31
Guncel Konular / Ynt: Maduro Vakasi ve Uluslararasi Hukukun Sinirlari
« Son Gönderilen: Gönderen: Alşah Ocak 08, 2026, 01:53:36 öö » Sayın midyad'ın paylaşımları insanın aklına neler neler getiriyor bir bakalım.
Bakunin'in "Hukuk siyasetin fahişesidir" sözü günümüz dünyasında ve maalesef ülkemizde yaşanan hukuki olaylarına "Cuk" oturmaktadır.
Bakınız, devleti yöneten biri "Anayasayı bir kere demekle bir şey olmaz" demişse, o yönetimden sonra gelenlere de aynı hak doğmuş olur. Dolayısı ile Anayasanın Anayasalığı ortada kalmamış olur.
Keza, yerel bir mahkeme veya bir üstü "Ben Anayasa Mahkemesinin kararlarını tanımıyorum" derse, o ülkede yaşayanların da " Ben de Yargıtayın kararlarını tanımıyorum" deme hakkı doğmuş olmuyor mu?.
Yani hukuku işine geldiğinde tanıyıp onun güvencesini sığınıp, işine gelmediğinde "Ben o mahkemeyi tanımıyorum " diyebiliyorsan o sisteme hukuk sistemi diyemezsiniz.
Gelelim şu Maduro meselesine; bence uluslararası hukuk ve onu savunanlar sınıfta kalmışlardır. Nasıl olur, bir devlet, diğer bir devlete gece baskını yapacak ve baskın yaptığı ülkenin devlet başkanını geceyarısı karısı ile birlikte yatağından kaldırarak kendi ülkesine götürecek ve kendi ülkesinde kafasına göre yarattığı suçlamalarla yargılayacaktır. Dehşet verici bir olay. Maduro suçlu ise kendi ülkesinde ve kendi ülkesinin kanunlarına göre yargılanmalıdır
Buna başka bir ülkenin devlet başkanı karar veremez/vermemeli. Amerikan mahkemelerinin kendi ülkelerinde istenmeyen suçlardan dolayı suçluları yargılama yetkisini nereden alıyorlar
Bu olay bu şekilde kalırsa, ileride elinde gücü olanlar kendilerinden zayıf olanları istedikleri gibi işgal de edebilirler. Olayı basit bir misalle anlatmak gerekirse, evinde otomatik silahları olan bir kişinin, kendisinden daha zayıf olan komşusunun evine gece baskın yapıp yatağından karısını alması ile Maduro'nun alınması arasında hiç bir fark göremiyorum
Dediğim gibi DEHŞET bir olay. Bu bir güç zehirlenmesinden başka bir şey değildir.
En başta da belirttiğim gibi maalesef ULUSLARARASI HUKUK bu defa siyasetin değil GÜÇÜN FAHİŞESİ olmuştur.
Saygılar- sevgiler.
Bakunin'in "Hukuk siyasetin fahişesidir" sözü günümüz dünyasında ve maalesef ülkemizde yaşanan hukuki olaylarına "Cuk" oturmaktadır.
Bakınız, devleti yöneten biri "Anayasayı bir kere demekle bir şey olmaz" demişse, o yönetimden sonra gelenlere de aynı hak doğmuş olur. Dolayısı ile Anayasanın Anayasalığı ortada kalmamış olur.
Keza, yerel bir mahkeme veya bir üstü "Ben Anayasa Mahkemesinin kararlarını tanımıyorum" derse, o ülkede yaşayanların da " Ben de Yargıtayın kararlarını tanımıyorum" deme hakkı doğmuş olmuyor mu?.
Yani hukuku işine geldiğinde tanıyıp onun güvencesini sığınıp, işine gelmediğinde "Ben o mahkemeyi tanımıyorum " diyebiliyorsan o sisteme hukuk sistemi diyemezsiniz.
Gelelim şu Maduro meselesine; bence uluslararası hukuk ve onu savunanlar sınıfta kalmışlardır. Nasıl olur, bir devlet, diğer bir devlete gece baskını yapacak ve baskın yaptığı ülkenin devlet başkanını geceyarısı karısı ile birlikte yatağından kaldırarak kendi ülkesine götürecek ve kendi ülkesinde kafasına göre yarattığı suçlamalarla yargılayacaktır. Dehşet verici bir olay. Maduro suçlu ise kendi ülkesinde ve kendi ülkesinin kanunlarına göre yargılanmalıdır
Buna başka bir ülkenin devlet başkanı karar veremez/vermemeli. Amerikan mahkemelerinin kendi ülkelerinde istenmeyen suçlardan dolayı suçluları yargılama yetkisini nereden alıyorlar
Bu olay bu şekilde kalırsa, ileride elinde gücü olanlar kendilerinden zayıf olanları istedikleri gibi işgal de edebilirler. Olayı basit bir misalle anlatmak gerekirse, evinde otomatik silahları olan bir kişinin, kendisinden daha zayıf olan komşusunun evine gece baskın yapıp yatağından karısını alması ile Maduro'nun alınması arasında hiç bir fark göremiyorum
Dediğim gibi DEHŞET bir olay. Bu bir güç zehirlenmesinden başka bir şey değildir.
En başta da belirttiğim gibi maalesef ULUSLARARASI HUKUK bu defa siyasetin değil GÜÇÜN FAHİŞESİ olmuştur.
Saygılar- sevgiler.

Son İletiler