Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: “Gençliğe Hitabe” de Kaldırılmalı.......  (Okunma sayısı 11048 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 18, 2011, 02:17:28 ös
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 308
  • Cinsiyet: Bay

Geçen hafta bu sütunda “Andımız Tabii ki Kaldırılmalı” başlıklı bir yazı yazmıştım. Gelen tepkiler, topluma ideoloji empoze eden böylesi resmi metinlerin pek çok insan tarafından ne kadar içselleştirildiğini ve ne denli “vazgeçilemez” sayıldığını gösterdi. Oysa ben, toplumu endoktrine eden otoriter devlet anlayışının mutlaka vazgeçilmesi gereken büyük bir sorun olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla bu “münbit” konuya devam etmekte fayda gördüm.

 Konunun bu yazıda ele alacağım boyutu ise, Türkiye toplumunu en az “Andımız” kadar etkilemiş olan bir diğer buyurgan metin: ”Her okulun duvarını ve her ders kitabının girişini süsleyen “Gençliğe Hitabe.”

Bu, malum, Atatürk’ün hitabesi. Eğer Atatürk yerine onun devrinde yaşamış bir başka siyasi figüre, mesela İsmet İnönü’ye veya Kazım Karabekir’e olsaydı, belki bu durum garibimize gidebilir, “neden bu zatın fikirlerini tartışılmaz birer emir gibi çocuklarımıza dikte ediyoruz” diye sorabilirdik. Hitabe’nin Atatürk’ten gelince kutsallık kazanması, onyıllardır maruz kaldığımız “Atatürkçülük” endoktrinasyonundan kaynaklanıyor olmalı.

Ben ise, kendi adıma, bir hitabın kim tarafından söylendiğine değil, ne söylediğine bakmayı yeğliyorum. “Gençliğe Hitabe”nin ne söylediğine baktığımda ise pek hoş bir tablo çıkmıyor karşıma. Gençlere anlayış, empati, hoşgörü, farklılıklara saygı, özeleştiri gibi evrensel demokratik değerleri tavsiye eden bir metin değil bu. Peki nasıl bir metin?

 Bakalım. Mezkur hitabe şöyle başlıyor:

“Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur.”

Bu bence sorunlu bir ifade, çünkü milyonlarca insana “senin birinci görevin budur” diye siyasi bir misyon biçiyor. Oysa bir ülkenin bağımsızlığını korumak gerçekten önemli bir değer olsa da, kimsenin bunu “birinci vazife” edinme zorunluluğu yoktur. İsteyen bunu edinir kendine “birinci vazife” olarak, isteyen de aynı ülkeyi demokratikleştirmeyi, veya dini inancını yaymayı, yahut sokak kedilerine bakmayı… Herkes hayattaki en kutsal amacını seçme ve onu gerçekleştirmek için çalışma hakkına sahiptir.

 Hitabe’nin devamı daha da sorunlu:

“İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.” Dahilî ve haricî bedhahlar!.. Yani “iç ve dış düşmanlar”!..

Yani, belirli toplumsal kesimleri “iç düşman” olarak damgalayıp hedef alarak 28 Şubat süreçlerine, Batı Çalışma Gruplarına yol açan zihniyetin özü…

Hitabe’nin devamında dış düşmanların Türkiye’ye yapacağı kötülükler anlatılıyor uzun uzun. (Bunu özümseyen bir zihnin, dış dünyanın düşmanlarla dolu olmadığına, “komşularla sıfır problem” sağlanabileceğine inanması ise zor gözüküyor.) Ama daha önemlisi, “iç düşmanlar”a dair söylenenler.

 Hitabe, işin bu yönünü şöyle vurguluyor:

“Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler.”

Dikkat edin “iktidara sahip olanlar”dan bahis var burada. Peki Türkiye’de 1950′den bu yana iktidara nasıl geliniyor? Tabii ki serbest seçimlerle…

Ama Gençliğe Hitabe’de seçim kazananların meşruiyetine dair tek bir ifade yok. Aksine, her türlü iktidar sahibine karşı gençlere yönelik bir uyarı var: “Dikkat edin, hükümet ülkeyi yabancılara satıyor olabilir!”

