Masonlar.org - Harici Forumu

Masonluk Bilgidir. Bilimdir. Ilimdir. => Milletler Tarihi => Tarih => Yahudiler => Konuyu başlatan: camilleri - Eylül 10, 2014, 08:45:28 ÖS

Başlık: Siyonist Protokoller.
Gönderen: camilleri - Eylül 10, 2014, 08:45:28 ÖS
Yalan oldukları söylendiği halde, yazıldığı tarih itibarı ile günümüze ve yakın geçmişe getirdiği yorumları, bu protokolleri okumuş olanlarla tartışmayı istemek çok mu sakıncalı?
Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: Alşah - Eylül 11, 2014, 01:16:36 ÖÖ
         Sayın camilleri güzel bir kmonuya değinmiş. Ben de bu konu ile ilgili bir zamanlar  epey araştırma yapmıştım.  Konuya ilgi duyan pek çok kimse tarafından Siyon Protokollerinin gerçek olduğu belirtilmektedir (ki bunlar arasında Henry Ford'da vardır). Tabiiki bu protokollerin uydurma olduğunu söyleyenler de az değildir.
         Biz burada her iki tezi de inceleyip vardığımız sonucu anlatmaya çalışalım.
         Bilindiği üzere; bu protokoller ilk defa 1903 yılında yayınlanmıştır. Yahudiler bu protokollerin uydurma olduğunu ileri sürmüş ve hatta mahkemeye müracaat etmişlerdir.
         1935 yılında İsviçredeki Mahkeme Siyon Protokollerinin sahte olduğuna dair bir karar vermişsede, 1937 yılında İsviçre Federal Mahkemesi bu kararı bozmuştur. Yani, bu protokollerin doğruluğu bir bakıma tescil edilmiş bulunmaktadır.
          Bence, bu konunun burada açılıp tartışılmasında bir sakınca yoktur. Belirttiğim gibi doğrulukları tescil edilmiş ve bu konuda İsviçre' de  her türlü yayın serbestçe yapılmaktadır.
           Konuya ilgi duyanların katılımıyla sanırım güzel bir tartışma ortamı yaratılabilir.
           Mesela; ben şimdi bu protokollerin 1. maddesinin kısa bir özetini sizlerle paylaşmak istiyorum.
           1 nci madde özet olarak; "Yahudi olanlar ile olmayanların ayrımını yapar, kendisini gizleyerek büyük bir güç oluşturup Yahudi olmayanları tahakküm altına almayı, hakkın kuvvette yattığını, hürriyet ifadesinin sadece bir fikir olup gerçek olmadığını, çeşitli akımlarla devletler içinde kargaşalar yaratarak onları zayıflatmayı ve büyük kapitalleri ile bu devletleri kendilerine mahkum etmeyi, siyasetin ahlak ile hiç bir ilgisinin olmadığını, siyaset kanalı ile Yahudi olmayan toplumları yozlaştırarak onları kolayca yönetmeyi hedefler.
           Ben burada çok kısa olarak özetlemeye özen gösterdim. Bu konu ile ilgili bir çok kitapta bu maddeler  çok daha detaylı olarak anlatılmaktadır.
          Bakalım katılımcı olanlar olacak mı ? katılanlar diğer maddeler hakkında acaba neler yazacaklar? ben şimdilik beklemeye çekileceğim.
          Saygılar-sevgiler.
Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: ADAM - Eylül 11, 2014, 07:52:36 ÖÖ

Bu konunun Forumun "Üyelere Özel Bölüm"ünde görüşülmesinin gereği yok. Forumu dışarıdan izleyenlerden saklanacak br yanı yok.

Ayrıca bu konu Forum'da hayli işlendi; hem Dünya Masonluk Tarihi bölümünde hem diğer bazı bölümlerde. Çünkü bu konunun Yahudilerle ya da 1897 yılında Basel kurulmuş olan Dünya Siyonist Organizasyonu adlı örgütlenmeyle bir bağlantısı yok. Başka konularla bağlantısı var; Prieuré de Sion adlı organizasyon ve Masonluktaki Eski ve Kabul Edilmiş İskç Riti'nin Fransa Yüksek Konseyi'nin 19. yüzyılın üçüncü çeyreğindeki durumu gibi...

Bir zahmet Forumun arama bölümünüde "Siyon Protokolleri" yazacak olursanız, bu konu ile bağlantılı birçok yazı bulursunuz.

İsterseniz ondan sonra bu konu üzerinde görüşelim ve ne yönlerinin doğru ne yönlerinin uydurma olduğunu irdeleyelim.

Not: Protokollerin birinci maddesinde öyle Yahudi olanlarla olmayanlar arasında bir ayırım yapılması diye bir konu yoktur. Protokollerin hiçbir yerinde Yahudilerden söz edilmez. İşte uydurmacalardan biri de belki bu...

     
Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: Alşah - Eylül 12, 2014, 04:18:53 ÖS
       Sayın ADAM'ın konuyu geçmişte arama düşüncesine bir diyeceğim yok, lakin not bölümünde belirttiği  "bu prutokollerin hiç bir yerinde Yahudi sözünün geçmediği " şeklindeki beyanı bence tam bir saçmalık.
       Sayın ADAM'ın hangi protokollerden bahsettiğini bilmiyorum. Ama, söz konusu "Siyon Protokolleri" ise bu protokollerin tamamında "Yahudi" sözü geçer. Esasen, "Yahudi" ifadesi geçmemiş olsa idi, Yahudiler neden bu protokollerin üzerinde bu kadar duracaklardı ? Neden Yahudilerden başka bu protokollerden etkilenen millet olmuyor, neden İngiliz, Fransız, veya başka bir millet bu protokolleri mesele yapmıyor da sadece Yahudiler mesele yapıp mahkemelerden kararlar çıkartıyor.
        Sayın ADAM'ın bu konudaki ifadesine asla katılmıyorum.  Bu konu ile ilgili  muhtelif kitaplar okudum, ufak tefek farklılıklar olmakla beraber hemen hemen hepsinin ortak içeriği, "Yahudilerle Yahudi olmayanların kıyaslamaları ve Yahudilerin hakimiyetlerinin tesisini içerdikleridir.
        Şimdi kalkıp ta "Siyon Protokollerinin hiç bir yerinde Yahudi sözü geçmez, bu da uydurmadır " demeyi doğrusu anlamış değilim.
        Saygılar-sevgiler.
Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: ADAM - Eylül 12, 2014, 05:24:29 ÖS

Sayın Alşah'ın dediğine göre ben saçmalıyorum.

Peki... Alınganlık gösterip bu sözden ötürü sorun çıkaracak değilim.

Ancak benim bu konuda şu ya da bu kitaptan bir aktarmada bulunmadığımın da bilinmesini dilerim.

Eğer Türkçe kaynak üzerinde gidilecekse, Murat Özgen Ayfer'in "Tapınakçılar, Siyonistler ve Masonlar" adlı kitabının okunmasını öneririm.  O kitapta bu konu üzerine başlı başına bir bölüm var şöyle bir 30 sayfa kadar.

Protokollerin hangi versiyonundan söz ediyoruz? 1864 tarihli Maurice Joly hicivlerinden mi; bunların 1860'lı yılların sonlarında (kesin tarih verilemiyor) düzenlenmiş “Protocoles des Sages de Sion” başlıklı özgün olanından mı, Fransızcanın değişim göstermiş oluşundan ötürü 1884 yılında yeniden düzenlenmiş ve Memphis-Misraim Riti'nde çalışan locada gündeme getirilmiş versiyonundan mı, yoksa 1903 yılında Pavel Aleksandrovich Krushevan tarafından Rusya'da yayınlanmış olandan mı?... Hangi dilde olanından söz ediyoruz, orijinal Fransızca olanından mı, yoksa sonradan yazılmış Rusça olanından mı? Ünlü antimasonik yazar Schwarz Bostunitsch düzenlemesini de unutmamalı. (Kimileri bir de aslının İbranice olduğunu falan söyler. Almanca deseler neyse; Basel'de Der Weltzionizt Organisation'u düzenleyen Theodor Herzl ve soydaşları İbranice bilmezdi ki. Günümüzde dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan Yahudilerin bilmediği gibi...)   

Sayın Alşah'ın okumuş olduğu yazılarda acaba Adolphe Crémieux adılı bir adamın adı hiç geçiyor mu? Kim olduğunu ve bu konuyla bağlantılı nasıl bir patırtıya yol açtığını biliyor musunuz? Victor Hugo'nun sadece Türkçesi "Sefiller" olan ünlü romanın yazarı olduğıunu mu sanıyorsunuz? "Prieuré de Sion" diye bir terimi hiç duydunuz mu? (Belki Dan Brown'un romanlarını okumuşsunuzdur. O da bundan söz eder biraz. Fakat o roman... Daha iyisi Türkçeye de çevrilmiş olan "The Holy Blood and the Holy Grail" (Kutsal Kâse ve Kutsal Kan) adlı araştırma yapıtını okumaktır.)     

