Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Türkiye'nin neden 50 senelik ekonomik programı yok?  (Okunma sayısı 8619 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Şubat 15, 2011, 04:15:36 ÖS
Yanıtla #10
  • Ziyaretçi

Anlıyorum... Teşekkür ederim ilginiz için.


Şubat 15, 2011, 04:17:16 ÖS
Yanıtla #11
  • Ziyaretçi


Sağlam bir kalkınma programı için öncelikle yeterli lojistik ve üretim için gerekli alt yapıların eşit şekilde dağılımının sağlanması. İthal kalemlerinde yer alan ürünlerin yerli ikame ürün üreten sanayicileri ezmemeleri için, ikame ürünlere uygulanan gümrük vergilerinin arttırılması ve/veya kota uygulanması.

Ayrıca ithal ürünlerin belirli başlıklarda ayırmak gerektiğidir. Yani elma ile armudu karıştırmadan vergileri düzenleneli.
Örneğin üretim yapan bir işletmede kullanılacak hammadde Türkiye sınırlarında bulunmuyor ise vergi oranı düşük tutularak üreticinin hammaddeye daha çabuk ulaşması sağlanmalıdır. Türkiye'de üretilebilen ancak  yurtdışından getirtilen ürünlerin vergiside ona göre yüksek olmalı. Böylece yerli üretimi arttırmak hedef olmalı.


Eylül 20, 2011, 09:51:26 ÖS
Yanıtla #12
  • Ziyaretçi

türkiye klasmanında ülkelerin ekonomik gücü global ekonomiye etkileyebilecek teysirde ve güçte olmadığından bu tarz klasmandaki ülkelerin kısa programlar yapması daha mantıklıdır, dünya ekonomisinin oluşturduğu dalgalardan 50 sene o tekne o ekonomide yüzmez.... bunu bilenler daha çok kısa programlar yaparak tekneyi yüzdürmektedirler....
türkiye ne kadar plan proje yaparsa yapsın evdeki hesap dünya ekonomisine uymaz...


Saygılarımla,
418


Eylül 21, 2011, 12:53:53 ÖÖ
Yanıtla #13
  • Ziyaretçi

Sayın Oya,
Bence 50 yıllık kalkınma planı bu konuda becerikli ülkeler için bile oldukça uzun bir süre. Bu kadar uzun öngörüler fütürizme girebilir.
Sorunuzu daha kısa vadeli ekonomik programlar için sorsaydınız da Türkiye için cevabım değişmeyecektir.

Ben de Türkiye'nin bu durumu için sadece şu anki hükümeti suçlayamam. Türkiye'yi yönetmiş bütün güçler sorumlu. Gericileri ve ırkçıları zaten konuşmaya gerek yok. Aklı başında olması gereken kesimler ise sorumsuz davranmıştır. Halkçı olamayan CHP, laik İstanbul zenginleri, serbest piyasayı devleti ona buna peşkeş çekmek zanneden liberaller, 60 sonrası yeniden içe kapanan ekonomik modeli zamanında sonlandırmaya cesaret edemeyen hükümetler. Dünya ile rekabete girmekten korkan, yabancı güçlerin Türkiye'de iş takipçiliğini yürüten büyük fabrikatörler. Vesaire vesaire.

Vaka olarak yakın tarihli bir örnek olması açısından 2023 sözde vizyonuna bakabiliriz.

Başbakan böyle bir vizyon açıkladı.  İçinde ekonomiye dair bir şey yok. Bölgede lider ülke, marka şehirler, tam demokrasi , gerçek hukuk, Opec'in % 50 sini karşılıyormuşuz vb. altı boş hedeflerle dolu. Hedef bile denmez yani. Ortaokul çocuğuna planlarını yaz dersin hayallerini yazar hem de en samimiyetsiz cinsinden. Ya da ISO almak için yazılan klişe cümleler vardır ya. Vizyooooooon, misyooooooon, kurumsaaaaal, süreeeeeç, toplam kaliteeeeee...

Türkiye sanayi devrimini yakalayamadı. Bilgi toplumuna ise sansürlerle giriyor.

Lafla peynir gemisi yürümez diye bir atasözümüz var. Toplam bir kapalı devre sistem olarak tüm dünyayı düşündüğümüzde doğrudur. Fakat lokal olarak lafla peynir gemisi pekala yürür.

Gerçeklerle arası olmayanların yürüttüğü benzer 4 dialog yazmak istiyorum.

Kahveye giden adam proje yapar :

- Aga böyle olmuyor. Her gün işe git gel nereye kadar. Büyük oynamamız lazım.
- Nasıl oynıycaz ?
- İşte orda kaybediyosun Hüsnü. Büyük proje yapacağız.
- Tamam abi nerden başlayalım.


