Masonlar.org - Harici Forumu

Masonluk Bilgidir. Bilimdir. Ilimdir. => İktisat - Ekonomi - Tutum bilimi - Geçim bilimi => Konuyu başlatan: ADAM - Kasım 06, 2011, 05:09:28 ÖS

Başlık: Dürüst adam
Gönderen: ADAM - Kasım 06, 2011, 05:09:28 ÖS

Dostlarımdan arkadaşlarımdan sık sık e-postalar gelyor.

Bunların arasında pek ilginç ekleri olanları var.

Kim bilir belki onlar da bu iletileri bir başka kaynaktan alıyor.

Bu nedenle ben size aktarırsam, belki daha önce rastlamış olabiliyorsunuz. Kusura bakmayın.

Bu nedenle de ben bana gelen iletilerin hepsini değil, içlerinden seçtiklerimi aktarıyorum.

İşte bu da onlardan biri.

Yorumsuz; noktasına virgülüne dokunmadan.


 
Ben dürüst, hiç kanuni suç işlememiş, vergisini muntazam ödeyen, trafik kuralları dahil her türlü kanun ve kurala uyan bir vatandaşım. Bir şahsa hakaretim bile yoktur.......Ama başkaları tecavüz ediyor, alkollü araba kullanıp sakat bırakıyor, insan öldürüyor, hırsızlık yapıyor.v.s....ben onları vergimle hapishanede besliyorum ve çıktıklarındada mutlaka onlara iş veriyorum, ayrıca aramıza alıyorum ki tekrar tecavüz etsinler, sakat bıraksınlar, öldürsünler.
 
Ben de düşünüyorum, aklediyorum ve sistemde yanlışlar buluyorum. Sivil Toplum Kuruluşlarıyla çalışıyorum, yazıyorum, oy veriyorum..... Ama başkaları bölüyor, dağa çıkıyor, bomba atıyor, ağlamayana  meme yok diye kırıyor, döküyor ve öldürmeye devam ediyor.......Ben onların maaşını ödüyorum, liderlerini besliyorum ve kardeşlerimi öldürdüğü için affetmeye zorlanıyorum.
 
Ben tek çocuk sahibiyim. Doğuramadığım için değil. Sevgimi, ilgimi, bilgimi ve maddi gücümü en iyi şekilde bu insana yatırıp, onu onlarca insana bedel, akıllı,  manevi değerler üretebilen ve yaşatabilen, kutsal sisteme saygılı bir insan yapmak istediğim için.....Ama başkaları 10’larca çocuk dünyaya getiriyor. Korunamadıkları için değil. Sayısal üstünlük sağlamak için. Sevmiyorlar, ilgilenmiyorlar. O çocuk dağa çıkıyor, o çocuk kapkaç yapıyor, o çocuk tinerci oluyor, o çocuk okumadığı için özgür olamıyor ağasına maraba oluyor yada bakamadıkları için dedesi yaşındaki birisine 13 yaşında satılıyor ve 14 yaşında oda doğurmaya başlıyor........ Sonra benden o insanlara merhamet duymamı ve benden alınan vergiler onları beslemeye yetmediği için ayrıca çocuklarını okutmamı istiyorlar. Ben marabaların kızlarını okutayım ki ağaları kendi kızlarına kilolarca altın takılan 40 gün 40 gece düğünler yapabilsin. Evlerini ısıtıyorlar benim vergilerimle yada kimbilir o kömürleri satıp sigara parası yapıyorlar. Oysa ben bu kış zamlı doğalgazı nasıl ödeyeceğimi düşünüyorum. Onlar 10’ar 10’ar doğurduğu için işsiz kalıyorlar ve  batıdaki fabrikaları doğuya taşımaya zorluyorlar. Öyle ya merhamet etmek lazım. Batıdakiler işsiz kalsada olur malum onların sesi çıkmaz. Oysa toprak reformu, aşiretleri çözmek kimsenin işine gelmiyor. Çünkü oy için 10 000 insanı ikna etmek kolay değildir ama ağasını ikna etmek kolaydır.   
 
