Masonlar.org - Harici Forumu

Inanc => 3 Buyuk Din => Hiristiyanlik => Konuyu başlatan: Kaan - Ekim 10, 2008, 08:31:13 ÖS

Başlık: Önce yakarmak mı, tanımak mı?
Gönderen: Kaan - Ekim 10, 2008, 08:31:13 ÖS
Aziz Augustinus'un dualarında kullandığı sözcükler:

"Ya Rab,
sana önce yakarmak ya da şükretmek mi,
yoksa önce seni tanımak ya da şükretmek mi gerekiyor,
bunu bilmemi ve anlamamı sağla!

Ama seni tanımadan sana nasıl şükredilir ki?
...
Ey Tanrım sana yakararak seni arayayım ve sana inanarak sana yakarayım. Amin."

Aziz Augustinus, Tanrı insandadır, insan Tanrı'dadır diyordu tıpkı Baba ve ben biriz diyen Mesih'in hakikat sözlerini yansıttığı gibi.
Zaten bizde var olan Tanrı'dan başka tanrı yok!

"Yakarmak demek O'nu kendi içine çağırmak demektir. Var olan hiç bir şey sensiz var olamayacağı için, var olan her şey seni içinde mi taşıyor? Madem ki varım öyleyse neden bana gelmeni isteyeyim, çünkü bende olmasaydın var olamazdım ki. Eğer bende mevcut olmasaydın Tanrım ben var olmazdım, hiç bir şey olurdum. Daha doğrusu her şey SEN'den, SEN'in aracılığınla ve SEN'in için var olur." diyor Aziz Augustinus.


Aziz Allahımız okyanustur, bizler de dalgalarız ve dalgalar olaraktan özümüzü bilmeliyiz, özümüz O'dur. Bir dalga olarak aya doğru yükselmek istemek neden?
Hakikaten de bilim adamlarının araştırma sonuçlarına göre dolunay ortaya çıkınca dalgalar göğe doğru hafifçe çekilir.
Bir yaprak olduğumuz halde neden köklerimizi araştırmayız? Ağacın kökünü bilmek istemeyiz?
Ağacın kökünü bilen toprağıda bilir!


Mesih'in sözlerini papağan gibi tekrarlamak mı doğrudur yoksa onu bir kere okuyup TAM okumak mı, TAM içimize sindirmek mi doğrudur?

Saygılarımla.
Başlık: Ynt: Önce yakarmak mı, tanımak mı?
Gönderen: Kaan - Ekim 10, 2008, 08:31:27 ÖS
Önce yakarmak mı, tanımak mı?
Bu Musa Peygamberin Eski Ahid Apokrifasındaki bir sözünü hatırlattı bana...

Orada Peygamber şöyle diyor:
"Hayatı seç ve yaşa..." 4.Ezra 7:129

Musa Peygamber de halkını böyle teşvik etmişti.
Önce seç ama seçerken seçme halini de yaşa, Aziz Augustinus'ta başka bir şey çok güzel ifade ediyor:

"Ey Tanrım sana yakararak seni arayayım ve sana inanarak sana yakarayım!"


Seçmek diye bir şey yok, doğduğun hal ile doğalsın!
Ama o doğduğun ilk bebeklik halinden çok uzaksın!
O farkındalıktan çok uzaksın...

Çocukların ve bebeklerin en büyük özellikleri nedir?

ANI YAŞAMAKTIR!

Senin hayat diye seçecein şey aslında seçimsizliktir. Seçecek bir şey yok!
Ama artık bu yaşa kadar gelip o anı yaşama yeteneğini unuttuğun için şimdi bir şey seçmen lazım!
O da seçimsizliktir yani Musa'nın dediği gibi "HAYAT"tır!

