Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Masonluk Üzerine Niçin Yanlış Kanılar Oluşuyor?  (Okunma sayısı 5603 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Eylül 23, 2010, 11:19:56 ÖÖ
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay



Masonluk genellikle birçok toplumda ya hiç anlaşılamamış ya da yanlış anlaşılmış, yanlış bilinmiştir. Buna ülkemiz de dahil ama bu durum ülkemiz ile sınırlı değil.

Acaba neden?

Bunun üzerinde çok düşündüm ve birçok neden buldum kendimce… Sonra onları şöyle bir ayıkladım, uzun anlatımları kısalttım ve şöyle birtakım özetler çıkardım:

   Masonluk “kapalı” bir kuruluş. Locaların çalışmalarına sadece masonlar katılabiliyor. Gizli değil ama üyesi olmayanları çalışmalarına kabul etmediği için bir “gizli örgüt” sanılmış ya da öyle gösterilmesine çalışılmış. Özellikle Masonluğa birtakım ön yargılar ya da art niyetle karşı olanlar, Masonluğun bir “gizli örgüt” olduğunu ileri sürmüş ve bunun öyle bilinmesinde başarılı da olmuş. Masonluk böyle nitelenince, birtakım gizli hatta kötü amaçlar peşinde koştuğu varsayılmış. Üstelik tarihte bazı mason localarının bulundukları toplumun geneli bakımından hiç de iyi sayılmayacak birtakım etkinliklerde bulunduğu ya da öyle etkinlikleri mason kardeşliği aracılığı ile desteklemiş oldukları da yalan değil. öyle olmayanların ara sıra yaptığı açıklamalara inanılmamış, bunların yerine başkaları uydurulmuş.

   Masonluğun kendine özgü bir öğretisi var; daha doğrusu bir öğretim dizgesi. Bunun büyük bölümü “ritüel” denilen basılı kitapçıklarda toplanmış durumda. (Aslında ritüel onun bir bölümüdür ama genelde o kitapçık da öyle anılıyor.) Bunlar ilgili derecede bulanan üyelere verilyor. Mason localarının dışında dağıtımı yapılmıyor. Gerçi günümüzde bazı Batı ülkelerinde her isteyen bunları belli kitapçılardan satın alabiliyor ama eskiden olduğu gibi günümüzde de birçok ülkede bunlar kolayca elde edilemiyor. İnternette iyice ararsanız ya da denk düşürebilirseniz, hepsinin tamamını bulma şansınız var; Türkiye’de uygulanmakta olanlarını da. Ancak herkes bu şansa sahip değil; üstelik o “herkes” büyük çoğunluk. Dolayısıyla işte o büyük çoğunluk, locaların çalışmaları sırasında masonlara neler anlatıldığını, orada neler yapıldığını yani ritüellerde nelerin bulunduğunu bilmiyor. (Bu bağlamda bu forum üyeleri ne kadar şanslı. Bir farkla ki, forum kuralları ritüellerin irdelenmesine izin vermiyor.) İnsanlar sadece böyle şeylerin varlığını biliyor. Bunun da çok gizli tutulduğunu sanıyor. Oysa pek o kadar da gizli değil günümüzde; belki eskiden öyleydi. Bu durum, masonların mason olmayanlardan gizli saklı birtakım çalışmalar yaptığı sanısını da oluşturmuş. Antimasonik etkinliklerde bulunanlar bu konuyu da çok güzel işleyip, bu gizli saklılıkların ardında ne gibi dalaverelerin çevrildiğini (!) anlatmış ve bu uyduruklarını geniş halk kitlelerini yutturmakta hayli başarılı olmuş.

   Masonluğun amaç ve ilkelerini kişisel ya da zümresel çıkarlarına aykırı görenler olmuş. Tutkuları uğruna ya da çıkarlarını koruyabilmek bakımından Masonluğu kötülemeye girişmişler. Bu amaçla, Masonluğu o toplumda zaten yadırganan, kötü görülen, halkı rahatsız ve huzursuz eden şeylerle özdeş göstermiş, böylece bu kurumun yanlış ve özellikle kötü bilinmesine yol açmışlar.

