Masonlar.org - Harici Forumu

Mason ve Masonluk Nedir? => Masonluk ile ilgili Sorular ve Cevaplar => Konuyu başlatan: Alşah - Aralık 22, 2011, 12:04:04 ÖÖ

Başlık: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: Alşah - Aralık 22, 2011, 12:04:04 ÖÖ
       Değerli Yönetim ve sayın üyeler, ben konu başlığı açmasını bilmediğim için bu güne kadar hiç "Konu Başlığı " açma girişiminde bile bulunmadım. Fakat bu gün kendi kendime denemekten ne çıkar diyerek bir iki tuşa dokundum. Konu başlığının açılıp açılmayacağını da bilmiyorum. Bu nedenle konu başlığı hakkında hiç bir şey yazmayacağım. Başardığım takdirde bundan sonra da devamını getireceğimi zannediyorum.
       Saygılar-sevgiler.
Başlık: Ynt: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: Alşah - Aralık 22, 2011, 12:09:29 ÖÖ
         Tamam. Konu Başlığı açmasını öğrendim. Şu anda ağzım kulaklarımda.
         Saygılar-sevgiler.
Başlık: Ynt: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: ADAM - Aralık 22, 2011, 11:09:54 ÖÖ

Eh, şimdi konu başlığı açıldığına göre Sayın Alşah'ın yazısını bekliyoruz.

Açıklama mı soru mu?

Bu, çok dikkatle ele alınması gereken bir konu. Bir hayli spekülasyonun kapsamında, kasıtlı ya da art niyetsiz birçok yanlış bilgi yer alabiliyor.
Başlık: Ynt: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: Alşah - Aralık 23, 2011, 02:11:00 ÖÖ
      Ben konuya Mason'luğun ilk yıllarından başlayarak girmek istiyorum. Konuyu mümkün olduğunca kısa tutup okuyanları da sıkmak istemediğimden detaylara girmeyeceğim (Ancak soru ve açıklama istenmesi halinde detaylandırabilirim).
      Konu ili ilgili araştırmalara göre; Mason'lukla Tapınakçılar arasında tarihten kaynaklanan bir ilişki mevcuttur. Bu ilişkinin ilk kez ne zaman kurulduğu tam olarak bilinmemekle beraber "JAKOBENLERE" dayanır.
      Fransız Masonluğunun Büyük Üstadlarından Radclyffe ve Ramsay 1730 yılında "Tapınakçı" mirasını resmen ilan etmişler, sonraları da "Tapınakçılar" Masonluğun bir çok formunda ilgi odağı olmuşlardır.
      Daha sonraki yıllarda ," Tapınakçı " mirası Masonluk içinde daha da yaygınlaşmaya başlamış, özellikle "Tapınakçı" kökenli Alman Hund, Masonlu'ğun yeni bir formunu yaymaya çalışmıştır.
       Hund'un geleiştirdiği Masonluk formu giderek gellişme göstermiş ve "Katı İtaat" olarak bilinen bir form olarak adlandırılıp günümüze kadar gelmiştir. Nitekim ; bu gün için Masonluk geleneğinin bir kolu olan "YORK RİTİ" derecelerinde , 3 RİT No.lu ŞÖVALYELİK  TARİKATI'ında , en son derece olarak "TAPINAK ŞÖVALYELERİ"  derecesi bulunması, aradaki illiyeti göstermesi bakımından önemlidir.
       Yukarıda da belirttiğim gibi son derece kısa ve öz olarak anlatmaya çalıştım.
        Saygılar-sevgiler.
       
                   
Başlık: Ynt: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: Eureka - Aralık 23, 2011, 02:46:36 ÖÖ
Sayin Alsah dogru soylemis. York Riti'nin ileri derecelerinde Tapinak Sovalyesi derecesi var ve Masonlugun en etkileyici torenlerinden birini barindiriyor. Ancak bu derecenin rite girmesi Tapinak Sovalyelerinin sona ermesine gore cok yenidir. Dolayisiyla dogrudan bir baglantidan bahsetmek zordur.

Sevgi ve Saygilarimla,
Eureka
Başlık: Ynt: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: Hacamat - Aralık 23, 2011, 05:34:23 ÖÖ
Sayın Alşah öncelikle ilk başlığınız hayırlı olsun.
Mevzuya katkım olurmu bilmiyorum.
Padişahlık devam edior olsaydı şu anda padişahlar hala aynı kostümü giyiyor olurlarmıydı?
Dolayısıyla tapınak şovalyeliği günümüzde olmaya bilir fakat sayın Eureka nın dediği gibi, aynı kostümle değil ama mantığı yaşatılıyor.
Başlık: Ynt: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: Arais - Aralık 24, 2011, 01:18:27 ÖS


        Benim Okuduğum kitapta  ise:"Herhangi  bir bağlantı olmadığı, Anderson ve ekibi tarafından bu hikayenin tarihsel olarak uydurulduğu yazıyor.

        Tapınak şövalyeleri ile duvar ustaları arasında yakın bir bağ olduğu gerçek.Hatta bu yakınlıktan dolayı tapınakçıların kine benzer bir eldiven
     
       giymelerine izin verdikleri fakat bunun da yakın oldukları için deil.Ellerinin zarar görmemesi ve savaşlarda kazanılan yerlerdeki şatoları tamir yada
 
       şato kale inşaasında faydalankmak içindir''diyor. Tamamı ile fayda üzerine bir ilişki bina inşaat etmenin o dönem ki  zorluğu yüzünden olsa gerek.

       Hiram Abif'in Süleyma'nın mabedinin yapılışının amaçlarının bile sadece tarihsel bağ kurmak için saptırıldığı ima ve ifade ediliyor.
 