ANI YAŞAMAKTIR!
Mesih'i giyinmektir!
Mesih'i giyinmek bir başkasını giyinmek demek değildir!
Herkes kendi Mesih'ini giyinecek... Herkese kendi Mesih'i gelecek!
Yani Mesihleşilecek!
Yani?
Hayattan keyif alacak, her an!
Yani?
Yaşayacak...
Başlık: Ynt: Önce yakarmak mı, tanımak mı?
Gönderen: Kaan - Ekim 10, 2008, 08:31:46 ÖS
Bu okyanus, dalga benzetmesi gibi Aziz Augustinus şöyle diyor Tanrı'ya doğru:

"Sen ki her şeyi içine almaktasın, onları içine alarak onları doldurmaktasın. Aslında bunlar seni sıkıca bir arada tutan ve seninle dolu olanvazolar gibi değildir. Vazolar kırılsa bile sen hiç dağılmazsın ve bizim üzerimize döküldüğünde akıp giden sen olmazsın; ama ortadan kalkan biz oluruz, dağılıp giden sen değilsin ama birleştirdiğin biziz."

Önce TAM olarak tanımak ve sonra YÜREKTEN yakarmak!

Saygılarımla.
Başlık: Ynt: Önce yakarmak mı, tanımak mı?
Gönderen: amurdad - Ekim 10, 2008, 09:55:09 ÖS
Çok güzel bir yazı olmuş;Hayatı seçmek ve yaşamak seçerken o anı yaşamak,Tanrıyı aramak onu içinde bulmak evrende görmek sonra yakarmak herhalde bir inananın her gün yaptığı şey bu olsa gerek.
İçimizden fışkıran varolma sevinci saf sevgi o kelimelere döküldüğünde iç ürperten şükür.Bu da inananın inanma karşılığında aldığı hediyedir sanırım.
Saygılarımla..
Başlık: Ynt: Önce yakarmak mı, tanımak mı?
Gönderen: Prenses Isabella - Ekim 11, 2008, 04:23:23 ÖS
Mesih'in sözlerini papağan gibi tekrarlamak mı doğrudur yoksa onu bir kere okuyup TAM okumak mı, TAM içimize sindirmek mi doğrudur?

Kutsal ogretileri ozumseyerek hazmedilme sonrasinda muayyen bilince - ne yapma bilincine ulasilir. Hakikate ermek bu baglamda gerceklestirilir. Sadece okumakla yetinseydik aldigimiz ogretileri ozumseyip yasamimiza uygulamasaydik bugun iran toplumundan bir farkimiz kalmazdi. Bilgi, nasil olsa elde edilir. Unutulmamalidir ki bizler de bugunku iran toplumunun yasamis oldugu evrelerden gectik / gecirildik. Onun icindir ki, bir orneklem mahiyetinde sundugum iran toplumunu geri kalmisligindan oturu yadirgamak degil ortada gozuken anlamli bir gercegi aydinlatmak maksadinda betimledim.

Alinan her Bilgi, bizi daha farkli arayislara, sonuclara yoneltir; yonlendirir. Bunun icinse hangimizin bilgisinin agir bastigi onem tasimiyor. Birbirimizle kiyasa da gerek yoktur. Ileri - geri bilinc ayrimina da gidilmenin manasiz oldugu gorusundeyim. Baskalariyla yarismak degil; kendimizle yarismak - yarisabilmek bizi sonuca goturur.

Hayatı seçmek ve yaşamak seçerken o anı yaşamak,Tanrıyı aramak onu içinde bulmak evrende görmek sonra yakarmak herhalde bir inananın her gün yaptığı şey bu olsa gerek.
İçimizden fışkıran varolma sevinci saf sevgi o kelimelere döküldüğünde iç ürperten şükür.Bu da inananın inanma karşılığında aldığı hediyedir sanırım.

Katiliyorum. Kendinde basla; Kendinde bitir ;)

Saygilarimla
Başlık: Ynt: Önce yakarmak mı, tanımak mı?
Gönderen: Kaan - Ekim 11, 2008, 10:27:24 ÖS
Ve tabiki önemli olan nokta seçerken ki, o seçme anını yaşamak, o evrenin farkında olmak.

