Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Nedir Bu Kaos ?  (Okunma sayısı 21586 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aralık 26, 2010, 08:04:22 ös
Yanıtla #20

Anladim Sayin Waldow; dusuncenizi ogrenmem benim icin de iyi oldu. Bundan sonra daha dikkatli olmaya calisirim.

Saygilarla,

Ben ozur dilemenizi gerektirecek hicbir sey goremiyorum.Yazdiklariniz sizin kisisel dusuncenizdir,ama uslubunuz diger uyeler tarafindan elestirilebilir, bu normaldir.Sadece benim takildigim tek bir sey var, oda yoktan yere tartismada benim alingan oldugumu belirtmissiniz.Size bunu ne hissetirdi bilmiyorum ama genelde ben dusuncelerimi her zaman kararli bi sekilde savunurum.

Tesekkur ederim Sayin Baron; ama konuya ilk mudahale eden siz oldugunuz icin ben bu sekilde bir tabir kullandim. Yoksa kisisel olarak sizi direkt olarak almadim, kastetmedim. Gorusler paylasilirken ben daha cok icerigine onem veririm. Kullanilan uslup ya da ifade bicimine pek bir takilmam. Ama bu, genel anlamda cok da onemsendigi icin ki ben hala savunuyorum, benim hassas oldugum nokta degildir, dusuncenizde neyi ifade etmeye calisiyorsaniz calisiniz benim icin samimiyet on plandadir. Samimi bir sekilde yazilan hersey ictenlikle yazildigi icin kisilere gore farkli anlamlar yukleyebilir. Ama bu kisilere gore degiskenlik arzettiginden bunun sorumlusunu tek bir yone kilitlemek bence yanlistir.

Sayin skullG; lutfen burada Forum Kurallarinizi elbetteki sorgulama gibi bir hakkim olmadigini soylemek istiyorum. Yanlis anlasildiysam ozur dilerim. Kisisel gorusum geregi ben, her zaman icin Kurallardan ve Adil bir bicimde uygulanmasindan, adaletli bir sekilde yaptirim uygulamalarindan yanayim. Bunu da zaman zaman sklikla belirtmisimdir.  

Degerli paylasimlar diliyorum.

Saygilarimla
« Son Düzenleme: Aralık 26, 2010, 08:13:44 ös Gönderen: Prenses Isabella »
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


Aralık 26, 2010, 08:14:24 ös
Yanıtla #21
  • Ziyaretçi

Sayin Letha:     

           Yazdiginiz yorumdan cok etkilendim.Sadece seytanin yaptigi yaradicisina karsi gelmektir.Bunun kabul edilicek bir yanini goremiyorum.Mutlak guc sahibi olan Allah'a karsi gelmek degil de, butun kotuluklerin anasi olan cennet'ten kovulmus  seytana karsi gelmek bir cesaretin gostergesi olabilir..

Sayın baron;

Merak ediyorum; 2 metre boyunda ve 210 kg. ağırlığında bir adam külhanbeylik yapablir misiniz ? Üstelik sizi yok edebileceğini, öldüreceğini bile bile ! Belki bu örnek verdiğim örneği idrak etmenizi kolaylaştırır ! Sözünü ettiğim Şeytan' ın iyi yada kötü bir şey yaptığı değildir. Sözünü ettiğim ne olursa olsun sonucunu göze alarak göstermiş olduğu cesarettir. Bu anlamda sanırım ifadelerimi daha açık bir şekilde belirtmiş oldum.

Saygılarımla,

NOT: Konu başlığından ziyadesi ile uzaklaşmış olduğumuzdan daha öncede belirtmiş olduğum gibi dilerseniz konuyu ayrı bir başlık altında tartışabilri veya mesajlaşarak devam ettirebiliriz. Ancak ben bundan sonra "Nedir Bu Kaos" konusuna dönmek niyetindeyim. Bilgilerinizi önemle rica ederim !


