Masonlar.org - Harici Forumu

Masonluk Bilgidir. Bilimdir. Ilimdir. => Milletler Tarihi => Tarih => Misir => Konuyu başlatan: Don Corleone - Mart 05, 2014, 05:07:28 ÖS

Başlık: MODERN MISIR'I KURAN DİKTATÖR: KAVALALI MEHMET ALİ PAŞA
Gönderen: Don Corleone - Mart 05, 2014, 05:07:28 ÖS
MODERN MISIR'I KURAN DİKTATÖR: KAVALALI MEHMET ALİ PAŞA

3 Temmuz 1805'de yani bundan tam 206 sene önce, Mehmet Ali Paşa Mısır valisi tayin edildi. 35 yaşındaydı, Kavala ’da doğmuştu. Arnavut olduğunu başta Yunan tarihçiler ve Mısırlılar hep tekrarlar. Son zamanlarda kendisinin Konyalı hatta Bayburtlu olduğunu ileri sürenler de vardır. Çocukları İbrahim Paşa, Tosun Paşa ve torunları, Mehmet Ali'nin hanedanı olarak Mısır'ı Cemal Abdülnasır'ın diktatörlüğüne kadar idare etti.

Hep Türkçe konuştular, bazıları Arapçayı çok iyi öğrendi. Ama Mısır'ı modernleştirdiler ve Türkçenin yanında Arapça kayda girdi. O kadar ki Türkçe matbaanın alası dahi o zaman Kahire yakınlarındaki, şimdi şehrin içinde kalan Bulak semtinde bulunurdu. Arap harfli Türkçe eserlerin en güzelleri burada basıldı.

Mısır'ı Fransızlar işgal etmişti, General Bonaparte bir ilim ve ressam birliği ile Mısır'ın eski eserlerini, bitkilerini gravürlere aktardı. Mehmet Ali'nin, Fransız işgal kuvvetlerine karşı Mehmet Hüsrev Paşa komutasında başarıyla çarpışan komutanlardan olduğu açık. Fransız işgalinden sonra hırslarına kapılan yerli Memluk beylerini, Mısır ayan eşraf ve ulemasını birbirine kırdırdı. Mısır'a hâkim oldu. Onun valiliğiyle de bu ülke merkezi idare ve çağdaş medeniyete adım attı.

*Osmanlıyı "Bitiren" Sefer*

Arazilerin idaresini tek elde toplattı ve sonra kendi komutanlarına ve akrabalarına dağıttı. Bereketli Mısır ülkesinde nadir ellerde toplanan geniş arazilerle gelir arttı. Altyapıya ve asıl önemlisi eğitime önem verdi... Kendi eğitimsizdi ama Mısır için eğitimli bir bürokrasi yarattı. Torunları zamanında Mısır; müzesi, operası ve üniversitesiyle modern dünyaya açıldı.

Birkaç yıl içinde Mısır'daki Çerkez ve Türk asıllı Memluk beylerini adamakıllı etkisizleştirdi. Mısır'ın Hicaz üzerindeki kontrolünü sağladı, yani isyan halindeki Vahhabileri bastırdı. Navarin Savaşı'nda, daha doğrusu baskınında, 1827'de uğradığı kayıpları bahane ederek Babıali'den Suriye ve Filistin'in vilayetini istemişti, verilmeyince oğlu İbrahim Paşayı Osmanlıya karşı sefere yolladı. Bu, Devlet-i Aliyye’nin Batılı büyük devletlerin kontrolüne girmesine neden olan olaydır. Sonunda 15 Temmuz 1840 Londra Antlaşması ile Mısır'ın idaresi irsi olarak bu hanedana verildi.

Bazı yanlışlar var; Mısır'ın böylece Osmanlıdan koptuğu tekrarlanır, özerkti ama koptuğu söylenemez. Hıdiv hanedanı üyelerinin yaşamları ve yaptırdıkları eserlerle Tanzimat medeniyetinin yayılmasındaki önemli rolleri inkâr edilemez. Nihayet I. Cihan Harbi başladığı zaman Türk taraftarı olduğu ve İstanbul’u kayıtsız şartsız desteklediği için İngilizler tarafından tahtından edilen Hıdiv Abbas Hilmi Paşayı unutmamak gerekir. Kendisinin hem İstanbul hem de Dalaman gibi zirai merkezlerde önemli yatırımları vardı…

*Servet Farkı Sorunu Çözülmedi*

I. Cihan Harbi başladığında İngilizler hanedanın öbür kolundan olan Fuat'ı iş başına getirdiler (Bu arada tahta geçirdikleri Sultan Hüseyin Kamil bu makamı ve tahtı reddetmiştir). Fuat'ın oğlu da malum Kral Faruk’tu. Ancak 1952'deki darbeden sonra General Necib, Abbas Hilmi'nin oğlu olan Prens Abdülmunib’i saltanat naibi olarak ilan ettirmiştir. Bu durumda naibe de onun eşi olan son padişah Vahdettin ve Halife Abdülmecid'in torunu Neslişah Sultandır. Fakat kendisi bir müddet sonra Cemal Abdülnasır ile çatışmaya düştü, hatta hapsedildi ve Mısır'ı terk etti.

Mehmet Ali Paşa Mısır'ı kalkındırdı, hanedanı kendini Mısırlı olarak gördü. Mısırlı Arap milliyetçileri bu konuda aşırı ve haksız değerlendirmelerde bulunmuş olabilirler ama Hıdiv hanedanının Mısır'ın çağdaşlaşmasında ve seçkin zümre yaratmakta önemli katkıları da olmuştur. Kuşkusuz Osmanlı hanedan üyeleri gibi mütevazı şartlarda yaşamadılar. Zaten Mısır büyük servet farklarının olduğu bir ülkeydi. Bu yapının köklü değişikliğe uğradığı söylenemez.

Fotoğraf: Kavalalı Mehmet Ali Paşa

İlber Ortaylı, Defterimden Portreler, Timaş Yayınları, 4. Baskı, Temmuz 2011 İstanbul, s. 72-74