Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Noel  (Okunma sayısı 7844 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aralık 31, 2013, 02:10:19 öö
Yanıtla #10
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 89
  • Cinsiyet: Bay

25 Aralık yani Noel günü, Katolik Hristiyanlarının inancına göre İsa'nın doğum günüdür.Milat yortusu olarakta bilinir. Bazı ortodoks kliseleri 6 ocağı noel kabul eder( Jülyen Takvimine göre 25 Aralık, Gregoryan takviminde 6 Ocağa denk gelir. Bazı Ortodoks kiliselerinin Noel'i Jülyen takvimine göre kutlamasının nedeni, şu an kullanılan Gregoryen takviminin Katolik bir din görevlisi olan Papa XIII. Gregory tarafından düzenlettirilmiş olmasıdır ) .

Christmas kelimesi yunanca-latince karışımı Yunanca Khristos (Mesih) ve avam Latincesindeki messa (Efkaristiya ayini)nden geldiği söylenir.
Omnia in numeris sita sunt/her şey sayılarda gizlidir


Aralık 31, 2013, 09:19:23 öö
Yanıtla #11
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7217
  • Cinsiyet: Bay

Hıristiyanlıkta 24-25 Aralık gününün bir kutsal gün olarak kabul edilmesine hiçbir diyecek yok. Herkesin inancına saygımız var. Nitekim Sayın Hailstorm'un belirtmiş olduğu üzere Ortodoks mezhebinde kutsal gün kullanığımız takvime göre 6 Ocak olmaktadır. (Her yıl olduğu gibi bu yıl da Haliç'te o gün haçı denize atacaklar.) 

Ancak... "Bu gün İsa'nın doğum günüdür." denilince, iş bir inanç alanı olmaktan çıkıp bilim alanına girer.

İsa'nın tarihte gerçekten de var olup olmadığı tartışıladursun, var olmuş ise doğum tarihi bellidir: Bu, bizim kullandığımız Gregoriyen Takvimi'ne göre 15 Nisan'a denk düşer. Fakat İsa bir Yahuda'dır yani İsraillilerin kral ailesindendir. Nisan ayında doğması bir kazadır. İbrani geleneklerine göre bu durumda gerek anası gerekse bebek kapanıp saklanır; doğumu bizim takvime göre Eylül ayında açıklanır. Öyle yapılmkıştır; buna göre de 15 Eylül'de doğmuştur. (Bütün bunların snradan nasıl anlaşıldığını anlatmak uzun sürer.)

Peki 25 Aralık nereden çıkıyor?

Yıl 325 - Yer İznik - Hıristiyan Konsili toplantısı.

İmparator Constantinus Hıristiyanlığı Roma'nın resmi dini olarak ilan edecektir. Ancak bu dinin bir kutsal günü de olması gerekmektedir. Bu da İsa'nın Golgota'da çarmıha gerildiği gün olacak değil ya; doğum günü olması uygundur. Kilise babaları 15 Eylül demektedir. Constantinus yeni dini bu kutsal gün ile  Romalılara kabul etmekte zorlanacağını bilmektedir. Hazır Paganların 25 Aralık Güneş Bayramı vardır. Bu günle Hıristiyanlık çok kolay kabul edilir. Constantinus "Bana yeni icat çıkarmayın. İsa 25 Aralık'ta doğdu. İşte  kadar." der.

İtiraz eden olabilir mi?
   
   
« Son Düzenleme: Aralık 31, 2013, 09:23:26 öö Gönderen: ADAM »
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Aralık 31, 2013, 02:30:49 ös
Yanıtla #12
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 89
  • Cinsiyet: Bay

Sn. Adam
 325 İznik toplantısı yani 1. konsil'de bildiğim kadarıyla ana konusu Mesih İsa'nın Tanrı olup olmaması. Diğer konular, Paskalya (Diriliş) Bayramı'nın tarihi, Roma ve İskenderiye Patriklerinin özel yetkileri, piskoposların atanmasıyla ilgili bazı prosedürler. Acaba İsa'nın doğım gününüyle ilgili tartışmayı nerede okudunuz kaynak verebilirmisiniz, daha önce hiç duymamıştım.


Alıntı
25 Aralık Hıristiyan kiliselerinin hepsi tarafından Hz. İsa'nın doğum günü törenleri olarak kutlanır.

Katolik (Latin) kilisesi 25 Aralık, Ortodoks kiliseleri ise IV. Yüzyıldan itibaren bu tarihi benimsemişlerdir.

Katolik kilisesi bu günü, birincisi gece yarısı; ikincisi güneş doğarken; üçüncüsü ise sabah olmak üzere üç missa (ayin) tertipleyerek kutlar.

