Masonlar.org - Harici Forumu

 

Son İletiler

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 [9] 10
81
Locaya Üyelik / Ynt: DAHA ÖNCE ÜYELİK BAŞVURUSU RED ALANLAR hk
« Son Gönderilen: Gönderen: Mars Ekim 23, 2025, 01:25:51 öö »

Masonlukta “soruşturma” ya da bizim deyimimizle tahkikat, bir sınav değildir. Aday adayının kim olduğuna, hayatını nasıl yaşadığına ve çevresinde nasıl tanındığına bakılır. Masonluk; ahlaklı, dürüst, güvenilir, vicdan sahibi ve topluma fayda sağlamayı ilke edinmiş bireylerin bir araya geldiği bir topluluktur. Bu nedenle, içeriye girecek her kişi, mevcut kardeşlerin rızasıyla kabul edilir.

Bu süreçte yalnızca belgeler değil, karakter değerlendirilir. Çünkü Masonluk’ta her kardeş, diğerinin onurundan da sorumludur. Bir kardeşin dahi içten bir olumsuz görüşü, adayın seçilmemesi için yeterlidir. Bu, dışlayıcı bir tutumdan değil, içsel bütünlüğü koruma arzusundan doğar.

Bir adayın reddedilmesi, onun kötü biri olduğu anlamına gelmez. Bazen zaman, çevre, niyet veya içsel olgunluk bakımından henüz hazır olmadığı düşünülür. Masonlukta kapılar ebediyen kapatılmaz, ancak ilk başvuruda alınan ret; içsel sebeplerin derinliğine duyulan saygıdan ötürü genellikle tekrar başvuruya izin verilmemesiyle sonuçlanır. Bu durum, hem adayın hem de locanın huzurunu koruma refleksidir.

Masonluk, bireyin sadece “girmek istemesiyle” değil, “hazır bulunmasıyla” mümkün olur. Her şey doğru vakitte olgunlaşır.
82
Locaya Üyelik / Ynt: DAHA ÖNCE ÜYELİK BAŞVURUSU RED ALANLAR hk
« Son Gönderilen: Gönderen: Hayko Ekim 23, 2025, 12:06:14 öö »
Ben diğer Obediyansların uygulamalarını tam olarak bilmiyorum. HKEMBL tüzüğüne göre konuşabilirim.

Eğer skrüten olduysa (yani soruşturma sonrası yapılan oylama) ve skruten sonucu olumsuz çıktıysa tekrar başvuramazsınız.

Ama skrüten olmadıysa tekrar başvurabilirsiniz.


Sayın Caliper,

diğer Obediyansların uygulamalarını tam olarak bilmiyorum demişsiniz ama belki bir bilginiz vardır diye size bir şey sormak istiyorum
bunlardan ilki soruşturma hakkında soruşturma tam olarak neye göre yapılıyor , ikincisi ise bir kez ret aldıktan sonra kişinin bir daha aday başvurusunda bulunamamasının sebebi nedir ? kişi tam olarak nasıl bir soruşturma geçirdiğini bilmediğinden dolayı bazı ön yargıları olabilir ilerleyen zamanlarda

83
Diger Sanatlar / Ynt: Floransa'da Zamanin Askiya Alindigi bir An
« Son Gönderilen: Gönderen: Alşah Ekim 17, 2025, 07:51:50 ös »
      Sayın midyad'ın bu güzel paylaşımını zevkle okudum. Öncelikle kendisine teşekkür ederim. "Heykel " aşığı biri olarak gezdiğim her yerde heykelleri merakla incelerim. Özellikle "Orta Çağ" heykellerini hayranlıkla izlerim.
      Bu yaz bir "Balkan Turu" yaptım. Çok güzel bir gezi oldu. Çok beğendiğim heykellerin yanısıra beğenmediğim ve hatta lüzumsuz gördüğüm bir heykel furyasina tanık oldum. Kuzey Makedonya gezimiz, Üsküp şehrine gittiğimizde tüm şehrin heykellerin doldurulduğunu, bir köprü üzerinde yirmi heykel dikildiğini, adım başı dikilen bu heykellerin hiç birinde sanat olarak öne çıkacak bir şey ne yazık ki göremedim. Yüzlerce Heykel, hemen hemen hepsi aynı elden fabrikasyon gibi çıkıp dikilmisler. Yani sanat olarak incelemek bile istemiyor insan.
       Gerçekten çok anlamsız ve gereksiz bulmuştum bu kadar çok heykeli.
       Saygilar-sevgiler.
84
Diger Sanatlar / Ynt: Floransa'da Zamanin Askiya Alindigi bir An
« Son Gönderilen: Gönderen: midyad Ekim 15, 2025, 11:30:55 ös »
Tesekkur ederim Sayin NOSAM33. Bazi duygular, kelimelerin sinirlarini asar; yalnizca kalpte yankilanir. Eger bu satirlar, o sessizlige sizin de icinizde bir kapi araladiysa, demek ki ayni yolu, ayni golgede ve ayni isikta bir anligina da olsa birlikte yuruduk.