Aralık 26, 2010, 08:14:47 ös
Yanıtla #22
  • Ziyaretçi

Burayı okuyarak dünyada neden sürekli karmaşa var görülebilir sanırım. Basit bir konu aslında ama nasıl da hemen alevleniveriyor..


Aralık 26, 2010, 08:22:53 ös
Yanıtla #23
  • Ziyaretçi

Burayı okuyarak dünyada neden sürekli karmaşa var görülebilir sanırım. Basit bir konu aslında ama nasıl da hemen alevleniveriyor..

Sayın Calatrava;

Kesinlikle haklısınız. Yeryüzündeki insan sayısı kadar düşünce sayısı vardır diye sevdiğim bir söz var. Yalnız bir kaostan söz ediliyorsa bu toplumsal bir ihtiva içerir. Sosyolojik bir yönü vardır yani. Çok yönlü açıklanabilir :)

Saygılarımla,


Aralık 26, 2010, 08:35:33 ös
Yanıtla #24
  • Ziyaretçi

Burayı okuyarak dünyada neden sürekli karmaşa var görülebilir sanırım. Basit bir konu aslında ama nasıl da hemen alevleniveriyor..

Sayın Calatrava;

Kesinlikle haklısınız. Yeryüzündeki insan sayısı kadar düşünce sayısı vardır diye sevdiğim bir söz var. Yalnız bir kaostan söz ediliyorsa bu toplumsal bir ihtiva içerir. Sosyolojik bir yönü vardır yani. Çok yönlü açıklanabilir :)

Saygılarımla,

Ben buna da kültür veya toplum mühendisliği demeyi yeğlerim. İnsanların büyük çoğunluğunun kolay ateşlenebildiği bir dünyada yaşıyoruz sn lethe


Aralık 26, 2010, 09:16:23 ös
Yanıtla #25

           Hergün farkı bir tartışma, farklı suikast planları, farklı  bomba ihbarı, farklı bir protesto yürüyüşü. Bu sadece bizim ülkemizde değil dünyada böyle gördüğümüz kadarıyla. Trt programlarında sürekli halkı uyandırma çabası "bizi birbirimize düşürüyorlar". Neden birbirimize düşüyoruz kavga ediyoruz ? Şu güzelim kısa hayatımızda neden anlaşamıyoruz ?

          Bazı güçlerin, artık siz nederseniz deyin sulh istemediği kesin ve fitne çıkartıp dünyadaki kaosu sağlıyorlar. Doğrudur fakat temelinde yatan sebep o değil. Daha derinde yatan sebep insanlığımızın ilk önce ben demesidir. Bencillik, açgözlülük, hırs, cimrilik, haset... Sebep biziz. Kürt sorunu, ermeni sorunu bu sorunları hiç fedakarlık göstermeden çözebileceğimize inanıp duruyoruz. Ne özür diliyoruz ne de oturup adam gibi konuşuyoruz. Konuşmadan anlaşmaya varıcağımızı sanıyoruz. Birileri konuşmaya çalışıncada teröristlerle masaya oturulur mu diyoruz ? Sormuyoruz sen neden terörist oldun ? Ne yaptık biz sana ?
     
         Artık suçu başkalarını atmayı bırakmamız lazım. Elbette şeytan dünyada kaosu sağlamak için elinden gelen herşeyi yapıcaktır. Fakat kullandığı suç aleti bizlerdeki nefsimiz. Nefsimizi dinlemeyi ne zaman terk edersek kaos o zaman biter. İrademizi şeytana teslim ederek mutluluğu kaosun içinde arıyoruz.
         
 
         


Sorunlara çok uzaktan bakmışsınız Sayın Sun. Kısa yazınızda o kadar çok soruna değinmişsiniz ki, bunların nedeni olarak "bencilliği" göstermeniz bazı sorunlara geniş, bazılarına da dar gelmiş. Her bir sorunu detaylı olarak tanımlamadan bunlara kısa yoldan bencillik diye neden gösterip, her insanın insanlık namına sorumlu tutulması da bence ayrı bir kaos yaratır.

