Masonlar.org - Harici Forumu

Diger => Guncel Konular => Konuyu başlatan: Santander - Nisan 25, 2008, 03:16:31 ÖS

Başlık: Sübyancı hafız
Gönderen: Santander - Nisan 25, 2008, 03:16:31 ÖS
Sübyancı hafız!

Topkapı Sarayı'ndaki kutsal emanet hafızı, çocuklara cinsel istismardan tutuklandı

Topkapı Sarayı'nın Kutsal Emanetler Bölümü'nde 24 saat Kuran-ı Kerim okuyan hafızlardan S.E internette tanıştığı yaşları 14 ile 16 arasında değişen onlarca çocukla cinsel ilişkiye girdiği iddasıyla tutuklandı. S.E'nin tanıştığı çocukları para vererek ya da hediye kontör alarak cinsel ilişkiye zorladığı ileri sürülüyor..

http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=SonDakika&Kategori=turkiye&ArticleID=520907&Date=25.04.2008
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: blossom - Nisan 25, 2008, 11:54:10 ÖS
İşte böyle sapıklar için idam cezası geri gelsin istiyorum. Tek kelimeyle iğrenç!
Başlık: SUÇSUZLUK (MASUMLUK) KARİNESİ
Gönderen: Genius Loci - Nisan 26, 2008, 11:49:51 ÖÖ
İşte böyle sapıklar için idam cezası geri gelsin istiyorum. Tek kelimeyle iğrenç!

MASUMLUK (SUÇSUZLUK) KARİNESİ HAKKINDA

"Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz." (Anayasa m. 38) Buna muhakeme hukukunda suçsuzluk (masumluk) karinesi denilir. Anayasanın "temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması" kenar başlıklı 15/4. maddesinde, savaş, seferberlik, sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde dahi dokunulması mümkün olmayan "çekirdek haklar" (kor haklar)  kategorisinde yer alamktadır. Temel bir hak olan suçsuzluk karinesi, sadece Anayasa değil, Türkiye tarafından onaylanarak bir iç hukuk normu haline gelmiş olan AİHS md. 6/2 tarafından da güvence altına alınmıştır.

Suçsuzluk karinesi uyarınca, bir kişinin suçlu olarak nitelendirilebilmesi ve hakkında ceza hukukunun alanına giren müeyyidelerin uygulanabilmesi, kesin hükümle mahkum olmasına bağlıdır. Bir kişinin mahkum edilebilmesi için ise, akla ve mantığa uygun gerekçelere dayanan her türlü şüphenin bertaraf edilmesi şarttır. Çünkü bu kişi, kanunen suçsuz kabul edilen bir kişidir. Suçlu olarak nitelendirilebilmesi, suçsuzluğuna dair bütün gerekçeli şüphelerin yenilmesine bağlıdır.

Hukuk, toplumsal bir kültürdür. Böyle olunca da. genellikle toplumsal gelişmeleri takip eder. Oysa üzülerek belirtmek gerekirse ülkemizde, sanığın suçsuz olduğunu kabul eden Anayasa hükmü ve ilgili ceza muhakemesi kanunlarımız, çoğu zaman toplumumuzdayaygın olarak kabul gören "sanığın suçlu olduğu" anlayışından daha ileridir. Ne yazık ki toplumuzda sanık, hala suçlu olarak nitelendirilmektedir.

Günümüzde teknolojinin ulaştığı gelişmişlik ve yaygınlık düzeyi, toplumların eskiye kıyasla çok daha kolay yönlendirilebilmelerine neden olmaktadır. Buna bağlı olarak, teknolojiye sahip olan güçlerin, herhangi bir konuda diledikleri yönde kamuovu oluşturabilmeleri mümkün görünmektedir. Toplumumuzun da, teknolojide "çağ atlamasına" ve "medya" denilen kitle haberleşme araçlarını alabildiğine kullanmaya başlamasına bağlı olarak, çeşitli yönlendirmelere açık olduğu, hatta  zaman zaman fazlaca etki altında kaldığı söylenebilir. Kuşku yok ki, gazete manşetlerinde, suçluların (şüphelilerin değil) yakalanarak veya tutuklanarak cezaevine (tutukevine değil) gönderildiği müjdelerinin rahatsızlık uyandırmaması, suçluyu açık ismiyle lanse etmesi, şüpheyi kesin olarak göstermesi vs. onayladığımız insan hakları metinlerindeki ve Anayasamızdaki temel hakların toplumsal etkililiğini sağlamakta ne kadar başarılı olabildiğimizin bir göstergesidir.

Tutuklama koruma tedbiri de toplumumuzda peşin bir ceza olarak algılanmakta ve ne yazık ki pek çok olayda bu şekilde uygulanmaktadır. Tutuklanan sanıkların cezaevine gönderildiği, basın tarafından ilan edilmekte, toplumun ilgilendiği davalarda verilen tahliye kararlarının ise, kimi zaman, yönlendirilmiş (manipule edilmiş) beraatlar"olarak sunulduğu görülmektedir. Sanıkların tutuklu kaldıkları süreler de, bazen makul süreleri aşmakta ve adeta peşin cezalara dönüşmektedir.