      Kısa ve öz bir kitap.Kitabı edinip okumak isteyenler için : MASONLARIN SAKLI TARİHİ, Yazarı:TUNCAR TUĞCU


      Saygılarımla

       
Başlık: Ynt: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: agnusdei - Aralık 24, 2011, 01:53:19 ÖS
Sayın Alşahın affına sığınıraka bende bir soru sormak istiyorum.

Abraham (H.z İbrahim) bir Mason olabilirmi, Kebe'yi Masonlar inşa etmiş olabilirlermi ve... İbrahimi Dinlerin temelini Masonlar atmış olabilirmi?

Dünyayı o denli kontrol altına almak isteyen Masonlar, bunu neden Dinler üzerinden yapmasınlar?

Saygılarımla.
Başlık: Ynt: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: BULGARIA - Aralık 24, 2011, 03:20:46 ÖS
Kısacık bir yorumla konuya dahil olayım.Benim düşüncem şu yönde bağlantı yok diyenler olabilir ama eğer mabed inşaatında bile yanyana çalışma içinde oldular ise kendi kullandıkları eldivenleri tapınakçılarında kullanmasına müsaade ediyorlar ise bir bağ demekki mevcut..Tabi ben sadece sayın Arais'in yorumunu ve okuduğu kitapta geçen anlatımı baz alarak yorumda bulundum.Bu yorumum her ne kadar dayanaksız da olsa konuyu başından bu yana takip ediyorum tapınakçılarla ilgili eskiden bir kısım araştırmalarımda mevcut idi.Bu şekilde 'dayanaksız' bir yorum yapmak istedim.


Saygılar.
Başlık: Ynt: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: Arais - Aralık 24, 2011, 06:45:31 ÖS
              Sayın Bulgaria

 
        Bende bilerek ve isteyerek dayanaklı bir yorum yaptım.Çünkü o kitap ta uzun uzun anlatılıyor.Ben çok kısa değindim.Dr. Remzi SANVER üstad'ın da
 
       Teke Tek programın da Hiram Abif'le ilgili olarak buna benzer bi sölemde bulunması beni ilişki olmadığına inandırdı. James ANDERSON Hiram ABİF'i
 
        Şöyele anlatır: "Yeryüzünde geçen en hünerli mason...Bu ilahi ruhlu emekçi  tapınağı kendi güçüyle kurdu!"
 
              Gerçek öyküde söle vaktim var. Üşenmiyeceğim yazıcam.

                          ""Davut oğlu Süleyman (İbranice adı Şeloma Amela diğer adı Yedidiya d.İ.Ö or.968-ö.928) İsral'in masallara ,efsanelere konu olmuş en     
   
       en ünlü kralıdır.Süleyman'ın babası Kıral Davut (İbranice David Amele d.İ.Ö1004-ö.965) Kudüs kentini alarak  İsral'in  başkenti  yapması dev golyatı
     
       basit bir sapanla yenmesi ve adaletiyle ünlüdür.Özellikle Özellikle Davut'un yiğitliği,adaleti üzerine Yahudi tarihi boyunca  pek çok öykü anlatıla

      gelmiştir.Tevratta özellikle Kıral Davut'un adeleti üzerinde durulur.Bu adil kral bir gün sarayın balkonundan etrafı seyrederken Bet Şeva adlı bir kadın

      Şeva adlı bir kadın görür ;kadın çok güzeldir.Ama ne var ki, Uriye adlı bir komutanın eşidir ve ordu Amunlularla savaşmaktadir.Uriye hemen şavasın en

      sert en kanlı bölgesine gönderir.Üriye savaşta bir kahraman olarak ölür ve yüce adil kral görevini yerine getirir;kahraman şehidi törenle gömdükten

      sonra dul kalan eşini açıkta ve sahipsiz bırakmaz ve Bet Şeva ile evlenir.Tevrat'ın ve Yahud'inin adelet anlayışı.

                           Kıral Davut Küdüste bir saray yaptırdı.ve Yhvh içinde büyük bir tapınak yaptırmak istedi,ama peygamber natan bunun için kendisine izin

     verilmediğini  bu Tapınak'ı  oğlu Süleyman'ın yaptırcağını söyledi. Kıral Süleyman Davut'un 4. oğludur ve annesi Bet şeva'dır;daha babası yaşarken   

    mesh  edilerek Davut'tan sonra ki kıral olarak ilan edilmiştir.Babası öldükten sonra başa geçen Kıral  Süleyman babasının öğüdü ile baş komutanı Abisi     

    Adoniya'yı ve baş kahin Abitar'ı sürdü.Kıral Süleyman İsrail'in gücünü Fırat'tan başlayarak; Asur ,Mısır'ı alarak devletini güçlendirdi,sınırlarını

    genişletti.Kudüs'te büyük ve kapsamlı bir yapı işi başlattı;inşatlar için fenikeden ustalar getirtti.Çeşitli saraylar insaa etirrdi,eşleri ve kendi hükümdarlığı

   
için;bu insaatlar 20 yıl sürdü.(Görüyorsunuz ki o dönem de yapı inşaası ne kadar zor ve önemli;gücü temsil ediyor.Günümüz de öle deil mi?) Bu yapılar

içerisinde kutsal tapınak ve Süleyman'ın ilk karısı olan Firavun'un kızı içim yaptırdığı sarayın ünü diğer ülkelere sonraki yüzyıllara taştı.

                Yahudi tarihinde düşle gerçeğin birbirine iyice karıştığı  bu dönem,farmosanlar için, bir geçmiş arayanların arayıp bulamadığı bir defineydi"".


              İsteyen olursa devamı da var yayınlaya bilirim.

   
         Saygılarımla

               

Başlık: Ynt: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: ADAM - Aralık 25, 2011, 10:05:42 ÖÖ


Bu konu üzerinde Sayın Alşah’ın yazısını bekliyorduk. Geldi. Konu üzerinde tartışılmaya başlandı.

Sayın Alşah’ın dediklerinin üzerine özellikle Sayın Arais uzun katkılarda bulunmuş. Uzun katkılarda bulunması ne güzel.

