyal medyada hâkim olan görüş şu: “3 tane PKK’lı komünist öldü diye iktidar neredeyse resmi yas ilan edecek”

3 PKK’lı kadının öldürülmesi ile ilgili sosyal medyada yapılan yorumlardan biri de şöyle:

"Bu iki kişiyi hatırlayan var mı? Yoksa hiçbir gazete televizyon göstermedi mi? Günlerce yayınlanmadı değil mi? İnsanlar sokaklara dökülmedi bu iki kişi için. Dağ Komando Tugayındaki görevlerine gitmek için evlerinden çıktıkları sırada pusuya düşürülüp arkadan vuruldular. Yahya Karakaya ile Murat Özkozanoğlu isimleri. Belki de bu yüzdendir haber olmayışı. Nasıl olsa sürekli şehit veriyoruz ya, onlar da sıradan şehitlerden ikisi nasıl olsa...

Hepimiz mi ermeni olduk, hepimiz mi Hrant olduk. Hepimiz mi komünist olduk. Bir kısmımızda Müslüman olalım, bir kısmımız da Türk olalım, bir kısmımız da vatansever olalım, bir kısmımızda uzman çavuş olalım.”


IŞIK ve SEVGİ ile KALIN.......
Işık, sadece ışık ama daha fazla ışık.......


Ocak 12, 2013, 08:56:13 ös
Yanıtla #3
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3147
  • Cinsiyet: Bay

Alıntı
Hepimiz mi ermeni olduk, hepimiz mi Hrant olduk. Hepimiz mi komünist olduk. Bir kısmımızda Müslüman olalım, bir kısmımız da Türk olalım, bir kısmımız da vatansever olalım, bir kısmımızda uzman çavuş olalım.”


Sayın  oasis ; Ne denir Toplum denen bu Ülkenin üzerine ölü toprağı serpilmiş İnsanı uyur gezer olmuş . Konuştuğun zaman tepki çekiyorsun cahiller desen konuşmaya gelince Prof . Dr. Müh. Paşa vb . gibi her ama her konuda ahkam kesiyorlar . Ben sonuca bakarım bu Ülkenin Askeri bu işi bitiremedi nedenini bilemem lakin sonuç ortada zoruma giden yapanın yanına her yaptığı kar kalıyor ... Anlayan anlar bu hükümette işin tuzu biberi oldu olanda sadece Ölene oluyor ve ailesine . GERİSİ LAF EBELİĞİ ...

Saygılar .


Not: Bu Toplum ruhunu ve vatanını Bir Ev ve Araba karşılığı BANKALARA satmıştır ...
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
2258 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 14, 2008, 01:54:05 öö
Gönderen: blossom
22 Yanıt
14189 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 12, 2009, 03:05:09 ös
Gönderen: perseepona
13 Yanıt
5227 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 06, 2008, 01:26:32 ös
Gönderen: ahu
Sıfır Olma Yolunda

Başlatan newyork Felsefe

0 Yanıt
3175 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 06, 2008, 04:28:47 ös
Gönderen: newyork
0 Yanıt
2523 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 10, 2010, 03:54:14 ös
Gönderen: lucifer
0 Yanıt
1840 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 18, 2010, 10:50:59 öö
Gönderen: ceycet
1 Yanıt
5265 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 26, 2011, 11:24:05 ös
Gönderen: 418
23 Yanıt
9463 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 11, 2019, 12:17:18 öö
Gönderen: NOSAM33
0 Yanıt
1519 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 11, 2015, 03:10:54 öö
Gönderen: Risus