Yukarıdaki örnek olayda ve bu olayla ilgili sn blossomun yorumunda da bu tespit ve tahlillerin ne denli yerinde olduğunu göstermektedir.Bu en azından hukuk insanları ve hukuk sistemi açısından bir başarısızlıktır. Bu başarısızlığımız da suçu sadece toplumda görmek doğru olmaz. Uygulama yanlışlıkları ve yapısal bozukluk ve eksiklikler nedeniyle tıkanan adalet sistemimizdeki sorunlar çözülemediği sürece, özellikle "adaleli kendi ellerine alarak uygulama" eğilimlerinin önünün alınmasını beklemek gerçekçi olmayacaktır. ve mutlaka "insan hakları" eğitimi ilköğretimden itibaren verilmeli ve bir "hak kültürü" oluşmalıdır.

Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: ONE - Nisan 26, 2008, 12:20:37 ÖS
satander kendini ispatlamis biri olsa da,  onun bu provakatf tutumu ve olur olmadik her haberi foruma tasimasi forumun sayginligi icin bir tehdit unsurudur...
satander in bu sucu sabit olmamis bir kisinin haberi ile iliskili olarak az once foruma ekledigim bir kac guncel haber de bunun bir ornegidir...bu haberleri forumda nasıl bir kirlilik olustudugunu farketmemiz icin koydum...
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: blossom - Nisan 26, 2008, 12:33:59 ÖS
Suçu sabit olmasada Sayın skullG, bu şahıs bu suçu işlememiş olsada, ben böyle sapıklar için gerçekten idam cezası istiyorum. Bana göre iğrenç birşey.
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: Genius Loci - Nisan 26, 2008, 12:48:34 ÖS
Suçu sabit olmasada Sayın skullG, bu şahıs bu suçu işlememiş olsada, ben böyle sapıklar için gerçekten idam cezası istiyorum. Bana göre iğrenç birşey.

elbetteki bu tip suçlar için yaptırım olarak ölüm cezasını isteyebilirsiniz. ama "böyle sapıklar için " ibareniz direkt habere gönderme taşıdığı izlenimini doğuruyor. "ölüm cezası"nın cezalandırma mantığı açısından hiçbir yararı olmadığına inandığımdan, çağcıl infaz düşüncesinde "kişinin rehabilitasyonu" düşüncesinin egemen olduğundan, oluşabilecek bir hukuki hata durumunda geri dönüşü olmayan bir ceza olacağından ötürü tazmini ve/veya düzeltilmesi imkansız olacağından dolayı ben her tür suç için ve her zamanda "ölüm cezası"na karşıyım.
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: blossom - Nisan 26, 2008, 12:52:59 ÖS
Sizin fikrinize saygı duyuyorumda, neden bugün herkes yazdıklarımı yanlış anlıyor ki? Eğer bu adam bu sapkınlığı yapmışsa sapıktır, yapmamışsa böyle sapıklıklar yapanlar var. Benim vurgulamak istediğim bu. Küçücük çocuğun, hemde kendi cinsi tarafından, ırzına geçilmesi durumunda benim aklıma başka bir ceza gelmiyor. Ben bundan iğreniyorum ve aşırı tepki veriyorum. Belkide ben annelik duyguları ile yaklaşabildiğim içindir ama sorun ne anlamadım.
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: Genius Loci - Nisan 26, 2008, 12:56:07 ÖS
sn. blossom,

sizin yazdıklarınızı yanlış anlama gibi bir durum söz konusu değil. ben zaten bu olaydaki kişiyle ilgili bir şeyde söylemiyorum genel bir konuyla ilgili bilgi aktarıyor ve görüşlerimi sunuyorum. yani ortada bir sorun yok. siz idama evet diyorsunuz ben de niçin hayır dediğimi kısaca anlatmak istedim.

yanlış algılandıysam özür dilerim.

saygılarımla.
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: blossom - Nisan 26, 2008, 01:00:28 ÖS
Sayın skullG,

Dediğim gibi saygı duyuyorum düşüncelerinize, fakat üzerinde konuştuğumuz haber bence hassas bir konu. Ben dediğim gibi bu tip olaylara aşırı tepki gösteririm. Olay bu, neyse bende özür dilerim. Uzatmak değildi niyetim.

Saygılarımla,
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: Isis - Nisan 26, 2008, 01:08:52 ÖS
İşte böyle sapıklar için idam cezası geri gelsin istiyorum. Tek kelimeyle iğrenç!

Milliyet'in hic bir haberine inanmiyorum... Tarihcesi epey bir yalan haberle dolu cunku :)

Nasil olsa yakinda Diyanetten ya da Muze Sorumlularindan yalanlama gelir. Milliyet'in de havasi soner .

Bu haberi okuyup hemen soz konusu kisiye sinirlenen kisiler, lutfen sunu aklinizdan cikarmayin. Biri fasik (gunahkar) size haber getirdigi zaman once haberin dogrulugunu arastirin diyen ilahi beyan nerde, biz nerdeyiz? Bir insanin her gun tonlarca yalan soyleyip (yalan yayin basin) toplumda fitne yaratmak yukaridaki hafiz'in bir cocuga cinsel taciz yapmasindan cok daha kanserojen bir hadisedir. Cunku bu olay sahsi olup, kisi sadece bir cocugun hayatini,psikolojini karartmaktadir.Ancak 70 milyona tonlarca yalan soylenmesi, insanlarin artik hafizlara guvenmemesi, kimilerinin  bunalima girince bu haberin etkisiyle birilerine zarar vermesi, coluk cocugunu Kuran' hafizlari boyle diye Kuran ogrenmesini engellemesi , Kuran'a dusman olmasi gibi bir suru durumlar zincirleme olarak ortaya cikmaktadir. Yani 70 milyonun hakkina girmektedir kisaca...!

Hincini AKP'den almak icin Islam ve Muslumanlara boyle saldirilar yapilmasinin da Allah katinda da bir karsiligi olsa gerektir..

