Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: pos otistik iktisat  (Okunma sayısı 1725 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ocak 21, 2009, 03:23:51 ÖÖ
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 154
  • Cinsiyet: Bay


 bir iktisat öğrencisi olarak bu kavramla yeni tanıştım ve ilginç geldi sizinde fikirlerinizi merak ettim..saygılar...

İktisadın tarihi boyunca en çok tartışıldığı dönemlerden birini yaşıyoruz. Her gün televizyonlarda gördüğümüz iktisatçılar sık sık yanlış çıkan öngörülerde bulunuyor. Önerdikleri politikalar bazen her şeyi daha kötüye götürürken ekonomik değişkenlere ilişkin yapılan tahminler çoğu zaman yanlış çıkıyor. Akademisyenler gerçek dünyanın nasıl bir yer olduğu konusunda (ya da iktisadi olayların nasıl gerçekleştiği konusunda) sürekli tartışırken kendi disiplinlerinin tanımı konusunda bile anlaşamıyor. İktisat öğrencileri ise kendilerine sürekli okullarda verilen iktisat eğitiminin gerçek dünyayla ne ilgisi olduğunu soruyor. Elbette iktisatçıların da, iktisat eğitiminin de bütünüyle başarısız olduğunu söylemek mümkün değil. Ama bu bilimin içinde yer alanlar için bir şeylerin yolunda gitmediği çok açık. Bitmek tükenmek bilmeyen tartışmaların varlığı çok önemli bir gerçeğe işaret ediyor: Ülke politikalarına egemen olan ve okullarda okutulan iktisat bilimi büyük bir bunalım yaşıyor.

Bu iktisadın içine girdiği ilk kriz değil ve muhtemelen sonuncusu da olmayacak. Thomas Kuhn ünlü kitabı "Bilimsel Devrimlerin Yapısı"nda bilim dallarının sorunlara çözüm üretemediğinde bir krize gireceğini ve bu krizden ancak yeni bir düşünce okulunun eskisinin yerini almasıyla çıkılabileceğini söylüyordu. İktisat daha önceki krizlerini bu şekilde aşmıştı. İktisada hakim olan Neoklasik iktisat okulu 1929 bunalımını aşamayınca yerine Keynes'in görüşlerini temel alan bir yaklaşım geçmişti. Daha sonra Neoklasik teori kendini Keynesyen tezlerle uyumlu hale getirmek için büyük revizyonlara gidip itibarını yeniden geri kazandı. Bununla birlikte 1970'lerden itibaren yeni bir bunalımın içine girmekten kurtulamadı. Fakat bu son krizinde egemen iktisat görüşünü bunalımdan çıkartabilecek yeni bir iktisat düşüncesi yaratılamadı. Ekonomiye ilişkin tüm algı biçimlerini değiştirecek ve iktisadın bugünkü sorunlarını çözecek bir iktisat okulu ortaya çıkamadı. Bu da bugün egemen iktisadın yaşadığı sorunların gerisinde yatan temel neden oldu.

İktisadın gerçek dünyada olup bitenleri açıklamakta yaşadığı zorlukların birden fazla nedeni var. Örneğin tümdengelimsel yöntemin toplumu inceleyen bir bilimde kullanılması çok ciddi metodolojik problemler yaratıyor. Bunun dışında akademik çevreye egemen olan gelenekler, atamalarda temel alınan ölçütler, güç ilişkileri gibi birçok faktörden de bahsedilebilir. Fakat tüm bu sayılanlardan çok daha önemli olan neden egemen iktisat görüşünün kapitalizmi veri alan ve kapitalizmi meşrulaştırmayı amaçlayan yaklaşımıdır. İktisat yalnızca teorik bir uğraş değildir. Mevcut sistemin korunması ve güçlendirilmesine yönelik çok önemli bir ideolojik boyutu da vardır. Mevcut iktisat sistemi kapitalizmin sistemidir ve bu da iktisadın içinde bulunduğu krizden çıkmasının önünde bir engel oluşturmaktadır.

