Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Frederik II  (Okunma sayısı 4316 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Eylül 25, 2006, 10:19:27 ÖÖ
  • Administrator
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 9548
  • Cinsiyet: Bay
    • Masonluk, Masonlardan Öğrenilmelidir

İmparator, Filozof, Hürmason
Frederik II
Yazan : Celil Layiktez
 
Resmi tarih:

Prusya Kralı Frederik II (Hohenzollern) (24 Ocak 1712, Berlin – 17 Ağustos 1786, Potsdam), 1740 – 1786 arası Prusya Kralı. Frederik II askeri dehâsı ve diplomaside ustalığı ile Avusturya’daki Habsburg hanedanını zayıflattı, Prusya’nın sınırlarını genişleterek, küçük bir krallığı büyük ve güçlü bir devlete dönüştürdü. Aydın bir mutlak hükümdar olarak ilk Alman yasa derlemesini hazırladı, eğitim alanında diğer Avrupa ülkelerini geride bırakmayı başardı. Tahta çıkana değin, Rheinsberg’deki küçük sarayında, babasının denetiminden uzakta, her zaman, istediği gibi, sanatçılardan oluşan bir çevre içinde yaşadı. Aydınlanmanın önderlerinden Voltaire ile uzun uzun mektuplaştı, onu himayesine aldı. Diderot ve Montesquieu ile yazıştı. Fransız kültürüne büyük hayranlık besliyordu, ve sarayında, Almanca yerine Fransızca konuşulmasını yeğliyordu..

Babasının ölümü üzerine 31 Mayıs 1740’da tahta çıktı, babasının kurduğu disiplinli yönetim yapısını sürdürdü. Yargılama aracı olarak işkenceyi yasakladı, basın sansürünü kaldırdı, dinsel ayrımcılığa son verdi, sürgündeki Prusya’lı bilginleri ve yabancı bilim adamlarını Prusya’ya davet ederek, onları büyük babasının kurdurduğu Berlin Akademisinde topladı. Yeni konut ve istihdam programlarını uygulamaya koydu, acımasız ceza yasalarını yürürlükten kaldırdı. Aydınlanmanın havasına uygun biçimde erdemi, adaleti ve sorumluluğu birleştiren aydın bir hükümdar olma arzusunu “l’Antimachiavel” başlıklı bir kitapçıkta dile getirdi. Görüşleri yeni değildi, ama aydın despotluk anlayışı ilk defa bir hükümdar tarafından dile getiriliyordu.

1745 sonrasında, 11 yıl boyunca devlet örgütlenmesi ile ilgilendi, sanatçıları ve bilim adamlarını korudu, kitaplar, makaleler, şiirler yazdı. Ordusunu yeniledi, Osmanlı ordularıyla savaşarak eğitilmiş Avusturya süvarilerine yetişmek üzere özel eğitimler uyguladı.

Filozof Kral, toplumun sivil yaşamına devletin karışmasına karşıydı, Codex Friedericanus devlet müdahalesine karşı sivil yaşamı korumak amacıyla derlendi.

Mason Kral:
Frederik II daha tahta çıkmadan Rheinsberg sarayında, muhtemelen Berlin’deki sarayında da, Localar tahsis etti ve Üstadı Muhterem olarak onları yönetti. Özellikle İskoç Ritinin masonik menkibelerinde, Haçlı Seferlerine katılmış Prusya Kralı İmparator 2. Frederik’le (1194 – 1250) 18. yüzyıl Prusya Kralı karıştırılır. Eski ve Kabul Edilmiş İskoç Riti tarihçesinde, Ritin Büyük Anayasa’sını Frederik’in 1786 yılında şahsen kaleme aldığı belirtilmiştir. Oysa, Frederik, Potsdam’daki Sans-Souci şatosunda, 9 Eylül 1785’den ölüm tarihi olan17 Ağustos 1786’a kadar 11 ay hasta yatmıştır, bu nedenle de söz konusu Anayasa’yı 1786 yılında yazmış olma ihtimali fevkalâde düşüktür.

Bir zamanlar, EKESR’nin 21. derecesinde kutsal kelime “Frederik” idi ve atölyenin başkanı “Nizamın Kurucusu, Büyük Frederik”i temsil ederdi. 33. derecede de geçiş kelimesinin ikinci kısmı “Frederik” karşılığı da “Prusya Kralı” idi.