At artik terli ama, yemiyor :D
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: tcorbaci - Nisan 26, 2008, 02:01:36 ÖS
Bu tip kişiler için ölüm bir kurtuluş yoludur...

Aslında bir de şöyle düşünmek lazım , ya adam gerçekten hastaysa...bu sapıklığının altında gerçekten hastalık veya hormonal bir bozukluk varsa...hormonların vücutta etkilerini ve hormonal dengenin bozulması durumunda bir insana neler yaptırdığını az çok tahmin edebiliriz...o zaman bu hasta ruh için tedavi yerine yine de idam mı diyeceğiz ...kafam karışık..
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: ONE - Nisan 26, 2008, 04:01:43 ÖS
asla kimsenin tasvip etmeyecegi bir durum...en agir cezalardan birine carptirilmasi gerek...
adam yapmıs veya yapmamis sn Kirlangic in de degindigi gibi fasiktan bir haber...
"yalanci coban" olan Aydin Dogan medyasının yalan yanlis haberlerinden artik neye inaanip neye inanmayacagimizi bilemez duruma geldik...
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: Santander - Nisan 26, 2008, 06:08:56 ÖS
satander kendini ispatlamis biri olsa da,  onun bu provakatf tutumu ve olur olmadik her haberi foruma tasimasi forumun sayginligi icin bir tehdit unsurudur...
satander in bu sucu sabit olmamis bir kisinin haberi ile iliskili olarak az once foruma ekledigim bir kac guncel haber de bunun bir ornegidir...bu haberleri forumda nasıl bir kirlilik olustudugunu farketmemiz icin koydum...
Sn.One
Yayımladığım haber müslümanım dindarım edebiyatıyla kafasından bin tane sapıklık geçen bu sahte dinci takımının binlerce vukuatından biridir..Bu ülke neler gördü 100 kontur karşılığı ilişki isteyen sapıklar az kalır

Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: ONE - Nisan 26, 2008, 06:29:37 ÖS
Turkiye de gunde onlarca tecavuz, adam oldurme , gasp vb suclar isleniyor...
Santanderin  mantigina gore;
bu sucalri isleyenlerin % 99 u hafız , imam, hoca vb değil...
geri kalanlar sizden mi oluyor sn Santander ?
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: Santander - Nisan 26, 2008, 06:33:29 ÖS
Dinsizliğin dini olmaz kafasına göre yaşar sorumlusu hiçkimsedir amma velakin müslümanım diyen sapık hafızların sorumlusu kimdir ve hangi kitaptır yoruma açık :)
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: ONE - Nisan 26, 2008, 06:43:37 ÖS
Kuran ı Kerim midir ?
yasalardaki bosluklar mı ?
Kuran ı kerim, 2 sene yat-cik demiyor bu sapkinliga !
"sapik hazfizlar" derken seni hala ortami germeye calisir goruyorum...
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: Santander - Nisan 26, 2008, 06:47:00 ÖS
Yoksa sizde mi hafızsınız  8)
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: blossom - Nisan 26, 2008, 06:56:38 ÖS
Yoksa sizde mi hafızsınız  8)

Ama insanları zan altında bırakmaya devam ediyorsunuz Sayın Santander. Eklediğiniz haberdeki kişinin ne iş yaptığı değil, eğer doğru ise, yaptığı olay önemli bence. Başka tarafa çekmesenizde, ülkemizde maalesef mevcut olan bu durumu tartışsak daha iyi olmaz mı??
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: Genius Loci - Nisan 26, 2008, 07:42:58 ÖS
Yoksa sizde mi hafızsınız  8)

Sn. Santander,

"forum kuralları ve üyelik sözleşmesi"nin "forum kuralları" bölümünün 8. maddesi "Nezaketsiz, gayrı-ciddi, kırıcı, gereksiz sert, saygısız veya hakaret niteliğinde kabul edilecek mesajlar ile küfür, argo vs. özensiz ve istenmeyen ifade veya üslup içeren mesajlar forumda gönderilemez. Mesajlar "Chat Dili" kullanılmadan yazılmalı, yorum ve görüşler ciddi, objektif ve özenli olmalıdır." hükmünü içermektedir.

yine sözleşmenin aynı bölümünün  5. maddesi "Üyeler arasında sert tartışma ve polemikler yaratacak mesajlar foruma gönderilemez" demektedir. Ha keza 7. madde "Forum Alanlarımız internetteki diğer forumlardan daha ciddi ve düzeyli niteliktedir. Üye mesajlarının üslubu, içeriği, diğer üyelere hitabı ve benzeri konularda forum teamüllerine ve Masonlar.org Sitesi geleneklerine uygun yazışma yapılması beklenir." der.


Site üyeleri bu kurallara uyacaklarını da peşinen beyan etmiş kabul edilmektedir.

Tolere edici yönetim anlayışı, düzeni bozucu tavırlara asla ve kata hoşgörü ile yaklaşmaz.

Proveke edici, kişileri rencide edici mesajlarınızda diretmeniz durumunda uğrayacağınız yaptırımı da peşinen kabul etmişsiniz demektir.

Bilgilerinize rica ederim.



Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: Santander - Nisan 27, 2008, 05:37:57 ÖS
Her haltı yiyip ortaya çıkınca iftira diyen islamcı basına :

Vakit yazarından çocuğa tecavüz

74 yaşındaki Hüseyin Üzmez, 14 yaşındaki kıza "tecavüz" iddiasıyla gözaltına alındı. Üzmez "cinsel istismar"dan tutuklandı. Kızın annesi de cezaevine kondu..

http://sabah.com.tr/haber,FDAF38DE56A74068AC7F5DD4D97445B5.html
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: Isis - Nisan 27, 2008, 05:57:48 ÖS
H. Uzmez Kimdir?