Bu yazımda bu katkılarının sadece birincisini ele alacağım. Ötekine sonra geleceğim.

Aslında Sayın Alşah’ın yazmış olduklarından başlamak gerekirdi. Fakat o beni ona sonra dönmem bakımından bağışlayacaktır sanırım. Bence onun yazısı üzerine yazılmış olanlara öncelik vermenin yararı var.

Sayın Arais, ilk katkısında okuduğu bir kitaptan söz ediyor. Kitabın adı “Masonların Saklı Tarihi” imiş. Kitabı görmedim; kapsamını bilmiyorum. O yüzden diyeceklerim dam üstünde saksağan örneği olabilir.

Masonluğun gizli saklı hemen hiçbir yönleri olmadığına göre, bu kurumun üyelerinin yani masonların tarihçesinde saklı ne olabilir ki?...

Dolayısıyla kitabın adı kendini ele veriyor “Ben antimasonikim.” diye.

Ha, belki antimasonik değildir; okumadan böyle bir yargıda bulunulamaz. Fakat öyle değilse bile ya bağlantısız şeylerden söz ediyor ya ona benzer bir anlatımda bulunarak ilgi çekmek hatta belki sansasyon uyandırmak istiyor. Bir yansız araştırmada böyle bir başlık kullanılmaz. Geçtiğimiz on yıllar içerisinde böylelerini o kadar çok gördük ki…

“Anderson ve ekibi tarafından bu hikayenin tarihsel olarak uydurulduğu”

- Masonlukta “Anderson ve ekibi” diye bir şey yok. Anderson, hakkında çok söz edilmiş kişi oluşuna karşın hep yalnız kalmıştır Londra Büyük Locası’nda.

- Bu ekip tarihsel olarak bir hikaye uydurmuşmuş?... Şimdi Anderson’un Masonluğun 1723 tarihli anayasa kitabının başına yerleştirilmek üzere yarı doğru, yarı uyduruk bir tarihçe kaleme almış olduğu doğrudur. Fakat bunun Tapınakçılarla hiçbir bağlantısı yoktur.

“Tapınak şövalyeleriyle duvarcılar arasında yakın bir bağ olduğu gerçek.”

Bunu nereden çıkarılarak uydurulduğunu çok merak ediyorum doğrusu… Tapınakçılar kendilerine özgü kiliseler inşa ettirdiler diye mi çıkarılıyor bu varsayım. Hani “Tapınakçılar ile yol ve köprü inşaatçıları arasında çok yakın ilişkiler vardı.” denilse buna inanasım gelebilir. Fakat duvarcılar?... Yok öyle şey. Bu Masonluğun temelinin eski bina inşaatçılığı mesleğinde olduğuna ilişkin yanlış varsayımın bir yan ürünü gibi duruyor. Üçü arasındaki ilişkinin varlığının gösterilmesi… Kanıtı?... Belgesi?... Yok!

“Hatta bu yakınlıktan dolayı tapınakçılarınkine benzer bir eldiven giymelerine izin verdikleri…”

- Bu da nereden ileri geliyor biliyor musunuz? Bugün masonların loca toplantılarında kullandığı eldivenin, taş işçilerinin kullandığı eldivenden alınma olduğu varsayımından. O da yanlış… Masonların kullandığı eldivenin kökeni başka? Bu konudaki gerçeği kavramak için masonları sormak bile gerekmez; çünkü onların da birçoğu aynı varsayımı ezberlemiş olduğu için yanlış biliyor; biraz kafa çalıştırmak yeter.

“Savaşlarda kazanılan yerlerdeki şatoları tamir ya da şato kale inşaasında faydalanmak için”

- Soralım da yanıtlasınlar: Tapınakçılar hangi savaşta hangi yerdeki hangi şatoyu kazandı ki, bunun onarımı gerekti? Akka, (Hari buna bir de Trablus’u ekleyelim pek doğru olmasa da) Kıbrıs, Rodos ve sonra Languedoc’daki bir iki kale dışında hangi ülkenin hangi yerinde hangi şato ya da kaleyi inşa ettirdiler? Bakınız, ben yapmadıklarını söylemiyorum. Sadece soruyorum hangi şato, hangi kale diye. Bu iddiada bulunan kişinin elinde bu bağlamdı bir bilgi olmalı. Biz de öğrenelim. Fakat o kitabın yazarı bu bilgiyi vermemiştir. Veremez ki… O da bu varsayımın uydurulduğu bir başka kitaptan almıştır yazdığını.

“Hiram Abif'in Süleyma'nın mabedinin yapılışının amaçlarının bile sadece tarihsel bağ kurmak için saptırıldığı”

- Bunun Tapınakçılarla ne ilgisi olduğunu ben anlamakta güçlük çekerim. Tapınakçıların Süleyman Tapınağı ile bir bağlantısını, bir bilgi olarak değil ama bir olasılık olarak kurabilirim. Ancak o kadar. Zaten Sayın Arais’in bir sonraki katkısında bir nebze ondan söz ediliyor. Bu bağlamdaki eleştirel düşünümü, bir sonraki yazımda vereceğim.



Başlık: Ynt: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: ADAM - Aralık 25, 2011, 01:15:01 ÖS



Şimdi Sayın Arais’in ikinci yazısına geçelim…

Bence bu yazının Sayın Alşah’ın açmış olduğu konu başlığı ile bağlantısı yok. Bunu bir başka başlık altında irdelemek uygun alabilir.

Bunun birlikte birkaç eleştiri:

James Anderson’un yazmış olduklarının tümü İngilizce orijinal olarak elimden geçti. Bunları kim bilir kaç kez okumuşumdur. Hiram Abif’i göklere çıkaran değinişini hatırlayamadım. Acaba nerede geçiyordu?

