Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: MASONLUKTAN SÖZ EDELİM - 5  (Okunma sayısı 3996 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Eylül 06, 2010, 10:29:10 öö
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay




Masonluğun ne olduğunu tanımlarken, tarihçesinden de söz etmek gerektiğini belirtmiştim.

Günümüzdeki Masonluğun altı bin yıl kadar önce doğmuş olduğu söylenir. Çünkü amaçları ve ülküsü, uygarlığın insanlarca bilinen en eski tarihinden bu yana vardır. Bu bağlamda belki daha da eskidir ama uygarlık tarihinin anlatımı henaz daha eskileri uzanamadı.

Ancak bu söz konusu amaç ve ülkü, çağlar boyunca tek bir kuruluşun bünyesinde değil, çok değişik adlar altında ve gerek nitelikleri gerekse tarzları bakımından da birbirlerinden hayli farklı çeşitli kurum ve örgütlerde yaşatılmıştır. Hepsinin tek bir ortak yanı olduğu söylenebilir: Ezoterizm.

Günümüzün masonlarının belirttiğine göre; Orta Çağ ve sonrasında Masonluk, Avrupa’daki bina inşaatçılığı mesleği ve zanaatının adıdır. Doğru. Ancak onu Masonluğun tarihçesinin kapsamına yerleştirmenin ne denli doğru olduğu kuşkulu. Bu dönemde, günümüzdeki anlamıyla Masonluk ise ancak birtakım başka bilimsel ve felsefesel kurumların ya da gizemci (mistik) nitelikli ekol ve tarikatların içeriğinde görülebilir.

Bugünün Masonluğu, eski çağlardaki o gizemci ekol ve tarikatların genellikle edilgin (pasif) olan ilkelerini ayıklayıp, öğretilerini de dogmalardan arındırmış, bunları geleneksel inşaatçılığın etkin (aktif) ilkeleri ve çalışma sistemi ile yoğurarak insancı (hümanist) bir dünya görüşü içinde birleştirmiştir.

Günümüzün Masonluğun, ilk örgütlenmesi 18. yüzyıl başlarındadır; daha önce değil. Masonlara göre; bu örgütlenme, o sıralarda zayıflamaya yüz tutmuş olan geleneksel inşaatçılık mesleğinin üzerine oturtulmuştur. Bana göre hayır; öyle gösterilmiştir. Ancak bu da pek önemli değil. O tarihlerde ilk mason localarının kuranların birtakım başka politik emeller peşinde koşmuş olmaları da önemli değil. Önemli olan, 18. yüzyıl ortalarında Avrupa’da başlayan “aydınlanma” eylemidir. Masonluğa asıl yön vermiş olan da odur. Bundan sonra amaç ve ilkeleri bakımından gelişip çağdaşlaşarak ilerleyen Masonluk, neredeyse tüm dünyaya yayılmıştır.

Bu arada Masonluk, kendi içinde bölünmelere uğramıştır. Bunun da iki temel nedeni vardır. Biri örgütsel, diğeri ilkesel niteliklidir. (Bir de politik yön vardır işin içinde ama o zaten 18. yüzyıl ortalarına gelinceye dek sönmüştür.) Aslında dünyadaki tüm masonlar bu kurumun evrensel amaç ve ülküsünde birleşir ama konu bu amaç ve ülkünün nasıl gerçekleştirileceğine gelince, gerek en doğru ve en uygun bulunan ilkeler gerekse uygulanacak yöntemler bakımından uyuşmazlıklar çıkmıştır. İşte bu uyuşmazlıklar, günümüze dek çözümlenememiştir.

Bu nedenle de “Masonluk nedir/” diye ortaya konulan bir soruya öyle birkaç tümce ile kısaca yanıt vermek olanak dışıdır. Hani o her gözü görmeyenin file dokunup onu bir başka biçimde betimleyişi gibi, Masonluk da her mason kuruluşuna göre farklı bir biçimde tanımlanabilmektedir.




Bu tanımın ayrıntısına girebilmek için, Masonluğu bir de amaç ve ilkeleri açısından bakmamız gerekiyor. Şimdi bu yazdıklarım üzerinde biraz tartışalım; sorular varsa onları yanıtlamaya çalışalım; izleyecek bölümde de Masonluğu amaç ve ilkeleri bakımından tanımlamaya çalışalım.
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Eylül 06, 2010, 11:54:28 öö
Yanıtla #1
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1741
  • Cinsiyet: Bay


Sayın ADAM'ın yazdıklarından,Masonluğun ülkü ve ideallerinin tarihte kabul görmüş bazı ezoterik oluşumlarca paylaşıldığını,dolayısıyla bu oluşumların adı konmadan Masonluk misyonunu yerine getirdiklerini,üyelerinin de birer önlüksüz mason sayılabileceğini anlıyorum.

Yanılıyor olabilirim;ama doğru anladıysam,bu ezoterik oluşumlardan faliyetlerine devem edenler varsa,-nitekim ben öyle olduğunu öngörüyorum-bu örgütlerin üyeleri de halihazırda farkında olmadan birer önlüksüz mason olarak tanımlanabilirler.Hatta bunların arasında önyargılarla Masonluğa karşı duruş şekillendirmiş olanlar bile olabilir.