Hüseyin Üzmez 1934 yılında Malatya'da doğdu. 1952 yılında henüz lise öğrencisiyken Malatya'yı ziyaret etmekte olan yazar Ahmet Emin Yalman'ı ateş ederek ağır yaraladı. Suikastten sonra teslim oldu ve 20 yıl hapse mahkum edildi. Ölümden geri dönen Yalman Hüseyin Üzmez'i cezaevinde ziyaret etti. 10 yıl süren hapis cezasının 1,5 yıllık bölümünü yazar Necip Fazıl Kısakürek ve bir dönem Antalya Milletvekilliği yapan şair ve yazar Osman Yüksel Serdengeçti ile birlikte geçirdi. Son yıllarda Vakit gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. Ayrıca kendi hatıralarını ve düşüncelerini birden fazla kitapta kaleme almıştır.Bursa'da 2003 yılında kendisinden 50 yaş küçük 22 yaşındaki Ayşe Yılmaz ile evlendi. 2008 yılında Bursa'da, 14 yaşında bir kız çocuğuna tecavüz ettiği iddiasıyla tutuklandı.


 Hüseyin Üzmez, bir üniversite öğrencisiyle yaşadığı ve genç kızın intihar girişimiyle sonuçlanan ilişkiyi, 'Can Pazarı' adıyla romanlaştırmıştı. Aralık 2001'de bir gazeteye verdiği röportajda bu olayı doğrulayan Üzmez, "İkinci cildini yazmak için hamile kalmasını bekliyorum" demişti. Genç kızla aralarındaki yaş farkını "önemsediğini" belirten Üzmez şöyle demişti: Yaş farkı olmasaydı eşimden boşanmadan onu nikâhıma almadan cehennemde yanmaya, razı olurdum." Bir dönem Aczimendi lideri Müslüm Gündüz'ün, Fadime Şahin'le basıldığı ev de Hüseyin Üzmez'in çıkmış, o dönemde televizyona çıkan Üzmez bunu doğrulamıştı.

wikipedia.com
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: Santander - Nisan 27, 2008, 06:02:51 ÖS
İftira bunlar iftira müslüman adam pürüzsüzdür böyle şeyler katıyyen yapmaz dinsiz basın müslümanları hazmedemediği için böyle iftiralar atar falan filan vs vb..
Yahu yatacak yeri yok bu insanların adam gelmiş 74 yaşına hala uğraştığı şeylere bak , kendisinden 50 yaş küçük bir hanımla nikah kıyıyor soruyorlar bu şahsa "Ayıp olmuyor mu" diye verdiği cevap beklendiği gibi "Peygamber efendimiz ayşe anamızı aldığında 9 yaşında idi".. Bunları söylersen suçlu olursun kendi ağızlarıyla itiraf ediyorlar ! Ne islam eleştirilmez bir din ne muhammed eleştirilmez bi insan burda da yaparız eleştirimizi lakin forum moderatörleri adminleri yakamızı bi türlü bırakmıyor
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: Isis - Nisan 27, 2008, 06:07:31 ÖS
Uzmez, hapisteyken NFK'nin nasil ortulu odenekten para aldigini anlatirdi . Yoksa biz nereden bilecektik :). Bu bakimdan bazen bizim bilmediklerimizi anlatmak adina ise yaramadi degil yani, hakkini yememek lazim. Ne de olsa Ayinesi istir kisinin lafa bakilmaz..!
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: MYSTICPROVOCATEUR - Nisan 27, 2008, 06:14:38 ÖS
Ne islam eleştirilmez bir din ne muhammed eleştirilmez bi insan burda da yaparız eleştirimizi lakin forum moderatörleri adminleri yakamızı bi türlü bırakmıyor

Sn. Santander,

Düzeyli eleştiriye forumumuzda herzaman izin verilmiştir.İzin verilmeyen şahışların yaptıkları  yanlışlıkları sırf bu şahıslar o dinin mensubu diye bir dine bağlamak yolu ile söz konusu dini veya dinleri karalama teşebbüsleridir. Siz de takdir edersiniz ki kendisine müslüman diyen biri bir sapıklık yaptı ise hatta yaptığı sapıklığı kendince bağlı bulunduğu dinin izin verdiği bir eylemmiş gibi göstermeye çalışsada bu o kişinin kendi cehaletini ve adiliğini gösterir.Aklı başında olan herkes bunu rahatlıkla anlayacaktır.Bu tipleri örnek göstererek tüm din mensuplarını töhmet altında bırakacak genellemeler yapmak haksızlıktır ve izin verilmesi mümkün değildir.