Noel, genel kanaate göre Batı'da 354 M. yıllarında kutlanılıyordu.
Buna karşılık Hz. İsa'nın doğumunu 6 Ocak'ta kutlayan Doğu Hıristiyanları ise, İoonnes Khrysostomos ve Gregorios adlı azizlerin etkisiyle noel kutlama tarihlerini batıya ayak uydurarak 25 Aralık günü olarak değiştirmişlerdir.

Yine Hıristiyanlar arasında görülen başka bir anlayışa göre,
Bizans İmparatoru Büyük Konstantin putperestlikten Hıristiyanlığa geçtikten sonra (313 M), İstanbul şehrini genişletip, yeniden imar ettirmiş ve ona Konstantiniyye ismini vermişti.

İstanbul'un başkent oluşu ve imparatorun Hıristiyanlığın ruhani lideri durumuna geçmesi, konsilleri Hıristiyanlık adına ümide sevketmiş ve bunlar imparatora başvurarak halk arasında yaygın yüzlerce İncil'in tek kitaba indirilmesini istemişlerdi.

Bunun üzerine İmparator Konstantin, Hz. İsa'nın ölümünden sonra
O'nun havarileri arasına girerek gerçek İncil'i tahrif eden Yahudi Pavlus'un gayretiyle Hz. İsa'nın getirmiş olduğu dini değiştirmiş, yeni yorum ve değişikliklerle halk arasında yayılan İncil'lerin birleştirilmesi yoluna gitmiştir.

Bu amaçla 325 yılında İznik'te toplanan 319 papaz, İncil'lerin birleştirilmesi yoluna gitti. İznik'te ortaya çıkarılan yeni İncil, Eflatun'un ortaya attığı teslis (tritine) inancı,
ilk yazılan tahrife uğramış dört büyük İncil'de de yer alır.

İznik toplantısında, içinde Allah (c.c)'ın bir olduğu ve Hz. İsa'nın sadece bir peygamber olduğu yazılı bulunan Barnabas İncil'i ile birlikte diğer bütün İncil'lerin yakılmasına, Barnabas İncil'i okuyanların öldürülmesine ve bu İncil'i savunan, teslis inancına karşı çıkan papaz Aryüs'un aforoz edilmesine karar verilmiştir.

Aryus Hıristiyan inancında İncilin aslı bozulmamış şekline inanan bir papazdı.
Daha sonra ortaya çıkarılan dört büyük İncil'in Hz. İsa'ya Allah tarafından gönderilen İncil'le uzaktan yakından alâkası olmadığını, Allah'ın üç değil, bir olduğunu, eşi ve oğlunun bulunmadığını söylüyordu. Bu görüşleriyle bir ekolün öncüsü oldu.

M. 270'te doğan Aryüs 325 yılında İznik konsilindeki görüşlerinden dolayı aforoz edilmiş ve aynı nedenden dolayı 336'da öldürülmüştür.

Böylece vahiy kaynağından uzak yeni bir Hıristiyanlık dini ortaya çıkmıştır.
Bunu gerçekleştiren İmparator Konstantinos, Aralığın son haftasını Noel haftası ve bu ayın son günün gecesini (31 Aralık) Noel gecesi ilân etti.


Noel gününde çam ağaçlarına çeşitli şeyler asılarak yapılan tören, Hıristiyanlığa bu pagan geleneğinden geçmiştir. Fakat İmparator Konstantinos'un 25 Aralık ile ilgili etkisini açıkçası daha önce okumamıştım. Bizi aydınlatırsanız sevinirim

Saygılarımla


Omnia in numeris sita sunt/her şey sayılarda gizlidir


Aralık 31, 2013, 03:55:57 ös
Yanıtla #13
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7217
  • Cinsiyet: Bay

Aslında çok kaynak var. Fakat şöylesi daha iyi:

Murat Özgen Ayfer - Tapınakçılar Siyonistler ve Masonlar

Yalçın Kaya - Batı'nın İki Yüzü (1nci Kitap)

Sonra da her iki kitabın kaynakçasından ilgili seçmeler.
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Aralık 31, 2013, 05:04:55 ös
Yanıtla #14
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 167
  • Cinsiyet: Bay

Değerli ADAM çok güzel bir yere değinmiş. Dinler herşeyden evvel insanlar için, sadece 25 aralık değil birçok dinde güncellğini yitirmiş dinlerden izler görmek mümkündür, ama araştırmak okumak ve bunu tarafsızca yorumlamak gerekiyor. İznik konsilinde ne yapıldı ? Hristiyanlık adına çeşitli düzenlemeler ve seçimler... Bunu kim yaptı "İNSANLAR" yaptı. Oradaki insanlar kendilerince doğruları ve yanlışları çıkardılar...

