Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Biliyor muydunuz?  (Okunma sayısı 5728 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mayıs 01, 2020, 08:02:29 ös

MÖ 3100 lerde Heliopolis’te yaratılış mitolojileri oluşturulurken yaratıcı Tanrı olan ve Ra ile özdeşleştirilen Atum’un tek olan  kendi ruhunu ikiye bölerek Hava-Shu ve Su-Tefnut’u yarattığına inanılır...

Bugün Ruh Eşini Aramak olarak bildiğimiz olayın belki de kaynağı burasıdır...

Ne garip, çok uzakta, Uzak Asya'da Tao'cu inancın aradığı enerjiler arası dengeyi tanımlayan Feng Shui'de aslında Hava ve Su anlamındadır. Birlikteliği aranan dengenin yeniden bulunmasıdır...
« Son Düzenleme: Mayıs 01, 2020, 08:05:45 ös Gönderen: ANARCHOSA »
Alterius non sit qui suus esse potest


Mayıs 01, 2020, 08:35:13 ös
Yanıtla #1

Shu : Kuru hava, Düzen, Aslan, statik?
Tefnut : Yağmurlu hava, değişim, kaos?, kinetik?

Pagan tanrıları
Errare humanum est.
Ayıplı Müzmin öğrenci


Mayıs 01, 2020, 08:37:59 ös
Yanıtla #2

Bu arada Tefnut etimolojik olarak Tufan’ın kökeni olabilir.
Errare humanum est.
Ayıplı Müzmin öğrenci


Mayıs 01, 2020, 10:35:15 ös
Yanıtla #3

Yahudi inancının başlangıcında bir kötü karakter, bir şeytan figürü yoktur... Bu düşünce çok sonra ortaya çıkmıştır.
Yahudiler Babil sürgününde karşılaştıkları Zerdüşt inancı ; Ahuramazda karşısındaki Ahriman ya da Angra Mainyu' figürünü kültürlerine almışlardır. Bundan sonra iyi olan Yahve (Ahuramazda) kötü olan Şeytan (Ahriman) fikri oluşmuştur. Bu mücadele zaman içerisinde kötü olanı yenecek birinin gelmesi fikrine evrilmiş ve Mesih figürüne dönüşmüştür...
Alterius non sit qui suus esse potest


Mayıs 01, 2020, 10:52:47 ös
Yanıtla #4

Yahudi inancının başlangıcında bir kötü karakter, bir şeytan figürü yoktur... Bu düşünce çok sonra ortaya çıkmıştır.
Yahudiler Babil sürgününde karşılaştıkları Zerdüşt inancı ; Ahuramazda karşısındaki Ahriman ya da Angra Mainyu' figürünü kültürlerine almışlardır. Bundan sonra iyi olan Yahve (Ahuramazda) kötü olan Şeytan (Ahriman) fikri oluşmuştur. Bu mücadele zaman içerisinde kötü olanı yenecek birinin gelmesi fikrine evrilmiş ve Mesih figürüne dönüşmüştür...

Hiç kimse tamamen kurtarıcı, süper, mükemmel biri olamaz, hiç kimse de pür kötü olamaz. İyilik ve kötülük her insanda vardır, bize düşen (eğerki psikopat ve ya sosyopat değilse) insandaki iyiyi görebilmektir.

Onun için herkes kendisinin hem mesihi hem de şeytanıdır. Her insan kendinden sorumludur...
Errare humanum est.
Ayıplı Müzmin öğrenci


Mayıs 02, 2020, 10:41:38 öö
Yanıtla #5

Geride bıraktığımız Nisan ayının, Nissan ismiyle Yahudi takviminin ilk ayı (Güneş değil Ay takvimi kullanırlar ayrıca) olduğunu biliyor muydunuz?

Mısır ve Firavuna karşı mucizelerin gerçekleştiği ve Mısır'dan çıkışlarına izin verildiği için "Mucizeler Ayı" olduğuna inanılmaktadır...
Alterius non sit qui suus esse potest


Mayıs 02, 2020, 12:11:07 ös
Yanıtla #6

Mısır'lı Tarihçi Ahmet Osman, Mısır Krallar vadisinde gömülü ama kral olmayan tek kişi olan Yuya'nın aslında Yusuf olduğunu iddia ediyor. Onun soyundan gelen Akhenaton ise Silsila Taş ocağındaki yazıtında kendine şöyle diyor: Adında ışık (shu) olan Aton, ufuktaki neşe, Re-Harakhti'nin İLK PEYGAMBERİ...

Ahkenaton, baş kenti Teb'den Amarna'ya taşımış, eski rahip düzenine son verip tek Tanrı'ya halkı çağırmıştı...

Musa ve Akhenaton kitabında Ahmet Osman Akhenaton'un Musa olduğunu iddia ediyordu...

Üstelik bu iddia'da yalnız değildi. Psikanalizin kurucusu kabul edilen SIGMUND FREUD bunun üzerine bir kitap yazmışrır...

Aynı iddiayı şöyle desteklemektedir:

Yahudiler Tanrılarına Adonai derler. Ancak ibranice d, Mısır dilindeki T'ye karşılık gelmektedir. E ise O'ya dönüşmüştür. Böylece meşhur İsrail deyişi "Schema Yisrail Adonai Elohenu  Adonai Echod. Dinle ey İsrail Tanrımız Tek Tanrıdır" değil; "DİNLE EY İSRAİL TANRIMIZ ATON TEK TANRIDIR"  anlamına gelmektedir...
Alterius non sit qui suus esse potest


Mayıs 02, 2020, 08:56:03 ös
Yanıtla #7

Talmud'a göre, Musa bir dönem Firavun'un eski nazırı olup görev için gittiği yer Etiyopya'da (Güney Mısır) kendi krallığını ilan eden Bil'am üstüne giderek onu alt etmiş, halk tarafından kral seçilmiştir. Krallığın nişanı Nahash ona verilmiştir. Nahash gümüş asa'dır.
Düzeni sağladıktan sonra Musa görevi kendi isteğiyle bırakmış, halkın şükranları ile geri dönmüştür.

Ne hikmettir ki yıllar sonra Mısır'da Akhenaton'un bir ara tahtını bırakıp inanlarıyla göçtüğü "sürüldüğü" iddia edilir. Ancak bunu kabul etmesi için tahtı özel birine bırakmıştır. Oyunlarla taht General Ramses tarafından kendisine alınınca, sözleşmeleri bozulduğu için sürgününden geri dönmüş ve tahttaki hakkını istemiştir. Tahtın kendisine ait olduğunu göstermek içinse Nakash'ı göstermiştir. Ne garip Nakash aynı zamanda Yılan anlamına da geliyor.

Yani aslında kraliyet asasını gösterdi ve tahtını geri istedi hadisesi asasını yere attı ve yılana dönüştü olarak yanlış tercüme edilmiş olabilir mi?
Alterius non sit qui suus esse potest