Peki ne yapacak böyle durumlarda Türk gençliği?.. Hitabe açıklıyor: “Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmak” için harekete geçecek. “Vazifeye atılmak”ta hiç tereddüt göstermeyecek.

 Yani, mesela, 27 Mayıs öncesinde Menderes hükümetini devirmek için sokaklara dökülen ve orduyu “göreve” çağırarak darbenin yolunu döşeyen gençler gibi…

Yahut yine “ordu göreve” imaları ve kışkırtmaları ile son yıllarda temerküz eden “ulusalcılar” ve bunların bir adım ilerisine gidip eyleme geçen Ergenekoncular gibi…

Kısacası, Gençliğe Hitabe, askeri darbeleri ve Ergenekonvari oluşumları meşrulaştıran çok sorunlu bir metin. Demokrasinin d’sinden söz etmediği gibi, demokrasi düşmanlarına güçlü bir ideolojik zemin kazandırıyor.

 Hitabe’nin en sonundaki ünlü cümle ise evlere şenlik: “Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!” Hem “Türklük etnisite değildir; sadece vatandaşlık bağıdır” diyeceksiniz, hem de her okulunuzun duvarında resmen biyolojik ırkçılık kokan böylesi “asil kan” vurguları olacak…

Olmaz… Ve böylesi gayrı-demokratik bir metni “milli eğitim”inin temeline koyan bir ülkede demokratik kültür gelişmez. Dolayısıyla, eğer Türkiye demokratikleşecekse, Gençliğe Hitabe, Atatürk’ün kendi siyasi şartları içinde ürettiği ama bugüne “yol gösterici” olamayacak tarihsel bir metin olarak kabul edilmeli, okullardan ve ders kitaplarından kaldırılmalıdır.

 Ortak bir “milli metin” olarak İstiklal Marşımız zaten vardır ve yeterlidir. Ondan gerisi, evrensel ahlaki değerler, demokratik kültür ve özgür düşünce olmalıdır. ( Mustafa AKYOL )


IŞIK ve SEVGİ ile KALIN.......
Işık, sadece ışık ama daha fazla ışık.......


Nisan 18, 2011, 02:24:43 ös
Yanıtla #1

Ey milletim
Ben Mustafa Kemal'im
Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim
Hala en hakiki mürşit değilse ilim
Kurusun damağım dilim
Özür dilerim

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi

...

Fazla geldiyse size
Hürriyet cumhuriyet
Özlemini çekiyorsanız
Saltanatın sultanın
Hala önemini anlayamadıysanız
Millet olmanın
Kul olun
Ümmet kalın
Fetvasını bekleyin şeyhülislamın
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
RAHAT BIRAKIN BENİ

Saygılarımla.
Bir kavramın tarihini bilmediğiniz sürece
Kavramın kendisini idrak edemezsiniz


Nisan 18, 2011, 03:14:38 ös
Yanıtla #2
  • Seyirci
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 647
  • Cinsiyet: Bay

Şaka mı bu?
Cidden iyice azıttılar...

Sanırım bir şeyler yapmanın zamanı geldi de geçiyor.
Bir yere ait olmayı hiç istemedim. Ya kendim olurum yada başkalarının arkamdan övgüleri ile ölmüş olurum.


Nisan 18, 2011, 03:29:27 ös
Yanıtla #3
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 308
  • Cinsiyet: Bay

Sevgili Prometheus, şaka değil gerçeğin ta kendisi. Bir kısım zatı muhteremler biliyorsunuz yıllardır içten içe seslendirmeye çalıştıklarını şimdi demek ki bayağı bir karın ağrısı olmuş ki oldukça yüksek bir sesle hep birden koro misali aynı replikleri papağan gibi durmadan hem yazılı hemde görsel medyadan tek yürek tek ses olarak dile getirmekteler.