Tek bir konuya değineceğim;

Kürt sorununu çıkartan taraf PKK'nın kendisiyken, bu adamlara ne diye taviz vereceğiz? Kürt sorununu besleyen şey, Kürtlere yapılan ayrımcılık değildir. Kürt sorununu besleyen şey, bölge ekonomisinin hala feodaliteye dayanmasıdır. Bugün Kürdistan diye bir devlet kurulsa orada, feodalite, aşiret, ve toprak sistemi sürdükçe, o bölgede huysuzluk da bir türlü bitmeyecektir. İnsanlar orada T.C'ye karşı olmak ve T.C'ye karşı silahlanmak için enerjilerini tüketeceklerine, oranın sanayileşmesi için enerjilerini tüketseydiler, ne aşiret sistemi kalırdı, ne de fakirlik. Antikiteden kalan marksizmle kendi kafalarında ütopik bir devlete ulaşma hayali içinde hem kendilerine, hem de karşılarındakine zarar verdiler. Hala da veriyorlar. Şimdi bunlara neyin tavizini vereceksiniz Allah aşkına? Yerden göğe kadar haksız olan biri sırf elinde silah tutuyor diye "uzlaşılması gereken" diye sınıflandırılırsa, asıl kaos o zaman başlar. Haksız olanla hiçbir pazarlık yapılmaz.

Saygılar.



Karanlıklar prensi bir beyefendidir. W.Shakespeare


Aralık 26, 2010, 09:25:49 ös
Yanıtla #26


Ben buna da kültür veya toplum mühendisliği demeyi yeğlerim. İnsanların büyük çoğunluğunun kolay ateşlenebildiği bir dünyada yaşıyoruz sn lethe


Ayni fikirdeyim Sayin  Calatrava :)
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


Aralık 26, 2010, 10:01:39 ös
Yanıtla #27
  • Seyirci
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 647
  • Cinsiyet: Bay

Sayın isabellaya kısmi olarak, sayın popperiste de tamamen katılıyorum. Sayın Lethe'nin düşünce mantığını da çok beğendim, olması gereken bir bakış açısı.

Araştırmadan, sorgulamadan, kıyaslamadan, direk suçu şeytana atmak işin kolaycılığı gibi geliyor. o zaman kimsenin bir şey yapmasına gerek yok, nasıl olsa suçlu şeytan, hem birde kader olayı var, zaten her şey önceden yazılmış çizilmiş.
Ben bu bakış açısıyla dünya görüşümü, hayat felsefemi yerli yerine oturtamıyorum maalesef.

Uygar toplumlar, sosyoloji, psikoloji, toplum hareketleri gibi bilim dallar ve kürsüler kurarken, biz onlar kadar boşuna zaman kaybetmiyoruz. Sanırım neden onlar gibi olamadığımızı bu yüzden düşünüp duruyor ve müslümanlığın altın çağı sanılan osmanlıya özenti ile günlerimizi geçiriyoruz. Oysa ondan önceki bizans imparatorluğu neredeyse iki kat uzun ömürlü olduğunu düşünmüyoruz. Neden bütün müslüman ülkelerindeki üniversitelerin 2 katının sadece amerika’da olduğunu düşünmüyoruz. Toplumun üzerinde bir kültür seviyesine sahip üniversitelilerin neden yumurta düşkünü olmaya başladığını düşünmüyoruz.
500 kişilik bir köye 5000 kişilik cami yaparken, bu köyde niye okul yok diye sormuyoruz.
[Son 105 yılda 14 milyon Yahudi bilim dalında 100’ün üzerinde Nobel ödülü kazanırken, 1.4 milyar Müslüman yalnızca üç Nobel kazandı diye düşünmüyoruz.
İslam Konferansı Örgütü'nün ( OIC ) 57 üyesi ülkelerin tümünde 500 adet üniversite bulunmaktadır ve üniversite başına üç milyon Müslüman düşmekteyken, sadece ABD'de 5758 üniversite olmasını umursamıyoruz.
2004 yılında Shanghai Jiao Tong Üniversitesi " Dünya Üniversitelerinin Akademik Değer Listesi" ni hazırlamış ve ilginçtir ki Müslüman çoğunluğa sahip ülkelerin hiç birinden ilk 500 e giren üniversite yoktur.
UNDP tarafından toplanan verilere göre Hristiyan dünyasında okuma-yazma bilenlerin oranı neredeyse % 90 ve bunlardan 15 Hristiyan çoğunluğa sahip ülkede okuma-yazma oranı % 100 dür.
İlginçtir, OIC üyesi 57 ülkenin gayrı safi milli hasılalarının toplamı 2 trilyon doların altındadır.
ABD, tek başına 12 trilyon dolar değerinde mal ve hizmet üretmekte, Çin 8 trilyon dolar, Japonya 3.8 trilyon dolar ve Almanya 2.4 trilyon dolarlık üretim yapmaktadır.
( Satın alma gücü eşitlenerek hesaplama yapılmıştır. )(Alıntıdır)]
Bu verileri de umursamıyoruz.
Eğitime önem vermeyen, üretmeyen bir ülkenin tam bağımsız olamayacağını es geçip kötülüğü illüminatide, siyonizm de, masonlar da, kemalistler de, nefsimizde, şeytanda bulup işi bitiriyoruz.