Ben daha maaşımı almadan vergim kesiliyor....... Ama başkaları vergi ödemiyor ve sıksık affediliyor. Benim maaşım belli. Ama stadyumda sünnet düğünü yapanın geliri nasılsa belli değil. Oysa biz evlendiğimizde düğün bile yapamadık.
 
Biz evlendiğimizde alacağımız mobilyalarla doğaya zarar vermişizdir endişesi ile nikaha gelen herkese şeker yerine yüzlerce ağaç fidanı dağıttık, doğadan aldığımızı doğaya geri verelim diye......Ama başkaları ormanı yakıp yerine ev yaptılar, sattılar, kiraladılar, zengin oldular ve 2B ile affoldular.
 
Benim babam ev alabilmek için 12 sene aynı işçi parkası ve pençeli ayakkabısı ile gezdi Çok şükür şimdi evleri var.........ama başkalarının babası devletin arazisi üzerine gecekondu yaptı şimdi müteahhite sattı ve bir sitede 60 dairesi var.
 
Ben dişimi fırçalarken suyu devamlı kapatıyorum. Meyve yıkadığım suyla balkonu yıkıyorum..v.s. Malum suyu israf etmeyeceğiz ya......... Ama başkaları golf sahaları yapıp çimleri için tonlarca su kullanıyor. Yada bir yerlerde kaçak kullanıp para vermiyorlar.
 
Ben bakanımızında tavsiyesine uyarak saçımı havluyla kuruluyorum. Ayrıca Maliye bakanımızın kızına katkısı olsun diye evlerimizi tasarruflu ampullerle donatıyoruz. A+ makinelerimiz var....... Ama başkaları kaçak elektrik kullanıyor ve faturalarını ben ödüyorum.
 
Ben sağlık sigortamı istemesem bile ödüyorum........ama başkaları yeşil kartla gidip benim paramla muayene oluyorlar. Gerçekten ihtiyacı olana son kuruşuna kadar helal olsun. Ama bu ülkede kaç milyon yeşil kartlı var? Kaçı hak ediyor ? 
 
Ben sabrediyorum, bir yaratıcının var olduğuna bunların bir imtahan olduğuna inanıyorum. Ben doğru yol, iyi iş (salih amel) den hedef ne olursa hiç bir gerekçe ile (cihad, takiye..vs) her ne olursa olsun taviz vermiyorum......Ama onlar takiye diyor, cihad diyor, bu daha iyi diyor, uyduruyor, dinimi bölüyor, kullanıyor.
 
Vergimle bakılan camide, vergimle beslenen imamın arkasında başım açık olduğu için namaz kılamıyorum.Oysa sadece Yaratıcınınn çağrısına uyup bir iman eden olarak Cuma namazlarında kardeşlerimle sorunlarımı paylaşmak istiyorum....Ama onlardan bazıları ritüel (adet) diyor, bazıları günah diyor, ellerinde başörtüleri ile gelip cami kapısında bekleyip bizi riyaya zorluyor, kendilerinde bizi camiden atma yetkisi olduğunu söylüyorlar. Yetkilerini Memur oldukları hükümetten alıyorlar, demek hükümet öyle istemiş diyorum. Rabbim istemez çünkü biliyorum Ama çok şükür onun bana şah damarımdan daha yakın olduğunu, camide olmadığını da biliyorum....Yinede keşke demekten kendimi alamıyorum.
 
