Masonlar.org - Harici Forumu

Masonluk Bilgidir. Bilimdir. Ilimdir. => Felsefe => Dini Felsefe => Konuyu başlatan: ADAM - Eylül 24, 2009, 11:24:44 öö

Başlık: HIRİSTİYANLIK VE ARİSTOTELES - 4
Gönderen: ADAM - Eylül 24, 2009, 11:24:44 öö



Aristoteles ve Ekonomi:


Aristoteles felsefesinin Hıristiyanlıkta niçin ve nasıl değerlendirilerek kullanılmış olduğuna geçmeden önce onun, üzerinde genellikle az durulan hatta bence göz ardı edilmesine bile çalışılmış olan bir başka yönüne daha değinmeliyim.



Aristoteles bir bakıma ekonominin de kurucusu sayılır. Daha M.Ö. 4. yüzyılda bir malın “kullanma değeri” kavramıyla “yenileme değeri” kavramı arasındaki farkı sezmiş, “âdil fiyat” kavramını ortaya atmış; “paranın yavrulaması” olarak nitelendirdiği “faiz” sorununu ortaya koymuştur.

Ona göre, ev ve ailenin gereksinmelerine yetecek kadar kazanç (oikonomia) gayet normaldir; ticaret ve alınıp satılan mal üzerinden kâr elde etmek de gayet normaldir: fakat doğrudan parayı kâr amaçlı kullanmak utanç verici bir tutumdur.

Aristoteles ticareti meslek edinmeyi doğru bulmaz. Tefecilikle elde edilen zenginliği ise hırsızlıkla bir tutar. Ortak olan her şeyin ihmal edileceğini, kavga çıkacağını belirterek kamu mülkiyetçiliğine karşı çıkmış, şayet “özel mülkiyet” olursa insanların kendilerine ait şeylere daha çok özen göstereceğini söylemiş ama bu mülkiyetin ortak yarar için kullanılması gerektiğini de eklemiştir.

Ekonomik olayların incelenmesi ve çözümlenmesinde hocası Platon'dan daha gerçekçidir. Platon'un ortak mülkiyeti ideal rejim olarak göstermesine karşı çıkar. Kendi kendine «Kişisel mal edinmenin doğal yolları nelerdir?» diye sorar ve yanıtını da şöyle verir: «Tarım, hayvancılık, balıkçılık, avcılık ve yağmacılık.» Sonra da «Hiç kuşku yok ki doğa, bütün bu canlı varlıkları insan için yapmıştır.» der. (Kilise Aristoteles’in bu görüşündeki “doğa” sözcüğü yerine “Tanrı” koyunca, bu deyiş Hıristiyan dogmasına tam uygun bir hale getirilmiş demektir.)

Aristoteles’e göre ticaret, doğal olmayan, dolayısıyla da ortadan kaldırılması gereken bir mal edinme yoludur. Bunda birey, her türlü ölçü kavramından, dolayısıyla erdemlilikten uzaklaşmaktadır.

Aristoteles'e göre insanın kendini zenginleştirme yöntemlerinden biri de, belli bir türden olan bütün malları sonradan çok daha pahalıya satmak üzere kapatmak yani tekel kurmaktır. Buradan giderek şöyle bir yargıya varır: «İş adamı denilen, doğa dışı bir yaratıktır. Bizim aradığımız “yüce iyi”nin zenginlik olmadığı apaçık ortadadır.» Bir diğer deyişle Aristoteles, elinde doğal yaşamı için yeter olanın ötesinde malı ve parası olanın, bunları olmayanlara vermesi gerektiği görüşündedir.


Aristoteles’e ilişkin olmak üzere buraya kadar özetle anlattıklarımı, asıl konuya girdiğim zaman neden söz edildiğimin daha iyi anlaşılabilmesi için yazdım. Asıl konuya ise bir sonraki yazımda gireceğim.