Bunları bilmeden burada yapılan ileri sürüşler, bir zamanlar Masonluğu yıpratabilmek amacıyla çevrilmiş bir entrikanın izini sürerek, onlara güvenerek, işin aslını astarını bilmeden edilen boş lâflar.

Fakat bakınız işte, madem ben de Sayın Alşah'ı boş lâf etmekle suçluyorum, bunun üzerine diyorum ki, isterseniz bu protokolleri inceleyelim. Hangi dili tercih edersiniz? Fransızca mı, İngilizce mi? (Bende sadece bu dillerde olanları var. Fakat Almanca derseniz, onu da buluruz.) İlle de Türkçe olsun diyorsanız,  özgün metnin tam bir çevirisi olduğunu sanmıyorum. Diğer metinler ise yorumlarla ve terimler değiştirili kapsamını Yahiudilik sözlerinin de eklenmiş olduğu 1903 versiyonundan alınmadır ve hem art niyetli hem orijinali bozmuş olduğu için güvenilemez.

Sayın Alşah, bu konu üzerine muhtelif kitaplar okuduğunu belirtiyor.  O zaman hâlâ o dediklerinde ısrarlıysa, ne yazık ki yanlış kitaplar okumuş olduğu anlaşılıyor bence... Her kitap ille de güvenilir bir kaynak olmayabiliyor. Şu kitapların bir listesini verirse, onların nitelikleri üzerinde de görüşelim.

Benim kaynaklarımın listesini isteyecek olursa memnuniyetle ama bunların hemen hepsi ya Fransızca ya İngilizce. Bazılarının Türkçeye çevirisi var, bazılarının var mı yok mu bilmiyorum. 
 


 
Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: Spock - Eylül 12, 2014, 05:32:51 ÖS
Öncelikle bu protokoller şu linkteki protokoller mi yoksa bundan ayrı bir doküman mı, Sn. ADAM ve Sn. Alşah bu konuda bilgilendirme yapabilirler mi acaba?

---------------------- http://xroads.virginia.edu/~ma01/Kidd/thesis/pdf/protocols.pdf (http://xroads.virginia.edu/~ma01/Kidd/thesis/pdf/protocols.pdf) ----------------------

Eğer bu doğru doküman ise, Protokol No.1, madde 2 şöyle diyor:

"2. What I am about to set forth, then, is our system from the two points of view, that of ourselves and that of the GOYIM [i.e., non- Jews]."

Türkçesi: "O halde burada ortaya koyacağım hususlar, iki ayrı perspektiften sistemimizi tanımlamaktadır; bizim (Yahudilerin) ve GOYIM'in (Yahudi olmayanların)"

Bunu dedikten sonra sistemi GOYIM'in gözünden ele almış ve her bir GOYIM yöntem ve tarzını çürütüp, kötülemiş. Sonra da kendi sistemlerini övmüş. Okudukça nutkum tutuldu...
Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: ADAM - Eylül 12, 2014, 06:02:15 ÖS

Sayın Spock'un bu sorusuna asıl Sayın Alşah'ın yanıt vermesi gerek.

Bu aşamada ben sadece şöyle bir açıklama yapayım: İbranice bir sözcük olarak "goyim", sözlük anlamı bakımından "milletler" demektir ve bir Tevrat terimidir. Tevrat'ta kimi yerde Sayın Spock'un dediği gibi Yahudi kavimlerinin dışındakileri nitelemek amaçlı olarak geçtiği gibi, birçok yerde genel olarak ulusları ya da çeşitli toplumları nitelemek amaçlı da geçer. Bu bağlamda örnekler vermek olanaklı. (Gerekliyse)

Bundan sonra iki paragraf daha yazmıştım. Onları şimdilik sildim. Sonra yazarım. Önce Sayın Alşah'ın diyeceklerini bekleyelim.

Soru şöyle: Bu metinden mi söz ediyoruz? 

Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: Alşah - Eylül 12, 2014, 06:34:42 ÖS
        Şimdi sayın ADAM, benden kaynak göstermemi istiyor. Hay hay! kaynak gösterebilirim, hemde epey fazla. Ne var ki şu anda esas ikametgahımın yaklaşık 400 km. uzağındayım. Muhtemelen 1-2 ay daha kalacağım burada (işin doğrusu, ben şu anda Altınoluk'ta yazlıktayım). Buradaki kitaplarımı karıştırdım, daha önceleri 1974 yılı basımını okuduğum fakat burada 2013 yılı baskısı bulunan Henry Ford'un " Beynelmilel YAHUDİ" adlı kitabını gösterebilirim.
         Tabii ki, bir konuda sağlıklı bilgi sahibi olabilmek için sadece bir yere bağlı kalmak doğru değildir. Yanlız bir konuda kanaat sahibi olabilmek için yargılamanın doğru yapılması gerekmektedir.
         Sayın ADAM, protokollerin Fransızca olanından mı?, Rusça tercümesinden mi? , yoksa İbranicesinden mi? bahsedelim diyor. Farketmez. Hangisinden bahsedersek bahsedelim. Burada varacağımız yargı, neden ? niçin sorularının sorulmasından sonra ortaya çıkar.
         Evet; madem bu "Siyon Protokolleri" denen protokollerin hiç bir yerinde "Yahudi" sözcüğü geçmediği iddia ediliyor, o halde neden Yahudi Cemiyetleri mahkemelere müracaat ederek bu protokollerin sahte olduğu yolunda karar çıkartılması için uğraştılar ( İsviçre Mahkemesi sahte olduğuna dair karar vermesine rağmen, İsviçre Federal Mahkemesi -İsviçre Yargıtay'ı- neden bu kararın tümünü bozmuştur).
         Sayın ADAM, bir kaynak gösteriyor. Tamam. Muhakkak ciddiye alınacak bilgiler içermektedir gösterdiği kaynağın. Ama bu diğer kaynakların ciddiye alınmayacağı manasına gelmez.
         Burada esasında sağlıklı bir sonuca varmak istiyorsak, söz konusu protokollerde yer alan bilgiler ile günümüzde yaşananları da karşılaştırmamız gerekir. Yani ; bir iddia varsa bunun yansıyan sonuçlarının da iddiayı destekleyip desteklemediğine bakmak gerekir.
         Ben böyle düşünüyorum.
         Saygılar-sevgiler.
Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: Alşah - Eylül 12, 2014, 06:49:00 ÖS
       Ben yazımı yazarken sayın ADAM, sayın Spock'un sorusunu esas benim cevaplamamı istemiş.  Ben de  sayın Spock'un belirttiği linke baktım. Tamamı İngilizce. Türkçeye çevirmeye gayret ettim ama olmadı. Benim İngilizce bilgim de maalesef  yetersiz ve hatta zayıf. Şimdi ben sayın Spock'un sorusunu nasıl yanıtlarım?.
       Saygılar-sevgiler.
Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: ADAM - Eylül 12, 2014, 09:07:18 ÖS
Demek Henry Ford.... Neredeyse yüz yıl önce bir dergiye yazdığı yazılarının (The International Jew) sonradan kitap haline getirilmişi. Bir antisemitist olarak Henry Ford'un Siyon Protokolleri'nin Yahudilere mal edilmesinden etkilenmiş olması pak doğal bir olgu.

Fakat bu durum bu protokollerin Yahudilere özgü bir belge olduğunu göstermez.

Protokollerin sonrası okunduğunda, açıkça masonik deyişler görülür.

Bir de antisemitist ve bir tür greko-hıristeyani megalo egemenlik ideaları var.  Gerçek Papalık falan...

Kritik soru şu: Bunlara niçin "protokol" denmiş?
Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: Spock - Eylül 12, 2014, 09:19:59 ÖS
Bu linkini verdiğim dokümanın 2. sayfasında şöyle bir paragraf var:

Mr. Henry Ford, in an interview published in the New York WORLD, February 17th, 1921, put the case for Nilus tersely and convincingly thus: "The only statement I care to make about the PROTOCOLS is that they fit in with what is going on. They are sixteen years old, and they have fitted the world situation up to this time. THEY FIT IT NOW." Indeed they do!

Henry Ford 1921'de verdiği bir röportajda şöyle demiş: "Protokoller hakkında yapmaya değer gördüğüm tek beyanat, şu anda olup bitenle örtüştükleridir. Bu protokoller 16 yıldır vardır ve bugüne kadar dünyada olup bitenlere uyuşmuşlardır. ŞİMDİ DE UYMAKTADIRLAR".

Bu durumda bu dokümanın Sn. Alşah'ın bahsettiği doküman olduğundan, ancak Sn. ADAM'ın bahsettiği dokümanın daha farklı bir doküman olduğundan, dolayısıyla bu iki değerli üyemizin farklı dokümanlardan bahsettiklerinden şüphelenmekteyim.

EDIT: Linkini verdiğim dosyanın Sn. ADAM'ın bahsettikleri arasından 1903 yılında Rusya'da yayınlanan olduğu kanaatindeyim. Gerçi, Pavel Aleksandrovich Krushevan adlı kişiye atıf yok, onun yerine Victor Marsden tarafından Rusça'ya tercüme edildiği yazıyor.