Saygılarımla,
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: Santander - Nisan 27, 2008, 06:18:49 ÖS
Bu forumda "9 yaşındaki kızla evlenilmez" isimli bir konu açıtğımda silinmişti halbuki bu bir eleştiriydi ve tarihi gerçeklere belgelere dayanıyordu , şimdi bakıyoruzki Hz.Muhammedin bu davranışını örnek göstererek olmadık sapıklıklar yapan binlerce insan var..Adamın biri 13 yaşındaki kızla evlenip "Peygamberimiz de 9 yaşındaki kızla evlenmişti" derse buna hangi müslüman itiraz edebilir? Söylenenler kişisel yorum değildir kaynaklarıyla sabit eylemlerin günümüz dünyasına uyarlanmasında çıkan anormalliklerdir ve elbetteki bunun sorumlusu eylemi örnek teşkil edecek hale getirendir bilmem anlatabiliyor muyum?
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: Isis - Nisan 27, 2008, 06:52:50 ÖS
 Yoksa Hz.Aise'nin evlilik cuzdanini mi buldunuz ne is Santander? :)
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: shemuel - Nisan 27, 2008, 08:50:01 ÖS
Bu tür insanlar bütün toplumlarda vardır.Aslında kendi kendime dedimki bu ne biçim konu.Hafızların hepsi sübyancı olsaydı üzerinde tartışılacak bir konu olurdu.Her tecavüzcünün yada kötü yoldaki kadının hayatını buraya taşımak neye yarıyor yada kime ne kazandırıyor merak ediyorum.Şahsen ben hiç bir şey öğrenmedim :(
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: Isis - Nisan 27, 2008, 08:51:52 ÖS
Bu tür insanlar bütün toplumlarda vardır.Aslında kendi kendime dedimki bu ne biçim konu.Hafızların hepsi sübyancı olsaydı üzerinde tartışılacak bir konu olurdu.Her tecavüzcünün yada kötü yoldaki kadının hayatını buraya taşımak neye yarıyor yada kime ne kazandırıyor merak ediyorum.Şahsen ben hiç bir şey öğrenmedim :(

Bak sana burda katiliyorum yoldash Semo :)
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: Veritas - Nisan 28, 2008, 01:03:07 ÖÖ
Yoksa Hz.Aise'nin evlilik cuzdanini mi buldunuz ne is Santander? :)

Forumda en güldüğüm yazı bu kısa cevap oldu sanırım =)

İşler biraz çığrından çıkıyor gibi o yüzden yorum yapmıyorum uzun süredir bu tarz konulara. Sadece sayın SkullG'nin yazdığı cümlelerin tamamına katıldığımı belirtmek isterim.

İdam cezasıyla ilgili güzel bir saptaması vardı Thomas More'un, Utopia adlı eserinde. Kendisi de yargıçlık yapmış biri olarak More, idam cezasına karşı çıkıyordu. Düşünün tecavüz suçunun cezası idam... İnsan öldürmenin cezası da haliyle idam olacaktır. Bu durumda bir tecavüzcü arkada delil bırakmamak için çoğunlukla tecavüze uğrayan insanı öldürmeyi tercih edecektir. Cezanın caydırıcı bir unsur olması ve kamu yararına hizmet etmesi gerekir. Ben idam cezasının bu işlevleri yerine getiremeyeceğini düşünüyorum. Ama "genel af" denilen olaya da idam cezası kadar karşıyım.
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: blossom - Nisan 28, 2008, 01:27:53 ÖÖ
Haklısınız Sayın Veritas. Diyecek sözüm yok ama cinsel istismar çok iğrenç birşey. Düşünebiliyor musunuz 6 aylık bir kız bebeğine tecavüz eden iğrenç bir adamı? Ya da (bu haber için demiyorum) para veya başka birşey karşılığı küçücük erkek çocuklarının iğrenç bir adam yüzünden hayatının karartıldığını? Kaç tane hayatı kararttıklarının farkında mıyız? Daha da uç bir örnek olacak, bu çocuklar bizim çocuğumuz, yiğenimiz, akrabamız yada kardeşimiz olsa idi ne düşünürdük? Benim tepkim o yüzden büyüktü ve idam cezası bu insanlar için geri gelsin dedim. Yoksa idam taraflısı değilim.
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: Veritas - Nisan 28, 2008, 01:47:46 ÖÖ
Sayın Blossom, sizi çok iyi anlıyorum. Ve "senin başına gelse ne düşünürdün?" argümanıyla da henüz yeni yeni başa çıkabilmeye başladım bana yöneltildiği zaman. Sadece şunu düşünüyorum artık; Dünya'da bunlar var. Hep vardı, varlar ve var olmaya da devam edecekler. İdam sizi tatmin eder mi? İdam mağduru tatmin eder mi? İdam acıları dindirir mi? Bence hayır.

Bence cinsel saldırılarda, cinsel istismarda en büyük problem bunun kamuoyuna yansıtılışı... Mağdur, utanması gerekenin kendisi olmadığını bilmeli ve bu hususta topluma güvenebilmelidir. Toplumda bu bilinci oluşturduktan sonra mağdur için de hayatın yarı yarıya daha kolaylaşacağını düşünüyorum. Ceza konusunda çok fazla konuşmak istemiyorum zira sn. SkullG muhtemelen gereken açıklamayı yeterli bir şekilde yapacaktır.

Size söylemek istediğim, sizin hissiyatınızı çok iyi anlıyor olduğum. Ben de içimde bu insanlara karşı nefret doluyorum ve çocukça bir şekilde işkence yöntemleri düşünmeye başlıyorum. Fakat bu düşündüklerimin sağlıklı ve doğru olmadığını da biliyorum ve üçüncü kişilere karşı bir fikir olarak ortaya koymamaya gayret ediyorum. Fakat cinsel saldırının önüne geçemeyiz... İki temel içgüdüye de hitap ediyor zira. Ülkemizde Nuri Alço ve Coşkun Göğen dalga geçilerek de olsa halk tarafından sevilebiliyor. Sanırım Nihat Genç söylemişti "Biz filmlerin tecavüz sahnelerinde mastürbasyon yaparak büyüyen bir kuşağız. Kimse bizden x beklemesin" diye... Çok cesur ve doğru bir tesbit bence.