Öyle uzunki bu liste...biliyorum uzun yazıları okumayı sevmiyorsunuz. Her türlü adaletsizliğe rağmen doğru bildiğim yoldan asla dönmeyeceğim. Çok sevdiğim bir fıkra ile bitireyim
 
Adamın biri dünyada hiç kimseye bir kötülük yapmamış, her türlü kurala uymuş, içmemiş, zina yapmamış, uyuşturucu kullanmamış, kimseyi pataklamamış. Neyse bir gün ölmüş  büyük bir sevinç ve beklenti ile sorgu meleğinin önüne gelmiş
melek sormuş : içmemişsin
Adam : evet
Melek : Kimseye el bile kaldırmamışsın
Adam: evet
Melek : Kendi karından başkasına yan gözle bile bakmamışsın
Adam : evet
Onlarca sorudan sonra sorgu meleği yanındaki meleğe dönerek : bir çift kanat getirin
Adam heyecanla : Melek oluyorum değilmi?
Melek : hayır kaz oluyorsun
 
Fıkradır ama doğruyu söylemek gerekirse korkum kaz olmaktır.


 
 






Başlık: Ynt: Dürüst adam
Gönderen: ruzber - Kasım 06, 2011, 07:16:03 ÖS
Adam mükemmel bir yazı paylaşmışsın bende son günlerde
eşimle kazmıyız diye muhabbet ediyorduk; Özellikle çok insan tanıyıp içlerinde olunca, çevrende bu örneklerden binlerce olunca
saygılar.
Başlık: Ynt: Dürüst adam
Gönderen: Alşah - Kasım 06, 2011, 11:14:12 ÖS
         Ne yazık ki o kazlardan biri de galiba benim. Yazıyı okuyunca bu fıkranın kahramanı olduğumu düşündüm.
         Saygılar-sevgiler.
Başlık: Ynt: Dürüst adam
Gönderen: popperist - Kasım 06, 2011, 11:21:39 ÖS
Disiplinli olmayı öğrenemeyen bir toplumuz. Korku, çocukken bize öğretilen ilk şeylerden biri. Kurallar bu yüzden kağıt üstünde kalıyor. Kuralların üzerinden "korku" faktörü ile geçiyorlar, dümdüz ediyorlar. Bunu yapabilen, artık buradaki sistemi çözmüş oluyor. Ne kadar korkutursan, o kadar hayatta kalır, o kadar iyi yaşarsın. Ne kadar hukuksuzluğa bulaşırsan, o kadar güçlü olursun, o kadar aranırsın, ve o kadar sevilirsin. Bizim toplumumuzdaki sistemde kurallara uyan hayatta pek çok zorlukla karşılaşır. Hukuksuzluğa bulaşan kişiye itiraz ettiğinizde tepki görebilirsiniz. İşinizden atılabilirsiniz. Eviniz kurşunlanabilir. Burnu büyüklükle suçlanabilirsiniz.

Ama her koşulda evrim denen şey devam ediyor. Etki-tepki yasası, zor da olsa, zaman da alsa insanlarda da işler. Birileri bedel ödedikçe, adaletin sağlanmasına yönelik sesler daha da gürleşecektir, çünkü birileri bundan ciddi manada zarar görmüştür. Kralın çıplak olduğu bir gün iyice anlaşılacaktır.

Bu bir toplumsal sorunsa tabi bunun nedenlerini de araştırmak gerekiyor. Aklıma gelen ilk şeylerden biri şükürcü, kaderci bir toplum olmamız. Şükürcü ve kaderci olduğumuz için, başımıza gelen şeylerde sorumluluğu kendimize veya başkasına çıkarmak yerine, görünmeyen bir enerjiye atfediyoruz. Daha sonra bu alışkanlık geçiyor, ama bu sefer de boş veriyoruz ve şaşırmamaya alışıyoruz. Korkaklık da kendine bir efendi aratıyor. Birilerine bağlanıyoruz. Onların izinden gidiyoruz. Bizim kadar korkak olmayan insanların güvenine haset ediyoruz. Onlara düşman oluyoruz. Kaderine razı gelmeyen, hayatını geliştirmek için çalışana düşman oluyoruz. Özgürlük de buradan nasibini alıyor. Kendimize türlü türlü fetişler yaratıyoruz. O şey olmazsa yaşayamayacakmış gibi yapıyoruz. Bazen geliyor, sadece o şeye saygı duydurtmak için yaşıyor oluyoruz. Kendimizi ve kendi sağlığımızı, refahımızı, mutluluğumuzu unutuyoruz. Birçok şeyi boşveriyoruz.

