Masonlar.org - Harici Forumu

Diger => Guncel Konular => Konuyu başlatan: shemuel - Nisan 04, 2007, 11:21:04 ÖS

Başlık: Türkiye-İsrail arasında yeni ticaret anlaşması
Gönderen: shemuel - Nisan 04, 2007, 11:21:04 ÖS
1 Mart 2007 tarihinden itibaren Türkiye ve İsrail'in bazı ürünlerin ticaretinde vergi muafiyeti olacak.

İsrail Sanayi, Ticaret ve Çalışma Bakanlığı'nın açıkladığı yeni anlaşmaya göre Türkiye'den İsrail'e vergisiz girecek olan ürünlerin arasında fındık, kuru meyve, reçel, bira ve rakı bulunuyor. Türkiye'de kuru sebze, kahve gibi ürünleri İsrail'den ithal edebilecek.

 
Başlık: TÜZE FELSEFESİ
Gönderen: shemuel - Mayıs 09, 2007, 12:42:31 ÖÖ
Tüze Bilimi nesnel Tin alanın sonluluk ya da ayrım bölümüdür ve öznel Tini öncülü olarak alır. Buna göre Kavramının çıkarsaması onun dışına düşer ve onu önceleyen sürecin kendisidir.

Tin, kavramsal olarak, yalnızca Yaşam ya da Ruh değil ama Ruhun ve Bilincin, Yaşam ve Düşüncenin birliğidir. (Tin Felsefesi, § 363).

"Tinin süreci gelişimdir" (Tin Felsefesi, § 365).

Tin etkinliktir, Doğa ile karşıtlık içinde edilgin değil ama etkindir, 'yapar,' ve yaptığı ise düşünerek ve isteyerek olduğu için baştan sona kendisidir, genel olarak Kültür dediğimiz süreçtir. Bu salt bir süreç olduğu için tüm kıpılarında ya da aşamalarında geçicidir.

Tinin eylemi özsel olarak kuramsaldır, çünkü doğal ya da içgüdüsel değil ama tinsel ve düşünseldir, düşünce tarafından belirlenir. Kılgı Kuram olmaksızın kılgı değil ama bir hayvan davranışıdır. (Kuram bir imgelem kuruntusunu anlatmaz.)

Düşüncenin istençten ayrımı bir soyutlamadır, çünkü istenç düşüncesiz olamaz ve düşünce istençsiz olamaz. Bu kuram ve kılgının birliğidir. Düşüncenin belirlenimi bütünüyle kendi içindendir, çünkü dışsal bir doğal dürtü bile insanda niteliği, ne olduğu açısından bilinçlidir, ve bir eylem güdüsü olduğunda bile ancak bilinçte olduğu düzeye dek insan eyleminden söz edebiliriz (içgüdüsel ya da dürtüsel davranışlar doğaya aittir; benzer olarak, bilinçsiz davranışlar da özgür eylemler olarak kabul edilemezler).

İstenç kendini belirleyen Bendir. Bu öz-belirlenim onun Özgürlük ile bir olmasıdır. Tinin tüm belirlenimini kendi içinden üretmesi ve bunu İstenç ve Anlığın birliği içinde yapması Tini doğal zorunluğun üzerine yükselten etmendir. Özdek salt zorunluk altında dururken, Tinin belirlenimi İstenç olduğu için Tin baştan sona özgür olandır. Öyle ki, Tin nerede kendisi ise ve kendisi davranıyorsa orada saltık olarak özgürdür, çünkü tüm belirlenimin kökeni kendisi, kendi Benidir. KURAM VE KILGININ BİRLİĞİ KAVRAMININ KENDİSİ ÖZGÜRLÜĞÜN ANLATIMINDAN BAŞKA BİRŞEY DEĞİLDİR.