Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Komünist Parti Manifestosu  (Okunma sayısı 9196 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ağustos 11, 2007, 11:32:51 ös
Yanıtla #10
  • Skoç Riti Masonu
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 3734
  • Cinsiyet: Bay

Manifesto, kapitalizmin geri ve barbar ülkeleri nasıl kendi girdabına aldığını açıklarken, sömürge ve yarı-sömürge ülkelerin bağımsızlık için verdikleri mücadelelere hiç gönderme yapmaz. Marx ve Engels, toplumsal devrimi “en azından önde gelen uygar ülkelerde” gelecek birkaç yılın sorunu olarak düşündükleri ölçüde, sömürge sorununun da, ezilen ulusların bağımsız hareketinin sonucu olarak değil, kapitalizmin metropol merkezlerinde proletaryanın kazanacağı zaferin sonucu olarak otomatikman çözüleceğini düşünüyorlardı. Sömürge ve yarı-sömürge ülkelerde devrimci strateji sorunlarına bu nedenle Manifesto’da hiç dokunulmaz. Bugün bu sorunlar bağımsız çözümler gerektirmektedir. Örneğin, “ulusal anavatan” sözünün ileri kapitalist ülkelerde en zararlı tarihsel fren haline geldiği çok açık olduğu halde, bağımsız bir varoluş için mücadeleye zorlanan geri ülkelerde bu hâlâ görece ilerici bir faktör olarak önümüzde durmaktadır.
“Komünistler” diyor Manifesto “her yerde, varolan toplumsal ve politik düzene karşı olan her devrimci hareketi desteklerler.” Renkli ırkların kendilerini ezen emperyalistlere karşı hareketi, varolan düzene karşı olan en önemli ve güçlü hareketlerden birisidir ve bu nedenle beyaz ırk proletaryası saflarından eksiksiz, koşulsuz ve sınırsız bir destek beklemektedir. Ezilen uluslar için devrimci strateji geliştirme onuru başlıca Lenin’e aittir


Ağustos 11, 2007, 11:48:56 ös
Yanıtla #11
  • Ziyaretçi

sevgili skullG
Sizce Lenin nasıl bir insandır.
fikirlerini benimsiyormusunuz


Ağustos 12, 2007, 01:48:12 ös
Yanıtla #12

"Manifesto, kapitalizmin geri ve barbar ülkeleri nasıl kendi girdabına aldığını açıklarken, sömürge ve yarı-sömürge ülkelerin bağımsızlık için verdikleri mücadelelere hiç gönderme yapmaz. "

İşte bu yüzden sosyalizm yenilmiştir.
ars longa, vita brevis...


Ağustos 13, 2007, 12:58:33 öö
Yanıtla #13
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3120
  • Cinsiyet: Bay

suç manifestoda değilki insanlarda.bir toplum sömürüyü kabüllenmişse olay bitmiştir.


Ağustos 13, 2007, 01:54:02 öö
Yanıtla #14
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3120
  • Cinsiyet: Bay

Türkiye’de radikal solun soyağacı 1918 e yani 1. Dünya Savaşı sonrası Osmanlı Devleti’nin topraklarının emperyalist güçler tarafından işgaline dayanır ve günümüze kadar uzanır. Bu süreç içinde ülke gerçekliğine ve evrensel Marksist hareketin dönemsel şarlarına göre farklılık gösteren pek çok radikal sol parti, hareket ve guruplaşmalar siyaset sahnesinde boy göstermiştir. Emperyalizmden nasibini almış pek çok az gelişmiş ülkede olduğu gibi Türkiye’de de anti-emperyalizm bu hareketin tek değil ama belirgin ve ortak rengi olmuş hemen her gurup tarafından tüm varyantları ile savunulmuştur. Bu süreç üç büyük askeri darbe de barındırmış ve hareket legal/illegal zeminler arasında gidip gelmiştir. Bu bağlamda, Türkiye’nin Komünist Parti programıma sahip ilk legal partisi olan TKP kurulduğu yıl Mustafa Suphi ve 14 arkadaşının öldürülmesi ile illegale çekilmiştir ve uzantısı olan bir gurup halen yurt dışında çalışmalarını sürdürmektedir. Günümüze kadar programında Marksist öğeler içeren pek çok legal parti girişimi kapatma ile sonuçlanmıştır. Ayrıca bazı guruplar parti kurma fikrini dışlayıp örgüt yapısı altında devrimci kavgaya katılmışlardır. Nihayet legalite üzerine tartışmaların yoğunlaştığı, nesnel şartların oluştuğu bir dönemde 11 Kasım 2001 tarihinde Türkiye Komünist Partisi (TKP) legal zeminde yeniden kurulmuştur. Parti hakkında “adında komünist sözcüğü bulunduğu için” açılan kapatma davası sürmektedir.