EDIT 2: Dokümanın önsözünde Jön Türk hareketinden Türkiye'deki Yahudi Devrimi olarak bahsedilmiş!
Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: Alşah - Eylül 12, 2014, 11:48:40 ÖS
           Sayın Spock bir yerde haklı, belirttiğim gibi yanımda şimdilik bu kitap var. Ama asıl kitaplarımın arasında bu tezi teyit eden başka kitaplar da var. Bir müddet sonra onlardan da bahsedebilirim tabii ki.
           Dedim ya, olaya sadece tek perfektiften bakmak sağlıklı bir sonuca götürmez insanı. Henry Ford'un antisemitist olduğundan bahsetmiş sayın ADAM. Henry Fort acaba neden antisemitist olarak nitelendiriliyor? sayın ADAM muhtemelen bu konuyu da araştırıp incelemiştir.
           Sayın  ADAM'ın sorusu çok doğru. Neden bunlara protokol denmiş te siyon idealleri veya siyon hedefleri denmemiş? İşte bunları arayacağız. Edindiğimiz bilgilerden vardığımız sonuçları mantık çerçevesinde tartışıp bol bol neden?, niçin ? sorularını sorarak en azından fikir sahibi olmaya çalışacağız. Ben bunu istiyorum. Yoksa senin kaynakların geçersiz, benim kaynaklarım geçerli, o uydurma, bu kaydırma demeden  ileri sürülen fikirlere saygı göstereceğiz.
         Bu arada, sayın Spock'un EDİT 2'de belirttiği "Jön Türk hareketin den " tam  bir Yahudi devrimi diye bahsedebilir miyiz? bilemiyorum. Zira bu hareketin başka argümanları da var. Ama konu içinde incelenmesinde de yarar gördüğümü söyleyebilirim.
         Saygılar-sevgiler.   
Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: ozkann - Eylül 13, 2014, 11:06:09 ÖÖ
http://masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=7857.0 (http://masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=7857.0)
Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: ADAM - Eylül 13, 2014, 01:44:29 ÖS


Sayın ozkann ne iyi etti de bir zamanlar Sayın karahan'ın açmış olduğu bu linki verdi. Orada Siyon Protokolleri'nin ne olduğu da ne olmadığı da gayet iyi anlatılıyor.

Tek başlık o değil... Şu benim daha önce yazdıklarımı da ekleyelim mi:

http://masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=8759.msg61369#msg61369 (http://masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=8759.msg61369#msg61369)
http://masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=8766.msg61432#msg61432 (http://masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=8766.msg61432#msg61432)
http://masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=8770.msg61470#msg61470 (http://masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=8770.msg61470#msg61470)

Bu kadarla da kalmıyor. Bizim Forum, maşallah, Siyon Protokolleri konusunda pek zengin.

Sayın Alşah bunlara hiç bakmadı mı acaba?

Ancak bir sorusu var acaba Henry Ford niçin antisemitist olarak nitelendiriliyor diye...

Öyle nitelendirilmiyor. Öyle zaten. Zamanında yapıp etmeleriyle, yazılarıyla bunu açıkça ortaya koymuş. Başta Adolf Hitler olmak üzere, 1930'lu yıllarda Almanya'daki Naziler ile de yakın ilişkileri olduğu biliniyor. Üstelik bunlar komplo teornisi falan da değil. Kimseye yöneltilmiş bir suçlama da değil.

Sayın Alşah'ın bir diğer sorusu, madem bu belgelerin Yahudilerle bir ilgisi yok, Yahudiler niçin ayağa kalkıp da bunların kendilerine ilişkin belgeler olmadığını kanıtlamak için mahkemeye başvurmuş?

Bu konuyu başka oluşumlar ile birleştirip ilişkileri kurmazsanız, nedenleri anlayamazsınız. Avrupa'daki Yahudiler bu işi ne zaman yapmış? Bu protokollerin sanki ilk kez açığa çıkıyormuşçasına Rusya'da bir kitap halinde yayınlandığı 1903 yılı sonrasında mı? Hayır o tarihlerde değil, ondan otuz küsur yıl daha sonra. Peki niçin o tarihte? O tarihe hiç baktınız mı, o sıralarda Almanya'da neler oluyor, nasıl bir rejim nasıl bir rejime dönüştürülüyor? Bu çerçevede Yahudilerin durumu nedir?

Beri yanda bir de bu protokollerin yayınlanışı sırasında özgün metinden sapmalar, açıklama gibi sözcükler ve terimler eklenerek, asıl konuyu bambaşka yöne çevirmeler var. Bu bağlamda kusura bakmasın ama Sayın Spock'un aktarmış olduğu İngilizce metin de bana pek doğru gibi gelmiyor. Sayın Spock, Toplamı 27 adet olan bu protokollerden birincisinin 2. maddesini şöyle vermişti:

2. What I am about to set forth, then, is our system from the two points of view, that of ourselves and that of the GOYIM [i.e., non- Jews].

Bakın, burada metin orijinal değil çünkü o GOYIM sözcüğünün açıklaması da sanki metnin bir parçasıymış gibi verilmiş.

Aslında buradaki bir diğer yanlışlık, Sayın Spock’un verdiği bu bölümün birinci protokolün ikinci maddesi değil, birinci maddenin ikinci tümcesi olduğunda. Nitekim bu maddenin özgün (orijinal) Fransızcasının sonradan çağcıl (1884 yılı sonrası) Fransızcaya dönüştürülmüş olan metni şöyle:

Laissons de côté toute phraséologie, nous discuterons uniquement le sens de chaque idée et nous éclairerons la situation par des comparaisons et des déductions. C'est ainsi que nous allons formuler notre système, en examinant les faits de notre point de vue et de celui des goyim.

Bunu ben size becerebildiğimce Türkçeye çevirmeye çalışayım: 


Deyiş biçimini bir yana bırakırsak, sadece her bir düşüncenin ne anlama geldiğini görüşecek, durumu karşılaştırma ve tümdengelim ile aydınlığa çıkaracağız. İşte bu gerek bizim gerekse milletlerin görüş açısından gerçeklerin incelenmesindeki sistemimizi oluşturuşumuzdur.

Benim çevirim biraz karmaşık oldu, farkındayım. Bu metinlerin tümü böyle, karmaşık. Anlaşılması zor. Nitekim sanırım Sayın Spock’un aktarımındaki İngilizce metin, denileni özetleyerek, kısaltarak basitleştirmiş ki, anlaşılması kolay olsun. (Orada o Goyim terimi olduğu gibi bırakılmış. Ben onun yerine “milletler” dedim. Çünkü bu konu Pieuré de Sion ile bağlantılandığında, orada çok önemli olan bir “milletler” sorunu var.)

Siestemimiz... Hani sistem? Bunu anlayabilmek için hepsini okumak gerek. Ancak sonra kapsamda "Liberté, Egalité, Franternité" deyişi de geçecek; o zaman hangi sistem olduğu ortayla çıkar. Hele bir de 33. dereceden söz edilecek ki, o zaman her şey ortaya dökülür.

Buradaki milletler Merovenjler’den olmayanlardır yani kökeni Benjaminler’e dayanmayanlardır. Tevrat’ta milletler denilince, bunun bir anlamı Yahudi olmayanlar olabiliyordu ve bunun arasında Benjaminler de vardı. Benjaminler elbette 12 İsrail kavminden biridir ve semitiktir ama dertleri davaları başka olduğu için antisemit  olarak da nitelenebilirler.

Pieuré de Sion antisemitiktir. Dolayısıyla bu protokoller de antisemitiktir. Protokollerin bir imzası Yahudidir ama onun da kimliği sorgulanabilir. Bir zamanlar Allliance İsraélite Universelle’in başındayken, sonra niçin bazı Yahudilere (özellikle önderlik taslayanlara) karşı çıkmıştır? Politik tutumu, dünya görüşü nedir?

Bütün bu anlatımlarıma bakacak olursanız, şöyle bir objektif sonuca varabilirsiniz sanırım:

Bu Siyon Protokolleri denilen konu hiç de öyle basit değil. Çok karmaşık olayları ve olguları içeriyor. bunları anlayabilmek ve değerlendirebilmek için hayli geniş çaplı bilgi sahibi olmak, özellikle Masonluğun Tarihi’nde 19. yüzyılın ikinci yarısındaki bir kesiti de iyi bilmek gerekiyor. Yoksa, bilmecenin parçaları yerli yerine oturtulamaz ve bilgi noksan kalacağı için yanlış kanı ya da görüşlere varılabilir.

Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: karahan - Eylül 14, 2014, 05:11:06 ÖS
Sn.Adam bu konuda oldukça geniş bilgiler verdi,bende bu konuya oldukça duyarlı ve meraklıyım.Sıon bilgelerinin protokollerini 3 defa okudum henry fordun beynelmilel yahudisi ile birlikte.Protokollerde benim ilgimi çeken anlatılanlar ile günümüz dünyasındaki net uyuşmalar.Benimde ilgilendiğim nokta bu.Yahudiler bunları kendilerinin yazmadığını yahudileri karalamak için yazıldığını söyleyip duruyorlar haklı olabilirler lakin ne tip bir sosyopat bu işi yapar ve bulaşır,toplam nüfusu birkaç milyon olan bir zümreyi hedef almak ister,neyinden ve hangi gücünden korkarlar bilemedim.Protokollerde tartışılan çok nokta vardır ama zaman uzadıkça nafile tartışma oluyopr gibi.Henry fordun antisemitik olmasının nedeni nedir acaba?hitlerde antisemitikmi idi?Hitler gerçekten öyle ise  öyle olduğunu kabul edelim ona silah satıp kendi ırkına ihanet ve hala o ırkın içinde ve en zenginleri arasında olmasını yahudiler kolayca kabul edebiliyorlar her nedense.Mesela bugün yaşandığı kabul edilen ve dünyaya kabul ettirilmiş olan holokostun serbestçe araştırılması yasakmıdır?değilmidir? herhangi bir araştırmacı yahudi, olmayan holokostu araştırabilir istediği belgelere ulaşabilirmi?Tüm yaşadıklarımız koskoca bir aldatmacanın birer parçası olma ihtimali hiçmi yoktur?

Bakıldığında herşeye komplo teorisi denebilir lakin bu komployu küçücük bir yahudi nüfusa yapmakta ne oluyor?nasıl bir güçki komplo yapılsın.Bugün her ülkede yahudi zenginlerin etkinlikleri biliniyor tüm dünya ülkelerini iktisadi baskı altına alıp politika üretebilirler lakin bu sav doğru ise devletler buna nasıl izin veriyor? tarihte tapınak şövalyelerinin avrupada başına gelenlere bakın bir anda vatikanın etkisi ile avrupanın heryerinde tarumar edilip gücü elinden alındı.Bağdaştıramadığım birçok nokta var öyleki son gazze saldırılarında bile başta amerika,ingiltere,almanya,fransa  gibi ülkelerin ses çıkaramamalarının bendeki tek izahı var oda iktisadi pozisyonlarıdır.Bu anlatımlarda protokollerde net olarak ifade edilmiş.Dileyen dilediğine inanabilir lakin protokolleri günümüze göre bakmaktada fayda var,reddetmek ve kabul etmek o kadar kolayki zor olanı kafa patlatmak.

Karahan
Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: ADAM - Eylül 14, 2014, 06:33:32 ÖS

Ne yazık ki Sayın Karahan'ın da aynı herzelere kendini kaptırmış ve yanlış bilgilerin peşinde koşmakta olduğunu görüyorum.

Oysa Sayın karahan araştırıcıdır, didikleyicidir, kolay inanmayıcıdır.

Bu konu başlığının kapsamına Henry Ford'un girişi sadece Sayın Alşah'ın bir kitap referansı verişinden ötürüdür.

Hitler konusunu ise gündeme ben getirdim; bunun nedeni de Yahudilerin İsviçre'de açmış oldukları davanın tarihinin, niçin öyle olduğunun anlaşılması idi.

Fakat kimileri Almanya'daki Yahudi soykırımı anlamında kollanılan Holokost olayının uydurmaca olduğunu mu ileri sürüyor, en az 4,5 Milyon insanın öldürülmüş ve hapiste ölüme  terk edilmiş olduğunun belgeleriyle, fotoğraflarıyla kanıtlanmış, sorumlularının hiçbir baskı altında olmaksızın başlarını utançtan yere eğerek doğruluğunu kabul ettikleri olayı?

Fakat onların bu başlık ile, Siyon Protokolleriyle ilgisi yok.

Pardon, var şöyle: Almanya'daki tüm Yahudilerin tutuklanıp toplama kamplara götürülmelerini o tarihte ve uygulama sırasında haklı çıkaracak bir gerekçeye ihtiyaç vardı.  İşte o gerekçelerden biri de Siyon Protokolleri olarak gösterilmişti; bunların Yahudi belgeleri olduğu ileri sürülerek.

Şimdi ben bu işleri bilen, bildiğini söyleyen kişilere şunu sormak isterim:

Bu Siyon Protokolleri denilen belgeler ne zaman kamuoyuna mal edilerek ortaya çıkarılmış?

Burada şu “kamuoyuna mal edilerek” sözü önemli çünkü bunların ortaya çıkmış olduğu fakat kamuoyuna mal edilmesinden özenle kaçınıldığı “Kol kırılır yen içinde kalır” deyiminin yerine getirildiği bir tarih de var.

Kamuoyuna mal edilerek ortaya çıkarılış tarihi 1903, şu Rus gazetecinin yayınladığı kitap… Tamam. (Bunun kapak fotoğrafını Wikipedia'da bile görebilirsiniz.)

Şimdi asıl can alıcı soru:

Bu belgeler ne zaman yani hangi tarihte, nerede yani hangi coğrafyada ve hangi dilde düzenlenmiş?

Bu konuyu iyi incelemiş olduklarını, dolayısıyla hayli bildiklerini söyleyenler, ister Henry Ford’un kitabından, ister başka kaynaklardan, her nereden olursa olsun, bu belgelerin ne zaman ve nerede, hangi dilde kaleme alınmış olduğunu söylesin.

Söylesinler ki bu tartışmaya devam edelim. Niçin düzenlendiklerine bakalım. Kapsamlarını baştan sona okuyarak inceleyelim.

Söyleyemiyorlarsa,

bu konuda bir bilgileri yoksa,

araştırıp bulamıyorlarsa,

kusura bakmasınlar,

sadece boş lâflar ediyor ve ortalığı bulandırmaya çalışıyorlar demektir.








 
Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: Dor - Eylül 14, 2014, 09:46:24 ÖS
Acaba protokollerde çıkarılmak istenen anarşinin Fransız ihtilali ile ilişkilendirilmesi doğru olur mu  ?

1789 , Özgürlükler Dünyasının temeli sayılabilecek bir harekettır . Yeni Dünya Düzeni için atılmış ilk adımlardan biridir diye düşünüyorum .

Yanlışım varsa düzeltmeniz dileğiyle

Saygılarımla
Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: ADAM - Eylül 15, 2014, 07:18:47 ÖÖ

Forumda ara sıra karşılaştığımız durumlardan biri de, üyelerimizden kimilerinin, konuyla bağlantılı hemen hiç bilgisi olmamasına karşın, bir araştırma yapıp önce bir şeyler öğrenme zahmetine de katlanmadan, hatta başlık altında verilmiş bilgileri bile doğru dürüst okumadan, sırf bir şey yazmış olmak için olmayacak bir söz edişi...   
Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: Dor - Eylül 15, 2014, 09:36:39 ÖÖ
Neye göre buna karar veriyorsunuz sayın ADAM ?

Burada ki insanların göbek bağını siz kesmediniz . Dolayısıyla kimin neye sahip ve hangi konu hakkında uzmanlıgı oldugunu birkaç posttan anlayamazsınız .

Unutmayın ! İster kütüphane olun ister bir derya , insanlara bu tavandan bakıp küçük görme edasından vazgeçmediğiniz sürece size karşı gelişecek üslubun saygı içeriği sıfırlanacaktır .   

Şimdi lütfen sorumu cevaplayın .
Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: ADAM - Eylül 15, 2014, 10:25:44 ÖÖ

Burası oyun alanı değil.

Biz burada bilgisel konular üzerinde ciddi tartışmalar yapıyoruz. Çoluk çocuğu okşayarak onlarla oyalanacak zamanımız yok.

Soruymuş gibi ortaya konulan bilgisizce, saçma sapan lâflarla da uğraşamayız.

Tutumumuz beğenmeyen, hoşlanmayan, eğlenmek isteyen, gidip şansını başka alanlarda deneyebilir.

Burası, bu başlık, Siyon Protokolleri konusunun görüşüldüğü bir başlıktır.

Bu başlık altında, bu protokollerin Yahudilerle bağlantılı olduğuna ilişkin iddialar var. Biz de bu iddialar üzerine sözü edilen belgelerin hangi tarihte, nerede kaleme alınmış olup olmadığını sorduk, bizce doğru olmayan iddiaları ileri sürenlere. Onların açıklamaları üzerine, varsa, biliyorlarsa, elbette bizim de bir diyeceğimiz olacak.

Fakat tüm bunlanrı hiç okumadan, hiç incelemeden gelip burada bir yerden duymuş olduğu 1789 tarihli büyük Fransız Devrimi konusunu (1848 bile değil, 1789!!!) gündeme getiren bir Forum üyesine başka ne diyebilirdik.

Biz burada saygı toplamak peşinde falan değiliz. Saçma sapan lâflar edenlerin de saçma sapan lâflar  ettiğini ortaya sereriz. İnsanlara tavandan falan bakmayız; ilerlemelerini, gelişmelerini, yükselmelerini dileriz. Fakat Siyon Protokolleri konusunu bilmiyorlarsa, önce Forumda bu konu üzerinde yazılmış olanları başkan sona incelemelerini, soracakları bir şey varsa ondan sonra sormalarını bekleriz. Öyle yapmayıp da bu alanı kirletmeye kalkışmalarına razı olamayız.