Konu Sayın Remzi Sanver olunca… Dikkat unvanı Dr. değil Prof. olarak belirtilmelidir ama bunun Masonlukla ilgisi yoktur. Sayın Sanver’in bilgi ve görüşlerini bir TV programında söylediklerine bakarak değerlendirmek doğru olmaz çünkü o televizyon programına Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası’nın En Muhterem Büyük Üstadı sıfatıyla katılmıştır. Geçici bir süre için yerine getirilen bir görev gereği söylenilen sözler, o görevin gereğidir. Oysa Sayın Sanver aynı zamanda bir masonik araştırıcı yazardır. Onun bilgi ve görüşlerini değerlendirmek için çalışmalarını, en azından “Masonluk - Işığı Arayanların Hikayesi” adlı kitabını okumak gerekir.

Sayın Arais’in okuduğu kitaptan alıntı olarak anlattıkları, şöyle böyle Tevrat anlatımlarıyla uyuşuyor. Onların üzerine başka öykülemeler de yapılmıştır elbette. Ahncak bütün bunun en sonunda yaz4ılan ilginç. Şöyle:

“Yahudi tarihinde düşle gerçeğin birbirine iyice karıştığı  bu dönem,farmosanlar için, bir geçmiş arayanların arayıp bulamadığı bir defineydi.”

Şimdi bu ne demek?... Masonluğun tarihi ile Yahudi tarihi özdeşleştiriliyor demek. Pardon, özdeşleştirmenin masonlar ile ilgisi yok; farmosanlar ile ilgisi var. Kim bu farmosanlar? Sanırım “farmasonlar” denilmek istenmiş. Peki, bu tapaj hatasını hoşgörebiliriz. Masonlara kim “farmason” der?... Türkiye’deki antimasonlar.

Böylece kitabın niteliği bir kez daha ortaya konmuş oluyor.

Şimdi biz, konunun Tapınakçılar ile hiçbir ilgisi olmayışını bir yana bırakalım, -Süleyman Tapınağı başka, Tapınak Şövalyeleri/Tapınakçılar başka- Masonluğa bir ön yargı ile bakan bir kişinin yazdığı bir kitapta doğru bilgiler vermiş olabileceğine nasıl güvenebiliriz?

Hayret bir şey… Masonluk ve Tapınakçılar ile bağlantılı olarak bilgi edinmek isteyen kişiler, bırakın başka ülkeleri, bırakın yabancı dilleri, acaba niçin Türkiye’de Türkçe olarak yayınlanmış özgün (çeviri değil) ve gerçek araştırma kitaplarını okumuyor da bu gibi saçma sapanlıklar ve uydurmacalarla dolu kitaplara yüz veriyorlar?


Başlık: Ynt: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: ADAM - Aralık 25, 2011, 01:40:18 ÖS


Yine bir de bu başlık altında Sayın agrusdei’nin bir sorusu var. Şöyle:

“Abraham (H.z İbrahim) bir Mason olabilirmi, Kebe'yi Masonlar inşa etmiş olabilirlermi ve... İbrahimi Dinlerin temelini Masonlar atmış olabilirmi?

Böyle bir şey olabilir mi, olamaz mı, inceleyelim, tartışalım. Kabûl.

Fakat bu konunun Sayın Alşah’ın açtığı bu başlık ile ne ilgisi var?

Ben bu ilgiyi göremiyorum.

Ardından ikinci soru:

“Dünyayı o denli kontrol altına almak isteyen Masonlar, bunu neden Dinler üzerinden yapmasınlar?”

Benim de sorum şu Sayın agnusdei’ye: Dünyayı hangi denli kontrol almak isteyen hangi masonlar bunu dinler üzerinden yapıyor ya da yapmıyor? Elbette bunun da Sayın Alşah’ın getirmiş olduğu konuyla bağlantısı nerede, nasıl kuruluyor?

Farkında mısınız?... Daha Sayın Alşah’ın yazdıklarına gelemedim. Geleceğim kısmet olursa.

Başlık: Ynt: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: ADAM - Aralık 25, 2011, 02:36:25 ÖS


Sonunda Sayın Alşah’ın yazısına gelebildim.

Yazısının başında Sayın Alşah, konusunun detayına girmeyeceğini belirtmiş. Sonra da soru ve açıklama istenmesi halinde detaylandırabileceğini söylemiş.

Şahane!...

Masonluk ile Tapınakçılar arasındaki bağlantı Jakobenler’e  dayanıyorsa, bu ilişkiyi anlamak için Jakobenler’i bilmek gerekiyor anlaşılan.

Şu halde birinci soru şu: Jakobenler kim?

Şimdi Sayın Alşah’ın zihninden geçenleri okuyor gibiyim. Diyor ki “Sayın ADAM, bu sorunuzun yanıtını çok iyi biliyorsunuz. Ben bildiğinizi biliyorum. Beni niye zora sokuyorsunuz?”

Sayın Alşah’ı zora sokmak gibi bir niyetim yok. Ancak dediğinin anlaşılır olabilmesi için bu Jakobenler ile ilgili en azından özet bilgi vermek gerek ve ben de bunu kendisinin vermesinin daha uygun olacağını düşünüyorum.

Ondan sonra Sayın Alşah’ın dediğinin doğru olup olmadığına gelebiliriz.


Devamında bir düzeltme yapalım önce: Radclyffe ve Ramsay’dan söz ettiğimizde, burada henüz  Fransız Masonluğu diye bir şey yoktur. İskoç Masonluğu vardır. Bir küçük düzeltme daha: Ramsay hiçbir zaman büyük üstat olmamıştır.

Orada bir ilân etme olayı vardır elbette 1937 yılında ama o bir Tapınakçı mirası olayı değildir. Tapınakçılardan hiç söz edilmemiştir. Aslında sözünü ettikleri kurum başkadır. Fakat ertesi yıl Ramsay’ın kurduğu Masonluktaki ilk ritin en yüksek derecesi “Tapınak Şövalyesi” olunca, herkes bundan önceki tüm girişimlerde üstü kapalı olarak Tapınakçılardan söz edilmiş olduğu gibi bir yorum yapmıştır.