   Masonluğa alınacak kişilerde belirli bireysel nitelikler arandığını biliyoruz. Ara sıra Masonluğa girmek üzene başvurup kabul edilmeyen kişiler çıkmış. Bu kişilerin arasında toplumsal kurumlar üzerinde etkili olabilecek kimseler de bulunabiliyor. Bunun birçok örneği var. Hele ülkemizde… İşte o kişiler, bunun üzerine Masonluğa düşman kesilmiş. Hınçlarını çıkarmak için Masonluğu yıpratmaya girişmişler. Masonluğa ilişkin olumsuz propagandalar yapmış olmadık şeyler söylemişler. İlgili toplumda egemen güçlerin tutucu kesimleri, özellikle din otoriteleri bunları desteklemiş. İşte bu destek de kamuoyu üzerinde çok etkili olmuş.

   Toplumları oluşturan halk tabakalarının büyük çoğunluğu, her devirde ve hemen her ülkede yeterince eğitilmemiş, dogmalar ile kör inançlara tutsak edilip egemen ya da etkili güç odaklarına körü körüne bağlanmaları sağlanmıştır. Masonluğa karşıt görüşler ileri sürenlerin olumsuz propagandalarına kolayca kapılmışlar. Çünkü bu kişi ve zümreler, zaten çoktan halkı kendi pençelerine almış durumda. Masonluğun amaçları aslından halktan yana ama bilgisizlik ve bağnazlığa gömülmüş oldukları için bunun farkına varamıyorlar. Kendilerine bu bağlamda ne söylense inanasıları yok. Kendilerine özgü birtakım doğruları var ve bu doğrulara karşıt her şey yanlış onlara göre. Masonların eli kolu bağlı.

   Tarihte genellikle gerek mason örgütleri gerekse masonlar, kendilerine yöneltilen suçlamaları yadsıyıp çürütmekten, Masonluğu savunmaktan kaçınmışlar. Bu özellikle ülkemiz ve diğer kimi ülkelerde böyle. Bu tutumun en önemli nedenlerinden birinin “polemiğe girmekten sakınmak” olduğu söyleniyor. Fakat toplumlardaki geniş halk kitlelerini oluşturan insanlar bunu bilmiyor. Bunun yanı sıra masonların bir de «Gerçek nasıl olsa bir gün anlaşılacaktır.» diye bir tür “bekle gör” tutumu takınması var ki, işte bu işi iyiden iyiye çıkmaza sokuyor. Sözünü ettikleri “o gün” bir türlü gelmemiş; ne zaman geleceği de belirsiz. Kendilerini ve üyesi oldukları kurumu savunmak için hemen hiçbir çaba göstermeyip gerçekleri anlatmayınca, başkalarının Masonluk ve masonlar hakkında ileri sürdüklerinin doğru olduğu kanısına varılmış. “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz!” sözü uyarınca, Masonluk üzerine oluşan yanlış kanılar çok daha kolay kökleşmiş. Bu olgunun örneklerini yakın geçmişimizde medyada Masonluk konusu üzerinde yapılan programlarda defalarca izledik.

   Gerek bireysel olarak masonların gerekse mason örgütlerinin, öteden beri kendilerine yapılan saldırılara ve yöneltilen suçlamalara karşı çıkmayacağı, kendilerini savunmayacağı anlaşıldığında, Masonluğa karşı çıkanlar, bu kuruma ilişkin olur olmaz her şeyi söyler, olmadık iddialar ileri sürer olmuş. Özellikle temel eğitim ve kültür düzeyinin yeterince gelişmemiş olduğu toplumlarda, önceden kötü ve yanlış olarak benimsenmiş her ne varsa Masonluk ile bağdaştırılabilir bir biçime sokulmuş. Bunun sonucu belli: Masonluk kötü, hem çok kötü hatta kötü olan her şeyden daha da kötü sanılmış.

Daha başka ne diyebilirim ki?... Sadece masonlara sorarım: Bu bağlamda bir şeyler yapmanızın, etkin çalışmalara girişmenin, karşı ataklarda bulunmanın zamanı 22. yüzyılda mı gelecek?