Anne Baillot’ya göre Frederik II’nin masonik felsefesi:

• Ülkesinin kültür yaşamına vermiş olduğu destekle, Frederik II 18. yüzyıl siyasal ve entelektüel figürlerinden biri olmuştur. Bir gizli cemiyete bağlılığının sebebi neydi?

Frederik Prusya’sında Aydınlanma müesseseleşmiş, basın özgürlüğü, siyasetin en üst düzeyinde felsefenin egemen olması, klasik sanata aşırı ilgi tüm Avrupa’yı etkilemiştir.

Almanca gibi mahalli diller bilginin yayılması için henüz yeterli değildi. Bilim dünyasında daha çok Latince ve Fransızca kullanılıyordu. Bilginin dağılımı için de yeni yöntemler uygulanmaya başlanmıştı: yeni yayın şekilleri ortaya çıkmış, kitap ve magazin satışları, gazetelerin tirajı artmıştı. Bilimsel cemiyetler kuruluyor, küçük kentlerde dahi okuma kulüpleri ortaya çıkıyordu. Bu entelektüel elitin sosyal ihtiyacını Hürmasonluk karşılıyordu. Ancak, Papa’nın yasaklamasından sonra, Masonluk, savunma amacı ile, gizli bir cemiyet haline gelmişti.

Bir çelişki ile karşı karşıyayız: Aydınlanmanın kralı genel politikasında düşüncelerin özgür dolaşımını savunurken bilinçli olarak gizli bir cemiyeti neden savunur? Ayrıca, politika söylemlerinde açıkladığı Aufklärung ilkelerine rağmen, bağlandığı gizli cemiyetin mistisizm odaklı olduğuna dair şöhretinin olması bir tezat teşkil etmiyor muydu? Bu çelişkiyi açmaya çalışalım.

• Gerçekte Prusya Kralı mükemmel bir politikacıydı ve Hürmasonlukla olan yakınlığı egemenlik stratejisinin bir parçasıydı.

Tekrisinden çok sonra Prusya Kralı olan Frederik’in Masonluğun gelişmesine olan motivasyonunun arkasında politik nedenler vardır. Diğer Avrupa kraliyet sarayları ile entelektüel bazda mücadele etme programının bir parçası olarak bunu görüyoruz.

46 yıl hüküm sürmüş bu kralın politikası gerçek anlamda liberal değildi. Tebaasını etki altına alabilecek tüm akımları yakından izlemek istiyordu. Gizli cemiyetler üzerinde en etken kontrol, yasaklama ve kaba güç kullanarak cezalandırma değildir. Kendisine en fazla muhalefet gösterebilecek sınıflar olan aristokrasi ve yüksek Prusya burjuvazisini gözetim altında tutmak için tolerans sahibi olmak, liberal yasalar yayınlamak, bilgi toplamak ve Masonluğu desteklemek gerekiyordu.

Bu egemenlik stratejisinin aslında bir çok veçhesi vardır. Frederik tahta çıkınca Hürmasonluğa resmi ve aleni destek vermiştir. Fransızca dilinde “Jourmal de Berlin” adında bir dergi çıkarmaya başlamış ve bu dergide Masonlukla ilgili kendi düşüncelerini yazmıştır. Derginin ilk sayısında aşağıdaki satırları okuyoruz:

“Tampliyelerin kaderine benzer bir kader bu bahtsız cemiyete hazırlanmaktadır. Bu cemiyet Majestelerinin himayesinde kendisine güvenli bir yuva bulacaktır. Hürmasonlardan bahsediyorum. Localarını tahtın gölgesinde kurarak hiç bir takibat beklentisi olmadan huzur içinde çalışabilirler.”

Bazı Localar “Frederik” adını alıyor, doğum günü olan 24 Ocak Mason bayramı olarak kutlanıyordu. Felsefenin evriminin genel görünümü ile gözükebilen çelişkilere rağmen, bu strateji Prusya ve genelde Avrupa’da başarılı olmuştur. Zira, Masonluğu desteklemek Katolik Kilisesine bir meydan okuma idi ve bu sayede, Katolik Kilisesine karşı olan tüm güçler Frederik’in arkasında birleşiyordu. Papa Clement XII’nin 1738 yılında “In Eminenti” fermanı ile Masonluğu, Masonları ve onları destekleyenleri aforoz ettiğini unutmayalım.

Ancak, Frederik basit destekten ileri giderek, tekris edilmiş, aile efradı ile dostlarını, çoğu zaman Üstadı Muhteremi olduğu Localarda kendi tekris etmiş veya ettirmiş, saraylarını masonik sembollerle süslemiştir.