Şimdi burada şunu sormalı: Niçin bu Tapınak Şövalyesi konusunu gündeme getirdiler?

Bunun yanıtı pek basit. Önceki girişim bir hataydı. Yeterince ölçülüp biçilmemişti. Bunun hemen onarılması gerekiyordu. İşin içine Tapınak Şövalyeleri’ni sokmak en kolayı idi. Üstelik İskoçya’daki Tapınak Şövalyeleri Tarikatı’nın varlığı henüz sona ermemişti.

Elbette o da bir başka soruna yol açtı: Katolik Kilisesi’nin tepkisi.

Gelelim şu Alman Hund’a… Evet Almanya’da dehşetli bir gelişim sağladı kurmuş olduğu Strikten Obzervanz… (Sayın Alşah’ın deyişiyle Katı İtaat) Fakat bu Baron von Hund aslında pek zavallı bir adamdı. Hiçbir şeyden doğru dürüst haberi yoktu; standart bilgisiz soylu. Tapınakçıların İskoçya’ya gittiğinde sığındıkları yeri bile yanlış biliyordu. Nitekim Johann Augustt von Starck Hund’un maskesini düşürdü ama bunun yaparken asıl niyeti bambaşkaydı ve çok daha kötüydü.

Buraya bir not eklemeliyim: Hund’un sistemi günümüze kadar gelebilmiş değildir. Çok daha önce, daha 18. yüzyılın ikinci yarısında tepetaklak edilmiştir. Ancak Alman Masonluğu’nun sonraki versiyonlarının kısmen ondan etkilenmiş olduğunu söylemek olanaklıdır. Şayet 2. Dünya Savaşı sonrasında Almanya’daki Masonluğu Anglo-Amerikanlar ele geçirmiş olmasaydı, Alman Masonluğu önceki ulusal kimliğini koruyabilmiş olsaydı, günümüzdeki görünümü çok daha farklı olurdu. (Konu dışı ama Sayın Alşah değinmiş olduğu için yazdım.)

York Riti derecelerini anlamak olanaklı. ABD’nde bir de Kutsal Royal Arş Tampliye Şövalyesi Rahibi Riti de var. Onun ötesinde paramasonik nitelikli Tapınak Şövalyesi tarikatları da var. Umarım bu yazıyı izleyenler, tüm bunlar hakkında yeterince bilgi sahibidir. Forumda daha önceki tarihlerde bu konular üzerinde hayli bilgi verildi. Gerekirse bunların yenilemeleri yapılabilir.

Ben bu konuları birazcık bilir sayarım kendimi ama Sayın Alşah’ın bu yazısında hiç duymamış olduğum bir şey çıktı. O konuda bilgi rica edeceğim:

“3 Rit Nolu Şövalyelik Tarikatı” nedir ya da ne demek?

Sayın Alşah burada bir klavye sürçmesi yapmış da olabilir.

Ancak şunu da eklemek isterim: Bazı mason ritlerinde “Tapınak Şövalyesi” ya da buna benzer bir başka derece bulunması (KadoşŞövalyesi gibi) çağımızdaki Masonluğun, ucu 14. yüzyılın başında kalakalmış, sonra bir başka kapsamda İskoçya’da sürmüş olan Tapınak Şövalyeleri Tarikatı ile doğrudan ya da tarihsel bir bağlantısının bulunduğunu göstermez. Unutmayalım ki Masonlukta simgeler ve alegoriler çok önemli bir yer tutar ve Tapınak Şövalyeleri de bu bağlamda değerlendirilir. Bu bağlantı, günümüzdeki paramasonik nitelikli Tapınak Şövalyesi Tarikatlarında (OSMTH gibi) çok daha güçlüdür.

Dolayısıyla, Sayın Eureka kısacık yazmış ama bence doğru söylemiş.


Başlık: Ynt: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: karahan - Aralık 25, 2011, 03:05:41 ÖS
Konuyu sadece okuyorum ve anlamaya çalışıyorum şunun farkına vardımki konun özü başlığında saklı.Peki konu başlığı ile anlatılanlar arasındaki bağı nasıl çözeceğiz biz hariciler.İşi bilenler sayfa sayfa döktürüyor konuya uzak olanlar (benim gibi) günlük tabir ile fransız kalıyoruz.Siz yazarken bende araştırdım biraz önce foruma baktım  rit'in anlamı ne diye sadece bir başlık bir soru ve sn.skullg'un cevabı var ve tamda hedefine ulaşılabildiğini düşünmüyorum sorunun.

Konuya dönecek olursak tapınakçılıkla masonluk arasında bağ kurulması benim bu sitede bir zxamanlar masonluk bir tür dindir söylemim gibi oldu bence.

Hayatta her şeyin bir zincirle bağlı olduğunu kabul ediyorsak her fikrin ve düşüncenin birbiri ile yakın ilintisi olması içiçe olmasından daha doğal ne olabilirki lakin konunun özünü kaçırmadan masonluk eğer iddia edildiği gibi  yada benim anladığım kadarı ile evrensel bir özelliği varsa herhangi bir şeyle arasında bağ aramanın (hangi maksatla)
önemi nedir inanın anlayamadım.

Belki burada yapılabilirmi bilmiyorum ama masonluktaki 33 derecenin sıralanıştaki ritüellerin anlamları ve sembolik ifadelerinden ne anlamalıyız,bir masonun hayatının hangi noktasındaki gelişimine denk düşer yani özü anlaşılsa belki masonlukla tapınakçıların arasındaki bağda çözüme kavuşur.