Biraz pesimistim bu konularda fakat bir erkek olarak erkek dünyasını da iyi tanıyorum doğal olarak. Erkek cinsel organının Türkçe'de ki isimlerinin "silah" anlamına geldiğini de etimolojik cinsel bir tesbit olarak bir tarafa koyarsak, ırksal belleğimizde ki erkek cinselliğini biraz daha anlayabiliriz bence... Çok "cinsel" kelimesi kullandım, özür dilerim. Uzun yoldan geldim, uykusuzluğuma verin =)
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: blossom - Nisan 28, 2008, 01:54:41 ÖÖ
:) :) :) Hoşgelmişsiniz evinize öncelikle.

Haklısınız dediğim gibi, diyecek hiçbir sözüm yok. Ama çocuklara yapılan cinsel istismarlar beni deli ediyor. Birgün evlat sahibi olduğumda korkmadan nasıl çocuğumu sokağa yollayacağımı düşünüyorum. Cezalar ne kadar caydırıcı olsada, öyle düzenlemeler getirilsede, acaba sapkın insanları etkiler mi diyede düşünmekten kendimi alamıyorum. Sonuçta bunlar hasta insanlar. Bimiyorum, hangi tarafından düşünsem tam bir çıkmaz oluyor sanırım :)
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: Isis - Nisan 28, 2008, 02:20:03 ÖÖ
:) :) :) Hoşgelmişsiniz evinize öncelikle.

Haklısınız dediğim gibi, diyecek hiçbir sözüm yok. Ama çocuklara yapılan cinsel istismarlar beni deli ediyor. Birgün evlat sahibi olduğumda korkmadan nasıl çocuğumu sokağa yollayacağımı düşünüyorum. Cezalar ne kadar caydırıcı olsada, öyle düzenlemeler getirilsede, acaba sapkın insanları etkiler mi diyede düşünmekten kendimi alamıyorum. Sonuçta bunlar hasta insanlar. Bimiyorum, hangi tarafından düşünsem tam bir çıkmaz oluyor sanırım :)


Demek ki neymis, Anayasa Prof'lerinin sayisi (istatiksel olarak bilmiyorum ama) ve dahi Anayasa Mahkemesi uyelerinin sayisi en cok kadinlardan olussaydi, butun kadinlar Blossom gibi annelik ic guduleriyle veya iclerindeki gizli erkek dusmanligi nedeniyle idam cezasini geri getirmeye tesebbus ederler miydi kestirmek guc degil olsa gerek :D


Muhabbetle
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: blossom - Nisan 28, 2008, 02:21:44 ÖÖ

Demek ki neymis, Anayasa Prof'lerinin sayisi (istatiksel olarak bilmiyorum ama) ve dahi Anayasa Mahkemesi uyelerinin sayisi en cok kadinlardan olussaydi, butun kadinlar Blossom gibi annelik ic guduleriyle veya iclerindeki gizli erkek dusmanligi nedeniyle idam cezasini geri getirmeye tesebbus ederler miydi kestirmek guc degil olsa gerek :D


Muhabbetle

Yanıma senide alırdım ama :D :D :D
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: Isis - Nisan 28, 2008, 02:45:16 ÖÖ
Ehliyetim yok ki nasil aliyorsun kiz yanina. Hayirdir yoksa torpil, dayi mi koyacan araya?Sahte bir iki hukuk lisan, ust lisans, bir de Patagonya'dan alinmis bri Prof luk haa? Yuhh sana.. Bir Turk kadinina yakisiuyor mu kizim bu..!Aaaa, yapmayin bozuluyorum bak :)
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: blossom - Nisan 28, 2008, 02:49:05 ÖÖ
Ehliyetim yok ki nasil aliyorsun kiz yanina. Hayirdir yoksa torpil, dayi mi koyacan araya?Sahte bir iki hukuk lisan, ust lisans, bir de Patagonya'dan alinmis bri Prof luk haa? Yuhh sana.. Bir Turk kadinina yakisiuyor mu kizim bu..!Aaaa, yapmayin bozuluyorum bak :)

Bakarız çaresine :P Nerede o torpiller canım benim, geldiğinde görüşürüz mevzuyu :D
Başlık: Ynt: Sübyancı hafız
Gönderen: ONE - Nisan 30, 2008, 07:06:16 ÖS


NE YANLIŞA SAHİP ÇIKAR,
NE DE KOMPLOYA BOYUN EĞERİZ


26 Nisan’dan bu yana, Hüseyin Üzmez’in şahsında Vakit Gazetesi ve Vakit Gazetesi’nin şahsında tüm mütedeyyin insanları karalama maksatlı yayınlar herkesin malumudur.

Vakit Yayın Kurulu olarak, bu vesile ile şu hususları kamuoyuna duyurmayı bir borç bilmekteyiz.

Görsel ve yazılı medya, Hüseyin Üzmez üzerinden Vakit Gazetesi ve hatta tüm mütedeyyin insanları suçlayıcı yayınlara devam etmektedir.

ÖRNEK; PEYGAMBER EFENDİMİZ

Üzmez’in suçu henüz kesinlik kazanmamıştır... Buna rağmen, biz bu fiili tasvip etmediğimizi defalarca deklâre ettik... Böyle bir suç işlendiğinde; ölçümüz, Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed’in (sav); “Hırsızlık yapan kızım Fatıma da olsa, elini keserim” şeklindeki ilkesidir. Eylem tasvip edilmediği müddetçe; “fail”in yakınlarının ve çalıştığı kurumun o eylemden sorumlu tutulması mümkün olamaz!..