Diğer yandan bir çok etkili kaynak İmparator Konstantin'in ölene kadar bir pagan olduğunu, öldükten sonra vaftiz edildiğini söyler. Paganizm ve Hristiyanlığın neredeyse imparatorluğu ortadan ikiye ayıracak hale gelmesi... İmparatorluğun bekası adına Konstantin'in bu seçimi mecburen yapmış olduğundan söz edilir.

Daha nelerden de söz edilir de okumak lazım... Objektif bakmak lazım... Ama konu dinler olunca ne yazıkki herkes yapamıyor bunu...
Concordia Res Parvae Crescunt


Aralık 31, 2013, 06:05:56 ös
Yanıtla #15
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 730
  • Cinsiyet: Bay

Burada Sayın ADAM'ın vermiş olduğu iki kaynak kolaylıkla bulunup okunabilecek kitaplar.

İlgi duyan forum üyeleri forumda parça parça arayıp bulacakları bir çok konuyu derli toplu bir bütünsellik içinde bunlardan öğrenebilir.
Özgürlük zeka demektir, sevgi demektir. Özgürlük sömürmeme, yetkeye boyun eğmeme demektir. Özgürlük olağanüstü erdem demektir.
Jiddu Krishnamurti


Ocak 01, 2014, 02:42:18 ös
Yanıtla #16
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 89
  • Cinsiyet: Bay

Sn. Adam kaynak vermiş, evet, bunun için teşekkür ederiz, lakin Roma İmparatorluğu tarihi'ni kapsıyan bir tarihi gelişmeyi Türk kaynaklarından ne kadar sağlıklı öğrenebileceğimiz hakkında emin değilim. Türkler henüz doğu asyadayken gerçekleşmiş bir olayı tartışıyoruz sonuçta. Tarihi yanlızca kendi açımızdan irdelemek büyük hata olur.

Sn. Proxima, tarihi incelerken dedikodulardan çok belgeli kaynakları incelememiz daha doğru olur. Avrupada da Osmanlı hakkında da bir çok şeyden söz edilir. Belgeli olmadığı sürece itibar edilmemelidir.

Tarihi incelerken tek kaynaktan taraftan doğru bilgiye ulaşıldığı kanaatine varamayız. Çeşitli ülkelerin yorumunu incelemek gerekir

İsa'nın doğumu ile ilgili ingilizce bir kaynak varsa ve bu konuda bilgilendirirseniz mutlu olurum.

Saygılarımla
« Son Düzenleme: Ocak 01, 2014, 02:47:36 ös Gönderen: hailstorm »
Omnia in numeris sita sunt/her şey sayılarda gizlidir


Ocak 01, 2014, 03:48:05 ös
Yanıtla #17
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7217
  • Cinsiyet: Bay


Sayıh Hailstorm, sözünü ettiğimiz kitapların sonundaki kaynakçalara bakacak olursa, orada yeterli sayıda İngilizce ve Fransızca veya Almanca kaynak görecektir.

Onlar yetmiyorsa o zaman ben de burada ayrıca bir liste yapabilirim.  Ancak önce kitaplara bir bakmak gerek.   
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ocak 01, 2014, 04:23:48 ös
Yanıtla #18
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 167
  • Cinsiyet: Bay

Konuyu bireyselleştirmek istemiyorum fakat ufak bir hatırlatma yapmakta fayda görüyorum. Sn. Hailstorm ben dedikodular ile fikir yürütmem. Diğer yandan yazımı heralde pek dikkatli okumamışsınız... Ben zaten her yönüyle araştırılması gerektiğine inanırım. Ki yazımda da öyle belirttim.

Basit bir örnek tarihte kadın papa varmıdır ? Evet vardır. Papa Joan. Tabi kendisinin kadın olduğu anlaşılmamış papa seçilirken. Yaklaşık 2 yıl papalık görevini sürdürmüş. Hizmetkarlarından birinden hamile kalmış hatta bunu 9 ay boyunca saklamayıda başarmış. Fakat kaynaklar kendisinin bir tören sırasında doğum sancıları başlayıp çocuğunu doğurmasıyla kadın olduğunun ortaya çıkması sonucunda papalık görevi de son bulmuş. Nasıl öldüğü konusu rivayettir. Bununla ilgili belgeleri yok etmeyi denemişler tabiki... Ancak günümüze kadar bilinçli insanlar tarafından ulaşması sağlanmış... Kilise derki... Böyle birşey olmamıştır. Bir uydurmadır... Peki neden yüzyıllardır. Papalık seçiminden sonra testis kontrolü yapılır ??? Yoksa tarihte yaşanmış kötü bir anı mı ? Bunu tetiklemiş...