« Son Düzenleme: Aralık 14, 2010, 12:19:58 ÖÖ Gönderen: dogudan »
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Eylül 23, 2010, 12:10:18 ÖS
Yanıtla #1
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1741
  • Cinsiyet: Bay


Çok güzel,yerinde ve özellikle forum için işlenmesi zaruri olan bir konuyu sayın ADAM,herzamanki gibi yetkinliğe aşina olanların rahatlıkla kavrayabileceği bir uslupla irdelemiş;kendi adıma teşekkür ederim.

Aslında,şahane bir ütopyanın birden fazla meşru zürriyetinden birisi, belkide en örgütlüsü olan masonluğun maruz kaldığı haksızlıklarla ilgili olarak, masonların sorumluluğunun da sorgulanması,konunun önemini bir kat daha arttırıyor.

Masonların sorumluluğunu sorgularken,biz haricilerin yani Masonluğun ideallerini az yada çok kavramış olanların sosyal ortamlardaki sorumluluğunu da gözardı etmemek lazım.Üzerimize düşeni bizlerde layıkıyla yerine getirmeliyiz ki,mesnetsiz iddialarla toplum üzerinde oluşturulmaya çalışılan menfi önyargıların bertaraf edilmesine katkımız olsun.


Saygılarımla
Ben"O"yum,"O"ben değil...


Eylül 23, 2010, 04:30:44 ÖS
Yanıtla #2
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4165
  • Cinsiyet: Bay

Sn.ADAM ve SN.Ceycet

Öncelikle yazı için sonrada ceycet'in yorumu için ilave yapmak isterim.

Aslında kendimden örnek vereyim sevgili masonlar daha iyi anlarlar.Bu siteye ilk geldiğimde müthiş önyargılarım vardı masonluk ile ilgili yazıları genelde malum mason olmayan kaynaklardan almıştım.Dolayıs ile fikri dünyama etki etti bu sitede ilk önceleri masonluk ile ilgili yayınladığım yazılar saldırı amaçlı idi ego'mu tatmin ediyordu.Lakin olan bana oldu her muhabbet ve konuda daha fazla okuyup araştırmam gerekti konun hiçte haricilerin anlattığı gibi değilde sn.adam'ın yazdığı şekli ile

Masonlar'ın içe kapanık halleri neden olmuştu yani kısaca masonluk hakkında bugün ilk güne nazaran oluşan fikri değişikliklerde masonların payı azdır.Mısır'ın inisiyetik sırlarıda şu anki masonların uygulamalarında ve ritüellerinden farksız.Sanırım benim Maonluk ve diğer ezoterik ğretilerden en önemli çıkarımım kendilerininde sır dedikleri şeyin aslında sır değil bilgi olduğuydu.

Bilgi dünyanın en güzel şeyi olduğu kadar en tehlikeli olgusu olduğunu bugün kabul etmeyen yoktur sanırım.Ehli olmayan birine verilen bilgininişe yaramadığı gibi o kişeyede açıkça zararı dokunduğu kesin birşey.Sanırım Masonların sır diye sakladığı şey sadece bilgiden ibaret(boyutu ve anlamı değişken)
Bu bakış açısına göre olayı sırla perdelemeleri bilgiyi hakketmeyene vermeleri çok yerinde ve doğal becede doğal olmayan bunu sır perdesine gömmeleri ve açıklama yapmamaları.

SAYGILARIMLA
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Eylül 29, 2010, 03:29:35 ÖS
Yanıtla #3
  • Skoç Riti Masonu
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 131
  • Cinsiyet: Bay

Saygıdeğer Adam,
Her zaman ki gibi aydınlatıcı cevabınıza teşekkürler.
Aslında 22. Yüzyıla kalmaması için gerekli girişimler son yıllarda hızla artmaya başladı.
Üyesi bulunduğumuz forum sitesi, HVKMBL resmi web sitesi bunlara örnektir.
Ayrıca daha fazla topluma tanıtma ihtiyacı duymaya başlayan Masonların seslerini ve duygularını duyurmaya başladıkları bloglar da oluşmaya başladı.
Teknolojinin hayatımıza daha fazla girmesiyle birlikte topluma kendini ifade etme (polemiğe ve tartışmaya girmeden)önümüzdeki zamanlarda ihtiyaçlar oranında artmaya devam edecektir diye düşünüyorum.
Masonik yaşları fazla olan fiziksel yaşı daha genç olan Masonların artmasıyla bu kabuk değişimi ister istemez yaşanacak diye düşünüyorum.
Bu gelişmelere rağmen anti Masonik davranışlar, saldırılar da devam edecektir. Bunun engellenmesi önlenemesede Masonlar kendilerini karşıdakilerin anlayabilecekleri oranda ifadeye devam edecektir.
Sevgi ve Saygılarımla.