Saygılar


Ben"O"yum,"O"ben değil...


Eylül 06, 2010, 12:05:03 ös
Yanıtla #2
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Sayın Ceycet'in dediği kesinlikle doğru.

Daha sonra kendi içinde oluşan uyuşmazlıkları bir yana bıraksak bile, günümüzün Masonluğunda benimsenmiş amaç, ilke ve yöntemler (onlara daha sonra geleceğiz) tarihte günümüzdeki Masonluğun kaynağını/temelini/felsefesini oluşturmuş kurum ve ekollerden hayli farklıdır. Bunu da doğal karşılamak gerekir çünkü zaman/dönem çok önemli bir etkendir.

Aynı kaynaklardan gelme ya da Masonluğun yaptoığı gibi esinlenmeli başka kurumlar ve örgütler de var. Bunlardan kimisi Masonlukta paramasonik (Masonluğa benzer) olarak adlandırılıyor.  Kimisinin ise Masonluğa hiçbir bakımdan benzerliği olmadığı için, ezoterik bir nitelik taşımakta olsalar bile, bu kategori içine girmiyorlar. Sayın Ceycet'in belirtmiş olduğu üzere bunlardan bazıları ile Masonluk arasında çelişkiler söz konusu olabilir. Bu nedenle de o kurum ya da topluluklarda Masonluk kötü görülmekte olabilir; amaçları bakımından değilse de, sonradan sözürü edeceğimiz ilke ve çalışma yöntemleri bakımından.


   
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Eylül 07, 2010, 12:48:24 öö
Yanıtla #3
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 200
  • Cinsiyet: Bay

   Sn. ADAM
   Masonluk tarihinde bahsettiğiniz bölünmeler Türkiye'deki gibi HKEMBL ve Özgür Masonlar Büyük Locası gibi bölünmeler mi yoksa başka türlü bölünmeler midir?
   Yani demek istediğim şu: Bu bölünmeler, büyük locaların İngiltere Büyük Locası'nı tüm dünya masonluğunun ana locası sayması veya saymamasından kaynaklanan bölünmeler mi? Bu konuya biraz açıklık getirebilir misiniz?
Size ne yapacağınızı söyleyebilirler ama ne düşüneceğinizi asla!


Eylül 07, 2010, 10:26:19 öö
Yanıtla #4
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Masonluk tarihindeki bölünmeler elbette başlı başına bir inceleme konusudur. Nitekim forumda daha önce bunları hayli irdelemiştim. O konuya çeşitli açılardan bakılabilir ama bmunun burada ayrıntısına girecek olurkak konu başlığının dışına çıkarız. Bu nedenle basitleştirecek ve en önemli olan iki noktaya değineceğim.

Bölünmeler, daha Masonluğun kuruluşu sırasında bile kendini sezdirmiştir ama eskilerin deyişiyle bunun "kuvveden fiile geçişi" 18. yüzyıl ortalarındadır. Birinci nokta Masonluktaki anlayış, eğilim, görüş, tutum farklılıklarıdır. İkinci nokta ise Masonluğu başka başka biçimler ve kapsamlarda, bu çerçevede amaçlar üzerinde bile değişiklik yapmadır. Birincisi kendi ilk kez İngiltere'de iki karşıt büyük loca oluşumuyla, ikincisi ise Kıta Avrupası'nda birçok ritin kurulmasıyla göstermiştir.

19. yüzyıla gelindiğinde, bölünmeler açısından ritlerin artın önemsizleştiğini, bunun yerine Masonlukta belirgin iki kanadın oluştuğunu izleriz. Bu iki kanattan birisi tutucu ya da gelenekçi, öteki ise çağdaş ya da özgürlükçü olandır. Bunlar, 20, yüzyılın ortalarında kendini daha da belirginleştirir. Bir yaündan başını İngiltere Birleşik Büyük Locası'nın çektiği ama hiç de o kadarla kalmayan Anglosakson Masonluğu, öteki yanda ilke ve yöntemleri bakımından ona karşıt Liberal Masonluk oluşur.

Günümüze kadar da böyle gelmiştir. Ancak unutmayalım ki bu sadece ve çok kısa bir özet. Masonluktaki bölünmeler ve bölüünmüşlük olgusu aslında çok daha derindir.
 
   
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
11 Yanıt
6394 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 08, 2013, 04:53:17 ös
Gönderen: yihaak
21 Yanıt
9486 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 31, 2010, 01:44:14 ös
Gönderen: karahan
8 Yanıt
5405 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 31, 2010, 04:33:16 ös
Gönderen: karahan
7 Yanıt
4997 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 03, 2010, 06:50:54 ös
Gönderen: ADAM
3 Yanıt
4540 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 13, 2010, 10:24:15 öö
Gönderen: ADAM
5 Yanıt
5752 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 17, 2010, 01:46:37 ös
Gönderen: MMT
15 Yanıt
15627 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 15, 2011, 10:48:07 ös
Gönderen: Zagzagel
14 Yanıt
10135 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 13, 2012, 01:40:39 ös
Gönderen: yazbenide
34 Yanıt
14217 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 19, 2013, 07:51:06 ös
Gönderen: Dor
85 Yanıt
20212 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 22, 2017, 10:46:41 ös
Gönderen: Tık-Tik-Tak