Siz suçluyu şeytan olarak görebilirsiniz, ben ise suçu cehalette, hazır sunulmuş hikaye ve haberlerde buluyorum. O yüzden trt gibi kanalları seyretmeyi 3-4 sene önce bıraktım, hatta televizyonu bile kaldırdım.
« Son Düzenleme: Aralık 26, 2010, 10:04:11 ös Gönderen: Prometheus »
Bir yere ait olmayı hiç istemedim. Ya kendim olurum yada başkalarının arkamdan övgüleri ile ölmüş olurum.


Aralık 27, 2010, 06:14:26 ös
Yanıtla #28
  • Ziyaretçi

Seytan mi :D hangi cagda yasiyoruz biz ? cok merak ediyorum. Dinler donemi coktan sona erdi diye biliyordum acaba ben mi yaniliyorum da hala bazilarimiz ne yazikki seytanin varligindan bahsediyorlar..

Seytan var mi gercekten :D hani nerde .. bize gosterebilir misiniz acaba ? zahmet olmazsa tabi.. Bana seytanin varligini ispatlayin ben de size inanayim.

Saygilarla.


Sayın Isabella;

Siz hiç hayatı boyunca acı çekmeyen bir insanla karşılaştınız mı ?
Şeytan insanların ruhunu taciz eder,kötülüğe ve gaflete davet eder.Şeytan'ın tacizlerinden bunalan insan en sonunda sizin gibi yenilir ve Şeytan'a teslim olur.Kimi nefsiyle teslim olur,Kimi beyniyle,Kimi yüreğiyle,Kimi istemeyerek...Şeytan'a yenilmeyenler bir dine (Müslümanlık,Musevilik,Hristiyanlık) mensup olan insanlardır ve mensup olduğu dinin gereğini yerine getirmeye çalışanlardır.Çamurdan yaratılmış insanın,inanın şuan ulaştığı gaflet,Şeytanın yardımıyla olmuştur.İnsanoğlu'nun özünde Zina yapmak,Hırsızlık yapmak,Birini Öldürmek,haketmeyerek sahip olmak yoktur.Bu saydıklarım ancak ve ancak Şeytan'ın yardımıyla ve destekçileriyle gerçekleşir.
Yürekten istiyorum,Tanrı kalbinize,ihtiyacınız olan inancı bahşetsin*

                                                                                                          Saygılarımla - AthenS*


Aralık 27, 2010, 07:28:33 ös
Yanıtla #29

Merhaba, tanisiyor muyduk biz ? daha once sizi hic bu forumda gormedim.Ha yeni katilimciymissiniz pardon.. Gerci yeni katilimci olan arkadaslarimizdan kimilerinin paylasimlari itibariyle bilgi seviyeleri yuksek oldugu icin hemen tanima firsatini buluyorum da sizi pek farkedemedim..   