Temmuz 07, 2013, 07:34:43 ÖS
Yanıtla #4
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 426
  • Cinsiyet: Bay

masonluk hkkındaki görüşleri düzeltebilmek için uzun anlatımlar bazı zihinlerde düşünme kavramını tetikleyip parca parca bilginin yanlış yorumlanmasına sebep olur masonluk kadim bilginin ulaşılması yolunda tarihlere göre cesitli sosyal depremlere maruz kaldığından bilimin ışığını derin ve elit bi kesimde gizli şekilde yakılmasından dolayı bu çeşit iftiralara maruz kalmıştır  şu tarihte  kendini ifade etme yönünde popiler kültürün dehlizine düşmemek için coğunlukla sessizliği secmiştir(arkadaşlar konu acmamın sebebi o konu altından alakalı acıklamalar yapmak istememdir yazdıklarım alıntı veya bir kitaptan değildir bursanın trilye yani 3 papaz anlamına gelen tarihi bir kasabasında oturuyorum mahalle isimlerimizi eski anıtlarımızı araştırırsanız nedemek istediğimi anlarsınız)
ܚܠܐ -ܕܡܐ- -ܩܪܒܐ


Ağustos 22, 2016, 12:23:15 ÖÖ
Yanıtla #5
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 666

Eleştirilere takılmadan aydınlanmış kişilerin bir an önce derneğe kazandırılmasi gerekir... Taasuplarında boğulmuş insanların sayısı gittikçe artmakta.
Doğru rehberini bulana ne mutlu...


Ağustos 22, 2016, 02:50:25 ÖS
Yanıtla #6
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 5
  • Cinsiyet: Bay

İnsanlar kendi güçlerinden utanmaya başladı. Duyduklarına sorgulamadan inanır hale geldi. Köreldiler. İçlerindeki çalışma azmini kaybettiler. Bu söylediklerimi sanırım en iyi sizler anlayacaksınız. Bir işe başlarken bazen içinizde bir isteksizlik oluşur ama o işe devam ettiğiniz zaman o isteksizlik kırılıp yerini çalışma azmi alır ve çalıştıkça daha fazlasını yapmak istersiniz. Çünkü çalışmanın zevkine bir kere varmışsınızdır. Tembellik çok kolay kazanılan bir şey ve insanlarlar kolay olanı yapmayı istiyor. Atatürk'ün bu konuyla ilgili bir sözü bile vardır. "Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar."
İnsanlar şu anda haysiyetlerini kaybetti mi? Bence başladı...
Ekleme: Bir fikri düzeltmek için önce zehirlenmiş olan zihinleri düzeltmemiz gerek.


Ağustos 22, 2016, 06:51:22 ÖS
Yanıtla #7
  • ÖMBL/KMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1151
  • Cinsiyet: Bay

Aslında konu Sayın ADAM 'ın çok güzel (ve çok önce -2010) derlediği şekilde anlatılıp anlaşılabilir. Fakat güncel olarak bazı sn.üyelerin katkı yaptığı bu konuda bende naçizane birkaç yorumda bulunmak isterim.