Sadece işin tarihsel süreçlerinden örnekler verilerek işin doğrumu yanlışmısını sayfalar dolusu tartışmak yerine belliki bir kısım olayı iyice çarpıtmış daha net ve kolay ifade edebilecek yazılar olursa sevinirim.

saygılar
Başlık: Ynt: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: ARCHITECT - Aralık 25, 2011, 05:24:21 ÖS
Tapınakçılar ile Masonlar hakkında bir bağlantı aranıyorsa Rosslyn Şapeli'nide incelemek gerekir. Sn. ADAM Rosslyn Şapeli ile ilgili yazdığı yazısında biraz bilgi vermişti, merak edenlerin o konuyuda okumasını tavsiye ederim.
Başlık: Ynt: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: NOSAM33 - Aralık 25, 2011, 05:28:28 ÖS
Sn. Arais devamını bekliyorum syg. 8) 8) 8)
Başlık: Ynt: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: Arais - Aralık 26, 2011, 12:36:39 ÖÖ
                 Sayın Nosam33
         
              Sayın Adam'ın uyarıları üzerine,yazının devamını yayınlamama kararırı aldım.Sizden özür dileyerek yayınlamayacağım.Nedenlerini Kısaca sıralayım.


             1- Anladım ki bu bilgiler çok doğru deil.
   
             2- Anladım ki bu bilgiler abartılı.

             3-Sayın Adam'ın bu kadar emeği varken bir mason olmayarak, masonlardan fazla zaman ayırıyorken,bu yazılar bir karışıklığa neden oluyor.Sayın   

             Adam'ın vaktini çalıyor olması açıkçası beni üzdü.(Masonlar.org Yönetim grubunu bu söylemime dahil deildir.)

             Saygılarımla

           

         

             


           
Başlık: Ynt: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: Arais - Aralık 26, 2011, 12:49:29 ÖÖ

                 Saygıdeğer Adam


        Sebep olduğum ,karışıklıktan dolayı,sizden bir kez daha özür dilerim , vaktinize yazık oluyor,uğraşlarınıza yazık oluyor.

        Net anlamak istediğim bir şey var.Anti masonik söylemlere mi karşısınız yoksa;doğru olmayan bilgiye mi ?

       Bence Anti masonik söylemler,buraya renk katacaktır.ama siz bilgi kirliliğine neden oluyor.Yazmayın diyorsanız ben yazmam problem deil.

       İlintili bir yazı deil di evet çünkü henüz başlanğıç aşamasındaydı ara vermek zorunda kaldım.Sıra tapınakçılara da gelecek ti

         Saygılarımla

       


     
Başlık: Ynt: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: Alşah - Aralık 26, 2011, 01:03:32 ÖÖ
          Sayın agnusdei, Abraham (Hz.İbrahim)'ın Mason olduğuna dair kesin bir bilgim yok. Yanlız bazı kitaplarda Şit ve Kabil ailelerinin  ikisi de Şit'in dokuzuncu kuşağı olan  Hz.Nuh'un  bile gemiyi inşaası sırasında Geometriyi ve dolayısı ile Masonluğu kullandığından ve hatta Hz.Musa'nın da "çadır tapınağını" yaparken Geometriden yani Masonluktan faydalandığını, kırallığının yanında "BÜYÜK ÜSTAD-I MUHTEREM" olduğundan bahseder. Hatta bazı kitaplarda Abraham (Hz.İbrahim) diye bir kimliğin olmadığından, bu kimliğin Firavun Akheneton olduğundan bahsedilir. Ama ben şahsen bunların kesin bilgiler olduğuna inanmıyorum. Sizlerin de çok iyi bildiği üzere komplo teorileri ve bu tür söylentiler uzun yıllardır hep devam etmektedir.
          Ben Kabe'nin Masonlar tarafından yapıldığına dair bir bilgiye sahip değilim.
          Saygılar-sevgiler.
Başlık: Ynt: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: ADAM - Aralık 26, 2011, 09:10:57 ÖÖ



Önce Sayın Arais’in bana hitaben yazmış olduğu ama benim foruma hitaben olması gerektiğini kabul ettiğim yazısına bir yanıt… Sayın Alşah’ın aynı şekilde Sayın agnusdei’ye yazdığı yazının kapsamına sonra geleceğim.

Efendim, bu forumda antimasonik bir yazı yayınlanmaz diye bir şey yok. Bununla bağlantılı, antimasonik yazılara yer verilen bir bölüm bile var. Ayrıca burada antimasonik bir nitelik taşımasa bile Masonluğun eleştirilmesine karşıt hiçbir kural, hiçbir yaptırım yok.

Ben antimasonik söylemlere karşı değilim. Yeter ki bunların bir dayanağı, bir belgesi olsun. Bir dayanağı, belgesi yoksa, bir bilgiye, gözleme ya da akıl yürütmeye dayansın. Yeter ki kafadan uydurma şeyler olmasın.

Bunların bu forumda aktarılmasına da karşı değilim. Ancak aktarılırsa benim söyleyeceklerim de kimseyi incitmemeli.

Ayrıca bunları aktaran bir forum üyemiz şunu belirtse iyi olur: Sadece bir kaynaktan bir aktarımda mı bulunuyor yoksa kendisi de aynı görüşleri taşıyor mu? Bir diğer deyişle aktarımlarını sahipleniyor mu, yoksa sadece falancanın dediklerini, yazdıklarını aktarmakla mı yetiniyor?

Şunu göz önünde tutalım. Burada bu bölümdeki konu başlıkları altında dedikodu yapmıyoruz. nu yapmak istiyorsak, forumun buna olanak verdiği bir başka bölüm bile var. Burada ise bilgi alışverişi yapıyoruz.   Böylece hep birlikte gerçekleri araştırma çabası içindeyiz.