Saygılar...
Başlık: Ynt: Önce yakarmak mı, tanımak mı?
Gönderen: Prenses Isabella - Ekim 11, 2008, 10:30:16 ÖS
Ve tabiki önemli olan nokta seçerken ki, o seçme anını yaşamak, o evrenin farkında olmak.

Ve herseyin temelinde 'Bilincli olmak' vardir (:

Peki Kaancim; Sana bir soru yoneltmek istiyorum, musaadenle tabi:

Evreni neye gore anlayip degerlendiriyoruz, bicimlendirip sekillendiriyoruz?  Sistematik bir soru oldu ama olaya mantiksal acidan yaklasirsak dunyanin da temelinde bulunan birtakim gercekleri bu sayede acikliga kavusturabiliriz, diye dusunuyorum. 
Başlık: Ynt: Önce yakarmak mı, tanımak mı?
Gönderen: Prenses Isabella - Ekim 11, 2008, 10:41:00 ÖS
ANI YAŞAMAKTIR!
Mesih'i giyinmektir!
Mesih'i giyinmek bir başkasını giyinmek demek değildir!
Herkes kendi Mesih'ini giyinecek... Herkese kendi Mesih'i gelecek!
Yani Mesihleşilecek!
Yani?
Hayattan keyif alacak, her an!
Yani?
Yaşayacak...

Yalnizca Hayattan degil Mesih'in acilarini aynen yasayip ondan zevk alabilmektir; esas olan! Iste Mesihlesmek bu baglamda gecerlilik kazanir.
Mesihi >Kendinde yasayip, olumunu ve dirilisini bununla birlikte yaralarini da kendi bedeninde hissedebilmektir; onemli olan!

Asil Mesihi Ruhunda ve Bedeninde yasatanlar - yasatmasini bilenler Gercek Kurtulusu iste o zaman gorebileceklerdir

Saygi ve Sevgilerimle Kaan (: 
Başlık: Ynt: Önce yakarmak mı, tanımak mı?
Gönderen: Kaan - Ekim 11, 2008, 11:58:18 ÖS
Aslında orada Mesih derken İsa'yı kast etmiyorum, herkesin kendi Mesih'inden bahsediyorum.
Ve tabiki önemli olan nokta seçerken ki, o seçme anını yaşamak, o evrenin farkında olmak.

Ve herseyin temelinde 'Bilincli olmak' vardir (:

Peki Kaancim; Sana bir soru yoneltmek istiyorum, musaadenle tabi:

Evreni neye gore anlayip degerlendiriyoruz, bicimlendirip sekillendiriyoruz?  Sistematik bir soru oldu ama olaya mantiksal acidan yaklasirsak dunyanin da temelinde bulunan birtakim gercekleri bu sayede acikliga kavusturabiliriz, diye dusunuyorum. 



Evreni neye göre anlıyorum?

Biraz mantıkla ve biraz da mantığın dışına çıkarak.
Çünkü sadece mantık yetersizdir ve sadece mantık dışında uçmakta yetersizdir. İkisinden de almak gerekir.
Yani denge gerekir. Aslında din ve bilim bir bütündür, Osho'nun dediği gibi, ama biz ayırıyoruz bunları.

Saygılarımla.
Başlık: Ynt: Önce yakarmak mı, tanımak mı?
Gönderen: Prenses Isabella - Ekim 12, 2008, 01:39:20 ÖS
Aslında orada Mesih derken İsa'yı kast etmiyorum, herkesin kendi Mesih'inden bahsediyorum.
Evreni neye göre anlıyorum?

Biraz mantıkla ve biraz da mantığın dışına çıkarak.
Çünkü sadece mantık yetersizdir ve sadece mantık dışında uçmakta yetersizdir. İkisinden de almak gerekir.
Yani denge gerekir. Aslında din ve bilim bir bütündür, Osho'nun dediği gibi, ama biz ayırıyoruz bunları.

Saygılarımla.

Hmm, Anliyorum :)