Siz hiç hayatı boyunca acı çekmeyen bir insanla karşılaştınız mı ?

Karsilasmadim.

Şeytan insanların ruhunu taciz eder,kötülüğe ve gaflete davet eder.

Bunu siz dusunuyorsunuz, size gore dogru olan bir dusunce olabilir ama bana gore degil. Olaya farkli bir acidan bakiyorum.

'' Göklerdeki Babamız, adın kutsal kılınsın.
Egemenliğin gelsin.
Gökte olduğu gibi, yeryüzünde de senin istediğin olsun.
Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver.
Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi,
Sen de bizim suçlarımızı bağışla. Ayartılmamıza izin verme.
Kötü olandan bizi kurtar.
Çünkü emenlik, güç ve yücelik sonsuzlara dek senindir. 
Amin. ''

Hiristiyan olmadigin icin bu duada yeralan '' ayartilmamiza izin verme '' olayini baska turlu bir sekilde idrak edebilme ihtimalin yuksektir.

 
Şeytan'ın tacizlerinden bunalan insan en sonunda sizin gibi yenilir ve Şeytan'a teslim olur.

Beni kisisel olarak tanimiyorsunuz, tanimadiginiz icin de hayatim hakkinda en ufak bir bilgiye sahip olamadiginizdan en sonunda mi en basta mi yenildigim ya da hala yenilmedigim mi soz konusu bunu hicbirbicimde bilemezsiniz. Bu yuzden de size kendim hakkinda ileri geri konusma hakkini asla vermiyorum. Haddinizi bilin. Baskalari hakkinda atip tutma gibi basitce davranis sergileyerek herkesi kendiniz gibi sanmaniz sizin acinizdan da korkunc birsey. Cunku tanimadiginiz insanlar hakkinda herhangi bir yargiya varmaniz sizin kendinizi yansitmaniz olacaktir ki, artik bundan da ne demek istedigim gayet acik bir sekilde anlasilabilinir sanirim..



 

Yürekten istiyorum,Tanrı kalbinize,ihtiyacınız olan inancı bahşetsin*

                                                                                                          Saygılarımla - AthenS*

Tanrimla arama sen giremezsin.. Birak da onu kendim ve O dusunsun. Ben O' nun kuluyum. O' nun hakkimdaki gorusleri muhimdir. Dogru ve esas olan da budur :)

Saygilar bizden efendim bir baska konularda da asla karsilasmamak uzere..
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
Kabala Nedir

Başlatan DevTurkSol « 1 2 ... 8 9 » Kabala, Kebala, Qabala, Cabala, Kabballah

83 Yanıt
61058 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 12, 2017, 09:11:32 ös
Gönderen: baran21
1 Yanıt
2944 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 25, 2016, 11:03:09 ös
Gönderen: Ve-nice
Lsd nedir?

Başlatan Einsof Kimya

2 Yanıt
55595 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 01, 2007, 03:22:36 ös
Gönderen: Einsof
kaos,kargaşa,karmaşa

Başlatan monasis « 1 2 » Felsefi Sorular

14 Yanıt
8536 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 06, 2008, 03:16:01 ös
Gönderen: Original Life
2 Yanıt
10891 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 31, 2008, 04:09:01 ös
Gönderen: semsin
13 Yanıt
11976 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 12, 2012, 02:16:09 ös
Gönderen: NOSAM33
9 Yanıt
4182 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 20, 2013, 12:56:40 ös
Gönderen: Etimolog
0 Yanıt
1584 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 15, 2013, 05:52:57 ös
Gönderen: Melina
0 Yanıt
3177 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 10, 2014, 12:12:24 ös
Gönderen: Dor
14 Yanıt
3654 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 06, 2015, 04:14:11 ös
Gönderen: Selim