SUÇ KİMİNSE SUÇLU ODUR

Evrensel hukukta, “suçun şahsiliği” ilkesi esastır. “Fail” kim ise, “eylem” sebebiyle sadece o suçlanabilir ve o cezalandırılabilir.

Eylemin; HüseyinÜzmez’e, “şahsi suç” olarak atfedilen bir “iddia” olduğu, Vakit Gazetesi ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı ortadadır!.. Buna rağmen; ısrarla “Vakit Gazetesi”nin ve mütedeyyin insanların suçlanmaya kalkışılması, olayın “maksatlı” olduğu tezini güçlendirmektedir.

ADI KÖTÜYE ÇIKMIŞ KADIN!

Şu ana kadar Hüseyin Üzmez aleyhine delil olarak küçük kızın karakol beyanlarından başka bir bilgi yoktur. Bu kız da; “adı kötüye çıkmış bir kadın”la dolaştığı için, olaydan iki gün önce babasından “dayak” yiyen ve bu sebeple karakolluk olan bir kızdır. Dolayısıyla o kızın beyanlarının ne derece sıhhatli olduğu şüphelidir.

Kaldı ki; adı geçen kızın, tutuklama sonrasında kendi öz babasına ve teyzesine, olayın gerçek olmadığını açıkladığı tarafımızca bilinmektedir.

ALNIMIZ AK BAŞIMIZ DİK

Tüm bu süreç sonrasında, Hüseyin Üzmez hakkındaki iddiaların, tüm yönleriyle açıklığa kavuşmasını bekliyor, Vakit Gazetesi olarak da; alnımızın ak, başımızın dik olduğunu tekraren kamuoyuna duyuruyoruz..

Biz; duruşunu, güvenilirliğini tüm kamuoyu nezdinde ispat etmiş bir gazeteyiz.

VAKİT'E SALDIRANLARA NE KADAR GÜVENİLİR?

Peki; Üzmez üzerinden Vakit Gazetesi’ne saldıranlara ne derece güvenilir?

Onlar; “porno” yayından kesinleşmiş mahkûmiyeti olan “sabıkalı bir patron”un, halen emrinde çalışan gazeteciler (!) değil midir?

Onlar; Etibank’ı hortumlayıp, bir şekilde kendilerini çete suçundan sıyırıp, bir başka patronun kontrolünde yayınlarına devam eden gazeteciler (!) değil midir?

Onlar; patronlarının “banka hortumu”na sessiz kalan, fakir fukaranın üzerine milyarlarca dolarlık borç yıkan, hatta patronları tutuklandıktan sonra bile, ona destek yazıları yazan, destek haberleri yapan gazeteciler (!) değil midir?


ONLAR; TRT'Yİ DOLANDIRANLAR

Onlar; TRT’yi dolandırma suçundan yargılanıp mahkûm olan, basın kartı hamili sözde gazeteciler değil midir?

Eşi dışında bir kadın ile yatak sahneleri internet sitelerinde halen yayında olan, üstelik o görüntülerdeki “sadistçe” fiilleri apaçık ortada iken, bu sadistleri ana haber bülteni sunması için büyük transfer bedelleri ile kanallarına getirenler, onlara program yaptıranlar kimdir?

Toplumun ahlâkını bozmak için özellikle sübvanse edilen; kağıt bedelinin bile altındaki bir fiyatla satılan ucuz gazetelerinde “Aldatan kadınlar” başlıkları ile tam sayfa “zina dizi yazıları” yapanlar kimdir?

ARKA SAYFA GÜZELİ PAZARLAYANLAR KİM?

Çıplak kadın fotoğraflarını “arka sayfa güzeli” adı altında pazarlayanlar kimdir?

Zina suç olmasın diye kampanya başlatıp, “hayvanlar gibi özgürce sevişmek” isteyenler kimlerdir?..

Devletin anayasal düzenini değiştirme suçundan gözaltına alınıp, 83 yaşında olması dolayısıyla, 15 günde bir imza verme şartı ile salıverilen ve bu suç sebebi ile yurtdışına çıkışı yasaklanan başyazarlarına, bu suçlamadan aklanmadan başköşelerini açanlar onlar değil midir?

Çete sanığı başyazarlarını; tebriklerle, kutlamalarla, alkışlarla göklere çıkaranlar onlar değil midir?


VAKİT FARKI BUDUR

Bizim ölçümüz, “fasıklardan gelen habere itibar etmemek”tir. Bu ölçü gereğince; biz ortalığa saçılan haberlere ihtiyatla yaklaşacak ve olayın tamamen açıklığa kavuşmasını bekleyeceğiz.

“İddia”lardan bu yana HüseyinÜzmez’in tek bir yazısı bu gazetede yayınlanmamıştır.

Ama sadece Üzmez’i değil, onun üzerinden topyekûn bir camiayı suçlayanlar, “pornodan mahkûm olan patron”un emrinde, halen yazı yazmaya, gazetecilik (!) yapmaya devam etmektedirler.

İşte Vakit’in farkı budur.

Vakit; henüz netleşmiş bir durum olmamasına rağmen, Hüseyin Üzmez aklanıncaya kadar onun yazılarına ara vermiş ve suçu sabit görüldüğünde “yollarını ayıracağını” deklâre etmişken, onlar hortumcuların kontrolünde gazete çıkarmaya devam etmekte hiçbir beis görmemektedir.