Ağustos 13, 2007, 01:55:24 öö
Yanıtla #15
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3120
  • Cinsiyet: Bay

Komünizm nedir?

by Paul Bowman Wednesday, Nov 1 2006, 9:04am
international / history of anarchism / opinion/analysis



Kara Kızıl Notlar Dergisi'nin Temmuz-Ağustos-Eylül 2006 Sayısından Alınmıştır.
Komünizm nedir? Komünizm nedir? Concise Oxford sözlüğünde komünizm aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır:
“1 Marx’tan hareketle geliştirilmiş, sınıf savaşını savunan ve ortak mülkiyetin olduğu, her bireyin kendi yeteneklerine ve ihtiyaçlarına göre çalışarak ücretlendirildiği bir toplumu hedefleyen politik teori. 2 (genellikle Komünizm –‘K’ büyük harfle) SSCB veya başka yerlerde kurulmuş bir komünist toplum biçimi.”
Eğer yukarıdaki tanım doğru olsaydı bu makale oldukça kısa olurdu. Ancak Concise Oxford yine yanılıyor. Gerçekte sosyalizm ve komünizm terimleri, 1820’lerde İngiltere’de politikalarının “Owenizm” kavramıyla anılmasından rahatsız olmaya başlayan kooperatif hareketinin üyeleri tarafından benimsenen terimler olarak ortaya çıkarlar. Başlangıçta bu iki terim arasında aslen bir fark yoktu. Ancak 1840’larda komünizm terimi devrimciler tarafından kendilerini, sosyalizm terimini farklı reformist kuramların karışık bir toplamını kapsayacak şekilde uyarlamış olan J.S.Mill gibi reformistlerden ayırmak için kullanılmaya başlandı.
1870lere gelindiğinde bu terimler aynı amaç için farklı araçları benimseyen iki ayrı kuram olmaktan çıkıp, farklı amaçları hedefler hale geldi. Oxford İngilizce Sözlüğü kaynaklarında şu nota yer veriyor:
“Forster Günlüğü 11 Mayıs, T. W. Reid’ın Yaşamı (1888)… Komünizm ve sosyalizm arasındaki derin farkın sosyalizmin ücretlendirilmenin harcanan emeğe göre olması gerektiğini söylerken, komünizmin buna inanmaması olduğunu öğrendim.”
Bu makalenin konusu komünizmin, on dokuzuncu yüzyılın sonlarında yaygınlaşan sosyalizme karşıt olan bu anlamıdır. Elbette bir isme illa sahip çıkmak o kadar da önemli değil, zira birçok kişi komünizmin Marx ve SSCB ile ilgili bir şey olarak biliyor. Kurmayı hedeflediğimiz kapitalizm sonrası toplumun adı bizce bir ayrıntıdan ibarettir, önemli olan fikirlerin içeriğidir. Ancak bu makalenin amaçları gereğince bir isim seçmek durumunda olduğumuzdan, tarihi bir isim olan komünizmde karar kıldık.



Ağustos 13, 2007, 01:55:49 öö
Yanıtla #16
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3120
  • Cinsiyet: Bay

Köken

Toplum, ayrıcalıklı olanlarla sömürülenler şeklinde bölünmüş olduğundan beri direniş vardır ve bu direniş, özgürlüklerine giden yolun arayışı içinde olan ezilenlerin dilinde sesini ve ifadesini bulmuştur. Ancak, komünizm, kapitalist toplumun ortaya çıkışının ve bunun getirdiği yeni ezme koşullarının ve özgürlük olasılıklarının bir sonucudur. Kapitalizmin gelişimi, kapitalizm öncesinin tarım temelli toplumunda iktidardan dışlanan yeni bir sınıfın iktidar mücadelesine dayanıyordu ve mücadeleyi ifade etmek ve yönetmek için kullandıkları araç da politik ekonomiydi. Komünizm bunun sonrasında, yeni bir sınıfın, proletarya veya işçi sınıfının, kendi sesini aradığı, rakibinin yani burjuvazinin sesine göğüs germeye kalkıştığı ve burjuvaziyle mücadeleye tutuşmaya başladığı dönemde ortaya çıkmıştır.