Bütün bunları söyledikten sonra Sayın Dor'un o çok istediği sorusunun yanıtı, Siyon Protokoller'nin 1789 Fransız Devrimi ya da20. yüzyılda ortaya atılmış o Yeni Dünya Düzeni kavramlarıyla bağlantısının olmadığı, bambaşka bir şey olduğudur.

Yanlış?

Ever yanlış var. O yanlış ise, okumak ve incelemek zahmetine katlanmamak; ortaya ilkokul düzeyinde çocukça soru atmak ve burada bizim boşuna oyalanmamıza yol açmak.

 


 
Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: Alşah - Eylül 15, 2014, 04:27:45 ÖS
        Hiç hoşlanmadığım şeylerden biri polimiktir. Bence, konu aslında çok ilgi çekici ve incelemeye değer bir konudur. Polimiğe de gerek yoktur.
        Sayın ADAM doğru söylüyor. Konu hakkında  kulaktan dolma bilgi sahibi olanlar, yada hiç araştırma yapmadan ulu orta sırf bir şeyler yazmış olmak için yazılacak bir konu değildir.
        Yanlız sayın ADAM sayın karahan'ın da yeterli araştırma yapmadan görüşlerini  belirttiği  ifadesine  katılmıyorum. Zira sayın karahan'ın  son derece araştırmacı ve sağlıklı yorumlar yapabilen biri olduğunu yakınen biliyorum.
         Burada, sadece protokollerin varlığı veya sahteliği tartışılırsa eminim ki sağlıklı bir sonuç alamayız. Tartışmamız gereken konu protokollerle birlikte bunların içeriklerinin ve bu içeriklerin yansımalarının tezahür edip etmediğidir. Ben bunları değerlendirirken bu hususa özellikle dikkat ediyorum.
        Yanlız günümüzde yaşananları değil, geçmiş yüz yıl içinde cereyan eden bir çok olayı ve gelişmeleri de objektif olarak değerlendirdiğimiz takdirde protokollerin  gerçek mi? uydurma mı? olduğu konusunda daha sağlıklı bir noktaya gelebiliriz.
         Sakın benim Yahudi düşmanı (antisemitist) falan olduğum düşünülmesin. Ben, geçmişte Yahudilerle ilgili bir çok konuda da Yahudileri yakından tanıdığımı, aralarında dostlarım olduğunu da belirtmiştim.
         Tekrar tekrar belirtiyorum, tarih boyunca Yahudilerle ilgili yazılanlar kadar hiç bir kavim hakkında yazılmamıştır(bu sitede de öyle). Tarih, Yahudilerin yaşadıklarını yaşayan ve her şeye rağmen varlıklarını sürdürebilen başka bir kavmi tanımamaktadır. Bu nedenle bir kez daha söylüyorum; söz konusu Yahudiler olduğunda, biraz durup düşüneceksiniz.
         Şu protokol neden metinlerin içerikleri incelendiğinde, benim anlattıklarımın doğruluğunu sizler de göreceksiniz. Yeter ki inceleyelim.
         Ve sayın ADAM'ın daha önceki yazısında sorduğu sorunun cevabını arayalım, bunlara "neden protokol denmiş?".         
         Saygılar-sevgiler.
Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: Dor - Eylül 15, 2014, 06:05:53 ÖS
Evet burası bir oyun alanı  ve burada gayet güzel oyun oynanır .
Israrla bilgisizlikten dem vurup bilimin ardına saklanıyorsunuz  .
Sanki biz tarihe rakamlarla değil de efsanelerle bakıyoruz .
Ortaya bir şey atıyorsunuz ve herkesin aynı doğrultuda bakmasını bekliyorsunuz .
Farklı bir yorum ya da açı görmeye tahammül edemiyorsunuz .
Üste çıkmak için kullandıgınız yöntemler çok basit ve sıradanlaştı artık .

Sion protokolleri ile ilgili uzun zamandır araştırma yapıyorum .
Forumda yazılanları da defalarca kez okudum .
Ezbere konuşmayın lütfen .

Soruma ADAM gibi değil de İnsan gibi yaklaşabilseydiniz  1789 tarihini neden verdiğimi öğrenebilirdiniz .


1848 bile değilmiş ! Sanıyorsunuz ki Protokollerin  tarihinden önce bu yapının ya da bu yapıyı oluşturanların hiç etkinliği olmamış .

Peki o halde 1000 yıllık Sion Tarikatı ile Sion protokollerinin bağlantısını soralım ?

Kaç tane Viktor Hugo geçti o tarihe kadar ? Kaç fikir tüketildi o protokollerin şekillenmesi için ?

Binlerce yıllık hayali  20. yüzyıl ürünü olarak görüyorsunuz .




Paris Barış Kurultayında  (21 Ağustos 1869)

'' Büyük Kara Avrupası Kıtası istiyoruz .
Avrupa Birleşik Devletleri istiyoruz ''
Diye seslenen  Viktor Hugo bu fikri nereden esinlenmiştir ? 



Ya da beğenmediğiniz tarihi arttıralım . 1917 Bolşevik devrimi ile  sonuçlanan anarşinin destekçileri , her halde çardan nefret ettikleri için bu ayaklanmayı güçlendirmediler değil mi ?

Olaylara bilimsel bakıyor olabilirsiniz ama analitik bağlantı gücünüz oldukça zayıf .
Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: ADAM - Eylül 15, 2014, 06:21:54 ÖS


Benim bu konuda son yazdıklarım biraz işi polemiğe sürükler gibi oldu; farkındayım. Çünkü yanıtını bildiğim sorular yönelttim. Oysa polemik yaratmak gibi bir niyetim olmadığını altını çizerek belirtir ve buna güvenilmesini dilerim.

Bu belgeler aslında antisemitik (Yahudilere karşı) bir nitelik taşır ama belki anlaşılamadığından belki ön yargılı olarak sanki Yahudilerin ürünüymüş gibi gösterilmiştir.

Belgelerin antisemitik nitelik taşıması ise açıkça Yahudilere karşı bir eylemden söz etmekte olduğu için değil, ilgili organizasyonun alışılagelmiş olandan biraz farklı bir tarzda Hıristiyanlıktan yana oluşundan ötürüdür. Daha açık bir ifadeyle, İsrailoğullarının adı bilinen 12 kavmi çerçevesinde bir zamanlar Kudüs’ten kovulmuş fakat mülkiyet bakımından da Tevrat geleneği uyarınca Kudüs’ün asıl sahibi olan Benjamin kavminden gelme bir zümreden yana çıkışıdır.

Bu belgelerin Yahudilere ait olduğunun ileri sürülüşü, tam o sıralarda  (20. yüzyıl başlarında) Yahudi milliyetçilik eylemlerinin örgütlü bir şekilde hız kazanmış olması (Theodor Herzl’in İsviçre’de kurduğu Der Weltzionist Organisation) ve elbette bundan hiç hoşlanmayanların bulunmasıdır.

Benzer bir örgüt daha önce Fransa’da Alliance İsraelité Universel adı altında kurulmuş ve başarılı bir çalışma yapamadan dağılmıştı. İşin ilginç yanı, Siyon Protokolleri’nin taraflarından biri olan Adolphe Crémieux adlı kişinin, o örgütün de başında bulunmasıdır. Bu işin içinde çok ince nüanslar vardır. Olayların gelişimini anlayabilmek için, bu Adolphe Crémieux adlı kişinin kim olduğunu, 19. yüzyıl ortalarında Fransa’daki politika sahnesinde ve devlette ne gibi görevleri bulunduğunu, bir yandan Karl Marx diğer yandan Edmond Rotshild ile ne gibi bir ilişkisi olduğunun irdelenmesi gerekir.

Şimdi geri dönelim.

Ben önceki yazımın sonunda o soruları niçin sordum?... Çünkü ya benim bildiğim yanıtlar verilecekti ya da bana göre yanlış yanıtlar.

Şayet benim bildiğim yanıtlar verilirse, o zaman bu belgelerin 1897 yılında kurulmuş olan o Dünya Siyonist Organizasyonu ile bir ilişkisinin olmadığı, buradaki şu “Siyonist” sözcüğünün rastlantısal olarak iki farklı anlamda kullanıldığı anlaşılacaktı.

Nitekim çok uzun zamandan beri kullanılmakta olan Sion, Sionism, Sionist gibi terimlerin (Türkçede öyle okunduğu için ortaya bir de y harfi koyuyoruz) aslında köken olarak Kudüs ile ilgisi olsa da Yahudilerle ilgisi yok. Üstelik yüzyıllardan beri Hıristiyanlar Kudüs’e Yahudilerden fazla sahip çıkmıştır. Bunun 11. Yüzyıl sonundaki Birinci Haçlı Seferi’nden önceki bir tarihçesi bile vardır.