Vakit, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da “inananların yüzakı” olma misyonunu sürdürecektir.
İnananların gören gözü, işiten kulağı, haykıran sesi olmaya devam edecektir.

Bomba koydurarak, kaleşnikofla taratarak, çete reisine iftira ettirerek, 28 Şubat sürecinde 400 polisle baskın yaptırarak susturulmak istenen sesimiz, Allah’ın izniyle bundan sonra da gür bir şekilde çıkmaya devam edecektir.

Hiç kimsenin yanlışına sahip çıkmayacak, ancak komplolara da boyun eğmeyeceğiz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
Başlık: Vakit'in Uzmez Cifte Standardi
Gönderen: Isis - Mayıs 05, 2008, 05:02:11 ÖS
Bu yorumu burada paylasmamin sebebi, Sn One'nin son mesajindaki Vakit'in kendini savunma ve hasimlarina gozdagi mekanizmasi olarak kamuoyuna verdigi demecti. Ahmet Hakan' katiliyorum. Hukuki dava sonuclanmadan bu konu hakkinda hic bir yazarin yorum yapmasina izin verilmemeliydi bence. Vakit zamaninda ve halen hic agza alinmayacak kufurleri edebiliyor hasimlarina karsi. Ama  bu olay gosteriyor ki, demek ki elin geliniyle eglenirken bir gun kendi kizindan da ayni seyi gorebilecegi ihtimalini goz onunde bulundurmali insan.


Ahmet HAKAN
 [email protected] .com.tr

Vakit fetvayı aldı: Tacizcimiz mümindir


İSLAMİ camiada "Konyalı değerli alim", "Günümüzün İslam müçtehidi" ya da "Hocaefendi" gibi sıfatlarla selamlanan Abdullah Büyük isimli bir adam var...

Vakit’te köşe yazarlığı da yapan bu adamın bağlıları var... Yani adam resmen bir cemaat lideri...

İşte bu adam, "Vakit"çilerin bir türlü ağızlarından çıkaramadıkları baklayı çıkardı.

Hiç mırın kırın etmeden, "küt" diye fetvasını verdi ve "çocuk tacizciliği" ile suçlanan Hüseyin Üzmez hakkında şu cümleyi yazdı:

"Kulaklarınıza gelen haber doğru olsa bile, Hüseyin Üzmez ağabeyimiz, Müslüman bir insandır, mümin bir insandır."

Ardından da ekledi:

"Bir Müslüman, Allah’ın dinini yaşamak ve yaşatmak için mücadele ederken, ayağı sürçer, hata yapar ve günaha bulaşırsa, daha fazla destek, daha fazla ilgi ve daha fazla iletişim içine gireriz."

Demek ki neymiş?

Hüseyin Üzmez’in küçük bir kıza sulandığı, sulanmakla kalmayıp resmen sarkıntılık ettiği hukuken sabit olsa bile... İslami açıdan bir sorun yokmuş... "Abdullah Büyük Hocaefendi", çocuk tacizcisi ağabeyine her durumda destek çıkarmış...

O halde ben de "müptedi" bir talebe gibi, "Büyük Hoca"ya sorayım:

"Sayın hocam... Hüseyin Üzmez ağabeyiniz, hapisten çıksa... 14 yaş ve altındaki mümin kızlarımızın kendisinin yanında yalnız kalmasında İslami açıdan bir beis var mıdır? Eğer yoksa kendi kızınızı, torununuzu ya da yakınınızın bir kızını bu mümin ve Müslüman ağabeyinizle yalnız bırakır mısınız hocam?"

Güzel şeyler

NİMET ÇUBUKÇU’YA BRAVO Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, dini bütün koca adamların çocuk istismarı suçlamasına "sıradan çapkınlık" muamelesi çektiği bir ortamda, "çocuk olmak" meselesiyle ilgili öğretici bir açıklama yaptı. Dedi ki: "Çocuklar sadece çocuk oldukları için korunmaya muhtaçtır ve çocuk oldukları için mağdurdur. Burada karine, çocuğun masumiyeti karinesidir. Ben her zaman çocuklardan yana taraf olurum." Bu tespiti yaptıktan sonra da "Bir avukat olarak çocuklara yönelik istismarı savunamam" dedi... Bu duyarlılık nedeniyle Bakan’ı kutluyorum.. .

VAKİT’İ BIRAKAN YAZAR Bir yazar, bunca hır gür arasında sessiz sedasız Vakit Gazetesi’ni bıraktı... Hüseyin Üzmez olayı ve bu olayın ardından gazetenin takındığı "koruma ağırlıklı" tutum, Vakit yazarı Mehmet Emin Kazcı’yı pes ettirdi... Mehmet Emin Kazcı, onurlu ve erdemli bir tutum takınarak Vakit’te yazmayı bıraktı...

DEĞİŞEN MESAJLAR Vakit’e dair şu ana kadar çok şey yazdım: "Katil sevicilik" yapmayın dedim... "İşkenceciyi korumayın" dedim... "Hedef göstermeyin" dedim... "Dilinize hákim olun" dedim... "İftira etmeyin" dedim... Fakat ne yazık ki ben bunları dedikçe Vakit’in saf, inanmış okurlarından hep olumsuz mesajlar aldım... Ancak... Şu Hüseyin Üzmez olayı gözlerdeki perdeyi indirdi... Gazetenin tutumu, okuru da çileden çıkardı... Artık bana gelen mesajlarda, "Ben de Vakit’in dininden değilim" vurgusu var... Ne diyelim... Gayret bizden, tevfik Allah’tan...