Muzik, sozcuklerin onunden usulca yuruyen bir nefesti; basina ve sonuna yerlestirdigim, Ludovico Einaudi'nin "Experience" en "Oltremare"parcalari ise bu sessizligin derinligini duyumsatmayi amacliyordu. Cunku bazen kelimeler susar... muzik konusur... ve oradan sonra geriye yalnizca icten bir yanki, ruhun tanidigi kadim bir sessizlik kalir.

Saygi ile,     
85
Diger Sanatlar / Ynt: Floransa'da Zamanin Askiya Alindigi bir An
« Son Gönderilen: Gönderen: NOSAM33 Ekim 15, 2025, 08:32:20 ös »
Mükemmel  bir yazı;  elinize sağlık...

Saygılar
86
Diger Sanatlar / Floransa'da Zamanin Askiya Alindigi bir An
« Son Gönderilen: Gönderen: midyad Ekim 13, 2025, 11:11:10 ös »



https://www.youtube.com/watch?v=1e9B31FLT-s&list=RD1e9B31FLT-s&start_radio=1

Floransa'ya adim attiginiz anda sehir sizi kendi ritmine cekiyor. Tas kaldirimlarin, tarihi sokaklarin ve kubbelerin arasinda yururken her adim bir gecmisin yankisini tasiyor. Cattedrale di Santa Maria del Fiore'nin kubbesi gokyuzune uzaniyor; insanin kendi kucuklugunu hatirlatan bir agirlikla. Kemerlerin, sutunlarin, fresklerin sessiz diliyle cevriliyorsunuz. Sehrin taslari bile sanki dua eder gibi.

Via dei Calzaiuoli boyunca Arno Nehri'ne dogru yururken sokak sizi kendi ritmine davet ediyor. Sagli sollu yukselen luks magazalarin vitrinleri, piril piril camlarin ardindaki renkli isiltilar... Bir vitrine yaklasiyorsunuz; bir an, yansimanizla goz goze geliyorsunuz. Ama o camin ardinda gordugunuz yalnizca yuzunuz degil,  daha derin bir sey. Bu ani karsilasma, sizi bir anligina oldugunuz yerden aliyor. Gozlerinizin icinde, baska bir bakisla karsilasiyorsunuz. Bu, yalnizca o ani yasamis olanlarin anlayabilecegi sessiz bir karsilasma.

Ruzgar hafifce esiyor, Arno Nehri'ne yaklastikca sehrin sesleri yavasliyor. Su, isigin icinde titresiyor. Ponte Vecchio uzerindeki kuyumcularin vitrinlerinden yansiyan altin rengi parilti, yuzyillarin ellerinde yogrulmus bir zaman hissi birakiyor. Koprunun tas kemerleri, adimlarinizin altinda gecmisi fisildiyor. O an Floransa'da zaman cozuluyor; dunle bugun birbirine degiyor.

Agir adimlarla Museo dell'Opera del Duomo di Firenze'ye yoneliyorsunuz. Kapinin esiginde sehir bir anda disarida kaliyor; iceride bir serinlik, bir suskunluk hakim. Tas duvarlar, kalin kemerler, los isik... Adimlarinizin yankisi bile yavasliyor. Her sey bir hazirlik gibi.

Ve sonra, karsinizda: Pietà Bandini. Yasli bir adamin Tanri'yla ve kendi korkulariyla konusmasini andiran bir sessizlik icinde duruyor. Michelangelo'nun mermeriyle verdigi mucadele neredeyse duyulabilir bir siddetle orada. Nicodemus'un yuzune baktiginizda, sanatcinin kendi suretiyle karsilasiyorsunuz. Mermerin icinde sakli bir kalp var sanki, hem kirik, hem diri. Zamanin ellerinde yogrulmus bir teslimiyet.