Saygılar
Başlık: Ynt: Dürüst adam
Gönderen: Alşah - Kasım 07, 2011, 12:05:07 ÖÖ
   Dedim ya bu kazlardan (hepinizden özür dileyerek yazıyorum kerizlerden) biriyim ben de. Bir keresinde adamın biri önümde ağız dolusu tükürüğünü  önüme döküveri. "Ne yapıyorsun kardeşim ayıp değil mi " deim, "sana ne ulan " dedi. Baktım adam kavga edecek ortalık geriliyor, yaşıma başıma yakıştıramadım sineye çekip gittim. Bir gün genç  biri belediyenin bankına çakı ile isim yazıyordu , "neden yazıyorsun, o bank kamunun malı, herkes böyle yaparsa yarın o banktan ese kalmaz " dedim. Genç adam sinirli sinirli "sana ne be adam çek git başımdan" dedi. Nasihat etmek istedim  "fazla konuşma akla ihtiyacım yok, vereceksen para ver" dedi. Bir gün üç kağıt açan insanların bir şahsı soyup soğana çavirdiklerine rastladım, durumu hemen yakındaki emniyet görevlisine bildirdim, " sana ne yahu sen afdamın avukatı mısın" dedi öylece kala kaldım. Daha neler neler, burada anlatmaya kalksam sayfalar tutar. Hasılı ülkemizde , yapabiliyorsan  yasalara saygılı olmayacaksın. Yoksa hep suçlu olur  üzülürsün vesselam.
          Saygılar-sevgiler.
Başlık: Ynt: Dürüst adam
Gönderen: ruzber - Kasım 07, 2011, 05:53:35 ÖÖ
Ben daha kötüsünü gördüm. Adam yıllardır içki içer, kötü ayakları vardır, zimmetine para geçirmiştir.
Şimdi yönetime yakın olmak için Namaz vakitlerini kaçırmıyor, dürüstlük üstüne söylemler veriyor ve yönetici oldu.
Baktı yönetim seçimi var, güçlü olabilecek bir oluşuma giderek af diliyor ben iyiyim diye.
Çevremde bu türden insan çok daha hangi birini anlatayım.
Bu tipler itibarlı oluyor, biz yine kazız maalesef sayın Alşah.
saygılarımla.
 
Başlık: Ynt: Dürüst adam
Gönderen: Felix Steiner - Kasım 07, 2011, 10:09:56 ÖÖ
Sayın Adam paylaşımınız için teşekkürler. İnsanların "kaz" olması konusuna kısaca değinmek istiyorum. Buraya "ben de bir 'kaz'ım" gibisinden yorum yapanların hepsinde var mı bilmiyorum ama, sanki "kurban" rolünü kabullenmek gibi olmuyor mu? Benim görüşüme göre, hayat bilincimize göre şekillenir. Yani düşüncelerin hayatını doğrudan etkiler ve kendini ne role sokarsan, Evren sana o role uygun ortam hazırlar. Herkesin her istediğini amaçsızca yapabildiğine, yani   dünyanın bu kadar rastlantısal olduğuna pek inanmıyorum. Sokakta sağı solu çizen insanlar, belki de bize aynalık görevi yapıyordur. O insanları ya da sistemi düzeltmeye çalışacağımıza, bize vermek istedikleri mesajı anlayıp, kendimizi düzeltmemiz bence daha mantıklıdır.