Kaldı ki, bir ara Dünya Siyonist Organizasyonu İngiltere’nin yapmış olduğu Uganda önerisini kabul ederek gidip oraya yerleşecekti. Olsaydı, bugün Filistin’deki baş ağrısı Orta Afrika’da da patlak verir miydi, orasını bilemem. Ancak öyle olmadı; kabul etmediler ve Almanya 2. Dünya Savaşı’ndan mağlup çıkınca bugünkü Filistin’in parçalanıp orada bir İsrail Devleti’nin kurulması kolaylaştı.

Benim bu yazılarımda da Semitizm’de yana ya da antisemitik bir eğilim yok. Tek anlatmaya çalıştığım konu, Siyon Protokolleri’nin Yahudilerle ilgisi olmadığı… Tek bir Yahudi ile ilgisi var: Adolphe Crémieux; onun da ne denli Yahudi olduğu tartışılır çünkü cemaat tarafından dışlanmış.

Şayet 1897’den sonra bir başka tarih gösterilseydi, o zaman da bunun yanlışlığını kanıtlayan dil bilimsel (filolojik) raporları ortaya dökecek ve  bunların kesinlikle 18984 tarihinden önce yazılmış olduğunu belirtecektim.

Şimdi gelelim sayın Alşah’ın da kafasını kurcalayan konuya: Niçin protokol? Daha doğrusu niçin protokoller?

Protokol çünkü bunlar iki kişi arasında yapılmış bir tür anlaşma, daha doğrusu toplantı tutanağı ya da notları gibi düzenlemeler.

Kim bu iki kişi?

Biri elbette şu Adolphe Crémieux; diğer niteliklerinin yanı sıra Masonluktaki Eski ve Kabul Edilmiş İskoç Riti’nin Fransa’daki en üst düzey kuruşu olan Yüksek Konsey’in o tarihteki başkanı yani kimilerinin Gran Komandör, kimilerinin Hâkim Büyük Amir olarak adlandırdığı mason.

Diğer kişi de Victor Hugo; Prieuré de Sion adlı asıl ve eskiden beri süregelen antisemitik nitelikli Siyonist örgütün başı ya da büyük üstadı.

Neden protokol değil de, çoğul olarak protokoller?

Çünkü 27 toplantı yapılmış. Bunların her birine “seans” deniyor. Her birinde ayrı bir konu incelenip üzerinde uyuşmaya varılmış.

Dolayısıyla konunun Yahudilerle ilgisi yok ama bir yandan Fransa’nın hatta belki tüm Batı Avrupa’nın politikasıyla diğer yandan da Masonluk ile bağlantısı var.

Çok mu yazdım?

Daha başka soru işaretleri mi oluşturdum, düşünen ciddi kafalarda?



Tüm bu yazmış olduklarımı kısa süre içinde ve ezberden yazmış olduğum için yer yer yanlışlar olabilir. Özür dilerim.



Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: karahan - Eylül 16, 2014, 03:53:09 ÖÖ
Sn.adam doyumsuz bir anlatım yapmış. Sn.Alsah dostumada herzamanki naifliginden dolayi
Teşekkürler .Sn.dor da bu konu ile oldukca
alakasi var buda hoş.
Polemige girmeden
anlamak için sormak
lazım aslinda en derin
soruyu sn.alsah
sormus sn.adamda
neden protokol
dendigini açıklamış
.Fakat biraz eksik
tamamlamak isterim
.Viktor hugo ve andre
cremeix arasinda
uzun istisareler
sonucu uzlasiya
varilan ve adina
protokol denilen
sartlar zinciri neyin
nesidir?neticede
ortada bir ticaret yok,
yok ama aynen ticaret
teki gibi bir çıkar iliskisi olacakki üzerinde uzlasilsin. Bir 3.isim edmond rotdshield sanki siparisi veren isim o. Neyin uzerinde uzlasilmis olursa olsun cok uzun ve dolambacli bir yol izlendigi kesin. O kadar hassas bir o kadarda sarsıcı.Olaylara bazen analitik bakabilmek gerek,öngörü lü olabilmek ve dogru sorular ile sonuca ulas.agi becerebilmek gerek.bir soru 1789 ile 1948 yillari arasindaki tum tarih kronolojisi incelendiginde ve sonuc olan 1948 israil devletinin kurulusu ile neticelenmis ise birakin protokolleri her şeye bakip irdelemek gerek.

karahan
Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: karahan - Eylül 16, 2014, 05:11:11 ÖÖ
Soruyu soramadan tuslamisim Özür. Tekrar ile tarih 1789 /1948  tam 159 yil suren kronolojik bir tarih dizgisi ve tarihsel surec ve dehset bir degisim ile dönüşüm dunya ve dunya devletleri icin.Isin uzmanlari konuyu sadece tsrihsel surecte degil iktisadi ve sodyolojik boyutu dahil baktiklarinda ki dogrusu odur o zaman saglikli analiz yapma sansi bulurlar.Bu protokolleri kim yapmis olursa olsun isterse yahudilere iftira atiliyor densin kimin daha cok isine yaramis ve yarıyor ben ona bakarim.protokoller kurulan yahudi yurduna hizmrt ettimi etmedimi?ben bu kitabi 3 kere okudum .tam keskin bir zeka ürünü bir kitap .Ucu acik her yoruma gelir ispatı zor reddi kolay,herkes kabı aldigi kadar anlayacak bu kadar basit.
Karahan
Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: ADAM - Eylül 16, 2014, 07:59:34 ÖÖ

Dün ben bu başlık altındaki son yazımı yazarken, Sayın Dor, kısa bir zaman farkı ile bir diğer yazı yazmış. Ben o sırada biraz telaşlı olduğumdan, görmüş olmama karşın o anda onun üzerinde duramadım; önceki sürtüşme nedeniyle belki de yok saymış gibi oldu; özür dilerim.

Şu anda telaş yok. Sayın karahan’ın yazmış olduğu bir (iki parçalı) yazı var. Gördüm. Fakat ona sonra geleceğim. O da kusura bakmasın.

Sayın Dor, o yazısında önce bana yükleniyor. Varsın yüklensin, zararı yok. Eleştiriyor; ne güzel. Eleştiri insana yarar sağlar. Eleştiriye yanıt verilmez; gereği yapılır. Sayın Dor o bağlamdaki eleştirisini yanlış kişiye yöneltmişse de, zararı yok onu da yapsın. Buradaki konu başlığı Siyon Protokolleri ile bağlantılı; bireyselleştirmelerle değil, bilgiyle ilgilenmek gerek. O nedenle biz konumuza bakalım.


Sayın Dor'un yazısı biraz karışık olmuş. Anlayabildiğim kadarıyla, benim Siyon Protokolleri bağlamında özetle ortaya koymuş olduklarımı daha bir özetle destekliyor.

Kuşkusuz Siyon Örgütü ya da Siyon Tarikatı diyebileceğimiz Prieuré de Sion adlı organizasyonun tarih boyunca o coğrafyada göstermiş olduğu etkinlikler vardı.
Bunların başlangıcı 1070 yılı kadar geriye gider. Bir ülkü peşinde koşulup durulur.

Haçlı Seferleri bile bununla bağlantılıdır.

Daha sonra gerek Fransa gerekse Kutsal Roma İmparatorluğu çevresinde çevrilmiş olan entrikalar bununla bağlantılıdır.

Rose-Croix girişimleri bununla bağlantılıdır.

Masonluğun ilk düzenli örgütü olan Londra Büyük Locası'nın kuruluşu da bununla bağlantılıdır.

Hele Fransa'da ilk mason ritinin oluşumu doğrudan bu işin bir diğer etkinliğidir.

Böylece gidildiğinde elbette 1789 tarihli Büyük Fransız Devrimi'nin de bu organizasyon ile bir bağlantısının olduğu düşünülebilir ama tek bir farkla ki, işte o fark önemlidir ve o tasarımı boşa çıkarır: Prieuré de Sion, öyle özgürlüklerden, halk örgütlenmesinden, cumhuriyetten falan yana değildir; aksine krallıktan, monarşiden yanadır ama Fransa Krallığı'na karşıdır. Papalığa da karşıdır.

Hem Fransa Krallığı'na hem Papalığa karşı olunca Tapınak Şövalyeleri ile özdeş tutulabilirse de bu yanlış olur çünkü o bağlantı 1188 yılında, Üçüncü Haçlı Seferi'nden az önce doğan bir kopmayla sona ermiştir. 18. yüzyıla gelindiğinde; şayet Fransa tahtına Lorraine ya da Guise ailelerinden gelme biri oturacak olursa, Prieuré de Sion organizasyonunun keyfinden geçilmez.

Bu ülkü Fransa’da krallık devrildikten sonra da sürmüştür ama ardından gelen imparatorluk işi bir kez daha bozmuştur. Bu kez imparatorluğun yerine yeniden krallığı getirmek gerekmektedir; ancak öyle Bourbon hanedanını falan değil.