Hükümet vizyon açıklar
- 2023 vizyonu yaptık. Her şey çözülüyor. Ortalama yaş 80. Lider ülkeyiz. Demokrasi oturmuş. Gerçek bir hukuk devletiyiz.
- Nasıl yapacağız?
- Küçük düşünme. Biz imparatorluk mirasıyız. Cesur davranacağız. Zaten Türk piramitleri Mısır piramitlerinden eskiymiş.
- Nerden başlayalım ?
- Çomak sokmaya çalışma. Herkes arkamızdan gelecek. Avrupa bizden korkacak.
- Evet güzel proje.


Bir kişisel gelişim kitabı
- Bu kitabı okuduğunuzda kendinize olan güveniniz gelişecek. Potansiyeliniz ortaya çıkacak.
- Evet güzelmiş. Eeeeee
- Kanatlarınız vardı ama bilmiyordunuz.
- Eeeeeeeee
- Bu kitapta yazanları uyguladığınızda her şeyin ne kadar kolay olduğuna inanamayacaksınız.
- Ne uygulayacağız bakalım.
- New York Post'tan Ursula Picknon ve Londra Tribun'den Henry Clock bu kitabı okumadan önce hayata küsmüşlerdi.
- Ne yaptılarda düzeldi.
- Bu kitap dünyada milyonlarca kişinin hayatını değiştirdi.
- Kızıyorum ama
- Bize gelen teşekkür mektuplarına yetişemiyoruz.
.......



Kutsal birisi olduğunu iddia eden kimse taraftar toplar.
- Tanrı'nın rızasını almak isteyenler benim dediklerimi yapsın. Hayatını benim dediğim kurallara göre düzenlesin. Dünyaya mutluluk getireceğiz.
- Ben istiyorum ne yapmalıyım.
- Benim dediğim gibi davran bana inan. Çünkü bunlar Tanrı'nın sözleri.
- Tamam kabul ne yapmalıyım.
- Beni dinlemeyenler taş olur. Lanetlenir.
- Tamam ama ne yapayım ne değiştireyim hayatımda.
- Bana inanmayanlarla birlik olma. Tanrı onları cezalandıracak.
- Tamam da ne yani. Tanrının sözü ne. Ne yapınca mutluluk getirecek.
- Tanrının sözünü yargılama
.... ve hiç bir şey söylemeden imana davet etmeye devam eder. Nasıl olsa günün birinde düşmanlar ve dostlar olacaktır. Onlar zaten bunun üstüne kocaman bir kültür inşaa ederler.

Saygılarımla







Aralık 04, 2011, 10:03:09 ÖS
Yanıtla #14
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2884
  • Cinsiyet: Bay

Bayan Oya bu benim içinde kanayan yara ülkemin asil onurlu insanları bu muameleleri bu yoksulluğu gerçekten hak etmiyor. Yakın zamanda Yunanistanda yaşanan halkın bilinçli bir şekilde ayaklanmaları ve protestolarını şahsen ayakta ALKIŞLIYORUM . Ben siyasiolarak sol görüşe mensup değilim ama insanları zorla dünyada Komünist sisteme zorluyorlar, neden böyle oluyor yanılırsam düzeltin bu SAVAŞ bence Ekmek savaşı kuzey Amerikada küçük torak sahiplerinin ,üretimde en iyiyi yakalamak çabaları sonucu demokrasi uygulamalarının en güzelini uyguluyorlar. Nedeni kendi toprağının sahibi olmaları ,kendilerine olan güvenleri tavan yapıyor. Atatürk' ün yapması isteyipte başaramadığı toprak reformunu gerçekleştiremedi .Almadan vermek Allah' a mahsustur bu durum ne kadar devam eder Allah bilir bizim durumuzu kostantinnin son günlerine benzetiyorum lay lat lom... durumundayız , son sözüm ÜRETİM ... TASARRUF ... ARGE ...  Örnekmi ; 1.ALMANYA 2. ABD 3. İSRAİL ( neden acaba ; SEÇİLMİŞ olmasımı ? )      Syg.  8) 8) 8)
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
5 Yanıt
5092 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 06, 2019, 08:05:55 ÖS
Gönderen: Arslan
1 Yanıt
5201 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 05, 2013, 11:57:55 ÖS
Gönderen: Melina
5 Yanıt
4334 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 21, 2009, 09:23:39 ÖÖ
Gönderen: Veritas
2 Yanıt
11464 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 15, 2009, 06:45:55 ÖS
Gönderen: karahan
0 Yanıt
1600 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 23, 2009, 01:05:55 ÖS
Gönderen: amurdad
FileMaker programı

Başlatan goksel475 Programlama

0 Yanıt
4307 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 30, 2009, 01:48:04 ÖÖ
Gönderen: goksel475
9 Yanıt
5251 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 06, 2010, 12:21:43 ÖS
Gönderen: Texan
9 Yanıt
6597 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 02, 2014, 01:17:49 ÖÖ
Gönderen: propulsion
3 Yanıt
3030 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 25, 2011, 08:52:40 ÖÖ
Gönderen: WaleC
5 Yanıt
4832 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 05, 2011, 11:41:40 ÖÖ
Gönderen: 418