Bu başlık altındaki konumuz Masonlar ile Tapınakçılar arasındaki ilişkiler. Böyle ilişkiler var mı, yok mu? Varsa nasıl var? Bunlar öyle tahminle, yorumla falan olmaz. Bilgiyle, belgeyle olur. Falancanın yazmış olduğu bir kitap da yayınlanmış olduğu gerekçesiyle hemen doğru bilgileri içeren bir kaynak sayılmaz. Çünkü birçok kitapta bireysel eğilim, varsayım ve görüşlerin doğrular gibi anlatıldığını görüyoruz.

Konuyla bağlantısız anlatımlara girişildiğinde karşı çıkışta bulunmak zorunda kalıyorum. Tapınakçıların ortaya çıkış tarihi 1118 yılıdır. Bu örgütün daha önceki hiçbir tarihsel geçmişi yoktur. Örgütün ortaya çıkışı gerekçesinde bir tarihsel konu, bir miras sorunu ile bağlantı vardır. Fakat o bağlantı örgütün daha önceki oluşumlarla bağlantısı olduğunu göstermez.

Günümüzdeki anlamıyla Masonluğun ortayı çıkışı 1717’dir. Ancak bunu biraz daha geriş bir tarihsel hazırlık çerçevesi içine sokabilir, 17. yüzyılın ortaları kadar bir tarihe uzandırabiliriz. Fakat işte o kadar. Masonluğun tarihinde ise bu kurumun kökenine Orta Çağın inşaatçıları yerleştirilmiştir. Bu, gerçekten öyle olduğu için değil, o tarihlerde öyle gösterilmesi gerektiği için öyle yapılmış sonra da öyle kalakalmıştır.

Bu özetin özetinin pek kısaltılmış özeti göz ardı edilmeksizin bakalım Tapınakçılarla Masonluk arasında ne gibi bağlantı var?

Sayın Architect pek ilginç bir öneride bulundu. Kısacık bir öneri: Rosslyn Şapeli konusunun incelenmesini önerdi. Bakın, konuyu o bağlamda ele alırsak, başka bir şeylerden söz ediyoruz demektir. O noktada Masonluk ile Tapınakçılar arasında gerçekten de bir bağlantı kurma olanağı ortaya çıkar. Eğer bir katılımcımız bu konuya İskoçların tarihini anlatarak girişecek olursa, ben de o anlatımı büyük bir ilgiyle izlerim.

Tüm bunların dışında elbette herkes her istediğini yazar. Ben de yazıyorum. Her istediğini yazan kişi elbette eleştiriye, yazdıkları doğru değilse bunun ortaya serilmesine açık olmalıdır.

Sevgiler.

Başlık: Ynt: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: ADAM - Aralık 26, 2011, 10:04:18 ÖÖ



Sayın Alşah’ın Sayın agnusdei’ye hitaben yazdığı yazı özel bir iletiyse, benim hiçbir diyeceğim olamaz elbette.

Ancak burada, forumun tüm katılımcılara açık bölümünde yayınlandığına göre, ben de ilgileniyorum.

Bu konunun, Sayın Alşah’ın açmış olduğu şu başlığın konusuyla uzaktan yakından ilgisi yok bence ama başlık sahibi Sayın Alşah olunca, o da konunun üzerinde durunca ben de sanki bu konu bu başlık ile ilgiliymiş gibi birkaç tümce yazayım dedim.

Masonluğun eski yazılarında Nuh’tan hatta daha öncesinden söz edilir. Bunun nedeni Masonluğun sanki insanlığın başlangıcından beri varmış gibi gösterilmesi çabasıdır. Bu işin yapılmış olduğu 18. yüzyıl başlarında, henüz Aydınlanma Çağına girilmemiş olduğu, okur yazarlığın bile pek az olduğu o dönemde, böyle fanteziler, bırakın bir alegori olarak falan alınıp değerlendirilebileceğini, bir tarihsel gerçek olarak bile kabullenilebilirdi. İnançları gereği bunlara inanmak işlerine gelirdi insanların; mutlu olurlardı.

Öte yandan bir “Geometri” konusu var. Bu bilim dalı çok özenle değerlendirilirdi. Öyle ki günümüze kadar gelebilmiş Orta Çağ bina yapımcılığına ilişkin bazı belgelerde, Geometri’nin bu meslek ile özdeş tutulmuş olduğu bile görülür. Mimarlık ve Mühendislik ile yakından ilgisi olanlara bunu anlatmak biraz zor olabilir ama salt sosyal bilimlere yakınlık duymuş olanlar da Geometri’nin Masonlukta âdeta kutsallığa varır ölçüde bir simge olarak değerlendirilişini şaşkınlıkla karşılamayabilir. Zaten sosyal bilimciler simgeleri ve simgesel değerlendirmeleri, hele alegorileri pozitif bilimcilerden çok daha iyi kavrar. (Ben de o pozitif bilimcilerdenim.)

Bu arada bir merakım, dolayısıyla bir sorum var: Şu “Büyük Üstad-ı Muhterem” terimi nerede geçiyor? Kuşkusuz bu bir çeviri olmalı aslı İngilizce ise “Grand Worshipful Master”, Fransızca ise “Grand Vénérable Maître” biçimindedir. Hz. Musa’nın böyle bir unvan taşıdığı, hangi kitapta, nerede yazıyor? Sayın Alşah verilen bu bilgiye inanası olmadığını belirtiyor (ben de) ama kaynağı öğrenelim de üzerinde duralım.

Sayın Alşah’a sözlerinden ötürü hiçbir diyesim yoktur. Dediklerine görüş ve değerlendirme bakımından katılırım. Sadece aktarımın kaynağını belirtebilecek olursa, sevinirim. Ancak buna olanak bulunmayabilir. Sayın Alşah, bir zamanlar okumuş olduğu bir kitaptan aklında kalanları bize aktarmaktadır ve o kitabın hangisi olduğunu çoktan unutmuştur. Bu da bir olasılıktır. Nitekim bu forumdaki anlatımlarımda ben de böyle bir durumla sık sık karşılaşıyorum. Bizim için önemli olan bilimsel ve akla yatkın olandır.


