Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Lüfer (3, Son)  (Okunma sayısı 1109 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 06, 2013, 09:54:27 ÖÖ
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 501
  • Cinsiyet: Bay

Bakkaldan döndüğünde evi hafiften bir kızarmış balık kokusu sarmaya başlamıştı bile. Mutfağa girdiğinde Babası önlüğünü takmış mutfak tezgahının üzerine koyduğu bir elektrikli mangalda pişen balıklara bakıyordu.
 
-Ooo! Sen lüfer dedin ama bunlar basbaya sarı kanat Baba.
 
- Çok konuşma Tosun dedi babası neşeli bir azarlamayla. Lüfer mi bıraktılar canım  en büyüğü bunlar işte. Hem bir hafta daha kalsalarmış lüfer olacaklarmış. İdare et artık. Hem sen iki tek koy da şunlar pişerken bir mangal başı yapalım. Sonra hemen salataya giriş. Çabuk çabuk. Bak hala sallanıyor.
 
- Tamam Baba tamam dedi neşeyle.
 
 Kendisine sulu babasına sek bir rakı koydu. Babasının ayda iki kadehlik bir istihkakı vardı onları da böyle tek tek dörde böler, onbeş günde bir, iki tek atardı.
Balıklar pişti. Sofralarını kurdular. Havadan sudan konuşmalardan sonra, Babası yine asıl merak ettiği konuya döndü.
 
-Eee anlat bakalım Sanat evinde işler nasıl gidiyor?
 
Tosun'un canını sıkan konunun Sanat evi ile alakalı olduğunu biliyordu. Bu soruyu özellikle konuyu oraya getirmek için sormuştu.
 
Tosun'un yüzü gölgelendi. "İşte başlıyoruz" diye geçirdi içinden.
 
-Nasıl gitsin Baba bir türlü istediğim konuma gelmedi. Emeklilerin, başka bir uğraş bulamayan yaşlıların uğrak yeri olup çıktık. Oysa ben bu Sanat Evi'ni açarken böyle düşünmemiştim.
 
Tosun emekli olduktan sonra bir Sanat evi açmıştı. Kendilerine ait bir koro'ları ve çeşitli Türk Müziği çalgılarının eğitimini veren bir yer olacaktı. Ticari bir kaygı da gütmeyecek sadece işletme giderlerini karşılayacak kadar bir aidat alacaktı üyelerden. Kendisi gibi emekli olmuş, yıllarca Belediye'nin icra heyetinde birlikte çalıştığı  iki arkadaşı da O'na destek vermişti. Hem müzikten ayrı kalmayacaklar hem de yeni yeni insanlarla tanışma fırsatı bulacaklardı. Fakat Tosun en çok da gençlere ulaşmak , onlarla çalışmalar yapmak istiyordu.
 
Öyle de oldu. Başlangıçta, ilk bir sene her şey istedikleri gibi gidiyordu. Hem ucuz olduklarından hem de hepsi işinin ehli üstatlar tarafından dersler verildiği için. Neredeyse haftanın her günü ful denecek bir düzeyde öğrenci girişi olmuştu.
 
Hele yıl sonu düzenledikleri öğrenci konserine tam üçyüz izleyici katılmış, bu da Tosun ve arkadaşları için büyük bir gurur ve mutluluk kaynağı olmuştu.
 
Fakat sonra sonra, gençler birer ikişer elini eteğini çeker olmuş. Geriye bunu sadece bir vakit geçirme aracı olarak gören yaşlı ve emekliler takımı kalmıştı.
 
Kısa bir sessizlikten sonra Babası konuştu:
 
-Bunun neden böyle olduğunu hiç düşündün mü?
 
-Düşünmez olur muyum Baba? Düşündüm düşünmesine de Bir açıklama bulamadım.
 
Alnını yüzük ve baş parmağını arasına alarak başını öne eğdi. Sıkıntılı bir şekilde şakaklarını ovuyordu.
 
Babası tebessümle O'na bakıyordu. Bu bakışla sanki " Ben sebebini biliyorum" der gibiydi. Nitekim bunu söyledi de.
 
-Ben sebebini biliyorum.
 
Tosun irkilerek eğmiş olduğu başını kaldırdı ve meraklı gözlerle Babasına baktı.
 
-Nasıl yani?
 
-Biliyorum işte
 
Tosun'un merakı daha da arttı. Babası daha fazla uzatmadı söze girdi:
 
-Bak Hasan.
 
Hah! Şimdi olan olmuştu işte Babası ne zaman o'nun duymaktan hoşlanmayacağı bir şey söyleyecek olsa, söze hep Tosun yerine gerçek ismiyle hitap ederek başlardı. Fırtına kopmak üzereydi.
 