İstiklal Marşımız okunmasada olur kaldırılsın , Andımız okunmasın kaldırılsın, Anayasada Türk'lük kavramı çıkarılsın kaldırılsın, üniter devlet eskidi demode oldu kaldırılsın, bölücü ve terörist başının cezası kaldırılsın, ay yıldızlı al bayrağımız eskidi demode oldu kaldırılsın, cemaatlerin önündeki tüm engeller kaldırılsın. O kaldırılsın bu kaldırılsın en iyisi biz Türkiye Cumhuriyeti'nin cenazesini kaldıralım da tümden kurtulalım........

IŞIK ve SEVGİ ile KALIN.......

Işık, sadece ışık ama daha fazla ışık.......


Nisan 18, 2011, 04:17:45 ös
Yanıtla #4
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 498
  • Cinsiyet: Bay


 Nasıl bir nankörlüktür anlamıyorum. Aklım almıyor. Bunu düşünene '' BİRAZ İNSAN OL'' demek geliyor içimden ama...Durum ortada . Onu da fazla zorlamamak lazım.
enelsır


Nisan 18, 2011, 11:26:41 ös
Yanıtla #5
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1795
  • Cinsiyet: Bay

      Değerli arkadaşlar, yorumlarınıza katılmamak mümkün değil. Ne  yapabiliriz ki, ihanetin en büyüğünü içimizden yaşamıyormuyuz ? Mustafa Kemal  bunları  çok öncelerden görmüş  ve  TÜRK  GENÇLİĞİNE  seslenerek  " İstiklal ve Cumhuriyetimizi " TÜRK GENÇLİĞİNE emanet etmişti. Maalesef gençliğimizin  kolları ve kanatları kırılmış  moral değerleri sıfırın altına  çekilmiştir. Yine de beynimin bir köşesinde , bu badireden de çıkabileceğimiz  düşüncesi var.
        Saygılar-sevgiler.
"Vur ama dinle beni"


Nisan 19, 2011, 05:21:30 öö
Yanıtla #6
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 223
  • Cinsiyet: Bay

Sayın OASİS anlaşılan siz de benim gördüğüm rüyayı görmüş olmalısınız hemen yazının yazıldığı tarihe baktım dün yazılmış;benim gördüğüm rüya  sizin yazdıklarınızı ve M.A.Ersoy'un İstiklal Marşı ile bağlantılı olarak bir hafta olmuş.Bizim bu ülkede yaşayan buna inanan herkesin ihtiyacı olan bir şeydir en önemlisi kutsal emanetlerdir bu hitabeler marşlar.Şimdi amerikalı olsam bana güç vermesi için amerikan marşı okurdum tüm amerikalı vatandaşlar gibi ...Hadi onu geçtik bu günlere gelmemizi sağlayan değerlere ne olacak yeni bir değer oluşturulacaksa bunu önceden söylesinler ne getirilmeye çalışılıyor.

Hitabesine ,andına ,marşına sahip çıkmayanı kurt kapar :)

İSTİKLÂL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl...
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!
MAY THE FATHER OF UNDERSTANDING GUIDE US...


Nisan 19, 2011, 09:02:38 öö
Yanıtla #7
  • Seyirci
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 647
  • Cinsiyet: Bay

Bir ülkeyi bir arada tutan en önemli etken din değildir. Hatta farklı din ve mezheplere sahip insanların aynı topraklarda yaşamadığı yer yoktur. Tarih boyunca din bütünlüğü yüzünden birada kalmış toplumlarda görülmemiştir. Bir ülkeyi bir arada tutan en önemli etken dildir, bundan sonra tarih, ülkü birliği gelir.
Önümüzde ki koskoca örneklerse çarpıtılmaktadır. Osmanlı imparatorluğu müslüman olduğu için değil, Türk olduğu için imparatorluk olmuştur. Zamanla dinin etkisi yüzünden de çökmüştür. Çünkü din ümmetçiliği getirir, ülke sevgisini ve yabancılara hoşgörüyü ortadan kaldırır. Türkler tarihleri boyunca ve zorla islama geçmeden önce de  zaten güçlü devletler ve imparatorluklar kurmuş bir millettir. Üstelik islamiyetin tamamen hakim olduğu güçlü bir devlette hiç görülmemiştir. Bu bile Osmanlı imparatorluğunun neden yükseldiğini neden çöktüğünü açıkça göstermektedir.