Başlık: Ynt: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: NOSAM33 - Aralık 26, 2011, 12:45:49 ÖS
Sn. Arais ilginize tşk. Syg. :-X
Başlık: Ynt: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: karahan - Aralık 26, 2011, 06:44:29 ÖS
Sn.Adam ile sn alşah çok ilginç bilgiler veriyorlar ben şahsen masonluğun hz.nuha hatta ondanda önceki dönemlere kadar gittiğini  ve gidebileceğinin iddiasını dahi düşünmedim çok ilginç geldi bana.Böyle bir iddiaya dayanak nedir merak ettim hatta sanki size daha net cevap verebilirim ben bu yoruma karşı kendimi iddialı hissediyorumda işin şakası böyle bir iddia fanteziden öte gitmez kabul edenler için benimde bir fantezim var onuda paylaşayım o zaman allahta yani yüce yaratıcıda masondur kainatın uluy mimarı deyimi ile ilgisi varmı bilmiyorum ama çok uç oldu biraz fantezim.

Lakin şuna inanırım iyinin ve kötünün kaynağı ve yaratıcısı olan allah her tür sıfatı bilgi anlamında içinde barındırır iyi anlamda insanlar için erdem ve ahlak kuralları ile bezenen bu sisteme günümüzde ve ne kadar geri gidiyorsa o zamanlarda masonluk deniyorsa bunun başka perdeden anlatımına ben dindir dediğimde karşı çıkılmıştı bende orayaı tam anlayamadım.

neyse zaten kesin bilgi olmadığı için sadece fantezidir sanırım.
Başlık: Ynt: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.
Gönderen: Alşah - Aralık 26, 2011, 08:39:15 ÖS
       Sayın ADAM'ın yazısını okuyunca kendisine büyük ölçüde hak verdim. Evet, konu başlığı ile sayın agnusdei'nin şahsıma yönelttiği sorular arasında  doğrudan bir bağlantı yok . Yanlız sayın agnusdei sorularında  sonuç olarak her şeyin Masonluğa bağlandığı, hatta daha da ilerisi Kabe'nin bile Masonlar tarafından yapılmış olabileceği yolunda bir durumun ortaya çıktığı sonucuna gelindiğini belirtince , konu başlığı ile ilgili olmamakla bereber , katkıda bulunabilmek anmacı ile nacizane  bir kaç kelime sarfettim.
       Şimdi gelelim sayın ADAM'ın bana yönelttiği sorulara.
       Sayın ADAM anlaşılan  beni bir sınavdan geçiriyor. Ne yapalım sınav sınavdır (Napoleon bile sınavdan korkmuş ama ben korkmuyorum). Bildiğimiz kadarı ile yanıtlamaya çalışalım sorularını. Şukadarını söyleyeyim, ben sayın ADAM kadar uzun uza diye yazmıyorum, yazmayacağım. Her zaman olduğu gibi kısa ve öz olarak anlatmaya çalışacağım.
       -"JAKOBEN" Fransa'da Aziz Dominicus tarikatına  bağlı rahip ve rahibelere verilen addır."JAKOBENLER "ise, Fransız ihtilali sırasında  1789 yılında oldukça zengin kişiler ile parlementerlere verilen bir ad olup, bunların üye oldukları kulübe "JAKOBENLER" kulübü denilmektedir. "JAKOBENLERİN" Fransız ihtilali sırasında hayli etkili oldukları söylenmektedir.
        - Sayın ADAM her ne kadar Radclyffe ve Ramsay zamanında Fransız Masonluğu diye bir şey olmadığını , İskoç Masonluğu olduğunu belirtmişse de; Michel BAIGENT ve Rıchard LEIGH tarafından kaleme alınıp Hacer ÖZ tarafından çevirisi yapılan  "MABET ve LOCA " isimli kitapta Ramsay'ın 1736 yılında yaptığı konuşmanın Masonik tarihin mihenk taşlarından biri olduğundan söz edilir. Sayın ADAM belki beğenmeyebilir ama,  bu kitabın bende bulunanı 20. baskısıdır. Ve bu kitap bence son derece ciddi araştırmalar içeren bir kitaptır.
          -Diğer yandan  Peter BLACKSTOCK  tarafından kaleme alınıp Bahar ÇELİK tarafından çevirisi yapılan "GİZLİ SEMBOL" isimli kitapta ;
             a)- Musa'dan "BÜYÜK ÜSTAD-I MUHTEREM" olarak bahsedilmekte ;
             b)- York Riti dereceleri sayılırken, (RitNo. 1: Kapitüler Dereceler.  Rit No: 2 Gizemli Dereceler. Rit No: 3 Şövalyelik Tarikatı diye derecelendirilmiş ve bu son derecelendirmede  "Tapınak Şövalyeleri" son derece olarak gösterilmiştir.
          -Alman Hund ile ilgili detaya girmeyeceğim. Neticede sayın ADAM da "Katı İtaati" kabul ediyor. Bunun ayrıntıları bence teferruattan ibarettir.
         Söz verdiğim gibi çok kısa ve öz olarak yanıtlamaya çalıştım mübhem noktaları.
         Sayın ADAM belitrmişler. Bende aynı kanaatteyim. Bu konu ile ilgili en güzel , kısa ve öz olarak sayın Euraka açıklamış konuyu.
         Daha öncede, çeşitli vesilelerle bu konularla ilgili en doğru bilgilerin bizzat olayı yaşayanlar tarafından verilebileceğini açıklamıştım. Sayın  Euraka 'da bizzat yaşayanlardan olduğu için en doğru bilgilerin sahibidir.
         Neyse, konu başlığı açmaya meraklı idim. Açtım.İyi de oldu. Hem tam sitenin ruhuna uygun hem de epey faydalı olduğunu düşünüyorum.
         Saygılar-sevgiler.