• Frederik’in politikası selefi ve babası Frédéric- Guillaume’un politikalarına olan tepkisi ile mi şekil bulmuştur?

Baba-oğul sürtüşmesi tarihe geçmiştir. Ancak askeri ve ekonomi alanlarında halef selefin politikalarını yürütmeyi sürdürmüştür. Frederik’in babasına karşı olan isyanı, İngiltere Kralı 1. George’un kızı olan annesi Sophie-Dorothée’nin kendisine verdiği eğitimle de ilgilidir. Prens Frederik, İngiltere ile yakınlaşmayı hedefleyen bir anne ile, Alman prenslikleri ile ittifak arayan bir babanın etkisinde kalmıştır. Frederik’in babasına direnişini annesi ve kardeşleri destekliyordu. Entelektüel sahada da Frederik Mason Kardeşlerinden destek bekliyordu.

Frederik’in Hürmasonluğa verdiği destek, bir yandan Prusya aristokrasisini kontrol teşebbüsü ve Katolik Kilisesine karşı güç birliğini temin ederken, bir yandan da askeri başarılarla genişleyen Prusya’nın sınırlarını yeniden tanımlayacak bir kamuoyu yaratmaya yönelikti. Ancak, iş bununla bitmiyordu: entelektüel kral Frederik, döneminin hiç bir hükümdarının cesaret edemediği insani değerleri, özgürlükleri yerleştirmeye gerçekten inanıyor ve Masonluğu bu yolda etken bir araç olarak görüyordu.

• Hürmason Frederik ideal bir Aufklärung muydu?

Prens henüz 26 yaşındayken yakın dostu Schaumburg-Lippe Kont’u, bir sohbet esnasında babasına karşı Hürmasonluğu savununca, kendisine Mason olmak arzusunu belirtmişti. İngiltere’de tekris edilmiş olan Kont, İngiltere’de prenslerin Masonluğa olan yakın ilgilerini, (felsefe ve pozitif bilimlerde Masonluğun başarılarını ) Frederik’e anlatıyordu. Schaumburg-Lippe Kont’unun delaletiyle, Hamburg’daki bir Locanın yolladığı delegasyon Prens’i Brunswick’de bir handa, 14 – 15 Ağustos 1738 gecesinde, dostu Wartesleben Kont’u Katte ile birlikte tekris etti. Frederik’in arzusu üzerine adayların tekrisinde hiç bir ayrıcalık uygulanmadı.

Frederik-Guillaume ülkeyi Potsdam’daki sarayından yönetirken, Frederik Rheinsberg sarayında sanat ve felsefe ağırlıklı aktif bir hayat sürüyor, çevresini Kardeşlerle dolduruyordu. Prens, Kronpinzenloge (Şehzade Locası) Locasını kurarak Üstadı Muhteremi oldu ve tekris törenlerini bizzat yönetti.

Babasının ölümünden sonra 1740’da tahta çıkan Frederik, Charlottenburg’da yakınlarını dahil ettiği bir Locayı kurdu. Aynı yıl Berlin’de Zu den Drei Welkugeln Locasının kurulmasını teşvik etti ve, tahta çıktıktan sonra artık hiç bir merasimi yönetmemesine rağmen, ömrünün sonuna kadar bu Locanın “Büyük” Üstadı kaldı.
1744’de Dresden ve Breslau’da (Silezya, günümüzün Polonya’sında) kurulan beş Loca, ana Locaları Zu den Drei Welkugeln’e bağlandı. Frederik, Prusya’nın diğer Localarına da destek vererek, 1761’de Büyük Üstat Kaymakamı olarak tayin ettiği von Printzen’in yönetiminde tüm bu Locaları aynı Büyük Loca çatısı altında topladı.

Sonuç

Prens Masonluğa girdiğinde, dünyanın kibar alemi değerlerinin dışında, kendisine gerçeği arama olanağını tanıyacak bir sosyal ortam arıyordu, dolayısıyla gizlilik gerekiyordu. Genç Prusya kralı Avrupa’da düşüncelerin dolaşımını temin etmek istiyordu, bu da, Masonluğu himayesinin altına almak gibi politik bir jest gerektiriyordu.

Frederik bâtıl inançlara karşı ömür boyu süren bir mücadele verdi. 46 yıllık hükümdarlığı esnasında Masonluğu ile hep iftihar etti.

Ölümünden üç yıl sonra Büyük Fransa Devrimi’nde gelişen özgürlük, eşitlik, kardeşlik, tolerans ve rasyonalizm fikirleri ile kendi savundukları arasında fark olmadığını görebiliyoruz.