O anda zihninizin derinininde bir yanki beliriyor. Yedi sessiz adimin hatirasi. Sessiz bir isik, tasin icinden suzuluyor. Bu, yalnizca o ani yasamis olanlarin anlayabilecegi bir sukunet. Mermerin icinde, kirilgan bir ölümsüzlük nefes aliyor.

Michelangelo'nun yasli ellerinden cikan bu eser, gencligin kusursuz bicimlerinden cok uzakta. Mermerin uzerindeki izler, yarim kalmislik hissi, her darbede insanin kendi sinirina dokunusu. Fakat iste tam da bu eksiklik, eserin kalbini olusturuyor. Pietà Bandini, yalnizca bir ölüm sahnesi degil; yasli bir insanin kendi sonuyla, kendi özüyle yüzlesmesi. Tasin icindeki sessiz bir dua.

O sessizligi sadece kelimeler tasiyabilir. Rainer Maria Rilke'nin dizeleri gibi:

"Belki her sey,
bizi sessizce izleyen bir yabancidir.
Ve biz, onun bakisi karsisinda
icimizde sakli olani taniriz."

Pietà Bandini'nin önünde durmak, zamani unutmaktir. Mermerin soguklugunu, sessizligini, tasin icindeki hayati hissetmektir... Ve orada, Floransa'nin kalbinde, tasin sessizliginde kendi yankinizi duyarsiniz.


https://www.youtube.com/watch?v=adudqtq2gBw&list=RDadudqtq2gBw&start_radio=1         

87
Masonluk ile ilgili Sorular ve Cevaplar / Turkcenin Masonluk dili: Evrensellik mi Yerellesme mi?
« Son Gönderilen: Gönderen: midyad Ekim 11, 2025, 12:33:56 öö »
Son donemde Hur ve Kabul Edilmis Masonlar Buyuk Locasi' nin sosyal medya hesaplarinda, "Turkcenin dunya genelinde Masonluk dili olarak yukselmesi" yonunde aciklamalar dikkat cekiyor. Bu aciklamalarda, Moskova'da Turkce calisan bir locanin kuruldugu bilgisi de paylasildi. ( Not: Baska ulkelerde de Turkce calisan localar bulunmaktadir.)

Peki, evrensel bir yapiya sahip olan Masonlukta ulusal dil vurgusu neyi amacliyor?

Turkce calisan localar, uyelerin ogretiyi daha kolay anlamasini saglayabalir ve diaspora uyeleri icin aidiyet duygusu yaratabilir. Ayni zamanda, asiri yerellesme, Masonlugun evrensel kardeslik ilkesini dengede tutma ihtiyacini dogurabilir.

Bu yazi elestiriden cok, Turkce calisan localarin Masonlugun evrensel yapisi icindeki yerini anlamaya yonelik bir sorgulamadir.

Bu tur localar Masonlugun evrenselligiyle uyumlu mu, yoksa yerellesmenin getirdigi riskler mi agir basiyor?     
88
Bana Gore Masonluk / Ynt: Bana göre masonluk
« Son Gönderilen: Gönderen: LVX Eylül 29, 2025, 11:21:43 ös »
Bana göre masonluk,

yaklaşım itibariyle insan doğasını anlamaya yöneliktir, tanrı-insan ilişkisine belki de manevi bir kapı aralamaktır.
89
Diger Konular / Ynt: 500 yildir cozulemeyen gizem: Voynisch Elyazmasi
« Son Gönderilen: Gönderen: NOSAM33 Eylül 28, 2025, 09:26:36 ös »
https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2025/06/voynich-el-yazmasi-1.jpg


İnsanlık tarihi, çağlar boyunca çözülemeyen sırlar ve akıllara durgunluk veren gizemlerle dolu. Ancak hiçbiri, içeriğiyle olduğu kadar varlığıyla da yüzyıllardır bilim insanlarını ve şifre kırıcıları dehşete düşüren Voynich El Yazması kadar kalıcı bir merak uyandırmadı. Yaklaşık 500 yıldır kimsenin anlayamadığı bu esrarengiz kitap, içerisinde barındırdığı tamamen bilinmeyen bir alfabeyle yazılmış metinleri ve akıl almaz, tuhaf illüstrasyonlarıyla dünya genelinde büyük bir bilmece olarak kabul ediliyor. Bu kitap, asırlardır çözülmeyi bekleyen bir kod mu, kayıp bir dilin son kalıntısı mı, yoksa tarihin en büyük aldatmacalarından biri mi? İşte bu sorular, onu günümüzün en büyük entelektüel meydan okumalarından biri yapıyor.
Yüzyıllardır kâbus gibi kütüphaneleri, kod kırıcıları ve tarihçileri meşgul eden bir muamma: Voynich El Yazması. Yaklaşık 500 yıldır çözülemeyen bu gizemli kitap, içeriğiyle olduğu kadar varlığıyla da bilim dünyasında ve kamuoyunda büyük bir merak uyandırmaya devam ediyor.