Saygılarımla
Başlık: Ynt: Dürüst adam
Gönderen: Alşah - Kasım 07, 2011, 11:03:36 ÖS
      Sayın Felix Steiner, pek öyle değil. Sayın ruzber'in de dediği gibi neler neler var günümüzde. Maalesef ülkemizde yasalar hep yanlışlık yapanları koruma üzerine düzenlenmiştir. Örneğin, vergisini zamanında veren, çalıştırdığı işçilerin sigortalarını muntazam yatıran, kayıt dışı bir faliyet göstermeyen insanları koruyan nasıl bir yasa düzenlemesi yapılmıştır ? 
       Öte yanda vergi kaçıran, sigortasız işçi çalıştıran, kayıt dışı faliyetlerle miktarı bile bilinmeyecek kadar gelir elde edenler için her gün "af"mış, "pişmanlıkmış " gibi bir çok düzenlemeler yapılmıyor mu? (Burada yasalara saygılı davranan" kaz" durumuna düşmüş olmuyor mu ?).
       Ceza Hukuku açısından da öyle değilmi?  adam, küçücük bir çocuğu perişan ediyor, arkasından bir de katlediyor, bilmem kaç sene hapis sonra iki af  haydi dışarı. O mağdur insanların yerine kendinizi koyduğunuz zaman acaba o travmayı nasıl atlatabileceğinizi hiç düşündünüz mü ? Burada da yine suçlu korunurken masum ezilmiyor mu?
        Hasılı, özellikle ülkemizde yasalara saygılı , toplum değerlerine önem veren dürüst insanların her zaman mağdur edildiklerine inanıyorum.
        Saygılar-sevgiler.
Başlık: Ynt: Dürüst adam
Gönderen: ruzber - Kasım 07, 2011, 11:46:44 ÖS
Sayın felix yalancılar ve saygısızlar itibarlanıyor sen yerinde sayıyorsan; bir de bu tiplerin iftiralarına uğruyorsan? Nasıl ders çıkaralım kaz olup kesilmekten başka...
Başlık: Ynt: Dürüst adam
Gönderen: Felix Steiner - Kasım 08, 2011, 12:55:34 ÖÖ
Sayın felix yalancılar ve saygısızlar itibarlanıyor sen yerinde sayıyorsan; bir de bu tiplerin iftiralarına uğruyorsan? Nasıl ders çıkaralım kaz olup kesilmekten başka...

Sn. Ruzber, hayat sadece "düzenli vergi ödeyip, kayıt dışı faaliyetlerden uzak durmak" mıdır? Yanlış anlamayın, dürüst insanları kınıyor değilim. Ancak bu hayat elimize geçen ve harcadığımız paradan ibaret değil. Bilinçsiz insanlar hayatlarını maddi yaşam üstüne kurarlar, bu nedenle para ya da şöhret için hiçbir kuralı ya da geleneği dinleyecek değillerdir. Maddiyat olmadan onlar bir hiçtir ama siz dürüstlük gibi bir erdeme sahipsiniz. Bence bu özelliğinizin ne kadar değerli olduğunun farkında değilsiniz ya da onu para gibi bir kağıt parçasından daha aşağıda tutuyorsunuz.
Yalancı ve saygısız insanlar, içlerindeki çelişkinin az ya da çok farkındadır ve bundan kaçarlar. Kendilerini uyutmak için kullanabilecekleri araçlar bellidir, daha fazla oyuncak. Parası var ya da yok, bir şekilde zaman öldürmeye adar kendisini, hep aynı şeyleri yapar. Siz eğer dürüstseniz, sezilerinizin yolunda emin adımlarla ilerliyorsunuzdur; farkında olarak ya da olmayarak. Bence gönlünüzü ferah tutun, hiçbir şey sebepsizce gerçekleşmiyor. :)