Bakın kimse yoğurdum ekşi demez... Konumuz din... Haliyle bu konuda kilisenin kaynaklarından yürümek ne kadar doğru olur tartışılır. Özellikle örtbas etme konusundaki bu tutumlarda kilisenin yine azımsanmayacak gerçekleri arasındadır.

Kitap ne önerilebilir ? İçinizden Dan Brown yazacağımı düşünüyor olabilirsiniz fakat hayır. Dan Brown bilgili birisi olabilir. Ama ben onu Magazinsel tarihçi olarak yorumlayacağım. İnsanların ilgilisini çekecek şekilde kitap yazması yazılanların doğru olduğu anlamına gelmiyor. Amazon.com da çok ciddi bir kitap arşivi mevcuttur. Sadece arama kısmına "Constantine the Great" yazın yeterli olacaktır. 2 farklı bakış açısıyla kitapları fazlasıyla bulacaksınız ? Peki doğru hangisi ?? Buna okuyan karar versin... Bende bu kitaplar ile konuya vakıf oldum ve tercihimi yine kendim yaptım...

Son olarak Papa Joan ile de amazon.com da kitaplar mevcut... Yeterki edinilsin... Okunsun... Bilinçli olarak tartışılsın...

Belki beni din düşmanı olarak yorumluyor olabilirsiniz... Ben bilgisizliğe düşmanım... Körü körüne inanmaya düşmanım... Araştırmaya dostum, bilinçli tartışmaya dostum... Yine bu nasıl yorumlanır... Size bırakıyorum...

Saygılarımla,
Concordia Res Parvae Crescunt


Ocak 01, 2014, 09:37:51 ös
Yanıtla #19
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1801
  • Cinsiyet: Bay

          Nedense bazı şeyleri anlatmak gerçekten zor oluyor. Ortada bir konu var,  tamamen "inanç üzerine" adı üstünde İNANÇ. Hiç bir bilimsel yönü yok. Öyle hoşuma gidiyor ve öyle inanıyor. Doğruluğunu araştırmak ta istemiyor, böyle inanmak beni mutlu ediyorsa, kime ne? İşte din böyle bir şeydir.

          Ne Hz. İsa'nın gerçekte yaşayıp yaşamadığı, ne konsüllerin İznik toplantısı, ne papazların din üzerindeki tasarrufları v.s.,v.s. Yukarıda yazılanlara da bir itirazım yok şahsen. Ama milyarlarca insan bu sorgulamaları yapmayıp kendilerine göre bir kutsiyet kabul edip, kabul ettikleri kutsiyeti   bir şekilde kutluyorlarsa , aynı değerleri kabul etmeyenlerin bu insanlara saygı göstermesi gerekir.  Müslümanlar  da her yıl 14-20 Nisan tarihleri arasında "Kutlu Doğum Haftasını"  kutlamıyorlar mı ?  Halbuki  Hz. Muhammed'in doğumu "Mevlit Kandili" olarak her yıl değişik tarihlerde kutlanır. Şimdi  bunun bilimselliğini tartışabilecek misiniz?. Tut ki tartıştınız, sağlıklı bir sonuca varabileceğinize inanıyor musunuz ? 
         Daha önce de belirttiğim gibi Hıristiyanlar böyle inanıyor, Müslümanlar "Miraca" , Hz. Muhammed'in doğumuna hiç bir bilimsellik araştırması yapmadan inanıp bu gün ve geceleri nasıl kutsal sayıyorsa, aynı şey Hıristiyanlar için de geçerli değil midir ?.
     
         Her zaman ve her fırsatta ısrarla ifade ediyorum. Söz konusu din olunca hiç kimse ve hiç bir şekilde bilimsellik arayamaz. Unutmamak gerekir,  Ayetler Allah kelamıdır, onlara ilave/ler,  çıkarma/lar yapılmaz/yapılamaz.
       
         Bırakalım inananlar inandığı gibi , inanmayanlar da kendi doğrularınca yaşasınlar. Bence en doğru olan bu.
       
         Saytgılar-sevgiler.
       
"Vur ama dinle beni"


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
2821 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 02, 2010, 08:38:19 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2393 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 21, 2012, 08:41:35 ös
Gönderen: Dor
0 Yanıt
2737 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 06, 2013, 03:31:37 ös
Gönderen: 418
1 Yanıt
2431 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 25, 2014, 11:24:14 öö
Gönderen: davut