Avrupa’da Aydınlanma’nın kökenlerini araştıran Potsdam’da “Forschungszentrum Europäische Aufklärung” Frederik’in felsefi, tarihi eserleri ile şiirlerini içeren 12 ciltlik antolojisini, modern yazılıma göre düzeltilmiş Fransızca orijinal metinleri ile Almanca tercümelerini içeren bir çalışma şeklinde yayınlama hazırlığındadır.

Unde? Ubi? Quo ?*

Neden? Nerede? Niçin?
Nereden geliyorum?
Neredeyim? Nereye gidiyorum?
Bilmiyorum. Montaigne “Ne bileyim” dedi,
Ve bu noktada fikrine müracaat edilen tüm doktorlar,
Böbürlenmeden fazlasını söyleyemezler.
Ancak, ben ki daha dün dünyaya atıldım
Her şeye rağmen, yanıtı nereden alabileceğim,
Gerekli bir varlıktan başka bir şey değil miyim?
Bu varlık vardır, her zaman vardı;
Gerek ruh olarak, gerekse de madde,
Bu noktaya da karşı çıkan yoktur.
Oysa, ben, zayıf ve çok sınırlı,
Cehaletimden her şeyin şaşırttığı ve kandırdığı,
Kişiliğimle, hissediyorum, istiyorum, düşünüyorum,
Hareketlerimde kendime bir hedef tayin ediyorum.
İster misiniz ki, Her şeyin ve varlığımın yaratıcısı
Kadir-i Mutlak Varlık
Bana aklı verdiğinde
Kendisi hedefsiz ve iradesiz olsun?
Bana akıl verenin aklı olmasın?
Peki, diyorsunuz, veba ve savaş,
Muhtelif acılar, maddi ve manevi,
Açlık, susuzluk, gut hastalığı ve böbrek taşı,
Çoğu zaman beşerin cellâdıdır.
Fırtınalar, dolu, gök gürültüsü,
Binbir zehir, depremler,
Siklonlar, tayfunlar, volkanlar,
Yeryüzünü mahveden tüm bu fenalıklar,
Bir babanın çocuklarına hediyeleri midir?
Kutsal aklı suçlamadan önce,
Kendi aklının eksiklerini idrak et,
Mükemmel insan, isyankâr atom.
Kadir-i Mutlak bu sınırı koydu,
Merakını kontrol etmek üzere;
Belki de seni karanlıkta bırakarak,
Bir kaç ışık hüzmesini izleyerek,
Kendisine bazen gerçeği gösterdiğinde
Fazla kibirlenen bu aklın gururunu
kırmak istemiştir.
Ancak mutluluğunda eksik olan,
Fukara zekâna,
Tüm evren teorisini açıklamasıydı;
Ve yasalarını tasdik etmen için,
Tanrı sana sırlarını açıklamalıydı.
Kötülük nereden geliyor? Tetkik ettikçe,
Kaynağını hep daha az görebiliyorum.
Ne yazık ki aklım,
Dar ve sınırlı küresinde mahpustur.
Kör bir maddenin,
Tüm yaşamın ilk nedeni olduğunu düşünmek,
Aklıma ters geliyor ve beni çelişkiye düşürüyor;
Burada, absürd (saçma), orada izah edilemeyen:
İki engel de beni durduruyor;
Seçmek gerekir: absürd olan inanılmazdır;
Zoru tercih ediyorum:
Absürdü de size bırakıyorum.
- Sahsima ozel mesaj atmadan once Yonetim Hiyerarsisini izleyerek ilgili yoneticiler ile gorusunuz.
- Masonluk hakkinda ozel mesaj ile bilgi, yardim ve destek sunulmamaktadir.
- Sorunuz ve mesajiniz hangi konuda ise o konudan sorumlu gorevli yada yonetici ile gorusunuz. Sahsim, butun cabalarinizdan sonra gorusmeniz gereken en son kisi olmalidir.
- Sadece hicbir yoneticinin cozemedigi yada forumda asla yazamayacaginiz cok ozel ve onemli konularda sahsima basvurmalisiniz.
- Masonluk ve Masonlar hakkinda bilgi almak ve en onemlisi kisisel yardim konularinda tarafima dogrudan ozel mesaj gonderenler cezalandirilacaktir. Bu konular hakkinda gerekli aciklama forum kurallari ve uyelik sozlesmesinde yeterince acik belirtilmsitir.