Saygılarımla
Başlık: Ynt: Dürüst adam
Gönderen: ruzber - Kasım 08, 2011, 05:46:11 ÖÖ
Sayın Felix şimdi daha iyi anladım. Ben öğrenciler arasında din, ırk, cinsiyet ayrımı yapmam eşit olmaya çalışırım. Adamın biri gelir ırkçılık yapar, bariz hak yer bunu eleştirirsen unvanın ondan düşük diye sana iftira da atar 'etnik milliyetçi' diye. Lekelenirsinde, hatasını söylesen seni kışkırtır ve adını deliye çıkarır. Sayın felix böyle bir ortamda ne olursun? 
Başlık: Ynt: Dürüst adam
Gönderen: Felix Steiner - Kasım 08, 2011, 11:37:16 ÖÖ
Sayın Felix şimdi daha iyi anladım. Ben öğrenciler arasında din, ırk, cinsiyet ayrımı yapmam eşit olmaya çalışırım. Adamın biri gelir ırkçılık yapar, bariz hak yer bunu eleştirirsen unvanın ondan düşük diye sana iftira da atar 'etnik milliyetçi' diye. Lekelenirsinde, hatasını söylesen seni kışkırtır ve adını deliye çıkarır. Sayın felix böyle bir ortamda ne olursun?

İnsanlara ne kadar eşit davrandığınızı ve ne kadar az yargılayarak yaşadığınızı ben bilemem. Size, sizdeki bir şeyi göstermeye çalışıyordur ancak bunu görmek sizin elinizde. :)
Bu konuşma bireyselleşmeye başladı, bu konu altına daha fazla yazmassak sanırım daha iyi olur.

Saygılarımla
Başlık: Ynt: Dürüst adam
Gönderen: ruzber - Kasım 08, 2011, 11:45:19 ÖÖ
Bireyselleşmedi sayın felix aksine ders çıkarabilirmiyim diye önerinizi bir kere daha düşüneceğim.
teşekkürler.
Başlık: Ynt: Dürüst adam
Gönderen: ruzber - Kasım 08, 2011, 12:16:34 ÖS
İnsanlar eylemleriyle, düşünce ve fikirleriyle güzeli ve iyiyi bulabildikleri oranda Hak’la kavuşmuşlardır.

Hayatı ve dünyayı kendi küçük dünyaları ile sınırlı tutanlar bizi anlamazlar.

Tarih, gelecek için kavga verip, yitmiş bile olsa, insanlık için vuruşanları hiç unutmaz.

Kötü ve Çirkin işlerle uğraşan insanlar Hak’tan uzaklaşmışlardır. Cehennem işte budur. Cennetle cehennemi başka yerde aramak saçmalıktır.

İnsanlar Müslümanlıktan önce somut bir puta taparlardı, çağımızda ise hayali bir puta tapıyorlar. Belki bir gün Hak kendisini gösterirde Hak olarak ona taparlar.

İnsanlar birbirlerine yahut haksız mala, meşru olmayan paraya veya rütbe ve mevkilere yiyecek ve içeceklere ibadet ediyorlar da, Allah’a ibadet ediyoruz sanında bulunuyorlar.

Bütün namazlar ve niyazlar ahlâkın düzeltilmesi için iç yüzün arınlanması için birer vasıtadan ibarettir. Hakiki ibadetin hiç bir vakit kayıt ve şartı yoktur. Hangi tarzda yapılırsa yapılsın, Tanrının dileğine uygun olur. İbadetin temeli maksudun Hak olmasıdır. Bir cemaatte bu temel bulunmayınca yaptıkları ibadetler de kaybolur. Yalnız kötü toplantılar kalır. Fenalık üzerinde toplananlardan sen hemen uzaklaş.

Gerçek tasavvufçu, hiç bir insan gözünün görmediği, kulağının işitmediği, gönlünün sezmediği şeyhleri bilir. Onları halka, kafalarının alabileceği şekilde anlatır. Ama aslını içinde gizler. Eğer halk bunu öğrenirse, kendisini öldürür.

Allah dünyayı yarattı ve insanlara verdi. Demek ki; dünyanın toprağı ve bu toprağın bütün ürünleri insanların ortak malıdır. Ben senin evinde kendi evim gibi oturabilmeliyim, sen benim eşyamı kendi eşyan gibi kullanabilmelisin. Çünkü bütün bunlar hepimiz içindir ve hepimizin malıdır.