Bütün bunları yine uzun uzadıya yazışımın nedeni, Sayın Dor’un yazısında, benim önceden bilmediğim bir konunun geçişi; hani şu Victor Hugo’nun 1869 yılında “Büyük Kara Avrupası Kıtası istiyoruz. Avrupa Birleşik Devletleri istiyoruz.'' deyişi…

Ben bu deyişi gerçekten de önceden bir yerde görmemiştim ya da dikkat etmemişim çünkü benim kaynaklarım arasında Türkçe olanları pek sınırlı. Şimdi ben bu deyişin Türkçeye özgün olarak Fransızcadan değil, İngilizceden çevrilmiş olduğunu sanıyorum. Araştıracağım. Bakalım bir şey bulabilecek miyim bu bağlamda. Fakat bulsam da bulamasam da, bu sözün hangi anlama gelebileceği üzerine bir yorumum olabilir.

Sayın Dor’un dediği 1917 Rus Devrimi’ne gelince, onu Siyon Protokolleriyle ilişkilendirmek pek zor çünkü olayın coğrafyası bambaşka. Orada başka değerlendirmeler yapmak gerekir ve konu bu başlığa sığmaz.

Bu konu üzerindeki yazılarımız ve değerlendirmelerimiz henüz bitmedi. Sonrasına bakacağız.

Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: Spock - Eylül 16, 2014, 09:19:00 ÖÖ

Bütün bunları yine uzun uzadıya yazışımın nedeni, Sayın Dor’un yazısında, benim önceden bilmediğim bir konunun geçişi; hani şu Victor Hugo’nun 1869 yılında “Büyük Kara Avrupası Kıtası istiyoruz. Avrupa Birleşik Devletleri istiyoruz.'' deyişi…

Ben bu deyişi gerçekten de önceden bir yerde görmemiştim ya da dikkat etmemişim çünkü benim kaynaklarım arasında Türkçe olanları pek sınırlı. Şimdi ben bu deyişin Türkçeye özgün olarak Fransızcadan değil, İngilizceden çevrilmiş olduğunu sanıyorum. Araştıracağım. Bakalım bir şey bulabilecek miyim bu bağlamda. Fakat bulsam da bulamasam da, bu sözün hangi anlama gelebileceği üzerine bir yorumum olabilir.


Victor Hugo'nın bu sözü 1848-1853 arasında düzenlenen bir seri Uluslararası Barış Kongresi (diğer adıyla Uluslararası Barışın Dostları Kongresi) organizasyonlarında söylediği belirtilmekte. Tam olarak söylediği şöyle: "Gün gelecek kıtamızdaki tüm uluslar bir Avrupa kardeşliği kuracaklar... Gün gelecek ve göreceğiz... Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birleşik Devletleri denizin ardında birbirlerine ulaşacak şekilde karşı karşıya duracaklar."

Victor Hugo sürgünde olduğu sırada ikâmet ettiği Maison de Hauteville, St. Peter Port, Guernsey Adası'ndaki evin bahçesine bir ağaç dikmiş ve bu ağaç büyüdüğünde Avrupa Birleşik Devletleri'nin oluşturulmuş olacağını söylemiş. Ağaç bugün de o bahçedeymiş.

Daha sonra Mikhail Bakunin ve ardından Fransız Milli Meclisi bu görüşü destekleyen bildiri yayınlamışlar.

Sayın Dor’un dediği 1917 Rus Devrimi’ne gelince, onu Siyon Protokolleriyle ilişkilendirmek pek zor çünkü olayın coğrafyası bambaşka. Orada başka değerlendirmeler yapmak gerekir ve konu bu başlığa sığmaz.

Eğer JP Morgan ve Amerikan Kızılhaç Organizasyonunun Siyon Protokolleri ile bağlantısı kurulabilirse (ki ben bu bağlantıyı kuramıyorum), 1917 Rus Devrimi ile ilişkiyi sağlamak mümkün. Tabi burada Rus Devrimi derken Şubat Devriminden değil, Ekim'deki Bolşevik Devriminden bahsediyorum.

Alıntı yapılan: Dor
1917 Bolşevik devrimi ile  sonuçlanan anarşinin destekçileri , her halde çardan nefret ettikleri için bu ayaklanmayı güçlendirmediler değil mi ?

Sn. Dor'un bu söylemine hem katılıyorum hem katılmıyorum. Şöyle ki; ayaklanmanın bu kişilerce desteklendiği ve bu desteğin nedeninin Çar'dan nefret etmek olmadığı fikrine katılıyorum. Fakat Sn. Dor'un hiç bahsetmediği başka bir şey var: Daha önceki Şubat devriminin apayrı kişilerce organize edilmiş olduğu ve bunu organize eden kişilerin daha sonra ya Bolşeviklerce ortadan kaldırıldığı ya da ülke dışına kaçtıkları. Aşağıdaki isimlerin ortak noktası neydi acaba?

Alexander Kerensky
Mikhail Tereshchenko
Alexander Ivanovich Konovalov
Nikolai Vissarionovich Nekrasov
Yekaterina Kuskova


Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: ADAM - Eylül 16, 2014, 01:57:42 ÖS

Küçük bir hata insanı ne kadar da uğraştırıyor.

Sayın Dor ne diyordu yazısında….

Paris Barış Kurultayında (21 Ağustos 1869) '' Büyük Kara Avrupası Kıtası istiyoruz. Avrupa Birleşik Devletleri istiyoruz '' Diye seslenen Viktor Hugo bu fikri nereden esinlenmiştir ?
[/i]

Ben de giriştim, araştırıyorum bu hangi kurultay ve Victor Hugo kendi dilinde orada ne demiş diye… Çünkü belki herkes böyle tarihsel ayrıntıları bilmeyebilir ama Victor Hugo 3. Napolyon’a karşı çıktığı için sürgüne gönderilmiş ve o yıl (1869’da) dönmüştü Fransa’ya.

Bu arada bir parantez açalım… Tarihsel belgelerde ve ansiklopedilerde Victor Hugo’nun başına gelenlerin Fransa’daki imparatorluğa karşı Cumhuriyetçiliği savunduğundan ileri geldiği söylenir. Oysa onun 1844 yılından beri daha önce birlikte çalıştığı Nicolas Flamel’in ölümü üzerine Siyon Örgütü yani Prieuré de Sion’un başkanlığını üstlendiği bilinince, politika alanında ettiği sözlerin aslında ne anlama geldiği anlaşılır.

Bu arada bereket Sayın Spock yetişti. Sayın Dor’un 1869 diye verdiği tarihin 1849 olduğu anlaşıldı. Böyle hatalar olur; el sürçmesidir, önemli değil. Ancak internette şöyle bir dolaştığınızda, bu hatayı Sayın Dor’un değil, onun bu sözü almış bulunduğu kaynakların (örneğin      ) yapmış olduğunu görebilirsiniz.

Bu konuyu internette araştırırken, bizim Avrupa Birliği Genel Sekreterliği’nin üç yıl önce yayınlamış olduğu bir kitap dikkatimi çekti. O kitabın 15. sayfasında şöyle denmiş:

“Birleşik Avrupa Devletleri kurulmasının fikir babası Victor Hugo, 1849 yılında Paris Barış Kurultayı’nda yaptığı konuşmada şöyle diyordu: “... Bir gün gelecek, siz, Fransa, İtalya, Almanya, İngiltere.... ve kıtanın bütün ulusları, kendi niteliklerinizden vazgeçmeden, üst bir toplulukta bir araya gelecek ve büyük Avrupa kardeşliğini kuracaksınız... Bir gün gelecek, savaş alanları yok olacak, pazarlar ticarete; zihinler fikirlere açılacak... Birleşik Avrupa devletleri, denizlerin üstünden birbirlerinin ellerini tutarak, ürünlerini, sanayilerini, sanatlarını, yeteneklerini değiş tokuş edecek...”


Demiştir. Birleşik Avrupa Devletleri diye bir organizasyonun kurulmasının fikir babası olduğu bir yorum… Nitekim kitapta daha sonra şöyle deniyor:

“1870 yılında evinin bahçesine bir meşe ağacı diken Hugo, ağaç büyüyüp geliştiğinde, tüm Avrupa uluslarını bir araya getiren Birleşik Avrupa Devletleri hayalinin, gerçeğe dönüşmüş olacağını umuyordu.”


Bu acaba burada yorumsal bir tutumla denildiği gibi Birleşik Avrupa Devletleri miydi yoksa ta 8. yüzyılda Katolik Kilisesi’nin  çevirmiş olduğu bir komplo ile Merovenjler’in elinden alınıp Karolenjler’e verilen Kutsal Roma İmparatorluğu’nun yeniden oluşturulması beklentisi mi?

Elbette benimki de bir yorum… Hatta buna komplo teorisi bile diyebilirsiniz. Ancak işin içinde birtakım tarihsel gerçekler de var. Şu gibi:

- 496 yılında Merovenj Hanedanı’ndan Frank Kralı Clovis ile Papa 2. Anastasius, anlaşmaya vardı. Clovis Katolik olmayı kabul etti. Papa da onun Kutsal Roma İmparatoru olmasını.