1. Kapalı gruplar dışarıda kalan/bırakılanlar tarafından her zaman karanlık şeylerle ilişkilendirilmişlerdir. Topraklarımız ve kültürümüzden örnek vermek gerekirse,Forumda bazı başlıklarda örneklendiği üzere Alevilikte tarihsel bazı süreçlerden dolayı ibadetlerini gizli yapmak durumunda olduğu dönemde, içerde ayıp şeyler (mum söndü) oluyor diye iftiraya uğramıştır. İçeri giremeyenin içerdeki olup bitenle ilgili hayal gücünün sınırı maalesef yoktur.
2. İnsanın EGO su çok önemli bir etken, istemesine rağmen alınmayan ve/veya bir şekilde kapıdan geçmesine rağmen ham taşını yontamamış ve gelişememiş kişiler  kendisini TAM gördüğü için yüksek egoyla ben kusursuzum ama onlar beni anlayamadı/ ben daha üstün bir seviyedeyim ama onlar beni buna layık görmedi diyerek hınçlanmakta (Sn. Adam bunu zaten güzel özetlemiş) ve bir şekilde bu hıncı veya göstermediği çabayla ham kalışı sebebiyle dışarda kaldığında 'diğer'lerinden intikam almak, onlara gününü göstermek istemektedir. Elbette bilgi kapı kapı açılır, çünkü güneşin kendisinin bir eve girmesi evi yakar. Ama ışığının bir kısmı pencereden girerse evi aydınlatır.Bu misalle bilgi hak edene hak ettiği zaman kademe kademe aktarılır. Bu ağırlığı zamanından önce edinen ve taşıyamayanlar ben içerdeydim orada birşey yok hatta orada kötülük var diye içeriden (miş gibi) konuşur ak kötülemesi az rastlanır bir olay değildir.
3. Yine Sn. ADAM 'ın güzel ifadeleriyle MASONlar kendilerini açığa çıkaramayacak durumda (en azından hepsi) ve antimasonik çığırtkanların  kötülük borazanlarını çaldığı yerde, yada anadolu deyişiyle ortayı boş bulup sıkıp salladığı bir durumda, karşısında birisi hayır öyle değil diye doğrusunu anlatamadığı durumda ahali en çok duyduğuna inanma meylini yine gösterir. Bu vesileyle buradaki HARİCİ Forumumuzun doğru (ya en yakın) bilgiyi vermesini çok önemli buluyorum. Birde ekleme yapmak istiyorum Dünyada bazı masonik yapılanmalar daha açık davranmaya hatta toplantılarını ve ritüellerini herkese açmaya başlayacaklarını ilan ettiler. Buda belki anlaşılmaya bir adım daha yaklaştıracaktır (eğer  herkes tarafından anlaşılmaya gerçekten ihtiyaç varsa)
4. Başka konularda ismi geçse de burada ismi geçmeyen İllüminati,Tavistock,Tapınakçılar,Sion Tarikatı vb. gruplar gibi Masonlarda ,insanlığın biz hepimiz iyiyiz ama KARŞIMIZDA BİR KÖTÜ,EVIL,ÜST AKIL,HAİN PLAN var diyebilme ihtiyacına meze olmaktadır.

22. yy da mı kendilerini anlatacaklar elbette bilemem.Yada anlaşılmaya ihtiyaçları yada istekleri varmı? Ancak tüm insalığı kurtarmak isteyen tüm insanlığa anlatır. İyi insanı daha iyi insan yapmak niyetini açıklamış olanlar ise kendilerini yalnızca iyi insanlara anlatmayı seçmiş olabilirler diye düşünüyorum.Buradan ama nasıl olur bizler iyi insan değilmiyiz alınganlığı doğabilir elbette,ancak bende bir harici olarak,kapalı bir topluluğun üyelerini kendisi seçme özgürlüğünün kendilerine verilmesi gerektiği kanaatindeyim.

Saygılarımla
ANARCHOSA
Alterius non sit qui suus esse potest


Kasım 30, 2018, 12:23:31 ÖÖ
Yanıtla #8
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 45
  • Cinsiyet: Bay



Masonluk genellikle birçok toplumda ya hiç anlaşılamamış ya da yanlış anlaşılmış, yanlış bilinmiştir. Buna ülkemiz de dahil ama bu durum ülkemiz ile sınırlı değil.

Acaba neden?