Yukarıda ki yazıda saçma sapan sebeplerle, saçma sapan sonuçlara ulaşılmaktadır. Yazan kişinin zekası ve bilgisi açıkça çok düşüktür. Dahili ve harici bedhahların olacaktır lafını belirli kesimlere düşmanlık gibi yansıtıyor ki, bunu ancak çocuklar söyler. Dikkatli ol demek, herkesi suçla demek mi oluyor? Açıkça bu çocuk bir yerlerin emrinde, onların çıkarları için komik iddialarda bulunmaktadır. Yazısını satır satır ele alırsanız, bütün bahanelerinin komedi olduğunu görebilirsiniz. Eğer ele alamıyorsanız burada çok zeki insanlar var, oturur birlikte ele alırız.

Ayrıca, sayın moonlight bizlerin tepkisi yazının içeriği değil, böyle şeyleri yazacak kadar namussuz insanların geldiği yerlerdir. Orada düşmanca saldırılan değerlerden bir şüphemiz, korkulu rüyamız yok, biz bu kadar saçma şeylere inanılmasına şaşırmaktayız.

Bu zihniyete sahip insanlar, toprak verirsek ne olur da der, herkes farklı dilde konuşsun da der, yabancılar bütün her şeyimizi alsa ne olur da der.

Saygılarımla...
« Son Düzenleme: Nisan 19, 2011, 10:25:53 öö Gönderen: MASON »
Bir yere ait olmayı hiç istemedim. Ya kendim olurum yada başkalarının arkamdan övgüleri ile ölmüş olurum.


Nisan 19, 2011, 12:03:55 ös
Yanıtla #8
  • Ziyaretçi

Bazen söz biterde konuşamaz yazamaz olursun ya...
Bazen sinir ve tiksintiden elini oynatamazsın ya...
İşte öyle bir noktadayım...


Nisan 19, 2011, 05:46:16 ös
Yanıtla #9
  • Ziyaretçi

600 yıl dünyanın yarısına hüküm süren osmanlı yok oldu gitti(halifelik bitti,osmanlıca kaldırıldı,anayasası ilan edildi,çok partili siyasi hayata geçildi vs.) Ardından gelen sistemlerinde yok olması yahut yenilenmesi normalin dışında karşılanması doğal bir davranış.Her zaman söylenir körü körüne hiçbir şey e bağlanmayın ve ardından herkes kendi bildiği doğrultuda yorumlar ya da bilgileri ortaya koyar.Bu demek oluyor ki bu tip promlemler ve tartışmalar her zaman olacak.Herkesin kendine göre doğrusu ve mücadelesi vardır.Kim çok çalışırsa o kazansın diyorum.               Güç meselesi!
« Son Düzenleme: Nisan 19, 2011, 06:34:01 ös Gönderen: Mavi Boaz »


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
28 Yanıt
65792 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 03, 2017, 08:24:27 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2730 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 02, 2010, 05:30:05 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2931 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 03, 2010, 03:21:56 ös
Gönderen: ADAM
8 Yanıt
5801 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 23, 2016, 09:26:57 öö
Gönderen: Ares
0 Yanıt
3400 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 05, 2010, 03:33:51 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
3098 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 06, 2010, 06:27:05 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2307 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 08, 2010, 05:35:44 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
4616 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 09, 2010, 06:05:52 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2525 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 02, 2010, 02:30:04 ös
Gönderen: ADAM
6 Yanıt
6174 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 08, 2010, 11:26:50 öö
Gönderen: lucifer