İbadet etmekten amaç; ezeli ve büyük varlığa gönüllerin yönelmesi ve kapılmasıdır.
Yoksa dünya umuruna dalmış bir kalp ile bin sene namaz kılmış, oruç tutmuş olsan, bundan dolayı hiç bir sevap ve mükâfat kazanamazsın.

Ölmezden önce ölmek, dünyanın zevklerinden ve hayvani hırs ve şehvetlerinden sakınmaktır. Onu yapabilen insan, şüphesiz ki; hakiki varlık ile birleşir. Ve sonsuz hayat ile diri olur. Ancak insanlar dünyanın bin bir türlü çekici ve aldatıcı zevkinden, çeşit çeşit yakıcı hırslarından ayrılmadıkları için buna gönül vermezler.
                                                                                                                        Şeyh Bedrettin
Başlık: Ynt: Dürüst adam
Gönderen: karahan - Kasım 08, 2011, 02:27:03 ÖS
Sn.Ruzber

Şeyh bedrettin çok ilginç bir insan geçenlerde tünelde bir sahaf ile muhabbet ediyordum ilginç biri ondaki kitaplarda bir çok sahafta yoktur,hatta sahaf olduğu içeride anlaşılmayacakta bir yerdedir.Şeyh bedrettinin varidatını çıkarıyorlar yakında haberiniz olsun arzu ederseniz yayınevininde adını verebilirim sonra.Bu yoruma ekleme yapılmazki ne diyeyim acizane ben sadece namaz konusuna tasavvufçuların gözünden ve benim anlayıp algıladığımı belirteyim.

Allah derki ben eşyayı insan için insanıda kendim için yarattım.Yarattığı kulada okadar özenmiş ve kusursuz yaratmışki(kendi ilminde)yarattığına kusurlar ekleyip sınamış bu dünyada.Yaşarken kulları ihtiyaç sahibi yaratmış bir ayetinde benim sizlerin namazınıza,ibadetinize ihtiyacım yok derken kulunada asıl ihtiyaç sahibi sensin diyor islam dünyasında benim babamda dahil çoğu müslüman namazı borç olduğunu sandıkları için kılarlar.Borç için kılan namazla ihtiyaç için kılan namazın arasında çok fark vardır.işte algılanamayan o fark insanı suni ibadete sürükler borç için namaz kılan müslüman işi bittiğinde sanki bir nevi hadi rabbim ben bana verdiğin görevi yaptım sıra sende sende sözünü tut vaatlerini yerine getir durumunun beklentisine girerler.

Halbuki mesela şöyle neden düşünülmezki biz varlık olarak ten ve tinden yani beden ile ruhtan oluştuk.2 türlü ihtiyacımız var demektir bu ilki bedensel ihtiyaçlar bedenin  gelişmesi için yer içer cinsellik yaşar ve türevi işleri görürken bu bedene haz verir beden gelişip bu ihtiyaçları görünce bedensel mutluluğa erişiriz ruh burda bedenden dolayı ihtiyacını görmüş bedenden dolayı mutlu olur ama asıl ihtiyaç sahibide odur onun ihtiyacı ise başta namaz olmak üzere diğer ibadetlerdir.

İnanıyorumki ve o şekilde anlıyorumki allah yarattığı kullarına bence şu şekilde hitap ediyor kullarım ben sizi ihtiyaç sahibi yarattım bana günde en az 5 kez gelin dertleşelim bana anlatın ve şükredinki bende sizi arındırayım kalbinizi temizleyeyim sonra günün geri kalanındada ne kadar arsu ederseniz bana ne kadar ihtiyaç duyarsanız gelin diyor.

Ben ibadetleri hep ihtiyaç olarak algılarım yemek yemek su içmek gibi.Benim allaha borcum yok ihtiyacım vardır yasnı.