- 675 yılında Frankların Kralı olan 2. Dagobert, Katolik inancını terk ederek Paganizm’e dönüş yaptı. Bunun üzerine Papa (St. Agatho) bir komplo düzenleyerek Dagobert’i öldürttü hatta onu tarih sahnesinden bile sildi. Frankların saray kahyaları aracılığı ile Merovenjlerin sindirilmesini sağladı.

- 800 yılında Papa 3. Leo Kutsal Roma İmparatorluğu’nu, resmen bizim Şarlman dediğimiz Carolus Magnus’a teslim etti ve böylece Batı Avrupa’da Karolenjler’in egemenlik dönemi başlamış oldu.

Bu imparatorluk bazı zaman Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu olarak da anılır ve tarihte bir devlet olarak var olmadığı dönemlerde bile aslında düşünsel olarak bir imparator vardı. Nitekim bunlardan sonuncusu da Alman asıllı 2. Franz idi ve bu imparatorluğun varlığı da onunla birlikte Napoléon Bonaparte zamanında (1806 yılında) fiilen sona ermişti.

Tüm bunlara karşın, Merovenj Hanedanı’nı sürdürenler, bu imparatorluğun yeniden canlanacağına ilişkin umutlarını yitirmedi. Nitekim imparatorluğun yeniden canlanacağına ilişkin umutlarını yitirmedi. Nitekim Prieuré de Sion adlı örgütün günümüzde bile Avrupa Birliği çerçevende bu umudu hâlâ koruduğu söylenebilir. Ancak bu güncel ayrıntı artık konunun iyice dışında kalır.

Oysa işte 19. yüzyıl ortalarında hatta o yüzyılın ikinci yarısında bu umut henüz bir hayal değildi. Fransa’da yıkılışı olan krallığın yerine yenisi kurulabilirdi. yeter ki gerek şu Cumhuriyet düşünüsü gerekse ikide bir hortlatılan İmparatorluk ukdeleri sona ermeyi bilsin.

Yine klavyenin başına geçip bu uzun uzun yazışlarım elbette bu işin özetle sadece Victor Hugo cephesi... Bir de Adolphe Crémieux cephesi var ki, bence işin o yönü çok daha ilginç.

Başlığımız Siyonist Protokoller. Buradaki “Siyonist” sıfatını kabul edelim. Fakat henüz Dünya Siyonist Organizasyonu adlı örgütün kurulmamış olduğunu, bu aşamadaki Siyonizm’in Prieuré de Sion’un yüzyıllardan beri sürdürülen ülküsü anlamında olduğunu, antisemitist bir nitelik taşıdığını, bu nedenle de düzenlenmiş protokollerin Yahudilerle ilgisi bulunmadığını bir kez daha belirtelim.

Ancak bu belirtmeyle de bitecek gibi değil bu bağlamda söylenmesi gerekenler. (Sayın karahan'ın dediklerine Sayın Spock'un diğer anlattıklarına henüz hiç değinemedik.)

Sayın Alşah'ın bu bağlamda diyecekleri de tartışma alanındaki kişiler nedeniyle merak edilir doğrusu...


Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: ADAM - Eylül 16, 2014, 04:09:45 ÖS

Biraz da Sayın karahan’ın deyiş ve sorularına bakalım…

Soruyor: Victor Hugo ile Adolphe Crémieux arasındaki anlaşma neyin nesidir ortada bir ticaret yok iken falan diye…

Ticaret yok ama Masonluk var, kurumsal çalışmalarda birbirine destek var; hepsinden önemlisi politika var. Bunun sonrasında elbette bir çıkar var.

Düşünebiliyor musunuz, Masonluğun çok önemli bir kanadının en yetkili organı, bu bağlamda bir diğer kurumun amaçları doğrultusunda çalışmaya yönlenecek. Bunun karşılığında öteki kurum da Masonluğun bu organına birtakım destekler verecek.

Bu bağlamda karşılıklı olarak neler yapılacağını anlamak için 27 bölümlük bu protokolün tüm maddelerini baştan sona gözden geçirmek gerek.

Ancak şurası kuşkusuz ki, Victor Hugo’nun daha ayağının ıslağıyla Fransa’ya döner dönmez o tarihte çiçeği burnunda Büyük Komandör ile yaptığı bu anlaşma kamuoyunda hemen duyulmuyor ya da duyulmuş olsa bile pek önemsenmiyor ama özellikle masonik çevrede hiç de gizli-saklı kalmıyor ve dehşetli bir tepkinin doğmasına yol açıyor; hem de uluslararası düzeyde bir tepki. Masonik tepki.

Nitekim bundan ötürüdür ki, hiç alışılagelmiş olmamakla birlikte ritin yüksek konseyleri 1875 yılında İsviçre’nin Lozan kentinde bir araya geliyor, bu konuyu tartışıyor, Adolphe Crémieux’un kınanması bir yana, böyle bir olayın bir daha yaşanmaması için ritin anayasasında değişiklik yapılıyor. (O toplantıda alınmış kararlar bununla sınırlı değil ama ötesi bizi burada, bu başlık altında ilgilendirmiyor.)

Bu arada Sayın karahan’ın belirttiği Edmond Rotshild bu olayın içinde ya da arkasında olamaz çünkü o Adolphe’u yakalasa, bir kaşık suda boğar. Kaldı ki düzenlenen protokoller antisemitist nitelikli olduğu için Rotshild’in hiç de işine gelmez. Bunun da niçin olamayacağını ortaya koyabilmek için, protokollerde geçen bazı sözlere dikkat etmek gerek. Orada yapılması öngörülen girişimler Yahudilerin tarzı olmayacağı ve hiç nlardan yana olmayacağından, Rotshild’in bu olaya gizli destek vermiş olması düşünülemez. Üstelik Rotshild, kendi benimsediği ve istediklerinin dışında yapılacak, kendisine yarar sağlamayacak bir iş için kesenin ağzını açmaz.

İsrail Devleti’nin kurulabilmesi için gerekli girişimlere Rotshild hiç desteklemese de 1897 yılında İsviçre’de başlanmış.

Sayın karahan diyor ki, 1948 yılına kadarki kronolojik olayları dikkatlice gözden geçirmeli.

Evet, olabilir, bu işin niçin yarım yüzyıl almış olduğu ve sonra niçin 1948 yılında gerçekleştiği irdelenebilir. Fakat bunun Siyon Protokolleri ile bağlantısı kurulamaz çünkü öyle bir bağlantı yok. birtakım kitaplarda ve diğer yayınlarda böyle  bağlantının kurulmuş olması, bu protokollerin ele alınarak yanlış yorum ve değerlendirmelerle 1903 ve 1905 yıllarında Rusya’da kamuoyunun gözleri önüne çıkarılmış olmasından ileri geliyor. Yankı oluşturunca, diğer dillere çevirileri yapılmış.

Sonraki antisemitist nitelikli anlatımlar ne yazık ki o yorumsal açıklamaların üzerine kurulu olduğu için birtakım yanlış değerlendirmeleri asıl bilgiymiş gibi vermiş olabiliyorlar. Nitekim Sayın karahan’ın övgüyle değindiği, Henry Ford’un 4 makalesinden oluşan kitap da işte onlardan biri.

Bu arada, bir de şu sorulabilir: Bu konu niçin başka bir yerde değil de Rusya’da çıkarılmış?

Hadi ona ben yanıt vermeyeyim de meraklısı biraz araştırıp bulsun. Önceden zaten bilen ya da araştırıp bulan (bulduğu bir yorum da olsa) bizi bilgilendirir umarım.

Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: Metatron - Eylül 16, 2014, 06:27:33 ÖS
Konu hakkında bir yazı buldum. Oldukça güzel bir yazı. Konuya ilgisi olanların okumalarını tavsiye ederim.

http://www.rifatbali.com/images/stories/dokumanlar/protokoller_birgun.pdf (http://www.rifatbali.com/images/stories/dokumanlar/protokoller_birgun.pdf)

Saygılarımla
Başlık: Ynt: Siyonist Protokoller.
Gönderen: ADAM - Eylül 16, 2014, 08:09:20 ÖS
Sayın Metatron'a bu konuya katıldığı için teşekküler.

Ancak teşekkürler katıldığı için, katkısından dolayı değil.

Çünkü linkini verdiği sitedeki yazı bundan önce denilmişlere bir ek yapmadığı gibi, aynı yanlışı tekrarlıyor.

Nedir o yanlış?

Bu konuda tek bir kitapta, üstelik yorumlanın bilgi gibi gösterildiği bir çevirinin yer aldığı bir Rusça kitabın çevirilerinin eses alınması. Asıl ve özgün Fransızca metinlere bakılmaması.

Sayın Metatron eminim ki çok daha iyisini yapabilir. Örneğin, İngiltere'de yaşadığına göre, bize Michael Baigent, Richard Leigh ve Henry Lincoln'un, bu çağdaş araştırmacıların bu konuda yazdıklarını aktarabilir. Elbette isterse...