Bunun üzerinde çok düşündüm ve birçok neden buldum kendimce… Sonra onları şöyle bir ayıkladım, uzun anlatımları kısalttım ve şöyle birtakım özetler çıkardım:

   Masonluk “kapalı” bir kuruluş. Locaların çalışmalarına sadece masonlar katılabiliyor. Gizli değil ama üyesi olmayanları çalışmalarına kabul etmediği için bir “gizli örgüt” sanılmış ya da öyle gösterilmesine çalışılmış. Özellikle Masonluğa birtakım ön yargılar ya da art niyetle karşı olanlar, Masonluğun bir “gizli örgüt” olduğunu ileri sürmüş ve bunun öyle bilinmesinde başarılı da olmuş. Masonluk böyle nitelenince, birtakım gizli hatta kötü amaçlar peşinde koştuğu varsayılmış. Üstelik tarihte bazı mason localarının bulundukları toplumun geneli bakımından hiç de iyi sayılmayacak birtakım etkinliklerde bulunduğu ya da öyle etkinlikleri mason kardeşliği aracılığı ile desteklemiş oldukları da yalan değil. öyle olmayanların ara sıra yaptığı açıklamalara inanılmamış, bunların yerine başkaları uydurulmuş.

   Masonluğun kendine özgü bir öğretisi var; daha doğrusu bir öğretim dizgesi. Bunun büyük bölümü “ritüel” denilen basılı kitapçıklarda toplanmış durumda. (Aslında ritüel onun bir bölümüdür ama genelde o kitapçık da öyle anılıyor.) Bunlar ilgili derecede bulanan üyelere verilyor. Mason localarının dışında dağıtımı yapılmıyor. Gerçi günümüzde bazı Batı ülkelerinde her isteyen bunları belli kitapçılardan satın alabiliyor ama eskiden olduğu gibi günümüzde de birçok ülkede bunlar kolayca elde edilemiyor. İnternette iyice ararsanız ya da denk düşürebilirseniz, hepsinin tamamını bulma şansınız var; Türkiye’de uygulanmakta olanlarını da. Ancak herkes bu şansa sahip değil; üstelik o “herkes” büyük çoğunluk. Dolayısıyla işte o büyük çoğunluk, locaların çalışmaları sırasında masonlara neler anlatıldığını, orada neler yapıldığını yani ritüellerde nelerin bulunduğunu bilmiyor. (Bu bağlamda bu forum üyeleri ne kadar şanslı. Bir farkla ki, forum kuralları ritüellerin irdelenmesine izin vermiyor.) İnsanlar sadece böyle şeylerin varlığını biliyor. Bunun da çok gizli tutulduğunu sanıyor. Oysa pek o kadar da gizli değil günümüzde; belki eskiden öyleydi. Bu durum, masonların mason olmayanlardan gizli saklı birtakım çalışmalar yaptığı sanısını da oluşturmuş. Antimasonik etkinliklerde bulunanlar bu konuyu da çok güzel işleyip, bu gizli saklılıkların ardında ne gibi dalaverelerin çevrildiğini (!) anlatmış ve bu uyduruklarını geniş halk kitlelerini yutturmakta hayli başarılı olmuş.

   Masonluğun amaç ve ilkelerini kişisel ya da zümresel çıkarlarına aykırı görenler olmuş. Tutkuları uğruna ya da çıkarlarını koruyabilmek bakımından Masonluğu kötülemeye girişmişler. Bu amaçla, Masonluğu o toplumda zaten yadırganan, kötü görülen, halkı rahatsız ve huzursuz eden şeylerle özdeş göstermiş, böylece bu kurumun yanlış ve özellikle kötü bilinmesine yol açmışlar.

   Masonluğa alınacak kişilerde belirli bireysel nitelikler arandığını biliyoruz. Ara sıra Masonluğa girmek üzene başvurup kabul edilmeyen kişiler çıkmış. Bu kişilerin arasında toplumsal kurumlar üzerinde etkili olabilecek kimseler de bulunabiliyor. Bunun birçok örneği var. Hele ülkemizde… İşte o kişiler, bunun üzerine Masonluğa düşman kesilmiş. Hınçlarını çıkarmak için Masonluğu yıpratmaya girişmişler. Masonluğa ilişkin olumsuz propagandalar yapmış olmadık şeyler söylemişler. İlgili toplumda egemen güçlerin tutucu kesimleri, özellikle din otoriteleri bunları desteklemiş. İşte bu destek de kamuoyu üzerinde çok etkili olmuş.