Bilinmeyen Bir Dilde, Tuhaf Çizimlerle Dolu

https://dogugazetesicom.teimg.com/dogugazetesi-com/uploads/2025/06/voynich-el-yazmasi-kitap.jpg

İlk olarak 1912 yılında İtalyan koleksiyoncu Wilfrid Voynich tarafından Roma yakınlarındaki bir Cizvit kolejinde bulunan bu el yazması, tahmini olarak 15. yüzyılın başlarına tarihleniyor. Kitap, 240 sayfadan oluşuyor ve bilinmeyen bir alfabe ile yazılmış metinler ile bitkiler, kozmolojik şemalar, eczacılık çizimleri ve çıplak kadın figürleri gibi garip ve anlaşılmaz illüstrasyonlarla dolu. En çarpıcı yanı ise, yazıldığı dilin veya alfabenin bugüne kadar hiçbir dilde veya yazım sisteminde bulunmaması.

Şifre Çözücülerin Kabusu: Hiç Kimse Başarılı Olamadı

Şifre Çözücülerin Kabusu: Hiç Kimse Başarılı Olamadı
Voynich El Yazması'nın gizemi, dünyanın en parlak beyinlerini ve şifre çözücülerini kendine çekmiştir. İkinci Dünya Savaşı sırasında Japon kodlarını çözen Amerikalı kriptologlar ve hatta günümüzün yapay zeka algoritmaları bile bu yazmanın sırrını çözmekte başarısız olmuştur. Metinler, rastgele harf dizilerinden ziyade belirli bir yapıya sahip gibi görünse de, anlamlı hiçbir kalıp tespit edilememiştir.


Ortaya atılan teoriler arasında şunlar bulunuyor:

Bilinmeyen bir dil: Günümüze ulaşmamış veya dünyadan izole kalmış bir dilin son örneği olabilir.
Karmaşık bir şifre: Belki de özel bir kodlama sistemiyle yazılmış, çözülmeyi bekleyen bir mesaj içeriyor.
Sahtekarlık (hoax): Bazı uzmanlar, kitaptaki metnin anlamsız olduğunu ve sadece bir aldatmaca olduğunu düşünüyor.
Şizofrenik bir yazarın eseri: Akıl sağlığı sorunları olan birinin hayal ürünleri de olabilir.
Uzaylı bir dil: En fantastik teorilerden biri ise, bu yazmanın dünya dışı bir kökene sahip olması.
Yale Üniversitesi Kütüphanesi'nde Korunuyor
Günümüzde Yale Üniversitesi'nin Beinecke Nadir Kitaplar ve El Yazmaları Kütüphanesi'nde titizlikle korunan Voynich El Yazması, bilimsel araştırmaların yanı sıra popüler kültürde de geniş yer bulmaya devam ediyor. Hakkında belgeseller çekiliyor, kitaplar yazılıyor ve internette sayısız tartışma dönüyor.

Her ne kadar teknoloji ilerlese ve algoritmalar karmaşık verileri çözebilse de, Voynich El Yazması 500 yıldır sessizliğini koruyarak insan zekasına meydan okumaya devam ediyor. Bu esrarengiz kitap, belki de bir gün sırrını açıklayacak, belki de sonsuza dek insanlığın çözemediği en büyük gizemlerden biri olarak kalacak.

Muhabir: Sümeyra İçer ' ALINTI

SAYGILAR ...
90
Diger Sanatlar / Ynt: Masonik izler mi? Pantheon' un amblemleri
« Son Gönderilen: Gönderen: ANARCHOSA Eylül 20, 2025, 12:11:01 ös »
Bu güzel ve önemli detayı aktardığınız için teşekkürler.

Demek ki bakanlar detayda başka güzellikler keşfedebilir.
İkinci olarak da demek ki her Gönye Pergel de Masonlukla ilgili değildir.

Masonluk amblemi olan Gönye ve Pergel ortasında G harfi olanıdır.
Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 [9] 10