Bugün, kapitalist iktisada ve iktisat eğitimine egemen olan neoklasik düşünce, piyasa ekonomisinin uyumlu veya optimal sonuçlara ulaşacağını ispatlamaya çalışan bir modele dayanır. Teorilerin varsayımları şu basit soruya göre biçimlendirilir: "Piyasa kurallarının optimuma götüreceğini ispatlamak için acaba hangi varsayımlar yapılmalıdır?". Yani artık söz konusu olan, bir sonuca ulaşmak için varsayımlardan yola çıkmak değil, sonuçtan hareket ederek sonuca hangi şartlarda ve hangi varsayımlar altında erişilebileceğini belirlemektir. Neoklasiklere göre gerçeklerle teori arasında büyük sapmalar varsa yanlış olan teori değil, gerçeğin kendisidir. Çünkü teorinin olabilecek en iyi şartları belirlediğine inanılır. Gerçek hayat bundan farklıysa bunu nedeni bazı "eksiklikleri" taşımasıdır. Optimuma ulaşmak için bu eksikliklerin ortadan kaldırılması gereklidir. Günümüzde egemen olan iktisat görüşünün gerçekdışı varsayımlarının ve başarısız çözüm önerilerinin temel nedeni işte budur. Kapitalizmi sürdürmeye odaklandığı için egemen iktisat görüşü, gerçek bilimsel temellerinden kopmuştur.

İktisadın yukarıda özetlemiş olduğumuz durumu hem öğrenciler hem de öğretim üyelerinin kafalarında yüzlerce soru oluşturdu. Giderek artan bu rahatsızlık duygusu, sonunda "Post Otistik İktisat Hareketi" olarak bilinen hareketi yarattı.

Post Otistik İktisat Hareketi bundan 4 yıl önce Fransa'da başladı. Fransa'nın en önde gelen eğitim kurumlarından biri olan École Normale Supérieure öğrencileri 2000 yılının Mayıs ayında ortak bir bildiriye imza atarak almış oldukları iktisat eğitiminden memnun olmadıklarını ifade ediyorlardı. Kendilerine verilen iktisat eğitiminin dünyanın gerçek sorunlarıyla ilgilenmesini talep ediyorlardı. Ayrıca egemen görüş olan neoklasik teori yerine diğer düşünce okullarının (Marksist teori, kurumsalcı teori vb.) öğretilmesini istiyorlardı. Üçüncü talepleri ise matematiğin iktisat eğitimindeki yerinin yeniden tanımlanmasıyla ilgiliydi.

Bu bildiri yayınlandıktan sonra kısa bir süre içinde hareket tüm dünyaya yayıldı. Dünyanın her yerinden iktisat öğrencileri benzer bildiriler yayınlayarak harekete destek verdiler. Ülkemizde de hem İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğrencileri, hem de ODTÜ öğrencileri birer bildiri yayınlayıp bazı konferanslar düzenleyerek konuyu tartışmaya açtı. Tüm dünyada çok değerli iktisatçılar tartışmalara katılarak hareketin ilerlemesine katkıda bulundu.
Memento Mori


Ocak 21, 2009, 11:11:38 ÖÖ
Yanıtla #1

İktisatçıların,işletmecilerin,finansçıların kısacası ekonomiyle ilgili her bireyin hayatında yer alan "ceteris paribus" kavramının adını bir siteye vermişler ve dolu dolu bir site olmuş. Post Otistik İktisat kavramı ile yaklaşık 2 sene önce ceterisparibus.net'te bir kitap tanıtımında karşılaştım. Kitabı henüz okuma şansım olmadı ancak ben de bu kavramın adı üzerinden bir kaç şey aradım,taradım.

Kitaba gelecek olursak;
Kitabı yayınlayan İFMC İktisat Dergisi
Editör : Kaya Ardıç
Çeviren : Gökmen Tarık Acar
Yayın yılı ise 2004

Bilgilerinize

Bilgi , en kutsal güçtür !