Saygılar
Başlık: Ynt: Dürüst adam
Gönderen: Tij - Kasım 22, 2011, 10:10:49 ÖS
Arkadaslar,
hepiniz güzel söylüyorsunuzda, bunlar niye basimiza geliyor, sebepleri nelerdir, sorumlulari kimlerdir diye bir soru sormuyorsunuz. Hadi bunuda ben sormus olayim.

Madem Seyh Bedrettin"den bahsediliyor bende kendisinden bir söz aktarayim.

" Yarin yanagindan gayri her seyde, her yerde, hep beraber diyebilmek"

saygilar
Başlık: Ynt: Dürüst adam
Gönderen: NOSAM33 - Kasım 22, 2011, 11:13:43 ÖS
BUGÜN 22-11-2011 İTABARI İLE ARANIZA KATILDIM SN . ADAM TŞK. BU YAZIYI OKUDUĞUMDA BUGÜN BAŞIMA GELEN OLAYLATAM ÜSTÜNE  ÖRTÜŞTÜ. OLAY ŞÖYLE GENELDE BEN PAYLAŞIMDAN YANA BİR İNSANIM ÖZELLİKLE BİLGİ KONUSUNDA  DÜN SİTEDE GEZİNİRKEN SN. MOZART' A AİT (İSLAMİYETTE KANDİL GECELERİ VE KURBAN KESME YOKTUR) ADLI YAZISINI BİR TANIDIK HACI ABİME OKUTTUM TAM HEPSİNİ OKUDUĞUNUDA SANMIYORUM KEŞKE OKUTMAZ OLAYDIM ADAMIN, NE KAFİRLİĞİ KALDI NE BENİM ; BÖYLE SİTELERİ TAKİP DERSEM DİNSİZ OLACAĞIMA VARANA KADAR HAKARET İŞİTTİM, NEYSE BÜYÜKTÜR DEDİM FAZLA ÜSTELEMEDİM. BU SİTE SAYESİNDE kafir OLMA YOLUNDA EMİN ADIMLARLA İLERLİYORUM  :'(. SON SÖZ YAZIYI YAZANIN BİZE İLETEN'DEN ALLAH RAZI OLSUN ) ONLAR AKILLARI SIRA AKILLI OLDUKLARINI SANSINLAR SON GÜLEN İYİ GÜLER. BABACIĞIMIN BİR SÖZÜYLE YAZIMA SON VERİYORUM  OĞLUM DERDİ ( Cahille sohbet etmek kabir azabından beterdir ) DERDİ SYG.  :-X
Başlık: Ynt: Dürüst adam
Gönderen: ruzber - Kasım 24, 2011, 10:12:02 ÖÖ
Aslında hayat kısa biz yaşamın sırrını öğrendikmi değil acılar
ölüm bile korkutucu gelmez artık. yeterki görmeli ve ders çıkarmasını bilmeliyiz.
Başlık: Ynt: Dürüst adam
Gönderen: hakan_34_06 - Kasım 24, 2011, 04:36:22 ÖS
Aynen katılıyorum.
Başlık: Ynt: Dürüst adam
Gönderen: ES - Aralık 13, 2013, 04:21:56 ÖS
sayin adam,
sizi severim ama bana bu tarz bir mesaj gelse idi samimi bulmazdim ki okurken bunlari dusundum.
tamamen bencilce yazilmis bir yazidir. bireylerin suc isleme potansiyeli onun degil devletin sucudur. yani devlet olarak bizlerin sucudur. bu konuyu cok uzun tartismaya hazirim fakat bizler gorulmesi gerekeni degil goormemiz gerekeni goruyoruz. kisiler neden suc isleme potansiyeli tasiyor bunlari tartismak gerekli. ben bu tur olaylara her zaman kisi degil sosyolojik olarak bakarak. gayet basarisiz buldum yaziyi.
sevgiler..