   Toplumları oluşturan halk tabakalarının büyük çoğunluğu, her devirde ve hemen her ülkede yeterince eğitilmemiş, dogmalar ile kör inançlara tutsak edilip egemen ya da etkili güç odaklarına körü körüne bağlanmaları sağlanmıştır. Masonluğa karşıt görüşler ileri sürenlerin olumsuz propagandalarına kolayca kapılmışlar. Çünkü bu kişi ve zümreler, zaten çoktan halkı kendi pençelerine almış durumda. Masonluğun amaçları aslından halktan yana ama bilgisizlik ve bağnazlığa gömülmüş oldukları için bunun farkına varamıyorlar. Kendilerine bu bağlamda ne söylense inanasıları yok. Kendilerine özgü birtakım doğruları var ve bu doğrulara karşıt her şey yanlış onlara göre. Masonların eli kolu bağlı.

   Tarihte genellikle gerek mason örgütleri gerekse masonlar, kendilerine yöneltilen suçlamaları yadsıyıp çürütmekten, Masonluğu savunmaktan kaçınmışlar. Bu özellikle ülkemiz ve diğer kimi ülkelerde böyle. Bu tutumun en önemli nedenlerinden birinin “polemiğe girmekten sakınmak” olduğu söyleniyor. Fakat toplumlardaki geniş halk kitlelerini oluşturan insanlar bunu bilmiyor. Bunun yanı sıra masonların bir de «Gerçek nasıl olsa bir gün anlaşılacaktır.» diye bir tür “bekle gör” tutumu takınması var ki, işte bu işi iyiden iyiye çıkmaza sokuyor. Sözünü ettikleri “o gün” bir türlü gelmemiş; ne zaman geleceği de belirsiz. Kendilerini ve üyesi oldukları kurumu savunmak için hemen hiçbir çaba göstermeyip gerçekleri anlatmayınca, başkalarının Masonluk ve masonlar hakkında ileri sürdüklerinin doğru olduğu kanısına varılmış. “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz!” sözü uyarınca, Masonluk üzerine oluşan yanlış kanılar çok daha kolay kökleşmiş. Bu olgunun örneklerini yakın geçmişimizde medyada Masonluk konusu üzerinde yapılan programlarda defalarca izledik.

   Gerek bireysel olarak masonların gerekse mason örgütlerinin, öteden beri kendilerine yapılan saldırılara ve yöneltilen suçlamalara karşı çıkmayacağı, kendilerini savunmayacağı anlaşıldığında, Masonluğa karşı çıkanlar, bu kuruma ilişkin olur olmaz her şeyi söyler, olmadık iddialar ileri sürer olmuş. Özellikle temel eğitim ve kültür düzeyinin yeterince gelişmemiş olduğu toplumlarda, önceden kötü ve yanlış olarak benimsenmiş her ne varsa Masonluk ile bağdaştırılabilir bir biçime sokulmuş. Bunun sonucu belli: Masonluk kötü, hem çok kötü hatta kötü olan her şeyden daha da kötü sanılmış.

Daha başka ne diyebilirim ki?... Sadece masonlara sorarım: Bu bağlamda bir şeyler yapmanızın, etkin çalışmalara girişmenin, karşı ataklarda bulunmanın zamanı 22. yüzyılda mı gelecek?


