Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Avram Ventura  (Okunma sayısı 9534 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mayıs 02, 2007, 09:01:27 ös
  • Administrator
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 9553
  • Cinsiyet: Bay
    • Masonluk, Masonlardan Öğrenilmelidir

“Masonluk beni besleyen en önemli kaynaklardan biridir. Gerek simgelerin getirdiği engin çağrışımlar ve gerekse kavramlar üstünde geliştirdiğimiz düşünsel yolculuklar”
Bülent Şenocak
 
 
 
 
   Bülent Şenocak : Siz tanıyabilir miyiz ? şiir yazmaya ne zaman ve nasıl başladınız?

Avram Ventura : Bütün ailenin biricik çocuğuyum. Ne amcamın bir çocuğu oldu, ne de benim bir kardeşim... Bu nedenle biraz içedönük büyüdüm. Lise son sınıfa kadar edebiyat en kötü derslerimin arasındaydı. Nasıl olduysa bir yıl içinde doyumsuz bir kitap okuma uğraşına girdim. Haftada birkaç tanesini rahatlıkla bitirebiliyordum. Bu birikim edebiyat derslerimi bir anda düzelttiği gibi beni şiiri sevmeye ve yazmaya yöneltti. Öyle bir tutkuyla şiir yazmaya koyuldum ki günde en az bir tane bitirmek için kendimi zorluyordum. Gerçi çoğu bir şeye benzemiyordu; ama onlar daha sonra yazacaklarıma birer basamak oluşturdukları için yararlı da sayılabilirler. Yıl 1968, ilk şiirim Hafta Sonu Dergisi'nde yayınlandı. Daha sonra üniversite yaşantısı başladı. Okula sürekli gitmediğim için okuyup yazmaya zaman ayırabiliyordum. Yine aksatmadan İzmir İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi Muhasebe ve Finansman Bölümünü bitirdim. Bu arada Varlık, Yeditepe, Soyut, Güney gibi o günün önemli dergilerinde yazı ve şiirlerim yayınlanmaya başladı. Attilâ İlhan'ın yönettiği Demokrat İzmir Gazetesi Edebiyat Eki'ni önemle eklemek gerekir. şu anda İzmirli şair ve yazar diye anacağımız dostların birçoğu bu sayfalarda yer almışlardır. 1975 yılında evlendim. Sırasıyla bir oğlum ve bir kızım oldu. Bu çocukları yetiştirme süresi içerisinde, doğru dürüst ne okuyabildim, ne işe yarar bir şeyler yazabildim; ancak 1985 yılından sonra eski çalışma düzenime kavuşabildim. Nitekim ilk şiir kitabım da yine önceki birikimlerle aynı yıl yayınlandı: Sevgidir Yaşayan.

Bülent Şenocak : Biraz da yazarlığınızdan bahseder misiniz ?

Avram Ventura: 1989 yılından bşlayarak İstanbul'da yayımlanan haftalık Şalom Gazetesi'ne İzmir temsilcisi ve sürekli yazarı olarak katıldım. O günden bu yana Düşündükçe üst başlığı altında haftada bir, iki yılı aşkın bir süredir de İzmir Life Dergisi’nde, Öykülerin Işığında üst başlığıyla her ay bir denemem yayımlanmaktadır. Bunların dışında da çeşitli edebiyat dergilerinde, denemelerimle yer almaktayım. Bu derlenen yazılardan bu güne kadar dört kitap oluşturdum. Yine dört deneme dosyam da yayınlanmaya hazır, bekliyorlar.

Bülent Şenocak : Ne tür şiirler yazmaktan hoşlanıyorsunuz ?

Avram Ventura : Uzun bir süredir esin perisi kapımı çalmıyor. Bu işte kusurlu olduğumu da biliyorum. Sanırım kapımı gereğince açık tutamamışım. Şunu söylemeye çalışıyorum: Şiir de her sanat dalı gibi bir disiplin gerektiriyor. Çağdaş şiiri izlemek, onun kaynaklarından beslenmek kadar, günün her saati, her türlü etkiye açık olmak, ondan sonra dizeler üstünde bir kuyumcu gibi çalışmak koşuluyla bir şeyler üretilebiliyor. Son zamanlarda yeterince yoğunlaşmamış, üstünde emek vermemişim ki, kendimce nitelikli sayılabilecek şiirler yazamadım. Ne türde yazmayı seviyorum sorusuna gelince: Duygu ve düşünceye her türlü çağrışımıyla açık olan, okuyanlarla bunları paylaşabileceğim, söz kadar sese de önem verdiıim şiiri seviyorum.

Bülent Şenocak : Şiirlerinizin büyük bir kısmında masonik ögeler gizli. Masonluğun size ilham verdiği söylenebilir mi ?