-Bak Hasan. Bak yavrum. Ben de senin koro öğrencilerinden biriyim. Bu sebeple seni, arkadaşlarını ve çalışma biçiminizi iyice gözlemleyebildim. Buna katılırsın değil mi?
 
Tosun başıyla onayladı. Öte yandan Babasının makam ve usul bakımından kendisinden bile çok ileride olduğunu, hatta bu konuda makaleler bile yazdığını biliyordu. Babası doktordu ama Türk Sanat Müziği O'nun hep ilgi alanın da olmuştu. Bu konuda Babasına ukalalık yapamazdı.
 
-Hasan sana bir soru soracağım. Sen genelde müziği ama daha da önemlisi özelde Türk Sanat Müziğini seviyor musun?
 
-O nasıl soru Baba. Hayatımı verdim ben bu işe.
 
-Peki genelde müziği ama daha da önemlisi özelde Türk Sanat Müziğini tam manasıyla anlayabilidiğini düşünüyor musun?
 
Babası tane tane konuşuyordu.
 
-Bunları neden soruyorsun Baba? Ben bir müzisyenim. Doktora seviyesinde hem de. Müziği tabii ki seviyorum. Tabii ki anladım.
 
Babası düşünceli bir tebessümle başını salladı, elinde tuttuğu rakı kadehiyle oynadı bir an. Sonra kesin bir ifadeyle ve oldukça ciddi bir ses tonuyla konuştu:
 
-Ben bunun böyle olduğuna inanmıyorum.
 
Tosun bocaladı, yüzü kızardı diyecek hiçbir şey  bulamadı. Babası devam etti:
 
-Ben senin ve dahi arkadaşlarının müziği değil iyi müzik yapabiliyor olmayı. Sazlarınızı iyi çalabiliyor olmayı sevdiğinizi düşünüyorum. Dahası buna eminim. Böyle görüyorum.
 
Tosun lafa girecek oldu. Babası bir el hareketiyle O'nu durdurdu ve devam etti:
 
-Siz yavrum...Karşınıza çıkan size müziği öğrenmek ve onu anlatmanızdan başka hiçbir sebeple gelmemiş olan o gencecik insanları kırdınız. Onlara öğretmek yerine kendinizin ne kadar ileride olduğunuzu göstermek için yarışır oldunuz adeta.
 
Oysa o insanlar müzik için oraya gelmişlerdi. Sizin için değil. Peki siz ne yaptınız? Onlara müziği anlatmak, öğretmek yerine kendinizin ne kadar iyi müzik yaptığınızı, ne büyük müzisyenler olduğunuzu göstermeye çalıştınız.
 
Her dersin en az yarım saatini kendinize ayırdınız. Daha La ile Si arasındaki farkı duyamayan kulaklara La  ile La diyez dinlettiniz. Yetmedi bunu duyamıyorlar diye öğrencilerinizin arkasından şakalar yaptınız. Onların bu durumlarıyla keyiflendiniz bile.
 
Tosun'un yüzündeki telaşı ve bir şey söylemek ister halini görünce  önce davranıp:
 
-Bana sakın bunun böyle olmadığını söyleme Hasan. Dedi kararlı bir ses tonuyla. Ardından devam etti:
 
-Hasan. Güzel yavrum. Sesine yine şefkat dolu bir hava gelmişti.
 
Müzik senin, benim, onun malı değildir güzel yavrum. Müzik bütün insanlığa ait bir şeydir. Bir bestekar birkaç sesi yan yana getirdi diye, bir udi bu yazılmış eseri çok iyi yorumladı diye müziğin sahibi olamaz. Çünkü o sesler o bestekar onları yan yana dizmeden önce de bu dünyada vardı. Sana bana ona tesadüf etmiş olması bizi onun sahibi mi yapar?
 
Bizler ister icracı ister bestekar olalım. Sadece aracıyız. Sahip değiliz. Eğer bir sahip varsa o da müziğin kendisidir çünkü ortaya çıkmak için bizi kullanmıştır. Müzik bizim değil ama bizde olabilir. Müziğe sahip olamayız ama onu yaşayabiliriz. Müzik olabiliriz.
 
İşte bu yüzdendir ki güzel yavrum; müzik bize ait değildir. Müzik bir kere yazılıp bestelendikten sonra artık ona kimin ihtiyacı varsa ona aittir.
 
Soluklandı. Rakısından bir yudum aldı. Tosun'a baktı. Tosun sanki ilk defa karşılaştığı ve çok garip şeyler anlatan birini dinler gibi dinliyordu Babasını.
 