Konunun üzerinden yaklaşık 8 sene geçmesine rağmen Sayın ADAM'ın konu ile ilgili yazdığı yazıdaki yaşanan gerçekler ne yazık ki 2018 senesinde de değişmemiştir.Diğer ülkelerde ki Masonlara yaklaşımlar ile bilgim yok ama yaşadığımız coğrafya da olabildiğince kirli bilgi,bu birliği yıpratmak üzerine üretiliyor.
Ben de konuya şuradan girmek isterim,
Anti Masonik kişi,kişiler veya kurumlar yada toplumu istedikleri yöne çevirebilenler;düşünen,sorgulayan,araştıran,ahlaklı,eğitimli toplumların oluşmasını ve bu fikirlerin olgunlaşmasını dahi istemeyen aydınlanmayı reddeden zümrelerdir.Köhneleşmiş,gereksiz medyatik ve magazinel detaylarla doldurulan beyinler elbetteki yukarıda yazdığım zümrelerin istedikleri zihinlerdir.
Toplumsal zihniyet olgusunu,toplumların ilerlemesi adına değilde,en iyi ihtimalle durağan pozisyonda kalmasını isteyen aslında bu gerici bloklar,Masonluğun anlamına haiz oldukları halde,bunun kendi erklerine zarar verme korkularından,karalamak üzerine politika geliştirmek bunu toplumlara kabul ettirmek daha çok çıkarlarına gelmektedir.
Masonluğun ne olduğunu anlamaktansa, okumaktansa,fikir yürütüp kendi içinde bir yolculuk başlatabilecek beyinlerin yerine,karalama politikalarına daha kolay inanan toplumları kontrol etmek yine bu zümreler için bulunmaz nimetlerdir.
Ögrenen beyinler yerine ne denirse inanan zihinlere;istediklerini,toplumlara istedikleri biçimde zorlamadan ve zorlanmadan empoze edebilirler.
Ama Sayın Adam'ın bahsettiği gibi forum üyeleri çok şanslı,içinde bulunduğumuz bu platform gerçekten bu konu da benim gibi bir harici için bulunmaz bir nimet.Belki buradan hareketle, Sayın Adam'ın bahsini geçirdiği "Gerçek bir gün anlaşılacaktır"sözünde ki o gün biraz geç gelecek gibi görünse de bu sitenin hayatına devam etmesi onları yüzleri Masonluğun gerçek ögretisi ile tanıstırmaya vesile olacaktır diye düşunüyorum.
Saygılarımla...


Ağustos 12, 2019, 10:53:50 ÖS
Yanıtla #9
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4165
  • Cinsiyet: Bay

Sn.Adam bu foruma oldukça katkı vermiş biri idi.
Masonluk üzerine okuduğum kitaplaran ve edindiğim bilgilerden bana kalan şey masonların bu konuya katkıları.
Tarihte aramak lazım yine aslında sorunun cevabını masonluğun bu hale gelmesindeki en büyük sebep elbetteki katolik kilisedir.
Katolik Kilisenin dünya toplumları üzerindeki olumsuz etkisi hala giderilebilmiş değil.

Masonluk gerimi kalmış kiliseden bence hayır mesela masonluk hristiyan dünyası içerisinden çıktığı için önce sadece hristiyanlık ile sınırlandırılmış.Başka dinden kişiler mason olamamış yanlış bilmiyorsam 18.yüzyıla kada özellikle yahudileri masonluğa almamışlar.

Sebebi ne olabilir tabiki kilise ve hz.isa ya yapılanlar.Masonluğun en büyük düşmanı ve sorunu ne kilisedir nede anti masonlardır,sadece kendisidir.

Sn.adam da aslında bunu söylüyor.Elmanın içerisindeki kurt misali masonluğun bunu 22.yüzyıldan önce halledebilmesi lazımdır.
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
20 Yanıt
10488 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 30, 2009, 09:13:14 ÖS
Gönderen: joersmax
0 Yanıt
1815 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 09, 2008, 11:31:23 ÖÖ
Gönderen: dogudan
8 Yanıt
3946 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 02, 2009, 03:15:23 ÖS
Gönderen: Karakam
0 Yanıt
2314 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 09, 2010, 05:14:07 ÖS
Gönderen: sundance
9 Yanıt
5464 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 06, 2013, 10:21:15 ÖS
Gönderen: ruzber
21 Yanıt
8806 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 16, 2011, 06:50:33 ÖS
Gönderen: ADAM
7 Yanıt
2401 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 11, 2013, 10:49:51 ÖS
Gönderen: NOSAM33
0 Yanıt
1370 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 06, 2013, 06:48:07 ÖS
Gönderen: GOASISG
8 Yanıt
3231 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 27, 2014, 06:44:43 ÖS
Gönderen: ADAM
6 Yanıt
6648 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 13, 2017, 10:54:28 ÖS
Gönderen: Ankara