Ağustos 13, 2007, 01:56:29 öö
Yanıtla #17
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3120
  • Cinsiyet: Bay

Politik Ekonomi

Poiltik ekonomi, 17. yüzyılın sonlarında Adam Smith’in eseriyle başlar. Smith’in “Ulusların Zenginliği” adlı eseri, politik hareketlerin kendi sınıfsal özlem ve isteklerini teoloji üzerinden ifade ettikleri 17.yüzyıldaki İç Savaş’ın dini söylemini geride bırakma amaçlı bir projeydi. Smith bu amaçla, dinin öldürücü ve öngörülemeyen çelişkilerini “gerçekler”e başvurarak engellemeyi hedefleyen seküler, akılcı ve “bilimsel” bir söylem yaratmaya çalışan Aydınlanma’nın mantığını izledi. Buradaki amaç, iktidarın eylemlerinin veya politikalarının yönünü, genel refahı arttıracak şekilde belirlemekti. Bu noktadaki zorluk, refah veya “değer” için güvenilir bir ölçü bulmaktı. Enflasyonun tarihi göz önüne alınacak olursa, para doğrudan bir ölçü olarak pek tutarlı değildi. Smith en sonunda, üretilen mallar için harcanan emeği temel alan bir değer teorisinde karar kıldı.
Smith’i takip eden James Mill ve David Ricardo gibi politik ekonomistler tarafından daha da geliştirilecek olan “emek-değer teorisi”nin temeli buydu. Bu teori, belli miktarda tahılı belli miktarda işlenmiş demir veya giysi ile takas edilebilir kılan değeri, her bir ürünün üretimi sırasında emek harcanması gereken ortalama süre ile belirleyen teoridir. Smith’in politik ekonomisinin sorduğu esas soru, gelir dağılımındaki değişikliklerin ulusun genel refahının artışına nasıl bir etki yaptığıydı. Buradaki ana argüman, vergilendirme yoluyla zenginliği imalat ve ticaretle uğraşan kesimlerden toprak sahiplerine dağıtan devlet politikalarının büyümeyi geciktirdiğidir. Çünkü toprak sahipleri Smith’e göre fazladan gelirlerini, zenginlik yaratan endüstrilere yatırım yapmak yerine kişisel harcamaları için har vurup harman savurmaktaydılar.
Politik ekonomi, ortaya çıktığından beri son derece belirli bir amaca hizmet etmekteydi: Gelişen ve güçlenmeye başlayan imalatçı burjuva sınıfının çıkarlarını, iktidar gücünü tekellerine almış toprak sahibi soylulara ve aristokrasiye karşı savunmak. Politik ekonomi aynı zamanda, Thomas Malthus gibi politik ekonomistlerin argümanları aracılığıyla, ekonomik çöküş ve yüksek işsizlik dönemlerinde fakirlerin ve işsizlerin bakımı için imalatçı patronların ödemek zorunda oldukları vergilere karşı çıkıyordu. Bu konu, 1815’te Napoleon’un savaşlarının bitişini izleyen büyük ekonomik çöküşte ve 1824’te sendikaların yasallaşma önerisi etrafındaki mücadelede özellikle öne çıktı.



 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
3 Yanıt
14866 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 02, 2012, 07:58:54 ös
Gönderen: park10
DYP+ANAP= Demokrat Parti

Başlatan Ittihatci « 1 2 3 » Guncel Konular

26 Yanıt
13958 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 27, 2007, 10:19:12 ös
Gönderen: HUTGIN
67 Yanıt
33680 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 28, 2007, 12:28:31 öö
Gönderen: shemuel
3 Yanıt
4713 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 01, 2013, 02:08:37 öö
Gönderen: DehereLo
0 Yanıt
3531 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 18, 2008, 10:35:33 ös
Gönderen: dogudan
0 Yanıt
2813 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 10, 2009, 12:31:16 ös
Gönderen: amurdad
10 Yanıt
10295 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 14, 2013, 06:57:46 öö
Gönderen: Etimolog
4 Yanıt
4088 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 12, 2013, 10:51:32 ös
Gönderen: NOSAM33
20 Yanıt
7566 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 23, 2015, 08:05:55 ös
Gönderen: GOASISG