Babası onun bu halini anladı. Gülümsedi. Devam etti:
 
-Bir şey daha var Hasan. Türk Sanat Müziği gerçek gücünü nereden alır.
 
Hasan bir imtihan öğrencisi gibi tedirgince yerinde kaykıldı.
 
-Batı müziğinde pek kullanılmayan komalarından. Zenginliği de buradan gelir.
 
-Doğru. Başka?
 
Hasan düşünceli durdu, zihnini yordu. Babası onu yormadan devam etti:
 
-Dediğin doğru ,ancak eksik. Türk Sanat Müziği gerçek gücünü sözlerinden alır. Türk Sanat Müziği biraz da söz müziğidir.
 
Tosun bunu sanki ilk defa duyuyormuş gibi şaşırdı. Kendine kızdı. Çünkü doktora tezinin bir bölümü de bu konuyu kapsıyordu. Bu hakim olduğu bir konuydu. Fakat Babası'nın anlattıkları yüzüne öyle bir çarpmıştı ki Artık O ne sorsa bir hata yapacak korkusuyla bildikleri bile aklına gelemiyordu.
 
Babası devam etti:
 
-Evet yavrum sözlerinden. Mesela şu sözleri hangi batı müziğinde bulabilirsin:
 
Kirpiklerinin gölgesi güllerle bezenmiş.
 
Mevlam yaratırken seni bir hayli özenmiş.
 
Bir an durdu sonra devam etti:
 
-Ya da şunu:
 
Ben gamlı hazan, sense bahar
İlle de vaz geç
Sen kendine kendin gibi bir
Taze bahar seç.
 
Hasan yutkundu. Susuyordu. Babası devam etti:
 
-İşte güzel yavrum. Söz bu kadar naif. Bu kadar derin olunca. Müzik peşinden kastıra kastıra gelemiyor. O da inceliyor. O da kıvrılıyor .
 
Bu yüzdendir ki Hasan, Türk Sanat Müziği biraz da aşkın müziğidir. Ama sadece bir erkeğin kadına veya bir kadının bir erkeğe duyabileceği  gibi bir aşk değil. İnsanın insanlığa duyacağı gibi bir aşk. Tertemiz... Katıksız... Karşılıksız...
 
Sen ki müzik insanısın... Bunu bilmelisin... Bunu anlamalısın...
 
Hasan'ın alnı bulgur bulgur terledi. Diyecek hiçbir şey bulamıyordu. Babası haklıydı.
 
Yerinden kalktı Babası'nın arkasına dolandı ve O'na arkadan sıkıca sarıldı. Başını öptü " Anladım" Baba dedi fısıldayarak ve daha kuvvetli sarılarak " Anladım"
 
Babası neşeli bir huysuzlukla kollarından kurtuldu.
 
-Eeeh! Yeter be bu kadar hüzün. Balığı hiç ettik bari son tek hakkım da heba olmasın. Doldur bakalım bir tane daha. Şuradan da udunu al bakalım. Bir yandan Tosun için almış olduğu, ve hep vitrinin kenarına asılı duran udu işaret ediyordu.
 
Tosun neşe içinde " Tamam Baba tamam" dedi.
 
Babası'na rakısını koydu kendininkini de tazeledi.
 
Yerine oturdu udu kılıfından çıkardı, akordunu yaptı ve Babasının gözlerine bakarak Hüseyni bir taksime başladı.
 
Kuş gibi hafiflediğini hissetti...Müzik ne güzel şeydi...
enelsır


Nisan 06, 2013, 10:11:13 ÖÖ
Yanıtla #1
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 269

Sayın enelsır, ellerinize sağlık çok güzel ve anlamlıydı....
Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir.
(Socrates)


Nisan 06, 2013, 10:28:10 ÖÖ
Yanıtla #2
  • Seyirci
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4170
  • Cinsiyet: Bay

agaerçekten çok teşekkürler sn.enelsır müthiş ve anlamlı bir paylaşım olmuş.
Foruma az vakit ayırmıyor olmasanız ne güzel olurdu bir çok  şeyden mahrum kalıyor forum,umarım daha sık paylaşırsın.
Bu dersin içerisinden biliyorumki herkes kendisine bir şey alacaktır.
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Nisan 07, 2013, 02:05:48 ÖS
Yanıtla #3
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 501
  • Cinsiyet: Bay

Güzel öykü gerçekten... Ne diyeyim? Kutlarım kendimi :D :D :D.

Bu vesile ile yorum yapan tüm dostlara da teşekkürlerimi iletirim. Var olsunlar.
enelsır


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
1 Yanıt
944 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 04, 2013, 04:53:31 ÖS
Gönderen: symbol
1 Yanıt
805 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 05, 2013, 02:24:54 ÖS
Gönderen: symbol