Avram Ventura : Bundan hiç kuşkum yok. Masonluk beni besleyen en önemli kaynaklardan biridir. Gerek simgelerin getirdiği engin çarışımlar ve gerekse kavramlar üstünde geliştirdiğimiz düşünsel yolculuklar, beni konular üstünde daha zengin açılımlara sürükleyebiliyor. Aynaya yalnızca ön yüzünden bakıp yeni anlamlar üretmek kadar, tüm denemelerimde, aynanın arkasını görmeye çalışıp farklı sorularla, konulara yaklaşmaya çalışıyorum. Benim için sorular yanıtlardan daha önemlidir. Ortaya atılan bir soru varsa, mutlaka araştırılır, yanıtı bulmaya çalışılır. Sormak, bir yerde var olmak, var olduğumuzun bilincinde olmakır. Bu yüzden Masonluğun bende geliştirdiği düşünce ufkunu yadsıyamam. Buradan aldığm esin, kimi zaman bilinçli, kimi zaman da bilinç dışı yazdıklarıma yansımıştır. Nitekim gerek ülkemizden ve gerekse yurt dışından yazılarımı okuyup beni tanımayan kimi kardeşimiz, aldıkları iletiler doğrultusunda, Mason olup olmadığımı sormuşlardır. Denemeler bir yana,Şiirlerimin birçoğunda masonik öğeleri çok açık görebilirsiniz. Yol Üçlemleri şiir kitabım tümüyle bu tür şiirlerle kurgulanmıştır. Üçerden üçer kıtalık, otuz üç şiirden oluşuyor bu kitap. Gerek şekil ve gerekse içerik olarak, okuyan bir kardeşimizin ilgisini çekecek bir çalışma oldu sanıyorum.

Bülent Şenocak : Denemeleriniz daha ziyade ne konular üzerinde oluyor ?

Avram Ventura : Benim için deneme deyince konu sınırı yok, ama kısaca şöyle diyebilirim: İnsan ve yaşam. Bu iki konu içine duygudan düşünceye, günlük alışkanlıklardan önemsiz gördüğümüz nesnelerle olan ilişkilerimize kadar her şeyi sığdırabiliriz. Uzun zamandır mistik Doğu öykülerine ilgi duyuyorum. Onlardan yararlanarak yazdığım denemelerden de okuyucuların keyif aldığını sanıyorum. Çoğu kez, sayfalar dolusu söyleyeceklerinizi birkaç satırlık bir öykü, daha çarpıcı olarak anlattığı gibi, bellekte uzun süre kalabiliyor.

Bülent Şenocak: Kırk Dilli Kuş kitabınızın sonunda ünlülere yazdığınız mektuplara yer vermişsiniz. Bu nereden aklınıza geldi?

Avram Ventura: Aslında bu mektupların her biri, biçemi farklı da olsa birer denemedir. İletimi mektup şeklinde dile getirmek istedim; oysa bunu bir söyleşi olarak ele alabilirdim, bir günlük ya da kısa notlar da olabilirdi. Deneme yazmanın rahatlığı bu! Daha farklı bir türle anlatacağımı bilsem onun üstünde de çalışırdım. Zamanımızdan onlarca, yüzlerce yıl önce yaşamış kişilere mektup yazmak bana ilginç gelmişti. Keşke sürdürebilseydim.

Bülent Şenocak : Sizin ayrıca ilave etmek istediğiniz bir şey var mı?

Avram Ventura : Yeterince üstünde düşünüldüğü takdirde, ritüellerimizin çok zengin birer esin kaynağı olduğunu yıllar geçtikçe daha iyi anlıyorum. Nura kavuşmamın üstünden otuz bir yıl geçti. Bu süre içerisinde, her derecenin iletisi değişmeden kalsa da, bende uyandırdığı duygu ve düşünceler, benimle birlikte sürekli değşime uğrayabiliyor, yaşama daha farklı bir bakış açısı yakalayabiliyorum. Dolayısıyla bunlar hem bireysel gelişimime, hem de yazdıklarıma yansımaktadır.
- Sahsima ozel mesaj atmadan once Yonetim Hiyerarsisini izleyerek ilgili yoneticiler ile gorusunuz.
- Masonluk hakkinda ozel mesaj ile bilgi, yardim ve destek sunulmamaktadir.
- Sorunuz ve mesajiniz hangi konuda ise o konudan sorumlu gorevli yada yonetici ile gorusunuz. Sahsim, butun cabalarinizdan sonra gorusmeniz gereken en son kisi olmalidir.
- Sadece hicbir yoneticinin cozemedigi yada forumda asla yazamayacaginiz cok ozel ve onemli konularda sahsima basvurmalisiniz.
- Masonluk ve Masonlar hakkinda bilgi almak ve en onemlisi kisisel yardim konularinda tarafima dogrudan ozel mesaj gonderenler cezalandirilacaktir. Bu konular hakkinda gerekli aciklama forum kurallari ve uyelik sozlesmesinde yeterince acik belirtilmsitir.


Temmuz 09, 2014, 05:55:51 ös
Yanıtla #1
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 257
  • Cinsiyet: Bay

Çok severek okuduğum bir yazı. Yeri gelmişken paylaşmak isterim. Beğenip beğenmeyeceğinizi bilemem ama okuduğunuz için pişman olmayacağınızı garanti ederim.

http://arsiv.salom.com.tr/news/print/631-Altin-kural.aspx

Saygılarımla

''Ya hatalarınla yüzleşir ya da hatalarınla yüzsüzleşirsin. Cahil olmak ayrı, pPslik olmak ayrıdır.''
- Dostoyevski -


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
2 Yanıt
3078 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 08, 2008, 04:45:29 ös
Gönderen: shemuel